arkadaşlar toplaşın benim yine tespitim geldi.
kendi entrylerinizi silemiyor musunuz?
bu durumdan müzdarip misiniz?
kolayı var, silmek isteyipte silemediğiniz entryleri yeniden düzenleyip küfür ekliyorsunuz.
sonra entry numarasıyla modlara şikayet ediyorsunuz. onlar sizin yerinize patır patır entrylerinizi silecek siz de alttan alttan sırıtacaksınız.
ceza alma riskiniz var ama kendiniz teslim olduğunuz için iyi hal indirimi alırsınız diye düşünüyorum.
devamını gör...

asıl çıkış noktası şudur, eski cağlarda kişiler suç işlediklerinde cezanın haricinde toplumsal olarak dışlanırdı. gerçekten yaptığı suçtan pişman olan kişi kiliseye gider ve tövbe etmek istediğini söyler belli bir süre dini eğitime ve ibadetlere tabi tutulur. (bunlar gün değil ay bazındadır) bunun sonucunda kilise kişinin gerçekten pişman olduğunu düşünürse artık toplum tarafından dışlanmaya maruz kalmaması için enduljans belgesini verir. asla katolik kilise doktrinini olarak para karşılığı günahların silinmesi gibi bir durum olmamıştır. çoğu şey gibi buda bazı din adamları tarafından suistimal edilmiş ve bu yüzden yine papa tarafından bu uygulamaya önce kısıtlama getirilmiş ardından tamamen kaldırılmıştır.
devamını gör...

kara mizahın en efsanesi. ali atay bu işi çok iyi biliyor. feyyaz yiğit ve doğu demirkolun oyunculuğu harika. amae espri anlayışı düşük olan insanların güleceğini sanmıyorum. bir zamanların klişesi “cem yılmaz çok iyi komedyen abi, herkes anlamaz...adam ince espri yapıyor” aynen bunun için de geçerli bence.
zaten filmi bir kere izledikten sonra replikleri falan ezberliyorsun. sonra günlük hayatında bir olay/mevzu oluyor, sen “şak” diye yapıştırıyorsun repliği.
devamını gör...

ver bana düşlerimi ve anne şarkılarıyla tanıdığım, dinlemeyi sevdiğim müzisyendir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

estetiksiz olduğuna inanamadığım bir burun. çok güzel.
devamını gör...

benim için en değerli hediyedir. eğer kitapsever birisiyse kitabı hediye eden kişi bana bir parçasını vermiş gibi hissediyorum.
devamını gör...

cuma günlerini namaz sebebiyle severim, camilerin önünde dilenerek geçiniyoruz efendim. topladığım paralarla aldığım biraları, zevkle içmeme sebep olan likit radyo yayını sayesinde, cuma gecelerini de çok seviyorum.
not: allam inş ramazan’da cuma namazları yasaklanmaz, ameno!
devamını gör...

vura vura dip oldum

ona buna dert oldum

yana yana söndüm

çelindi gönlüm

yaşamadan öldüm
devamını gör...

acısa da öldürmez
cehenneme döndürmez
hayatını söndürmez
gidenini de, döndürmez artık buradan
devamını gör...

yapmaya bayıldığım şey.
ne zaman dışarıda afet olsa hemen çayımı demler, sözlüğün başına kurulurum.

(bkz: 29 kasım 2021 istanbul’da çıkan fırtına)
devamını gör...

onedio takip eden yazarlar varsa bilirler. bu arkadaş onedio'nun en sapık en trol en gereksiz üyesidir. nerde cinsiyetçi yaklaşımı öne çıkaran bir haber yapılıyorsa bilinki müsebbibi emre şah isimli trol arkadaştır.

son zamanlar da burada da takılmaya başlayınca belki aramızda bile olabileceğini düşünmeye başlamadım değil hani. haberlerinden bazıları'nın başlıklarını bırakayım kararı siz verin.

bu akım kalp krizi geçirtir;tiktok kadınlarından popo görmeye dayanamayacağınız mü-kem-mel akım!

tiktok kadınlarından yine çok konuşulacak ir akım; popo ile nesne yakalama akımı

ukraynalı kadınlar, türk erkekleri hakkında ne düşünüyor?

tiktok kadınları ışıkları kapatıp en seksi ve ateşli pozlarını verdiler.

gerdeğe girmeden öne arkadaşlarından dayak yememek için duayı ışık hızında bitirir bitirmez eve koşan damat!

uzun boylu kadınlar koşun; tiktok kadınlarından, yılbaşı yaklaşırken victoria's secret akımı!

bunlar aklımda kalanlar. bu tek hücreli yaratık bu başlıkları haber niyetine hergün paylaşıyor. onedio'da buna bir dur demiyor. troller galiba her yerde ve her zaman var olmaya devam edecekler.
devamını gör...

farsça kökenli kelimedir. rind olarakta bilinmektedir. dünyevi olan her şeyi boşveren, yaşanan her durumu kendi içinde sorgulayan kendi iç dünyasında karar veren kalp gözü ile gören, gönül eri olan kişilerdir.
devamını gör...

serinin ilk kitabı orta direk de hikâyenin ana karakterlerinden ziyade benim aklımda kalan karakter taşbaşoğlu mehmet karakteridir. bu hikâyede yaşar kemal'in vermek istediği tüm mesajlar onun üzerinden verilir. taşbaşoğlu sömürü çarkının karşısındaki adamdır. doğru, dürüst ve mert bir adamdır. muhtar'dan ve ağalardan çekinmez. köylünün hakkını çatır çatır savunur. ama her zamanki hikâye tekrarlanır. halk kendini düşüneni değil, kendisini sömüreni dinler. kendisi için kellesini tehlikeye atanı değil, onun üzerinden geçineni adam beller. böylece gerçekte olan şey yaşar kemal'in hikâyesinde de vuku bulur. anadolu insanı kendisini düşünenin değil, korktuğu, çekindiği zevatın peşinden gider. ona yaltaklanır. bu yüzden de ne yazık ki, burnu boktan çıkmaz. çünkü kılavuzu kargadır. kâh karga akıllı ve duygusal hayvan lakin ata sözü kalıplarına da, atalara saygı babında riayet etmekte fayda var. böyle insanların değeri hep sonradan anlaşılır. iş işten geçer. ahlar vahlar eşliğinde sonrasında arkasından güzellemeler düzülür. işin komik tarafı da bu yapılırken bile işin içine kutsiyet atfedilmeye çalışılmasıdır ki, taşbaşoğlu'nun başına da bu gelmiştir. evliya ilan edilmesine ramak kalmıştır * ortamız yok ki bizim. ya gömeriz, ya uçururuz.

işte efsanenin doğuşu da bu uçurma ritüeli ile başlar. yer demir gök bakır bu noktaya temas eder. taşbaşoğlu köylüye postayı koymuştur. yeniden köye döndüğünde köylü onun için artık yok hükmündedir. öfkelidir köylüye lakin yine de vicdanı onların yediği herzelerin sebebini bilmesi sebebiyle bir yandan hep kendisini dürter. köylüye söylenir durur. onlara yaptıklarının yanlış olduğunu en yüksek perdeden ve anlayacakları dilden yani kabaca dile getirir. bu sertlik enteresan şekilde köylüde biraz olsun reaksiyon yaratır. zaten bizde efendi insan, hak hukuk gözeten insan pek itibar görmez. vuracaksın masaya ki, değerin olsun. yazık ki böyle işte. taşbaşoğlu içinde de süreçler bu şekilde ilerliyor. korku ile karışık bir saygı yaratıyor köylünün üzerinde. insani yönüyle doğuramadığı etkiyi, yaptıkları şeyden ötürü her fırsatta köylüyü aşağılayarak, onlara kızarak doğuruyor. çok fazla ipucu olmaması açısından olay örgüsüne pek değinmeyeceğim ama sonrası tam bir şeyh uçmaz mürit uçurur hikâyesi. ama taşbaşoğlu karakterini ve onun üzerinden yaşar kemal üstadın verdiği mesaj ve kullandığı simgeleri takip ederseniz türk ve anadolu mitolojisinin enteresan dehlizlerinde kaybolma garantisini kapmışsınız demektir. taşbaşoğlu bir yığın efsanenin ortasında yer alan karmaşık bir karakter. ve yine söylüyorum bu hikâyeler bütünündeki en sağlam karakter.

ölmez otu içinse şunu söyleyebilirim. taşbaşoğlular ölmez. ama muhtarlar ölür! bu coğrafyanın genetiğinde bu vardır. her ne kadar egemenin borazanı devrinde daim olsa da, gün gelir yitip giderler! tıpkı muhtar gibi. adları bile anılmaz olur. ama taşbaşoğlu bir şekilde bu coğrafya da hep anlatılagelir, söylenegelir. tıpkı bedreddinler, pir sultanlar, dadaloğlular ve niceleri gibi. o yüzden kapanış muazzamdır. bu coğrafyanın genetiğinde ölmez otu vardır. onu öldürmek isteyenlere inat! binlerce kez deneseler de, ölmez otunun kökünü söküp atamadılar bu coğrafyadan. daha ne olsun!
devamını gör...

uçağın türbülansa girmesi.
devamını gör...

terk etmedi sevdan beni,
aç kaldım, susuz kaldım,
hayın, karanlıktı gece,
can garip, can suskun,
can paramparça...
ve ellerim, kelepçede,
tütünsüz uykusuz kaldım,
terk etmedi sevdan beni.

(bkz: sevdan beni)
devamını gör...

sen valla kızsın. erkek olamazsın.*
devamını gör...

aile kurmak için belirli bir yaşın olmadığını hepimiz biliyoruz aslında... bir de hayatın planları var bizim yaptığımız planlar dışında... çok tehlikeli planlar olabiliyor bazen... bir bakıyorsunuz hayatınız alt üst olmuş, oysa siz daha dün aile kurmayı planlıyordunuz. o yüzden yaşlara çok takılmayın. hele hızla geçen günler hepimizi bir sonraki yaşına daha çok yaklaştırıyor şu sonumuzu bilmediğimiz pandemi zamanlarında.

anonim bir söz var çok hoşuma gidiyor. herkesin saati farklı işliyor, tıpkı atan nabızlarımız gibi:

“20 yaşında evlenebilirsin.
40 yaşında hala bekar olabilirsin.
18 yaşında okulu bırakabilirsin.
50 yaşında okula başlayabilirsin.
dünyayı gezebilirsin.
istediğini giyebilirsin.
istediğini düşleyebilirsin.

hayat senin hayatın. ”normal” kriterini belirleyecek olan tek kişi sensin.”
devamını gör...

özentiye ve gösterişe duyulan sadakâtın bir örneği olarak görüyorum .bir birlikteliği paylaşacaksanız bunu sosyal hayatta paylaşın sosyal hesapta değil.
devamını gör...

yakın zamana kadar bizler sigara reklamları ile büyüdük. bu reklamlar macera, gözükaralık, serinkanlılık, özgürlük gibi temalar işliyordu. reklamları seyreden çocuk bireye de küçükken kendine bir anda büyük adam duygusu aşılayarak yavaştan bilincinin alt kısmına bunu yerleştiriyordu. hem sigaraya özendirip hem de sigara sağlığa zararlıdır demek ağır bir ikiyüzlülüktü.
devamını gör...

üç tip insandan oluşan türkiye'nin başkentidir: memurlar, pavyoncular ve diğerleri.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim