konservatuvar mezunları işsiz, zerre sanattan anlamayan tipler iş sahibi ¿ *
devamını gör...

bazı durumlarda anal ve üretral duyumsamaları kışkırtır. her ne kadar korku, bizzat, haz hâline gelmese de özel bir haz türünün gelişmesine vesile olabilir. black mirror’ın bir bölümünde insanların çektiği acıları, özel bir mikroçip sayesinde kendi bünyesinde toplayan ve bu yolla gerçekleşecek olanı gerçekleşmeden tespit eden bir doktor, sonraları korkuyla karışık acıdan büyük `zevk` aldığını keşfediyor, bu yolla orgazmın doruklarına ulaşıyor ve bu durumun bağımlısı hâline geliyordu.

hazırda bekleyen korku, haz doruğa çıkarken duyulan sıcaklık hissi beklenen orgazmın gerçekleşmesi olarak algılanılıyor ve böylece acı duymaya kadar varan, ancak acı ve korku esnasında gerçekleşebilen bir ritüele dönüşüyor. belli şartlar altında acı ve korku, normalde korkulan rahatlamayı yaşamanın tek yolu hâline gelebilir. bu yüzden insanın bazı korkularının altında hissettiği bir haz duygusu vardır; korkmaktan haz almanın (bu acı içinde geçerlidir) tek anlamı, korkunun `cinsel uyarı`ma vesile teşkil etmesidir.

“”özlem, korku, ayni şey," diye araya girdi, tipik bir acelecilikle. uçakların uçması beni dehşete düşürüyordu, fakat daha sonra bir defa bir uçağı uçurdum, büyüleyici bir deneyimdi. korku ile büyülenme yan yana gidiyor.”

genellikle aşk ilişkilerinde, çiftlerde, ayrılığa dair duyulan yoğun korkunun uzantısal açıdan tutkulu bir tablo çizmesinin nedeni de budur. kavgaların ilişkiyi diri tuttuğuna dair inanışın altında yatan sebeplerden en büyüğü kaybetme korkusudur. daha taraflar ayrılmadan, tamamen zihinde, sevgili artık bir başkası ile birliktedir. birlikte yapılan, mutlu olunan her şey artık `öteki` iledir; bu durum katlanılamaz, dayanılamaz, hatta intihar sebebidir. ayrılık gerçekleşmeden zihinde olup biten her şey, bilinçaltında kaybetmeye dair korkularımızı besler. bu da bir çatışma doğurur; sürekli gerginlik, huzursuzluk ve bundan beslenen haz.

bu yüzden insanlar hayal dünyalarında, korkuya dair fanteziler kurar. partneri ile sevişirken tecavüze uğradığını hayal eden bir kadın, dayak fantezisi olan bir erkek, bir hücrenin içinde açlığa terk edilmiş olarak seks yaptığını düşünen insanlar... tüm bu fanteziler hazza ulaşmanın ve korkuyu zedeleyerek onunla başa çıkmanım bir yoludur.
devamını gör...

başka bir parça olamaz
devamını gör...

up.
devamını gör...

işte beyler, bu kadarız. o gün işten mi kovuldun, büyük zarar mı ettin önemli değil. ailenle mi kötüsün, seks istemiyor musun önemli değil. bir sürü ilaç yutup önce tatmin edip sonra kalpten gideceksin. eğitimini bile almadığın, kimsenin sana anlatmadığı ve tanımadığın bir biyolojik canlı karşısında bu kadar sorumluluğun var. güçsüz olduğun anda yoksun.
devamını gör...

bu bir hestia ukdesidir.
türkçe de, ‘dramaturgi’ , ‘dramaturji olarak ifade edilen, dramaturgie, almancada ''yazar'' anlamına geliyor.

dramaturgi, metinlerin sahnelenmesiyle ilgili bir şey. edebiyat ve onun gösterilmesi, hatta müzikleriyle ilgili bir kavram bu.
bir edebiyat eserinin, etkili bir biçimde sahneye aktarılmasını sağlamak amacıyla, ''hangi müzik etkili olur?'', ''hangi dekor daha çarpıcı olur?'', sorularıyla birlikte edebiyat ürününün yeniden oluşturulmasıdır. psikoloji ve sosyoloji kullanarak tabi.
bütün bunlar, edebiyat eserinin politik olarak nerede duracağını, seyirci ile ilişkisini belirleyeceği, estetik olarak nasıl bir oyun olacağını belirleyeceği için önemlidir.
bir edebiyat ürünün sahnede yorumlanmasıdır.
sinemada ''yönetmenin'' önemli olmasının nedeni yönetmenin hikayeyi nasıl yorumladığı ile ilgilidir. bu ve tabi senaryo büyük ölçüde senaryoya dayanır. öyküye bağlı olan, senaryo filmin odağıdır. yönetmen senaryoya göz atmadan senaryo bitmiş olmaz.
ve dramaturgi çözümlemeleri ile birlikte film çarpıcı bir evreye taşınmış olur.

işte bu bu yorumlama edebiyat eserini sahnelerken de gerçekleşebilir.
bir şiiri herkesin farklı bir biçimde okluması yada aynı edebi eserlerin örneğin; carmen'in farklı bir şekilde önümüze gelmesinin nedenidir.
kısaca efem; dramaturgi, metne bakış ve yorum yöntemidir.
devamını gör...

şair.

vaktiyle bir atsız varmış derlerse ne hoş
anılmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhoş.


varolsun!


nihal atsız, 12 ocak 1905’de istanbul’da doğdu. annesi fatma zehra hanım, babası binbaşı mehmet nail bey olan atsız’ın iki kardeşi vardı. atsız, ilk ve ortaöğrenimini kadıköy’de tamamladı. ardından askeri tıbbiye’ye girdi. atsız, askeri tıbbiye döneminde türkçülük akımının etkisine girmeye başladı. bu nedenle yaşadığı sorunlarla 1925’de askeri tıbbiye’den atıldı. sonra kabataş erkek lisesi’ne yardımcı öğretmen oldu.

şehirlerarası vapurlarda kaptan olarak çalışmaya başlayan nihal atsız, 1926 yılında yatılı olarak istanbul darülfünunu edebiyat bölümü’ne girdi. askerliği nedeniyle okula 1 yıl ara vermek durumunda kaldı. üniversiteye geri döndüğünde ise bir arkadaşıyla “anadolu’da türklere ait yer isimleri” isimli bir makale yazdı ve bu makale türkiyat mecmuası’nda yayınlandı. 1930 yılında bu okuldan mezun oldu.

yazdığı makaleyle hocası mehmet fuat köprülü’nün dikkatini çekmeyi başardı. köprülü, atsız’a yardımcı olmaya ve onu yanına almaya çalıştı. mezun olduktan sonra 8 yıllık mecburi hizmeti affettiren köprülü, 1931 yılında atsız’ı üniversiteye yanına asistanı olarak aldı. atsız, fuat köprülü, zeki velidi togan, abdülkadir inan gibi isimlerle birlikte “atsız mecmua” isimli türkçülük yanlısı dergi çıkartmaya başladı. ancak dergide yer alan “dârülfünûn’un kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi” makalesi nedeniyle 1933 yılında asistanlıktan uzaklaştırıldı.

öğretmenlik yapmaya karar veren atsız’ın malatya’ya tayini çıktı. burada bir süre türkçe öğretmenliği yaptıktan sonra edirne’ye gitti. bu sırada “türkçü dergi” sıfatıyla “orhun” adında bir dergi çıkartmaya başladı. ders kitaplarında okutulan tarihi, açık ve ağır şekilde eleştirdiği için bakanlar kurulu derginin yayınına yasak koydu.

nihal atsız, 1934’de istanbul’daki deniz gedikli hazırlama okulu’na atandı. 4 yılın ardından 1938 yılında görevden alındı. öğretmenlik görevine 1939’a kadar özel yüce-ülkü lisesi’nde devam etti. 1939-1944 yılları arasında boğaziçi lisesi’nde görev yaptı. bu arada orhun dergisini tekrar yayınlamaya başladı. ikinci dünya savaşı’nın sonuna gelindiği ve türkiye’nin de ideolojik çatışmalara sahne olduğu bu yıllarda atsız, orhun dergisi’nin bir sayısında dönemin başbakanı şükrü saracoğlu’na bir çağrı yayınladı. tepki uyandıran bu mektubun ardından nihal atsız, boğaziçi lisesi’ndeki görevinden alındı ve orhun dergisi tekrar kapatıldı.

sabahattin ali’nin atsız’a bir hakaret davası açması üzerine nihal atsız 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 1944 yılında dönemin cumhurbaşkanı ismet inönü, nihal atsız ve 34 arkadaşı aleyhine yaptığı konuşma nedeniyle grup yargılanmaya başlandı. 6.5 yıllık hapis cezası temyize gidince bu süre 1.5 seneye indirildi. 2 yıl işsiz kalan atsız, 1949 yılında milli eğitim bakanı olan arkadaşı aracılığıyla bir kütüphanede çalışmaya başladı. ardından demokrat parti’nin iktidara gelmesiyle haydarpaşa lisesi’ne atandı ve öğretmenlik yapmaya başladı.

1952’de “türkiye’nin kurtuluşu” adlı konferansı sebebiyle bazı gazeteler atsız’ın aleyhinde yazılar yazdı. böylelikle haydarpaşa lisesi’ndeki görevinden alınarak tekrar kütüphaneye tayin edildi. 1952 yılına kadar süleymaniye kütüphanesi’nde çalıştı. 1950 yılında “orkun” isimli dergide yazarlığa başladı. aynı zamanda “ötüken” isimli dergiyi de yayınladı. bu dergilerde yazdığı yazılar yüzünden büyük tepki topladı. “ötüken”deki yazıları gerekçe gösterilerek atsız ve bir arkadaşı açılan davayla 15 ay hapse mahkum edildi. çalıştığı üniversitedeki öğretmen ve öğrencilerinin dönemin cumhurbaşkanı fahri korutürk’ten atsız’ın affını istemesi üzerine, nihal atsız serbest bırakıldı.

nihal atsız, 1931’da mehpare hanım’la evlendi. 1936 yılında da bedriye hanım ile evlendi ve 1975 senesinde boşandı. bu evlilikten, 1939 yılında yağmur atsız ve 1946 yılında buğra atsız dünyaya geldi. şair atsız, geçirdiği kalp krizi sonucu 11 aralık 1975’de hayatını kaybetti.
devamını gör...

yatakta ayılmayı beklerken uykuya dalıp bir iki saat sonra uyanmış olmak
devamını gör...

elmayı muhtemel üzerine silip sapına kadar yerdi.
devamını gör...

bugün benim doğum günüm. gece vakti bunu bir sözlüğe yazmak mı daha üzücü, yoksa 42'ye adım atmak mı karar veremedim be sözlük. hayırlı cumalar hepinize.
devamını gör...

türk silahlı kuvvetlerinin görev ve yetkilerini tanımlayan yasaya verilmiş isim. zamanın da bölük komutanı'nın habire tehditlerine maruz kalırdık bu kanun yüzünden.

bir vukuat olur bölük komutanı: şimdi istesem varya, iç hizmet kanunun bilmem kaçıncı maddesinın zırt bendinden seni mahkemeye versem şu kadar askerliğini uzatırım.
devamını gör...

ismi the truman show'dan esinlenilmiş psikolojik bir rahatsızlıktır. bazı insanlarda gözlemlenen ve kişinin bir televizyon programında yaşadığını düşündüğü gerçek bir hastalıktır.
bir çeşit paranoyadır.
devamını gör...

bir günlüğüne entel takılmasını beklediğim yazar. trollük sıkmadı mı koçum? burayı okuduğunu biliyorum. hadi be şekerim.*
devamını gör...

(bkz: her yerde sen)*
devamını gör...

önemli değil. beklerim.
ekşi elma gibi.”
“ekşi elma mı?”
“bir keresinde, ben küçükken bir ağaca tırmandım, şu yeşil, ekşi elmalardan yedim. karnım davul gibi şişti, çok acıdı. annem elmaların olgunlaşmasını bekleseydin, hastalanmazdın dedi. şimdi ne zaman bir şeyi çok istesem, annemin elmalar için söylediği şeyi anımsıyorum.”
- uçurtma avcısı, khaled hossein
devamını gör...

(bkz: çocukken aşık olunan ünlüler).
devamını gör...

yazma konusunda türk edebiyatının yazı makinesi ahmet mithat efendiyi kıskandıracak kadar yazan yazar.
devamını gör...

acıma acınacak hale gelirsin.
devamını gör...

bu minnoş z kuşağı size ne etti? seçemedikleri yıl yüzünden ne bu ayrımcılık? dahil olmadığım kuşağa tavsiyem;
başlık sahibini yormayınız, siz onu engelleyiniz.
devamını gör...

birisinin bizi direkt sevmemesi daha iyi hissettirir burası kesin. kişi sinsice arkanızdan yol alır, dolanır, işler arapsaçına döner, ayaklarına dolanır ardından kaçınılmaz son; düşer, sese koşarsınız. bilin bakalım etrafa saçılan neymiş?
sizin masumiyetiniz,her şeyi mahvetmiş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim