her platformda öne çıkmaya, kendini göstermeye çalışan insanlar .
devamını gör...

insandır, bazen mutlu olur bazen mutsuz olur. ruh hali zaman zaman değişir, an gelir her şey değişir... duruma göre anlama ve hatta anlatma şeklimiz bile farklı bir boyuta geçer. biz bile anlayamayız kendimizi. bu ara duygu yoğunluğum ve ruh halim çok inişli çıkışlı. zor günler geçiriyorum. iki farklı entry birbirinin zıttı olarak girilmiş. ikisi de duruma, ana göre doğru tespit edilmiş. teşekkür eder, saygılarımı sunarım.
devamını gör...

ben yaptım yine olsa yine yaparım.
sonuç: bir güzel evlat, iki kedi bir köpek ve bir kuşun yaşadığı tatlı mı tatlı bir yuva oldu.
devamını gör...

isviçre'nin (bkz: de facto) başkenti ve en yüksek nüfuslu 5. kenti. şehir merkezinin nüfusu 144,000 civarı olsa da civarındaki banliyölerle vs. birlikte 660,000 civarı kişi yaşamaktadır. eski şehir merkezi (altstadt) unesco tarafından koruma altına alınmıştır ve oldukça şirin bir yerdir. bu eski şehrin etfafından aare nehri u şeklinde dolaşmaktadır. şehrin en meşhur noktaları zytglogge saat kulesi ve albert einstein'ın patent ofisinde çalışırken yaşadığı evdir (einstein haus). kentte toplu taşıma s-bahn, tramvay, troleybüs ve otobüslerle sağlanmaktadır ve oldukça başarılıdır. gördüğüm kadarıyla her şey tam zamanında tıkır tıkır çalışmaktadır. ayrıca çok yaygın olarak bisiklet yolları bulunmakta ve ahali tarafından kullanılmaktadır. kentte bir de bern üniversitesi (universitat bern) adında bir üniversite bulunmaktadır.
devamını gör...

sokak hayvanları için kafa kafaya!

fatih belediyesine bağlı olarak faaliyet gösteren yedikule hayvan barınağı için başlattığımız yardım kampanyası, güzel çocuklarımıza ulaştı sevgili kafa sözlük ailesi! barınakta yaşayan hayvan dostlarımıza, 320 kilo mama toplayarak o güzel çocukları epey sevindirdik! yardımımızı teslim etmek için yaptığımız ziyarette, o tatlı hayvanlarla haşır neşir olmak, oyunlar oynamak ve onları sevmek de ayrıca keyifliydi.* yardım kampanyasına destekte bulunan tüm yazarlarımıza teşekkür ederiz, yapmış olduğunuz destekler sayesinde sıcacık masum kalplere dokunarak hepimiz mutlu olduk. ayrıca ne kadar güzel bir aile olduğumuzu herkese gösterdik.

bünyesinde 3.000 köpek barındıran yedikule hayvan barınağı yetkilileri, yaptığımız mama desteği için ve ihtiyaçlarını duyurduğumuz için tüm sözlük ailesine teşekkür etti. teşekkürü iletme görevi de bize düştü. kafa sözlük ailesi olarak, birlikte daha çok yara sarabileceğimize inancımız tam. bir sonraki yardım kampanyamızda buluşmak dileğiyle!

fotoğraflar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



katkıda bulunanlar:
-pisipisi
-iko
-modernist primat
-spirito libero
-kadıköy beyfendisi
-the matrix ins’t real
-hizlivemübarek
-emirhan
-vanderwaals
-sanatolye
-gelecek nesile nick kalmadı
-ölmedim ama hafif sürünüyorum
-ıvanmılınskı
-esketit
-funtılator
-poli
-uzat sarı saçlarını rapunzel ve ismini vermek istemeyen 14 yazarımız.
devamını gör...


1932'de boston'da doğan sylvia plath, avusturya'lı bir anne ile alman bir babanın ilk çocuklarıdır. trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan şair ve yazar olan sylvia plath, insanlar tarafından hüzünlü bir kadın yazar olarak bilinir. kendisini sırça fanus kitabıyla tanıdığımız yazar, depresyonu ve hayatını anlattığı otobiyografik romanıdır. aynı zamanda gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir.


babasını küçük yaşta kaybeden sylvia, duygusal olarak ağır bir çocukluk yaşar. bu yüzden annesine ve akrabalarına sarılır. ilk şiirini de babasını küçük yaşta kaybettiği için babasına olan nefretini 8 yaşında şiire yansıtır. bu hüzün dolu hayatı sadece babasıyla sınırlı kalmayacaktır. aynı zamanda annesi tarafından başarılı olması için çok çalıştırılmış ve kendisini derslerine adamıştır. bundan dolayı derslerinde çok başarılı bir öğrencidir. ama başarılı olmasına rağmen hayatında hiç mutlu olmamıştır. ta ki kocası ted hughes'la tanışana dek. onu çok sever ve hayatının onunla düzeleceğini düşünür. ama bunda da yanılır. çünkü kendisi gibi şair olan kocası da babası gibidir. yedi yıllık evlilik hayatlarında iki çocukları olur ve bu süre zarfında kocası onu birçok kez aldatır ve ihmal eder. ted hughes'la evlendiğinden beridir kendisi edebiyat alanında geriler ve yazmayı bırakır. hayatının aşkı ile evlendiğini zanneden plath, bir anda kendisini çocuklarına bakan bir ev hanımı ve kocasını bekleyen çaresiz bir eş olarak bulur. hughes'ın aldatmalarından ve ihanetlerinden bunalmış olan plath için bu ihanetler onun ölümüne yolculuk hazırlar. ikinci kattaki çocuklarının kurabiye ve sütlerini hazırlayıp, odalarına koyar. sonra odalarının kapısını kapatarak bantla iyice yapıştırır. aşağı inerek bir fırının gazını açıp kafasını içine sokar. böylece yıllardır düşündüğü intihar girişimi olumlu sonuçlanır. 30 yaşında gencecik hayatı son bulmuş olur.

hayatı tam trajik ve dram dolu olan plath, sırça fanusun içerisinde sıkışıp kalır. bir türlü çözüm bulamayan ve mutlu olamayan plath, bunun çözümünü intiharla bulmuş olur. aslında intihar edecekken bile çocuklarını düşünecek kadar iyi bir anne olan plath, bu ölümü hak etmemiştir.

14 yaşında yazdığı şiiri;


canım yanmaz sanmıştım

canım yanmaz sanmıştım;
kendimi acı geçirmez sanmıştım
bağışıklık kazandığımı ruhsal acıya
ya da ıstıraba

nisan güneşiyle ısınmıştı dünyam
yeşil ve altın renkleriyle pullanmıştı düşüncelerim
ruhum neşeyle doluydu yine de hissettim
yalnız neşenin zapt edebileceği
o keskin tatlı acıyı

daha yükseğe uçtu ruhum martılardan
durup bir nefes almadan çok yükseklere uçan
şimdi sürtüyorlar pırpır eden kanatlarını
gökyüzünün mavi çatısına

(insan kalbi çok narin olsa gerek –
atan bir nabız, titrek bir şey
kırılgan, kristalden bir enstrüman parıldayan
ya ancak ağlayabilen ya da şarkı söyleyebilen)

sonra, ansızın griye döndü kalbim
ve karanlık neşemi alıp götürdü
mat ve ağrılı bir boşluk kaldı geriye
dikkatsiz ellerin yok etmek için uzandığı

benim gümüşten mutluluk ağım
hayretle duraksadı o eller
beni sevdiğinden
gök kubbemin enkazını görebilmek için döktü gözyaşlarını

(insan kalbi çok narin olsa gerek –
atan bir nabız, titrek bir şey
kırılgan, kristalden bir enstrüman parıldayan
ya ancak ağlayabilen ya da şarkı söyleyebilen)


bu güzel gülüş şimdi bir ölü...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gece güzeldir, her şeyi saklar, görüneni görünmez kılar, duyguları yaşamak için karanlık kaplar her yanını.
devamını gör...

(bkz: ne salak salak başlıklar bunlar ya)
devamını gör...

(bkz: japonya)
ton balığı gözünün tüketildiği tek ülke. bir de eşek arılı kurabiyeleri var japonların.
devamını gör...

zamanında fazla sorumluluk yüklenmiş insanlardır. her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmek zorunda bırakılmışlardır. hatta başkaları yerine de düşünmeleri gerekmiştir. eee, sonuçta bu bir huya dönüşmüştür. başka nolcaktı ki?
devamını gör...

zordur bazı şeyleri dile dökmek.
düğümlenir boğazım.
dertler dokunur içimde ilmek ilmek.
söylemek isterim, çıksa da avazım.
incinirim lakin incitemem.
içimde bir burukluk bir elem.
tutulur kalırım da
bir kelam dâhi edemem.
devamını gör...

letgoda,seccade işleyip, satardım
dikiş kursunda fermuar,makas,tela
kur'an kursunda araciydim,babam başörtü dikerdi paralar cebe *
hâlâ fakirim,olmayınca olmuyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
geçen sene benimle beraber sınav hazırlanan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ders dinleyen
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ancak üzerini örtünce uyuyabilen biricik evcil hayvanım.
köye götürdüğümüzde kocaman olmuştu. belki eceli ile kışın ölmeseydi daha da büyürdü. canım arabaş'ım...
gece gece onu ne kadar çok özlediğimi anladım. çok thanks sözlük.
devamını gör...

online olmadığım zamanlarda yazdıklarını ilgiyle takip ettiğim insanların ne yazdıklarını takip sekmesi altından okuyabiliyorum. ayrıca bazen ben bir başlık içerisinde oyalanırken sol frame hızlı akabiliyor ve takip ettiğim insanların tanımlarını gözden kaçırabiliyorum. bu açıdan sözlük içerisinde en faydalı bulduğum özellik.
devamını gör...

katlanmış bir kağıdı, herhangi bir evrağı açarken, para sayarken veya para verirken, kitap/dergi vb. bir matbu sayfası çevirirken parmak yalanmaz.
devamını gör...

ajanda tutmak(+1), iyi bir kulaklık edinmek, özel bildirimler haricinde whatsapp bildirim seslerini kapatmak, sosyal medya uygulamalarını mobilden kullanmamak.
devamını gör...

göz çevremizdeki görsel bilgilerin sürekli aktığı bir video kameraya benzer.
aslında kamera gözün özelliklerinin taklididir.
bir dizi mercek,ışık ışınlarını kırarak kameranın arkasında yer alan ışığa duyarlı tabakaya odaklar.
slr kameralarındaki apertür bile göz bebeğini taklid eder.
fazla ışıkla karşılaşınca genişler,
yada ışık miktarı azalınca küçülür.
bir video kamerada en son ürün film yada diskte yer alan görüntüler serisidir.
ama insanlarda gözün gerisine çarpan ışık ışınları görüntü olarak kaydedilir ve daha sonra beyne gönderilecek olan sinir güdümüne dönüşüürülür.
güdüler beyinde yorumlanır.
gözde yer alan ışık kırıcı tabakalar kornea ve lens kalitesi normal bir kamera dan aslında daha zayıftır.
ancak insan gözü bu zayıflığı çok daha duyarlı bir ışık yakalama sistemi ve görüntülere analiz ederek zengin hale getirerek uçsuz bucaksız derinliğe sahip bir bilgisayarla(beyin)telafi eder.
her bir göz nesneleri biraz daha farklı şekilde görür yani sağlıklı gözler beyin yorumlaması ve kullanması için çok detaylı bilgiler üretir.

beynin arkasında bulunan görüntü merkezi,
retinadan basit sinyaller almaktan çok daha fazlasını yapar.
keskın renkli ve üç boyutlu görüntüleri üreten işlemlerin çoğu beynin içinde oluşur..bir nesneyi görmek anlamak ve tepki vermek saniseden de hızlı bir zaman aralığında meydana gelir.
görebilmek ise,
hayatın ta kendisidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben biraz narsist olduğum için sadece kendime yürüyor ve sadece kendime yüz veriyorum.
devamını gör...


"george orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. aldous huxley ise kitapları yasaklamaya gerek kalmayacağından, çünkü hiç kimsenin kitap okumayacağından korkuyordu.
orwell bizi bilgisiz bırakacak olanlardan, huxley ise pasifliğe, narsistliğe, egoistliğe, paranoyaya sürükleyecek olan kirli bilgi yağmurundan...
aslında temelde orwell bizi nefret ettiğimiz şeylerin mahvetmesinden, huxley ise sevdiğimiz şeylerin mahvetmesinden korkuyordu."
(bkz: struma karanlıkta bir ninni)
(bkz: hakan akdoğan)

sizce hangisi haklı çıktı?
devamını gör...

gök cisimlerinin konumlarını ve hareketlerini inceleyen astronomi yöntemi. öte gezegen keşiflerinde kullanılır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim