nilgün marmara
edebiyatın melankolik prensesi, nam-ı diğer zelda.
13 şubat 1958'de istanbul'da doğdu kendisi.
boğaziçi üniversitesi'nde ingiliz dili ve edebiyatı okudu.
1982'de ise endüstri mühendisi olan, kağan önal ile hayatını birleştirdi.
kağan beyin işleri dolayısıyla bir süre libya'da yaşadılar.
şiir yazdığından kimsenin haberi yoktu henüz.
ama o yazmaya devam ediyordu.
zaten kötü olan ruh haline libya'da gördüğü baskı da eklenince, hepten boğulmaya başladı.
türkiye'ye dönünce psikiyatrların kendisine koyduğu teşhis:
"manik depresyon"du.
psikiyatrlar ona, okumaktan ve yazmaktan vazgeçmesi gerektiğini söylediler aynı şekilde ilaç kullanmasını da.
ama dinlemedi, ne okumayı ve yazmayı bıraktı ne de ilaçlarını kullandı...
bu dönemde alkole sığındı.
yalnızlığını sadece alkolle paylaşıyordu.
o paylaştıkça, daha da yalnızlaştırıyordu.
derken, 13 ekim 1987'de ruhuna çökmüş bu kederden ve yalnızlıktan kurtulmak için intiharı seçti.
ilaçlar içti ve kendini yalnızlığıyla beraber aşağı bıraktı.
onu ilk eşi bulmuştu o halde.
kendisinin ölümünden sonra eşi şöyle demiştir:
" şiir yazdığını bile bilmezdim. bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler karalardı"
sanırım bu cümle anlatıyor ne kadar yalnız olduğunu.
bir şiirinde kocası için şöyle diyor nilgün marmara:
"yabancıların en yakınıydın sen" ...
13 şubat 1958'de istanbul'da doğdu kendisi.
boğaziçi üniversitesi'nde ingiliz dili ve edebiyatı okudu.
1982'de ise endüstri mühendisi olan, kağan önal ile hayatını birleştirdi.
kağan beyin işleri dolayısıyla bir süre libya'da yaşadılar.
şiir yazdığından kimsenin haberi yoktu henüz.
ama o yazmaya devam ediyordu.
zaten kötü olan ruh haline libya'da gördüğü baskı da eklenince, hepten boğulmaya başladı.
türkiye'ye dönünce psikiyatrların kendisine koyduğu teşhis:
"manik depresyon"du.
psikiyatrlar ona, okumaktan ve yazmaktan vazgeçmesi gerektiğini söylediler aynı şekilde ilaç kullanmasını da.
ama dinlemedi, ne okumayı ve yazmayı bıraktı ne de ilaçlarını kullandı...
bu dönemde alkole sığındı.
yalnızlığını sadece alkolle paylaşıyordu.
o paylaştıkça, daha da yalnızlaştırıyordu.
derken, 13 ekim 1987'de ruhuna çökmüş bu kederden ve yalnızlıktan kurtulmak için intiharı seçti.
ilaçlar içti ve kendini yalnızlığıyla beraber aşağı bıraktı.
onu ilk eşi bulmuştu o halde.
kendisinin ölümünden sonra eşi şöyle demiştir:
" şiir yazdığını bile bilmezdim. bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler karalardı"
sanırım bu cümle anlatıyor ne kadar yalnız olduğunu.
bir şiirinde kocası için şöyle diyor nilgün marmara:
"yabancıların en yakınıydın sen" ...
devamını gör...
regl
erkeklerin üzerinden çok ekmeğini yediği üzerinde türlü türlü muhabbetler ederek polemik yarattığı konu.
devamını gör...
efsane yerli dizi müzikleri
bir zamanların zerda dizisine ait taş duvarlar şarkısı.
devamını gör...
yazarların evlenmek istememe nedenleri
herkes doğru insanı bekliyor, herkes anlayış ve kabul edilmek istiyor yalnızca. kimse birine doğru insan olmayı önemsemiyor, kimsenin umrunda değil birine iyi gelmek ya da incitmemek. hep iyilik, sevgi, mutluluk beklentisi, en iyi etiketlere sahip olsun iki yüzlülüğü kimse vadetmiyor asla karşısındakine güzel şeyleri. ben böyleyim deyip çekiliyor herkes, ne gönlü var kimsenin değişmeye dönüşmeye ne de daha iyi bir insan olmaya gayreti. bir insanın sevgisine karşı sorumluluk hissedilmiyor, önemsenmiyor bile, kaybetme endişesi taşınmıyor. o yoksa başkası olur nasıl olsa deniliyor sanki bir nesneden bahseder gibi. halbuki o nesenenin sesi soluğu var, canı bile acıyor çoğu zaman...
uzunca bir süredir bir imzadan başka ifadesinin olduğunu düşünmüyorum, yapay tüm evlilikler olabildiğine suni. yol arkadaşlığı değil birçoğu rastgele bir yan yanalık; bir parça yalnız kalmama korkusu bir tutam da sevilmeye olan muhtaçlık işte. kimse evlenmesin artık, kimse kimsenin yarası da olmasın. kapatalım bu mevzuyu.
uzunca bir süredir bir imzadan başka ifadesinin olduğunu düşünmüyorum, yapay tüm evlilikler olabildiğine suni. yol arkadaşlığı değil birçoğu rastgele bir yan yanalık; bir parça yalnız kalmama korkusu bir tutam da sevilmeye olan muhtaçlık işte. kimse evlenmesin artık, kimse kimsenin yarası da olmasın. kapatalım bu mevzuyu.
devamını gör...
behzat ç. dizisindeki harun karakteri
saf aşıktır o yaa çok da sinirli pavyondaki kızın onun parası için onunla çıktığını anlamayacak kadar şapşik bir de sürekli abur cubur yemeden duramaz dizi biraz da onun sayesinde daha eğlenceli hale geliyor
devamını gör...
normal sözlük’ün artık bitmiş olması
acaba sözlüğü kendi haline mi bıraksanız ?
acaba yönetimin uzun vadede düşündüğü sözlük, sizin düşündüğünüzden çok farklı mı ?
ne zaman vazgeçeceksiniz falanca ile karşılaştırmaktan ?
defalarca yazıldı bu minvalde açıklamalar ama bazılarınız anlamakta işkence çekiyorsunuz. sözlük kimseyi zorla tutmuyor, kimseye zorla tanım yazdırmıyor. beğenmiyorsanız, farklı düşünüyorsanız çıkabilirsiniz bu kadar basit.
bir yeri kendi kalıplarınıza sokmak yerine yardımcı olsaydınız zaten başka birileri olurdunuz muhtemelen.
ama siz kolay yolu seçmeye devam ediyorsunuz.
seçimler kişileri bir yola götürür ama pişmanlıkları yanına almadan...
acaba yönetimin uzun vadede düşündüğü sözlük, sizin düşündüğünüzden çok farklı mı ?
ne zaman vazgeçeceksiniz falanca ile karşılaştırmaktan ?
defalarca yazıldı bu minvalde açıklamalar ama bazılarınız anlamakta işkence çekiyorsunuz. sözlük kimseyi zorla tutmuyor, kimseye zorla tanım yazdırmıyor. beğenmiyorsanız, farklı düşünüyorsanız çıkabilirsiniz bu kadar basit.
bir yeri kendi kalıplarınıza sokmak yerine yardımcı olsaydınız zaten başka birileri olurdunuz muhtemelen.
ama siz kolay yolu seçmeye devam ediyorsunuz.
seçimler kişileri bir yola götürür ama pişmanlıkları yanına almadan...
devamını gör...
kadın erkek eşit mi sorunsalı
eşitlik ayrı aynılık ayrı kavramlardır. kadın ve erkek eşittir ama farklıdır. bu farklılık gereğince de aynı kıstaslara göre değerlendirilmemelidirler.
devamını gör...
her şeyi kafaya takma sorunu
en ufak bir detaya bile takıldıgım icin,bazen oylesine soylenen sozleri bile kafama takarım..geceleri aklıma takılırsa uyuyamam cogunlukla..allahın cezası iğrenç bir özellik..ama nabıcan bizim de beynin dizaynı bu sekil yaani?
devamını gör...
deli vahit
orgu dile getirip konuşturan müzisyendir. dönence performansı efsanedir. kobra murat ve stüdyodaki dansözleri adeta transa sokmuştur.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“aşk...
doğru duyguların en vazgeçilmezi!
ama aynı zamanda en çok acı vereni...
ve en gururlu olanıdır.”
canan tan “yüreğim seni çok sevdi” kitabından.
doğru duyguların en vazgeçilmezi!
ama aynı zamanda en çok acı vereni...
ve en gururlu olanıdır.”
canan tan “yüreğim seni çok sevdi” kitabından.
devamını gör...
maske takmasına rağmen makyaj yapan kadın
bir gün bir dostla aramda bir diyalog geçmişti, sizlerle de paylaşayım :
ben: dostum neden kimsenin yüzündeki makyajı görmeyecek olmasına rağmen dakikalardır makyaj yapıyorsun?
dost: makyajı kimseler görsün diye değil, kendimi iyi hissettiğim için yapıyorum. kimsenin makyajımı görmesi umrumda değil.
evet arkadaşlar gerçekten çok güzel bir cevap almışım. insanlar kendini iyi hissettiği için de makyaj yapabilirmiş. maske takmanın makyaj yapmaya engel olmadığını anlıyoruz.
ben: dostum neden kimsenin yüzündeki makyajı görmeyecek olmasına rağmen dakikalardır makyaj yapıyorsun?
dost: makyajı kimseler görsün diye değil, kendimi iyi hissettiğim için yapıyorum. kimsenin makyajımı görmesi umrumda değil.
evet arkadaşlar gerçekten çok güzel bir cevap almışım. insanlar kendini iyi hissettiği için de makyaj yapabilirmiş. maske takmanın makyaj yapmaya engel olmadığını anlıyoruz.
devamını gör...
metot
bir amaca ulaşmak için önceden yapılmış bir plan dahilinde izlenen, tutulan yol, usul, yöntem, prosedür demektir.
devamını gör...
en sevilen kargo şirketi
internetten alışveriş yapmıyorum, kargo problemi yüzünden. bizzat kendim gidip alırım, zaman oldukça. kendim gayet iyi kargoyum.*
devamını gör...
lahmacun
bu başlık ara ara akışa düşüyor ve ben her seferinde denk geliyorum. lahmacun benim hayatta en sevdiğim şeylerden birisi olabilir ve bu başlığı geç saatlerde görmek beni gerçekten üzüyor çünkü her seferinde canım istiyor.nolur yapmayın etmeyin hortlatmayın şu başlığı yaa**.
devamını gör...
küfreden kadın
küfür eden erkekten farkı yoktur.
çünkü küfürün kadını erkeği olmaz.
kötü bir şeydir.
çünkü küfürün kadını erkeği olmaz.
kötü bir şeydir.
devamını gör...
kısa boylu ve tatlı kişilerin sinirlenince çok komik olması
aynısı bana da deniliyor ve hoş değil. ayrıca bu tip şeyleri karşıdaki hali hazırda sinirliyken demek aranızı fena bozulabilir. empati kurun yani; siz orada bir şeye sinirlisiniz ve ciddiye alınmıyorsunuz bile. bu ne şimdi?
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
wtf? en sevdiğim yazarın profilinde 'kalbimiz seninle' mi yazıyor şimdi? bayağı üzüldüm şu an.
yaşanan şeyi sadece yoldaş'tan dinlediğimiz için bir şey demek istemiyorum 2 tarafı da objektif olarak dinleme şansımız olmadı sonuçta. sadece sözlükten uçurulmasına üzüldüm. aradaki sorun her neyse umarım düzelir ve aramıza döner.
yaşanan şeyi sadece yoldaş'tan dinlediğimiz için bir şey demek istemiyorum 2 tarafı da objektif olarak dinleme şansımız olmadı sonuçta. sadece sözlükten uçurulmasına üzüldüm. aradaki sorun her neyse umarım düzelir ve aramıza döner.
devamını gör...

