sizi polis, asker veya savcıyım diyerek arayıp, hesap ya da kimlik bilgilerinizi isteyen dolandırıcılara itibar etmeyiniz.
devamını gör...

28 şubatta başörtüsüyle, üniversitelere, şehit cenazelerine alınmayan kadınlarımız için mücadelelerde en ön safta yer almış birisiydi gergerlioğlu. son zamanlar cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin insan dışı muamelelere maruz kaldığını ve işkenceye varan uygulamalar olduğunu haykırıyordu. ne yazıktır ki islami görüşü savunup, bir insanı sabah namazı için abdest alırken kıyafetlerini dahi giydirmeden gözaltına almışlar. işte islam ama siyasi islam.

görüyorum ki paketlemişler diyecek kadar ötekileşmişsiniz insanlığın gözünde. bir insanın canı yansa bütün bir insanlığın yanması gerekirken, sizde bende bir odun atayım da ateş büyüsün diyorsunuz. nereden geliyor bu kadar kin, eleştirdiğiniz zihniyetten nedir farkınız?

28 şubatın mazlumlarının büyük bir çoğunluğu şimdi iktidarda ve mağrur rolünde. fakat vesayet rejiminin dikta yapısından hiçbir farkları yok. karşıt görüşleri güya islamcılık adı altında ezerek başka bir toplumsal ayrımcılık oluşturma çabasındalar. neden güçlü ve zayıf arasındaki dengeyi sağlayarak demokratik ve laik bir ülkede yaşamayı seçmiyoruz?

arkadaşlar filler tepişir, çimenler ezilir. on yıllardır bu ülkede asla huzur ortamı sağlanamadı. sağ- sol, dinci- dinsiz, türk-kürt diye diye ayrıştırmaktan ne hale getirdiler canım memleketi. makam mevki sahipleri gününü gün edip servetini katlarken, altın köşklerinden aşağıda ezilen çimenlere dönüp bakmadılar bile.

annenizden- babanızdan öğrendiğiniz dünya görüşü 1960-2000 arası onların yaşadığı olayların onların yorumuyla size aktarılmasıdır. sizin çocuklarınızda 2000-2030 arası yaşadıklarınızın yorumunu dinleyeceklerdir. sorgulamayan bir çocuk yetiştirirseniz akp yahut hdp düşmanı, ne kadar iyi icraatlarde dahi bulunsa da bu iki siyasi görüşü asla benimsemeyecek, at gözlüklü bir birey yetiştirmiş olacaksınız. o devrin mazlumlarının yaşadıklarının vebalini nasıl ödeyeceksiniz?

bu sözüm size şimdinin mağrurları:

1. içeride yatan onca mazlumun yaşadığı işkencelerin, uğradığı psikolojik baskıların vebalini nasıl ödeyeceksiniz?
2. annesi babası fetö suçlamasıyla içeride yatan, dışarıda lösemiyle mücadele eden ufacık çocukların çektiği acıların yüzde kaçını çekebileceksiniz?
3. nerede bir kimsesiz, bir mazlum varsa 28 şubatta da 2021'de de yanında olan halkın vekilinin sabah namazında yaka paça gözaltına alınışına, paket servis derken hiç mi utanmayacaksınız ?
4. hukuk devleti olarak adlandırılan türkiye'de, hsyk'nın izniyle yine aynı iktidar zamanında kurulmuş olan bir partinin vekilini, çözüm sürecinde kardeş şimdi terörist ilan eden, akıl tutulması yaşayan, her fırsatta kandırıldık edebiyatı yapan bir iktidarı insanlığa karşı nasıl savunacaksınız?
5. eğer inanıyorsanız allah'ın huzurunda senin ilk emrin okuydu yüce rabbim ben okumak yerine ahaber izlemekle yetindim, bana verdiğin sorgulama yetisini ahaber, kanald, atv ve yahut fox tv muhabirlerine, gazetecilerine bıraktım diyebilecek misiniz?
6. eğer inanmıyorsanız kendi ahlaki etikleriniz ortadaki mağduriyetin neden ve nasıl yaratıldığını, bunlara karşı nasıl tepkiler verilmesi gerektiğini ölçemeyecek kadar vasat mı ?

ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe,
süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre
cahilin korku kokan defterini tanrı düre!
ma'rifet mahkemesinde verilen hükme göre,
cennet iflas eder, efsane-i adem de geçer.
-neyzen tevfik
devamını gör...

geçen bir tanımıma baktım sadece 86 kişi beğenmiş. yahu yapmayın etmeyin sözlük sakinleri. kıpırdamak lazım.
devamını gör...

bugün gördüğüm.. -guzin abla- uygun görülmüş.. başımla beraber..
bundan sonra derdi..tasasi olanların güzin ablası olarak burdayim..
devamını gör...

az önce youtube'ta takipçilerime canlı aerobik dersleri verirken aklıma gelen düşünce. birdenbire aklıma şimşek gibi hücum eden bu aydınlanma karşısında yayını kapatıp instagram'a girdim.

kullanıcı adı kısmına "leonardodavinci,, leodavinci,, davincileo,, leovinci,,vs." gibi isimler deneyerek araştırdım bu ünlü ressamı. ancak fake hesaplar vardı, bu üstat ressamın resimlerini paylaşan tonla ıvır zıvır hayran hesapları işte...

reddit, 4chan, ekşisözlük, memurlar. net, twitter gibi ünlü siteleri de stalkladım ancak yok kardeşim yok...

bir sonraki adım olarak internet archive sitesine gittim. bilenler bilir bu sitede web sitesi sayfalarının eski hallerini görebiliyorsunuz kronolojik olarak, bilmeyenler öğrenmiş oldu. çok faydalı bir sitedir.

neyse buraya girdim ancak 1503 yılına bakamadığımız için web sitelerinden pek bir şey bulamadım.

en son çare olarak en tehlikeli yola başvurdum. artık hedefime ya yaklaşmıştım, ya da araştırmacı gazeteci olarak bu acı gerçeği halkımıza açıklamak zorundaydım.

deep web'e girdim dostlar...

internetin en derin katmanlarında, cia, fbi gibi bilumum kimselerin ulaşabileceği top secret belgeleri bile taradım ancak leonardo da vinci'nin mona lisa ile alakalı ressamın attığı herhangi bir instagram postuna denk gelmedim. internetin hiçbir yerinde yok anlayacağınız.

bu acı gerçek beni ziyadesiyle üzdü. zaten duygusal dönemimdeyim sözlük... gerçekten mutlu bir günüm olmayacak mı bilmiyorum. nefret ediyorum bu durumlardann.....
devamını gör...

biyolojinin neden sayısal ders , coğrafyanın da neden sözel ders olduğunu hâlâ sorarım kendi kendime.
devamını gör...

mö 280'de ıı.* ptolemaios tarafından, liman girişindeki pharos adası üzerine yapılmıştır. 110 metre yüksekliğindeki bu fener üç katlı ve her katta hafifçe içeri doğru meyilli yükselen duvarları varmış. bina planında en alt kat kare, orta kat altıgen, üst kat silindirik biçimdeymiş. geniş, sarmal biçimde bir merdivenle katlarda ulaşım sağlanır ve üst kattaki fenerin ateşi geceleri sürekli açık tutulurmuş. ortaçağda araplar bu ateş yakılan yere küçük bir ibadet bölümü yapmışlar.

ms 955 yılında fırtınalar ve depremlerden dolayı gövdesi büyük hasar görmüş. 12. yüzyıl içinde fenerin ayakta olduğu biliniyormuş. sonraki yıllarda depremler nedeniyle kalan kısımları da yıkılmış. 1477 yılında taşları kale inşa etmek için kullanılmış. 1994'te faros adası etrafında yapılan su altı araştırmalarında ıı. ptolemaios'a ait olduğu düşünülen dev bir firavun heykeli bulunmuş.

yabancı kaynaklarda lighthouse of alexandria ve pharos* of alexandria olarak geçer. çeşitli çizimleri mevcut, bu isimlerle aratarak inceleyebilirsiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu topraklardan çıkmış değerli bir yazardır. gelmişken şu anısını bırakalım.

yaşar kemal’e milletvekilliği önerilmiş
-gelin sizi önce milletvekili, sonra da kültür bakanı yapalım
+iyi ama bu halk beni seçmez, oy vermez
-neden?
+ben bu halka hiçbir kötülük yapmadım ki
onları ne sömürdüm, ne hakaret ettim, ne ekmekleriyle oynadım
bana niye oy versinler ki?
devamını gör...

dürüst olmam gerekirse vergilerimle kokain çekildiğini öğrenince biraz farklı hissettim. renk kattı sömürüme.

akp izmir milletvekili hamza dağ’ın özel kalemi/danışmanı olduğu öne sürülen kürşat ayvatoğlu'nun otomobilinde uyuşturucu kullanırken kaydedilen görüntüleri sosyal medyada gündem oldu. kastamonu belediyesi kültür ve sosyal işler müdürü olarak görev yapan kürşat ayvatoğlu’nun, akp genel başkan yardımcısı hamza dağ’ın özel kalemi olduğu ve ankara’da yaşadığı öğrenildi. ayvatoğlu’nun araç içerisinde kokain içtiği ana ait görüntüler ise sosyal medyanın gündemine oturdu. ayvatoğlu’nun lüks araçları da dikkat çekti.


kaynak: buradan

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimliğime göre gençliğinin baharı, ruhuma göre ömrünün son demlerini yaşayan biri.
devamını gör...

dünyaya hiçbir (azıcık bile) faydası olmayan iki düşüncenin ne kadar dayanılabileceğini gösteren söz

gerekli edit:
istisnalar kaideyi bozmaz
devamını gör...

artık kafamı boşaltıp bol bol ders yaptığım bir ay olsun...**
devamını gör...

çözemediğim şeyler var.

mesela aklımı kurcalayan en büyük sorum/sorun/sorunumuz;

yalnızlığını örtmek için mi yanımdasın?

biliyorum kolay değil onca sene tek başına olmak. kimseye kalbini açmadan, kimseye dokunmadan, oralarda bi yerlerde atan kalbinin sevebilme potansiyelini ölçemeden. eğer umut ışığımsan, sana güvenebilmek isterim. gözlerim kapalı, kalbim açık, yükseklerden düşerken aşağıda beni bekliyor oluşunu bilmek isterim. ya da elimden tut birlikte atlayalım bilmediğimiz derinliklere?

o aşağısı kenarında örümcek ağları olan turkuaz boyalı bir apartman kapısı da olabilir, bir metaforda. nasıl istersen öyle değerlendir. bir şeyden emin olarak ilerle. mesela en büyük ortak yönümüzün yalnızlığa kazandığımız bağışıklık olduğunu unutmadan.
her an seni bırakabilirim. her an her şeyi mahfedebilirim. aşık olduğumu zannediyor olabilirim, bir kaç duyguya yenik düşebilirim. ben de sadece insanım sonuçta.

neden sana yazmıyorum, neden seninle yüzleşemiyorum bilmiyorum. tıkanıklık var solumda. ya da sen dolduruyorsun orayı.

dedim ya çözemedim, henüz.
devamını gör...

döviz kurunun yanında yaş da yanıyor dediğimiz saçma sapan durumdur.
devamını gör...

elmayı yemek, insanın diğer canlılardan farklı olarak düşünme, yeni şeyler icat etme, birşeyleri değiştirebilme bilincine sahip olduğunu fark etmesi,
bu yüzden cennetten kovulması ise, madem bu bilince sahip oldun, bakalım dünyayı ne hale getireceksin, imarmı edeceksin, yoksa berbatmı edeceksin denilerek imtihana tabi olması.
devamını gör...

#506883 numaralı tanımda bahsedilen pankuş'un ortadan kalkmasının müsebbibi telipinus'dur. yalnız adam bir yerde de haklıdır. kurt marek'in anlattıklarına göre; meclis özellikle taht entrikalarında doğrudan rol oynamış. özellikle meclisteki soyluların rahiplerle iş birliği yapıp, hitit sarayını ''game of thrones'' dizi setine çevirdikleri gibi bir rivayet var. artı pankuş meclisi soylulardan oluştuğu için hükümdar açısından her daim ciddi anlamda riskli bir yapıydı. hepsi soyunun sopunun en nihayetinde hükümdar olabilecek, asil kanı taşıdığına inanan sivri zekalarmış, yani tabi ben hiç birini tanımıyorum. söyleyenlerin yalancısıyım. yalnız meclisin tamamen kaldırıldığı mevzusu konusunda bir netlik yok. misal yine marek bu konuda meclisin tamamen ortadan kaldırılmadığını, diğer alanlardaki yetkiler elinden alınmasına rağmen yargı yetkisini devam ettirdiğini anlatır. aslında o yetkide az buz bir yetki değildir. hükümdar'ın cinayet suçundan yargılamasını yapma hakkına sahiplerdir. diyelim ki, kral birini öldürdü ya da bir cinayetin azmettiricisi oldu. aman ki aman, eğer soylular meclisi, bu durumu kanıtlayabilecek delilleri ortaya koyarsa, kralı ölüm cezasına bile çarptırabiliyordu. yani telpinus bile bu adamların elinden ciddi anlamda yetkilerini almış olsa dahi kellesini bunlara emanet etmek zorunda kalmıştır. hititlerin aynı dönemlerdeki krallık uygulamalarından farklı bir nitelik arz ettiğini görürüz. tanrı kral falan muhabbeti yoktur. kral insandır * bu yönüyle de, aklı selim bir uygarlık olduklarını söylenebilir.

tabi bir de kral anittas mevzusu var. adam öyle bir lanet okumuş ki, bir türlü kuyruğu doğrultamamış garipler. zamanım olunca o lanetle ilgili de krala ayrı bir başlık açıp, yazarım.
devamını gör...

uzun zamandır "insanlar bunu nasıl fark etmiyor?" dediğim durum. ne vakit konusunu açsam insanlar kulaklarını tıkayıp tuhaf sesler çıkarıyorlar. bundan 10 sene öncesinde tariş'ten başka zeytinyağı beğenmeyen insan "hepsi aynı zaten zeytinyağı değil mi işte" diyor. "yahu eskiden markete giderdin de sucuğun cumhuriyet'ini arardın şimdi ne oldu?" diyorum, "yok diyor o zaman öyle denk geliyordu alıyorduk, hem bunun ondan bi farkı yok" diyor. anlıyorum, şu an aynı marka model ürünü almak zor, pahalı, yahu öyle de o zaman "pahalı" de, "almak mümkün değil" de, hiç kimseden duymadım bu sözleri, herkesin bi bahanesi var.

başlığın ilk tanımına o kadar katılıyorum ki... artık sadece kampanyalı ürün kovalıyor insanlar. daha birkaç gün önce gideyim de düzgün bir peynir alayım da tost yaparım, artık pahalıysa da pahalı ne yapayım yani, canım düzgün tost istiyor dedim kendime. marketlerde gördüğüm şeyler: tuğcan peynirleri, ayberk peynirleri, ohmis peynirleri... (bunlar yaygın marketlerdeki ürünler, muhtemelen de kapış kapış satılıyorlar) nerede üretilir, nasıl üretilir, firma ne vakittir üretir belirsiz. ha anlıyorum tabi, eskiden sevdiğin aldığın markanın fiyatı oldu 3 kat. peki demiyor musun neden o peynir ayberk peynirlerinden 3 kat pahalı? ya da diyorsun içinden de dışa vurmak kanına mı dokunuyor?

kıyafetteki markalarda market ürünlerindekine göre daha tutucu insanlar, artık o da bitti sayılır. bu durum en çok insanların giydiği ayakkabılarda dikkatimi çekiyor, artık piyasa eski isminden prim yapan (kinetix, mp, jump..) markalara kalmış durumda. insanlar eskisi gibi zannediyor onları, halbuki bu tür markaların ürettiği ürünlerin merdiven altında üretilen pazar ürünlerinden hiçbir farkı yok günümüzde. ayakkabı almak istiyorum, gidiyorum herkesin bildiği ayakkabı mağazalarına (spesifik bir markaya ait olmayan mağazalar), içerisi tamamen çöplük. hani küçümsediğim için değil ama berbat yani, sattıkları şeyler ayakkabı değil, dört kartonu birleştirip bantlamışlar gibi. anlıyorum tabi, eskiden aldığın sevdiğin markayı şu an alabilmen imkansız, yahu neden o zaman bahane sunuyorsun "aaa ama bak bu ayakkabı da güzel, insanlar tutturmuş bir marka zaten amaaann, ondan bir tane alacağıma bundan üç tane alırım değiş değiş giyerim..." yahu gel de ki "pahalı, alamıyorum", neden bahane öne sürüyorsun?

günün sonunda peynir alışverişimden dönerken poşetteki ayberk peynirine baktım ben de "param anca buna yetti, öbürü çok pahalı, zaten yiyeceğim şey nihayetinde tost" dedim ve tıpkı diğer herkes gibi kendi bahaneme sarılarak döndüm evime.
devamını gör...

kesin afrikalı , siyahi erkekleri kıskandıran bir saaanat çalışması olmuş.
devamını gör...

bir erkeği arzu ettiği şeylere sahip olarak kolaylıkla satın alabilirsiniz.
devamını gör...

sorunun bayan demekten ileri olduğunu fark eden kişidir. sorun insanların zihinlerinde kadının daha aşağı ve hizmetçi gibi görülmesidir. sorun kadınların birey olarak görülmemesidir. kadın diyerek her şey düzelseydi sözlüklerden bayan kelimesi çıkartılıp, insanlara bunu dikte ederek halledilebilirdi. ama sorun bundan çok uzakta hatta bu çözümün son basamağı bile olabilir.

dilimizde eş anlamlı olan ve anlamları farklı olan yüzlerce kelime var, bu kelimeler de aynı anlamda kullanılmaya devam ediyor. bayan ve kadın da bu kelimelerden biri sadece.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim