harika haber.

allah, düşünen ve katılan herkesin gönlüne göre versin. teşekkürler emekleriniz için.
devamını gör...

güney hindistan’daki (bkz: kerala) da yaşayan (bkz: nayar) toplumu anaerkil bir toplumdur ve biyolojik yeniden üretim ve çocuk yetiştirme konusunda oldukça farklı geleneklere sahiptir. nayar toplumunda bütün kız çocukları ergenliğe girmeden önce tali geleneklerine göre bir tali kocası ile evlilik ritüeli yaparlar. tali kocaları kız çocuklarının babalarının arkadaşları olan yaşlı erkeklerdir. bu tali-evliliğinden sonra tali kocaları kız çocukları ile birlikte yaşamaz ve aralarında bir cinsel ilişki de olmaz. kız çocuklarının tali kocalarına karşı tek sorumlulukları cenazelerine katılmak ve yaslarını tutmaktan ibarettir. ergenliğe girdikleri zaman ise belirli sayıda `sandbanham` kocası tarafından ziyaret edilmeye başlanırlar.

sandbanham koca adı verilen erkekler savaşçıdırlar ve zamanlarının çoğunuköy dışında geçirmektedirler. köylere geldiklerinde istedikleri sayıda nayar kadınını ziyaret edebilirler. bu ziyaretlerde sandbanham kocalar nayar kadınının evine akşam yemeğinden sonra gelmek zorundadır, kadınla erkek arasında cinsel ilişki gerçekleştikten sonra sandbanham koca, kahvaltıdan önce evi terk etmek zorundadır. bir zorunluluktan ötürü o evde kalması gerekirse kadınla birlikte uyuyamaz, evin verandasında uyumak zorundadır. sandbanham kocalar istedikleri sayıda nayar kadınını ziyaret edebilirken, her bir nayar kadınının en fazla 12 sandbanham kocası olabilir. bu ilişkilerden doğan çocukların bakımında sandbanham kocaların hiçbir rolü yoktur, biyolojik babalık önemli değildir. nayar kadınları ve sandbanham kocaların birbirlerine hediye vermelerine izin verilse de aynı kişiden çok fazla hediye almak ve diğerlerinden almamak hoş karşılanmaz. bu ilişkide karı ve koca hayat boyu süren bir bağ kurmaz, üstelik ekonomik olarak işbirliği içinde de değildirler.
devamını gör...

new york;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
melbourne/australia
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben de bowlinge, hamburger yemeye, sinemaya falan götüreyim.*
öğrencilere hayatı öğretmek için yapılmış bir adet öğretmen davranışı.
devamını gör...

“bunu kimse söylemedi belki düşündü
çünkü vardır insanın yaşamasında
uyku ve öfke gibi vardır
kimse söylemedi
tuzunu çoğaltan bir denizde
nasıl batarsa güneş öyle bende kaçırdım
ki gözüm bütün gün
boyu lekelerde
kaçırdım ama şöyle de söylenebilir
şiirin bütün geçmişinin dışında
önceden açıklanan her şeyin dışında
örneğin en sıcak ülkelerin yazında
en soğukların kışında
yanarım üşürüm berbat olurum
hiç bir şeye yaramam
ama yine de seni severim
o zaman sen de beni sev
evet.”

turgut uyar şiiri.
devamını gör...

sözlük radyosunun yunan müziğine dair programı "pame" bu hafta ünlü müzisyen antonis vardis'e adanmış özel bir programla yayında olacak.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
orijinali ya da yeniden yorumlarıyla severek dinlediğimiz bir çok şarkı ve albümde payı olan, 1970'lerden 2011'e kadar yunan müziğinde onlarca albüm ve yüzlerce şarkıya imza atan sanatçının öyküsünü, şarkı sözlerini, sanat hayatlarına dokunduğu birçok başka ismin yorumlarıyla radyolarınıza getiriyoruz.

"pame", 28 mart 2011 pazar gecesi 22:30'da https://radyo.kafasozluk.com 'da.
devamını gör...

sözlükte beğendiği yazarların tanımlarını okurken şu şekle girdiğini düşündüren yazar*:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

jorge semprun'un batılı sosyalistlerin geçirdiği dönüşümü, beş genç adamın * yaşamından kesitler sunarak aktardığı muazzam eserinin adıdır. kitap hesaplaşma adıyla da yayınlanmıştır. her ne kadar ''hesaplaşma'' adı kitap için uygun bir ad gibi gözükse de kitabın ana karakterlerinden birisi olan ''neçayev'' kod adlı roman karakterinin okurda bıraktığı iz, romana kattığı gizem ve sürükleyicilik sebebi ile ''neçayev dönüyor'' adı bana hem daha doğru hem daha çekici gelir.

romanın başlangıcında şöyle bir ifade yer alır; ''bir sabah, elie silberberg'in telefonu çalar. eski silah arkadaşı zapata'dır arayan, ''neçayev'le ilgili...'' der.

bu cümleyi okuduğunuz andan itibaren, kitap sizi içine alıyor. ondan sonra kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz.

bahsedilen 5 genç ''proleter öncü'' adıyla bir örgüt kurarlar. şiir, felsefe ve politik yakınlıklarıdır onları bir araya getiren. içerisinden geçtikleri karşı devrimci sürecin önünde durmak için militan bir tutum izlerler. ancak bu süreç çok sancılı ve güven kaybına yol açan bir şekilde son bulur. örgütü fesih etme kararı alırlar. neçayev kod adlı roman kahramanımız ise buna karşı çıkar.

aslında arkadaşlarının fesih kararının arkasında yatan temel gerçek korkudur. başlarına gelecek olanlardan çekinmektedirler. beyinlerinde idealize ettikleri mücadelelerini, kalplerinde oluşan korkuya kurban vermişlerdir. ve bu korkuyu kutsallaştırmak için de sisteme bir adak adamaları gerektiğinin farkındadırlar. ve kurban bulunur. örgüt'ün feshine karşı çıkan ''neçayev'' hain ilan edilir. vicdanlarını rahatlatmak için ona bir seçenek sunarlar. derler ki; ''ya ülkeyi ve mücadeleyi terk edeceksin. ya da ihanetin cezalandırılacak.''

bu olaydan sonra ise neçayev'in intihar haberi duyulur ve diğer karakterler kendi yaşamlarında bu habere göre vaziyet alırlar. zira neçayev'in ölümü ve örgütün feshi hepsini rahatlatmıştır. bir dostu ve yoldaşı feda etmenin ağırlığını yaşamadan yollarına devam ederler. tabii burada elie'ye haksızlık yapmamak lazım. o korkularının esiri olmuş olsa da, vicdanının sesini bir türlü susturamamıştır.

diğer üç kafadar ise karşı çıktıkları her şeyin kölesi olurlar. kapitalizme entegrasyon süreçleri gayet başarılıdır. öyle ki; piramidin en üst seviyelerine kadar tırmanmışlardır. güç, para ve şöhret...

hepsine sahiptirler. çünkü düşmanlarını ona karşı mücadele ettikleri dönemden çok iyi tanıyorlardır. eski düşmanlarının tüm inceliğini bildikleri içinde, doğru kartları oynayarak sistem içerisinde başarılı olurlar.

işte tüm bu yaşananların ışığında zapata'nın elie'ye açtığı telefonu değerlendirdiğinizde içinizi kaplayan merak romana öyle bir tutunmanıza sebep oluyor ki, kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. işlenen ilk cinayet de cabası...

neçayev'in intikamı mı ? yoksa kafadarların kendi içlerindeki ahlaki hesaplaşması mı ön plana çıkacak ?

ne olacağını ziyadesiyle merak ediyorsunuz. yazarın olayları anlatımı, karakterleri analizi ve kendi içerisinde gizemi tutarlı bir şekilde koruyabilmesi de romana keyif katıyor. asıl önemlisi kendinizi bu arkadaşların arasındaymış gibi hissetmeniz. söz hakkı sahibi olmak, bir şeyler söyleyebilmek, duruma müdahale etmeye çalışmak istiyorsunuz. hele ki, felsefi ve edebi tartışmaların/sorgulamaların içine katılabilme isteği duymak yok mu? işte o muazzam bir his. semprun'un bu hisleri okuyucuya aktarıyor olabilmesi ve kitabın derinliklerine dalıyor olabilmek, bir okur için dünyanın en keyifli şeyi.

elbette kitabı överken kendi penceremden gördüklerimi dile getiriyorum. siz pencereyi kapatıp, arkanızı dönüp çekip gidebilirsiniz. netice olarak herkesin farklı bir penceresi var.

benim içinse gerçekleşen; kitabı ne zaman okusam veya kitap ne zaman aklıma gelse, pencerenin önünde kalıp, uzun uzun düşünmek oluyor.

şu ayrıntıyı da vermek lazım; neçayev karakteri rastgele seçilmiş bir karakter değil. sergey neçayev'e bir gönderme var.

şöyle der ''devrimcinin anahtar kitabı''nda sergey neçayev;

devrimci adanmış bir insandır. kişisel çıkarları, işleri, duyguları, bağlılıkları, kişisel eşyaları, hatta kendi adı bile yoktur. ondaki herşey, biricik tek bir çıkar, tek bir düşünce, tek bir tutku devrim tarafından özümlenmiştir.”

karakterimiz de mi öyle ? bilemeyeceğim. * belki, yazar sadece adını ona olan saygısına binaen kullanmıştır. okur görürsünüz.

unutmadan şunu da söyleyeyim; kitapla ilgili elimde sağlam bir kamuoyu yoklaması var. yıllar önce kitabı önerdiğim 4 arkadaşımdan ikisi kitaba bayıldılar. diğer ikisi ise kitabı yarıda bıraktı. yani bu kitabı ya çok seveceksiniz, ya da hiç sevmeyeceksiniz. ortası yok...
devamını gör...

(bkz: zurna)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kesinlikle bu kişi benim. sırf bu huyumu kullanarak beni sinir eden kişi de çok var etrafimda. beynim resmen eror veriyor. cevap veremiyorum. bünye alışık değil tabii.
devamını gör...

kendime tığ ile battaniye örüyorum. biraz zahmetli ama zevkli iş. karantina günlerinde zamanın geçmesini sağlıyor.
devamını gör...

monty hall problemi, ünlü bir olasılık bulmacasıdır. bir yarışma programında olduğunuzu ve önünüzde üç tane kapı bulunduğunu varsayalım. bu üç kapının ikisinin ardında birer keçi, ve bir tanesinin ardında ise bir araba bulunmaktadır. sizden bu üç kapıdan birini seçmeniz isteniyor. sunucu, hangi kapıda ne olduğunu biliyor ve size arkasında keçi olan kapılardan birisini açıyor. bu aşamada seçiminizi değiştirebilirsiniz, ancak değiştirmek sizin yararınıza mıdır?

çoğu insan seçimini değiştirmenin fark etmediğini ve %50 şansının olduğunu düşünür, ancak bu yanlıştır. seçiminizi değiştirmek her zaman arabayı bulma olasılığınızı arttırır. peki nasıl?

varsayalım ki bu üç kapının ilkinde araba, ikinci ve üçüncüsünde ise keçi var.

ilk kapıyı seçtiğinizde arabayı seçmiş olursunuz. diğer kapılardan birisi açılır ve eğer siz kararınızı değiştirirseniz, karar değiştirmek size kaybettirir.

ikinci kapıyı seçtiğinizde keçilerden birini seçmiş olursunuz. sunucu arkasında keçi olan diğer kapıyı açmak zorundadır. bu durumda karar değiştirmek size kazandırır.

üçüncü kapıyı seçtiğinizde yine keçilerden birini seçmiş olursunuz. sunucu tekrar arkasında keçi olan ikinci kapıyı açmalıdır. bu durumda karar değiştirmek size yine kazandırır.

bu üç olasılığın sonucunda seçimin değiştirilmesi 2/3 oranda kazandırır. bir diğer bakışla, yarışmacının seçimini değiştirmesi durumunda her zaman ilk seçiminin tersini elde edeceği çıkarımını yapabiliriz. ilk seçimin keçi olması olasılığı, araba olması olasılığından daha fazla olduğu için; seçimin değiştirilmesi her zaman daha avantajlıdır.

buradan pek çok kez oynayarak bu olasılığı gözlemleyebilirsiniz
devamını gör...

tam tersi bir şekilde nickaltındaki tanımlara bakarak "alla alla kimmiş bu bilgin kişilik" diye araştırıldığında da yaşanılan durumdur. herkes yıkamış allamış ballamış ama ben birşey göremiyorum yazılarında. haliyle alıyor beni bi düşünce; "ya ben malım anlamıyorum, ya da bu sıradan biri ve kankacılık olsun diye şişirilmiş nickaltı."
devamını gör...

küçükken sibel can'a benzetirlerdi. hey gidi günler hey. yaşlandık be sözlük!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

buyumek gercekten de hic guzel bir sey degilmis. ben boyle hayal etmemistim...
devamını gör...

ağzım çok zor gülümser ancak bu kafamın içinde gülümsemediğim anlamına gelmez.
devamını gör...

akp sivas milletvekili semiha ekinci, twitter hesabından afganistan'da çekilmiş bir fotoğrafı türkiye diye paylaştı. 20 yıl önce 20 yıl sonra diyerek rte’nin de etiketlendiği bu muazzam üç kağıtçılık çabası takdire şayan elbette. kendi kitleleri ile rte’nin bir tutulması ise , semiha hanımın bizzat parti liderini de ülkesini tanımayan bir lider olduğunu düşündürmektedir.
aynen devam, beraber yürüyorsunuz bu yollarda.beraber yürüdük biz bu yollarda
devamını gör...

ozonosfer olarak da bilinen ve güneş'in zararlı ışınlarını atmosferden öteye geçirmediği için insan sağlığını koruyan atmosfer tabakası.

3 oksijen atomundan oluşan ozon adlı gazla dolu bu tabaka. atmosferin yaklaşık 15. kilometresinden 35. kilometresine kadar bu tabaka devam eder. ultraviyole de dediğimiz morötesi ışınların geçişini engeller.

70'li yılların sonundan itibaren artan teknolojik aletlerde kullanılan birtakım karbonlu bileşikler nedeniyle, bu tabakadaki ozon hacminde bir azalma oldu. o günden beri de tabakanın tam olarak eski haline dönmesi ne yazık ki sağlanamadı. dönem dönem ozon deliği dediğimiz bu seyrelme durumu iyileşmeler gösterse de, ne yazık ki tam olarak eski haline dönüp o şekilde sabitlenemedi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu beyaz tv'ye çıkanlara ne yedirip içiriyorlar sorusunu akla getiren beyan.

sahi, bu kanalda normal konuşan insan var mı?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim