şifre
kim olduğunuzu kanıtlamak için başka bir kişiyle veya bir bilgisayarla iletişim kurarken kullanılan gizli bir kelime veya harf ya da rakam kombinasyonuna verilen isimdir.
etimolojik olarak fransızca chiffrer "rakamlaştırmak, bir yazıyı anlaşılmaması için kodlayarak yazmak" fiilinden alıntıdır. fransızca fiil fransızca chiffre "sayı, rakam" sözcüğünden türetilmiştir. bu sözcük italyanca ciffra "1. sıfır, 2. arap rakamları" sözcüğünden alıntıdır. italyanca sözcük arapça ṣifr صفر "sıfır" sözcüğünden alıntıdır.
çoğu insan benzer kalıpları takip ettiği için şifreler kolayca ele geçirebiliyorlar. web’in başlangıcında ve şifreler ilk kullanıldığında en popüleri ‘12345’ti. bugünkü en yaygın şifre bundan daha uzun olabilir, ancak daha güvenli olduğu söylenemez, çünkü kendisi: "123456". ek olarak, araştırmalar, kadınların şifrelerinde kişisel isim kullanmakla ünlü olduğunu ve erkeklerin hobilerini tercih ettiğini ortaya koydu.
insanların% 59'u her yerde aynı şifreyi kullanmaktadır. insanların% 91'i şifre geri dönüşümünün büyük güvenlik riskleri oluşturduğunu biliyor, ancak% 59'u her yerde aynı şifreyi kullanmaya devam ediyor. bu nedenle, bir hacker bir şifreyi kırarsa, diğer tüm hesaplara kolayca erişebilir. ve şifrelerin% 90'ını altı saatten daha kısa bir sürede kırmak mümkün.
kaynak 1, 2
etimolojik olarak fransızca chiffrer "rakamlaştırmak, bir yazıyı anlaşılmaması için kodlayarak yazmak" fiilinden alıntıdır. fransızca fiil fransızca chiffre "sayı, rakam" sözcüğünden türetilmiştir. bu sözcük italyanca ciffra "1. sıfır, 2. arap rakamları" sözcüğünden alıntıdır. italyanca sözcük arapça ṣifr صفر "sıfır" sözcüğünden alıntıdır.
çoğu insan benzer kalıpları takip ettiği için şifreler kolayca ele geçirebiliyorlar. web’in başlangıcında ve şifreler ilk kullanıldığında en popüleri ‘12345’ti. bugünkü en yaygın şifre bundan daha uzun olabilir, ancak daha güvenli olduğu söylenemez, çünkü kendisi: "123456". ek olarak, araştırmalar, kadınların şifrelerinde kişisel isim kullanmakla ünlü olduğunu ve erkeklerin hobilerini tercih ettiğini ortaya koydu.
insanların% 59'u her yerde aynı şifreyi kullanmaktadır. insanların% 91'i şifre geri dönüşümünün büyük güvenlik riskleri oluşturduğunu biliyor, ancak% 59'u her yerde aynı şifreyi kullanmaya devam ediyor. bu nedenle, bir hacker bir şifreyi kırarsa, diğer tüm hesaplara kolayca erişebilir. ve şifrelerin% 90'ını altı saatten daha kısa bir sürede kırmak mümkün.
kaynak 1, 2
devamını gör...
hz. ali'den hikmetler
islam tarihinin en çok tartışılan, en çok sevilen, en fazla tanınması gereken, (peygamberimiz buyurdu ki ; "ben ilmin şehriyim, ali onun kapısıdır. şehre girmek isteyen kapıdan gelsin.") hutbelerini, mektuplarını veya hikmetli sözlerini duyunca bir filozofun ağzından çıktığını düşündüğümüz, ancak ömrü boyunca savaşlarda, muharebelerde bulunmuş biri olduğunu düşününce, hayran olunan bir şahsiyetin bize hediye ettiği hikmetli sözlerin ilki benden gelsin.
"en büyük zenginlik arzuları terk etmektir."
"en büyük zenginlik arzuları terk etmektir."
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının mal varlıkları
ev, araba, arsa, dükkan. hepsi ziyadesiyle var.
ama yanımda kimse yoksa neye yarar ki?
keşke sokakta yatan biri olsaydım da yanımda birisi olsaydı.
ama yanımda kimse yoksa neye yarar ki?
keşke sokakta yatan biri olsaydım da yanımda birisi olsaydı.
devamını gör...
arthur schopenhauer
georg willhelm friedrich hegel'e ayrı bir nefreti vardır. kendisiyle aynı dönemde çalışmış bir akademisyendir ve birçok öğrenci hegel'in derslerine girmeyi tercih edermiş. kadınları aşağılamasının sebebinin ise annesi ile ilişkisinden kaynaklandığını düşünmekteyim. ilişkinin ne kadar sağlıksız olduğunu göstermek için annesinin schopenhauer'e yazdığı mektuptan bir pasaj paylaşmak isterim.
--- alıntı ---
çekilmez ve kasvetli bir insansın; kendini beğenmişliğin bütün iyi niteliklerini gölgeliyor ve başka insanlarda kusur bulma eğilimini önleyememen de, bu nitelikleri işe yaramaz şeyler haline getiriyor.
--- alıntı ---
buna ek olarak babasının intihar etmesi sonucu annesi de "serbest aşk hayatı" yaşamak istemiştir. ayrıca annesi schopenhauer'i bir kere de merdivenden aşağı yuvarlamıştır. en başta söylediğim gibi bütün bunların schopenhauer'in kadınlara olan duygularının bu yönde gelişmesine yol açtığını düşünmekteyim.
kaynak: felsefe yazıları, selahattin hilav, yapı kredi yayınları
--- alıntı ---
çekilmez ve kasvetli bir insansın; kendini beğenmişliğin bütün iyi niteliklerini gölgeliyor ve başka insanlarda kusur bulma eğilimini önleyememen de, bu nitelikleri işe yaramaz şeyler haline getiriyor.
--- alıntı ---
buna ek olarak babasının intihar etmesi sonucu annesi de "serbest aşk hayatı" yaşamak istemiştir. ayrıca annesi schopenhauer'i bir kere de merdivenden aşağı yuvarlamıştır. en başta söylediğim gibi bütün bunların schopenhauer'in kadınlara olan duygularının bu yönde gelişmesine yol açtığını düşünmekteyim.
kaynak: felsefe yazıları, selahattin hilav, yapı kredi yayınları
devamını gör...
normal sözlük’te yazar olmak
güzel bir uğraş olmakla birlikte, eksi butonu ve hakaret olmadığı için mutlu eden yer. ama keşke tanımlarımızı da kaç kişinin gördüğünü, okuduğunu bilebilsek.
kitaplarını kimin okuduğunu bilmeyen ama yazmaya devam eden bir roman yazarı gibi hissetmiyor değilim zaman zaman. ama ne olursa olsun yazmaya değer mi? değer.
kitaplarını kimin okuduğunu bilmeyen ama yazmaya devam eden bir roman yazarı gibi hissetmiyor değilim zaman zaman. ama ne olursa olsun yazmaya değer mi? değer.
devamını gör...
eski tanımlara oy gelmesi
ana sayfa, rastgele butonu ve arada sol frame'de görülen eski başlıkların otomatik olarak canlandırılması olayının el birliği ile bize yaptığı iyilik.
random olarak yazarların karşısına çıkıyor eski tanımlar. sözlüğü çoktan bırakmış yazarları hatırlıyoruz. daha önce görmediğimiz tanımları görüp okuma, oylama şansımız oluyor. aynı şekilde daha önce yazdığımız tanımların da oylanması sağlanıyor. bence gayet faydalı çünkü burada açtığınız bir başlık ya da girdiğiniz tanım normal şartlarda 1-2 gün içerisinde unutuluyor.
random olarak yazarların karşısına çıkıyor eski tanımlar. sözlüğü çoktan bırakmış yazarları hatırlıyoruz. daha önce görmediğimiz tanımları görüp okuma, oylama şansımız oluyor. aynı şekilde daha önce yazdığımız tanımların da oylanması sağlanıyor. bence gayet faydalı çünkü burada açtığınız bir başlık ya da girdiğiniz tanım normal şartlarda 1-2 gün içerisinde unutuluyor.
devamını gör...
çağrı merkezinde çalışmak
firmaların müşterilerinin şikayetlerini karşılamak ve ilgili çözüm merkezlerine aktarmakla görevli departmanında çalışmaktır.
çağrı merkezinde genellikle üniversite öğrencileri, üniversiteyi henüz bitirmiş yeni mezunlar ve bir baltaya sap olamamış insanlar çalışırlar. çalışan profili çoğunlukla ilk iki profilde olduğu için korkunç bir sirkülasyon vardır. birazdan aşağıda söz edeceğim zorluklarından ötürü kimse tahammül göstermez ve hemen bırakır.
çağrı merkezinin zorlukları nelerdir? saymakla bitmez. öncelikle mesai saatleri 10 saatten fazladır ve fazla mesai ücreti filan öyle bir şey söz konusu bile değil. devamında ise odağında insan olan, insan memnuniyetini gözeten hiçbir iş kolay değildir ve kimseyi aynı anda mutlu edemezsiniz. en büyük zorluk budur. burada çalışmak için çok aman aman bir niteliğe sahip olmadığın için kolay harcanabilirsin. çünkü yerine konacak kocamaaan bir işsizler ordusu surlara dayanmıştır. bu kadar korkunç bir sirkülasyonun olma sebebi de burada çalışan insanların genç üniversite mezunları olması ve burada idareten çalışmalarıdır. en ufak bir krizde bırakıp gidiyorlar. baş ağrısı, göz ağrısı, sırt ağrısı bu işin mesleki deformasyondur. o baş devamlı ağrıyacak arkadaş!
avantajları nelerdir? pek yok aslında ama zorlarsak belki çıkar. kurumsal bir şirkette çalışıldığını varsayalım. iş bulamayıp iş bulana kadar idareten çalışmak gayesiyle girip bir türlü iş bulunamazsa ve tahammül eşitin birazcık yüksekse çağrı almaktan kısa sürede çözüm merkezine, çözüm merkezinden de takım liderliğine, yöneticiliğe, operasyon müdürlüğüne kadar yolun vardır. şirketin niteliğine göre ve yöneticilerin takdirine bağlı olarak insan kaynakları, finans vb. departmanlara da geçiş yapmak mümkün. tabii gerek takım liderliği olsun gerek departman atlama olsun bunlar zorlu sınav ve mülakat süreçlerinden başarı ile geçtikten sonra ve hem kendi yöneticilerinin hem de geçmek istediğin departmandaki yöneticilerin takdiriyle mümkündür. ancak dişini sıkarsan bir buçuk iki yıl gibi kısa sürede takım liderliğine kadar yükselip minimum yirmi kişilik bir ekibin yöneticisi olmak mümkündür. takım lideri de ayrı bir zordur çünkü astlarınla üstlerin arasında bir aracı oluyorsun ve artan sorumlulukların altında ezilip iki büklüm kalırsın. onun dışında ilk zamanlarda sinir krizleri geçirip duvarlara kafa, yumruk attığın zamanlardan sol yanağına tokat yediğinde sağ yanağını uzattığın pufidik bir hale bürünürsün.
erkekler için bir güzelliği ise şudur: eğer bir erkek personel varsa on dokuz tane de kadın personel vardır. herkes çok genç olduğu için ortam üniversite gibidir. çoğu kişi kalıcı olmadığı için flört olayları çok yaygındır. erkek popülasyonu da çok az olduğu için ilgi odağı erkekler olur. aynı anda sekiz on kadının senle flört etmek istemesi ve ilk adımı atması gibi türkiye şartlarında çok yabancı olduğumuz absürt durumlarla karşı karşıya kalınılabilir. ikinci ayda bu duruma alışılır. bu da aslında tüm zorluklarını çekilir bir hale getirir*. sonra bir bakmışsın kendini çevrende hiç erkek arkadaşın kalmamış, tüm arkadaşların kadın oluvermiş bulursun. erkek arkadaşın kalmaması dezavantaj ama*...
çağrı merkezinde genellikle üniversite öğrencileri, üniversiteyi henüz bitirmiş yeni mezunlar ve bir baltaya sap olamamış insanlar çalışırlar. çalışan profili çoğunlukla ilk iki profilde olduğu için korkunç bir sirkülasyon vardır. birazdan aşağıda söz edeceğim zorluklarından ötürü kimse tahammül göstermez ve hemen bırakır.
çağrı merkezinin zorlukları nelerdir? saymakla bitmez. öncelikle mesai saatleri 10 saatten fazladır ve fazla mesai ücreti filan öyle bir şey söz konusu bile değil. devamında ise odağında insan olan, insan memnuniyetini gözeten hiçbir iş kolay değildir ve kimseyi aynı anda mutlu edemezsiniz. en büyük zorluk budur. burada çalışmak için çok aman aman bir niteliğe sahip olmadığın için kolay harcanabilirsin. çünkü yerine konacak kocamaaan bir işsizler ordusu surlara dayanmıştır. bu kadar korkunç bir sirkülasyonun olma sebebi de burada çalışan insanların genç üniversite mezunları olması ve burada idareten çalışmalarıdır. en ufak bir krizde bırakıp gidiyorlar. baş ağrısı, göz ağrısı, sırt ağrısı bu işin mesleki deformasyondur. o baş devamlı ağrıyacak arkadaş!
avantajları nelerdir? pek yok aslında ama zorlarsak belki çıkar. kurumsal bir şirkette çalışıldığını varsayalım. iş bulamayıp iş bulana kadar idareten çalışmak gayesiyle girip bir türlü iş bulunamazsa ve tahammül eşitin birazcık yüksekse çağrı almaktan kısa sürede çözüm merkezine, çözüm merkezinden de takım liderliğine, yöneticiliğe, operasyon müdürlüğüne kadar yolun vardır. şirketin niteliğine göre ve yöneticilerin takdirine bağlı olarak insan kaynakları, finans vb. departmanlara da geçiş yapmak mümkün. tabii gerek takım liderliği olsun gerek departman atlama olsun bunlar zorlu sınav ve mülakat süreçlerinden başarı ile geçtikten sonra ve hem kendi yöneticilerinin hem de geçmek istediğin departmandaki yöneticilerin takdiriyle mümkündür. ancak dişini sıkarsan bir buçuk iki yıl gibi kısa sürede takım liderliğine kadar yükselip minimum yirmi kişilik bir ekibin yöneticisi olmak mümkündür. takım lideri de ayrı bir zordur çünkü astlarınla üstlerin arasında bir aracı oluyorsun ve artan sorumlulukların altında ezilip iki büklüm kalırsın. onun dışında ilk zamanlarda sinir krizleri geçirip duvarlara kafa, yumruk attığın zamanlardan sol yanağına tokat yediğinde sağ yanağını uzattığın pufidik bir hale bürünürsün.
erkekler için bir güzelliği ise şudur: eğer bir erkek personel varsa on dokuz tane de kadın personel vardır. herkes çok genç olduğu için ortam üniversite gibidir. çoğu kişi kalıcı olmadığı için flört olayları çok yaygındır. erkek popülasyonu da çok az olduğu için ilgi odağı erkekler olur. aynı anda sekiz on kadının senle flört etmek istemesi ve ilk adımı atması gibi türkiye şartlarında çok yabancı olduğumuz absürt durumlarla karşı karşıya kalınılabilir. ikinci ayda bu duruma alışılır. bu da aslında tüm zorluklarını çekilir bir hale getirir*. sonra bir bakmışsın kendini çevrende hiç erkek arkadaşın kalmamış, tüm arkadaşların kadın oluvermiş bulursun. erkek arkadaşın kalmaması dezavantaj ama*...
devamını gör...
ikiz olmayan kardeşlerin ikiz zannedilmesi
yurdum insanının aklına gelen ilk şeyi söyleme durumu.
çünkü illa her duruma bir şey demeleri lazım.
alayı iç sesini susturamayan tipler.
aralarında, üç buçuk yaş olan 2 oğlumu küçüklerken her gören, aynı şeyi söylüyordu.
etmeyin eylemeyin, her aklınıza geleni söylemeyin.
çünkü illa her duruma bir şey demeleri lazım.
alayı iç sesini susturamayan tipler.
aralarında, üç buçuk yaş olan 2 oğlumu küçüklerken her gören, aynı şeyi söylüyordu.
etmeyin eylemeyin, her aklınıza geleni söylemeyin.
devamını gör...
yazarların sözlüğü bozan hırsları
sözlük yönetimi bilmem şu kadar tanım yapana şöyle yapacağız böyle yapacağız dediğinden beri hala saçma sapan tanım kasmaya çalışanlar var. hadi ona alıştık.
şimdi de madalya sevdası başladı. madalya alabilmek için bir günde beş bin kelime de yazmazsın arkadaş. yazıyorlar ama. ulan ne mantığı var. aldın hadi. napcan onu ? sözlük kendi açısından bunu yararlı görebilir ama bence çok mantıksız. seviyorum burayı ama ergence hırslar çok saçma bir yere götürüyor. insanlar yarışmak istiyor , yarışsın. ama kaliteyi çok fazla düşürüyor bu durum. hele şu karma puanı falan. artık öyle boş beleş tanım doldurmaya çalışanlardan , şimdi de madalya almaya çalışanlardan gözlerim kanıyor. ilk çıktığı gün önceki iki üç yazıma bende istedim ama hemen soğudum bu durumdan.
banane diyip geçemem. burada bende varım sonuçta. kimse kimseye karışamaz gibi saçma bir savunma da olamaz çünkü herkesle paylaşılan şeyler bunlar. buraya yazılıyorsa herkesin ortak malıdır.
şimdi de madalya sevdası başladı. madalya alabilmek için bir günde beş bin kelime de yazmazsın arkadaş. yazıyorlar ama. ulan ne mantığı var. aldın hadi. napcan onu ? sözlük kendi açısından bunu yararlı görebilir ama bence çok mantıksız. seviyorum burayı ama ergence hırslar çok saçma bir yere götürüyor. insanlar yarışmak istiyor , yarışsın. ama kaliteyi çok fazla düşürüyor bu durum. hele şu karma puanı falan. artık öyle boş beleş tanım doldurmaya çalışanlardan , şimdi de madalya almaya çalışanlardan gözlerim kanıyor. ilk çıktığı gün önceki iki üç yazıma bende istedim ama hemen soğudum bu durumdan.
banane diyip geçemem. burada bende varım sonuçta. kimse kimseye karışamaz gibi saçma bir savunma da olamaz çünkü herkesle paylaşılan şeyler bunlar. buraya yazılıyorsa herkesin ortak malıdır.
devamını gör...
geceye bir paradoks bırak
"beni beğeneni ben, ben beğenmem; benim beğendiğim ise beni beğenmez."
- ismail yk paradoksu
- ismail yk paradoksu
devamını gör...
ekşi sözlük'ten başlık çalmak
kafa sporudur.
edit: başlığı çaldıktan sonra tanımını kendi yapsa gam yemeyeceğimdir. bari enpopüler tanımı çalma be yazar(ımsı). ss alıp ifşaladığımda itinayla entarisini alıp gitmektedir bu yazarımsılar. olsun. ss orada dursun. belki utanır. (sanmam)
büdüt: örnekler #319757 - #319631 - #110423 - #110547
edit: başlığı çaldıktan sonra tanımını kendi yapsa gam yemeyeceğimdir. bari enpopüler tanımı çalma be yazar(ımsı). ss alıp ifşaladığımda itinayla entarisini alıp gitmektedir bu yazarımsılar. olsun. ss orada dursun. belki utanır. (sanmam)
büdüt: örnekler #319757 - #319631 - #110423 - #110547
devamını gör...
oğlum bak git
bir dönemin internet efsanesi. hatta ülkenin gündemine oturmuş ve bir sürü sticker oluşurulmuştu. buyrun nostaljiyi dibine kadar yaşayın*.
bu arada bu olayın belgeseli çekilmiş izlemek isteyenler için aşağı bırakıyorum.
bu arada bu olayın belgeseli çekilmiş izlemek isteyenler için aşağı bırakıyorum.
devamını gör...
ecmel soylu
çok sevdiğim bir kişi. umut ile olan ilişkisi beni çok mutlu ediyor ve onları görünce benim bile sevgili edinme/yapma/bulma (hangisi doğruysa) isteğim geliyor ama sonra gerçekçi olup kafamdan bu düşünceyi siliyorum.
devamını gör...
zeki müren
#318297 ocakta yazdığım şu tanımdan sonra yeni bir şeyler eklemeye geldim.
hâlâ da konuştuğumuz kostümlerini kendisi tasarlamış, zamanının tek düzeliğinden çıkıp kişiliğini sahne performanslarına ve kostümlerine de yansıtmıştır.
neşet ertaş ile isimlerini pek yan yana duymasak da bir gece zeki müren’in davet etmesi üzerine ankara’da buluşmuş, gecenin sonuna kadar çalıp söylemişlerdir. hatta neşet ertaş bu buluşma için hayranlıkla “ben çaldıkça mecnun oldu” diye söz edermiş. ben dinledikçe mutlu oldum sizin de ilginizi çeker, kendi ağzından duymak isterseniz diye linkini buraya bırakıyorum.
her şeyiyle gönlümüzü kazanan, trt’de doğup trt’de vefat eden sanat güneşimizin son görüntülerine de buradan ulaşabilirsiniz.
hâlâ da konuştuğumuz kostümlerini kendisi tasarlamış, zamanının tek düzeliğinden çıkıp kişiliğini sahne performanslarına ve kostümlerine de yansıtmıştır.
neşet ertaş ile isimlerini pek yan yana duymasak da bir gece zeki müren’in davet etmesi üzerine ankara’da buluşmuş, gecenin sonuna kadar çalıp söylemişlerdir. hatta neşet ertaş bu buluşma için hayranlıkla “ben çaldıkça mecnun oldu” diye söz edermiş. ben dinledikçe mutlu oldum sizin de ilginizi çeker, kendi ağzından duymak isterseniz diye linkini buraya bırakıyorum.
her şeyiyle gönlümüzü kazanan, trt’de doğup trt’de vefat eden sanat güneşimizin son görüntülerine de buradan ulaşabilirsiniz.
devamını gör...
sözlükte yer yerinden oynarken online olmayan yazar
aha bu ben. kelimenin tek anlamıyla ben. özellikle şu günlerde “yazar olduğuna bin şahit lazım” yazarıyım. insanın kendini bilmesi de önemli tabii.
devamını gör...
her işi ters giden insan
başlıktaki tüm yazarlar "ben" demiş ama cidden bu kişi benim.
hani ayda yılda bir dışarı çıkmak istersin, normalde hiç adetin değildir. fakat niyeyse o gün gezmek için can atarsın ama o gün dışarıda fırtına kopar.
evet evet bu kişi benim.
hani ayda yılda bir dışarı çıkmak istersin, normalde hiç adetin değildir. fakat niyeyse o gün gezmek için can atarsın ama o gün dışarıda fırtına kopar.
evet evet bu kişi benim.
devamını gör...
siyasal islamcıların gizli ateist olması
bu gizli bilgiyi sizlerle paylaştım. alın hayrını görün.
devamını gör...
deniz salyasının chp'li belediyelerin bölgesinde olması
bu neçe tespittir üstad. kıyı şeridindeki şehirleri chp aldığı için olabilir mi, sesli düşünüyorum. büyük resim için lazım olur.
ayrıca belki yine lazım olur, karadeniz'e de sıçramış bulunuyor. bu da salyanın görüldüğü bölgenin seçim sonuçları.
ayrıca belki yine lazım olur, karadeniz'e de sıçramış bulunuyor. bu da salyanın görüldüğü bölgenin seçim sonuçları.
devamını gör...

