avrupa yakası
anadolu'dan kop gel düz git
ankara'yı geç sağ dön
bursa'nın biraz yukarsı
altunizade'den sonra köprünün hemen aşağısı
avrupa yakası
babamın otoritesini geç
annemin damat takıntısı
abimin şöhret sevdasııı
gençliği solla
kariyeri fulle
çayınıda demle
son durak
avrupa yakası
avrupa yakası
avrupaaaa yakasııııııı
devamını gör...
tarkan
mexico city'den los angeles'e, paris diskolarından moskova caddelerine kadar dünya zirvelerinde dolaşmış olan mega star.
devamını gör...
haklısın
tartışma esnasında (birkaç sefer söylemek suretiyle) karşıdakini çılgına çeviren, çemkirdikçe çemkirmesine sebep olan nefis kelime. yapıyorum bunu, evet. *
devamını gör...
uzun ilişki sonrası ilişkilerin kısa süreli olması
kortizol; sizi ölümden kurtarmaya çalışan hormondur ve bunu başarmak için size bir şey yapmazsanız ölecekmiş gibi hissetirir. arabanın yavaşça yoldan çıktığını ya da ütüyü fişte unuttuğunuzu fark ettiğinizde aniden yükselen kortizoldür. genlerin devamı da beyin için hayatta kalmak gibidir; çünkü tüm atalarınız genlerini devam ettirmiştir. dolayısıyla sevgilinizden ayrılmanızı zorlaştıran his de kortizoldür. ayrılık acısının nedeni de, tekrar dönmek istemenize neden olacak kadar bir şeyler yapma isteği de aynıdır.ancak şu ki; bir şeyi yapmadığınız için ölmediğinizde kortizolün konuya tavrı değişir. tekrarlanan olayda artık eskisi kadar salgılanmaz. dolayısıyla büyük bir ilişkiden ayrılmak zorken; sonraki ayrılıklarda kortizolün bir şey yapma baskısını hissetmezsiniz. gelelim bu bilgi ile hayatınızı nasıl değiştirebileceğinize. atalarınızın asla maruz kalmadığı kadar bilgiye maruz kalmanız yüzünden milyonlarca detayla başa çıkamayan beyninizde kortizol daima yüksektir. buna "stres" denir.ve stres anlarınızda yaptığınız için kendinizi iyi hissettiren davranışlar çoktan alışkanlıklara, obsesyonlara dönüşmüştür. bu yüzden bunları bırakmaya çalıştığınızda kortizol yükselir. akşam cips yemeyi bırakmak, bahis oynamayı bırakmak vs. kortizol nedeniyle çok zordur.l.g.breuning; kortizol ile ilgili müthiş bir öneri getirir; hiçbir şey yapmamak. beyninize bir şeyi yapmadığınızda ölmeyeceğinizi gösterin. kortizolün düşmesini bekleyin, ki elbet düşecektir. bir kez düşürdüğünde artık kazanmaya doğru gider; alışkanlıklardan kurtulursunuz.
devamını gör...
uzaylı danilo
aklıma danilo zanna'yı getirdiği için otomatikman sempati duyduğum yazar.
kimse de hoş geldin dememiş, hoş geldin uzaylı danilo.
ayrıca bugün doğum günüymüş sevgili yazarın. buradan da kutlayayım, mutlu yıllar!
kimse de hoş geldin dememiş, hoş geldin uzaylı danilo.
ayrıca bugün doğum günüymüş sevgili yazarın. buradan da kutlayayım, mutlu yıllar!
devamını gör...
ask.fm
bir zamanlar herkesin radyo sandığı site. ne güzel anılarım vardı bu sitede.
devamını gör...
yazarların mutluluk tanımı
sağlıklıyım, ailem sağlıklı, hayallerim var ve bunu gerçekleştirmek için var olan güce sahibim.
kendini arayış evresini geçip, kendini tanımış ve kendini seven bir insanım. iyi bir insan olmak için elimden geleni yapıyor ve bunu başardığıma inanıyorum. sevdiklerim hala hayatta..
kendini arayış evresini geçip, kendini tanımış ve kendini seven bir insanım. iyi bir insan olmak için elimden geleni yapıyor ve bunu başardığıma inanıyorum. sevdiklerim hala hayatta..
devamını gör...
19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı
bütün sözlük yazarlarının ve türk insanlarının bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. umarım bir daha atamın bizleri kurtarmak için çıktığı yolculuk zamanları gibi dönemleri yaşamayız.
devamını gör...
sivas katliamı
omurgasız, gerici, yobazlar tarafından yakılan aydınlarımızla beraber hem kalbimize gem tarihimize düşen kara lekelerden biri.
yüreği lağım çukurundan daha pis olan bu canlıların hala aramızda yaşıyor olması da bir diğer acımız...
yüreği lağım çukurundan daha pis olan bu canlıların hala aramızda yaşıyor olması da bir diğer acımız...
devamını gör...
unutulmaz yeşilçam replikleri
“ -elini tuttum, sıcacıktı; sanki yüreği elimdeymiş gibi.”
al yazmalım
devamını gör...
pkk'lıların cesetlerine uygulanan işkence
psikolojik bunalımının üstünü pkk ile örtmeye çalışan yazar arkadaşımızın açtığı başlık. psikolog adayı olduğumu belirterek kendisine dilerse en yakın meslektaşıma yönlendirebilirim.
devamını gör...
iki gün sonra sana elektrik yok demek
akp döneminde gerçekleşendir. kime elektrik yokmuş 24 ocak 2022 günü bizim bakkala mı? hayır, koca koca organize sanayi bölgelerine, entegre tesislere. 72 saatlik kesintiler. bursa, eskişehir, izmir, antalya ve daha birçok ilde üretimi durduracaklar; otomotivden yoğurt ambalajına kadar hatta peynir ve sucuğa kadar bir sürü şey üretilmeyecek. gülşen'in donu da üretilmeyecek; başörtülü bacımın eşarbı da. çünkü şahlanıyozz! ankara'daki ostim de çalışmayıversin bir iki gün canım çünkü şahlanıyoz.
teiaş açıklamayı osb’lere yazı göndermeden, telefon aracılığıyla yaptı. ancak osb’ler durumu sanayicilere yazı ile duyurdu. telefonla yapılan ilk bilgilendirmede kısıtlamanın pazartesi, çarşamba, perşembe tam gün olacağı belirtildi. sanayiciden gelen tepkiler üzerine enerji ve tabi kaynaklar bakanı fatih dönmez’in konuya müdahalesi sonucu kesinti günleri ardışık hale getirildi. pazartesi, salı çarşamba tam gün olarak değiştirildi.
bunu ne zaman bildiriyorlar peki? 22 ocak 2022 tarihinde. telefonla arıyorlar osb'leri buradan önünde koskoca bir pazar günü var hammaddeni falan git kurtar deniliyor. günde 400 ton süt alan antalya osb'ye diyor bunu.
bazı osb'lerde sms yollanıyor şu gün denmişti ama tarih revize edildi denilerek. buradan
ek: tahminim şu yönde özellikle muhalefetin yönettiği büyükşehir belediyelerinde aynı anda meskenlerde de arıza, bakım denilerek elektrik kesintisi yapılacak. vatandaş kendi derdine düşeceğinden sanayicilerin sesini kimse duymayacak yarın ve takip eden günlerde.
teiaş açıklamayı osb’lere yazı göndermeden, telefon aracılığıyla yaptı. ancak osb’ler durumu sanayicilere yazı ile duyurdu. telefonla yapılan ilk bilgilendirmede kısıtlamanın pazartesi, çarşamba, perşembe tam gün olacağı belirtildi. sanayiciden gelen tepkiler üzerine enerji ve tabi kaynaklar bakanı fatih dönmez’in konuya müdahalesi sonucu kesinti günleri ardışık hale getirildi. pazartesi, salı çarşamba tam gün olarak değiştirildi.
bunu ne zaman bildiriyorlar peki? 22 ocak 2022 tarihinde. telefonla arıyorlar osb'leri buradan önünde koskoca bir pazar günü var hammaddeni falan git kurtar deniliyor. günde 400 ton süt alan antalya osb'ye diyor bunu.
bazı osb'lerde sms yollanıyor şu gün denmişti ama tarih revize edildi denilerek. buradan
ek: tahminim şu yönde özellikle muhalefetin yönettiği büyükşehir belediyelerinde aynı anda meskenlerde de arıza, bakım denilerek elektrik kesintisi yapılacak. vatandaş kendi derdine düşeceğinden sanayicilerin sesini kimse duymayacak yarın ve takip eden günlerde.
devamını gör...
kızıl nelson'un her entrysini şikayet eden insan
karşısında beni bulacak insandır. kızıl nelson'un tırnağına zarar gelmesine dahi müsamaha göstermem zira. kızıl nelson'la bir alıp veremediği varsa benimle iletişime geçsin hemen, ona dünyanın kaç bucak olduğunu göstermezsem şerefsizim. entry şikayet etmek de neymiş!
devamını gör...
genç werther'in acıları
türkçeye "genç werther'in acıları (kitap) olarak çevrilmiştir. johann wolfgang von goethe bu kısacık mektup romanı 25 yaşında, 2 haftada yazmıştır. o yaşta bu denli yoğun yazıyor oluşu, aslında içine attığı yoğun aşkın bir dışavurumuydu da. (umarım ben de kitabımı tutkulu bir şekilde yazıp bitirebilirim.) ayrıca belki de werther dünya tarihinde en çok atıf yapılan roman karakterleri arasında ilk 5'tedir. (belki 10'da...) ilki zaten raskolnikov... muhtemelen ikincisi sherlock holmes'tur. fakat werther... edebiyatta bahsedilmesi gereken kilit karakterlerdendir. hele de yazarı goethe olunca. hele de goethe, edebiyatta miguel de cervantes'in don quijote (kitap)'undan ve william shakespeare'in hamlet (kitap)'inden sonra ve fyodor mihayloviç dostoyevski'nin ise yeraltından notlar (kitap)'ından önce yazmış olduğu faust (kitap)'a yönelik önemli ayrıntılar taşımaktaysa. (ki dostoyevski'nin goethe'den etkilendiğini söylemeye gerek yoktur, sanıyorum.) edebiyatın kaderini değiştiren bu dört yazarın bu dört kitabını göz önüne alırsak, goethe'nin dehasının ne denli görkemli olduğunu görebiliriz! hem goethe'nin yaşamına bakıldığında sadece edebiyatta "buluş"lara imza atmamıştır. doğayla haşır neşir bir isim ve bir hukukçu olan goethe, belki reform denilebilecek önemli işlere imza atmıştır.
elbette goethe'nin uzun ve deyim yerindeyse tutkulu yaşamını burada anlatmaya dilim yetmez. konumuz ise genç werther. werther salgını'na neden olan werther... onun yüreciğinden geçen her bir ayrıntıyı biz insanlar olarak benliğimizde taşırız. belki bir yeraltı adamı değildir ama onun da bildiği ayrıntıları bütün varlığıyla özümser. acı çeker! hanımlar, beyler! acı çeker! bizler gibi!.. o yüzden okuduğumuzda bu denli iyi anlayabiliriz onu. tabii arthur schopenhauer olsak muhtemelen werther'e kızıp "ne kadar da zavallı! aşkın kendisini böylesine yakmasına izin verebiliyor!" derdik. ama konu aşk olunca bizim ihtiyara bakmamak lazım. freudyen yaklaşmak her türlü daha doğru olur, diye düşünmekteyim. her neyse. kısa kesip alıntıları paylaşayım. benim anlatmamdansa werther kendini anlatsın. kayda değer gördüğüm her cümleyi yazmak istedim. hem nihat ülner çevirisi güzeldir, her ne kadar orijinal dilinde okumak ile kıyaslanamasa da.
--- alıntı ---
"evet wilhelm, bazen bir an için kalkıp gitme, bağları koparma cesareti buluyorum kendimde, keşke nereye gideceğimi bilsem! herhalde giderdim."
"efkarlı olduğu halde mutsuzluğunu gizleyebilecek, yakınlarının neşesini yok etmeden onu kendi başına üstlenebilecek kadar kişilik sahibi olan tek bir insan gösterin bana."
"kendime, "sen, bulamayacağı şeyleri arayan bir ahmaksın," diyorum."
"boşuna uzatır kollarını ona, sabahları, ağır rüyalardan ağarırken, beyhude arar onu geceleri yatağında, mutlu safiyane bir düş onu aldatınca, çayırda onun yanında oturup, binlerce öpücükle onu örtüyormuşçasına. ah, uyku sersemi sendeleyerek el yordamıyla ona, sabah yatağındaki bütün güzelliğine yürüyüp, kendine gelince basınç altındaki kalbinden gözyaşı selleri akar ve karanlık bir geleceğe bakarak umarsız boşluğa dalar."
"bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?"
"insan aslında karmaşık bir varlık değil. çoğunluğu zamanının büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. işte insanın değişmez yazgısı!"
"yetişkinler de çocuklar gibi bu dünyada oradan oraya sürükleniyorlar ve onlar gibi nereden gelip nereye gittiklerini bilmiyorlar..."
"sonsuz olan yalnızca doğanın zenginliği ve büyük sanatçıyı yalnızca o yetiştiriyor."
"sevgili wilhelm, insanda hem uzaklara gitmek, yeni keşifler yapmak, gezip dolaşmak, hem de sınırlamalara gönüllü olarak boyun eğmek, alışkanlıkların açtığı yolda ilerlerken sağa sola sapmamakla ilgili dürtüler konusunda çok kafa yordum."
"bahçeden kopardığı bir baş lahanayı sofraya koyan insanın basit ve saf mutluluğunu kalbim hissedebiliyorsa, keyfime diyecek yoktur, çünkü o yalnızca lahanayı değil, bütün güzel günleri, onu ektiği o tatlı sabahı, suladığı o tatlı akşamları da sofraya koymuş olur, lahananın günbegün büyümesi ona haz verdiği için her şeyin tadına bir anda yeniden varır."
"biz insanlar güzel günlerin azlığından, kötü günlerinse çokluğundan sık sık yakınırız, bana kalırsa bu doğru bir bakış açısı değil. tanrı'nın bize her gün sunduğu güzel şeylerin tadını çıkaracak kadar kalbimizin kapıları açık olursa, başımıza gelen kötü şeylere katlanacak gücümüz olur."
"kesin olan şu ki, mutluluğumuzdan yalnızca kalbimiz sorumlu."
"yalnızca empati kurduğumuzda bir konuyla ilgili olarak konuşabilme onuruna sahip oluruz."
"ilk anlatılana hazırızdır, insan aşırı serüven kokan bir şeye bile ikna edilebilir durumdadır; bu çok çabuk öyle kalıcı olur ki, bunu silip yok etmek isteyenin vay haline!"
"her şeyi kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden etkileniyor kuşkusuz."
"oysa bütün zafiyetlerimiz ve dertlerimizle yolumuzdan sapmadan çalışmaya devam etsek, başkalarının yelkenleri ve kürekleriyle ilerlediği yolda biz dolaşıp zikzaklar çizdiğimiz halde öne geçtiğimizi sıklıkla göreceğiz."
"ruh sükûneti muhteşem bir şey, kendinden hoşnut olmak da aynı şekilde. sevgili dostum, keşke çok değerli bir mücevher olan bu duygu, güzel ve paha biçilmez olduğu kadar kırılgan olmasa."
"ben şimdi okula giden her çocuğun bildiği bir şeyi, yani dünyanın yuvarlak olduğunu tekrarlasam, bunun bana bir yararı olur mu? üzerinde zevkle yaşamak için insanın sadece biraz toprak parçasına, altında huzurla yatmak için de bundan daha azına ihtiyacı var."
"bu aşk, bu sadakat, bu tutku edebi bir kurmaca değil. yaşanan, eğitimsiz, kaba dediğimiz insanların arasında tüm saflığıyla var olan bir şey. ya biz eğitimliler- çarpık eğitilmişliler!"
"ah, insan öyle fani ki, yaşadığından gerçekten emin olduğu bu dünyada bile, varlığının tek bir gerçek iz bıraktığı bu dünyada bile, sevdiklerinin ruhunda ve hatıralarında o da sönüp kaybolacak, hem de çok çabuk!"
"engellerle dolu yolda topuklarını parçalayan her adım endişeli ruhunu rahatlatan bir damladır, sınırlarını zorlayan her günkü yolculuktan sonra bu yürek birçok bunalımdan kurtulmuş halde yatağına uzanır."
"kaderin bize zaman zaman bağışladığı sevinci de birbirimizden esirgiyoruz!"
"bütün dünya, benim için yalnızca seninle ilintili olduğu ölçüde varlık kazandı."
"bildiklerimi herkes bilebilir; yüreğimdir, yalnızca bana ait olan."
--- alıntı ---
elbette goethe'nin uzun ve deyim yerindeyse tutkulu yaşamını burada anlatmaya dilim yetmez. konumuz ise genç werther. werther salgını'na neden olan werther... onun yüreciğinden geçen her bir ayrıntıyı biz insanlar olarak benliğimizde taşırız. belki bir yeraltı adamı değildir ama onun da bildiği ayrıntıları bütün varlığıyla özümser. acı çeker! hanımlar, beyler! acı çeker! bizler gibi!.. o yüzden okuduğumuzda bu denli iyi anlayabiliriz onu. tabii arthur schopenhauer olsak muhtemelen werther'e kızıp "ne kadar da zavallı! aşkın kendisini böylesine yakmasına izin verebiliyor!" derdik. ama konu aşk olunca bizim ihtiyara bakmamak lazım. freudyen yaklaşmak her türlü daha doğru olur, diye düşünmekteyim. her neyse. kısa kesip alıntıları paylaşayım. benim anlatmamdansa werther kendini anlatsın. kayda değer gördüğüm her cümleyi yazmak istedim. hem nihat ülner çevirisi güzeldir, her ne kadar orijinal dilinde okumak ile kıyaslanamasa da.
--- alıntı ---
"evet wilhelm, bazen bir an için kalkıp gitme, bağları koparma cesareti buluyorum kendimde, keşke nereye gideceğimi bilsem! herhalde giderdim."
"efkarlı olduğu halde mutsuzluğunu gizleyebilecek, yakınlarının neşesini yok etmeden onu kendi başına üstlenebilecek kadar kişilik sahibi olan tek bir insan gösterin bana."
"kendime, "sen, bulamayacağı şeyleri arayan bir ahmaksın," diyorum."
"boşuna uzatır kollarını ona, sabahları, ağır rüyalardan ağarırken, beyhude arar onu geceleri yatağında, mutlu safiyane bir düş onu aldatınca, çayırda onun yanında oturup, binlerce öpücükle onu örtüyormuşçasına. ah, uyku sersemi sendeleyerek el yordamıyla ona, sabah yatağındaki bütün güzelliğine yürüyüp, kendine gelince basınç altındaki kalbinden gözyaşı selleri akar ve karanlık bir geleceğe bakarak umarsız boşluğa dalar."
"bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?"
"insan aslında karmaşık bir varlık değil. çoğunluğu zamanının büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. işte insanın değişmez yazgısı!"
"yetişkinler de çocuklar gibi bu dünyada oradan oraya sürükleniyorlar ve onlar gibi nereden gelip nereye gittiklerini bilmiyorlar..."
"sonsuz olan yalnızca doğanın zenginliği ve büyük sanatçıyı yalnızca o yetiştiriyor."
"sevgili wilhelm, insanda hem uzaklara gitmek, yeni keşifler yapmak, gezip dolaşmak, hem de sınırlamalara gönüllü olarak boyun eğmek, alışkanlıkların açtığı yolda ilerlerken sağa sola sapmamakla ilgili dürtüler konusunda çok kafa yordum."
"bahçeden kopardığı bir baş lahanayı sofraya koyan insanın basit ve saf mutluluğunu kalbim hissedebiliyorsa, keyfime diyecek yoktur, çünkü o yalnızca lahanayı değil, bütün güzel günleri, onu ektiği o tatlı sabahı, suladığı o tatlı akşamları da sofraya koymuş olur, lahananın günbegün büyümesi ona haz verdiği için her şeyin tadına bir anda yeniden varır."
"biz insanlar güzel günlerin azlığından, kötü günlerinse çokluğundan sık sık yakınırız, bana kalırsa bu doğru bir bakış açısı değil. tanrı'nın bize her gün sunduğu güzel şeylerin tadını çıkaracak kadar kalbimizin kapıları açık olursa, başımıza gelen kötü şeylere katlanacak gücümüz olur."
"kesin olan şu ki, mutluluğumuzdan yalnızca kalbimiz sorumlu."
"yalnızca empati kurduğumuzda bir konuyla ilgili olarak konuşabilme onuruna sahip oluruz."
"ilk anlatılana hazırızdır, insan aşırı serüven kokan bir şeye bile ikna edilebilir durumdadır; bu çok çabuk öyle kalıcı olur ki, bunu silip yok etmek isteyenin vay haline!"
"her şeyi kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden etkileniyor kuşkusuz."
"oysa bütün zafiyetlerimiz ve dertlerimizle yolumuzdan sapmadan çalışmaya devam etsek, başkalarının yelkenleri ve kürekleriyle ilerlediği yolda biz dolaşıp zikzaklar çizdiğimiz halde öne geçtiğimizi sıklıkla göreceğiz."
"ruh sükûneti muhteşem bir şey, kendinden hoşnut olmak da aynı şekilde. sevgili dostum, keşke çok değerli bir mücevher olan bu duygu, güzel ve paha biçilmez olduğu kadar kırılgan olmasa."
"ben şimdi okula giden her çocuğun bildiği bir şeyi, yani dünyanın yuvarlak olduğunu tekrarlasam, bunun bana bir yararı olur mu? üzerinde zevkle yaşamak için insanın sadece biraz toprak parçasına, altında huzurla yatmak için de bundan daha azına ihtiyacı var."
"bu aşk, bu sadakat, bu tutku edebi bir kurmaca değil. yaşanan, eğitimsiz, kaba dediğimiz insanların arasında tüm saflığıyla var olan bir şey. ya biz eğitimliler- çarpık eğitilmişliler!"
"ah, insan öyle fani ki, yaşadığından gerçekten emin olduğu bu dünyada bile, varlığının tek bir gerçek iz bıraktığı bu dünyada bile, sevdiklerinin ruhunda ve hatıralarında o da sönüp kaybolacak, hem de çok çabuk!"
"engellerle dolu yolda topuklarını parçalayan her adım endişeli ruhunu rahatlatan bir damladır, sınırlarını zorlayan her günkü yolculuktan sonra bu yürek birçok bunalımdan kurtulmuş halde yatağına uzanır."
"kaderin bize zaman zaman bağışladığı sevinci de birbirimizden esirgiyoruz!"
"bütün dünya, benim için yalnızca seninle ilintili olduğu ölçüde varlık kazandı."
"bildiklerimi herkes bilebilir; yüreğimdir, yalnızca bana ait olan."
--- alıntı ---
devamını gör...
ku klux klan
amerikan iç savaşı'ndan sonra yenilgiye uğrayan güney eyaletlerinde ırkçı beyazların kurduğu, daha sonra sayıları ve etkileri çoğalan taşra örgütleridir.
malcolm x'in babasını tehdit edenler, sonra bir gece evini yakanlar ve en sonunda öldürenler bu gruptandır.
malcolm x'in babasını tehdit edenler, sonra bir gece evini yakanlar ve en sonunda öldürenler bu gruptandır.
devamını gör...
çocukların sorduğu garip sorular
anne ve babalarının düğün fotoğraflarına yada videolarına bakarken "beni neden goturmediniz" diyip ağlayanı biliyorum.
devamını gör...
dile takılan şarkı sözleri
kalksam duraktan, dolmuş gibi
arka koltukta, unutulmuş gibi
terliklerimle, gelsem sana
sonunda aşkı, bulmuş gibi
(bkz: ezginin günlüğü)
arka koltukta, unutulmuş gibi
terliklerimle, gelsem sana
sonunda aşkı, bulmuş gibi
(bkz: ezginin günlüğü)
devamını gör...
sözlüğün 1.yılının gelip çatması
resmen bir bebeğin büyüme evrelerine şahit olduğum sözlüğümüzün 1. yılı kutlu olsun.
ben bu bebeği daha bir aylıkken keşfedip, bir köşede yerimi aldım. o yüzden hemen hemen her anını farklı duygularla takip ettim. bu yüzden ileride her ne olursa olsun normal sözlüğün yeri bende ayrı olacak.
fikrine sağlık yoldaş.
ben bu bebeği daha bir aylıkken keşfedip, bir köşede yerimi aldım. o yüzden hemen hemen her anını farklı duygularla takip ettim. bu yüzden ileride her ne olursa olsun normal sözlüğün yeri bende ayrı olacak.
fikrine sağlık yoldaş.
devamını gör...

