pearl indeksi
bir yıl içerisinde aynı kontraseptif yönetimi kullanan 100 çiftte gebe kalan kadın sayısını veren indekse denir.
bu indekse göre en iyi kontraseptif yöntem cilt altı implantı iken;
en kötü kontraseptif yöntem spermisid adı verilen kontraseptif yöntemdir.
bu indekse göre en iyi kontraseptif yöntem cilt altı implantı iken;
en kötü kontraseptif yöntem spermisid adı verilen kontraseptif yöntemdir.
devamını gör...
şemsi tebrizi ile werner heisenberg'in aynı öğüdü vermesi
iki farklı insan birisi 20.yy'da yaşamış bir fizikçi diğeri 13.yy'da yaşamış bir alim ama ikisi de aynı öğütü veriyor:
şems-i tebrîzî dedi ki;
"kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir
öyleyse, ne hayatın hakimisin
ne de hayat karşısında çaresiz."
belirsizlik ilkesini bulmuş olan werner heisenberg, "yaşamda harmoniyi/ahengi arayan kişi varoluş oyununda hem oyuncu hem seyirci olduğunu asla unutmamalıdır..."
gerçekten çok garip
şems-i tebrîzî dedi ki;
"kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir
öyleyse, ne hayatın hakimisin
ne de hayat karşısında çaresiz."
belirsizlik ilkesini bulmuş olan werner heisenberg, "yaşamda harmoniyi/ahengi arayan kişi varoluş oyununda hem oyuncu hem seyirci olduğunu asla unutmamalıdır..."
gerçekten çok garip
devamını gör...
kendi başlığına gelen tüm tanımlara favori atan yazar
benimdir. olumlu ya da olumsuz fark etmeksizin eleştiriye açık olduğum için benim hakkımdaki düşüncelerin beni mutlu ettiğini belirtmek için beğenirim. ( olumsuz eleştiriye açığım dedim ama beğensem de gizli gizli kırılıyorum.)
devamını gör...
yazarların en büyük hayali
seyyah olmak istiyorum. böyle çokca dile getirirsem olur belki. bir şeyi kırk defa dersen olur.
devamını gör...
ilk bakışta sevilmeyen insan
genelde o his konusunda beni yanıltmayan insandır. belki de zihnimizde şartlandırıyoruz en başta,bilmiyorum. ama böyle hissedip yanıldığım hiç olmadı.
devamını gör...
kuzey kıbrıs anayasa mahkemesinin kuran kurslarını kapatması
çok doğru bir karar, bu kurslara okuma yazma dahi bilmeyen çocuklar gönderiliyor, ve bilmediği, o yaşta anlayamayacağı şeyler öğretiliyor, eminim aramızda bir çok kişi çocuk yaşta böyle bir şeye maruz kalmıştır. öğrenmek isteyen yaşı geldiğinde öğrenir, bu şekilde beyin yıkayan kurumlara gerek yok diye düşünüyorum ve türkiye'nin kara lekelerinden biri olan bu tarz kurumlarda yaşanan çocuk tacizlerinden bahsetmek dahi istemiyorum bile.
devamını gör...
yüze kilo almak
benim o,kilo alınca önce yüzden ,kilo verince de önce yüzden.
devamını gör...
şarkılarda geçen acımasız cümleler
"man, i know that it's hard to digest
but maybe your story ain't so different from the rest"
türkçe çevirisi de şöyle:
hazmetmenin zor olduğunu biliyorum
ama belki bu hikaye diğerlerinden çok da farklı değildir.
(bkz: new person same old mistakes)
(bkz: tame impala)
but maybe your story ain't so different from the rest"
türkçe çevirisi de şöyle:
hazmetmenin zor olduğunu biliyorum
ama belki bu hikaye diğerlerinden çok da farklı değildir.
(bkz: new person same old mistakes)
(bkz: tame impala)
devamını gör...
zevk irsaliyesi
nicki ve birçok tanımı ile gülümseten yazar arkadaşımız, takipteyiz.
devamını gör...
eric cantona
dünya futbol tarihinin en ilginç, en zeki, en karizmatik futbolcularından biridir kendileri.
önümüzdeki-maçlara-bakacağız, benim-gol-atmam-önemli-değil ya da galibiyeti-taraftarlarımıza-armağan-ediyoruz tarzı bir oyuncu değildir. konuştuğu zaman sözcüklerin hakkını verir. futbol topu işe aynı zekaya sahip topçular ile aynı mesleği yaptığı iddia dahi edilemez. kendisi bir futbol tanrısıdır.

ingilizlerin sevdiği tek fransız olarak bilinen cantona zamanın hayranlık uyandıran manchester united’ında efsane olmayı başarmıştır. yakalarını kaldırarak - kubilay türkyılmaz’ın deyimi ile- sahada bir hindi gibi şişinerek yürüyüşü insanlarda nefret uyandırsa da aslında onların nefret dediği şey biraz da korkuydu.

eric dünya futbolunda adını harika golleri, karakteri ve karizmasının yanı sıra kendisine küfreden bir taraftarı maç esnasında uçarak tekme atmasıyla da duyurdu. bu “fatality” anında ben cantona’yı desteklediğimi ve içimden “ finish him” dediğimi çekinmeden itiraf edebilirim.

futbolu bıraktıktan sonra “ looking for eric” filminde kendisini gördüğümde başta biraz yadırgadım ama bir futbolsever olarak hem film hem cantona beni çok etkiledi. film bitti ama etkisi “ looking for...” serisi ile devam etti. eric farklı ülkelerde belgeseller çekip o ülkelerin dünyaya mal olmuş derbilerini izledi. istanbul’da çektiği “ looking for istanbul” belgeselinde galatasaray - fenerbahçe derbisini konu aldı ve bu çok hoşumuza gitti.

siyasetten de uzak durmayan eric yanlış hatırlamıyorsan 2010 yılında “ operation stopbanque” diye bir eylem çağrısında bulunup avrupalılardan bankalardaki paralarını aynı anda çekmelerini istedi. kansız bir devrimin bankalarla başlayacağını söyleyen eric başarılı olamasa da ses getirmeyi başardı.

cantona tanımımıza küçük bir bonus bölüm ekleyebiliriz sanırım.
1993 yılında manchester united- galatasaray maçında galatasaray’a üçüncü golü sonradan oyuna girerek atmıştı cantona. ama bu takımı için yeterli olmadı ve türk futbolunda insanların “ lan?” diyerek şaşkınlık ve “ bu yapılabilir mi?” diyerek umut sahibi oldukları 3-3’lük beraberlik geldi.
maçın rövanşı istanbul’da oynandı ve sıfır sıfır bitti. galatasaray şampiyonalar ligine katılmaya hak kazandı. benim için ilginç olan nokta o maçtaki bir gerginlik esnasında cantona ve hakan şükür’ün burun buruna gelip birbirlerine diklenmesi idi. meğer siyasal islam ile anarşist sosyalizm savaşıymış bu, ama çocuk aklımız ermedi buna.

velhasılı güzel adamdır eric.
önümüzdeki-maçlara-bakacağız, benim-gol-atmam-önemli-değil ya da galibiyeti-taraftarlarımıza-armağan-ediyoruz tarzı bir oyuncu değildir. konuştuğu zaman sözcüklerin hakkını verir. futbol topu işe aynı zekaya sahip topçular ile aynı mesleği yaptığı iddia dahi edilemez. kendisi bir futbol tanrısıdır.

ingilizlerin sevdiği tek fransız olarak bilinen cantona zamanın hayranlık uyandıran manchester united’ında efsane olmayı başarmıştır. yakalarını kaldırarak - kubilay türkyılmaz’ın deyimi ile- sahada bir hindi gibi şişinerek yürüyüşü insanlarda nefret uyandırsa da aslında onların nefret dediği şey biraz da korkuydu.

eric dünya futbolunda adını harika golleri, karakteri ve karizmasının yanı sıra kendisine küfreden bir taraftarı maç esnasında uçarak tekme atmasıyla da duyurdu. bu “fatality” anında ben cantona’yı desteklediğimi ve içimden “ finish him” dediğimi çekinmeden itiraf edebilirim.

futbolu bıraktıktan sonra “ looking for eric” filminde kendisini gördüğümde başta biraz yadırgadım ama bir futbolsever olarak hem film hem cantona beni çok etkiledi. film bitti ama etkisi “ looking for...” serisi ile devam etti. eric farklı ülkelerde belgeseller çekip o ülkelerin dünyaya mal olmuş derbilerini izledi. istanbul’da çektiği “ looking for istanbul” belgeselinde galatasaray - fenerbahçe derbisini konu aldı ve bu çok hoşumuza gitti.

siyasetten de uzak durmayan eric yanlış hatırlamıyorsan 2010 yılında “ operation stopbanque” diye bir eylem çağrısında bulunup avrupalılardan bankalardaki paralarını aynı anda çekmelerini istedi. kansız bir devrimin bankalarla başlayacağını söyleyen eric başarılı olamasa da ses getirmeyi başardı.

cantona tanımımıza küçük bir bonus bölüm ekleyebiliriz sanırım.
1993 yılında manchester united- galatasaray maçında galatasaray’a üçüncü golü sonradan oyuna girerek atmıştı cantona. ama bu takımı için yeterli olmadı ve türk futbolunda insanların “ lan?” diyerek şaşkınlık ve “ bu yapılabilir mi?” diyerek umut sahibi oldukları 3-3’lük beraberlik geldi.
maçın rövanşı istanbul’da oynandı ve sıfır sıfır bitti. galatasaray şampiyonalar ligine katılmaya hak kazandı. benim için ilginç olan nokta o maçtaki bir gerginlik esnasında cantona ve hakan şükür’ün burun buruna gelip birbirlerine diklenmesi idi. meğer siyasal islam ile anarşist sosyalizm savaşıymış bu, ama çocuk aklımız ermedi buna.

velhasılı güzel adamdır eric.
devamını gör...
deniz gezmiş
sonra belki düşüncelerin asılmadığı bir yerlere gideriz. (bkz: 3 fidan)
devamını gör...
antalya'nın renkli halı tarlaları
türkiye'nin 81 ilinden, antalya'nın döşemealtı ilçesine getirilen, dokuma tezgahlarında kök boyalı iplerle dokunmuş halı ve kilimler, yıkanıp, kurutuluyor, onarımdan geçirildikten sonra tarlalara seriliyor.
tarlalarda görsel şölen
güneş altında mikroplardan arınması ve renginin pastele dönüşmesi için tarlalara serilen el dokuması halılar, görsel şölen oluşturuyor.

dünyanın her yerine halı gönderiyorlar
ilçede halı ticaretiyle uğraşan halil börekçi, istanbul'da halı ticareti yaparak başladığı mesleğinde 50 yılı geride bıraktığını söyledi.
türkiye'yi karış karış gezerek el dokuması halı ve kilimleri topladığını aktaran börekçi, "insanların evlerinde kullanarak eskittiği halıları yeniden işleyerek yurt dışına pazarlıyorum. bu yolla ülkemize döviz girdisi sağladığım için mutluyum." dedi.
börekçi, güneş altında bekletilen halı ve kilimlerin kimyasallardan arındırıldığını, renklerinin solduğunu anlattı.
bir sezonda 5-6 bin civarındaki halının tarlalara serildiğini vurgulayan börekçi, "anadolu'nun herhangi bir köyünden aldığımız halıyı güneş altında tarlada beklettikten sonra steril havuzlarda yıkayıp, mikroplardan arındırıyoruz. tamamen organik hale getirdiğimiz halı ve kilimleri tekrar kullanıma hazır hale getirmiş oluyoruz. paketlediğimiz halıları dünyanın her yerine gönderiyoruz. en çok da abd'den müşterimiz var." diye konuştu
buradan
devamını gör...
eleştiride üslubun önemi
o kadar önemli bir noktadır ki fikriniz önemsenecekken aksine uçmanızı sağlar.
devamını gör...
iko (yazar)
memleket hasreti ile yanıp tutuşan orta doğu ve balkanların en iyi yazılımcısı.
ithafen :
ithafen :
devamını gör...
şahsiyet
senaryosunu ünlü yazar hakan günday’ın kaleme aldığı, onur saylak’ın kamera arkasına geçtiği, haluk bilginer, cansu dere, metin akdülger, necip memili, müjde ar, şebnem bozoklu başta gelmek üzere sağlam bir oyuncu kadrosuna sahip olan dizidir.
ben insanlarla nasıl yaşanır bilmiyorum. yani insanlarla nasıl konuşulur, onlarla nasıl vakit geçirilir, biriyle arandaki mesafe nasıl ayarlanır. bunların hiçbirini bilmiyorum.
ne güzel olurdu, değil mi? yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak, sadece doğrular kalsa.”
yaşıyorsun ama yoksun. insan nasıl dayanır buna
nasıl korktun kim bilir? zaten başımıza gelen her şeyi hatırlıyor olsak deliririz, değil mi? ama bazen de delirmemek için hatırlamak gerekiyor işte böyle. neyse... madem hatırladın artık, ben de gönül rahatlığı ile unutabilirim.”

şahsiyeti hatırla!
ben insanlarla nasıl yaşanır bilmiyorum. yani insanlarla nasıl konuşulur, onlarla nasıl vakit geçirilir, biriyle arandaki mesafe nasıl ayarlanır. bunların hiçbirini bilmiyorum.
ne güzel olurdu, değil mi? yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak, sadece doğrular kalsa.”
yaşıyorsun ama yoksun. insan nasıl dayanır buna
nasıl korktun kim bilir? zaten başımıza gelen her şeyi hatırlıyor olsak deliririz, değil mi? ama bazen de delirmemek için hatırlamak gerekiyor işte böyle. neyse... madem hatırladın artık, ben de gönül rahatlığı ile unutabilirim.”

şahsiyeti hatırla!
devamını gör...
muharrem ince'nin yüzde elli artı bir oy alacağını söylemesi
muharremciğim gerçi sigarayı falan da bıraktım ama ne olur ne içiyorsan bana da söyle çok merak ediyorum.
devamını gör...
hesabı erkek mi öder kadın mı öder sorunsalı
tek bir cevabı olmayan ve ilişkiden ilişkiye değişebilen soru.
bazı erkekler, siz isteseniz de, "şunu da ben ödeyeyim" diye ısrar ve kavga etseniz de elinizi cebinize attırmaz. bazıları ortak ödemeyi sever. bazıları işsiz güçsüz parasız olduğundan hep kadına ödetir vs... insan karakterleri bu kadar çeşitli iken böyle sorulara cevap beklemek, hele de istediğiniz cevabı duymak için beklemek biraz zor.
bazı erkekler, siz isteseniz de, "şunu da ben ödeyeyim" diye ısrar ve kavga etseniz de elinizi cebinize attırmaz. bazıları ortak ödemeyi sever. bazıları işsiz güçsüz parasız olduğundan hep kadına ödetir vs... insan karakterleri bu kadar çeşitli iken böyle sorulara cevap beklemek, hele de istediğiniz cevabı duymak için beklemek biraz zor.
devamını gör...
kafa sözlük
an itibariyle akışında bir tane bile bilgi içerikli tanım olmayan sözlük. sağlık olsun. zaten wikipedia mı burası. neyse ben geldim buralardayım. herkese selam. *
devamını gör...
sabah yapılan ilk iş
telefona bakmak.
devamını gör...
