bunlara kafa yoracağına tanım başlık gir dediğim yürüme. biz diyoruz sözlük elden gidiyi adam yürüme nickaltı derdinde!
devamını gör...

hristiyan ismail, müslüman yorgo nickini alırdı.

bu vesileyle de onu anmış olayım.
devamını gör...

birkaçınız hariç hepiniz çok tatlış çocuklarmışsınız ha. o birkaçınız da kuzenlerime benziyor, tokatlamalık çocuklardı, kusura bakmayın.
devamını gör...

kalp çalmak sayılıyo mu..
devamını gör...

akplilerin din kardeşleri olan mahlukatlar.
devamını gör...

başıma gelen, ansızın karşıma çıkan levhadır.
devamını gör...

t: neşet ertaş'ın bir şarkısı.
"beni eller gibi görme
sen benimsin ben seninim

gel seni benden ayırma
gel seni benden ayırma
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim

senin galbin benim galbim
sana malumdur her halım

kaçma benden nazlı gülüm
kaçma benden nazlı gülüm
sen benimsin ben seninim

sen benimsin ben seninim
kalpten kalbe bir yol vardır
gözünen görünmez sırdır
ikimizin kalbi birdir
ikimizin kalbi birdir

sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim
galbimi galbinde duyan

halım değil midir ayan
garibi bu hala koyan
garibi bu hala koyan

sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim"

kaan boşnak cover'ı da bulunuyorşuradan
devamını gör...

güzel gelişmeler bunlar, cumhurbaşkanının video konferans katılımıyla açılan tesis.


eti maden tesisleri'nde batarya imalatında kullanılan lityum karbonat üretimine başlandı. tesis cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın canlı bağlantıyla katılımının ardından resmen açıldı. açılışta konuşan cumhurbaşkanı erdoğan: "togg otomobilinin pillerinde kullanılacak lityumu da yine buradan temin etmeyi planlıyoruz" dedi. tesiste ilk aşamada yılda 10 ton üretim yapılacak. üretimin ilerleyen yıllarda kademeli olarak 600 tona çıkarılması bekleniyor. buradan
devamını gör...

tipsiz ve troll olması kuvvetle muhtemel olan erkektir. bu yaptığı gereksiz hareketin akabinde arabası ve eviyle övünmeye başlayabilir. karşısındaki dişi kezbanlık seviyesi yüksek biriyse iş görür. ama zeki kadınlar böyle tipleri pek insan hesabına almazlar. köpek hesabına almazlar diyecektim ama köpeklere hakaret olur bu.
devamını gör...

çiçek hali muhteşem.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“insanın geçmişini araştırması acı veren bir deneyimdi. mutlu olabilmenin tek şartı ‘unutmayı’ başarabilmekti.”

kardeşimin hikayesi, zülfü livaneli
devamını gör...

frank sinatra'nın new york, new york ve strangers in the night şarkısı ile birlikte en bilinen üç şarkısından biridir. bana sorarsanız en güzel şarkısıdır. şarkıyı frank sinatra'nın muhteşem sesinden dinlemek ayrı bir keyiftir ama sözleride muhteşemdir. "hem ses, hem müzik, hem de söz bir araya aynı anda gelirse işte böyle muhteşem bir şarkı çıkar" dedirtir.

şarkının orjinali 1967 yılında çıkan comme d'habitude isimli bir fransız şarkısıdır (tanımın sonunda peşpeşe orjinalini ve frank sinatra yorumunu ekleyeceğim). orjinal şarkıda evliliğinin sonuna gelmiş bir adamın hikayesi anlatılır.

bu şarkıyı esas keşfeden ve meşhur eden ise kendiside bir şarkıcı olan paul anka'dır. fransa'da iken bu şarkıyı duymuş ve new york'a döndüğünde ingilizce olarak muhteşem sözlerini yazmıştır. kendi tabiri ile "sözler kendisine yağmurlu bir gecede sabaha karşı 03:00 de gelmiş". şarkının sözlerinde bir adam hayatta yaşadıklarını dürüstçe itiraf eder ve her şeyi "bildiği gibi, kendi tarzı" ile yaptığını söyler. orjinal sözler ve naçizane benim çevirim aşağıdadır, çeviride hata varsa lütfen uyarınız (kelime kelime çeviri yerine birazda yorum kattım):


and now, the end is near (ve şimdi, son yakın)
and so i face the final curtain (ve bu yüzden son perdeyle yüzleşiyorum)
my friend, i'll say it clear (olanları açıkça söyleyeceğim)
i'll state my case, of which i'm certain (emin olduğum durumumu belirteceğim)

i've lived a life that's full (dopdolu bir hayat yaşadım)
i've traveled each and every highway (her otoyolda seyahat ettim-herşeyi yaptım-)
but more, much more than this (ama bundan çok daha fazlası)
i did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

regrets, i've had a few (pişmanlıklar? tabii ki birkaç tane var)
but then again, too few to mention (ama bahsedilmeyecek kadar az)
i did what i had to do (yapmam gereken neyse onu yaptım)
and saw it through without exemption (ve hepsine istisna olarak baktım)

i planned each charted course (attığım her adımı planladım)
each careful step along the byway (yol boyunca her dikkatli adım)
and more, much more than this (ve bundan çok daha fazlası)
i did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

yes, there were times, ı'm sure you knew (evet, bazı zamanlar oldu, eminim biliyorsun)
when i bit off more than ı could chew (çiğneyebileceğimden fazlasını ısırdım)
but through it all, when there was doubt (ama bir an bile şüphe duyduğumda)
i ate it up and spit it out (hemen yuttum o lokmayı ve tükürüverdim dışarı)
i faced it all and i stood tall (hepsiyle yüzleştim ve dik durdum)
and did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

i've loved, ı've laughed and cried (sevdim, güldüm, ağladım)
i've had my fill my share of losing (kaybetmekten payımı fazlası ile aldım)
and now, as tears subside (ve şimdi, gözyaşlarım dinerken)
i find it all so amusing (hepsini gülümseyerek hatırlıyorum)

to think i did all that (düşündüm de bütün bu yaptıklarım…)
and may i say - not in a shy way (utanç duymadan anlatılır mı?)
oh no, oh no, not me (hayır , hayır , bu ben değilim)
i did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

for what is a man, what has he got (bir adamın fikri neyse zikride o olması gerekir)
if not himself, then he has naught (eğer öyle değilse zaten hiçbir şeyi yok demektir)
to say the things he truly feels and not the words of one who kneels (gerçekten hissettikleri ise söylediği şeyler, birinin diz çökerek söylediği kelimeler değildir o zaman)
the record shows i took the blows (zaten her şey darbeleri aldığımı gösteriyor)
and did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

yes, it was my way (evet, ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)




orjinal fransızca şarkı:


ve frank sinatra'nın muhteşem yorumu:
devamını gör...

fakat hala uyuduktan sonra nasıl öyle full makyaj kalktıklarını çözemedik. hani gerçekçilik?
devamını gör...

dünyanın en gereksiz icatlarından biridir.
evlenirken erkeklerin çoğuna içinde bundan bulunan bir pijama takımı alınır. genellikle de mahmutpaşa'daki esnaftan alınır. gereksiz türk adetlerinden biridir. yani evli erkeklerin çoğunda vardır ama giyen sayısı oldukça azdır.

evet benim de var ve el değmemiş vaziyette dolabın derinliklerinde bir yerde duruyor. gerekli katılım sağlanırsa kafa sözlük evli erkekleri toplanarak mahmutpaşa'nın girişinde yakalım bunları. biz yandık bizden sonrakiler rahat etsin.

(bkz: ropdöşambır)
devamını gör...

takip ettiğim bazı profiller var. spor, sokak hayvanları, edebiyat, müzik, karikatür üzerine... son aylarda motivasyon için spor ağırlıklı sayfaları takip ediyorum. bunun dışında eski çevrem mevcut yeni çok az insan ekliyorum ya da kabul ediyorum.

bir ara pek aktif kullanırdım. son yıllarda pek tercih etmiyorum. ara ara işte duruma göre paylaşım yapıyorum. en son bir sokak köpeği sahiplendime ilanı paylaşmışım. birde bir kedi için yardım kampanyası başlattık onu da storiye atmıştım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
böyle şeyler için işe yarıyor gerçekten. bunun dışında sürekli takip isteği gelmesi sinir bozuyor. özellikle takibi kaldırdığınız kişilerin tekrar tekrar atması. sonu engel. mesaj alımım zaten kapalı. açık olduğu zamanlar sürekli merhaba mesajı geliyordu. bu bana ya da kadınlara özel bir durum değil tabi. erkek arkadaşlara da geliyordur illa. garip bir yer. ama evet bu kadar kısıtlı kullanmama rağmen ben bile ara ara kapatıyorum. kapatın gitsin. az kafanızı dinleyin.
devamını gör...

eğer sevgilimle aynı anda görmüşsek onun gözlerinin içine bakarım sonra onu itip alırım. elli lira bu boru mu.
devamını gör...

nice aşklar doğuracak, nice evliliklere ön ayak olacak süper istek.

insanlar çocuklarına nasıl tanıştıklarını anlatırken, bunu referans gösterecek. dua edeceksiniz bana birgün.
devamını gör...

bugün cumartesi... bunu sen de biliyorsun. cumartesi günleri önemli... zaman geçmiyor gibi hissettirse de insanın algısı -genelde- insanı yanıltmaya meraklı. mesela şu an saat 17.43 pardon 44 oldu. bak saniye farkıyla 43 diyemedim. ne tuhaf.

ne tuhaf deyince aklıma birsen tezer'in o güzel şarkısı geldi. şarkının başında " her şey yarım kaldı yine, ne tuhaf... aşk yarım, nefret yarım, hayat yarım..." diyor, sevgili birsen. sonra devam ediyor; " ne kaldı geriye temiz ve saf?" gerçekten bir şeyler bitince geriye temiz ve saf ne kalıyor? mesela; üç ortalı, kareli / çizgili bir deftere yazdık, yazdık, yazdık. defter bitti. şimdi biz defteri kirletmedik mi? defterin o saflığını, temizliğini bozmadık mı? düşüncelerimizi kalem vasıtasıyla deftere aktardıktan sonra zihnimizi aldatmadık mı? kelimeleri tüketmedik mi? “ama” diyor, iç sesim. "ama yazmasaydık çıldıracaktık..." evet yazmasaydım, çıldıracaktım. tam da şimdi olduğu gibi.

bak saat ne çabuk 17.49 oldu. evet, on bir dakika sonra... pardon on dakika sonra çıkacağım. kulaklarımda çınlayan bir ses var. uğultu. bunu değiştirmem lazım. bana zarar veriyor. neyse. birsen devam ediyor. * birsen diyor ki; " bir tek ben bilirim seni sevdiğimi bir de sen bilirsin biraz..." bilirdin. gizli bir sevda gibi. buraya değinmiyorum. dokunsak kanar belki.

saat 17.52. tik tak tik tak. birsen devam ediyor: * "kalabalık kuytularda boğulur çığlıklarım
kuru bir teselli bulurum ben kendi halime" teselli... burasına eşlik ederken; evet sesim güzel olmasa da şarkılara eşlik etmeyi severim, abim her defasında "o şarkıyı kim söylüyor leylimley?” der. ben de "x,y,z" derim. "heh tamam bırak o söylesin."der. onu tınlayan kim? hıh.
teselli kelimesinde boğazım tıkanıyor. neden acı çekiyoruz, neden acı çekerken kendimizi avutmaya çalışıyoruz ve buna teselli diyoruz?

saat 18.11 olmuş. aradan geçen zamanda ne yaptığımı en iyi sen bilirsin. koşturdum. bir şeylerin peşinde koşturmaya alışmışım. rahat şekilde bir eylemi gerçekleştirmek içime sinmiyor. hep bir telaş içindeyim.

gerçekten karaladım. neyi, nereye bağlayacaktım hatırlamıyorum. hissettiğim;
bu şarkı bende bir teselli…

devamını gör...

birisi de spor kulübü kursun lütfeen. hoplayıp zıplayalım ceza olan şınavları çekmeyelim. diyet kulübüyle paralel işler de yapılabilir. en kaslı en fit sözlük biz oluruz.
devamını gör...

hayır. düşünmek öcü gibi görülüyor bizde.

(bkz: çok düşünme manyak olursun bak)
(bkz: ülkeyi sen mi kurtarıcan)
(bkz: düşünme salla)
(bkz: düşüne düşüne filozof mu olucan)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim