sanatçı şeklinde düzeltilmesi gereken başlık. neden? çünkü frida kahlo var, büyümüş bir şey kendisi.

sonra türk edebiyatı'ndan nazlı eray var yazar olarak. halide edip adıvar, adalet ağaoğlu var. bu kadınlar gerek resimleriyle, gerekse yazdıklarıyla isimlerini duyurmuş kişiler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hollywood filmlerinde eğer kahramanın yolu mahkemeye düşüyorsa bu sözü duymamamız imkan dahilinde değildir. daha önce objection your honor başlığında yazdığım gibi bu başlık da olmazsa olmazdır.

bu replikten hemen önce afili avukat sanık sandalyesinde oturan ve zengin, zeki ve inanılmaz havalı avukatın zekası karşısında titremekte olan tanığa çok sıradan sorular sorarak tanığın kendine güvenmeye başlayarak gardını düşürmesini sağlar.

ama avukat kendine güvenmektedir hala, bu her halinden bellidir. tanığa hiç bakmadan salonda dolaşır, arada bir saygıdeğer jüri üyeleri ile cilveleşir, savunma makamına nanik yapar ve tekrar tanık sandalyesinin önüne gelir.

hala özgüveni yerinde olan tanık sağlı sollu sorularla sersemletildikten sonra o en can alıcı soru gelir. tanığın hiç beklemediği soru klişe filmlerde “ olay anında sizi miss. perkins’in evinin yakınlarında gören bir tanığımız var, buna ne dersiniz gibi bir soru?”, daha sıra dışı fimlerde ise “ maktulün elmalı turta sevdiğini biliyoruz, günlüğe yazmış, siz de en son amasya’da tatil yapmışsınız, bu tatilin amacı neydi?” gibi saçma sapan ama herkesin zekice bulduğu bir sorudur.

işte bu can alıcı soru ile jüriye şüphe, iddia rakip avukata korku veren avukatımız yargıça döner, italyan takım elbisesini düzeltir, önünü ilikler ve kol düğmelerini yeni gelin gibi ışıldayarak “ no further questions your honor” der.

zaten ağanın sorusu üzerine soru olmaz.
devamını gör...

öncelikle bu duyuru başlığının akis/güncel/...vs en üstte sürekli durmasını sağlamak için moderatorlere kamu seslenişi yapıyorum.
dava konusuna gelince bilmemnaaptimin ülkesinde her şey amatörce yürürken bu isim/patent bilmemne işleri gayet de profesyonelce yürüyor ya ne diyim.
daha önce kendim de isim babalığını yaptığım bir forum sitemizi kapatmak zorunda kaldığım için; "evlat acısı " gibi koyduğunu bilirim. ve fakat;
yoldaş. bizler buradayız. ben ismi kafa olduğu için burada olmadım. içeriği için burada oldum ve olmaya devam edeceğim.
canımız sıkılmasın. yazan her yerde yazar. yazmayan da teee ya şorda kumda oynayabilir.
temelin dedigi gibi; "ha bu bize ders olsun."
isim için de önerilere açıksak; " kaffa " oluversin.
çok da şaaapmaya gerek yok..
show must go on..
devamını gör...

anne kokusu.
devamını gör...

galatasaray’ın ve brezilya milli takımının unutulmaz kalecisidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hiçbir zaman yerli kaleciden yana yüzü gülmeyen galatasaray’ın yabancı kaleci konusunda ise çoğu zaman şansı yaver gitmiştir.

işte bu büyük şanslardan biri de claudio taffarel’dir. taffarel kaleyi koruyorsa biz galatasaray taraftarları içimiz rahat bir maç izlerdik. ben taffarel’in yediği saçma sapan bir gol hatırlamıyorum mesela. galatasaray’a geldiği ilk zamanlarda birkaç gazetede taffarel’in “uçmadığına” dair birkaç yazı çıkmıştı.

süper kahraman transferinde uçmayan bir karakter satın almak oldukça mantıksızdı zira. ancak taffarel uefa kupası finalinde thierry henry’nin yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşuna öyle bir uçtu ki süperman’in ruhu taffarel’in ruhunun önünde diz çöktü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
onlarca maçını izlediğim ve her maçtan sonra bir futbol sever olarak içten içe minnetlerimi sunduğum büyük karakter duruşu ve içtenliği ile ekranda her göründüğünde taraftarlara huzur, mutluluk ve güven verirdi.

sonraki yıllarda galatasaray’da kaleci antrenörlüğü de yapan taffarel o kadar iyi bir antrenör idi ki felipe melo’ya direktiflerle penaltı bile kurtarttı.

gözlerinden öpüyorum taffarel!
devamını gör...

yatağının altındaki canavar, insanlardan daha korkunç degil.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türk telekom-andorra
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birbirlerine sürekli küfreden 3-4 tane metropol bebesi oyuncunun arasındaki küfürleşme ağırlıklı konuşmaya anadolu aksanıyla dalan "sizing adamgıngınız almıyo mu ses gaydı?" diyen adama şehirlilerden birinin "sen sus lan köyü" diye çıkışması olayı.

neyin kavgasını yaptıklarını bilmediğiniz halde ve konunun ne olduğuna dair en ufak bi fikriniz olmadığı halde 60sn dinledikten sonra içinden çıkılamayan videoya başlık olmuştur.
devamını gör...

üniversitede garsonluk yapan arkadaşlarımdan, daha korkunç şeyler duymuştum. dışarıdan çok kaliteli duran mekanlar bile, tarihi geçmiş ucuz süt arıyorlar.
devamını gör...

tuborg tuborg nereye kadar?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gitar çalmak.
devamını gör...

büyükşehirlerin, geri dönüşüm meleği olan insanları, şeytan yapmaya zorlamak.
yaşam savaşını alenen veren insanları, yaşamdan soğutmak
mazluma gücü yetmek.
ceza vereni de, ceza veren sistemi de allah ıslah etsin
devamını gör...

shenandoah isimli filme konu olmuş savaş. amerikan iç savaşı yıllarında geçen film hem dönemi oldukça güzel aktarıyor hem de savaş karşıtı bir duruş sergiliyor. yine aynı dönemde geçen 1959 yapımı the horse soldiers filmi de dönemi oldukça iyi anlamanızı sağlayan bir film.
devamını gör...

giydirmek?
senin eşin tek başına karar veremiyor mu? giydirmek ve giydirmemek senin ne haddine.
senin eşin bir birey. onunla evlenirken onun kişiliğini satın alamazsın. senden önce mini etek giyiyorsa senden sonrada giyecek. senin beynin mini etekli istemiyorsa, mini etek giyinen kadın ile evlenmeyecek. önce beynine giydirmelisin bunu. ona sen kendi kararınla giydirebilirsin. sen sana giydirebilirsin bunda bir sıkıntı yok.

benim eşime giydirebileceğim tek şey beyin özgürlüğü.
edit: umarım giyinip gelir. üşütmesini istemem.
devamını gör...

kişinin hayattaki amacı ve yaşama motivasyonunun belirli veya belirsiz sebeplerden dolayı kaybolması veya olmaması hali.
en iyi bildiğim şey ne istediğimi bilememem.
devamını gör...

neden erkeklerin fikir beyan ettiğini anlamlandıramadığım durum,sizin bünyenizde gerçekleşmeyen bir şeyi eleştirmek ve subjektif tespitler yapmak saçma.
devamını gör...

bu başlık hortladıkça profik fotomu değiştiresim geliyor, yapmayınn.
devamını gör...

dikkat ederseniz filmin başından sonuna kemal sunal hakime ifade veriyor. lakin bir defa bile hakim gösterilmiyor. filmin sonunda da şöyle bir cümle geçiyor :
" siz söyleyin hakim bey burada suçlu kim ?" yani aslında en başından beri hakim biz izleyicileriz. doğru yada yanlışın taktiri de bize bırakılıyor.
devamını gör...

erkekli kızlı kalınan evde şarap içip hayat pahalılığından şikayet edilen trt dizisiydi. vay be nerelerden nerelere!
hadi 15.bölümü açın!!!
berat'ın kurnazlığı çok güldürüyor. tv'de izlemek istediği maçı açmak için kurnazca kızların odasına gidip, kızlar türk filmi izlerken filmdeki oyuncu için "bak var ya bu kadın hasan şaş'ın annesi" diye kızların akıllarını karıştırıp maçı açtırması. "bak maçı açayım orada hasan şaş var aynı annesine çekmiş!" diye kızları kandırıp maçı açıp, izlettirmesi...
kızları fener, cimbom kavgasına tutuşturup maçı değiştirmelerine kurnazca engel olması... ne üçkağıtçı ya!
bi taraftan soğuktan tir tir titrerken bi elektrik sobasını paylaşıp ufacık odada kestane yiyerek bulmaca oynamaları...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim