2019 yapımı, güney kore filmi. yönetmeni bong joon-ho tarafından senaryosu da yazılmıştır. aynı yıl en iyi yabancı film, en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi özgün senaryo dahil 4 oscar kazanarak 2020 oscar ödüllerine damgasını vurmuştur.
film genel olarak sınıf farklılıklarının net bir şekilde yaşandığını vurgulamaya çalışmıştır. bir çok sahnede bu açıkça işlenmiştir. kapitalizm, aile ilişkileri gibi konulara da değiniyor. filmde zengin bir ailenin çocuğuna ders vermek için evlerine giden karakterimiz zamanla kendi aile bireylerini işçi olarak zengin ailenin yanına aldırıyor. sonrasında olaylar gelişiyor. oyunculuk ve görüntü yönetmenliği benim için tam puan aldı. sinematografik açıdan adeta bir şölen. filmde hemen her sahnede bir gönderme veya sembol bulunuyor. bence oscar'ı anasının ak sütü gibi hak etmiş bir film. yönetmenin diğer filmlerine de göz atmak isterseniz (bkz: memories of murder) (bkz: the host) ve (bkz: snowpiercer) benim beğendiğim diğer filmleri. bu filmlerin ortak bir özelliği ise yönetmen bong joon-ho'nun bu dört filmde de song kang-ho ile çalışıyor. (parazit filmindeki baba karakteri.) güney kore sineması mutlaka dikkatle üzerinde durulması gereken bir alan. parazit oscar alması dolayısıyla bütün dikkatleri üzerine çekti ve populer kültürde çokça tutuldu. siz yine de hem bong joon-ho ya hem de güney kore sinemasına göz atın derim
devamını gör...

kadına el kalkmaz lafının yanlış anlaşılarak saçmalık olarak nitelendirilmesidir.

kadının bıçak ile üzerine koşması, küfürle el kol hareketi yapması durumunda elbet tepkisiz kalmazsın. ancak söyledikleriniz kadına el kalkmaz lafını yanlışlamaz

kadına el kalkmaması, yapısal farklarının getirdiği avantajı kullanan erkeğin, kadına orantısız güç kullanmasının yanlışlığını ifade eder.
devamını gör...

yun. καραμανλήδες şeklinde yazılır. yalnızca mezar taşları üzerinde değil o dönem evlerin girişlerine de dua mahiyetinde kullanılmıştır. örnek görsel incelendiğinde en üst kısımda gayet okunaklı şekilde; ''maşallah'' yazıyor. bir diğer örnek olan bu görsel ise çok emin olamamak ile birlikte bir uyarı veya bilgilendirme levhasına benziyor. görsel üzerinde ise; sultan mahmut tarafından kilisenin tadilatının yapılması emir edildiği yazmakta.
devamını gör...

özetle evlilik törenidir.

iki insanın bir hayatı birleştirmek için girdikleri yolun bir dönemeci, bir durağı denebilir belkide.

evliliklerini şatafatla, eğlenceyle, ne bileyim bana göre işkenceyle taçlandırmak isteyen insanların tercih ettiği tören şekli.

ortadoğu ülkeleri (ve dahi türkiye dahil) tarafından genelde abartılan, günlerce süren seromonilerle devam eden bir tören.

düğünlere harcanan paralar dudak uçurtacak cinsten. salondu, organizasyondu, gelinlikti, damatlıktı, çalgı çengiydi, yok efendim yemeğiydi ıvırı zıvırı derken akıl tutulması yaşatan paralar harcanıyor.

genelde 'bir kere evleniyoruz canım' cümlesi devamında ucu bucağı olmayan adet ve kültür gösterimi hallerle yapılan organizasyonlar ve o organizasyonlara dökülen paralar.

para benim kırmızı çizgim arkadaş. daha az para harcansa belki katlanabilirim. şaka şaka benim altından kalabileceğim durumlar değil.

tercih eden, seven çok tabi. ama bana hep garip gelir. iki insan evleniyor diye neden bu kadar tantana çıkıyor anlam veremem.

içimde kalmasın diyenler olur belki ne bileyim benim içimde öyle bir şey varsa zaten kalmasın der çeşitli meditasyon teknikleriyle o iç karışıklığı ve tutukluğu dışarı çıkarırım.

pandemi dolayısıyla iki senedir pek göremiyoruz tabi artık. en büyük yeğenim pandeminin başında yaptı coronayı bahane edip gitmedim. bir küçüğü başka ablamdan kendileri onunkine katıldım vallahi ortama ayak uydurup göbek bile attım. sefam olsun oh. küçük olanın ki tabi daha sadeydi. bahçede abartısız daha sakin ve pandemi kurallarına uydurulup daha kısa sürdü. yıllar sonra ben de düğün görmüş oldum.

tercih etmem edene de niye ediyorsunuz demem. ama 'çok para az etmen guzum' derim tabi içimden. düğün yapın yapmayın demiyorum ama lütfen beni çağırmayın. saygılar efem.
devamını gör...

sevin bizi. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nedendir bilmem bulut canlanırdı gözümün önünde.
devamını gör...

'aşkla aynı değil' isimli şarkısını keyifle dinlediğim aynı zamanda hemşehrim de olan oyuncu ve müzisyendir.
devamını gör...

bugün bir değil iki sebebim var. birincisi bir doktora tezinde kullanılmak üzere mesleki bilgi ve tecrubelerim için röportaj yapıldı. ikincisi annemin yıllarca bana uyguladığı ve bugün travmasini halen atlatamadigim "elalem ne der " ve "büyüklerin yanında nasıl davranılır" işkencelerini bir başka annenin liseye giden oğluna yapmasına engel oldum. mutluyum be sözlük.
devamını gör...

tiyatroya girerken kapısında ferhan şensoy'un kendine has mizahıyla bu tiyatro ferhangi şeyler oyununu izleyen 112.437 tiyatroseverin ödediği bilet parasıyla halk tarafından onarılmıştır yazıyor.
devamını gör...

majeste adlı eski old bir grubun mükemmel bir şarkısı.
devamını gör...

17. yüzyıl divan şairlerinden biridir. akka'da doğmuştur ve asıl adı hüseyin'dir.

''fazıl'' mahlasını kullanmıştır.

bir dönem sarayda görev almasına rağmen, eğlence düşkünlüğü sebebiyle saraydan uzaklaştırılmıştır.
devamını gör...

ziya hurşit adlı herifin son sözleri çok havalıdır.
beni o kadar yükseğe asın ki beni asanlar ayağımın altında kalsın.
devamını gör...

efsanevi truva kenti* dardanelles'e hakim bir konumda olduğundan jeopolitik olarak oldukça değerliydi, özellikle de denizci bir millet olan yunanlar için. ancak olay böyle basit bir stratejik hamleden ibaret değil.

peleus ve thetis'in düğününe karmaşa tanrıçası veya daimon'u eris hariç tüm olympos ahalisi davet edilmişti. kendisinin davetli olmayan tek kişi olduğunu öğrenen eris ise düğünü basmış ve "en adil olanınıza" diyerek ortaya bir altın elma fırlarmıştır. olympos'un en güzel adili olduğunu düşünen hera, athena ve aphrodite elmayı kimin alacağını tartışırken, zeus ise hermes'e emir vererek bu üç tanrıçayı truva prensi paris'e götürmesini ve kararı onun vermesini emretmiştir. kendi halinde keçi güderken bu üç tanrıçayı karşısında gören paris ise karar vermekte zorlansa da, aphrodite'nin kendisine dünyanın en güzel kadını olan helene'yi vereceğini duyunca altın elma'yı ona vermiş ve ardından olaylar gelişmiştir.

rüşveti kabul etmesi neticesinde kendisine aşık olan sparta kralı menalaus'un eşi helene'yi kaçıran paris, rakibinin eline direkt olarak bir casus belli vermiştir. yunanların, yani akhaların bu pis harekete cevabı menalaus'un ağabeyi miken kralı agamemnon komutası altında tüm koloni ordularını toplayıp bin gemi ve elli bin hoplit ile truva kentini kuşatmak olmuştur.

savaşın başında zeus diğer tüm olymposlulara insanların işine karışmayı yasaklasa da, tanrı ve tanrıçalar böylesi bir tantanayı kaçırmak istemeyip zaman zaman bizzat savaş alanına inmişlerdir. apollo, artemis, ares ve aphrodite truvalıların yanında savaşırken; athena, hera, hephaistos ve poseidon akhaların tarafını tutmuşlardır. ilyada'yı okuyanlar sefere çıkmadan önce akhaların denizleri ve rüzgarları sakinleştirmesi için agamemnon'un kızı iphigeneia'yı poseidon'a kurban ettiğini, filmi izleyenler ise truva kıyılarına çıkan akhilles'in apollo heykelinin başını kırarak tanrının gazabını üstüne çektiğini hatırlayacaklardır.

olymposluların müdahalesi sonucu belki de kısa bir sürede bitebilecek olan kuşatma tam on yıl sürmüş, sevgilisi patroklos hektor tarafından öldürülünce akhilles savaştan çekilmiş ve sonra güç bela ikna edilerek geri dönmüş, truva prensi hektor'u düelloda öldürmüştür. bu düelloda athena akhilles'in, aphrodite ve apollo ise hektor'un yanında dövüşmüştür.

hektor ve aias* gibi iki tarafın da yenilemez kahramanlarını kaybettiği on yılın sonunda şehrin düşmeyeceğini anlayan akhalar tası tarağı toplayıp geri çekilecekken, tanrılar kurnaz odysseus'un aklına bir fikir sokar. akhalar devasa bir tahta at yapar, donanma truvalıların kutsal saydığı bu hayvanı athena'dan bir armağan olarak bırakıp geri çekilir. truvalıların tartışması sonucu atın şehre alınması kararı çıkar ve bu şehrin sonu olur. truvalılar kutlamalarda sarhoş olduktan sonra atın içine gizlenmiş olan akhalar kentin kapılarını açar ve geri dönen ordu kentin altını üstüne getirir. bu sırada savaştan önce savaşta öleceği kehanet edilen akhilles prens paris tarafından öldürülür. kentten sağ kaçabilenler ise truvalı aeneas önderliğinde ve poseidon'un kol kanat germesiyle çeşitli maceralar yaşadıktan sonra roma'ya yerleşip romalıların ataları olurlar. hatta büyük constantinus, yeni roma'yı kurmak istediğinde ilk olarak truva'ya gelir ve şehri inşa etmeye başlar, ancak tanrı rüyasında girerek şehri bizantion kentinde kurmasını söyler ve böylece nova roma constantinopolitana çanakkale değil istanbul olur.

düzeltme: özür dilerim, akhilles'in savaştan çekilme sebebi kölesi briseis'in agamemnon tarafından alınması, patroklos'un öldürülmesi ise tekrar savaşa dahil olma sebebi.
devamını gör...

sabahattin ali.
devamını gör...

ölmüş bir yıldızın çekirdeğinde yüksek basınç ve yoğunluk sebebiyle oluşan bir madde keşfedilmiştir. bilgisayar simülasyonlarına göre bu maddeye zarar vermek için çeliği parçalamak için gereken kuvvetin 10 milyar katını uygulamak gereklidir. evrendeki en sağlam malzeme olduğu düşünülerek bu maddeye nükleer pasta adı verilmiştir. kaynak
liselilerin "thor'un savaş çekici mjöllnir nükleer pastadan mı yapıldı" sorusuna ise henüz cevap bulunamadı. *
devamını gör...

o bölümü ben de izledim. dun gibi aklımda. hatta yemek yiyordum, bir anda ağzım açık kalmıştı, çocuk halimle " ne oluyor yaa " diye kalakalmıştım.
devamını gör...

benimdir.
maalesef seviniyorum ve maalesef sevindiğim için utanıyorum.
ama içten içe seviniyorum çok büyük ikilemde kaldım.
devamını gör...

(bkz: her kuşu öptün bi leylek kaldı) aynen akla bunu getiren başlık. sizin bu pis zihniyetinizden biz ne zaman kurtulacağız kardeşim? işte bu zihniyet bizim gelişmememize sebep olan zihniyettir. bu makaleyi kim yazdı kim hazırladıysa iyi bir araştırılsın kesinlikle arkasından başka birşey çıkacaktır.

bu zihniyet hazarfen ahmet çelebiyi galata'dan kendi yaptığı kanatlar ile uçtu diye trablus'a süren zihniyettir.

bu zihniyet lagari hasan çelebiyi ilk füze denemesini yapan biri olmasına rağmen kırım'a süren zihniyettir.

bu zihniyet bu ülkenin başından acilen def edilmelidir, böyle insanların ciğerlerine çektikleri oksijenin dahi hesabı çatır çatır sorulmalıdır.!
devamını gör...

hayatımın 30 yılını bana kazık insanları affederek geçirdim. bu konuda kim daha aptal hiç tartışmayalım arkadaşlar, birinciliği kimselere kaptırmam.
devamını gör...

"erythrina schliebenii" olarak da bilinen ve nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan bir bitki. hatta bir dönem gerçekten tükendiği varsayılmış fakat daha sonra tekrar rastlanmış. anavatanı ise tanzanya. bataklıklarda ve sulak alanlarda kendi haline büyümesi ile biliniyor ve dünyada koruma altında olmayan bir bölgede 50 adet kadar mercan ağacı kaldığı biliniyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim