fantastik edebiyat
kaçış edebiyatı değil de, insanın özüne ulaşmaya çalışırken kullandığı bir yolculuk aracı olan edebiyat türü. şu an yaşadığımız hayat, içinde bulunduğumuz çevre, önceliklerimiz ve hatta düşünce yapımız bile insanın doğasına tamamen ters bir şekilde değişiyor yıllardır. bundan hoşlanmıyoruz. her insan evladı, geçmişe özlem duyar. kitaplarda,filmlerde her türlü sanat türünde geçmiş güzel tasvir edilir, gelecek tam tersi iken. farkında olmasak bile eski zamanların doğallığını ararız şu yapmacık dönemde. eleştirel bir şekilde kendimize baksak, ne kadar gülünç durumda olduğumuzu görmez miyiz aslında ? dertlerimiz, amaçlarımız, hareketlerimiz hepsi o kadar boş ve komik ki.
fantastik edebiyata dalan bir kişi doğa tasvirleri, karakterlerin yaşantıları ve dönemin yapısını okudukça içinde yatan doğasına duyduğu özlem ve arzu ateşlenmeye başlar. öyle ki, "ah be o dönemde yaşamak vardı." diye sayıklamaya başlarlar zamanla. eserde bulunan yaratıklar, büyüler ve diğer doğa üstü olaylar ise olayları daha da renklendirir ama doğallığı bozmaz. okuyana şu anki gerçeklikten daha yakın gelir hatta kimi zaman. bazen saçma gelseler de yaşadığımız anın saçmalığıyla yarışamazlar bile.
sonuç olarak, zaten özünden kaçmış olan insanın geçmişine dönme çabasıdır fantastik edebiyat. okuyucu, dönem insanlarının dinamik ve heyecan dolu yaşantılarını yatağında yatmış okurken ; doğanın tüm saflığının ve güzelliğinin tasvir edilişini dört beton arasında okurken; önemli olan değerlerin zamanla nasıl değiştiğini idrak ederken, yavaştan içinde bir şeyler kıpırdamaya başlar ve sonuç olarak bu da doğal yaşama olan isteği tetikler. ve hayata bakış açısı değişmeye başlar.
fantastik edebiyata dalan bir kişi doğa tasvirleri, karakterlerin yaşantıları ve dönemin yapısını okudukça içinde yatan doğasına duyduğu özlem ve arzu ateşlenmeye başlar. öyle ki, "ah be o dönemde yaşamak vardı." diye sayıklamaya başlarlar zamanla. eserde bulunan yaratıklar, büyüler ve diğer doğa üstü olaylar ise olayları daha da renklendirir ama doğallığı bozmaz. okuyana şu anki gerçeklikten daha yakın gelir hatta kimi zaman. bazen saçma gelseler de yaşadığımız anın saçmalığıyla yarışamazlar bile.
sonuç olarak, zaten özünden kaçmış olan insanın geçmişine dönme çabasıdır fantastik edebiyat. okuyucu, dönem insanlarının dinamik ve heyecan dolu yaşantılarını yatağında yatmış okurken ; doğanın tüm saflığının ve güzelliğinin tasvir edilişini dört beton arasında okurken; önemli olan değerlerin zamanla nasıl değiştiğini idrak ederken, yavaştan içinde bir şeyler kıpırdamaya başlar ve sonuç olarak bu da doğal yaşama olan isteği tetikler. ve hayata bakış açısı değişmeye başlar.
devamını gör...
l'autopsie de satan
luis de la higuera'nın 2006 yılında piyasaya sürdüğü, harika bir konusu olsa da bunu hiç etmiş eseri. bu romanı yıllar önce antalya migros avm'nin d&r'ında görmüş ve almak istemiştim ama param yetmemişti, o süre zarfından sonra unutmuştum varlığını, geçen sene bir şekilde hatırlayıp sipariş ettim ve bir köşede okunmayı beklemişti, gün itibariyle bitti.
spoiler vermeden anlatmaya çalışacak olur isem, 1600'lü yıllarda tuhaf bir köye bir kilise inşa ediliyor ve temel atılma kısmında iskelet bulunuyor, bu iskeletin bir azizeye ait olduğu düşünülüyor ama iskelet araştırılmaya başlanıyor, papalık olaya el koyuyor ve işler karışıyor.
bu iskeletin tarihi, kim olduğu, gerçekten bir azizeye mi yoksa başka bir şeye mi ait olduğu kısmını bir güzel merak ettiriyor yazar ama son 20 sayfaya kadar hiçbir şey öğrenemeden bir oraya, bir buraya, "bir an önce bitsin artık..." diyeceğimiz gereksiz ve bir şey kazandırmayan detaylarda boğmuş bizi sevgili yazar. üstüne hiç tatmin edecek bir son olmayınca da kitap oldukça başarısız bir hale bürünmüş...
spoiler vermeden anlatmaya çalışacak olur isem, 1600'lü yıllarda tuhaf bir köye bir kilise inşa ediliyor ve temel atılma kısmında iskelet bulunuyor, bu iskeletin bir azizeye ait olduğu düşünülüyor ama iskelet araştırılmaya başlanıyor, papalık olaya el koyuyor ve işler karışıyor.
bu iskeletin tarihi, kim olduğu, gerçekten bir azizeye mi yoksa başka bir şeye mi ait olduğu kısmını bir güzel merak ettiriyor yazar ama son 20 sayfaya kadar hiçbir şey öğrenemeden bir oraya, bir buraya, "bir an önce bitsin artık..." diyeceğimiz gereksiz ve bir şey kazandırmayan detaylarda boğmuş bizi sevgili yazar. üstüne hiç tatmin edecek bir son olmayınca da kitap oldukça başarısız bir hale bürünmüş...
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
hiç bu kadar yazasım gelmemişti. hani tamamlayıcı şeyler vardır hayatta eksik kalan bir şey bir an tamamlanır ve daha iyisi olmazdı dersiniz işte bu yayın, katkısı olanlar ve sahibi tam bu duruma layık.
koskocaman bir iyi ki. çok zor bulunan bir enerjiyi bulmuşuz haberimiz var mı? hep olalım. *
koskocaman bir iyi ki. çok zor bulunan bir enerjiyi bulmuşuz haberimiz var mı? hep olalım. *
devamını gör...
alttaki veya üstteki yazara bir şey bırakma saçmalığı
bu tarz başlıkları kuru kalabalık olarak görüyor ve kınıyorum efenim ancak tabii ki de herkesin hayatına kimse karışamaz
(bkz: https://www.youtube.com/wat...)
(bkz: https://www.youtube.com/wat...)
devamını gör...
ele verir talkını kendi yutar salkımı
başkalarına verdiği öğüdü kendisi tutmayan ve kendi verdiği öğüdün aksini yapan kişiler için kullanılan söz. "halka verir talkını kendi yutar salkımı" şeklinde de kullanılır.
devamını gör...
kar yağdığı zaman sokağa çıkan tipler
çocukken iple çektiğim günlerdi.
devamını gör...
4 kutsal kitap
tevrat-zebur-incil arasında sürekli birbirine göndermeler vardır. peygamberler sürekli isa hakkında peygamberlik eder. uyum içindedirler. tahrif edilmemiştir ve edilmesi mümkün değildir. milyonların inandığı bir şeyin tahrif edildiğine inanmak komik. üstelik elimizde bir sürü el yazması bulunurken hâlâ bunları iddia etmek komik bile değil artık.
tevrat-zebur-incil'in uyumuna karşın kuran bunlarla çelişir.
aşağıda gördüğüm bir tanımın üzerine ek: milyonların okuduğu ve inandığı bir kitap pat diye değiştirilebilir mi anlamında söylemiştim. takdir edersiniz ki ben şimdi kalkıp kuranı değiştirmeye kalksam savaş çıkar. kutsal kitap da aynı şekilde, biri değiştirmeye kalksaydı bu mümkün olamazdı elbette. üstelik inançlı kişiler için söylüyorum, tanrı kendi sözünü koruyamaz mı? böyle bir tanrı'ya mı inanıyorsunuz? müslüman olanlar için özellikle eklemek istediğim bir şey daha var, kuran'da incil değişti yazmaz. aksine kuran'ı okumuş biri şu ayetleri görmüş ve dikkat etmiş olmalıdır. fark etmeden inandığınız kitap ile çelişiyorsunuz sevgili dostlar...
nisa 4:136, ali imran 3:11, yunus 10:94-95, maide 5:43, maide 5:47, enbiya 21:7, ali imran 3:93
elimizdeki el yazmaları da değiştirilmediğini kanıtlıyor zaten...
nuh'un şarap içip sarhoş olması, çıplak uzanması niye bu kadar tepki gördü anlamadım. peygamberler günah işleyebilir, sarhoş olabilir, hata yapabilir. kutsal kitap bunları bizden saklamaz çünkü onların da hata yapabildiğini ve tanrı tarafından cezalandırıldığını görmemizi ister. ancak tanrı'ya döndüklerinde, tövbe ettiklerinde bağışlanırlar. tıpkı bizim gibi. çünkü onlar insandır. bütün insanlar gibi günah işleyebilirler: "çünkü herkes günah işledi ve tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı." romalılar 3:23
tanrı'nın "gönlüme uygun buldum, ne istersem yapar" diye tanıklıkta bulunduğu kral davut bile günah işledi! nuh ya da kutsal kitap'ta geçen başka bir insan neden günah işleyemesin? lütfen üzerine düşünerek okuyalım...
2. ek:
sevgili müslüman dostumun girdiği konulara ben pek girmeyi sevmiyorum. bunların getirisi tartışmadan başka bir şey değildir çünkü. benim inandığım tanrı kendi sözünü koruyan tanrı'dır. ancak bu gibi konularla ilgili bilgi edinmek isteyenler için marc madrigal ve evrensel kilise kanallarını öneriyorum.
ben iman ettiğimde aşırı bilgim yoktu, tarihsel kanıtları da bilmiyordum. ama istediğim tanrı'yı bulmaktı. onu yürekten aradım ve o kendini bana gösterdi. sonra bu konuların da tartışma çıkardığını gördüm. tanrı'nın kulu kavgacı olmamalı. bu yüzden sevgili dostum, eğer kutsal kitap'ın değişmezliğiyle ilgili araştırmak istersen "hüküm gerektiren yeni kanıtlar" isimli harika bir kitabı sana önerebilirim. ama asıl aradığın tanrı'yla bir ilişki değilse yuhannada takılıp kalırsın... esen kal.
tevrat-zebur-incil'in uyumuna karşın kuran bunlarla çelişir.
aşağıda gördüğüm bir tanımın üzerine ek: milyonların okuduğu ve inandığı bir kitap pat diye değiştirilebilir mi anlamında söylemiştim. takdir edersiniz ki ben şimdi kalkıp kuranı değiştirmeye kalksam savaş çıkar. kutsal kitap da aynı şekilde, biri değiştirmeye kalksaydı bu mümkün olamazdı elbette. üstelik inançlı kişiler için söylüyorum, tanrı kendi sözünü koruyamaz mı? böyle bir tanrı'ya mı inanıyorsunuz? müslüman olanlar için özellikle eklemek istediğim bir şey daha var, kuran'da incil değişti yazmaz. aksine kuran'ı okumuş biri şu ayetleri görmüş ve dikkat etmiş olmalıdır. fark etmeden inandığınız kitap ile çelişiyorsunuz sevgili dostlar...
nisa 4:136, ali imran 3:11, yunus 10:94-95, maide 5:43, maide 5:47, enbiya 21:7, ali imran 3:93
elimizdeki el yazmaları da değiştirilmediğini kanıtlıyor zaten...
nuh'un şarap içip sarhoş olması, çıplak uzanması niye bu kadar tepki gördü anlamadım. peygamberler günah işleyebilir, sarhoş olabilir, hata yapabilir. kutsal kitap bunları bizden saklamaz çünkü onların da hata yapabildiğini ve tanrı tarafından cezalandırıldığını görmemizi ister. ancak tanrı'ya döndüklerinde, tövbe ettiklerinde bağışlanırlar. tıpkı bizim gibi. çünkü onlar insandır. bütün insanlar gibi günah işleyebilirler: "çünkü herkes günah işledi ve tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı." romalılar 3:23
tanrı'nın "gönlüme uygun buldum, ne istersem yapar" diye tanıklıkta bulunduğu kral davut bile günah işledi! nuh ya da kutsal kitap'ta geçen başka bir insan neden günah işleyemesin? lütfen üzerine düşünerek okuyalım...
2. ek:
sevgili müslüman dostumun girdiği konulara ben pek girmeyi sevmiyorum. bunların getirisi tartışmadan başka bir şey değildir çünkü. benim inandığım tanrı kendi sözünü koruyan tanrı'dır. ancak bu gibi konularla ilgili bilgi edinmek isteyenler için marc madrigal ve evrensel kilise kanallarını öneriyorum.
ben iman ettiğimde aşırı bilgim yoktu, tarihsel kanıtları da bilmiyordum. ama istediğim tanrı'yı bulmaktı. onu yürekten aradım ve o kendini bana gösterdi. sonra bu konuların da tartışma çıkardığını gördüm. tanrı'nın kulu kavgacı olmamalı. bu yüzden sevgili dostum, eğer kutsal kitap'ın değişmezliğiyle ilgili araştırmak istersen "hüküm gerektiren yeni kanıtlar" isimli harika bir kitabı sana önerebilirim. ama asıl aradığın tanrı'yla bir ilişki değilse yuhannada takılıp kalırsın... esen kal.
devamını gör...
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi
kutlu olsun.
tabii ki de değildi mevzumuz 8 ağaç
farkındaydı bunun ethem'i vurup o geri kaçan çevik
arayıştı gezi yokluğunda adaletin
bunu yapmak için olmak gerek deli falan
tabii ki de değildi mevzumuz 8 ağaç
farkındaydı bunun ethem'i vurup o geri kaçan çevik
arayıştı gezi yokluğunda adaletin
bunu yapmak için olmak gerek deli falan
devamını gör...
hilal kaplan'ın şevval sam'a twitter'dan sataşması
hilal kaplan'ın geri zekâlı olduğunu kanıtlamasına gerek yok zaten, yürekten inanıyoruz pelikancının kafasında bir şey olmadığına.
devamını gör...
paçavrasını çıkarmak
kişinin bir eşyayı hor ve özensiz kullanması, çok çabuk eskitmesi anlamında kullanılan bir deyim.
devamını gör...
ukulele
çok sevdiğim eski bir öğretmenimin çaldığı müzik aletidir. oldukça güzel sesi vardır.
devamını gör...
çocuk yetiştirmenin çok zor olması
çocuk sahibi olana kadar benim de öyle sandığım durum.
çocuk sahibi olunca allah yardım ediyor.
çocuk da yardım ediyor.
gerisi geliyor.
çocuk sahibi olunca allah yardım ediyor.
çocuk da yardım ediyor.
gerisi geliyor.
devamını gör...
bahar
en sevdiğim mevsimdir. bahsedilen ilkbahar mı yoksa sonbahar mı emin değilim açıkçası ama ben hangisini daha çok sevdiğime karar veremiyorum zaten çaktırmayalım en sevdiğim diyip geçelim*. havaların ne çok soğuk ne çok sıcak yani en güzel olduğu mevsimlerdir ayrıca benim gibi her türlü ceket-mont-hırka giymeyi sevenler için de mükemmel bi fırsattır bu dönemler.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği hayvan
devamını gör...
tüm eş cinsellerin kendisine yürümek istediğini sanan hetero erkek
change.org'da bedava beyin nakli yapılması için imza kampanyası başlatacağım canlılar.
devamını gör...
zehirli mantarlar
avrupa ve kuzey afrika'da, yapım tarihleri mö 6.000 ile 9.000 yılları arasında değişen ve psilocybe cinsinden mantarların tasvir edildiği iddia edilen mağara resimleri keşfedilmiştir.
ispanya daki duvar resimi ..... bak
cezayir deki duvar resimi ... bak
bazı mantarların halüsinojen özelliklerinin olduğu yüzyıllardır bilinmektedir. eski orta ve güney amerika medeniyetlerinde bulunan heykeller, mantarların o zamanlar dini törenlerde kullanıldığını göstermektedir. aztekler bu mantarları "teonanacatl - tanrıların eti" şeklinde tarif etmişlerdir. tarihçiler aztek ruhani liderlerinin bu halüsinojenleri kullanarak farklı bir bilinç düzeyine geçtiği, tanrılar ve diğer ruhlarla iletişim kurduklarına inandıklarını belirtmişlerdir.
bazı zehirli mantar türleri:
amanita muscaria
claviceps purpurea
amanita phalloides
amanita virosa
amanita pantherina
inocybe erubescens
gyromitra esculenta
entoloma sinuatum
felç ebişkesi
ispanya daki duvar resimi ..... bak
cezayir deki duvar resimi ... bak
bazı mantarların halüsinojen özelliklerinin olduğu yüzyıllardır bilinmektedir. eski orta ve güney amerika medeniyetlerinde bulunan heykeller, mantarların o zamanlar dini törenlerde kullanıldığını göstermektedir. aztekler bu mantarları "teonanacatl - tanrıların eti" şeklinde tarif etmişlerdir. tarihçiler aztek ruhani liderlerinin bu halüsinojenleri kullanarak farklı bir bilinç düzeyine geçtiği, tanrılar ve diğer ruhlarla iletişim kurduklarına inandıklarını belirtmişlerdir.
bazı zehirli mantar türleri:
amanita muscaria
claviceps purpurea
amanita phalloides
amanita virosa
amanita pantherina
inocybe erubescens
gyromitra esculenta
entoloma sinuatum
felç ebişkesi
devamını gör...
izmit
devamını gör...
beinecke nadir kitaplar ve el yazmaları kütüphanesi
abd new yale üniversitesi’nde yer alan beinecke nadir kitaplar ve el yazmaları kütüphanesi, şeffaf dany mermer duvarlardan oluşan tasarımıyla ve çok değerli kitapları ile ilgi çeker. islam tarihi ve edebiyatı için devasa bir hazine olan bu kütüphanede 600 civarında paha biçilmez türkçe eser bulunmaktadır.
beinecke’nin türkçe yazmaları arasında ince ve zarif tezhipli yazmalardan özellikle divan-ı halim serpme altınla süslenmiş ışıl ışıl sayfalarıyla göz alıcıdır. dünyanın nadir bulunan kitapları ve elyazmalarına sahip en büyük kütüphanesi olan bu kütüphane beinecke ailesi’nin maddi desteği sayesinde inşa edildiğinden bu adı almıştır.
beinecke’nin türkçe yazmaları arasında ince ve zarif tezhipli yazmalardan özellikle divan-ı halim serpme altınla süslenmiş ışıl ışıl sayfalarıyla göz alıcıdır. dünyanın nadir bulunan kitapları ve elyazmalarına sahip en büyük kütüphanesi olan bu kütüphane beinecke ailesi’nin maddi desteği sayesinde inşa edildiğinden bu adı almıştır.
devamını gör...
gereksiz yere pahalı olan şeyler
ped. tamam kanıyorum da neden 20 tl vermek zorundayım anlamadım.
devamını gör...
