bilgi kategorisi
içinden çıkmayacağım kategoridir. hatta gece ilk görenlerdenim bu kategoriyi. kafa sözlük için meydan larousse niteliğinde bir yer olacaktır. aklımda tek soru eskiden girilen bilgi içerikli başlıklar buraya eklenecek mi?
devamını gör...
sözlükteki nickaltı övücülüğü
bi susar mısınız? beni gerçekten bulmaca sanan var. eline kalem kapan çözmeye geliyor amma ve lakinki ne bulmaca, ne de robotum. ben de insanım ben de bla bla...
devamını gör...
yoldaş bakkal rozet önerileri
bir adet prison break rozeti ve kolpaçino rozeti bekliyorum. breaking bed in olup prison break in olmaması beni bir nebze üzdü.
devamını gör...
hayvan mezarlığı
bir stephen king romanıdır.
stephen king çağdaş korku edebiyatının şahıdır, padişahıdır. sadece yazdıkları ile değil görüntüsü ile bile korkutabilir insanları.
benim için king ayrıca fobilerin efendisidir. the mist kitabı ile homiklofobiye neden olabilir mesela, ya da kujo ile kinofobiye, o romanı ile koulrofobiye ve elbette hayvan mezarlığı ile de ailurofobiye neden olabilir.
hayvanlar çok sevimli yaratıklardır. gerçekten hayatımızda önemli yer tutarlar, hatta gerçekten hayvan sevgisi besleyen insanlar için onlar ailenin bir parçası, ailenin bir üyesidir ancak bazen olmayacak şeylere neden olabilir ve hayatımızı zindana çevirebilirler, tabii ki eğer hayatımızın senaryosunu stephen king yazmışsa.
hayvan mezarlığı aslında ismiyle müsemma bir kitap. zaten bu isim insana biraz da olsa korku vermeye yetiyor. ama hikayeyi okudukça biraz önceki cümlede biraz olan korku git gide artarak muhteşem bir gerilime dönüşüyor.
ölümden sonra hayata inanır mısınız, bilmiyorum. aslında neye inandığınızı sorgulamak gibi bir niyetim de yok. ama bu kitabı okurken her şeyden azade bir bakış açısıyla yaklaşıp ölümden sonra dirilme fikrine sıcak bakarsanız korku dozunu artırma imkanınız olacaktır.
stephen king belki de kitapları filme en çok çekilen yazarlardan biridir. imdb’nin malum listesinde birden fazla stephen kine uyarlaması bulunmakta ve hatta ilk sıradaki film de bu yazarımıza ait. bu kitabı da filme çekilmiş bir kitap ve filmin de başarısız olduğunu söyleyemem ama kitabı bir başka.
okuyun ve korku imparatoruna biat edin.
stephen king çağdaş korku edebiyatının şahıdır, padişahıdır. sadece yazdıkları ile değil görüntüsü ile bile korkutabilir insanları.
benim için king ayrıca fobilerin efendisidir. the mist kitabı ile homiklofobiye neden olabilir mesela, ya da kujo ile kinofobiye, o romanı ile koulrofobiye ve elbette hayvan mezarlığı ile de ailurofobiye neden olabilir.
hayvanlar çok sevimli yaratıklardır. gerçekten hayatımızda önemli yer tutarlar, hatta gerçekten hayvan sevgisi besleyen insanlar için onlar ailenin bir parçası, ailenin bir üyesidir ancak bazen olmayacak şeylere neden olabilir ve hayatımızı zindana çevirebilirler, tabii ki eğer hayatımızın senaryosunu stephen king yazmışsa.
hayvan mezarlığı aslında ismiyle müsemma bir kitap. zaten bu isim insana biraz da olsa korku vermeye yetiyor. ama hikayeyi okudukça biraz önceki cümlede biraz olan korku git gide artarak muhteşem bir gerilime dönüşüyor.
ölümden sonra hayata inanır mısınız, bilmiyorum. aslında neye inandığınızı sorgulamak gibi bir niyetim de yok. ama bu kitabı okurken her şeyden azade bir bakış açısıyla yaklaşıp ölümden sonra dirilme fikrine sıcak bakarsanız korku dozunu artırma imkanınız olacaktır.
stephen king belki de kitapları filme en çok çekilen yazarlardan biridir. imdb’nin malum listesinde birden fazla stephen kine uyarlaması bulunmakta ve hatta ilk sıradaki film de bu yazarımıza ait. bu kitabı da filme çekilmiş bir kitap ve filmin de başarısız olduğunu söyleyemem ama kitabı bir başka.
okuyun ve korku imparatoruna biat edin.
devamını gör...
30 yaşından sonra enstrüman çalmayı öğrenmek
tolstoy bisiklet sürmeyi 67 yaşında öğrendi.
bunun üzerine tolstoyun bisikleti diye bir kavram oluşmuştur.
bunun gibi birçok örnek var
sonuç: öğrenmenin yaşı yoktur.
bunun üzerine tolstoyun bisikleti diye bir kavram oluşmuştur.
bunun gibi birçok örnek var
sonuç: öğrenmenin yaşı yoktur.
devamını gör...
dinlenme tesisinde unutulma fobisi
yolcuyu dinlenme tesisinde unutup giden otobüsü film/dizi ya da gerçek hayatta duydum ve öğrendim ama en enteresan ve en gülünç olanı da kamil koç firmasına ait otobüsün, kendi muavinini dinlenme tesisinde unutup, unuttuğunu da epey bir yol gittikten sonra fark ederek geri dönmesi hikayesiydi.
devamını gör...
tarihi bir görsel bırak
devamını gör...
z kuşağının sözlüklerin kalitesini düşürmesi
her kötü hareketi z kuşağına kakalayan yazar başlığı.
devamını gör...
sözlük radyosu
şevval sam'ın her şeyin içinde olması ekolünü benimsediğim için "hımmm, buraya da damlayayım' dediğim radyo.
saat 18:00 itibariyle yaklaşık 2 saatlik bir playlist yayınım olacak efendim, yunanca şarkılardan oluşan bir playlist bu.
genelde live ve hareketli şarkılardan oluşturdum ki hafta ortası rehaveti içinize fazla işlemesin ama yunan müziği ne kadar neşeli de olsa altta yatan hüznü hep var, o yüzden dikkatli olmakta da fayda var!*
keyifli dinlemeler.
not : marikaki, programında gözüm var evet ahahhaa*
edit : playlist / spotify
saat 18:00 itibariyle yaklaşık 2 saatlik bir playlist yayınım olacak efendim, yunanca şarkılardan oluşan bir playlist bu.
genelde live ve hareketli şarkılardan oluşturdum ki hafta ortası rehaveti içinize fazla işlemesin ama yunan müziği ne kadar neşeli de olsa altta yatan hüznü hep var, o yüzden dikkatli olmakta da fayda var!*
keyifli dinlemeler.
not : marikaki, programında gözüm var evet ahahhaa*
edit : playlist / spotify
devamını gör...
tutankamonun laneti
yaptığı paylaşımlarıyla genel kültür alanımıza doğrudan ya da dolaylı yaptığı katkıdan dolayı kendisine teşekkürlerimi sunduğum sempatik yazardır. tanımlarını dikkatle ve özenle okumaya başlarken, zıpır profil fotosu gözümün önüne geliyor ve gülümseyerek bitiriyorum okumalarımı da. yazmaya devam, takibe devam…
devamını gör...
sesi bile iyi gelen insan
sadece sesini bile duysanız ruhunuza iyi gelecek insanlar vardır.
devamını gör...
evdekilere küsüp kızınca yapılanlar
yemek yememek.
devamını gör...
selenosistein
serin ve sistein aminoasitlerin den ko-translasyonel modifikasyonla üretilen 21. aminoasit olarak da bazı kesimlerce adlandırılan özel bir yapıdır.
bir stop kordonu olan uga tarafından kodlanılır.
kendine ait t-rna'sı bulunmaktadır.
tiyoredoksin redüktaz
glutatyon peroksidaz
iyodotironin deiyodinaz enzimlerinin kofaktörüdür, enzimlerin merkezinde yer alır
bir stop kordonu olan uga tarafından kodlanılır.
kendine ait t-rna'sı bulunmaktadır.
tiyoredoksin redüktaz
glutatyon peroksidaz
iyodotironin deiyodinaz enzimlerinin kofaktörüdür, enzimlerin merkezinde yer alır
devamını gör...
kahve
kahvenin 0 kalori olması, dünyanın en güzel kıyaklarından biridir resmen.
devamını gör...
ebruli
üzerinde değişik renkler bulunan anlamına gelir.
(bkz: ezginin günlüğü)'nün sekizinci albümüdür.
ezginin günlüğü - ebruli şarkısı.
(bkz: ezginin günlüğü)'nün sekizinci albümüdür.
ezginin günlüğü - ebruli şarkısı.
devamını gör...
karga
zeka konusunda insanı ikiye katlayan, gözleriyle konuşabilen kuşgiller familyasının kralı.
şayet bir kuzgunla karşılaşmışsanız ve göz göze gelmişseniz ne dediğimi anlayacaksınız... bunu yıllar öncesinde edgar allan poe da belirtmiş.
gerçekten ince işçilikle donanmış bir hafıza ve iletişim kuvveti olan, aşiret kültürünün hakim olduğu bir kuş türüdür. özellikle kuzgungiller, karga türünün adını yukarılara çıkarmayı başarmıştır diye düşünüyorum.
şayet totemizm inancına sahip olsaydım, yıllar önce göz göze geldiğim o kuzgunun, çok sevdiğim bir yakınımın totemi olup beni bulduğuna ikna olurdum.
şayet bir kuzgunla karşılaşmışsanız ve göz göze gelmişseniz ne dediğimi anlayacaksınız... bunu yıllar öncesinde edgar allan poe da belirtmiş.
gerçekten ince işçilikle donanmış bir hafıza ve iletişim kuvveti olan, aşiret kültürünün hakim olduğu bir kuş türüdür. özellikle kuzgungiller, karga türünün adını yukarılara çıkarmayı başarmıştır diye düşünüyorum.
şayet totemizm inancına sahip olsaydım, yıllar önce göz göze geldiğim o kuzgunun, çok sevdiğim bir yakınımın totemi olup beni bulduğuna ikna olurdum.
devamını gör...
namuslu kadın evinde oturur
doğrudur. yemi ve suyu kapı altından verilmelidir, yemek yemediği zamanlarda mutlaka ağızlık takılmalıdır. buna ek olarak ayağından yatağa zincirlemek makbuldür. çünkü aklı, fikri olmadığından her an her şeyi yapabilirdir. bu esnalarda kocası sokakta gezebilirdir. çünkü neden gezmesindir. uygar ve iradeli bir namusludur o. kadın kim köpektir.
allah akıl fikir versin.
allah akıl fikir versin.
devamını gör...
attack on titan
4. sezon 8. bölüm üzdü ve sinirlendirdi. bu da bize izleyiciler olarak ne kadar bencil olduğumuzu gösteriyor. 6. ve 7. bölümlerde bu bölümde yaşanandan kat kat daha dramatik olaylar yaşandı ama hüzünden ziyade bir intikamdan alınan keyif vardı.
görüyoruz ki insanoğlu adalete sadık kalmak yerine, ilkelerle davranmak yerine bir öfke sarmalına giriyor ve şiddeti bir şekilde evirip çevirip meşrulaştırıyor.
naruto serisinde de benzer bir hikaye vardı. bir bölümde, kendi felsefesine sahip pain karakteri naruto'nun yaşadığı şehri yok eder. pain, savaş sarmalına girmiş ninja dünyasına barış getirmek istemektedir. bunu da savaş yolunu seçen devletlere savaşın ne olduğunu, acının ne olduğunu göstererek yapmaktadır. pain, bildiğin overpowered bir yan karakter, baş karakter naruto'ya şöyle söyler:
“i want you to feel pain, to think about pain, to accept pain, to know pain...
those who do not understand true pain can never understand true peace.”
sonuç olarak nefret döngüsünü bu şekilde kırabileceğini düşünür. naruto bunu kabul etmez, karşı çıkar ama net bir cevap bulamaz bu soruya.
sonuçta hepimiz adalet adına intikam peşinde koşan sıradan insanlarızdır.
görüyoruz ki insanoğlu adalete sadık kalmak yerine, ilkelerle davranmak yerine bir öfke sarmalına giriyor ve şiddeti bir şekilde evirip çevirip meşrulaştırıyor.
naruto serisinde de benzer bir hikaye vardı. bir bölümde, kendi felsefesine sahip pain karakteri naruto'nun yaşadığı şehri yok eder. pain, savaş sarmalına girmiş ninja dünyasına barış getirmek istemektedir. bunu da savaş yolunu seçen devletlere savaşın ne olduğunu, acının ne olduğunu göstererek yapmaktadır. pain, bildiğin overpowered bir yan karakter, baş karakter naruto'ya şöyle söyler:
“i want you to feel pain, to think about pain, to accept pain, to know pain...
those who do not understand true pain can never understand true peace.”
sonuç olarak nefret döngüsünü bu şekilde kırabileceğini düşünür. naruto bunu kabul etmez, karşı çıkar ama net bir cevap bulamaz bu soruya.
sonuçta hepimiz adalet adına intikam peşinde koşan sıradan insanlarızdır.
devamını gör...

