(bkz: chp'nin arka bahçesi)
devamını gör...

zayıf insanlara kıyasla çok daha neşeli olan insanların bedensel hali.
bir tane aksi kilolu insan görmedim desem anca.
devamını gör...

hepimizi bekleyen sondur. onların yanlışlarını yapmamaya çalışırken başka yanlışlar yaparız, sonra onları anlamaya başlarız, derken bir bakarız ki babamızın fincanından kahve içerken annemizin koltuğunda oturuyoruz. bu başlığı konuyla ilgili bir şarkıyla da taçlandıralım.
cümle aleminden
gönül işlerinden
mevzu açma hüzünden
hüzünlüyüz afitap

cemali sözüyle
hisli celaliyle
git gide anneme benziyorum afitap


devamını gör...

virüs kelimesinin tek hecesini aklında tutan ve neden sokağa çıkılmadığı sorusuna rus gelmiş, öldürüyormuş cevabını veren anadolu insanının masumiyetini ifade eden söz.
devamını gör...

okumaya başladığımda biraz sıkıcı bulduğum sonrasında elimden düşürmeden tek seferde bitirdiğim adam fawer kitabıdır. bittiğinde çok üzülmüştüm. çok iyi yazılmış bir kitap.
devamını gör...

romantik bir ilişki içindeki kadın ve erkekten bahsediyorsak: "hesabı ortadan ikiye bölelim" yahut: "ya sen ayran içtin ben kola içtim herkes kendininkini ödesin." tarzı konuşmalar rezalettir sevgili userlar.

kadın kendi parasını kazanıyor olsa bile yemeğin parasını erkek ödemelidir. sonrasında içilecek kahveyi, yenecek tatlıyı pekala kadın ödeyebilir. kadın ille de ödemek istiyorsa restoranın orta yerinde tartışmaktansa sonrasında bir hediye alarak bu işi çözebilir.

eşitliğin her zaman adalet anlamına gelmediği başka bir alan. erkeğin güç göstermesine izin vermek gerekiyor. bunu haksızlık olarak algılayacak erkekle yahut sürekli erkekten bekleyen kadınla görüşmek de sizin tercihiniz pek tabi.
devamını gör...

fransız elektronik müzik ikilisi. neredeyse tüm çalışmaları etkileyici olan grubun çalışmalarından favoriler: canopée, zoom zoom ve nanã.
devamını gör...

1895 yılında alfred nobel'in vasiyeti doğrultusunda, 1896 yılından beri çeşitli alanlarda verilen ödüldür.

1938 yılında kimya alanında ödülü kazanan richard kuhn, 1939 yılında kimya alanında ödülü almaya hak kazanan adolf butenandt ve 1939 yılında fizyoloji-tıp alanında ödülü kazanan gerhard domagh almanya adolf hitler hükümetinin izin vermemesi sebebiyle ödülü reddetmişlerdir.

aynı şekilde 1958 yılında nobel edebiyat ödülü'ne layık görülen boris pasternak da sscb'nin baskıları ile ödülü reddetmiştir.

ayrıca kendi isteği ile ödülü reddedenler de olmuştur. 1964 yılında nobel edebiyat ödülü'nü kazanan jean-paul sartre ödülü almayı reddetmiştir. sartre hayatı boyunca tüm ödülleri reddetmiştir.

1973 yılında nobel barış ödülü'ne layık görülen vietnamlı devrimci general lê ðức thọ da, vietnam'ın içinde bulunduğu durum sebebiyle ödülü reddetmiştir.
devamını gör...

arkadaşlar ben troll müyüm normal mi? biri cevap verebilir mi acaba?
devamını gör...

tutunamazdı diye düşünüyorum. kimse anlamazdı, zavallım da kendini paralar dururdu anlasınlar diye. o başlıkta tutamak bu başlıkta tutamak boşuna harcardı enerjisini. nickaltı bile açmazlardı oğuzcuğum'a. gidip toplumcu gerçekçi veya köy sorunlarına eğilen başlıklara yazarlardı da canımcığım bir köşede mahzun beklerdi öylece.
devamını gör...

sütunlar ile ayrılan koridor ve salondan oluşan roma kamu yapısıdır.
devamını gör...

son zamanlarda entry atmaya vakit ayıramıyorum belki farketmişsinizdir. çalıştığım iş gerekçesi ile bir haftadır uyumadım neredeyse ama okumayı ve beğenmeyi ihmal etmedim. normalde kafa izni alırdım ama sizden gelebilecek hiçbir mesajın engellenmesini istemem. o yüzden ben kafa iznini almıyorum siz aldı sayın.* önümüzdeki hafta da müsait olmayabilirim yani mükemmel(!) tespitlerimden bi süre daha mahrum kalacaksınız. konuşmamı size hayatı tekrardan sorgulatacak güzellikte bir şarkı önererek kapatıyorum. sağlıcakla kalın efenim.*

devamını gör...

sanırım her yemeğe koyabilirim diyeceğim başlık.
öyle ki kardeşim " abla korkuyorum artık, tatlılara da kaşar rendeleyeceksin" diye sitem etmişti.*
devamını gör...

kesinlikle bir başyapıt değildir. çünkü ortada gizem yoktur. katil temalı filmlerde gizem olmadıktan sonra ne yapayım ben öyle filmi?

--! spoiler !--

filmin ortalarında seri katil belli oluyor. bu da filmi izleme isteğinizi yarı yarıya bitiriyor diyebilirim. sonunu tahmin etmek aşırı kolay. sadece oyuncu performansları iyi.

--! spoiler !--
devamını gör...

koku alma yeteneğini adeta sonar gibi kullanan koku takıntılı bir karakterin başrolünde olduğu film.

--! spoiler !--

bu vitaminsiz elemanın koku takıntısı yüzünden daha filmin başlarında kızıl saçlı, çilli, dünyalar güzeli bir kızcağız öldüyor. sırf kokusunu koklayabilmek için arkasından sinsi sinsi geliyor, kız bağırınca da ağzını burnunu kapatıp öldürüyor kızı. (nasıl sövdüm anlatamam o kız ölünce.) kız ölünce o güzelim kokusunun kaybolduğunu farkeden vitaminsiz, kokuyu hapsedebileceği yöntemler arıyor. (bkz: parfüm) ustası da buna bir efsaneden bahsediyor;firavunun mezarı açıldığında öyle güzel bir koku çıkmış ki ortaya koklayan herkes kendini cennette sanmış.

bu bizimkinin hayali oluyor ve güzel kokulu kadınları öldürüp öldürüp parfüm yapmaya başlıyor. en son öldürdüğü yine kızıl saçlı çilli bir dünya güzeli (tekrar bolca sövdüm) sonunda kokuyu yapıyor ve yakalanıyor.

idam alanına girerken parfümü de yanına alıp tüm herkese koklattığında alanda bulunan herkes kendinden geçiyor ve tüm şehir grup sekse başlıyor. böyle de manyak bir filmdir.

--! spoiler !--
devamını gör...

van denizinde bir ada.

gidenin hayran kalmaktan kendini alamadığı bir yer. ruh açıcı. arada gitmek lazım böyle yerlere. geçen gidişimde bir sürü tavşan görüp mutlu olmuştum. martılar desen zaten her daim adanın başındalar. adım başı badem ağacı, kilisesi, mezarlığı, manzarası, tarihsel atmosferi vs... her detayında ayrı bir fotoğraf çekinme aşkı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birisi egzoz dumanı, kalabalık şehir hayatı, vıcıklık, ter, stres
diğeri sakin sahil kasabası.
devamını gör...

"keşke tost makinesi yerine gerçek kızıllığı gösteren bir cihazla çekseydim" denilenlerden bir tane, bu akşam, basmane
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

efendiler yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.
devamını gör...

birkaç sene önce cartoon network yöneticisinin bir açıklamasına denk gelmiştim.

"biz çok yanlış şeyler yaptık. johnny bravo gibi dizilerle çocuklara kötü örnek olduk. artık daha dikkatli olacağız. eski yapımlarımızı hassasiyetlere dikkat ederek yeniden yaratacağız." gibi şeyler demişti.

geçen gün kanala denk geldiğimde anladım ki, dediklerini yapmışlar. ben 10'in bebek versiyonu çıkmış. scooby-doo'ya baby tv efekti eklemişler sanki. zaten büyüklere hitap eden dizilerin hepsi bitmiş. o başkan ve sekreterin flörtleştiği powerpuff girls ü bile bebek işine çevirmişler.

kanalın başarısını sağlayan farklılık-özgünlük gitmiş. her tv kanalında (hatta boşver tvyi youtube'da bile) görebileceğimiz
"diçimiçi fılçalamalıyıj yolsa diçimiz çülül" temalı şeyler vardı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim