2021'in ocak ayında türkçe çevirisi yayımlanan, oyun dünyasında saygı duyulan gazetecilerden birisi olan jason schreier'in video oyun yapımcılığının arka planını anlattığı kitaptır. diablo iii, destiny, witcher 3, halo wars, uncharted 4, shovel knight, star wars 1313, pillars of eternity, dragon age: inquisition ve stardew valley oyunlarının geliştirilme sürecindeki çalkantılı ve zafer dolu hikayelerini de içeriyor.

"gün boyu süren fazla mesaileri, yorgunluktan kızaran gözleri ve son dakika kurtarışlarını belgeleyen 'kan, ter ve pikseller' kitabı, hem oyun geliştiriciliği dünyasında çıkılan bir yolculuk hem de olabilecek en iyi oyunu yaratmak için dağ gibi engelleri aşan, isimsiz kahramanlara bir övgü niteliğinde."

video oyun endüstrisi hakkında bir şeyler öğrenmek isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim, kitabın çevirisi için m. ihsan tatari'ye ve ithaki yayınları'na kucak dolusu sevgilerimi iletiyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

milli mücadelenin en önemli isimlerinden biri olan halide edip adıvar tarafından yazılan ve milli mücadele dönemini konu alan romanıdır. romanda, milli mücadele’nin karşısında olan veya bu konuda acizlik gösteren insanlar eleştirilmektedir.
not: roman, afyon ilinin bir kasabasında öğretmenlik yapan aliye öğretmenin yaşadıklarını konu almaktadır. yunan işgaline sessiz kalan türklerin yoğun bir şekilde eleştirildiği bu eserde, dönemin anadolu insanının fakirliğini de çapıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir.
devamını gör...

hassasiyetlerini silah gibi kuşanıp toleranssızlıklarını yaymak için elinden geleni yapmaya çalışan zehirli bir zihniyetin yaratmaya çalıştığı algı. karl popper'ın tolerans paradoxu diyerek yüz yıl önce maskesini düşürdüğü bir kesime yüz yıldır uyanamayan milletin suçu da bu algıcı tiplerin yükselişinde aşikardır.
devamını gör...

eskiden kadınların çoğunun doğru düzgün okuma yazma eğitimi bile almadıklarını, antik yunan gibi nispeten demokratik bir toplumda bile bir kadının felsefe eğitimi alabilmek için fahişe olması gerektiğini, es kaza çocuk bakmak ve evle ilgilenmek dışında bir şeylere ilgi duyan kadınların çoğunlukla cadı diye yaftanlandıklarını, avlandıklarını ve yakıldıklarını, sağ kalsalar ve ortaya bir şeyler koysalar bile önemsenmediği için ortaya koydukları şeylerin çoğunlukla yazıya geçirilmediğini veya yazıya geçirilse bile tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolduğunu, ortaya koydukları şeyler bir şekilde değer görse ve erkekler tarafından ciddiye alınsa bile onlar için 'aslında tam bir kadın olmadıklarını' veya 'kadın olmanın getirdiği zayıflıkları aşabildiklerini' dendiğini, oldukça yakın bir tarihe kadar kütüphanelere bile alınmadıklarını veya yanlarında yetişkin bir erkek olmadan kütüphanelere burunlarının ucunu bile sokamadıklarını bilmeyen yazar beyanı. kadınların bu yaşadıklarının aynılarını erkekler yaşasa içlerinden kaç tane filozof çıkardı çok merak ediyorum. kaldı ki bütün bu zorlu koşullara rağmen tarihte felsefeye katkı sağlamış önemli kadın filozoflar da bulunmakta. bütün bunların ışığında bu tarz entryler girmek niyetinde olanlara biraz araştırma yapmalarını öneriyorum
devamını gör...

başım ağrıdığında tülbent sarıyorum.
devamını gör...

her türlü samimi olup, adı olmayan, birden biten ilişkileri düşününce, eski günler özleniyor tabii.
trip yapınca anlıyor insan, bir şey olmadığını, e o olanlar neydi?
sonra niçin yalnızız, niçin benim kimsem yok. beter ol. *
allahtan başkaları da var böyle düşünen.
tek, nerde akşam orda sabahçı tek ben değilim demek ki.
tanımın, bir kısmı ironi bir kısmı gerçek.
fifty fifty.
devamını gör...

başkalarının tavsiyelerine göre hareket etmeyin. herkesin kendi doğrusu olmalı sonuçta.
devamını gör...

özgüvenini kaybetmesine sebep olmaktır. bir insan özgüvenini kaybederse toplumdan uzaklaşır, yalnızlaşır, bunalıma girer.
devamını gör...

cok sevmek... cok sevince elestiremiyorsun, gozune bir perde iniyor birde gercek yuzunu goremiyorsun. fazlaca fedakarlik yapiyorsun, sonsuz guveniyorsun birde. saf gibi ne dese inaniyorsun...gunun birin de aptal yerine bile koysa, kendini sucluyorsun oyle bir iyi niyet iste.
devamını gör...

tabikide olurdum. ben kendimle sevgili olmayı göze alamayacak biri olsaydım bir başkasının ne sevgilisi ne de arkadaşı olamazdım ki zaten.
devamını gör...

gökhan semiz'in kendi ifadesiyle 1988 yılında, aynı dönemin birçoğu farklı farklı branşta itü türk musikisi devlet konservatuarı öğrencilerinin* , okul kantininde kendilerine ait komik sözleri bir araya getirerek oluşturdukları şarkıları, 1990 yılında "bol vitamin" adıyla bir albüm yapmalarıyla oluşmuş müzik grubu.

ilk albüm yaklaşık 20 genç öğrenci arkadaşın neredeyse tamamen amatörce bir araya gelmesiyle oluştuğundan, grup ikinci albüm ve sonrasında aynı kadroyla devam edemedi. birkaç yıl sonra sertaç demirtaş'ın da gruptan ayrılmasıyla üç kişi ile yollarına devam ettiler, ta ki gökhan semiz'in vefatına kadar. ardından uzun yıllar kendilerince müzik çalışmalarına devam eden emrah anul ve selçuk aksoy geçmişte "takmayacaksın" reklam filmi müziğiyle guruba ödül kazandıran aranjör tolga sünter'in de katılmasıyla yeniden grup vitamin olarak çalışmalar yapmaya, yayınlamaya başladılar.

grup vitamin, ama özellikle sözleri yazan gökhan semiz çok kısa süren hayatında, özellikle 90'ların ortaokul - lise gençliğinin neşe ve espri kaynağı oldu şarkılarıyla. vitamin şarkılarındaki kelime oyunlarını, ince esprileri, eleştirileri, anlamak, arkadaş gruplarında paylaşmak, farklı olmaktı o yılların gençliği için.

kendisine ait sözünde; "birlikte eğlenemeyen insanlar, birlikte bir gelecek kuramazlar" diyordu gökhan semiz, istanbul güngören mezarlığındaki kabrinde, mezar taşında da ifade edildiği gibi.

çalgı - çengi filminden gökhan semiz anısına bir sahne .... [ (!) küfürlü ].
devamını gör...

(bkz: simay benim karım lan)
devamını gör...

furtuna(sto'pa kai sto ksanaleo)

/ furtuna bir girit ağıdıdır aslında.
bu ağıdın sözleri anonimdir. girit'in kıyılarında az balık olduğundan balıkçılar, hep açıklarda balık tutmak zorunda kalırlarmış. kadın fırtınalı bir havada kocasını balığa göndermek istememiş. fakat kocası ekmek parası derdinde olduğu için mecburen açılmış teknesiyle. aradan bir kaç gün geçmesine rağmen adam geri gelmemiş. okuma yazması olmayan balıkçının karısı, denizin kıyısında bir daha hiç geri gelmeyecek olan kocasına ağlayarak bu ağıdı haykırmış.

sözleri/
sto pa kai sto ksanaleo
sto gialo min katebeis
ki o gialos kanei fourtouna
kai se parei kai diaveis

ki an me parei pou me paei
kato sta vathia nera
kano to kormi mou varka
ta herakia mou koupia
to mandili mou panaki
mbainobgaino sti steria

sto pa kai sto ksanaleo
mi mou grafeis grammata
giati grammata den ksero
kai me pianoun klamata.

çeviri /
sana söyledim ve tekrar söylüyorum
sahile inme dedim
sahilde fırtına olur
ve seni alır ve götürür

ve eğer seni alırsa ve oraya götürürse
aşağıya, o derin sulara
vücudumu tekne yaparım
küçük ellerimi kürek,
mendilimi yelkencik
karaya girip çıkarım

sana söyledim ve tekrar söylüyorum
bana mektup yazma
çünkü ben yazı bilmiyorum
ve ben gözyaşlarına boğuluyorum..
devamını gör...

oradaydım diyeceğim başlık ve zirve.
tıpkı lucifer gibi. kendisi ile selfi çekildik diyomuşum. hani nerde. kendisi, programı online sanıyordu sanırım.
şaka bir yana gayet keyifli bir zirveydi.
gelenler çok tatlıydı.
sohbet çok tatlıydı.
lokumlar da öyle,çay da vardı, daha ne olsun.
en tatlıları kızımdı.
bana eşlik etti.
puan listesinde tepede yer alan bir yazar olduğumdan mütevelli yalnız gezemiyorum.
kızım bana danışmanlık yapıyor.
neysee.
gomercan'a, gbkz: normal sözlük ) yönetimine, yoldaş benjamin franklin'e buradan teşekkür ediyorum tekrar.
gene gelin.
istanbul'u kaçırmayın derim.
ben yokum ama işte her yere yetemiyorum.*
hadi bana iyi geceler.
devamını gör...

'edep aklın suretidir' demiş alim. e sureti bozuk olanın da bu haya duygusunu kavrayabileceğini kolay beklemiyorum.

herkese nasip olmayan kavrayış-duygudur.
devamını gör...

yeter yıllardır bizi sömürme leri , asla dürüst değiller , hep ne koparır'sak kâr peşinde ler.
ülkenin vatandaşını koruyan olmayınca , sömüren çok olur.
inşallah bu faturalar için bir standart gelirde insanlar rahat eder.
devamını gör...

"çevresine bakındı. yoktu. oturma odasını da aradı. orada da yoktu. bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. kadınlar da böyleydi. dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu.
"(yusuf atılgan - aylak adam)
devamını gör...

bugün yıl dönümünü kutladığımız, türk kanun-i medeni’si ismi ile mecliste kabul edilmiş olan ve türk milletine çağ atlatmış olan kanundur. kadın ve erkek eşitliğini esas alan yapısı nedeni ile o dönem batının ilerici ülkelerinden bile daha ilerici bir görüşe sahiptir. bu medeni kanunun önerileri atatürk sonrası dönemde de uygulanabilseydi şu an bambaşka bir ülke olabilirdik.
devamını gör...

ben tam 30 ama kurtarıyor muyum? yoksa benimde ipimi çekecek misiniz amca?*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim