kandil simidi
susamlı olanı değil de sade(susamsız),hafif sert ve üstünde çörek otlu olanını daha çok sevdiğim, işin püf noktasının mahlep ve sirke de olduğu simittir.
aynı zamanda kandilin olmazsa olmazı.
aynı zamanda kandilin olmazsa olmazı.
devamını gör...
1994 doğumlu yazarlar şu an ne yapıyor sorunsalı
hayatımın en güzel yılları bensiz geçiyor.*
t:okul iş derken 30’a merdiven dayamış, geneli benim gibi bekar olan yaş arkadaşlarım.
t:okul iş derken 30’a merdiven dayamış, geneli benim gibi bekar olan yaş arkadaşlarım.
devamını gör...
yetti artık denilen şeyler
çok fazla şey yetti.
uzun uzun yazmaya mecalim yok galiba.
uzun uzun yazmaya mecalim yok galiba.
devamını gör...
hayatın anlamı
kişiden kişiye değişen bir şeydir. kimisi için çok büyük şeylere bağlı olabiliyor her istediğinin gerçekleşmesi gibi. kimisi için ise annesinin bir gülümsemesine sebep olmak bile yetiyor. ama asıl hayatın anlamı başkasını mutlu etmek falan değildir. mutsuz etmemek yeterdir. kişi hayatını kendi kararları doğrultusunda mutlu yada mutsuz geçirsin. başkasının sebep olduğu şeylerle mutlu ya da mutsuz olmak hiçbir anlam ifade etmiyor. önemli olan kendi kayatını kendin yönetmen. hayatın anlamı kendinde saklıdır.
devamını gör...
ödünç verilen kitabın bir türlü geri gelmemesi
kitabımı canımdan parça veriyormuş gibi verdim.yetmedi benden habersiz arkadaşına vermiş dingil*.istedim vermedi,al dedim almadı, yıllar geçti be vicdansız.kaç kere söyleyeyim daha*.ben utandım sen utanmadın.en sevdiğim kitabımdı be kadın,of.en az on yıl oldu.
kaç bardak su içmeliyim?
kaç bardak su içmeliyim?
devamını gör...
az bilinen güzel kitaplar
(bkz: çirkin rus) - (bkz: victor lasky)
bulabilirseniz, eski ve şahane bir kitaptır; aldığım en güzel hediyelerden biriydi.
(bkz: insan evriminde din) - (bkz: robert n. bellah)
her sayfasında ufkunuzun kat kat artacağı, olağanüstü bir kitaptır. roman gibi okunmaz, içinde birçok sosyolojik ve psikolojik analiz, felsefi çözümlemeler vardır. dinler tarihine ilgisi olan herkesin okuması gereken bir kitaptır.
(bkz: sovyet mutfak sanatı) - (bkz: anya von bremzen)
çok güzel bir kitaptır. sovyetler dönemi gündelik yaşamına dair şahane atıflarda bulunulan, dönemi yemekler üzerinden anlatan naif bir kitaptır.
(bkz: iskitler)
(bkz: sarmatlar)
(bkz: türk tarihinin öncüleri) - (bkz: prof. dr. ilhami durmuş)
türk tarihini, bilhassa atalarımızı, kökenimizi akademik bir dille anlatan çok özel kitaplar. ilhami hoca, hulki cevizoğlu'nun kendisinden "bazı kahramanlar vardır, gölgede kalmayı tercih ederler" şeklinde bahsettiği gibi müthiş bir hocadır. türk tarihini araştırmak isteyenlerin okumasını tavsiye ederim; ısrarla tekrar ettiği cümleleriyle eski türklerin alametifarikalarını size belletir. yalnız akademik bir çalışmadır, roman gibi okunmaz.
bulabilirseniz, eski ve şahane bir kitaptır; aldığım en güzel hediyelerden biriydi.
(bkz: insan evriminde din) - (bkz: robert n. bellah)
her sayfasında ufkunuzun kat kat artacağı, olağanüstü bir kitaptır. roman gibi okunmaz, içinde birçok sosyolojik ve psikolojik analiz, felsefi çözümlemeler vardır. dinler tarihine ilgisi olan herkesin okuması gereken bir kitaptır.
(bkz: sovyet mutfak sanatı) - (bkz: anya von bremzen)
çok güzel bir kitaptır. sovyetler dönemi gündelik yaşamına dair şahane atıflarda bulunulan, dönemi yemekler üzerinden anlatan naif bir kitaptır.
(bkz: iskitler)
(bkz: sarmatlar)
(bkz: türk tarihinin öncüleri) - (bkz: prof. dr. ilhami durmuş)
türk tarihini, bilhassa atalarımızı, kökenimizi akademik bir dille anlatan çok özel kitaplar. ilhami hoca, hulki cevizoğlu'nun kendisinden "bazı kahramanlar vardır, gölgede kalmayı tercih ederler" şeklinde bahsettiği gibi müthiş bir hocadır. türk tarihini araştırmak isteyenlerin okumasını tavsiye ederim; ısrarla tekrar ettiği cümleleriyle eski türklerin alametifarikalarını size belletir. yalnız akademik bir çalışmadır, roman gibi okunmaz.
devamını gör...
müge anlı replikleri
bu kadar azip kudurmanin sonu iyi degildir.
devamını gör...
durante la tormenta
sürekli karşıma çıkıp hep erteledigim filmdi kendisi. resmen soluksuz izleniyormuş son zamanlarda izlediğim ennn iyi film diyebilirim, zamanda yolculuk yapılan, anlaşılması zor olan yada baştan sonu belli olmayan filmleri seviyorum. izlerken insanın tüylerini diken diken ediyor ve bittiğinde zamanınızın boşa gitmediğini hissettiriyor diyebilirim..
devamını gör...
kültürlü olmanın getirdiği zorluklar
her şey hakkında bir fikrin oluşacağı düşüncesidir.
devamını gör...
eskortluk yapan kızın tecavüze uğrayıp ağlamasının bir anlamı yok
tecavüz tecavüzdür. kişi kendi isteğiyle ya da başkasının zorlamasıyla eskortluk yapıyor diye tecavüzü hak etmiş olmuyor. eskort değil de tecavüze uğrayan bir insan olarak yaklaşılması gerekiyor.
devamını gör...
twitter’ın leman sam’ın tweetini silmesi
twitter yetkililerinin ekşi sözlük ergenleri gibi aptal olmadığının kanıtı. yerinde bir karar. korkmayın hacı, bunun ırkçılık olduğunu yazınca arapçı ya da çomar olmuyorsunuz.
devamını gör...
tanrının acımasız olma ihtimali
insanların yüzbinlerce yıldır çözmeye çalıştıkları çetrefilli sorulardan birisidir bu, eski mısır'dan antik yunan'a roma 3 büyük dinden rönesans sonrası oluşan felsefi akımlara kadar herkesin sorduğu ve cevap aradığı büyük soru ..
soruyu köklerine ayırarak irdelemeye çalışalım ve yine türk dil kurumu sözlüğünü baz alalım:
tanrı: kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık
acımasız: sıfat: acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz
tdk sözlük
önce islam dini yaklaşımı üzerinden konuyu yorumlayamaya çalışalım. islam inancına göre allah'ın 99 ismi bulunmaktadır ve bunları islami inancı kuvvetli insanlar ezbere bilirler.
(bkz: esma'ül hüsna)
allahın adları
bu isimler bolluk bereket, merhamet eden, bağışlayan, ölüyü dirilten ve hatta cezalandırıcı gibi anlamlar içerir.
fakat burada acımasızlık gibi bir tanım bulunmaz. çünkü acımasızlık bir haldir ve sıfattır, allah ise yaratıcı olarak herhangi bir yaratılmışın sıfatı olamaz, olması dahi düşünülemez..
konuya ruhsal perspektiften bakarsak yaratıcı 3 boyutlu evrenin ilahi irade yasaları ile oluşmasından sonra madde üzerinde deneyim yaşayan ruh varlıklarına özgür irade yasası gereği tekamül hedefi (bu husus çok önemli) doğrultusunda özgür irade verilmiştir. varlıklar vicdan seviyelerinin gelişkinlik seviyesine göre tekamül ederken nefsani yaklaşımlar insanların tekamül hedeflerine doğru tekrar toparlayabilmesi için bir takım uyarılar verilmesine sebep olur (bu uyarılar her daim o hayatın içinde olmak zorunda değildir ve tekamül sonsuza doğru uzanan bir olgudur)..
bu bakış açısı ile bizim dünyamıza ait realitelerden olan acı, mutluluk, nefret, sevgi gibi kavramlar üst realiteler için bir anlam ifade etmiyor olabilir. yaratıcı düzeyinden bakarsak, ruh varlığının kendisi de dahil olmak üzere spatyomda bulunan astral bedenimizde dahil (bkz: spatyom) olacak şekilde bizim madde ile olan temaslarımızda yaşadığımız deneyimlerin anlık getirdiği etkilerden ziyade yaşanılan deneyimden elde edilen tecrübe ve ruh varlığının öğrendikleri mühimdir. o sebeple de yaratıcıya böyle sıfatlar yakıştırmak tamamen insani bir yaklaşım olup ilahi yasalarda bir karşılığı bulunmamaktadır..
soruyu köklerine ayırarak irdelemeye çalışalım ve yine türk dil kurumu sözlüğünü baz alalım:
tanrı: kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık
acımasız: sıfat: acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz
tdk sözlük
önce islam dini yaklaşımı üzerinden konuyu yorumlayamaya çalışalım. islam inancına göre allah'ın 99 ismi bulunmaktadır ve bunları islami inancı kuvvetli insanlar ezbere bilirler.
(bkz: esma'ül hüsna)
allahın adları
bu isimler bolluk bereket, merhamet eden, bağışlayan, ölüyü dirilten ve hatta cezalandırıcı gibi anlamlar içerir.
fakat burada acımasızlık gibi bir tanım bulunmaz. çünkü acımasızlık bir haldir ve sıfattır, allah ise yaratıcı olarak herhangi bir yaratılmışın sıfatı olamaz, olması dahi düşünülemez..
konuya ruhsal perspektiften bakarsak yaratıcı 3 boyutlu evrenin ilahi irade yasaları ile oluşmasından sonra madde üzerinde deneyim yaşayan ruh varlıklarına özgür irade yasası gereği tekamül hedefi (bu husus çok önemli) doğrultusunda özgür irade verilmiştir. varlıklar vicdan seviyelerinin gelişkinlik seviyesine göre tekamül ederken nefsani yaklaşımlar insanların tekamül hedeflerine doğru tekrar toparlayabilmesi için bir takım uyarılar verilmesine sebep olur (bu uyarılar her daim o hayatın içinde olmak zorunda değildir ve tekamül sonsuza doğru uzanan bir olgudur)..
bu bakış açısı ile bizim dünyamıza ait realitelerden olan acı, mutluluk, nefret, sevgi gibi kavramlar üst realiteler için bir anlam ifade etmiyor olabilir. yaratıcı düzeyinden bakarsak, ruh varlığının kendisi de dahil olmak üzere spatyomda bulunan astral bedenimizde dahil (bkz: spatyom) olacak şekilde bizim madde ile olan temaslarımızda yaşadığımız deneyimlerin anlık getirdiği etkilerden ziyade yaşanılan deneyimden elde edilen tecrübe ve ruh varlığının öğrendikleri mühimdir. o sebeple de yaratıcıya böyle sıfatlar yakıştırmak tamamen insani bir yaklaşım olup ilahi yasalarda bir karşılığı bulunmamaktadır..
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
tiktok a mı girsin istiyorsunuz. karışmayın gençlere açık ve net.
devamını gör...
değişik kelimeler ve anlamları
merdümgiriz: kalabalık insan gruplarından hoşlanmayan, yalnızlığı tercih eden, insanlardan kaçan kimseler için kullanılan farsça kelimedir.
merdüm: insan
guriz->giriz: kaçan
kaynak için
merdüm: insan
guriz->giriz: kaçan
kaynak için
devamını gör...
yazarların çektiği çiçek fotoğrafları
devamını gör...
aptal insan
zekâsı pek gelişmemiş olan, alık, bön, budala, ahmak kimselere denir.
ama bir de uygun yerde aptal gibi davranmasını bilen insanlar vardır. işte onlar en zekilerinizdir.
ama bir de uygun yerde aptal gibi davranmasını bilen insanlar vardır. işte onlar en zekilerinizdir.
devamını gör...
sözlüğün savcılığa verilen ilk yazarı
sözlükte imece usulü, donu, atleti,çorabı, sigarası toplanıp, mapusa gönderilip; arada da mektup yazılarak morali düzeltilecek yazardır.
devamını gör...
kuşların felsefesi
kuşbilimci yazar philippe j. dubois ve filozof ve yazar olan élise rousseau tarafından kaleme alınan bu eserde kuşların yaşamlarından kesitler sunarak, insanlarla olan benzerliği örnekleriyle açıklanmış. birçok kuş hakkında bilmediğimiz ilginç bilgiler ve yaşama dair kuşların davranışları sade ve akıcı bir şekilde aktarılmış.
tıpkı biz insanlar gibi kuşların da aralarında çeşitlendiğini; kumrunun sadakatini dağ bülbülünün şıpsevdiliği, horozun korkaklığı kızılgergedanın cesareti oldukça ilginç ve dikkat çekici örneklerle açıklanmış. yavrularını dünyaya getirip başka yuvalara terk eden guguk kuşu ile yavruları büyüyünceye kadar yanında olan kazların da aile kavramı bizim aile kavramımız gibi değişken.
bütün güzelliklerin bir arada olmadığı gibi kuşlarda da en güzel tüy ve en güzel ötüş bir arada olamıyor maalesef. kitap bir nevi kuşlara ayna tutarak insanı görmek ve göstermek istemiş. biraz doğayı ve hayvanları dinlememizi ve tanımamızı salık vermiş.
öyleyse kuşlardan aldığımız tek bir dersi aklımızda tutacaksak bu ders hiç kuşkusuz şu olacaktır: heyecanlar ve öngörülmeyen olaylar bakımından daha zengin bir yaşam için doğayla yeniden irtibat kurmak!!
tıpkı biz insanlar gibi kuşların da aralarında çeşitlendiğini; kumrunun sadakatini dağ bülbülünün şıpsevdiliği, horozun korkaklığı kızılgergedanın cesareti oldukça ilginç ve dikkat çekici örneklerle açıklanmış. yavrularını dünyaya getirip başka yuvalara terk eden guguk kuşu ile yavruları büyüyünceye kadar yanında olan kazların da aile kavramı bizim aile kavramımız gibi değişken.
bütün güzelliklerin bir arada olmadığı gibi kuşlarda da en güzel tüy ve en güzel ötüş bir arada olamıyor maalesef. kitap bir nevi kuşlara ayna tutarak insanı görmek ve göstermek istemiş. biraz doğayı ve hayvanları dinlememizi ve tanımamızı salık vermiş.
öyleyse kuşlardan aldığımız tek bir dersi aklımızda tutacaksak bu ders hiç kuşkusuz şu olacaktır: heyecanlar ve öngörülmeyen olaylar bakımından daha zengin bir yaşam için doğayla yeniden irtibat kurmak!!
devamını gör...
özlemek
"özlemek ne derin bir duygu böyle
özlemek ne uzun bir mesafe..."
cahit zarifoğlu söylemiş bu seferde derdimize derman olan sözleri. çok özledim ama nasıl böyle hudutsuzca, delicesine. hani içinizde bir yerlerde sürekli duran bazen çokluğunu hissettiğiniz, sizi sarıp sarmalayan. bir de bunu söyleyememek var bu sefer de özdemir asaf'tan gelmiş bu sözler
"sus be yüreğim!
ben de biliyorum özlediğimi
sus da, bilmesin özlendiğini"
ben de tam bunu diyorum sus be yüreğim! sus da bir kendime geleyim. nedir bu çektirdiğin ben ve özleyen bütün herkese. valla sözlük kusuruma bakmayın bugün biraz duygu yüklüyüm.
özlemek ne uzun bir mesafe..."
cahit zarifoğlu söylemiş bu seferde derdimize derman olan sözleri. çok özledim ama nasıl böyle hudutsuzca, delicesine. hani içinizde bir yerlerde sürekli duran bazen çokluğunu hissettiğiniz, sizi sarıp sarmalayan. bir de bunu söyleyememek var bu sefer de özdemir asaf'tan gelmiş bu sözler
"sus be yüreğim!
ben de biliyorum özlediğimi
sus da, bilmesin özlendiğini"
ben de tam bunu diyorum sus be yüreğim! sus da bir kendime geleyim. nedir bu çektirdiğin ben ve özleyen bütün herkese. valla sözlük kusuruma bakmayın bugün biraz duygu yüklüyüm.
devamını gör...
mizofoni
psikolojik olarak, herhangi bir sese karşı aşırı rahatsızlık şeklinde gelişen duygu.
bu durumdaki insanlar rahatsız oldukları seslerden kaçmak için ortamı terk bile edebilir (kendimden biliyorum.) bu tür sesler karşısında gereğinden fazla tepki gösterebilir, gerginleşebilir.
hastalığın nedeni tam olarak bilinmediğinden, tam bir tedavisi de henüz yok.
söyleyebileceğim tek şey, hayatı bazen çekilmez hale getirdiği. hele de anlayışsız bir komşunuz varsa...
bu durumdaki insanlar rahatsız oldukları seslerden kaçmak için ortamı terk bile edebilir (kendimden biliyorum.) bu tür sesler karşısında gereğinden fazla tepki gösterebilir, gerginleşebilir.
hastalığın nedeni tam olarak bilinmediğinden, tam bir tedavisi de henüz yok.
söyleyebileceğim tek şey, hayatı bazen çekilmez hale getirdiği. hele de anlayışsız bir komşunuz varsa...
devamını gör...
