bir iki haftadır sözlükteki bazı başlık ve tanımları anlamak için ciddi bir çaba sarf ediyorum.
türkçe-ingilizce karışık cümleleri okurken başım dönüyor. tabii ki türkçede bulunan sözcüklerin yeterli gelmediği durumlarda başka dillere zaman zaman hepimiz başvuruyoruz lakin bahsettiğim cümleler %51 türkçe %49 ingilizce. böyle bir dil yok, üstelik anlaşılmıyor. anlaşılıyorsa da sanırım sadece kullanıcıları anlıyor çünkü bende tık yok. ortada doğru düzgün bir cümle yok, karman çorman bir kelime yığını.
devamını gör...

sayıları %65 kadar olduğunu tahmin ettiğim benim de aralarında bulunduğum güzel kadınlardır.
öyle iki kuru merhabaya da kanmazlar ayrıca.
devamını gör...


şimdi yoksun
seni düsünebilirim artık
tutar ellerini öperim uzun uzun
kimseler ayıplayamaz beni
yokluğunda seni nasıl sevdiğimi anlayamazlar
işte gözlerin işte dudakların
senin olan ne varsa karşımda duruyor
ayaklarını dilediğim yere götürebiliyorum artık
sevdiğim şarkılari söyletiyorum dudaklarına
ve hoyrat ellerimle seni
her gün biraz daha güzelleştiriyorum
bütün resimler sana benziyor hayret

bütün aynalarda sen varsın
nereye gitsem peşimden geliyorsun
simdi sigarasın dudaklarımda
biraz sonra beyaz bir kağıt
ve akşam içtigim bir kadeh içki olacaksın
kimse yokluğunda bunca sevilmedi
kimse yokluğunda ilahlaşmadı bu kadar
saçların böyle daha güzel
sen daha güzelsin
gelecek mutlu günlerin ışığında
her şey daha güzel

ne var ki ayrılığın adı kötüye çıkmış
yoksa bin yıl daha yaşamak isterdim
ve seni bin yıl daha
ayrılıklar içinde sevmek isterdim
ama biliyorsun nihayet ben de bir insanım
umutsuzluğa düştüğüm anlar oluyor
hiç gelmeyeceksin sanıyorum
o zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime
katran gibi bir yalnızlık sarıyor içimi
yalnızlığımdan utanıyorum
beni sevmesen ölürdüm
beni sevmesen bir çakıl taşıydım simdi
beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım
kördüm bir at kadar
ölümden acıydım ölümden beterdim
beni sevmesen
dünyayı bütün insanlara zindan ederdim

beni bu kadar saracak ne vardı
kanıma girecek
göz bebeklerime oturacak
bir sen fani gibi dudaklarımdan eksilmeyecek
ne vardı
hiç karşıma çıkmasaydın
bu kör olası gözler görmeseydi seni
ne vardı güzelligini bilmeseydim
bir dua gibi bellemeseydim adını
ne vardı bütün gece
gözlerimi tavana dikerek
seni düsünmeseydim
belki karşımda değilsin yanılıyorum

bu gözler senin gözlerin değil
aldatıyorlar beni
karanlığın gözleri olmalı bunlar
bana böylesine keder veren
gülmeyi, yasamayı haram eden
bir karanlığın gözleri olmalı
öyleyse sen hiçbir yerde yoksun
sana hiçbir zaman yaklaşamayacagım
yalan bu geçici sevinç, bu nur, bu ışık
bu karanlığın ortasında yanan alev gözler
bu kadeh içki gibi aydinlik
ne dedimse inanma
seni degil kendimi anlatıyorum
sen istedigin kadar
varlığın ta kendisi ol
ölümsüzlüğün ta kendisi
ben günden güne yok olmaktaydım
bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
anlıyor musun
gökyüzü güneş olsa
sensiz karanlıktayım
devamını gör...

evet var böyle bir gerçek. bir tek ben fark etmiş olamam.

yaklaşık dört senedir nepal'de yaşıyorum arkadaşlar bilen bilir. burada o kadar fazla gezilecek yer var ki, inanın bu tapınakları, dağları tepeleri gezmek için kuşkusuz en az bir dört yıl daha gerekir. sıklıkla burada bulunan bir tapınağa gidip keşişlerden herbal bitki çayları alıyorum hazım sorunum var biraz üzerinize afiyet. yazdıkları reçeteler sindirimimi hızlandırıyor. buranın hemen tepesinde dik bir yamaç ve içlere doğru bir mağara var. içeride de şing-çu isminde kerli ferli, yörenin yakından tanıdığı ihtiyarca bir amca var. gider selam verir, halini hatrını sorarım ama yanıt vermez. hani bak ingiliz kraliyet askerleri var ya kürk şapkalı, görmüşsünüzdür. onlar gibi hareketsiz duruyo "hoo şing-çu amca sana diyom!" diyorum, şimdiye kadar hiçbir cevap alamadım. hep gözleri kapalı ve bağdaş kurar halde oturuyo. içerdeki kuru ekmek ve soğan dolu olan heybesini karıştırıp "bak ben yicem bunları hee haberin olsun" diye yem atıyorum ama yine de konuşmuyo anasını satim. artık en son bıktım. bir keresinde tam arkamı dönüp tapınak yoluna doğru gideceğim beni dikizlerken gördüm bunu "yakalandın dayııı heheh" dedim. şimşek hızıyla kafasını karşıya çevirdi ve gözlerini kapattı bozuntuya vermeden... bizden kaçar mı olm. bu tibetli keşişler erdim ayağına yüksek bir yere çıkıp kim kimle takılıyo, kim kimle dedikodu yapıyo mahalle teyzesi gibi gözetliyo bak ben diyim size... bunlara hiç güvenmicen, sulu dereye götürür susuz getirir.
devamını gör...

(bkz: ölü ilan edilmek) durumunun örneklerinden biri. şöyle ki, william, 70 yaşındaki ingiliz bir ev sahibiydi. sene 1660. bir köye gitmek niyetiyle evinden ayrıldı. yürüyerek gidecekti. ama beklenen zamanda eve dönmeyince, karısı aramaya birilerini gönderdi. öyle-öyle aramalar falan yapıldı. william'a ait eşyalar bulundu. şapkası, gömleği gibi şeyler bulundu. şapkası keskin bir aletle kesilmişti, gömleği falan kanla kaplıydı, ama cesedi ortalıkta yoktu. hizmetçisi john perry, william'ın öldürüldüğünü bildiğini ama suçsuz olduğunu söyledi. diğer 2 kişi de biz suçsuzuz dediler. ama john, bu 2 kişinin, william'ın cesedini bir değnekle attıklarını iddia etti ve bu konuda ısrar etti. göleti incelediler ama ceset bulunamadı.

fakat john daha sonra diğer 2 kişiye katıldı ve suçsuz olduğunu söyledi. daha önce ruhsal bozukluğu sebebiyle bu 2 kişiyi suçlamış olduğunu söyledi. ama hem john hem de diğer 2 kişi suçlu bulundu ve asılarak idam edildiler. bu arada bu "2 kişi" dediğim şahıslar, sanırsam john'un annesi ve erkek kardeşi. bu üç kişi idam edilirken de, hem erkek kardeşi hem john suçsuz olduklarını tekrar belirttiler. fakat annelerinin bir "cadı" olduğundan şüphelenildi ve oğullarına itiraf etmelerini engelleyen bir büyü yaptığı iddia edildi böylelikle önce anneleri idam edildi.

1661 senesinde william, ölü ilan edildi. oysa ölmemişti. evet. 3 kişi gerçekten suçsuzdu. 1662 senesinde william geri döndü.

kaçırıldığını, yaralandığını, atlarla götürüldüğünü, bir türk gemisine bindirildiğini ve osmanlı'ya köle olarak satıldığını, kendisini berberi korsanlarının kaçırdığını iddia etti. ve yaklaşık bir buçuk yıl sonra kaptanın öldüğünü ve daha sonra bir limana gittiğini ve bir portekiz gemisiyle geri döndüğünü söyledi. yani adam maceracı oluvermiş. napıp ne etmiş, ölmemiş.

fakat bu iddialar bazılarını şüphelendirdi. yani en nihayetinde adam 70 yaşında. kim napsın 70 yaşındaki bir adamı.

bu olay çok ünlendi. fakat olan, o 3 hizmetçiye oldu....
devamını gör...

kitap incelemeleri ve çomar posting serisini bayılarak takip ettiğim unicorn saçlı kadın. (saçlarını siyaha boyamış ama olsun, o benim için hep unicorn olarak kalacak.)
devamını gör...

2-3 gündür boş olan ya da oldurulan bütün vakitlerimin sözlükte geçmesi sonucu dâhil olduğum bağımlılık türüdür. kafa sözlük'e kaydolduğumdan beri sabaha karşı 5 gibi yatıp en geç 9 da "hadi hadi kalk, daha sözlüğe bakacaksın" diye kaldırıyorum kendimi. üstüne bir de artık rüyalarıma girmeye başladı. mesela bu gece* gördüğüm rüya şöyleydi, belli bir miktar tanım girebilmek için önce belli bir miktar artılamak ya da favorilemek gerekiyordu. çok tanım girmek isteyen rastgele artılayıp geçmesin diye çözüm olarak da hangi tanımı neden artıladığımızı liste halinde gerekçelerini yazıyorduk. fakat olay yöneticilerinin* tanımlarını artılıyorsak gerekçe göstermeye gerek yok. çünkü onlar zaten formata uygun tanım girdiklerinden artılanmalarında sorun olmazmış* evet ben önceden de normal rüyalar görmezdim, uçuk kaçık olurdu ama canım sözlük hakkında daha 2. günden böyle komplike bi rüya görmek açıkçası hoşuma gitti. bilinçaltımın sözlük ve sorunlarıyla dolduğunu fark ettim resmen. yol kurucumuz yoldaş benjamin frankline* selam olsun.
devamını gör...

otomatik reklam yerleşiminden kaynaklı bazı problemler mevcut çok yakında kendilerine bir ayar çekeceğim. rahatsızlık için özür dilerim.
devamını gör...

15 haziran 1973 abd, albuquerque, new mexico doğumlu oyuncu. how ı met your mother dizisindeki kadın avcısı barney stinson rolü ile uluslararası bir üne sahip olmuştur. iki kez emmy ödül töreni'ni, dört kez de tony ödül töreni'ni sunan harris, 87. oscar ödül törenini de sunmuştur.

neil patrick harris 2006 yılında eşcinsel olduğunu açıklamıştır. yine how ı met your mother dizisinde lilly aldrin'in eski sevgilisi scooter rolünde zaman zaman ortaya çıkan david burtka ile 2004 yılında başlayan ilişkilerinden taşıyıcı anneden ikiz çocukları vardır.
harris ve burtka 2014 yılında italya da evlendiler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben yaptım! hayır ben, hayır ben yaptım, hayır ben, hayır ben....
devamını gör...

bugün savruk bir çocuğum
kalemden ellerim
kendi yazdığım düşü kendim oynuyorum
kötürüm hırslarıma mal ettiğim oyunbozanlığım
mecazlı söylemimde umudun küllerinden doğuşu bu
küllerimden doğmuş gibi
sevmeye meyilliyim seni
kaburgamda ayak seslerin
annemin en sevdiği şarkıyı bakışlarından dinliyorum
bugün savruk bir çocuğum
korkularımı parmak uçlarıma gizleyip
kaldığım yerden devam ediyorum seni sevmeye
sevmekten korkmamalı biliyorum
sevgisizler
asırlardır kalem tutmamış bir neslin cahil kalmış çocukları
cümleleri paslanmış ve nefesleri donuk
hisleri içlenmiş
ruhları can veriyor ellerimde usulca
ellerin
yeni bir çağ başlatır zihnimin taş devrinden kalma kuytusunda
bugün savruk bir çocuğum
önünü alamadığım içi boş heveslerim var benim
savuruyorum bugün bir baştan bir başa heveslerimi
çünkü bugün seni seviyorum
anlayacağın seni sevmekle meşgulüm
bugün köprü altını mesken edinmiş bir evsizim
lakin hala çocuğum
dün gece düşen dişimin boşluğuna kaçan gülüşlerim
ağladığımı sanmayın sakın
dişimi de kendim çektim
acıdığını söylersem bana gülersiniz
en iyisi siz hiç canım acımadı bilin
ben altında sabahladığım bu köprünün sol arka ayağıyım
sabahtan süregelen açlığım
hep yara bere dizlerim
ve kol dirseğim
kirlenmiş üstüm başım
kim bilir dün kaç kez tökezleyip düştüm
ve dişimle beraber düşmediğimi bilebilir misiniz dün gece benim?
devamını gör...

sosyal medyada ayyuka çıkan özgüvenli soru.
-ayıptır sorması siz ayrıldınız mı?
-evet, der ve biteceğini sanırsın
-ayıptır sorması niye ayrıldınız
-geçinemedik, der ve biteceğini sanırsın
-ayıptır sorması, kabahat kimdeydi?
-bendeydi, der ve bitirirsin.
karşı taraf bu aymaz cevaptan, daha aymaz olmaya çekinir
-hımmm, der
mesajı beğenirsen, diyalog sona erer.
devamını gör...

incir ağacıyla birlikte çocukluğumu hatırlatır.yeri ve anlamı ayrıdır.
devamını gör...

mor telgraf çiçeği.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
suda köklenmeye çalışıyor.
devamını gör...

eğer yurtdışına kısa ve geçici bir süre için gitmişlerse kullanmalarını desteklediğim kitledir.

ancak mesela cumhurbaşkanlığı seçimi 5 senede bir oluyor. eğer bu kitle 5 seneden fazla yurtdışında yaşayacaksa oy kullanamamalı. kendisini yöneteni seçmiyor ki, başkalarını yöneteni seçiyor. bence bu büyük bir hak ihlali.
devamını gör...

bir tür eğlence.
en azından benim için öyle.
bakmayı da seviyorum, atmayı da.
görmek istemeyen sessize alıp kurtulabilir.
kimse kimsenin storysine mahkum değil.
devamını gör...


obruk nedir?
yer altı suyunun, karbondioksit ile birleşimi sonucu karbonik asit oluşur. bu karbonik asit kireç taşının yoğun olduğu toprakları zamanla çözerek yer altında mağaralar oluşmasına neden olur, bir müddet sonra mağaranın üstünde bulunan toprak çöker işte bu çökme sonucu oluşan derin çukurlara obruk denir.

aşağıdaki link ruhi çenet tarafından hazırlanan obruklar hakkında bir video. ne yazık ki obruklar konya'nın üzücü bir gerçeği. umarım yetkililer elinden geleni yaparlar.
konya'nın köylerini yutan obruklar
devamını gör...

her halükarda çok zor durumdur, hatta yüz yüze dilemekten çok daha zor. çünkü yüz yüzeyken kuru bir baş sağlığı kafi gelecektir. ama telefonda bir şeyler daha söyleme mecburiyeti hisseder insan velev ki yakını ölmüş birine hangi teselli cümlesi söylenebilir ki?
devamını gör...

o sizin abazanlığınızdan kaynaklıdır, anlam yüklemeye çalışmayın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ovada nargile..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim