futbol tanımı girince oluyor. derin bir yalnızlık... bildirim gelmiyor ve daha da kötüsü yazdığım başlık akışta aşağılara doğru düşüyor.... genelde böyle oluyor.
devamını gör...


kuvvetler ayrılığı veya güçler ayrılığı, devlet organları olan yasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılmış oldukları bir devlet yönetim modelidir. devletin her biri birbirinden ayrı ve bağımsız güçlerdeki kol ve sorumluluk alanlarına ayrıldığı ve böylece her bir güç ve kolun bir diğeri ile güç ve sorumluluk alanları bakımından bir çatışma yaşamadıkları bu model ilk olarak antik yunan ve roma'da geliştirildi. kuvvetler ayrılığında güçler normal olarak yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç kola ayrılmaktadır.

kaynak.
devamını gör...

çok eski caglarda elazig'ın harıngit çayı kıyısında bir köy varmış. köyün ağası oğlunu yakın köylerden istediği bir kızla nisanlamis. kararlaştırılan günde davullar zurnalar çalmış gelinn alayi gelini alıp hörsenk çayı kıyısında gelmis. düz alanda düğün yapılacakmış. tam düğün alayı eğlenceye başlayacağı sırada ay tutulmuş.ortalik zifiri karanlığa bürünmüş. biricik oğlunun düğününde kararan geceden korkan pembe hatun ve ağa çok üzülmüş. pembe hatun genclerin pesine takip konağa geri dönmüş. ne kadar çıra varsa ince ince kiydirmis. her birinin eline birer çıra vermiş. çira mesafeleri ortaligi aydınlığa bogmus. hörsenk cayi geçerken suyun hızından kızlar oğlanlar dönüyor cirakarin alevleri yanip sönüyormus. düğün alanından bakıp bu güzel görüntüyü görenler el çırparak eşlik etmişler bir de türkü yakmislar.

çayda çıra yanıyor
yanıp yanıp sönüyor
usul yürü yavaş bas
engeller uyanıyor
çayda çıra yüz çıra
yanıyor sıra sıra
yyarim keklik ben avcı
gezerim ardı sıra.

kaynak: sara gürbüz ozeren
devamını gör...

hani nerede o koca dünya? ben niye göremiyorum?
devamını gör...

mustafa kemal atatürk 'ü savundugum için hain damgası yemiş biri olarak bu bana hiç koymadı .
devamını gör...
(tematik)

cevizi ile bilinen bir kırşehir ilçesidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özel peynirler ve dondurma üretiminde kullanılan süt. inek sütünden daha beyazdır ve daha yüksek fiyata satılır.
devamını gör...

serin bir izmir sabahından herkese günaydın dostlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok doğru bir karar, bu kurslara okuma yazma dahi bilmeyen çocuklar gönderiliyor, ve bilmediği, o yaşta anlayamayacağı şeyler öğretiliyor, eminim aramızda bir çok kişi çocuk yaşta böyle bir şeye maruz kalmıştır. öğrenmek isteyen yaşı geldiğinde öğrenir, bu şekilde beyin yıkayan kurumlara gerek yok diye düşünüyorum ve türkiye'nin kara lekelerinden biri olan bu tarz kurumlarda yaşanan çocuk tacizlerinden bahsetmek dahi istemiyorum bile.
devamını gör...

100. takipçisi olmayı başardığım yazar.*
devamını gör...

yine bir soru ekini ve de da yı doğru yazamayan, 90 yıllık milli bayramın “1982 yılında darbeciler tarafından” (ki darbe 80 yılında oldu 80in darbecileri dese yine bir nebze ama o kadar cahil ama bunun tam aksini düşünüyor ki kesinlikle kabul etmez bunu) getirildiğine inanan bir kardeşimizden şaşırtmayan beyanlar.

zaten linkte yer altan en alttan 3. mesaj bu zihniyetin özeti işte.

allah vere de kendisinin yetiştirdiği çocuk öz bilinç kazandığında biatçı değil araştırmacı olsun.
devamını gör...

eğer ki bu kişi haydar dümen değilse uzak durmanız gerekir.

tanım: bir insan grubu.
devamını gör...

askerlik yapanlar bilir, nöbet saatleri içerisinde en pis olanı sabaha karşı 03:00-05:00 nöbetidir.

03:00 de başlayan nöbet için en az 45 dakika önceden kaldırılır, hazırlıklarınızı yaparsınız. her sabah saat 06:00 da zorla kaldırıldığınızı düşünürseniz, nöbetten geldim, silahı teslim ettim, üstümü değiştim, yatağa girdim derken zaten kalk saati gelecektir.

ben yedek subay olarak yapmama rağmen bir kaç sefer nöbetçi astsubayları bu nöbet saatini bana vermeye kalkmışlardı, ancak 23:00-01:00 nöbeti, nöbetçi amirinin, 01:00-03:00 nöbeti de nöbetçi subayınındır.
devamını gör...

birçok gündüz kuşağı programları(bkz: doya doya moda)
devamını gör...

servigiller* ailesinin sekoya cinsinden dünyanın en uzun* ağacıdır. amerika da redwood ulusal ve eyalet parkında bulunur.
devamını gör...

dilenciye hıyar vermişler, eğri diye beğenmemiş.

yaman komşu, yaman avrat, yaman at; birinden göç, birin' boşa, birin' sat.

aman dayı ölüyorum. –valla yeğen sen bilirsin.

abdalın yağı çok olursa gâh borusuna çalar, gâh gerisine.

arnavut’a sormuşlar "cehenneme gider misin?" diye, "aylık kaç?" demiş. [meali: cehenneme kira var. paradan haber ver.]

çingene ciğer pişirir, yemeden karnın' şişirir.

acemi nalbant kürt eşeğinde dener kendini.

türk'ün aklı sonradan gelir.

bonus:

bir yunan'la tokalaştıysan, parmaklarını say.

<arnavut atasözü>
devamını gör...

hangi kafayı yaşadıklarını bir türlü anlayamadığım insanlar. manyak mısınız lan siz? buradan birilerinin açığını/sırrını öğreneceğiniz de ne olacak? nerede kullanacaksın bunları? ne yapabilirsin ki? internetle bağlantıyı koparınca bitiyor olum burası.

lan siz ne hayatsız, kötü niyetli insanlarsınız.
devamını gör...

fenomen, ikincil olarak oluşan anlamını ifade eder. raynaud'da bu skleroderma* ve sistemik lupus eritematozus'ta* sıklıkla görülürken, bunlardan bağımsız da görülebilir; o zaman direkt raynaud hastalığı ismini alır. dolaşım problemine işarettir. el parmakları hafif durumda beyaz, daha ileri durumlarda önce mor sonra kırmızı renge doğru gider ve genelde baş parmaklar etkilenmez. morlaşma başladığında şiddetli ağrı görülebilir. gangren çok nadir olmakla birlikte kadınlarda beş kat sıklıkla, bazen menstürasyon ve stres dönemlerinde, ancak en sık soğuk varlığında görülür. olay damarların aşırı büzülmesi durumu olduğu için tek yapılması gereken sıcak tutmak, kan akışını sağlamaktır. çözüm sağlanamayan durumlarda kan akışının devamlılığını sağlama adına kalsiyum kanal blokerleri gibi damar genişletici ilaçlar verilebilir.
devamını gör...

4721 sayılı türk medeni kanunu’nun 187. maddesine göre evlenen kadının kocasının soyadını kullanması zorunludur. düzenleme, kadının soyadını ancak eşinin soyadının önüne gelmek suretiyle kullanmasına izin vermiş ve bunun için de evlendirme memuruna veya evlilik sonrasında nüfus idaresine başvuruda bulunmasını gerekli kılmıştır. görüldüğü üzere türk medeni kanunu’nun 187. maddesi, evlenen kadının yalnızca kendi soyadını kullanması imkanını tamamen ortadan kaldırmaktadır.

kadının evlenme ile salt kendi soyadını kullanma imkanının bulunmaması gerek hukuktaki eşitlik ilkesi, gerekse ayrımcılık yasağı kapsamında tartışılmaktadır. zira evlilik ile diğer eşin soyadını kullanma zorunluluğu sadece kadın için söz konusu olup, erkek eş için bu şekilde bir zorunluluk kanunda yer almamaktadır.

eşitlik ilkesi ile ayrımcılık yasağının yanı sıra konu özel yaşama saygı hakkı kapsamında da defalarca yargı mercilerinin önüne gelmiştir. kişinin hayatını sürdürürken kullandığı isim, özel yaşamının en önemli unsurlarından biri olarak görüldüğünden hakkın kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve evlilik ile değişmesi zaruretinin hakkın ihlali olduğu gerekçeleriyle pek çok başvuru yapılmıştır.

yeni türk medeni kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle 743 sayılı kanun yürürlükten kalkmışsa da kadının soyadına ilişkin düzenleme değişmemiş, bu sebeple yeni kanun vasıtasıyla da giderilemeyen hak ihlali tekrardan anayasa mahkemesi nezdinde iptal davasına konu edilmiştir [1]. anayasa mahkemesi iptal başvurusunu, “‘kadın evlenmekle kocasının soyadını alır' kuralının aile birliğinin korunması ve aile bağlarının güçlendirilmesi başta olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzenli tutulması” gibi önceki kararıyla paralel gerekçelere dayanarak tekrardan reddetmiştir. iptal davaları bakımından, aynı konuya ilişkin mahkeme’ye on yıl başvuru yapılamaması yasağı getiren anayasa’nın 152. maddesi sebebiyle, 187. maddenin on yıllık süre boyunca tekrardan mahkeme’nin önüne getirilmesi imkanı bulunmamaktadır. ancak her ne kadar düzenleme iptal davasına konu edilememekteyse de, bireysel başvuruya konu edilmesi mümkündür. anayasa mahkemesi’ne temel hak ve özgürlüklere ilişkin bireysel başvuru yapılmasının önü açıldığından bu yana mahkeme bu konudaki pek çok başvuruyu incelemiş ve iptal davalarındaki görüşünün tam tersi yöndeki tespitlerini ortaya koymuştur.

anayasa mahkemesi’nin kadının soyadına ilişkin görüşünün değişmesinde konu hakkındaki avrupa insan hakları mahkemesi kararları da etkili olmuştur. düzenleme gereği kendi soyadlarını kullanma imkanı bulunmayan evli kadınlar hukuk mahkemeleri nezdinde taleplerini sunmuşlar, ancak türk medeni kanunu md. 187 gereği talepleri reddedilince konuyu avrupa insan hakları mahkemesi önüne taşımışlardır. mahkeme’ye göre, devletlerin kadınlara karşı evlilik ve aile ilişkileri konusundaki ayrımı önlemek adına gerekli bütün önlemleri almak ve kadın-erkek eşitliğine dayanarak kadınların aile adı gibi konularda erkekler ile eşit kişisel haklara sahip olmasını sağlamak şeklinde yükümlülükleri vardır [2]. aihm söz konusu yükümlülükler bakımından türkiye’nin de taraf olduğu kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi’ne atıfta bulunmuş ve sözleşmeye taraf olan devletlerin, sözleşme kapsamındaki gereklilikleri sağlamak adına pozitif yükümlülükleri olduğunu eklemiştir. buna göre türk medeni kanunu md. 187 ile getirilen zorunluluk devletin sözleşmedeki yükümlülükleri sağlamak bakımından başarısız olduğu anlamına gelmektedir. aihm kadının soyadına ilişkin mahkeme’ye yapılan başvurularda, türk medeni kanunu md. 187 bakımından sözleşmenin 8. maddesiyle bağlantılı olarak sözleşme’nin 14. maddesinde yer alan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir [3].

anayasa mahkemesi de bireysel başvuru usulünün başlamasının ardından yukarıda yer alan aihm kararlarına gönderme yapmış, bununla birlikte anayasa’nın 90. maddesinde yer alan ve uluslararası sözleşmelere üstünlük tanıyan düzenlemeyi ihlal kararlarında gerekçe göstermiştir. anayasa’nın 90. maddesine göre, temel hak ve özgürlüklere ilişkin iç hukuk düzenlemeleri ile bu konularda devletin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin çatıştığı hallerde uluslararası sözleşme hükümlerine üstünlük tanınacaktır. düzenleme uyarınca kadının soyadı meselesinde de türk medeni kanunu’nun 187. maddesi değil, kadının kendi soyadını kullanmasına imkan tanıyan avrupa insan hakları sözleşmesi ve kadına karışı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi’ndeki ilgili maddelerin somut uyuşmazlıklarda uygulanması gerekmektedir [4]. bu sebeple anayasa mahkemesi önüne gelen başvurularda, somut uyuşmazlıkta uluslararası sözleşmeler yerine türk medeni kanunu’ndaki düzenlemenin uygulanmasının hukuka uygun olmadığını belirtmiş ve yargı mercilerinin kadının kendi soyadını kullanması taleplerinin reddini hukuki bulmamıştır. mahkeme söz konusu hukuka aykırılığın anayasa’nın 17. maddesinde yer alan kişinin manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlalini oluşturduğu şeklinde karar vermiştir [5].

anayasa mahkemesi’nin konuya ilişkin kararlarının akabinde yargıtay hukuk genel kurulu da aynı yönde kararlar almıştır. yhgk’nın 30.09.2015 t., 2014/2-899 e., 2015/2011 k. sayılı kararında türk medeni kanunu’ndaki 187. madde uygulamasının, kadının soyadı bakımından cinsiyet yönünden ayrımcılık oluşturduğu ve konu hakkında uluslararası sözleşmelere öncelik tanınması gerektiği ifade edilmiştir.

nüfus müdürlükleri evli kadınların konu hakkındaki başvurularını türk medeni kanunu’nu gerekçe göstererek reddetmekte olsa dahi, talebin aile mahkemelerine yapılmasıyla kadının kendi soyadını kullanması imkanı mevcuttur. evli kadın, evlenme ile isminin değişmesinin akabinde yetkili aile mahkemesine dava açarak yalnızca kendi soyadını kullanma talebini sunabilmekte ve davanın sonucunda ilgili nüfus müdürlüğü nezdinde kimlik bilgilerinin değişmesi sağlanmaktadır. böylece türk medeni kanunu’nun 187. maddesi hakkında anayasa mahkemesi nezdinde tekrar iptal davası açılabilecek süreye değin hakkın hukuka aykırı şekilde sınırlandırılmasının önüne geçilmektedir.

dipnotlar:

[1] aym, 10.03.2011 t.2009/85 e., 2011/49 k.
[2] aihm, ünal tekeli/türkiye, başvuru no: 29865/96.
[3] aynı yönde, aihm, levendoğlu abdulkadiroğlu/türkiye, başvuru no: 7971/07.
[4] anayasa mahkemesi konuya ilişkin bireysel başvurularda gerek kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi (cedaw), gerek avrupa insan hakları sözleşmesi, gerekse birleşmiş milletler medeni ve siyasi haklar sözleşmesi (bm mshs)’nin ilgili maddelerine atıfta bulunmuştur:
aihs md. 8/1: “herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.”
cedaw md. 16: “1. taraf devletler evlilik ve aile ilişkileri ile ilgili bütün konularda kadınlara karşı ayrımcılığı tasfiye etmek için gerekli her türlü tedbiri alır ve özelikle erkeklerle kadınların eşitliğini öngören aşağıdaki hakları tanır:
…
g) soyadı, meslek ve iş seçme hakları da dahil, karı ve koca olarak aynı kişisel haklara sahip olma..”
bm mshs md.23/4: “bu sözleşmeye taraf devletler, eşlerin evlilik konusunda, evliliğin devam ettiği sürece ve boşanmada eşit hak ve yükümlülüklere sahip olmaları için gerekli önlemleri alır.”
[5] aym sevim akat eşki başvurusu, başvuru no: 2013/2187, neşe aslanbay akbıyık başvurusu, başvuru no: 2014/5836, gülsim genç başvurusu, başvuru no: 2013/4439.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim