otomata jeton atıyorsunuz sonra iki saat içinde evinize geliyor.
(bkz: denendi onayalandı)
o seni buluyor.
devamını gör...

şahsen ben tıpatıp aynı olabileceklerini düşünmüyorum. ikisi de farklı kavramlar. kırgınlık ve kızgınlık gibi. diyelim ki bir kaza geçirdik ve kolumuz kırıldı. kolumuzun kırıldığı için hissettiğimiz acı ile sevdiğimiz birini kaybettiğimizde yaşadığımız acı aynı değil. fiziksel acı gelip geçici ama duygusal acı kalıcı olabiliyor. bazen ortak yönleri olabiliyor. bununla ilgili şöyle bir şey okumuştum. '' elinizi yakarsanız, bir süre sonra iyileşmeye başlar. ancak kabuğunu kopartıp durursanız yara kendini tekrarlar. duygusal olarak da insanlar yıkıcı ilişkilere ve durumlara maruz kaldıkça kendini tekrarlayan yaralar açık kalacaktır.''
devamını gör...

(bkz: sivas'ta 30 erkeğin grup seks yaparken basılması)

bir diğer ahlak bekçisi şehrimiz olur.
devamını gör...

epeydir yazdığım ama yazdıklarımı yakmayı düşündüğüm şey.

geçmişi okumak her ne kadar ufuk açıcı olabilse de günlükleri baştan sona okuyup, önemli gördüğüm noktaları not alıp yakmayı düşünüyorum. niye? geçmişi tamamen atmak için zihnimden. tek bir anısı dahi kalmasın geçmiş yaşamımın diye... eh, sormakta haklısınız: şu an da yazıyorsan, bugünleri de yakmak istemeyeceğin ne malum? evet, onu da yapabilirim ama.

yo ya da yapmam. 5 yıl önceki ben ile bugünkü ben ve 5 yıl sonraki ben arasında büyük farklar var. hayat bazen değiştiremeyeceğimiz şeyler çıkartır karşımıza. kimi zaman ölüm, kimi zaman aşk ve kimi zaman fırsat. ama 5 yıl hatta 7 yıl önceki beni yazan dizeler yok olmayı hak ediyor.

kim ister o dopdolu kabusları çağrıştıran defterleri rafında? ben istemem. mademki kabusum bitti ve rüyadayım artık, bundan böyle rüyalarım yetsin bana.
devamını gör...

ıı. mahmut döneminde 1831’de haftalık olarak çıkarılan osmanlıların ilk resmi gazetesidir.

bu gazete 1860'tan itibaren ''resmi gazete'' adıyla basılmaya devam etmiştir. lakin ı. abdülhamit devrinde kısa bir süreliğine basılmıştır.

cumhuriyet'in ilanından sonra ise yeni türkiye'de resmi gazete olarak basılmıştır.
devamını gör...

rizeli olduğumdan dolayı mıdır bilinmez ama günde 10 kupa bardağı geçiyor. ayrıca 2 kupa filtre kahve içiyorum. (abartısız) azaltmam gerek galiba şu an fark ettim.

edit: oha abi napıyonuz 20 bardak çay ne
devamını gör...

çok yakışıklı veya güzel olupta konuşmaya başladıktan sonra keşke hiç konuşmasaydı sadece seyretsek dediğim yakışıklılar ve güzeller olmuştur... yakışıklı veya güzel olmak ilk bakışta önemlidir belki ama içi fossa ne işe yarar ki ..
devamını gör...

sağlık diyerek gelişine vole vurduğum versus.
devamını gör...

haksız olduğunu anlayınca "bak 155'i ararun içeri aldırurun" diyen ahlak çeşidir. tamam kabul ediyorum ararsın aldırırsın. peki bu yaptığın senin ahlaksızlığını ikiye katlamayacak mı? bugün tabandan tavana tüm pisliklerini sonsuz gibi görünen gücün ve paranla kapatabildiğini sanarsın. paranın hiç de sonsuz olmadığı, hatta o paranın senin bile değil borç olduğu ortaya çıktı. biz bunu zaten yıllardır söylüyorduk dinlemedin bizi. gücün de hiç gerçek değildir. o güç sadece top, tüfek ve tomadan falan ibaret bir güç. bugüne kadar siyasal islamın tek gücü halk içindeki niceliğiydi. bu nicelik de halk üzerinde en ileri teknikler kullanılan ilizyon bir meşruuiyete dayanıyordu. istediğin kadar sandık çalıp, fazladan oy pusulası bassan da, bu meşruiyetin hızla eridiğini görmüyor musun?
sen hiç mi ibn-i haldun okumadın? hiç mi yunan tregedyası bilmezssin?
devamını gör...

öldü demeye dilimin varmadığı, öğretileriyle beni gelişip bugünkü olduğum insana çeviren muhteşem insan.
sayın hocam, bu dünya sizi bünyesinde barındırdığı için o kadar şanslıydı ki!

gittiğiniz yerde huzurla uyuyun, mekânınız cennet olsun.
devamını gör...

son dakika golü niteliğinde anlardır.

çişi eve kadar tutup tuvalete parende ata ata gitmek bunlardan biridir.
devamını gör...

"ekmeği son lokmasına dek yemeyi, bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman" dizelerini hepimizin bildiği, adından da belli olduğu üzere nazım hikmet'in hapiste yatacak olanlara verdiği öğütlerden oluşan umut dolu şiiridir.

dünyadan, memleketinden, insandan
umudum kesik değil diye
ipe çekilmeyip de
atılırsan içeriye,
yatarsan on yıl, on beş yıl
daha da yatacağından başka,
'sallansaydım ipin ucunda
bir bayrak gibi keşke''
demeyeceksin,
yaşamakta ayak direyeceksin.
belki bahtiyarlık değildir artık,
boynunun borcudur fakat,
düşmana inat
bir gün fazla yaşamak.

içerde bir tarafınla yapayalnız kalabilirsin,
kuyunun dibindeki taş gibi.
fakat öbür tarafın
dünyanın kalabalığına
öylesine karışmalı ki,
sen ürpermelisin içerde,
dışarda kırk günlük yerde yaprak kımıldasa.
içerde mektup beklemek,
yanık türküler söylemek bir de,
bir de gözünü tavana dikip sabahlamak
tatlıdır ama tehlikelidir.

tıraştan tıraşa yüzüne bak,
unut yaşını
koru kendini bitten,
bir de bahar akşamlarından;
bir de ekmeği
son lokmasına dek yemeği,
bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman.

bir de kim bilir,
sevdiğin kadın sevmez olur,
ufak bir iş deme,
yemyeşil bir dal kırılmış gibi gelir,
içerdeki adama.
içerde gülü, bahçeyi düşünmek fena,
dağları, deryaları düşünmek iyi.
durup dinlenmeden yazmayı,
bir de dokumacılığı tavsiye ederim sana,
bir de ayna dökmeyi.
yani içerde on yıl, on beş yıl,
daha da fazla hatta
geçirilmez değil,
geçirilir,
kararmasın yeter ki
sol memenin altındaki cevahir!
devamını gör...

valla lafı dolandırmaya gerek yok, dürüst olalım.
erkeklerin %98 için kadın da aradığı ennn önemli şey güzellik, güzel bir yüzü ve fiziği olan bir kızın diğer kusurlarını görmezden gelirler.
devamını gör...

(bkz: kırık değildir kırık olsa duramazdın)

devamını gör...

durup dururken aklıma gelen şey. böyle hareket eden animasyonlu rozetler, çok güzel olmaz mıydı?
devamını gör...

temizliğin ne kadar önemli olduğunu,
nefes almanın ne kadar değerli olduğunu,
sevdiklerimize sarılmanın çok çok özlenebildiğini,
çinlilerin birer mikrop olduklarını.
devamını gör...

bu kadar akmayan ve akmamasına rağmen 5. bölümde yaağni dedikten sonra 6. bölümde uuu beybi demenize sebep olacak psikolojik bir dizi. canınız sıkılıyorsa izlemeyin zaman geçmez ama hiperaktif falansanız sizi sandalyeden kaldırmayacak dizidir.
ayrınca
devamını gör...

toksik ailesi olmayanların anlayamayacağı bir durum bana göre. o yüzden aile her şeydir zarttır zurttur diyenlere söyliyim insanların neler yaşadığını bilmeden konuşmasanız daha iyi olur
devamını gör...

ara verdikten sonra kapısına kadar gittiğim. bu yolda yoldaşlığımıza devam et lütfen dedikten sonra dönmeyen. kalbi yumuşamış olsa gerek bizle yoldaş olma kararı vermiş değerli yazardır.
devamını gör...

ya başka bir derdin yokmuş gibi bir de ince telli saçların var. saçların sağlıklıyken bile yeterince sağlıklı görünmez. genel olarak şekilleri yoktur. nereye çekersen oraya gider bu saç, kafasına göre davranır asla senin istediğin gibi olmaz. düzgün bir görünüme sahip olmasını istiyorsan uğraşman gereken saçtır. zordur gerçekten. asla istediğin gibi olmamaya yemin etmiş gibidir. ne derdin var senin benimle, dedirtir.
t: ince, narin, hassas, kırılgan, prenses saç telidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim