en büyük mücadelesini müslüman görünümlü softalara karşı veren ve kendini türk oğlu türk olarak tanımlayan türkçü aydındır. rus emperyalistlerle birlik olan ve hakkında kafir söylentisi çıkaran cahil ve yobaz kadimcilerin tüm ayak oyunlarına rağmen usulücedit okullarında türk kızlarını fenni ilimler ile eğitmek için büyük çaba sarfetmiştir.

“siyasi inanç ve görüşümün esası ‘türkoğlu türk’ olduğumdur. önce türk olmadıkça ne aristokrat olurum ne demokrat. ne halkçılardan olurum ne sosyalistlerden. eğer bana ‘ halin bedbahttır, türklük yani kavmiyet, milliyet fikrini bırak da saadete nail ol’ deseler, bu yüzden gelecek saadete, bedbahtlığı tercih ederim; ben olmamak ne aklıma uyar ne vicdanıma yatar.”

1851-1914 yılları arasında yaşamış, kırım’ın gaspra şehri doğumlu, kırım tatar türklerindendir. 1883-1918 yılları arasında tüm türk dünyasında yayınlanan tercüman gazetesinin ve ceditcilik hareketinin kurucusudur.

16 yaşında girit'deki rum isyanına karşı türkleri desteklemek için bir arkadaşı ile birlikte volga nehri ve don nehri üzerinden 45 gün kürek çekerek kırım'a ulaşmışlar, buradan da odesa'ya geçmişlerdir. odesa'da pasaportsuz olarak gizlice bindikleri türkiye'ye giden bir gemide yakalanmışlar, ailelerine teslim edilmişlerdir.

1874 yılında istanbul'da bulunduğu dönem içinde tarihe düştüğü anektodlar bugün bile geçerliğini yitirmemiştir.

‘’türk unsuru haricindeki unsurlar türkiye’nin zenginliğini istismar etmektedir. türk, sanayi ve ticaretten uzak kalmış ve memur olma hastalığı içindedir.’’

dünyadaki tüm türk halklarının birleşmesi ideasını savunan dilde fikirde işte birlik kuramı ile bilinir.
atatürk’ün milli politika danışmanı olan bir başka türkçü ideolog, kırım kazan’lı yusuf akçura’nın halası olan zühre hanım ile evlidir.

rus çarlığının türk kimliğini asimile politikalarına karşı ömrü boyunca mücadele etmiştir. 1914 yılında kırım’da ölmüştür. mezarı bahçesaray’dadır.

“doğmuşum ben avcı köy’de bin sekiz yüz elli birde,
mekânımdır bahçesaray, mezarım kim bilir nerede?”


necip hablemitoğlu, gaspıralı ismail'in hayatını tüm yönleriyle araştıran bir kitap yayınlamıştır.
devamını gör...

diğer adıyla ashab-ı kehf. hem müslümanlar hem de hristiyanlar bu olayın türkiye de yaşandığını varsaymaktadır. peki nedir bu efsane; bu olayı anlatan ilk kişi süryani bir piskopos ms 480 ve 500 yıllarda yaşamış piskopusun anlattığına göre efes şehrinde putperest bir toplum varmış. bu toplumda bir rivayete göre 7 genç hristiyanlığa geçer ve bunun sonucunda kıtlık başlar. bunun üzerine halk onların tanrıya kurban verilmesi gerektiğini ve kıtlığın onlar yüzünden çıktığını düşünür. bunu kabul etmeyen gençler kralın askerlerinden kaçarak yanında köpekleri ile beraber bir mağaraya sığınıyorlar. ama askerler onları takip ederek yerlerini bulup mağaraya giriyorlar orda daha ileri gitmeden mağaranın dışına bir duvar örüyorlar. eğer içeri de iseler onları ölüme terk etmiş olacaklardı.7 genç mağaranın içinde ne yapacaklarını düşünürken üstlerine bir ağırlık çöküyor ve uyuyorlar.onlar için bir günlük süren bu uykunun ardından uyanıp çok acıktıklarını fark ediyorlar.el birliğiyle duvarı kırıp birini şehre yemek bulmaya gönderiyorlar. efes'e inan genç şehrin büyüdüğünü ve insanların hemen hemen hepsinin hristiyanlığa inandığını görüyor.onlar için bir gün olan uyku meğerse 309 yıl sürmüştür. ayrıca kutsal kitabımız da ise bununla alakalı "kehf süresi" vardır.
devamını gör...

mevzu kulluk borcu değil. günlük hayatın telaşı içinde günde beş vaktini namaza ayırabiliyor musun? önemli dünyevi(!) işlerini bırakıpta secdeye varabiliyor musun? mevzu bundan ibaret,yoksa allah’ın (veya inancınızın tanrısının) buna bir ihtiyacı yoktur.


ha bu arada yoga ve meditasyon yapan;olumlamalar yapan,bazı sayıların hikmetlerinden medet uman inançsız kişilerin duaya ve namaza laf söylemek gibi bir hakları yoktur. önce kendilerini bir sorgulasınlar. kendi kendileriyle çelişiyorlar.
devamını gör...

1963 istanbul doğumlu besteci, şarkıcıdır. bir dönem grup yorum solistliği yapmıştır.
efkan şeşen-yüreğim yangınlarda en sevdiklerimden. *
devamını gör...

"salarım ha!" tehdidi yapılıyor alttan alta. "bu yaptığımın karşılığını ne zaman vereceksiniz?" anlamını çıkardım ben.
bizi gördüğü yok kimsenin. millet açlıkla, sefaletle boğuşuyor ama devletin gördüğü yok.
devamını gör...

puşt hadi iyisin bu sene de ölmedin demek istediğim başlıktır.
devamını gör...

2006 skoda octavia.
devamını gör...

yine birgün böyle kahvedeyız. "abi gel holdingin başına geç" dediler. "hayır" dedim. "tüm holdingi istiyorum, öyle kıytırıktan müdürlük tarzı ayak işlerine gelemem" deyip elimin tersiyle teklifi reddedip herifleri de kovdum.
devamını gör...

(bkz: uçurulacak başlıklar)
devamını gör...

açılımı ''anadolu medeniyetleri araştırma merkezi'' olan kurum.
online olarak verilen yaz programından 500 dolar isteyen kurum aynı zamanda. ben de şikayet etmeye geldim. zoom üzerinden yapılacak programa neden 500 dolar vereyim. dolar bir de.
''arkeolojik varlıkların korunması ve kurtarılması'' isimli ücretsiz bir programları da var ayrıca. yılda dört kere başvuru alıyorlar sanırım, ondan faydalanmıştım.
dolar ama. dolar ne demek ya. ona takıldım biraz...
devamını gör...

soğuk duvar çıplak ayak dayamak. muhteşem bir his değil mi ama.
devamını gör...

efsane olarak kabul edilen üç samuraydan birisidir. aynı zamanda ''son samuray'' olarak da adlandırılmaktadır.. 2003 yılında gösterime giren ''the last samurai'' adlı filmdeki ''katsumoto.'' karakteri, tokomori'den esinlenerek oluşturulmuştur.

takamori düşük rütbeli bir samurayın oğlu olarak dünyaya geldi. şogunları ölünce itibarını kaybetti ve adaya sürgün olarak gönderildi. sonrasında bir daimyo'nun ordusuna katılarak itibarının iadesi mücadele etti. itibarının iadesinden sonra ise hızla yükselerek, geçici hükümetlerde görev yaptı. ancak değişimin hızına ayak uydurmadı. hükümetteki görevinden istifa ederek, memleketi kagoshima'ya dönerek burada özel bir samuray okulu kurdu.

eski samuray geleneğini ve öğretisini onurlandırmak niyetindeydi. en azından tarihe bu şekilde bir iz bırakmak istiyordu. ancak işler onun düşündüğü gibi gitmedi. bir grup isyancı samuray ayaklanma başlattı. silah ve mühimmat depolarını ele geçirdi. ve takamori'yi liderleri ilan ettiler.

isyan haberinin duyulması ile birlikte japonya'nın dört bir yanından samuraylar takamori'nin yanına kogoshima'ya akın etmeye başladı. böylece takamori isteksizce dahi olsa, onun etrafında toplanan samurayların başına geçmek durumunda kaldı. sadakat buşido'nun en önemli ilkelerinden biriydi ve ona sadakatlarını sunan binlerce savaşçıyı yarı yolda bırakamazdı.

kalabalık gittikçe arttı. yanındaki adam sayısı 40 binlere ulaşmıştı. bu her ne kadar yüksek bir sayı olarak gözükse dahi modernize edilmiş hükümet ordusunun sayısı 300 binleri aşıyordu. bu dönemde samurayların kılıç taşıması yasaklanınca dananın kuyruğu kopmuş oldu.

isyancı samuraylar kumamoto kalesine baskın yaptılar ve kaleyi kuşattılar. 2 gün süren kuşatma sonucunda başarılı olamadılar. takviye kuvvetlerin intikaliyle birlikte geri çekilmek zorunda kaldılar.

ayaklanma 6 ay kadar sürdü. takamori ve adamları zaman zaman başarılı olsalar da, hükümetin modern silahları karşısında çaresiz kalıyorlardı. burada bir parantez açmak lazım; son samuray filminde olaylar epik şekilde anlatılmıştır. samurayların asla ve kata ateşli silah kullanmadıkları bir senaryo karşımıza çıkar. oysa takomori ve isyancı samuraylar, eski dahi olsa bu isyanda ateşli silahlar kullanmışlardır. buradaki temel mevzu japon yönetiminin ''samuray öğretisi''ni ortadan kaldırılmak istemesi ve samuray'ları tehlikeli olarak lanse etmeye başlamasıdır. ki bu algı çalışmaları takomori memleketi kagoshima'ya döndüğü andan itibaren yoğunlaşmıştır.

neyse efendim bir dizi çarpışmanın ardından samurayların sayısı gittikçe azalmaya başlamıştı. imparatorluk kuvvetlerine her ne kadar büyük zaiyatlar verdirmiş olsalar da, ordu bu zaiyatları kısa sürede giderebiliyordu. samuraylar tükeniyordu...

shimroyma'daki bir dağ kalesine baskın düzenleyerek, burayı ele geçirdiler. hükümet kuvvetlerinin samurayların yerini saptaması bir kaç gün sürecekti. takomori sonlarının kanlı bir biçimde olacağını biliyordu. en yakın arkadaşlarını etrafında toplayarak bir sake partisi verdi. hayatının son gecesinde saat üç sularında imparatorluk ordusu kaleye hücum etti. samuraylar bu saldırıyı püskürttüler. ancak geride sadece 40 samuray kalmıştı. takamori ciddi yaralar almıştı. buşido'yu takip etti. ve seppuku yaparak yaşamına son verdi.

liderlerini kaybeden ve savaşabilecek durumda olan diğer samuraylar ise atlarına atlayarak, kılıçlarını savurarak, intihar hücumu yaptılar. kurşunların üzerine yürüdüler...

bir dönem böylece sona erdi. arkalarında onur, cesaret ve sadakatten oluşan bir miras bıraktılar.

diğer iki büyük samuray üstadı için (bkz: miyamoto musashi) (bkz: minamoto tametomo)
devamını gör...

sarma,mantı gibi yemekler yapmak
çok güzeller ama zahmetli yemekler yani üşeniyorum.
devamını gör...

1949 yılında doğan, 1984 yılında miami vice dizisindeki gizli polis sonny crockett ile şöhrete ulaşan, zamanın yakışıklı, şimdinin karizmatik oyuncusu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir metreden uzaktaki her şeyi flu görmektir. üstüne birde astigmat eklenince gözlüksüz mimik dahi görememektir.
yıllardır, iyice görebilmek için kıstığım gözlerimden kaynaklanan baş ağrılarımın sebebi olan, gözlük kullanınca kurtulduğum rahatsızlığım.
allahtan evde gözlük takmadan yaşayabiliyorum.
fotoğraf sanatçısı philip barlow miyop insanların dünyayı nasıl gördüğünü göstermiş.
nası duygulandım, abi beni anlamış sağolsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

böyle yapıyorum, eklemek istediğim bir şey varsa da belirtiyorum.
devamını gör...

herkese gönülden bir günaydın*.
gününüzden güzellik, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
devamını gör...

böyle durumlarda biraz hayattan ve insanlardan uzaklaşmak gerekir.
bu uzaklaşmalar bir şeyleri öğrenmek ve keşfetmek için bir fırsat olmalı. derdi olanları, anlatacak bir şeyleri olanları okuyup dinlemek iyi gelebilir.
bir hareketin, felsefenin, teknolojinin vb başlangıç noktasını veya köklerini, zaman içinde nasıl bir seyir izlediğini incelemek heyecan verici olabilir.
insan bu nasıl oldu? nasıl gelişti diye sormayı bıraktığında anlamsızlaşır. öğrenmek güzeldir.. keşke bu söylediklerimi ben de yapabilsem. ama tavsiyelerime kulak veriyorum ufaktan ufaktan.
devamını gör...

iyi çocuktur severim. her daim gülümseten yazar. abi sni çok seviyorum hayranımsın
devamını gör...

becerebildiğim halde şiir yazmamak hobim mesela.
genelde gitar çalarım kafa sallarım. piyanoya oturur bildiğim şarkıları çalar kalkarım. sazı elime alır neşet ertaş'ı yad ederim. bol bol uyurum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim