dark
almanların netflix için yaptıkları bilim-kurgu temalı popüler dizi.
"what we know is a drop, what we don't know is an ocean"
(diziyi izledikçe yazdığım için açıklamalar başta anlamsız gelebilir ama yazının tamamı okunduğunda bir bütünlüğü olduğu görülecektir. ayrıca ağır 'spoiler' içerdiği için diziyi izlemeden bu yazıyı okumak sakıncalı olabilir.)
-en saçmalıklara bir ek: ulrik oğlu mikkel'in gittiği 1986 yerine, 1953'e gittiğinde oğlunun ve kendinin adını söylemiyor ve 33 yıl boyunca da bu devam ediyor.
-sürekli bir konuşmama durumu (tabii, dizinin devamı açısından senaristlerce bu gerekli.) katherina çocuklarına "durun, size bir şey söylemek zorundayım." diyor, çocukları aylardır onlarla iki kelime etmeyen annelerine; "seni dinlemeyeceğiz." deyip çekip gidiyorlar. vayyy.
-dizide yaratılan en salak karakter ulrik. böyle izleyip izleyip yazıyorum. ama şu ana kadar dark o kadar da bayıldığım bir dizi olmadı. hele anlaşılmaz olması? yok daha neler!
-dizide ulrik'ten sonraki en salak karakteri de seçtim; martha.
-herkes bir yerlere bir şey saklıyor ve nedense o her neyse, saklanırken biri mutlaka izliyor oluyor.
-evet, film olsun diye yapılan saçmalıklardan biri daha; tek bir adamın (adam sadece polis) emir vermesiyle kesinlikle güvenli olmayan şekilde nükleer santralde, nükleer atıkların betonla üzerinin örtüldüğü havuzu kazıyorlar, iki tane matkapla. ve booom! bilinen dünya yok oluyor. allahım sen aklıma mukayyet ol yarabbim.
"we can do what we want but we are not free to choose what we want."
"we can do what we want but we are not free to choose our requests."
(yukarıdaki iki cümle arasındaki fark nedir?)
insan -tabii ki- istediğini yapabilir ama istediğini isteyemez. (insan belki ne isterse onu yapabilir ama ne isteyeceğini tercih edemez.)
orijinali: der mensch kann wohl tun was er will, aber er kann nicht wollen was er will.
(arthur schopenhauer)
(netflix'te böyle yazılmadı ama hepsi aynı anlama geliyor, almancam bir gün iyi olduğunda bu farkları çözebilecek miyim acaba?)
3. sezona geldim, hala helge'nin karısı kim, onunla kim evlendi, yani peter'in annesi kim, öğrenemedim, bakalım herhalde ilerleyen bölümlerde öğrenirim. sonuç olarak 3. sezon son sezon değil mi? yukarıda yazanlardan birinin de dediği gibi almanlar hiçbir şeyi açıkta komazlar.
-kara madde dünyayı yıkıp geçiyor ama jonas evine döndüğünde raftaki kavanozlar yerli yerinde!
sonunda bitti. güzel bitti. yukarıda yazılanların aksine ben son sezonu diğerlerinden daha iyi buldum.
gelelim mutlu sona. evet, regina'nın aile fotoğrafında, anne ve babası olarak, claudia ve bernd doppler görünüyordu. başta iyi gözükmediği için fotoğraftaki babayı tronte zannettim. epey kafam karıştı. çünkü, "tronte denilen oğlan, noah'ın kızkardeşi agnes'in oğlu değil miydi? o ikisi de regina'nın oğlu bartoş'un (yazılışına bakmaya üşendiğim başka bir ad daha) çocukları değil miydi? o nasıl oldu? hani regina zincirin dışındaydı ve bu nedenle yaşıyordu?" diye düşündüm. sonra internette bir sayfa buldum. paylaşayım, ingilizce bilenler okur:
buradan
sonuç olarak amerikan egemen dizi piyasasında almanlar hiç de fena bir iş çıkarmamışlar. dizi kesinlikle izlenebilir. ama şunu mutlaka eklemeliyim ki, benim 'en iyi beş dizi' listemde yer alamaz.
ek: dizide açıklanmamış, eksik bırakılmış konulardan biri de helge'nin durumuydu. sen o kadar zengin bir aileden gel, başına onca iş gelsin, sadece zeki olmadığın için hayatın boyunca sürün, olmaz böyle şey. hadi anasından gülmemişti, sözde babası ona düşkündü, ne oldu? babasının kurduğu nükleer santrale bekçi olabildi yalnızca. yaa, işte böyle. gördüğümüz üzre orada, buradaki gibi ahbap-çavuş, hısım-akraba ilişkisiyle işler yürümüyormuş. cık cık cık.
son bir ek daha: almanların dizideki mesaj kaygısıyla (da) ilgili. ayrıca bu konuya dikkat çekmek güzel bir şey bence: 'unknown' olarak nitelendirilen martha ve jonas'ın oğullarının (hala- yeğen ilişkisi dolayısıyla) tavşan dudaklı olması. 'unknown', özellikle üç ayrı yaşının bir arada göründüğü sahnelerde oldukça ürkütücüydü.
"what we know is a drop, what we don't know is an ocean"
(diziyi izledikçe yazdığım için açıklamalar başta anlamsız gelebilir ama yazının tamamı okunduğunda bir bütünlüğü olduğu görülecektir. ayrıca ağır 'spoiler' içerdiği için diziyi izlemeden bu yazıyı okumak sakıncalı olabilir.)
-en saçmalıklara bir ek: ulrik oğlu mikkel'in gittiği 1986 yerine, 1953'e gittiğinde oğlunun ve kendinin adını söylemiyor ve 33 yıl boyunca da bu devam ediyor.
-sürekli bir konuşmama durumu (tabii, dizinin devamı açısından senaristlerce bu gerekli.) katherina çocuklarına "durun, size bir şey söylemek zorundayım." diyor, çocukları aylardır onlarla iki kelime etmeyen annelerine; "seni dinlemeyeceğiz." deyip çekip gidiyorlar. vayyy.
-dizide yaratılan en salak karakter ulrik. böyle izleyip izleyip yazıyorum. ama şu ana kadar dark o kadar da bayıldığım bir dizi olmadı. hele anlaşılmaz olması? yok daha neler!
-dizide ulrik'ten sonraki en salak karakteri de seçtim; martha.
-herkes bir yerlere bir şey saklıyor ve nedense o her neyse, saklanırken biri mutlaka izliyor oluyor.
-evet, film olsun diye yapılan saçmalıklardan biri daha; tek bir adamın (adam sadece polis) emir vermesiyle kesinlikle güvenli olmayan şekilde nükleer santralde, nükleer atıkların betonla üzerinin örtüldüğü havuzu kazıyorlar, iki tane matkapla. ve booom! bilinen dünya yok oluyor. allahım sen aklıma mukayyet ol yarabbim.
"we can do what we want but we are not free to choose what we want."
"we can do what we want but we are not free to choose our requests."
(yukarıdaki iki cümle arasındaki fark nedir?)
insan -tabii ki- istediğini yapabilir ama istediğini isteyemez. (insan belki ne isterse onu yapabilir ama ne isteyeceğini tercih edemez.)
orijinali: der mensch kann wohl tun was er will, aber er kann nicht wollen was er will.
(arthur schopenhauer)
(netflix'te böyle yazılmadı ama hepsi aynı anlama geliyor, almancam bir gün iyi olduğunda bu farkları çözebilecek miyim acaba?)
3. sezona geldim, hala helge'nin karısı kim, onunla kim evlendi, yani peter'in annesi kim, öğrenemedim, bakalım herhalde ilerleyen bölümlerde öğrenirim. sonuç olarak 3. sezon son sezon değil mi? yukarıda yazanlardan birinin de dediği gibi almanlar hiçbir şeyi açıkta komazlar.
-kara madde dünyayı yıkıp geçiyor ama jonas evine döndüğünde raftaki kavanozlar yerli yerinde!
sonunda bitti. güzel bitti. yukarıda yazılanların aksine ben son sezonu diğerlerinden daha iyi buldum.
gelelim mutlu sona. evet, regina'nın aile fotoğrafında, anne ve babası olarak, claudia ve bernd doppler görünüyordu. başta iyi gözükmediği için fotoğraftaki babayı tronte zannettim. epey kafam karıştı. çünkü, "tronte denilen oğlan, noah'ın kızkardeşi agnes'in oğlu değil miydi? o ikisi de regina'nın oğlu bartoş'un (yazılışına bakmaya üşendiğim başka bir ad daha) çocukları değil miydi? o nasıl oldu? hani regina zincirin dışındaydı ve bu nedenle yaşıyordu?" diye düşündüm. sonra internette bir sayfa buldum. paylaşayım, ingilizce bilenler okur:
buradan
sonuç olarak amerikan egemen dizi piyasasında almanlar hiç de fena bir iş çıkarmamışlar. dizi kesinlikle izlenebilir. ama şunu mutlaka eklemeliyim ki, benim 'en iyi beş dizi' listemde yer alamaz.
ek: dizide açıklanmamış, eksik bırakılmış konulardan biri de helge'nin durumuydu. sen o kadar zengin bir aileden gel, başına onca iş gelsin, sadece zeki olmadığın için hayatın boyunca sürün, olmaz böyle şey. hadi anasından gülmemişti, sözde babası ona düşkündü, ne oldu? babasının kurduğu nükleer santrale bekçi olabildi yalnızca. yaa, işte böyle. gördüğümüz üzre orada, buradaki gibi ahbap-çavuş, hısım-akraba ilişkisiyle işler yürümüyormuş. cık cık cık.
son bir ek daha: almanların dizideki mesaj kaygısıyla (da) ilgili. ayrıca bu konuya dikkat çekmek güzel bir şey bence: 'unknown' olarak nitelendirilen martha ve jonas'ın oğullarının (hala- yeğen ilişkisi dolayısıyla) tavşan dudaklı olması. 'unknown', özellikle üç ayrı yaşının bir arada göründüğü sahnelerde oldukça ürkütücüydü.
devamını gör...
üç sözlük yazarına aynı anda aşık olmak
devamını gör...
kafa sözlük'ün büyücü olması
hiçbir sözlükte 24 saatimi harcamam. hiçbir internet sitesinde de. burdan çıkamıyor buraya giren kimse.
devamını gör...
aldatmanın normalleştirilmesi
aldatan aldanır.
sapiens evresine geçemez sürekli olarak primat dürtüleri üzerine gider. sonuçta kendisi gibi hayvani yaşayanlarla takılır. onlar için sevgi, şefkat ve vefa yoktur. onların tek düşündükleri cinsel organlarıdır.
günün sonunda o penis veya sadece
vajinadan ibaret ilkel dürtülerine amade yaşayan bir vahşidir.
sapiens evresine geçemez sürekli olarak primat dürtüleri üzerine gider. sonuçta kendisi gibi hayvani yaşayanlarla takılır. onlar için sevgi, şefkat ve vefa yoktur. onların tek düşündükleri cinsel organlarıdır.
günün sonunda o penis veya sadece
vajinadan ibaret ilkel dürtülerine amade yaşayan bir vahşidir.
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
dinci takılmaktansa dinsiz olmasını yeğlerim. en azından adamın içi dışı bir!
devamını gör...
30 mart 2021 askeri okullardan atatürk devrimleri bölümünün kaldırılması
durum ciddi. tehlike "ben geliyorum" diyor. geçtiğimiz günlerde de irticai faaliyet yasağı kaldırıldı.
ordumuz bağıra bağıra cemaatlere teslim ediliyor. jandarma sahil güvenlik akademisi(jsga) tamamiyle cemaatlerin elinde, başındaki kişiler cemaatçi! zor günler yaklaşıyor.

jandarma sahil güvenlik akademisi akademi başkanı tuğgeneral murat bulut



ordumuz bağıra bağıra cemaatlere teslim ediliyor. jandarma sahil güvenlik akademisi(jsga) tamamiyle cemaatlerin elinde, başındaki kişiler cemaatçi! zor günler yaklaşıyor.

jandarma sahil güvenlik akademisi akademi başkanı tuğgeneral murat bulut



devamını gör...
kültür
insanın elinden çıkan her şeyi kapsadığı için
dünyada en çok anlamı olan kelimelerden biri olan kelime.
dünyada en çok anlamı olan kelimelerden biri olan kelime.
devamını gör...
felsefe
bilgiyi sevmek'ten türemiştir.. rasyonel düşünmenin ve insan aklının var olmak, bilgi, neden-sonuç, değerler, akıl ve dil gibi genel ve temel kavramlarına ve ilişkin sorularına yanıt arar, bulabilir.. dalları vardır; çiçeklenir..
devamını gör...
perdövites
her uçağın kanatların şekli ve flap/slat gibi ek sistemleri ile uçabileceği minimum bir sürat vardır. şayet uçak bu minimum süratin altında uçurulmaya çalışılırsa uçak hava ile yaptığı açısı artırılarak havada tutunmaya çalışır. ancak belirli bir açıdan sonra kanadın üzerinden giden hava kanadın şeklini takip edemez ve kanatın üstünden dolaşamaz.
böyle olunca kanadın altı ve üstü arasında basınç farkı kalmaz. yani uçağı havada taşıyan kanat yeterince kaldırma kuvvetini yaratamaz ve uçak önce titremeye başlar. yani insan gibi yere düşmeden önce sendelemeye başlar, uçak pilotu uyarır ve perdövites uyarısı kokpitte yankılanır. eğer kısa bir zaman dilimi içerisinde pilot uçağı kurtaramazsa uçağın düşmesi kesinleşir.
türk hava yolları'nın 1951 sefer sayılı uçuşunda, 25 şubat 2009 'da uçağın amsterdam'da boş araziye düşmesine sebep olan hadise tam olarak budur. kaynak
böyle olunca kanadın altı ve üstü arasında basınç farkı kalmaz. yani uçağı havada taşıyan kanat yeterince kaldırma kuvvetini yaratamaz ve uçak önce titremeye başlar. yani insan gibi yere düşmeden önce sendelemeye başlar, uçak pilotu uyarır ve perdövites uyarısı kokpitte yankılanır. eğer kısa bir zaman dilimi içerisinde pilot uçağı kurtaramazsa uçağın düşmesi kesinleşir.
türk hava yolları'nın 1951 sefer sayılı uçuşunda, 25 şubat 2009 'da uçağın amsterdam'da boş araziye düşmesine sebep olan hadise tam olarak budur. kaynak
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
bulasiklari makineye koyup daha sonra benim topladigim siradir. sırası gelen yapsın lütfen.
devamını gör...
direkt samimileşen insan
direkle samimi bir sarılma yaşamış insandır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının gözünden türkiye'nin en iyi 10 üniversitesi
us news global 2021 en iyi üniversiteler listesi şu şekilde:
us news global’e göre türkiye’nin en iyi 10 üniversitesi
(dünyada 197.) boğaziçi üniversitesi - global skoru: 62.6
(dünyada 453.) orta doğu teknik üniversitesi - global skoru: 52.2
(dünyada 486.) istanbul teknik üniversitesi - global skoru: 50.7
(dünyada 511.) hacettepe üniversitesi - global skoru: 49.9
(dünyada 557.) izmir yüksek teknoloji enstitüsü - global skoru: 48.6
(dünyada 614.) bilkent üniversitesi - global skoru: 47.2
(dünyada 648.) ankara üniversitesi - global skoru: 46.2
(dünyada 714.) istanbul üniversitesi - global skoru: 44.1
(dünyada 733.) koç üniversitesi - global skoru: 43.4
(dünyada 847.) çukurova üniversitesi - global skoru: 40.4
daha detaylı bilgi için bkz
us news global’e göre türkiye’nin en iyi 10 üniversitesi
(dünyada 197.) boğaziçi üniversitesi - global skoru: 62.6
(dünyada 453.) orta doğu teknik üniversitesi - global skoru: 52.2
(dünyada 486.) istanbul teknik üniversitesi - global skoru: 50.7
(dünyada 511.) hacettepe üniversitesi - global skoru: 49.9
(dünyada 557.) izmir yüksek teknoloji enstitüsü - global skoru: 48.6
(dünyada 614.) bilkent üniversitesi - global skoru: 47.2
(dünyada 648.) ankara üniversitesi - global skoru: 46.2
(dünyada 714.) istanbul üniversitesi - global skoru: 44.1
(dünyada 733.) koç üniversitesi - global skoru: 43.4
(dünyada 847.) çukurova üniversitesi - global skoru: 40.4
daha detaylı bilgi için bkz
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
oturup konuşsaydık geçerdi belki her şey başını alıp gitmek sevdaya dahil değil
cahit zarifoğlu
cahit zarifoğlu
devamını gör...
çift yarık deneyi
abboooov başlığa bak. kuantum fiziğinin temeli oluyor kendileri, bu deney olmasa kuantum kimdi ki?
devamını gör...
yerli lityumun testi başarıyla geçmesi
ya ben cahilim ya bu siyasal islamcılar. lityumun yerlisi mi olur? buradaki lityumla almanya’daki lityum farklı mı da yerli lityum deniliyor? asıl zor olan lityum’a ulaşmak mıdır yoksa ondan batarya yapabilmek mi?
tanım: akplileri sevindirmek için söylenen bir söz, satılan bir hayal.
tanım: akplileri sevindirmek için söylenen bir söz, satılan bir hayal.
devamını gör...
çingene kızı mozaiği
kendisiyle göz göze gelmemiz kırmızı bir kurdelenin arkasından olsa da etkileyici bakışları olduğu aşikâr. müze de bu mozaik tek olarak bir oda da sergileniyor ve bir güvenlik bu mozaik için görevlendirilmiş.
devamını gör...
popülizm
günümüz siyasetinde sıklıkla uygulanan bir terim.
devamını gör...
ikea
ayrı bir dünya, girince çıkamıyorsun içinden, muhakkak bir şey de aldırttırır.
devamını gör...
soyumuzun vikinglere dayanma ihtimali var
hey güzel allahım sanayi ve teknoloji bakanının kültür bakanın milli eğitim bakanının ilgilendiği konulara bakıyorum işin içinden çıkamıyorum. diyelim ki soyumuz vikinge dayandı bunun sanayiye ve teknolojiye nasıl bir katkısı olacak. ha diyorsanız ki biz viking kültürümüzü hatırlamak için türk arkadaşlarımızı kalıcı olarak kuzey ülkelerine yollamak istiyoruz seve seve.
devamını gör...
