hayattaki en zor şeylerden biridir.
doğru olduğunu düşündüğümüz insanların aslında öyle olmadığını gösteren bir turnusol olsa fena olmaz mıydı? ya da tam olarak şöyle biri;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her an ölümü beklerken yaptığımdan pek farklı bi şey yapmazdım.
insanlara yardım etmek, dualarını almak ve en önemlisi vicdanımı rahat ettirmek için çabalardım.
devamını gör...

(bkz: herbokolog) (bkz: oytun erbaş)
devamını gör...

"konuşsak da kuş uçmuyor içimizdeki ormana"

şükrü erbaş

kuşlar uçmuyor, ormanlar yanıyor.
devamını gör...

ayraçları; kitap sayfalarının aralarına girmiş, orantısız güç olarak gören bir ben değil, herkesin yaptığı güzide eylemdir. hele ki kitap bana aitse...
caaanım kitabın, arkadaşım olmasından mütevellit, kıvırır, evirir çevirir, iyice haşır neşir olurum. onu özüme alır, içime katar, evrenimde yoğururum...
kalkıp içinden düşecek bir şeyi*, kaldığım yeri belirleyecek bir madde olarak görmedim, görmüyorum... aksine aramıza girmiş bir üçüncü şahıs olarak gördüm görüyorum, göreceğim....kitapları da - eşyalar gibi- tanrılaştırmaktan vazgeçin artık... vazgeçin ki üretebilelim, büyüyebilelim...

insanoğlu kendini; kendi kıskacından çıkaramadığı, çıkarmaya çalışanı da tu kaka saydığı müddetçe, bu büyük üretkensizlik buhranı bitmeyecek ve insan denilen varlık, evrimini tamamlayıp, tanrısına dönüp tanrım bak sen beni yarattın, ben de bana, başka tanrılar yarattımdan öteye geçemeyecek... tanrı insanı yaftalamamış sonsuz bir irade yetkisi tanımışken, siz kim oluyor da pardon, onu bunu öteleyiveriyorsunuz?..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçen ay okuduğum falih rıfkı atay kitabı. abartmıyorum herkesin okuması gereken muazzam bir eser. abartmıyorum.
özellikle savaşın ne kadar vahim olduğunu gözler önüne serer. okurken en yakından seyredersiniz. en sevdiğim kısım --- alıntı ---

ta şam’a kadar üç gün üç gece süren demiryolunun iki tarafını anadolu türkleriyle kuşatacağız. arap kesesine anadolu altını ve arap kursağına anadolu’nun rızkını akıtacağız. şaka değil, islam emperyalizmi yapıyoruz. arap cenbiyeleriyle barsakları deşilerek, etleri çöl güneşinde kavrulmuş olanlar! sizler, ey sarıkamış’ın buz dağı üstünde donmuş olanların kardeşleri, siz hep, pomadlı bir yüz derisinin kapladığı boş bir kafanın içindeki bomboş bir hayalin kurbanları değil misiniz

--- alıntı ---

pomadlı kim acaba yahu ? okunması gerekir.
devamını gör...

dünyanın yedi harikasını görmek.
devamını gör...

bir insan için dolu olan muhabbet bir başkası için boş olabildiğinden çetrefilli bir mevzu benim için fakat böyle durumlarda boş konuşmanın tespit edilmesini sağlayabileceğini düşündüğüm, sokrates'in üç filtre testi adı verilen bir yöntem mevcut.

bir kişi sokrates'in yanına yaklaşır ve der ki,

"senin arkadaşın olan falanca kişi hakkında bir şeyler öğrendim, sana anlatayım mı?"

sokrates,
"bana anlatacağın şeyin doğru olduğundan emin misin?" diye sorar.

adam olumsuz yanıt verir. bunun üzerine sokrates, "peki söyleyeceğin şey iyi bir şey mi?" diye sorar.

adam yine olumsuz yanıt verir, hatta der, hoşlanmayacağın bir şey.

sokrates son olarak, "öncelikle söyleyeceğin şeyin bana bir faydası var mı, ikinci olarak ise sana bir yararı var mı?" diye sorar.

adam yine "hayır." yanıtını verince, sokrates,

"bana söyleyeceğin şeyin doğruluğundan şüphelisin ve iyi bir şey de değil. üstelik ne sana ne de bana faydası var. o halde bunu söylemenin anlamı var mı?" diye sorar.

platon'un aktardığı bu olayda, sokrates gerçeklik, yararlılık ve iyilik filtrelerini kullanarak sorularını sorar.
devamını gör...

dünya edebiyatından stefan zweig, walter benjamin, ernest hemingway, virginia woolf, anne sexton, sylvia plath, viladimir mayakovski, sergey yasenin, cesare pavese, yukio mişima, jack london, gerard de nerval.

bizde de beşir fuat, sadullah paşa, şakir efendi, nilgün marmara, ilhami çiçek, sosyal ekinci, metin kaçan gibi yazar ve şairler.
devamını gör...

"tek bir kelime ile olmayacak yollara düşen tek canlı insandır, hem de arkasında milyonlarca olmaz diyen cümleye rağmen."

noktayı koydu, cümleyi kapattı adam. şimdi tek yapması gereken sabahı beklemekti, gerisi ondan çıkmıştı. burnuna menengiç kokusu geldi, bir yanı fıstık aşılı kocaman bir ağaç, az ötesinde eski toprak bir fırın, fırının tam karşısında eski sakız tipi eski bir evin olduğundan da daha yaşlı görünen merdivenleri, sonra saksılarda sardunyalar, ötesi avlu, dışarı çık, koca bir yol.
son 20 senedir eski ihtişamını kaybetmiş bir köyün içinde yaşayan tek insandı adam, yaşamak derken sadece kelimelerde, yaşamak derken sadece o tek kelimede, yaşamak derken sadece o tek kelimeye tutunan tek insan.

menengiç kokusu geçti, fırın söndü, sardunyalar yıkılan evin altında kaldı, o tek kelime olmaz diyen cümlelere yenik düştü, adam eline kalemi alıp yeni bir cümleye başladı.

artık durmasını gerektirecek hiçbir şey kalmamıştı ve bunun farkındaydı.
devamını gör...

halk tarafından bilinen bir gerçeğin devlet tarafından tespit edilmesidir.
devamını gör...

mesleğimin birinci yılı henüz dolmadan üsküdar 2. noterliğinin e tebligatı ile mailime düşen bir evrakın ihtiva ettiği genel durumun karşılığı olan kelime. hoş zaten metni tamamen okumama gerek yoktu, başlık azilname idi ama olsun, acaba azledilmediğim bir şeyler var mı diye aşağı kadar okumuştum. sonra çıktısını alıp çerçeveletip duvara astım, benim ilk azilnamemdi.
devamını gör...

sizler de (bkz: takip edilesi sözlük yazarları)
(bkz: sözlüğün en sevilen yazarı)
(bkz: sözlüğün en zeki ve güzel kadını)
(bkz: sözlüğün en iyi yazarı) gibi başlıklarda kendinizi aratıp bulamadıysanız (bkz: sözlüğün düz yazarları) kulübüne hoş geldiniz efendim.
devamını gör...

doğru insan, sevgiyle büyümüş olduğu için, kendini belli ediyor.

kestirip atmıyor, gönül alıyor, ayrılmayı değil, onarmayı tercih ediyor. güzel seviyor, sarıp sarmalıyor ve baya "ev" oluyor. tanıyorsun görünce yani.

"zaten evini nerde görsen tanırsın"
*
devamını gör...

yanlış bir sorudur. yalnızca islam değil, tüm dinler dünyanın içine etmiştir. hala da etmektedir.

illa islam özelinde bakarsak, bir düşünün. adamın biri geliyor diyor ki "ya ben mağarada takılıyordum, birden vahiy geldi, bana 'oku' dediler, bu arada ben yeni peygamberim, bir de yeni dinimiz var" . bir kesim insan inanmak istememiş tabii ki de *, bunun sonucunda da bir sürü anlamsız savaş çıkıyor. uhud savaşı, hendek savaşı vb. savaşlarda kaç kişi öldü? islam olmasaydı bu savaşlar yapılır mıydı? bunlar aklıma gelen en basit örnekler. osmanlı imparatorluğu hep "islamı yaymak" maskesinin ardına sığınıp her yeri işgal etme hakkını kendinde bulmadı mı? sorsanız kendisi islam halifesi, eee islamın bayrağını dört bir yana dikmek onun vazifesi, mecbur yani. yersen.

afganistan'a, iran'a, yemen'e gidin bakın, arka mahallelerde islamın dayattığı 'namus' kuralları uğruna kaç kadın ölüyor, recm ediliyor? (bkz: ışid) kaç kişinin kafasını "islam" uğruna kesti? "ama onlar dinimizi yanlış anlıyorlar" gibi bir ibareyi kusura bakmayın ama kabul edemem. o zaman sizin dininizi anlamak bu kadar zor olmasaydı. kuralları, yasakları, cezaları her kesim tarafından farklı yorumlanabilen bir din olamaz. olursa sonucu bu olur. kimi öyle anlar, kimi böyle.

başta dediğim gibi, yalnızca islam özelinde değil. cennetten parsel parsel yer satılan din de aynı rezillikte. insanlık tarihinde yaşanan en büyük katliamların sebeplerine baktığınızda din hep en başta geliyor. neden "din" diye bir şeyin olmadığını hayal etmek bu kadar korkunç?

"nothing to kill or die for, and no religion, too"
devamını gör...

obje gibi davranmak eskide kaldı, direkt öldürüyorlar artık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bolu/gölcük
devamını gör...

güney kore’nin başkenti seul'de han nehri üzerine kurulmuş mapo köprüsü'ndeki intihar vakaları çoğalınca “ölüm köprüsü” olarak anılmaya başlamış. intiharları azaltmak için köprünün adı "yaşam köprüsü" olarak değiştirilmiş.
köprünün üzerine hayat ile ilgili güzel sözler eklenmiş. mesajlar arasında “en iyi günlerini daha görmedin”, “seni seviyorum”, “bir şey yedin mi” gibi sözler yer almış.
ertesi sene intihar oranı yüzde 77 düşmüş. ancak daha sonra intihar oranı 6 kat artmış. güney kore, intihar vakalarının en fazla görüldüğü ülkelerden biri olarak biliniyor.
bugün bir köprünün tam ortasında durdum, aşağıda alevler, arkamda melek, önümde şeytan. ikisi de aynı soruyu sordu… kimsin sen? kimin tarafındasın…aşk mı, intikam mı, mahkum mu, cellat mı… hep ikisinden birini seçmem istendi… ama hep bir üçüncü şık var… o da ateşe atlamak” (ramiz dayı).
devamını gör...

kahvenin 0 kalori olması, dünyanın en güzel kıyaklarından biridir resmen.
devamını gör...

malum, tarayıcıda kafa sözlük yazdığınızda ilk olarak ekşi sözlüğün başlığı çıkıyor.

şöyle bir göz gezdireyim dedim neler demişler sözlük hakkında diye geneli sözlüğün radyo yayınlarından, forumsal başlıklara uzaklığından ve abazaların; kendi tabirleri ile 'meriçlerin' olmayışından övgüyle bahsetmiş.

evet bir tutam gururlanmış olabilirim.

edit: birisi de (bkz: kafa sözlükte kızlar teklif ediyor) diyerek malum meriçleri sözlüğe opsiyonlamaya çalışmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim