telegrama kız atmak
ulan varya alem adamsın.
yok mu şöyle 'telegrama atacak' kız ?*.
yok mu şöyle 'telegrama atacak' kız ?*.
devamını gör...
yufka açamayacak kızlara filenin sultanları demek
tanımlara negatif oy mutlaka olmalı.
devamını gör...
musicbuddy
yaşasın 90'lar pop.
devamını gör...
telegram mı signal mi sorunsalı
her 10 yazılımcıdan 9'u signali öneriyor.
devamını gör...
devrik cümleler kuran duygusal sözlük kadınları
şöyle yanıtlamak istiyorum ben de :
bir süre takıldığım her sözlükte mutlaka karşılaştığım " bakalım kadınları genellemek için bugün nasıl bir başlık açsam? " minvalinde erkek sözlük yazarlarıdır. genel olarak edebi dili iyi kullanmazlar, bir kısmı da dili doğru ifade etme yeteneğinden bile yoksundur. ve genellikle masum olmamakla birlikte kesinlikle tribünlere oynuyorlardır. dilediği gibi yazsınlar tabii. düşünce özgürlüğü var sonuçta.(!) sahi neden açtınız acaba bu başlığı sayın yazar? sözlükte kadınları yeren-öven yeterince başlık yok hissiyatı geldiğindendir belki.
bir süre takıldığım her sözlükte mutlaka karşılaştığım " bakalım kadınları genellemek için bugün nasıl bir başlık açsam? " minvalinde erkek sözlük yazarlarıdır. genel olarak edebi dili iyi kullanmazlar, bir kısmı da dili doğru ifade etme yeteneğinden bile yoksundur. ve genellikle masum olmamakla birlikte kesinlikle tribünlere oynuyorlardır. dilediği gibi yazsınlar tabii. düşünce özgürlüğü var sonuçta.(!) sahi neden açtınız acaba bu başlığı sayın yazar? sözlükte kadınları yeren-öven yeterince başlık yok hissiyatı geldiğindendir belki.
devamını gör...
moonlight sonata
beethoven'in 1801 yılında bestelediği ve yaygın olarak bilinen eserinin ismi. klasik batı müziğine kayıtsız olanlara bile ismi tanıdık gelir. müzik dinletilerinde sık biçimde icra edilen bir piyano sonatıdır.
devamını gör...
holy wars...the punishment due
burnunuzu tıkayın, ağzınızı :/ pozisyonuna getirin ve söyleyin:
brother willkill brothaaa spilin blood acrostolandddd
şaka bir yana yapılmış en iyi thrash metal parçasıdır,
brother willkill brothaaa spilin blood acrostolandddd
şaka bir yana yapılmış en iyi thrash metal parçasıdır,
devamını gör...
lucifer (yazar)
tanımları engelle özelliğiyle kalınıp başlıkları engelle özelliği de gelmediği sürece ben ve benim gibi daha birçok yazarın sözlükten ayrılmasına sebep olacak yazar türlerindendir. bıktım ya, gerçekten bıktım. akışa uğramaz oldum. normalde çok rahat bir şekilde hayatımdan insan çıkarabiliyorken sözlükte bu tür insanların başlıklarına maruz kalmak gerçekten koyuyor.
tanım: sözlükte karşılaşıldığında gereksiz impuls oluşumuna sebep olan kişi.
tanım: sözlükte karşılaşıldığında gereksiz impuls oluşumuna sebep olan kişi.
devamını gör...
her şeye ve herkese rağmen yalnız hissetmek
insan kendine bile yabancı olabiliyorken başkalarıyla yalnız olması çok normal geliyor bana
devamını gör...
terza rima
türk şiirinde bu kadar az kullanılmış bir nazım şeklini yazmaya değer mi diye düşündüm. sonra da, hadi kimseye eziyet olmasın, yazayım, aradan çıksın dedim.
önce, terza rima italyan edebiyatı'na özgü bir nazım şeklidir ama, bizde italyanca hiçbir zaman moda olmadığından, bu nazım şekli, italyanlardan fransızlara ve dahi diğer avrupa milletlerine yayıldıktan sonra, biz şimdi nasıl ingilizceciysek, geçmişte de fransızcacı olduğumuzdan, özellikle servet-i fünun (bkz: edebiyat-ı cedide) döneminde sanatçılarımız gerçek birer fransız edebiyatı hayranı olduklarından, bu nazım şeklini oradan görüp şiirimize kazandırmışlardır diye başlayalım. (tekrar okuyunca bir yanlış gördüm onu düzelteyim dedim, bir baktım! aman tengrim! yuh be! bir paragraflık cümle. siz siz olun böyle bir paragraflık cümleler kurmayın :))
şiirimize kazandıran da servet-i fünuncuların en baş, birinci, süper star sanatçısı tevfik fikret'tir tabii ki.
tevfik fikret, tek bir şiir olarak-->'şehrâyîn' (1899) denemiş, sonra da kendisiyle ilgilenmemiştir. zira, kendi şiir tarzına en uygun şiir nazım şekli, yani (bkz: serbest müstezat) kendisine yetip artmaktadır.
bu nazım şekli daha sonra da öyle aman aman kullanılan bir nazım şekli değildir. zaten serbest müstezattan sonra, şairlerin nazım şekli konusunda önü açılmış, daha sonraki yıllarda nazım şekli denen kısıtlamalar zincirinin zincirlerini kırarak özgürlüklere yelken açmışlardır.
bunca ön açıklamayı yaptıktan sonra, terza rimanın ne menem bir nazım şekli olduğuna şöyle bir bakalım:
1. üç dizelik bentlerle kurulur ve bent sayısı belirsizdir. kafanıza göre uzatabildiğiniz kadar uzatabilirsiniz.
2. dize kümelenişi ve kafiye düzeni; aba bcb cçc çdç ded efe..... diye gider. ki biz bu şekilde kafiyelenişi şahane bir şekilde adlandırmış ve bu tür kafiyelenişe örüşük kafiye (/uyak) demişizdir.
ve son dize çok ama çok önemlidir. bu son dizenin çok güçlü kuvvetli olmasına acayip dikkat edilmelidir. sırf bu son dize yüzünden yıllarca şiirini bitirmek için bekleyen şairler vardır.
3. bu nazım şeklinin en büyük önemi, çağdaşlarını ve dahi kendisinden sora gelen dünya sanatçılarını derinden etkileyen dante'nin, o ünlü, o eşsiz, o uhrevi 'ilahi komedya'sını bu nazım şekliyle yazmış olmasıdır. terza rima, dante'den ve ilahi komedya'dan sonra yaygınlık kazanmıştır.
ekleme: tekrar okuyunca önemli bir eksiklik olduğunu gördüm. örnek yoktu. cevdet kudret hocanın yaptığı ilahi komedya çevirisinden birkaç bent iş görür diyerek ahan da buraya iliştiriyorum:
hayat yolu ortasında kendimi
karanlık bir orman içinde buldum.
anladım yolumu kaybettiğimi.
aklıma geldikçe hâlâ korktuğum
bir yabani, haşin, büyük ormanı
anlatırken bile ürperiyorum.
ölümden daha korkunç buldum onu,
ama başka iyi şeyler de vardı,
söyleyim onların ne olduğunu.
..............................................
umarım bu dert dolu dünyayı sizin için bir nebze aydınlatabilmiş ve çok da gerekli olmayan bu bilgi ile kafalarınızı gereksiz yere doldurmamışımdır. en derin sevgi ve selamlarımla.
önce, terza rima italyan edebiyatı'na özgü bir nazım şeklidir ama, bizde italyanca hiçbir zaman moda olmadığından, bu nazım şekli, italyanlardan fransızlara ve dahi diğer avrupa milletlerine yayıldıktan sonra, biz şimdi nasıl ingilizceciysek, geçmişte de fransızcacı olduğumuzdan, özellikle servet-i fünun (bkz: edebiyat-ı cedide) döneminde sanatçılarımız gerçek birer fransız edebiyatı hayranı olduklarından, bu nazım şeklini oradan görüp şiirimize kazandırmışlardır diye başlayalım. (tekrar okuyunca bir yanlış gördüm onu düzelteyim dedim, bir baktım! aman tengrim! yuh be! bir paragraflık cümle. siz siz olun böyle bir paragraflık cümleler kurmayın :))
şiirimize kazandıran da servet-i fünuncuların en baş, birinci, süper star sanatçısı tevfik fikret'tir tabii ki.
tevfik fikret, tek bir şiir olarak-->'şehrâyîn' (1899) denemiş, sonra da kendisiyle ilgilenmemiştir. zira, kendi şiir tarzına en uygun şiir nazım şekli, yani (bkz: serbest müstezat) kendisine yetip artmaktadır.
bu nazım şekli daha sonra da öyle aman aman kullanılan bir nazım şekli değildir. zaten serbest müstezattan sonra, şairlerin nazım şekli konusunda önü açılmış, daha sonraki yıllarda nazım şekli denen kısıtlamalar zincirinin zincirlerini kırarak özgürlüklere yelken açmışlardır.
bunca ön açıklamayı yaptıktan sonra, terza rimanın ne menem bir nazım şekli olduğuna şöyle bir bakalım:
1. üç dizelik bentlerle kurulur ve bent sayısı belirsizdir. kafanıza göre uzatabildiğiniz kadar uzatabilirsiniz.
2. dize kümelenişi ve kafiye düzeni; aba bcb cçc çdç ded efe..... diye gider. ki biz bu şekilde kafiyelenişi şahane bir şekilde adlandırmış ve bu tür kafiyelenişe örüşük kafiye (/uyak) demişizdir.
ve son dize çok ama çok önemlidir. bu son dizenin çok güçlü kuvvetli olmasına acayip dikkat edilmelidir. sırf bu son dize yüzünden yıllarca şiirini bitirmek için bekleyen şairler vardır.
3. bu nazım şeklinin en büyük önemi, çağdaşlarını ve dahi kendisinden sora gelen dünya sanatçılarını derinden etkileyen dante'nin, o ünlü, o eşsiz, o uhrevi 'ilahi komedya'sını bu nazım şekliyle yazmış olmasıdır. terza rima, dante'den ve ilahi komedya'dan sonra yaygınlık kazanmıştır.
ekleme: tekrar okuyunca önemli bir eksiklik olduğunu gördüm. örnek yoktu. cevdet kudret hocanın yaptığı ilahi komedya çevirisinden birkaç bent iş görür diyerek ahan da buraya iliştiriyorum:
hayat yolu ortasında kendimi
karanlık bir orman içinde buldum.
anladım yolumu kaybettiğimi.
aklıma geldikçe hâlâ korktuğum
bir yabani, haşin, büyük ormanı
anlatırken bile ürperiyorum.
ölümden daha korkunç buldum onu,
ama başka iyi şeyler de vardı,
söyleyim onların ne olduğunu.
..............................................
umarım bu dert dolu dünyayı sizin için bir nebze aydınlatabilmiş ve çok da gerekli olmayan bu bilgi ile kafalarınızı gereksiz yere doldurmamışımdır. en derin sevgi ve selamlarımla.
devamını gör...
erkeğe en çok yakışan şey
devamını gör...
19 haziran 2021 istanbul depremi
hissetmediğim depremdir. nedendir bilmiyorum ama içimde hep bir deprem sonucu ölecekmişim gibi bir his var. kendi ölümümü gerçekten dert etmiyorum ama ya sevdiklerim, onları bu şartlarda hayal bile etmek istemiyorum. rabbim hepimizi korusun.
devamını gör...
22. yüzyılda açılacak başlıklar
(bkz: 1 ocak 2105 yeni zamlar)
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
işte bu benim konum!
kibarca saf/sakar, kabaca bolca salaklığı mevcut bir insan olarak açılın da birkaç tanesini bırakayım, birlikte güleriz.
- çocukken masada su olduğunu düşündüğüm ancak içtikten sonra rakı olduğunu öğrendiğim sıvıyı içtikten sonra boğazımı tutarak "anneeeeeğ ben zehirlendim ölüyorum anneeeeeğ" diyerek tüm evde ağlayarak koşmuş ne olduğunu anlamayan ailemi de arkamdan koşturmuştum. ağız kokumdan olayı anlayan babamın bakışlarını gözünüzün önüne getirirken zorlanmazsınız diye düşünüyorum.*
-çok yakın bir zamanda yüz yıkama jelim ile dişimi fırçalamıştım. diş fırçama macun yerine yüz yıkama jeli sıkmış ağzıma alana kadar da fark etmemiştim. siz siz olun aloe veralı yüz yıkama jeli kullanmayın, tek sorun bu çünkü.*
veeeee en ölümcülü geliyor hazır mısınız? bunu çok yerde anlatmam çünkü neden herkese salak olduğumu ifşa edeyim!
-bir keresinde okula geç kalmış ve o telaşla farklı ayakkabılarla gitmiştim. "nasıl olabilir böyle bir salaklık?" diye sormayın aynı eşyanın farklı renklerinde aklı kalınca ikisini de alan bir deli yazıyor bu satırları. işte yine iki spor ayakkabı arasında kalıp ikisini de almış bulunduğum bu ayakkabıların teklerini giymek sureti ile okula gittim, napayım uykusuzluk fena. bunu pek tabi fark eden öğrencilerim "öğretmenim neden ayakkabılarını farklı giydin? " diye sorunca "bugün ayakkabıları farklı giyme günü" dedim. ertesi gün 2 öğrencim okula farklı ayakkabılar giyerek geldiler ve anneleri "hocam ikna edemedim, farklı ayakkabı giyme günü diye tutturdu oğlum yok öyle bir şey diyorum inanmıyor. öğretmenim de aynısını yaptı diyor, çocuk kimden öğreniyor böyle saçma şeyleri anlamıyorum. kusura bakmayın hocam bir konuşsanız da şu huyundan vazgeçse." dedi. "allah allah" dedim, "nereden öğrenmiş bu saçma şeyi tamam ben konuşurum siz merak etmeyin." ne deseydim? "öğretmenleri şapşal, siz bakmayın oluyor öyle şeyler" mi?
daha çok var ama şimdilik bu kadar salaklık yeter, bence tescilleyebiliriz ne dersiniz?
kibarca saf/sakar, kabaca bolca salaklığı mevcut bir insan olarak açılın da birkaç tanesini bırakayım, birlikte güleriz.
- çocukken masada su olduğunu düşündüğüm ancak içtikten sonra rakı olduğunu öğrendiğim sıvıyı içtikten sonra boğazımı tutarak "anneeeeeğ ben zehirlendim ölüyorum anneeeeeğ" diyerek tüm evde ağlayarak koşmuş ne olduğunu anlamayan ailemi de arkamdan koşturmuştum. ağız kokumdan olayı anlayan babamın bakışlarını gözünüzün önüne getirirken zorlanmazsınız diye düşünüyorum.*
-çok yakın bir zamanda yüz yıkama jelim ile dişimi fırçalamıştım. diş fırçama macun yerine yüz yıkama jeli sıkmış ağzıma alana kadar da fark etmemiştim. siz siz olun aloe veralı yüz yıkama jeli kullanmayın, tek sorun bu çünkü.*
veeeee en ölümcülü geliyor hazır mısınız? bunu çok yerde anlatmam çünkü neden herkese salak olduğumu ifşa edeyim!
-bir keresinde okula geç kalmış ve o telaşla farklı ayakkabılarla gitmiştim. "nasıl olabilir böyle bir salaklık?" diye sormayın aynı eşyanın farklı renklerinde aklı kalınca ikisini de alan bir deli yazıyor bu satırları. işte yine iki spor ayakkabı arasında kalıp ikisini de almış bulunduğum bu ayakkabıların teklerini giymek sureti ile okula gittim, napayım uykusuzluk fena. bunu pek tabi fark eden öğrencilerim "öğretmenim neden ayakkabılarını farklı giydin? " diye sorunca "bugün ayakkabıları farklı giyme günü" dedim. ertesi gün 2 öğrencim okula farklı ayakkabılar giyerek geldiler ve anneleri "hocam ikna edemedim, farklı ayakkabı giyme günü diye tutturdu oğlum yok öyle bir şey diyorum inanmıyor. öğretmenim de aynısını yaptı diyor, çocuk kimden öğreniyor böyle saçma şeyleri anlamıyorum. kusura bakmayın hocam bir konuşsanız da şu huyundan vazgeçse." dedi. "allah allah" dedim, "nereden öğrenmiş bu saçma şeyi tamam ben konuşurum siz merak etmeyin." ne deseydim? "öğretmenleri şapşal, siz bakmayın oluyor öyle şeyler" mi?
daha çok var ama şimdilik bu kadar salaklık yeter, bence tescilleyebiliriz ne dersiniz?
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
fan kılabıma üye alımı başlamıştır. üye olmak isteyen asistanıma ulaşabilir. ben gidip 2-3 tencere sarma sarayım.
devamını gör...
the dictionary of obscure sorrows
john koenig’in hepimizin hissettiği ancak tanımlamakta zorluk çektiği duygu, durum, düşünce, his, arzu, korku ve anlarını tanımlayan çalışmalarını paylaştığı websitesi ve youtube kanalının ismidir. dilimize çevirisi ‘tanımlaması güç hüzünler sözlüğü’ şeklindedir. özellikle kanaldaki içerikleri çok ilham verici buluyorum. incelemek isteyenler için de sitenin ve kanalın linkini bırakıyorum.
devamını gör...
şükrü erbaş sözü
ölümü bilerek nasıl yaşar insan, geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür; bilmek bütün acıların anasıdır.
devamını gör...
aç uyumak
gece mideden gelen kazınma seslerine fit bir vücut için aldırış etmeksizin uykuya kendini telim etme halidir.
devamını gör...
her gün kahve içmek
mini bilgilendirme zamanı. suya attığınızda tortu bırakmayan her türlü kahve zararlıdır. (bkz: granül kahve) çünkü bunun için çokça işlemden geçiyor. ama türk kahvesi ya da filtre kahve gibi pişirdiğinizde ya da demlediğinizde telvesini bırakan kahveleri günde 3-4 fincana kadar içmekte sakınca yoktur. * tabi kişisel sağlık problemleriyle bağlantılı olarak günlük olarak kahve tüketmek ya da 3'e 4'e çıkmak çarpıntıyı, tansiyonun yükselmesini, vücutta sıvı kaybını, migreni ve bilumum şeyleri tetikleyebilir.
devamını gör...
