gece yemek yemek
(bkz: makarna perileri)
devamını gör...
aşk acısı çekip raid içmek üzere olan gregor samsa'nın boşver oğlum sana kız mı yok diyen kankası
"boşver oğlum kız zaten çıyandı, sen hamamböceğisin, farklı dünyaların insanlarısınız. bilmem anlatabildim mi.." diyerek teselli eden ve elindeki raid şişesini çöpe atan vefakar kankasıdır.
devamını gör...
mevlüt çavuşoğlu'nun protesto edilmesi
tuz koktu
devamını gör...
sis
tevfik fikret şiiri.
sarmış yine âfâkını bir dûd-ı munannid,
bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid.
tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh,
bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh;
bir tozlu ve heybetli kesâfet ki nazarlar
dikkatle nüfûz eyleyemez gavrine, korkar!
lâkin sana lâyık bu derin sürte-i muzlim,
lâyık bu tesettür sana, ey sahn-ı mezâlim!
ey sahn-ı mezâlim…evet, ey sahne-i garrâ,
ey sahne-i zî-şâ'şaa-i hâile-pîrâ!
ey şa'şaanın, kevkebenin mehdi, mezârı
şarkın ezelî hâkime-i câzibedârı;
ey kanlı mahabbetleri bî-lerziş-i nefret
perverde eden sîne-i meshûf-ı sefâhet;
ey marmara'nın mâi der-âguuşu içinde
ölmüş gibi dalgın uyuyan tûde-i zinde;
ey köhne bizans, ey koca fertût-ı müsahhir,
ey bin kocadan arta kalan bîve-i bâkir;
hüsnünde henüz tâzeliğin sihri hüveydâ,
hâlâ titrer üstüne enzâr-ı temâşâ.
hâriçten, uzaktan açılan gözlere süzgün
çeşmân-ı kebûdunla ne mûnis görünürsün!
mûnis, fakat en kirli kadınlar gibi mûnis;
üstünde coşan giryelerin hepsine bî-his.
te'sîs olunurken daha, bir dest-i hıyânet
bünyânına katmış gibi zehr-âbe-i lânet!
hep levs-i riyâ, dalgalanır zerrelerinde,
bir zerre-i safvet bulamazsın içerinde.
hep levs-i riyâ, levs-i hased, levs-i teneffu';
yalnız bu… ve yalnız bunun ümmîd-i tereffu'.
milyonla barındırdığın ecsâd arasından
kaç nâsiye vardır çıkacak pâk u dirahşan?
örtün, evet, ey hâile… örtün, evet, ey şehr;
örtün ve müebbed uyu, ey fâcire-i dehr!..
ey debdebeler, tantanalar, şanlar, alaylar;
kaatil kuleler, kal'alı zindanlı saraylar;
ey dahme-i mersûs-i havâtır, ulu ma'bed;
ey gırre sütunlar ki birer dîv-i mukayyed,
mâzîleri âtîlere nakletmeye me'mûr;
ey dişleri düşmüş, sırıtan kaafile-i sûr;
ey kubbeler, ey şanlı mebânî-i münâcât;
ey doğruluğun mahmil-i ezkârı minârat;
ey sakfı çökük medreseler, mahkemecikler;
ey servilerin zıll-ı siyâhında birer yer
te'mîn edebilmiş nice bin sâil-i sâbir;
"geçmişlere rahmet!" diyen elvâh-ı mekaabir;
ey türbeler, ey herbiri pür-velvele bir yâd
iykâz ederek sâmit ü sâkin yatan ecdâd;
ey ma'reke-i tîn ü gubâr eski sokaklar;
ey her açılan rahnesi bir vak'a sayıklar
vîrâneler, ey mekmen-i pür-hâb-ı eşirrâ;
ey kapkara damlarla birer mâtem-i ber-pâ
temsîl eden âsûde ve fersûde mesâkin;
ey her biri bir leyleğe, bir çaylağa mavtın
gam-dîde ocaklar ki merâretle somurtmuş,
yıllarca zamandan beri, tütmek ne…unutmuş;
ey mi'delerin zehr-i tekâzâsı önünde
her zilleti bel'eyleyen efvâh-ı kadîde;
ey fazl-ı tabîatle en âmâde ve mün'im
bir fıtrata makrûn iken aç, âtıl ü âkim;
her ni'meti, her fazlı, her esbâb-ı rehâyı
gökten dilenen züll-i tevekkül ki.. mürâyi!
ey savt-ı kilâb, ey şeref-i nutk ile mümtâz
insanda şu nankörlüğü tel'in eden âvâz;
ey girye-i bî-fâide, ey hande-i zehrîn;
ey nâtıka-ı acz ü elem, nazra-i nefrîn;
ey cevf-i esâtîre düşen hâtıra: nâmus;
ey kıble-i ikbâle çıkan yol: reh-i pâ-bûs;
ey havf-i müsellâh, ki hasârâtına râci'
öksüz, dul ağızlardaki her şevke-i tâli';
ey şahsa masûniyyet ü hürriyyete makrûn
bir hakk-ı teneffüs veren efsâne-i kaanûn;
ey va'd-i muhâl, ey ebedî kizb-i muhakkak,
ey mahkemelerden mütemâdî sürülen hak;
ey savlet-i evhâm ile bî-tâb-ı tahassüs
vicdanlara temdîd edilen gûş-ı tecessüs;
ey bîm-i tecessüsle kilitlenmiş ağızlar;
ey gayret-i milliye ki mebgûz u muhakkar;
ey seyf ü kalem, ey iki mahkûm-ı siyâsî;
ey behre-i fazl ü edeb, ey çehre-i mensî;
ey bâr-ı hazerle iki kat gezmeye me'lûf;
eşrâf ü tevâbi', koca bir unsûr-ı ma'rûf;
ey re's-i fürûberde, ki akpak, fakat iğrenç;
ey taze kadın, ey onu ta'kîbe koşan genç;
ey mâder-i hicranzede, ey hemser-i muğber;
ey kimsesiz, âvâre çocuklar… hele sizler,
hele sizler…
örtün, evet, ey hâile… örtün, evet, ey şehr;
örtün ve müebbed uyu, ey fâcire-i dehr!...
sarmış yine âfâkını bir dûd-ı munannid,
bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid.
tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh,
bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh;
bir tozlu ve heybetli kesâfet ki nazarlar
dikkatle nüfûz eyleyemez gavrine, korkar!
lâkin sana lâyık bu derin sürte-i muzlim,
lâyık bu tesettür sana, ey sahn-ı mezâlim!
ey sahn-ı mezâlim…evet, ey sahne-i garrâ,
ey sahne-i zî-şâ'şaa-i hâile-pîrâ!
ey şa'şaanın, kevkebenin mehdi, mezârı
şarkın ezelî hâkime-i câzibedârı;
ey kanlı mahabbetleri bî-lerziş-i nefret
perverde eden sîne-i meshûf-ı sefâhet;
ey marmara'nın mâi der-âguuşu içinde
ölmüş gibi dalgın uyuyan tûde-i zinde;
ey köhne bizans, ey koca fertût-ı müsahhir,
ey bin kocadan arta kalan bîve-i bâkir;
hüsnünde henüz tâzeliğin sihri hüveydâ,
hâlâ titrer üstüne enzâr-ı temâşâ.
hâriçten, uzaktan açılan gözlere süzgün
çeşmân-ı kebûdunla ne mûnis görünürsün!
mûnis, fakat en kirli kadınlar gibi mûnis;
üstünde coşan giryelerin hepsine bî-his.
te'sîs olunurken daha, bir dest-i hıyânet
bünyânına katmış gibi zehr-âbe-i lânet!
hep levs-i riyâ, dalgalanır zerrelerinde,
bir zerre-i safvet bulamazsın içerinde.
hep levs-i riyâ, levs-i hased, levs-i teneffu';
yalnız bu… ve yalnız bunun ümmîd-i tereffu'.
milyonla barındırdığın ecsâd arasından
kaç nâsiye vardır çıkacak pâk u dirahşan?
örtün, evet, ey hâile… örtün, evet, ey şehr;
örtün ve müebbed uyu, ey fâcire-i dehr!..
ey debdebeler, tantanalar, şanlar, alaylar;
kaatil kuleler, kal'alı zindanlı saraylar;
ey dahme-i mersûs-i havâtır, ulu ma'bed;
ey gırre sütunlar ki birer dîv-i mukayyed,
mâzîleri âtîlere nakletmeye me'mûr;
ey dişleri düşmüş, sırıtan kaafile-i sûr;
ey kubbeler, ey şanlı mebânî-i münâcât;
ey doğruluğun mahmil-i ezkârı minârat;
ey sakfı çökük medreseler, mahkemecikler;
ey servilerin zıll-ı siyâhında birer yer
te'mîn edebilmiş nice bin sâil-i sâbir;
"geçmişlere rahmet!" diyen elvâh-ı mekaabir;
ey türbeler, ey herbiri pür-velvele bir yâd
iykâz ederek sâmit ü sâkin yatan ecdâd;
ey ma'reke-i tîn ü gubâr eski sokaklar;
ey her açılan rahnesi bir vak'a sayıklar
vîrâneler, ey mekmen-i pür-hâb-ı eşirrâ;
ey kapkara damlarla birer mâtem-i ber-pâ
temsîl eden âsûde ve fersûde mesâkin;
ey her biri bir leyleğe, bir çaylağa mavtın
gam-dîde ocaklar ki merâretle somurtmuş,
yıllarca zamandan beri, tütmek ne…unutmuş;
ey mi'delerin zehr-i tekâzâsı önünde
her zilleti bel'eyleyen efvâh-ı kadîde;
ey fazl-ı tabîatle en âmâde ve mün'im
bir fıtrata makrûn iken aç, âtıl ü âkim;
her ni'meti, her fazlı, her esbâb-ı rehâyı
gökten dilenen züll-i tevekkül ki.. mürâyi!
ey savt-ı kilâb, ey şeref-i nutk ile mümtâz
insanda şu nankörlüğü tel'in eden âvâz;
ey girye-i bî-fâide, ey hande-i zehrîn;
ey nâtıka-ı acz ü elem, nazra-i nefrîn;
ey cevf-i esâtîre düşen hâtıra: nâmus;
ey kıble-i ikbâle çıkan yol: reh-i pâ-bûs;
ey havf-i müsellâh, ki hasârâtına râci'
öksüz, dul ağızlardaki her şevke-i tâli';
ey şahsa masûniyyet ü hürriyyete makrûn
bir hakk-ı teneffüs veren efsâne-i kaanûn;
ey va'd-i muhâl, ey ebedî kizb-i muhakkak,
ey mahkemelerden mütemâdî sürülen hak;
ey savlet-i evhâm ile bî-tâb-ı tahassüs
vicdanlara temdîd edilen gûş-ı tecessüs;
ey bîm-i tecessüsle kilitlenmiş ağızlar;
ey gayret-i milliye ki mebgûz u muhakkar;
ey seyf ü kalem, ey iki mahkûm-ı siyâsî;
ey behre-i fazl ü edeb, ey çehre-i mensî;
ey bâr-ı hazerle iki kat gezmeye me'lûf;
eşrâf ü tevâbi', koca bir unsûr-ı ma'rûf;
ey re's-i fürûberde, ki akpak, fakat iğrenç;
ey taze kadın, ey onu ta'kîbe koşan genç;
ey mâder-i hicranzede, ey hemser-i muğber;
ey kimsesiz, âvâre çocuklar… hele sizler,
hele sizler…
örtün, evet, ey hâile… örtün, evet, ey şehr;
örtün ve müebbed uyu, ey fâcire-i dehr!...
devamını gör...
az bilinen güzel kelimeler
apricity. kış gününde ortaya çıkan güneş ışığı
basorexia: birini aniden öpme isteği
berceste: okunan bir yazının en tatlı en akılda yeri
bibliosmia: kitap kokusunu sevmek
cafuné: sevdiğinin saçlarını okşama isteği
cheiro no cangote: burnunun ucunu sevdiğinin boynunda nazikçe gezdirirken koklamak
cingulomania: bir kişiye sarılmak için duyulan büyük arzu
ehvenişer: kötülerin arasında en iyisi
eşbah: şen şakrak
euneirophrenia: rüyalardan sonra hissedilen huzur
fernweh: uzaklara gitmeyi istemek
flechazo: ilk görüşte aşk
gökotta. sabahın erken saatlerinde kuşları dinlemek için yürüyüş yapmak
gupse: candan, sevecen.
gümüşservi: geceleri ay'ın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm
ikigai: sabahları sizi yataktan kaldıran güç, yaşamak için bir neden
jayus: yapılan esprinin komikliğinden değil de kötülüğünden gülmek
lilav: karların erimesiyle ortaya çıkan su
lirik : esinle dolu, coşkulu.
mbuki mvuki: dans ederken içimizden geçen giysileri çıkarma dürtüsü
mudita: başkalarının sevinciyle mutlu olmak
natsukashii: nostalji hissi veren bir nesne yüzünden anıları yaşayıp keyiflenmek
nermdil: yumuşak dilli, merhametli
novatuirent: içinde bulunulan durumda güçlü bir değişim yaratma isteği
orenda: etrafımızdaki her şeye etki ederek dünyanın değişebileceğini düşünme,
perestiş: delicesine sevmek
petrichor: yağmur sonrası gelen güzel toprak kokusu
pluviofil: yağmuru çok seven
philocalist: güzel şeyleri keşfeden
philophobia: âşık olma korkusu
psithurism: rüzgarın, ağaçların ve yaprakların sesi
rayiha : güzel koku
redamancy: seni çok seven birini karşılıklı olarak çok sevme
retrouvailles: uzun bir ayrılıktan sonra sevdiğinle tekrar buluşmanın verdiği haz.
querencia: kendini en güçlü ve güvende hissettiğin yer
serendipçe: mutlu kaza
shinrin-yoku: doğa havasında huzur bulmak
sillage: sevdiğin biri gittikten sonra ardında bıraktığı koku.
sisu: en zor durumlar karşısında irade, kararlılık, azim göstermek
sukha: dış ortamdan etkilenmeden yaşanan özgün mutluluk
tahassür: yana yakıla özlemek
trouvaille: tesadüfen çok güzel bir şey keşfetmek.
uitwaaien: kafanı dinlemek için rüzgarda yürümek
utelips: güneşli havada açık alanda içecek keyfi
favori kelimem ise
mamihlapinatapai: iki insanın da yapmak istemediği, ancak ikisinin de söylemeye çekindiği için yapmamalarını umarak karşılıklı bakışmaları
basorexia: birini aniden öpme isteği
berceste: okunan bir yazının en tatlı en akılda yeri
bibliosmia: kitap kokusunu sevmek
cafuné: sevdiğinin saçlarını okşama isteği
cheiro no cangote: burnunun ucunu sevdiğinin boynunda nazikçe gezdirirken koklamak
cingulomania: bir kişiye sarılmak için duyulan büyük arzu
ehvenişer: kötülerin arasında en iyisi
eşbah: şen şakrak
euneirophrenia: rüyalardan sonra hissedilen huzur
fernweh: uzaklara gitmeyi istemek
flechazo: ilk görüşte aşk
gökotta. sabahın erken saatlerinde kuşları dinlemek için yürüyüş yapmak
gupse: candan, sevecen.
gümüşservi: geceleri ay'ın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm
ikigai: sabahları sizi yataktan kaldıran güç, yaşamak için bir neden
jayus: yapılan esprinin komikliğinden değil de kötülüğünden gülmek
lilav: karların erimesiyle ortaya çıkan su
lirik : esinle dolu, coşkulu.
mbuki mvuki: dans ederken içimizden geçen giysileri çıkarma dürtüsü
mudita: başkalarının sevinciyle mutlu olmak
natsukashii: nostalji hissi veren bir nesne yüzünden anıları yaşayıp keyiflenmek
nermdil: yumuşak dilli, merhametli
novatuirent: içinde bulunulan durumda güçlü bir değişim yaratma isteği
orenda: etrafımızdaki her şeye etki ederek dünyanın değişebileceğini düşünme,
perestiş: delicesine sevmek
petrichor: yağmur sonrası gelen güzel toprak kokusu
pluviofil: yağmuru çok seven
philocalist: güzel şeyleri keşfeden
philophobia: âşık olma korkusu
psithurism: rüzgarın, ağaçların ve yaprakların sesi
rayiha : güzel koku
redamancy: seni çok seven birini karşılıklı olarak çok sevme
retrouvailles: uzun bir ayrılıktan sonra sevdiğinle tekrar buluşmanın verdiği haz.
querencia: kendini en güçlü ve güvende hissettiğin yer
serendipçe: mutlu kaza
shinrin-yoku: doğa havasında huzur bulmak
sillage: sevdiğin biri gittikten sonra ardında bıraktığı koku.
sisu: en zor durumlar karşısında irade, kararlılık, azim göstermek
sukha: dış ortamdan etkilenmeden yaşanan özgün mutluluk
tahassür: yana yakıla özlemek
trouvaille: tesadüfen çok güzel bir şey keşfetmek.
uitwaaien: kafanı dinlemek için rüzgarda yürümek
utelips: güneşli havada açık alanda içecek keyfi
favori kelimem ise
mamihlapinatapai: iki insanın da yapmak istemediği, ancak ikisinin de söylemeye çekindiği için yapmamalarını umarak karşılıklı bakışmaları
devamını gör...
adana
türkiye'nin yanılmıyorsam 5. büyük şehri. ılıman bir iklime sahiptir. insanları fevridir ama çok sıcak kanlıdır. tam bir öğrenci şehridir ev fiyatları hariç. güzel yerdir günümüz türkiye şartlarında, gidip bir daha gelinmemesi gereken bir yerdir.
devamını gör...
hiç yapılmadığı için gurur duyulan şeyler
dünya kadar doğum günü mesajlarını emoji doldurup instada tek tek paylaşmadığım için gerçekten kendimle gurur duyuyorum.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
akıp gidiyor zaman haybeye mesai şarampoldeyim yüküm ağır.
devamını gör...
yaş ilerledikçe amatör sevgili bulmanın zorlaşması
ya üzgünüm ama içimde tutamayacağım. sevgili bulabildiniz de amatörünü mü arar oldunuz? tanımlarınızda bahsettiğiniz cinselliğin hayatınızda var olmadığını çok iyi biliyoruz. yokluktan dilinize vurmuş resmen. nefes alan kadın bulabilseniz öpüp başınıza koyacak derecede abazan olduğunuz apaçık ortada.
burada yok öyle seviştim yok sevişmek böyledir şöyledir diye nutuk çekenlerin, 'hayatımdan seks eksik olmaz' kafalarında olanların gerçek hayatında full elizabeth olduğunu biliyoruz. zaten cinsel hayatınız bu kadar aktif olsa, sözlükte bile sexting yapacak insan aramazsınız. bırakın bu ayakları cidden komik oluyorsunuz. nasıl olsa burda ne atıp tutsanız kimse sorgulamaz ya hani, bol keseden sallıyorsunuz. gülüyorum halinize. gizli abazalar sizi.
burada yok öyle seviştim yok sevişmek böyledir şöyledir diye nutuk çekenlerin, 'hayatımdan seks eksik olmaz' kafalarında olanların gerçek hayatında full elizabeth olduğunu biliyoruz. zaten cinsel hayatınız bu kadar aktif olsa, sözlükte bile sexting yapacak insan aramazsınız. bırakın bu ayakları cidden komik oluyorsunuz. nasıl olsa burda ne atıp tutsanız kimse sorgulamaz ya hani, bol keseden sallıyorsunuz. gülüyorum halinize. gizli abazalar sizi.
devamını gör...
kedi tüylerinin her yerimizden çıkması
sevgili kedim shake’i sürekli tımarlamama ve etrafı makinayla almama rağmen yaşadığım problem. tüm iç çamaşırlarımın, kıyafetlerimin içi dışı koltuğun üstü her yerdeler her yerde *.çıldırmamak için direniyorum. kaşındırması yok mu bir de *
devamını gör...
takipçileri görmek
kafa sözlük golf kulübü üyelerinin eriştiği bir ayrıcalık. fakirler de işte bilmiyor kim takip ediyor kendilerini, heyecan yapıyorlar. dur puro yakıp fakirleri okuyayım viskimi de yudumlarken.
devamını gör...
5 ağustos 2021 somali'ye 30 milyon dolar hibe edilmesi
hazal bunu eklemeyi unutmuşsun.
geçtiğimiz günlerde orman yangınlarıyla mücadele edilen bölgelerimizden antalya'da açıklama yapan dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu "valiliğimiz antalya’da bir hesap açıyor. bu hesabı da kendileri duyuracaktır. duyarlı vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. milletimiz cömerttir. elinden gelen desteği her zaman yapar" demişti.
geçtiğimiz günlerde orman yangınlarıyla mücadele edilen bölgelerimizden antalya'da açıklama yapan dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu "valiliğimiz antalya’da bir hesap açıyor. bu hesabı da kendileri duyuracaktır. duyarlı vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. milletimiz cömerttir. elinden gelen desteği her zaman yapar" demişti.
devamını gör...
türk halkının cahil kalma nedeni
kimilerine göre yazı devrimidir. bir gecede cahil bırakıldık yalanına inanan azımsanmayacak kadar çok insan var. sanki devrim öncesi çok okunup yazılıyormuş gibi.
(bkz: osmanlı türkçesi)
(bkz: osmanlı türkçesi)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
ajansı dinliyorum
devamını gör...
ibb'nin mobil ekmek satışının yasaklanması
günde 1 ekmek alan için ekmeğin 1 ya da 2 lira olması fark etmeyebilir çünkü bir ekmek alanın katığı çoktur ve ekmeği doymak için almıyordur. oysa günde 5 ya da 10 ekmek alan için 25 kuruş fark eder çünkü katığı azdır ve ekmeği çok yiyerek doyar.
1 liralık ekmekten günde 10 ekmek alan günde 10 lira kar eder ve ay sonunda 300 lirayı başka bir amaçla kullanabilir. bu insanların ekmeğin yanında beş kap yemekleri, çeşit çeşit peynirleri, zeytinleri, salamları, sucukları yok.
mobil araçla ekmek satışı yasaksa tarım bakanlığı ekmeğin fiyatını yarıya indirsin o halde.
1 liralık ekmekten günde 10 ekmek alan günde 10 lira kar eder ve ay sonunda 300 lirayı başka bir amaçla kullanabilir. bu insanların ekmeğin yanında beş kap yemekleri, çeşit çeşit peynirleri, zeytinleri, salamları, sucukları yok.
mobil araçla ekmek satışı yasaksa tarım bakanlığı ekmeğin fiyatını yarıya indirsin o halde.
devamını gör...
renkli mahlasın 30 gün sürmesi
30 gün falan önemli değil. renk yeşil. hem de kötü bir yeşil. almak istiyorum elim gitmiyor.
devamını gör...
şekersiz kahve
alışması biraz zor ama alıştıktan sonra şekerli kahvenin tadı kahve gibi gelmemeye başladı bana. şekersiz içince kahvenin tadı, aroması, kokusu, her şeyi değişik ve daha güzel geliyor sanki.
devamını gör...


