sözlükte ki bir çok yazarı anlatan söz. tanımı beğeni almaz gelir burada dandik tanımlar çok beğeni alıyor vik vik vik diye öter en basitinden.

oysa kendisi bir israf, esas dandik olan kendi şahsiyeti, onun hiç farkında değil.
devamını gör...

yazarlarımızın dokunaklı anlarını paylaştığı başlık.

benim ki ailemin isteği üzerine resim çantamı çöp konteynerine bırakmamdı. sonrasında ellerim cebimde gözlerim yaşlı ekmek almaya bakkala yürümüştüm. e bir de sonbahar. yapraklar filan. acıklıydı yani.*
devamını gör...

evimde artık minnak bir yavru kedi geziyor.
devamını gör...

kanunun yazılı olmayan bir maddesi de şudur; flash belleği en az üçüncü denemede takabilirsiniz.
devamını gör...

adam yanlışlıkla muhalefet yapmış. ülkenin yarısının fakir olduğunu itiraf etmiş. ulan ülkenin yarısı fakir diye açıklamayı ben yapmış olsam linç yerim, vatan haini, 15 temmuz haini diye söylenirler arkamdan.
devamını gör...

cool insandır. aynı zamanda karşıda ki kişinin son görülmesini de merak etmeyen insandır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


"ben seni sevdim mi? sevdim, kime ne ? tuttum, ta içime oturttum seni ."
ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...

doğru yapan insandır. yürüyen merdivenin ve yürüyen bandın amacı üzerinde bekleyip bizi taşımasından çok gideceğimiz yöne daha hızlı gitmenizi sağlamaktır.
devamını gör...

bunu ben de yapıyorum... ama karşı taraf azıcık ısrar etse pat pat anlatırım. zaten beni tanıyan biri sorunum olduğunu direkt anlar. neden böyle bir şey yaptığımı bilmiyorum. belki de gerçekten merak edip etmediğini anlamaya çalışıyorumdur. çünkü başkası bana yok dese de ben umursadığım için biraz zorlarım. sanki mecburen soruluyor gibi hissediyorum ve bundan kurtulamıyorum. o yüzden gerçekten bilmek istiyor mu anlamaya çalışıyorum sanırım...**
devamını gör...

twitter.com/trakyaogrencisi...

ekşide şu linki gördüm. altına neler yazılmış neler.herkes akademisyene sövmüş neredeyse. şu akademisyenin en ufak suçu var mı ya? bu ülkede 12 sene eğitim zorunlu.üniversite isteğe göre.akademisyen senin isteğine göre sınav mı yapacak?şu devirde 2-3 bin lira bilgisayara para veremeyen insanlar üniversite açıkken nasıl okuyorlardı merak ediyorum.kaldı mı ya bilgisayarı olmayan? paran yoksa ve bir yerlerden burs alacak kadar başarılı değilsen okuma kardeşim.fakülte hocaları bile burs verirdi zamanında.öyle az buz da değil.bunu bırak liseyi ilkokulda demezdik biz bu nasıl bir nesil?

edit:
bir alttaki yazar arkadaşım kendi söylediklerindeki çelişkiye iyi bakmalı.ilkokul sayısı ve mantığında olan üniversiteler yüzünden kendi meslektaşları staj parası alamıyor, işsiz kalıyor.eğitim ciddidir arkadaşlar.hukuk fakültesinde olduğu için buradan değineceğim.kötü eğitim alan, sınavlarını kopyayla çeken insanların sayısı ve çokluğundan dolayı -kendisini de çok başarılı sayalım- kendisinin işsiz kalması, değerinin bilinmemesini ister miydi? zannetmiyorum. avukatlık değerli bir meslekti şuan ki durumu herkesin malumudur.
devamını gör...

ne kadar mükemmel bir şey olduğunu üniversitede anladığımız bir arkadaşlık.
devamını gör...

supportgirl ukdesidir.
dakikadaki kalp atış sayısını ve kandaki oksijen seviyesini hızlı şekilde ölçebilen tıbbi bir cihazdır. temiz, ojesiz, dolaşımın yeterli olduğu parmağa takılır ve saniyeler içinde size sonucu verir. yetişkinlerde oksijen seviyesinin 90'nın altına düşmemesi gerekir.
devamını gör...

çay edebiyatı yapan yazarların kullandığı kelimedir.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

resim kaynağı
devamını gör...

türkiye'deki psikiyatristler tarafından bir türlü tanımlanamayan, dsm-iv kriterlerine göre majör'den ve bipo'dan 4 kritik semptom ile ayrılan (bkz: atipik depresyon) 'un en ayırt edici belirtisi.

tıp insanı değilim (tıp insanı diye bir tanım var mı bilmiyorum, umarım saygısızlık etmemişimdir ama ne demek istediğim anlaşılmıştır sanırım.) fakat hemen on yıldır psikoloji üzerine okumaya özen gösteren, kendi teşhisini kendi koyma cehaleti içerisinde araştırmalar yaparken türkiye'deki bilimsel yöntemin ne kadar yanlış olduğuna tekrar kanaat getirmiş birisi olarak; uyanamamak , bir türlü uykuyu alamamak , günde 10 saatten fazla uyumak gibi şikayetleriniz varsa lütfen ama lütfen (bkz: atipik depresyon) / (bkz: hipersomnia) ilişkisini araştırın veya gittiğiniz doktora bu konu üzerinde şikayetlerinizi değerlendirmesini söyleyin.

türkiye'de bu branş ile ilgili gideceğiniz doktorların birçoğunun; (bkz: uyanamamak) şikayeti ile gitmenize rağmen; "alarmı ertelememek lazım." , "sabah kalktığınızda 10 dakika egzersiz yapmak lazım." gibi önerilerden başka bir çözüm üretemeyeceklerini de lütfen bilin. 'uyanamıyorum' diyorum, 'sabah kalkınca egzersiz yap' diyor; ondan sonra ben sinirli oluyorum.

(burada eleştiriye konu olan doktorlar; klasik devlet memurluğu görevinden başka en ufak bir gelişim göstermemiş, bir makale okumaktan aciz, salla başı al maaşı rahatlığında olan doktorlar için geçerlidir. eminim ki yeni jenerasyon, bilimsel yöntem ve araştırma kültürü açısından farklı bir vizyon kazandıracaklardır.)

(bu ülkede daha düne kadar (bkz: dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) tanısından bihaber bir psikiyatr bilimi olduğunu unutmayalım.)

neyse, gidip bir bölüm daha (bkz: kırmızı oda) izleyeyim; ne gerek var yeni literatüre kafa yormaya.

kaynak

kaynak
devamını gör...

olması gereken durumdur.
(bkz: medeni insanın özellikleri)
devamını gör...

çok basit şeyler söyleyip gideceğim, alınmaca gücenmece yok şimdiden söyleyeyim.

''biz bu kuran'ı sana zahmet çekesin, sıkıntıya düşesin, bedbaht olasın diye indirmedik.'' (tâha suresi, 2)
''kuran'dan, kolay geleni okuyun. ondan kolay geleni okuyun.'' (müzzemmil, 20)

hem aklın apaçıklık ilkesine hem de büyük fıkıh ekollerinin içtihat ve yorumlarına dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: kur'an'dan kolay geleni okumanın bir anlamı da, ibadetlerde onun orijinal metnini okumada zorlananların, anadillerindeki tercümelerle ibadet edebilecekleridir. buhara halkı namazı arapça değil kadim farsça kılıyordu ve rükuya giderken ''kinita nikinet'' secdeye giderken ''nikunya nikuni'' diyorlardı. mezheplerin içerisinde en esnek sayılan mezhebe dahilsiniz zaten, hanefi mezhebi bu konularda gayet esnek. imam hanife farsça namaz kılmakta bir sorun olmadığını söyleyen mezhep imamı.
ebû hanîfe, ''şayet biri namazına farsça tekbir getirerek başlasa ve namazını da farsça okusa, bu kişi arapça'yı iyi biliyorsa da namazı caizdir'' demiştir.
bu bahsi burada kapattık.

bunları bir kenara bırakıp, türkler'in islam'ı kabul etmesi ile ilgili birkaç şey ekleyelim.
ermeniler, soykırım diyebiliyorlar. rumlar, topraklarımızdan sürüldük, yerimizden edildik diyebiliyorlar. ancak türkler, araplar bizi katletti sonrasında da müslümanlığı dayattı diyemiyorlar. niye? çünkü türk gururludur. türkler'in islamı kabul etmesi şöyle anlatılır hep resmi tarihte; türkler ve çinliler savaşırken araplar yardıma gelmişler, bu esnada -savaş sırasında- iki millet birbirine sempati beslemiş ve türk savaşçılar arap okçuların yanaklarından makas alıp islamiyeti kabul etmişler.*

talkan katliamı'nda 100.000 türk katledilip, 50.000 türk köleleştirilmiştir. halk, müslüman araplarla savaşmadığı halde, kuteybe ve askerleri sırf diğerlerine ibret olsun diye 40.000 kadar türkü kılıçtan geçirmiş, ağaçlara asmıştır. tüm bunlar hep islam adına yapılmıştır. o bölgeden geçen derenin 2 ay boyunca farklı bölgelere kan taşıdığı rivayet edilir. köleler de pazarda, orada, burada alınıp satılmıştır. türk tarihi anlatıyorum dur dinle. bu katliam, islam’ın barış dini olduğunu yeterince kanıtlamış, ayağı kayıp yanlışlıkla arap kılıçlarının üstüne düşen arkadaşlar da olmuş ama dersini iyi alanlar akın akın islamiyet ile şereflenmiştir.
kaah el-aşkari bir şiirinde şöyle diyor; herkesi kılıçtan geçirdiniz. yalnızca ata bile binemeyecek yaşta küçük çocuklar kaldı. binenler de o hırçın atların sırtında sanki bir yük gibiydiler.
islamı nasıl kabul ettiğimiz gerçeği ile yüzleştiysek bu bahsi de burada kapatalım.

dîvânu lugâti't-türk'ü türkçe'ye tercüme eden besim atalay da, giriş kısmında, türklerin islam'a girdiği ilk dönemlerde, aralarında arapça’nın yaygınlaşması için çok büyük baskıların yapıldığına işaret etmektedir. burada verilen bilgiye göre, islam'a büyük hizmetler yapmış olan ofşin adında bir türk, sırf türkçe bir kitap okuduğu için ölüm cezasına çarptırılmıştır.
yüz binlerce türkün öldürüldüğü coğrafyanın diliyle ibadet etmek şimdi daha cazip değil mi?*
devamını gör...

günlerce konuşmaz, yazmaz, aramaz, sormaz; sonra gelir bir ‘merhaba’ der, yine o kazanır.
devamını gör...

nörogelişimsel bir bozukluk olan, hakkında halen daha araştırmaların sürdüğü ve nedeni henüz tam olarak belirlenmeyen otizm spektrum bozukluğu olan ressam bir çocuktur. sevgili supportgirl'ün paylaştığı ilk tanımda, youtube kanalındaki resimleri ilgiyle takip ettim. tebrikler çocuk.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu gün heykel falan gündem olunca çekeyim dedim.
devamını gör...

homofobi, ırkçılık, dincilik vb. bir düşünceyse eğer saygı falan duyulmaz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim