biat toplumlarının zannı.
vatikan papasının da benzeri iddiası var, allah'a nesne muamelesi yapmaktır..
devamını gör...

(bkz: armut piş ağzıma düş)
devamını gör...

şimdi aklıma geldikçe kendime güldüğüm birtakım sözcükler.

leğen - lehen
yılan - ninan

konuyla doğrudan ilgisi yok ama yazmak geldi içimden; bir de domates yiyeyim diye, faydalı olduğunu ima etmek adına "domates kan yapar" diye beni zorladıklarında "yemeeem... kan olurum!" diye ağlardım. doğrudan beni kan yapacak sanıyordum *
devamını gör...

bayram meral adını duyunca istemsiz meriç pirinç demeye başladıysanız bizdensiniz.
devamını gör...

şampiyonluğunu bir fenerbahçeli olarak kutladığım takım. evet.
devamını gör...

şimdi bir akvarist olarak şöyle diyeceğim. bu balık hapishanesi olayına katılıyorum ama bu şak diye dünyadan yok olacak bir olay değil. yani bunlar saf ırk olmayan üretilmiş balıklar. akvaryumcu denen yerlerde 100 lt de 100 balık şeklinde tek tip besleniyorlar. siz oradan bunları alıp güzel bir hacimde bakımlı ve geniş bir diyetle baktığınızda pozitif bir iş yapmış oluyorsunuz. biraz da buradan bakmalı bence.
devamını gör...

ölümden sonrasını, ahireti vaat eden tanrı veya tanrılar olmadan ahlakı temellendiremezsiniz.*
ahlak kuralları getirebilirsiniz fakat bunları kitlesel bir hale sokamazsınız.
bundan dolayıdır ki tarihin hiçbir döneminde dini herhangi bir tanrısı ve ölümden sonraki hayatı* olmayan bir toplum var olamamıştır.
tanrı ve ahireti devreden çıkartırsanız akıl ile ahlak çatışır. ancak teist ahlak geçerliyse her zaman rasyonel ahlak geçerlidir.
bu yönüyle insan herhangi bir dine inanmasa bile dine muhtaçtır.
(bkz: god and the moral order) adlı makale bunun en güzel açıklanış biçimidir.

bir başka soru
(bkz: dünyada tek bir kişi kalsa bile ahlak var olabilir mi?)*
devamını gör...

kaybetmiş olmak yeterlidir o kişinin kıymete binmesi için. gidince de kıymete biner. eskisi gibi olmayan her şey, eskisi kadar ulaşılamayan her şey kıymete biner.
devamını gör...

çok evlencevi biv yavın oluyov dediğim yayındır.* şarkılar süper de asıl siz aşırı süpersiniz. gülüşleriniz beni öldürüyor.*
devamını gör...

kendini bu denli mühim görmek de tuhaf.
devamını gör...

bir dušan kovačević tiyatro oyunudur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sırp oyun yazarı dušan kovačević’in pırıl pırıl dehasını ortaya koyan oyun türkiye’de istanbul devlet tiyatrosu tarafından sahnelenmiş ve yetkin dikinciler ve bülent emin yarar muhteşem performansları ile izleyenleri, en azından oyunu üç kez izlemiş olan beni derinden etkilemiştir.

oyun yugoslavya’da sosyalizmin çöküşünden sonraki bir zamanda geçer. gizli polislerin cirit attığı dönemin sonlarıdır. bir entelektüel, bir sekreter ve elbette artık işinden ayrılmış bir gizli polis arasında geçer hikaye.

gizli polis o kadar gizli ve işinin ehlidir ki bir entelektüel olan teodor teya kray bir gün elinde bir bavulla kapısına gelen luka laban isimli bu polisi hiç görmemiştir daha önce. ancak luka yıllarca teodor teya kray’i adım adım, hem de gittiği her yerde takip etmiş ve yaptığı, söylediği hatta belki de düşündüğü her şeyi yazıp rapor haline getirmiştir.

bu karşılaşma ve sonrasında ağır ağır gelişen samimiyet o karanlık dönemde yaşanan birçok şey ilgili bir aydınlanmaya neden olur. özellikle de teodor için.

hiçbir mutlak iktidar entelektüel insanlardan hoşlanmaz ve hiçbir mutlak iktidar sonsuza kadar sürmez. ve geriye kalan bir bavul birçok şeyin kara kutusu olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sekiz gözle beklediğim yayın, beklentiyi yüksek tutmak gerek dimi? di... işi gücü hallettik bekliyoruz yayın saatini efem.
devamını gör...

sanane lan hırdavat! teşhir imiş, kuduruyorum desene şuna sen! tahrik oluyorsan git aktardan şap al ye! ki zaten çoğu kadınımız taytın üstüne uzun bir şeyler tercih ediyor afrikada yaşadığını bildiğinden!
devamını gör...

kore'de yaşlılara bir şey ikram edilirken iki elle verilmesi gerekirmiş.
devamını gör...

elbet bir gün anlatacağım sana
olası bir gün batımının senden daha güzel olamayacağını
elini tutarak, şanslıysam o gün
elbet içime batan kıymıklar çıkacak o gün
bakarsan bana en aç halinle,
bakarsam sana kör olacak gözlerim için
hangi yana dönsem gölgem sen
ama inan, sadece inan, bu rüya benim.

bana şiir yazmayı öğret lütfen
ya da bir kez daha sev beni,
şaraptan daha kırmızı olsun lütfen
lütfen beni yalnız bırakma o akşam
dünyanın tüm noterlerini getir
değerli kağıt parasına yatır aşkımı
yanımda dur sadece, gör, işit
bilmiyorum çünkü sensiz nefes almayı
devamını gör...

sen seks yaparak var olabilirsin ama bu başkalarını hiçliğe mahkum ediyor baba!

her baba gibi suçlusun.
neslini devam ettirme isteğinin altında masum bir ölüm yatıyor herkesin.
devamını gör...

nedense türkiye’deki eğitim sisteminde ve okur yazarlar arasında kapsamı tuhaf bir şekilde daraltılmış olan, aslında tüm dünya dillerinde yazılmış edebi eserleri içine alan kavramdır.

rus, alman, ingiliz, fransız,ispanyol edebiyatları dışında bir dünya edebiyatı yokmuş gibi davranarak edebi ufkumuzu daralttıkça daralttık. sanki bu edebiyatlar dışında bir klasik yazılamazmış gibi külliyen yanlış bir anlayışla edebiyatı dar kalıplar içine hapsettik.

halbuki uzakdoğu’dan inanılmaz eserler çıkmakta, ortadoğu’da avrupalı yazarla boş ölçüşebilecek müthiş yazarlar mevcut, latin amerika hala harikalar yaratmaya devama etmekte, iskandinav edebiyatı bizi hiç bilmediğimiz ama öğrendikçe hayran olduğumuz hikayelerle tanıştırmakta, balkanlar’da bize çok yakın insanların, çok tanıdık yaşamlarını anlatan müthiş kitaplar ortaya çıkmaya devam ederken, kan damlayan afrika kıtasında iç yaralayan öyküler cirit atıyor. orta ve doğu avrupa’da adını hiç duymadığımız yazarlar muhteşem eserler ortaya koyarak edebiyatı bambaşka bir seviyeye taşıyor.

elbette ikinci paragrafta bahsettiğim edebiyatlar çok çok önemli ve okunmaya değer ama bazılarını göklere çıkarıp bazılarını görmediğimiz zaman sürekli eleştirdiğimiz ayrımcılığı hiç olmaması gereken yerde, yani edebiyatta da yaparak kendimizle çelişiyoruz.

insanlığın ortak mirasına büyük katkılarda bulunan dünya edebiyatının bütün paydaşlarına selam olsun.
devamını gör...

starcraft oyununda yer alan terran ünitelerinin en kallavisidir. kodumu oturtur. ancak şunu söylemek gerekir ki, bir yerden bir yere gitmesi tıpkı benim gibi asırlar sürer. çok yavaştır. ana mesele hedefe kazasız belasız varmasıdır. bunu başardığınızda ve minimum 6 battlecruiser'dan oluşan bir filo kurduğunuzda düşman için tehlike çanları çalıyor demektir. geliştirmeleri tam olarak yapılmışsa ejderha derisi gibi zırhı vardır. öyle kolay kolay yok edilmezler. zaten seferinizi takip ediyorsanız ve dikkatli bir oyuncu iseniz sıkıntı yaşadığınızda hemen tamir işine girişebilirsiniz. aynı zamanda yamato gun geliştirmesini de yaptığınız zaman, düşman savunma ünitelerinin ciddi anlamda içinden geçersiniz. ancak şu şerhi düşmem lazım ki, tüm bu sağlam özelliklerine rağmen protoss'ların carrier'ı oyunun kralıdır. çünkü battlecruiser'dan çok daha hızlıdır ve tam bir baş belasıdır. ben terran oynamayı sevdiğim için mecburen battlecruiser'larla onları avlama taktikleri geliştirmek durumunda kaldım *

tabi bir de rus aksanı ile konuşan abinin hastasıyız elbette; ''battlecruiser operational'' ''good day, commander'' ''make it happen'' ''take it slow.'' ve daha nice repliğiyle gayet sevimlidir. *

işte kaptan buzan abi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

afrika’da bulunan çirkin görünümleriyle nam salan bu hayvanların beslenme biçimi de pek hoş değildir. leş ve çöplerlerle beslenen marabu leyleklerinin özellikle son zamanlarda insanlara da alışmasıyla beraber şehir kenarlarına inerek oradaki çöpler ile beslendiği de görülür. tabii çoğu insana hoş gelmeyen bu beslenme biçimi doğa için mucize niteliğinde. zira bu sayede hem yırtıcı hayvanlar yüzünden afrika ovalarını kaplayan leşlerin hastalık yayması engellenirken hem de çok daha temiz bir çevreye sahip oluyoruz. kanat açıklığı 2,5 metreyi geçen marabu leyleği 4.000 metreye kadar yükselebilen iyi bir uçucudur da. boğazındaki koca kesenin biyolojik işlevinin ne olduğu sorusu ise hala gizemini korur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim