gün geçmiyor ki kan dolduran, beyin yakan şeyler yaşanmasın ülkemde dedirten haber.

antalya'da para karşılığı ilişki yaşadığı belaruslu anastasiya yazerskaya'yı (23) öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan öğretmen ahmet oğuz özgür (54), tek suçunun nasıl öldüğünü bilmediği genç kadının cesedini gömmek olduğunu söyledi. özgür, "11 gün sonra ortanca oğlumun nikahı vardı. bu olayın duyulması halinde nikahın iptal olabileceğini düşünerek kimseye haber vermedim" dedi. buradan
devamını gör...

rivayet odur ki yakup cemil adamı vurmadan önce " bu adama laf anlatılır mı" demiştir. gerekçesini peşinen belirtip, zuhur edebilecek dedikodulara kapıyı en baştan kapatmıştır.
devamını gör...

sağ-sol twix reklamın yeni çıktığı zamanlar.
mahalle marketine gidip, parayı tezgaha koydum. abi bana bi sağ twix verirmisin dedim!!
adam şapşal şapşal suratıma bakıp, çikolatayı uzatıp ııııı hâl dedi.
aldım çikolatayı sağına soluna baktım ve dedimki, hayır abi bu sol twix, ben sağ twix istiyorum dedim.
sittirlan, dedi....
bende tamam abi diyip paramı alıp çıkmıştım.

küçüken köyde bi osman amca vardı, bu lavuk ayni slender-man'benzerdi bizi nerde görse dayak atardı.
bigün bu yine bahçeye iniyor, arkadaşla kuzu güdüyoruz.
osman emmi kolay gelsin nere gidiyon! dedik.
noabooz siz horda dedi.
hiiiç kuzu güdüyoz dedik. demeye kalmadan karşımda bitiverdi, bi tokat koydu feleğim şaştı, bahçe içinde tam 4 tur attım kapıyı zor tutturdum.
öcümüzü almak için tüm arkadaşlar toplandık, gece osman puştuna misilleme yapıcaz diye, gece bahçelere indik pijamaları çıkardık paçaları bağlayıp hiyarları içine doldurduk, osman amcanın bahçesinde hıyarı kuruttuk yetmedi fideleride kopardık attık.
okul bahçesine geldiğimizde, hıyar yiyiyoz ama tadı kelek-kabak gibi, ışığa gelip baktık ki, hıyar değil bahçeyi karanlıktan karıştırmış kabak bahçesine girmişiz, ama kimin kabak bahçesine!!!!

sabah yatakta gözümü açıp sokakta çamura kapaklanmam bir oldu, bi ses duydum "ulan it sen ne yaptın" kendime geldiğimde çamurda silüetim çıkmıştı, bildiğin böyle kol bacak kulak burun felan, babamdan bir dayak yedim böle 1 ay felan saçma salak hareketler yapıyordum, fena bi dayaktı ama.
osman yavşağı diye gece karanlığı yolumuzu şaşırıp başka birinin bahçesi ordanda bizim bahçeye geçmişiz.
halen aklıma geldikçe merak ederim, o sabahın köründe babam bahçeye inip durumu görünce benim olduğumu nerden anladı acaba!
devamını gör...

gündemi sarsacak bölüm sonu canavarı nihayet çıktı. son 20 dakikası bir çok vahim iddialar içeriyor.
kıbrıs'ta gerçekleşen kutlu adalı cinayeti ve uğur mumcu suikastinin arkasında mehmet ağar'ın olduğunu iddia etti.


“şimdi diyecekler ki niye anlatmadın? lan, neyi anlatayım? sen gördüğün her şeyi anlatıyor musun? hepimiz birbirimizin aynısıyız!”
devamını gör...

ısıtmayan güneş sistemini neyleyeyim.
devamını gör...

ben 52 yaşındayım ve keyifle yazıyorum sözlükte. eskiden 50 yaş diyince, elim ayağım tutmayacak kadar yaşlı bir insan olunacak sanırdım ama hiç öyle olmuyormuş. hala dipdiri bir çıtır gibi hissediyorum kendimi. umarım bizi kınayan bu genç yavrucak da benim yaşlarımda böyle olabilir.
devamını gör...

duyulmamış hiçbir yerde
söylenmemiş kimselere...
gitar solosu yavuz çetin 'e ait kıraç bestesidir ayrıca kıraç'ın 1999 yılında yayınlanan albümününde adıdır.
devamını gör...

sık sık martı johantan livingston kitabı ile karıştırılan bir kitaptır.

henüz okumadım.
devamını gör...

e-reader prestigio okuyucu ve librera okuyucu e-kitap okuyucu olarak güzel programlar. libreranın daha fazla özelliği var ama diğeri de daha pratik gibi.
b612 fotoğraf için. çok çeşitli filtreleri var.
sketchbook-draw and paint resim çizimi üzerine güzel bir uygulama.
devamını gör...

en az, telefonu kolye yapanlar kadar, bana komik gelen uygulama.
devamını gör...

(bkz: scarlett johansson)
(bkz: al beni al al al)
devamını gör...

tanıdığım herkesin bana uyuşturucu mu kullanıyorsun demesine sebebiyet veren nalet şeyler.
devamını gör...

mırmır.
devamını gör...

çevirisinin kötü olması.. bir keresinde editörü tarafından çevirisini kontrol etmem için gönderilen bir kitabı neredeyse sinirden camdan aşağıya fırlatıyordum. bir de editör: "ne var ki bunda, siz gerekli düzeltmeleri yapın o zaman öyle yayınlayalım" dedi ama kabul etmedim, bir başkasının yaptığı pisliği temizlemek huyum değildir. ancak baştan çevirmemi isterseniz çevireyim dedim ama kabul etmediler.. iki kuruş daha ucuza çeviri yaptırdıkları o çevirmenin kötü çevirdiği kitap yüzünden yayınevinin imajı zedeleniyor ama ben kime neyi anlatıyorum ki..
devamını gör...

kokusu, kadın parfümü kokusundan daha çekici gelen, dünya politikasının başat belirleyicilerinden biri.
devamını gör...

bilgi sızdırmak amaçlı değil bizden olmaya gelmişlerse ‘merhaba’ demek isterim .
devamını gör...

bile bile bir yanlışı savunan. bir de üstüne bunu marifetmiş gibi anlatan kişilere karşı duyduğum histir.
devamını gör...

küçük ablam beni döverdi. ben de ağlardım. ağlayıp annemler duymasın diye sırtına alır ambulanscılık oynardık. gözlüğümü kavga ederken yüzümün üstüne yastık bastırıp kırmıştı. popoma iğne vurmuşlardı ve o da bilerek iğne yataklarıma vururdu. büyük ablam ona laf derdi ben de gülerdim ve dayak yerdim. halbuki benim suçum yoktu. geçen yıl resmen sıkıştırdı beni, elimi kolumu arkadan kilitledi hiçbir şey yapamıyorum. ben de aldım bunu bir yapıştırdım duvara.şok oldu yavrum. canını acıttım ama benim savunamam da öyleydi. sonra yine gülüştük, anlaştık. güzel kalbini hissettiğim için ve onu bildiğim için iyi ki bizimle.
devamını gör...

tadını bir kez aldıysanız bağımlılık yapan tiyatro türü.
devamını gör...

bu tarz arkeolojik buluşlar aşırı mutluluk verici.

italya'da vezüv yanardağı'nın patlamasıyla lavlar altında kalan pompeii antik kenti'nde 2 bin yıllık "fast-food" dükkanı tamamen gün yüzüne çıkarıldı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dükkanda, delikli bir tezgah ve tezgahın ön yüzünde horoz ve ördek gibi bazı hayvanların renkli freskleri yer alıyor. uzmanlara göre bu freskler, dükkanda satılan yiyecek ve içecekleri temsil ediyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ortaya çıkarılan "fast-food" dükkanı aslında ilk değil. latincede "sıcak içecek tezgahı" anlamına gelen ve "thermopolium" diye adlandırılan bu tür dükkanlardan, bugüne kadar yaklaşık 80 tane keşfedildi.


haberin detayı
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim