özgür bacaksız kitabı. bir arkadaşımın hediye etmesi üzerine okudum. sevmedim, sevemedim. malum başlayınca zoraki bitiriyorum. yazılan her şey okumaya değer ve elbet içerisinden kendimize bir erdem çıkartabiliriz ancak bu kitapda çok fazla alıntı olması ve bunun üzerinden ilerlenmesi keyif vermedi.


“ çünkü neye çok yaklaşırsan, neyi çok biriktirirsen, ona dönüşürsün.”
devamını gör...

sahibine şunu söylemek isterim;

(bkz: yavaş la gaç tane alıyon)
devamını gör...

hemingway'in savaş ve aşkı beraber konu ettiği romanı. birinci dünya savaşı italya'sında geçen bir asker ile hemşirenin arasındaki ilişkinin zorlu hallerini konu alıyor. kitabın bol betimleme içeren ve akıcı bi dili var.

“nereye gidelim?”
“umurumda değil. sen nereye istiyorsan oraya. tanıdıklarımızın olmadığı bir yere.”
“nereye gideceğimize aldırmıyor musun?”
“aldırmıyorum. neresi olsa güzel olacak.”
devamını gör...

bir türlü alışamadığım şey. su içmenin sağlık için gerçekten önemli ve gerekli olduğunu bilsem de sevemiyorum. hatta sırf su içiyo olmak için limonlu suya alıştırmaya çalışıyorum kendimi.*
devamını gör...

arkadaşlar vurmayın acemiyim
devamını gör...

bu haber sabahtan beri önüme düşüyor. başlığı açacak cesareti kendimde bulamadım. günden güne kötüye gidiyoruz. ortak akıl yürütecek, suçluyu evrensel hukukun gereklerine göre yargılayacak mekanizmalar tamamen devre dışı bırakılmış. twitter'da kimin sesi gür çıkarsa adalet ondan taraf oluyor. (bkz: adalet bakanı'nın adaletsizliğe isyan etmesi)
hilafet isteyenler, pedofiller fütursuzca ortalıkta dolaşıyor. eğitim ortaçağ tedrisatı anlayışına indirgendikçe şiddet toplumun geneline yayılıyor.
tüm toplumun ortak noktada buluşması gereken normlar marjinallerin aptalca çıkışları yüzünden sönümleniyor. kısaca örneklemek gerekirse dünden itibaren (bkz: samsun’da sokak ortasında eşi tarafından şiddete uğrayan kadın) olayını sosyal medyadan yakınen takip ediyorum. bir taraf bu olayı ülkücülere mal etmek için yoğun çaba harcarken, diğer taraf bu canavar hisli adamı aklamaya çabalıyor. halkın çok büyük bir kesimi bu şiddeti kınarken bu olay üzerinden siyaset yapılması, algı operasyonları çekilmesi türk halkına kurulan bir tuzaktır. biz böyle bir ülke değildik, halkımız bu kadar kutuplaşan bir halk değildi. geleceğimize dair kötümserim.
devamını gör...

hayvan haklarına önem versek. dünyayı onlardan çaldığımızı ve onlara borçlu olduğumuzu anlayabilsek keşke. ama yok olur mu rahatımız bozulmasın.
devamını gör...

özlemdir mutluluktur aranandır.
devamını gör...

merakla beklediğim dergi. emeğinize sağlık. hatta ilerleyen zamanda ben de katkı sağlamak isterim. günden güne büyüyen bir sözlük oluyoruz.
devamını gör...

ben artık ne tarafa delireceğimi şaşırdım. lan lan varya... normal değil valla bakın normal değil. sözler de tükendi yemin ediyorum aynı tarzda şeyler söylemekten tükendim, tükendik. bakın valla normal değil. cümle bile kuramayacağım kadar saçma bir durum. ya allah rızası için üflesin artık mikail. bittik biz be.
devamını gör...

beyoğlu

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

muhteşem bir yazar kadrosuna sahip muhteşem bir internet sitesi. mottolarını ve yola çıkışlarını siteden alıntılıyorum:

--- alıntı ---

5harfliler, kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesidir. kadın kelimesinin neredeyse öcüyle bir tutulduğu günlerde, “üç harfliler” tabirinden hareketle kız, kadın, bayan, hanımefendi ayrımından bunalan bütün yorgun ruhlar için kendine 5harfliler ismini yakıştırmıştır.

5harfliler 2012 yazında, “kadın gündemini” sadece diyet, güzellik sırları ve ilişki tavsiyelerine indirgeyenlere inat, kadın gündeminin bir kadının ilgilenebileceği her şey olduğu fikrinden yola çıkarak açıldı.


--- alıntı ---

www.5harfliler.com
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaptığı abuk sabuk davranışlara bir türlü son vermeyen yazar.

discord gruplarına yazarları çekerek "kafa sözlük'ü çökertme planları" yapmak; bu komik plana uymayan yazarlar için tek tek başlık açıp iftira atmak, an itibarı ile bardağı taşıran son damladır. 

(bkz: çete kurup sözlüğü çökertmemiz lazım gerek)

bireysel bir sorunun varsa konuşmaya açık olduğumu defaatle ile belirttim, defalarca kez de yazdım.

"yayıncılar para yediriyor, ondan onların yayını uzun" dedin sustuk. 
şahsıma, "fake hesap açıyor sürekli" dedin, sustuk.
radyo için görevlendirdiğim insanları herkesin içinde dakikalarca azarladın sustuk.
seninle uzlaşı ararken yaptığım özel konuşmaları "yoldaş r yapıyor bak" diyerek, o esnada herkesle paylaştın, sustuk.
"radyo yapacak bütün yayıncıların modunu/havasını kaçırdın" sustuk.

günlerdir, yazmak istemeyeceğim bir dünya saçma sapan şeylerle meşgul olduk, sustuk.

uzun bir süredir durmasını bekliyor, ceza vermemek için direniyorum.
ancak görüyorum ki bu davranışların bir sonu gelmeyecek.
burada ilgili yazar haricinde binlerce yazar var, kimse kimsenin sorunlarını hayatının merkezi yapmak zorunda değil.
velhasıl, ne kadar burada kalması için direnip, bunca emeğin boşa gitmemesi için, kendimce bir uğraş sergilesem de muhataptan tek satır uzlaşı görmedim. 
polemiği şahsımla sınırlı kalsaydı, yine bunca tuhaflığına rağmen, bir orta yol bulunurdu. ancak iş yüzlerce yazarın emeğine dokununca orada bir duracaksın artık ! 

devrim ateşi harlama ve kızıl meydanda kahve yudumlama ideallerini için kendisine başka sözlüklerde başarılar diliyorum. 
an itibarı ile kafa sözlük ile ilişiği kesilmiştir. 

(bkz: sok o kılıcı yerine evlat)

(bkz: kalbimiz seninle)
devamını gör...

kişinin, inandığı/taptığı varlıkla konuşması ve isteklerini, mutluluğunu, kırgınlığını paylaşmasıdır.
devamını gör...

aşık veysel'in söylediği ''güzelliğin on par' etmez, bu bendeki aşk olmasa'' sözlerinde ki kadar görecelidir.
devamını gör...

kediler kendilerine inanır. benim kedilerim bana inanıyor. hayvanların ruhu yok diyenler olmuş. belki yoktur. varsa da kanıtlamak için uğraşmamışlardır. hayvanların ruhları var mı bilmem ama ego ve kendilerini ispatlama arzularının olmadığını düşünüyorum. inandıklarını, inanmadıklarını, becerilerini, başarılarını, ortaya saçma çabaları yok. yok ya dur yanlış oldu sanırım bunlar insanlardı. siz hiç sürekli inançlarını konuşan, ortaya saçan bir insan gördünüz mü? ben hep gözlerimi kapatıyorum da.
devamını gör...

ankara'da birçok şubesi bulunan, sesli ve sessiz çalışma salonları ile hizmet veren, girişte ödediğiniz 10 küsür tl (güncelden haberim yok) fiyat ile bir içecek alabileceğiniz çok tercih edilen kütüphaneler arasındadır. bahçeli şubesinin yanındaki ağaçlarıyla çok güzel bir görüntüsü var. kızılay şubesi biraz daha boğuk ve genelde liselilerin tercih ettiği bir yer. benim en sık gittiğim bahçeli şubesiydi. sabah 9'dan gece 2'ye kadar açıktı yanlış hatırlamıyorsam. bir yerden sonra yer bulamıyorsunuz. sesli salonun küçük bir balkonu da var. sabahın erken saatlerinde geldiğinizde belli bir saate kadar çok güzel oluyor, ondan sonrasında içerisi iyice havasız oluyor. yine de kendisi zaman zaman milli kütüphaneye alternatif olarak tercih ettiğim bir kütüphaneydi. tabii girişi ücretli olduğu için sürekli gitmek biraz bütçeyi zorlar, biz arkadaşlarla arada bir ödül olarak gidiyorduk. tıpçının ödülü de böyle oluyor ne yapalım*
devamını gör...

teknolojik bir şeyi ilk defa yaparken.
kanım beynime sıçrıyor, canım çıkıyor.
kanımın her damlasını ve gittiği her yeri hissediyorum. anı yaşıyorum resmen.
devamını gör...

bakarız'ın bir boy büyüğü. "gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda en ufak bir fikrim yok ama seni şimdilik idare etmek zorundayım" anlamına gelir. hallederiz kadir tarafından sıkça kullanılır. ve örnekten de anlaşılacağı gibi, hiçbir zaman halledilemez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim