seninle şöyle olabilirdik
zeki ile metin gibi, kahveyle sigara gibi, piyano ile ferdi özbeğen gibi, hacı ile şakir gibi olabilirdik.
devamını gör...
normal sözlük iç çamaşırı kreasyonu
evet sevgili yazarlar. sizin de bildiğiniz gibi, pek sevgili yazar arkadaşımız (bkz: süngerbob çorabı giyen yiğit)’in daha önce birbirinden güzel kafa sözlük çorap tasarımları vardı. (bkz: kafa sözlük çorapları).
ben de kendi kendime “yahu bunlar pazar malı değil mi, çorap var da don niye yok ?” dedim ve arkadaşımıza ricada bulundum. o da benim ricamı kırmadı, üşenmedi bir de don tasarladı !
çok yakında, sınırlı sayıda sizlerle...

ben de kendi kendime “yahu bunlar pazar malı değil mi, çorap var da don niye yok ?” dedim ve arkadaşımıza ricada bulundum. o da benim ricamı kırmadı, üşenmedi bir de don tasarladı !
çok yakında, sınırlı sayıda sizlerle...

devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
fikret kızılok& bülent ortaçgil- olmasın varsın
devamını gör...
bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
size kendinizi kötü hissettirmesi. bence yeterli bir sebep.
devamını gör...
sözlük radyosu bayram sabahı yayını
eski şarkıları, eski bayramları, eskimemiş anıları, yitip gidenleri, yanımızda kalanları, çocukluğumuzu ve daha bir çok güzel, sıcak, samimi meseleyi bize hatırlatan şahane bir yayın oldu. dört saati aşkın bir süre bu müko yayını bize ulaştıran kıymetli marikaki'ye çok teşekkürler.*
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
sizi kaybetmek istemeyen ama sizi sevmeyi bilmeyen insanlar
(bkz: narsistik kişilik bozukluğu)
devamını gör...
yazarların çocukken en sevdiği çizgi film
tom and jerry
bugs bunny
kim possible
pokemon
he-man
bugs bunny
kim possible
pokemon
he-man
devamını gör...
beğenmediğin tanıma eksi vermek
sözlükte bitmeyen bitmek tükenmek bilmeyen muhabbettir.
yahu kardeşim bu sözlükte artı vermiyorlar nasıl eksi verecekler. sözlükte havai fişek patlatan iko eksi butonu koymaya mı üşenecek bir bildikleri var o yüzden koymuyorlar.
artı veren bir kitle var sağ baştan say deseler sayarım hep aynı tipler hep aynı yazarlar.
hakkıyla hak edene artı veren olmadığı sürece hakkıyla hak edene eksi veren kişiler olmayacaktır.
adam sana gıcık olacak mantıklı tanımına eksi basacak.
iki tane seninle aynı düşüncede olmayan eleman eksi basacak sonra sürü psikolojisiyle tanımın eksi dolacak.
o yüzden artı vermeyi öğrendiğimiz zaman gelmesi gereken bir özellik.
yahu kardeşim bu sözlükte artı vermiyorlar nasıl eksi verecekler. sözlükte havai fişek patlatan iko eksi butonu koymaya mı üşenecek bir bildikleri var o yüzden koymuyorlar.
artı veren bir kitle var sağ baştan say deseler sayarım hep aynı tipler hep aynı yazarlar.
hakkıyla hak edene artı veren olmadığı sürece hakkıyla hak edene eksi veren kişiler olmayacaktır.
adam sana gıcık olacak mantıklı tanımına eksi basacak.
iki tane seninle aynı düşüncede olmayan eleman eksi basacak sonra sürü psikolojisiyle tanımın eksi dolacak.
o yüzden artı vermeyi öğrendiğimiz zaman gelmesi gereken bir özellik.
devamını gör...
bozuk düzende sağlam çarık olmaz
16. yüzyılda pir sultan abdal tarafından söylenmiş olan ve doğrusu "bozuk düzende sağlam çark olmaz" olan söz.
devamını gör...
iyi adamın 10 günü
nejat işler abinin çok farklı oynadığı filmdir.
sigara içen, aforizma içeren konuşmalar yapan, karizmatik bakan, seks yapan, absürt hareketler sergileyen bir adamı canlandırıyor.
filmin mantığını beğendim ama bende yemedi şahsen.
mesela diyalogları ingilizce yazıp türkçeye çevirsen aşağı yukarı böyle diyaloglar çıkardı ortaya. çok kötü.
cringe ve gerçekten uzak karakterler konusu ise diyaloglara göre daha çok can sıkıyor.* her filmde z kuşağının karikatürize şekilde önümüze konulması harbiden çok rezil bir durum olmaya başladı.
basit metaforlar ve kör göze parmak göndermeler hoşuma gitmedi, çünkü kör göze parmak lan işte.
tabii ki filmin iyi tarafları da var. mesela yönetmen uluç bayraktar iyi bir iş çıkarmış. oyuncu yönetimi konusunda pek öyle düşünmeme rağmen iyi buldum kendisini. bazı merdiven sahneleri ve son sahne çok hoşuma gitti.
filmin abi karakteri iyi yaratılmış. gayet başarılı bir kötü karakter olmuş.
senaryonun merak ettiren tarafı güzeldi*
başta dediğim gibi filmin mantığını ve yapmak istediği şeyi sevdim ama maalesef yapamadıklarını düşünüyorum. hamburger ekmeğinin arasına bizim mangallık köfteyi koyduğun zaman tam hamburger olmuyor.
vaktiniz varsa ve biraz tiye alarak bir şeyler izlemeyi seviyorsanız izleyin.
ben andré bazin gibi film izler eleştiririm diyorsanız bu filmden uzak durun.
ben bu filmi olumluya giden yolda atılan çok minik bir adım olarak görüyorum. eyy türk netflix filmleri bir gün sende iyi olacan lan.
sigara içen, aforizma içeren konuşmalar yapan, karizmatik bakan, seks yapan, absürt hareketler sergileyen bir adamı canlandırıyor.
filmin mantığını beğendim ama bende yemedi şahsen.
mesela diyalogları ingilizce yazıp türkçeye çevirsen aşağı yukarı böyle diyaloglar çıkardı ortaya. çok kötü.
cringe ve gerçekten uzak karakterler konusu ise diyaloglara göre daha çok can sıkıyor.* her filmde z kuşağının karikatürize şekilde önümüze konulması harbiden çok rezil bir durum olmaya başladı.
basit metaforlar ve kör göze parmak göndermeler hoşuma gitmedi, çünkü kör göze parmak lan işte.
tabii ki filmin iyi tarafları da var. mesela yönetmen uluç bayraktar iyi bir iş çıkarmış. oyuncu yönetimi konusunda pek öyle düşünmeme rağmen iyi buldum kendisini. bazı merdiven sahneleri ve son sahne çok hoşuma gitti.
filmin abi karakteri iyi yaratılmış. gayet başarılı bir kötü karakter olmuş.
senaryonun merak ettiren tarafı güzeldi*
başta dediğim gibi filmin mantığını ve yapmak istediği şeyi sevdim ama maalesef yapamadıklarını düşünüyorum. hamburger ekmeğinin arasına bizim mangallık köfteyi koyduğun zaman tam hamburger olmuyor.
vaktiniz varsa ve biraz tiye alarak bir şeyler izlemeyi seviyorsanız izleyin.
ben andré bazin gibi film izler eleştiririm diyorsanız bu filmden uzak durun.
ben bu filmi olumluya giden yolda atılan çok minik bir adım olarak görüyorum. eyy türk netflix filmleri bir gün sende iyi olacan lan.
devamını gör...
kıymetli yazıların kıymet görmemesi
sözlükte gerçekleşen durumdur.
o kadar güzel entryler okuyorum ki; sıfır (rakamla 0 ) beğeni almış.
yazık gerçekten. emeğe böylesine duyarsızlığa çok yazık.
bazı yazarlar da entrye bakmadan önce yazarına bakıyor.
yüzde yüz katılacağı entryleri sırf bu yüzden okumadan geçiyor.
ne kadar ayıp yaa!
kim yazarsa yazsın, güzel olan entryleri okuyun, oy verin.
elinize yapışmaz.
o kadar güzel entryler okuyorum ki; sıfır (rakamla 0 ) beğeni almış.
yazık gerçekten. emeğe böylesine duyarsızlığa çok yazık.
bazı yazarlar da entrye bakmadan önce yazarına bakıyor.
yüzde yüz katılacağı entryleri sırf bu yüzden okumadan geçiyor.
ne kadar ayıp yaa!
kim yazarsa yazsın, güzel olan entryleri okuyun, oy verin.
elinize yapışmaz.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
''en acı gözyaşları gizli döktüklerimiz ve gizli sildiklerimizdir.'' cenab şehâbeddin - tiryaki sözleri
devamını gör...
bir sabah ansızın 1985 sabahına uyanmak
her yer kar, bembeyaz, kış çetin geçiyor.damlardan koca koca buzlar sarkıyor. apartmanın kapısını açabilmek için küreklerle kazıyorlar.rüzgar dolasıyla kapı yukarı kadar örtülmüş. kampta,nöbetteki askerler donmamak için olduğu yerde zıplıyor, yüksek sesle şarkı söylüyorlar kar bir durup bir başlarken.
kapı açılınca annemle bakkala gidiyoruz, ekmek alacağız.o karda nasıl bakkala gelmiş ki ekmek?
aceleci bir bebek kapalı yolları bekleyemiyor, o soğukta bir balıkçı teknesiyle istanbul’a hastaneye yetişiyor. adını deniz koymuşlar, ne anlamlı olmuş.
sıkılıyorum şubat tatili çok uzadı, okullar bir açılsa. tek nefes aldığım yer orası. burada evde hiç ses yok: kar sessizliği sanki.uzun tatil bitince öğreneceğim: ilçeye inen rampada ( adı devebağırtan) yolda kalan onlarca araç varmış , kimi benzini bitene kadar motoru çalıştırıp ısınmaya çalışmış, kimi ilçeye yürüyerek ulaşmış evlerde misafir ediliyorlar (tanrı misafiri bu olmalı).kimi de bu kadar şanslı değil, o beyazlığı son görüşleri. ne gazeteler ne de tv haber yapıyor ,ölü sayısı fazla diyorlar, ama galiba sansür daha fazla, neden gizlediklerini anlayamıyorum.
küçüğüm çok küçük.
yok,geri dönmek istemem.
bu yaşımda, bu yılda uyanayım...
kapı açılınca annemle bakkala gidiyoruz, ekmek alacağız.o karda nasıl bakkala gelmiş ki ekmek?
aceleci bir bebek kapalı yolları bekleyemiyor, o soğukta bir balıkçı teknesiyle istanbul’a hastaneye yetişiyor. adını deniz koymuşlar, ne anlamlı olmuş.
sıkılıyorum şubat tatili çok uzadı, okullar bir açılsa. tek nefes aldığım yer orası. burada evde hiç ses yok: kar sessizliği sanki.uzun tatil bitince öğreneceğim: ilçeye inen rampada ( adı devebağırtan) yolda kalan onlarca araç varmış , kimi benzini bitene kadar motoru çalıştırıp ısınmaya çalışmış, kimi ilçeye yürüyerek ulaşmış evlerde misafir ediliyorlar (tanrı misafiri bu olmalı).kimi de bu kadar şanslı değil, o beyazlığı son görüşleri. ne gazeteler ne de tv haber yapıyor ,ölü sayısı fazla diyorlar, ama galiba sansür daha fazla, neden gizlediklerini anlayamıyorum.
küçüğüm çok küçük.
yok,geri dönmek istemem.
bu yaşımda, bu yılda uyanayım...
devamını gör...





