gram mantıklı olmayan başlıktır. başlığı açan kişi zaten meriç düşmanı olduğu gibi şimdide genç yazar düşmanı olmuş.

kalite yaşla değil zeka ile olur.
devamını gör...

--- alıntı ---
abd'liler bu süreci deneyimledi zaten.
(bkz: donald trump)
--- alıntı ---

bu yoruma aşırı katıldığımı söylemek istiyorum. *

ve olucak diye bir kelime türkçede bulunmamaktadır.
devamını gör...

ey gidi karadeniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"belki herhangi bir nedenden dolayı bizimkini vermiştir ve bu tipler bizim belamızdır." şeklinde bir açıdan bakarsanız, sinirlenmekten vazgeçebileceğiniz düşünce.

herkese bela istiyoruz da, acaba biz çok mu matah bireyleriz allah katında diye düşünmekten alamıyorum kendimi bazen.

şimdi biri çıkıp haklı olarak "yahu x kişinin şu yaptığıyla benim şu yaptığım kötülük bakımından bir mi!" diye sorabilir. elbette ona da birtakım cevaplar var ama inanan biliyor, inanmayan da sallamıyor o cevapları. o nedenle burada uzun uzun izaha gerek yok.

edit: düzeltme
devamını gör...

manisa, salihli (sardes) bölgesinden başlayıp pers imparattorluğu'nun başkenti olan sus şehrine kadar ulaşan yoldur.

bu yol anadolu yollarının temelini oluşturmuştur.
devamını gör...

psikoloğun karşısındakine yargılayıcı biçimde yaklaşması, hastalarının anlattıklarını arka bahçede diğer psikologlara ve çalışanlara anlatması gibi büyük sıkıntıları barındıran başarısız dizi. desteğe ihtiyacı olan biri bunu izlese ve bu yanlış yansıtılan şeyler sebebiyle destek almaktan vazgeçse kimsenin umurunda değil tabi.

üstelik diziyi yazan kişinin kendi mesleğince etik olmayan bu ayrıntılara dizide yer vermesi kabul edilebilir değil.
devamını gör...

kendisini destekleyen seçmen için adam kazandı sözü hayal kırıklığı oldu. o gece sebep olduğu hayal kırıklığı 50+1 olarak döner mi? "allah hakkında hayırlısını versin" demek istiyorum ama zor gibi.
devamını gör...

yine gelmiş sadece islamı eleştiriyorcular, adamlar sadece size, sizin dayatmalarınıza yani kısaca islam zorbalığına maruz kaldığı, islam mensuplarıyla tartışma fırsatı bulduğu için olabilir mi? yoksa adam sadece sizin değil tüm dinlerin tanrılarına eşit mesafede uzak ve inanmıyor bir farkı yok.
dinle ahlakın farklı şeyler olduğundan bihabere değinmiyorum bile. adam karısı başkasıyla yatsa laf yapar falan yazmış ilginç kafa. dine inanmayanlar karısını peşkeş çekiyor sanıyor. bu mantıkla dine inananlar da sözde zinadan korkar, kimseyle yapmaz olmalı dimi; ama elalemin namusuna göz koyan hatta tecavüz etmeye çalışan hatta hayvanından damacanasına kadar hallenenler de hep müslümanlar bu nasıl oluyor? *
devamını gör...

ne için yeryüzündeyim?
kocaman evrende küçücükte olsa bir görevim var mı? yoksa öylesine mi? hiç mi yani...
(bkz: allah affetsin dedirten şeyler)
devamını gör...

m.s. 630 yılında yaşanmış olan savaş. savaşta islam ordusuna hz. muhammed ve hz. halid bin velid komuta etmiştir. tabiiki böylesine muhteşem komutanların bulunduğu bir savaş yenilgiyle sonuçlanmaz. savaşı islam ordusu kazandı. fakat savaş, islam'ın en heyecan verici ve en nâzik savaşlarından biri kabul edilir.

bunun sebebini, kısaca bir rivayet özetliyor. tabiin (peygamber'i değil fakat sahabeleri görmüş kimseye verilen ad) hadisçilerinden, ebu ishak sebii'nin (v. 745), sahabe olan hz. bera bin azib'den duyduğuna göre; bir adam, hz. bera bin azib'e sormuş ki, "huneyn savaşı'nda, gerçekten resulullah'ı bırakıp kaçtınız mı?" hz. bera bin azib de demiş ki, "evet. ama o, yerinden kımıldamadı." ve sözlerine şöyle devam etti, "o gün onu, hâris amcasının oğlu ebu süfyan'ın gemini tuttuğu beyaz katırın üzerinde gördüm. bu sırada resulullah, "ben peygamberim, yalan yok." diye sesleniyordu."

ayrıca bunun dışında bazı râviler (öğrendiği hadis'i rivayet eden kimseye verilen ad), resulullah'ın, "ben peygamberim, yalan yok." cümlesinin ardından, "ben abdülmutallib'in oğluyum." dediğini de rivayet eder. müslümanların savaşta kaçmasının sebebi de şöyle anlatılır, savaşta, düşman tarafında yer alan okçular, işlerinde çok iyilerdi. fakat müslümanlar üzerlerine saldırınca, onlar dağıldılar. daha sonra, müslümanlar ganimete yöneldiler. pusuda bekleyen okçular da hemen ok fırlatmaya başladılar. bu sefer de müslümanlar kaçmaya başladılar. resulullah'ın yanında sadece 9 veya 10 kişi kaldı. savaşta, hz. muhammed ile kalan kişilerin şunlar olduğu söylenir: hz. abbas, hz. ebu sufyan bin haris, hz. ebu bekir, hz. ömer, hz. ali, hz. üsâme bin zeyd, hz. abdullah bin mesud, ca'fer (hangi ca'fer'dir bir bilgim yok), hz. kusem bin abbas, hz. fadl bin abbas, hz. eymen bin ümmü eymen.

müslümanların kaçması üzerine, resulullah kaçmakta olan müslümanları geri çağırmak için, "ben peygamberim, yalan yok. ben abdülmutallib'in oğluyum." diye buyururken, diğer bir yandan da, "düldül" isimli katırını düşmanların üzerine sürüyordu. hatırlatayım ki, bu olay yaşandığında, hz. muhammed'in 571 doğumlu olduğunu varsayarsak, hz. muhammed, 61'li yaşlarındaydı.

bu olayla ilgili şöyle bir söylenti de var, hz. muhammed'in katırından inip, yerden toprak alıp, düşmanların gözüne fırlattığını ve ardından da "bu yüzler kahrolsun!" diye buyurduğu da söyleniyor. ardından da toprak kimin gözüne geldiyse, onlar kaçmışlar diye anlatılıyor yani. olayı araştırdığımızda, hz. muhammed, katırını düşmanların üzerine sürmeye başlayınca, hz. abbas da onu durdurmaya çalışıyor. bunun sebebi şu olsa gerek: düşman ordusunda 40.000 kişinin olduğu söyleniyor, fakat hz. muhammed'in yanında sadece 9 kişi kalmıştı. yani 9 kişi ile 40.000 kişiye saldırınca, başarısız olma oranı da yüksek olsa gerek. ve, hz. abbas ile birlikte, hz. ebu sufyan bin haris'in de hz. muhammed'i durdurmaya çalıştığı söylenir. ve bunun için, katırdan tuttukları anlatılır. yani katırı durdurmaya çalışdıkları anlatılır.

hz. abbas, hz. muhammed'in emri ile şöyle seslenir: "ey akabe'de biat eden ensar, ey şecere-i rıdvân altında söz veren ashab!" ki zaten hz. abbas'ın gür sesli olduğu söylenir. ki sahabiler de bunu duyarak, "lebbeyk" diyerek geldiler. lebbeyk, "buyrun efendim, emredin, sana geldim" gibi anlamlara gelen bir seslenme sözüdür. sahabiler, resulullah'ın yanına koşunca, savaş yeniden kızıştı. sonunda da, islam ordusu, düşmanları yendi.

"allah birçok yerde, bu arada huneyn savaşı'nda gerçekten size yardım etmiştir. o gün sayıca çokluğunuza güvenmiştiniz, fakat bunun size hiçbir yararı olmamıştı; o yer geniş olmasına rağmen size dar gelmiş, nihayet geriye çekilmeye başlamıştınız. bunun üzerine allah, peygamberinin ve müminlerin üzerine kendi katından bir güven duygusu indirdi, bir de göremediğiniz askerler gönderdi ve böylece inkâr edenlerin cezasını verdi. işte bu, inkârcıların hakettiği karşılıktır. artık bunun ardından allah dilediğinin de tövbesini kabul eder. çünkü allah bağışlayıcıdır, esirgeyicidir." (tevbe/25-27)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(yukarıdaki resimde, huneyn savaşı'nın gerçekleştiği huneyn bölgesi (ya da huneyn vadisi) görülüyor.)
devamını gör...

sözlükte böyle birkaç tane trol var. amaçları ne neyi hedefliyorlar anlamak güç. eğer takipçi sayısını arttırmak filan istiyorlarsa kardeşim çok mu önemli birşey??? 5 takipçi olmuş 500 takipçin olmuş yazdığın şeyi değiştirir mi? kalitesizliğini yada kalitesini değiştirir mi???
en garibide hiç okumadan seri artı oy veriyor okuyup ondan sonra artı oy verse zoruma gitmeyecek.
devamını gör...

ezginin günlüğü'nün dargın mıyız albümünde yer alan en güzel şarkılarından birisidir.
başlığı bu vakte kadar neden açılmamış hayret?

"gözlerim doluyor aman, sen neredesin?
gözlerim doluyor aman, sen neredesin?
ellerim donuyor aman, sen neredesin?
ellerim donuyor aman, sen neredesin?
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
seni diye tuttum kedimi, dizlerime yatırdım
seve seve tüylerini, uykulara götürdüm
çekmecemde resmin vardı, baka baka bitirdim
gözlerimde sana güller, papatyalar getirdim
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
gözlerim dalıyor aman, sen neredesin?
gözlerim dalıyor aman, sen neredesin?
herkes geliyor aman, sen neredesin?
herkes geliyor aman, sen neredesin?
seni diye tuttum kedimi, dizlerime yatırdım
seve seve tüylerini, uykulara götürdüm
çekmecemde resmin vardı, baka baka bitirdim
gözlerimde sana güller, papatyalar getirdim

yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan"


spotify
devamını gör...

etimolojik olarak farsça guzīde گزيده "seçilmiş, seçkin" sözcüğünden alıntıdır. farsça sözcük, guzīdan, guzīn- گزيدن, گزين "seçmek" fiilinden türetilmiştir. bu sözcük orta farsça (pehlevice veya partça) aynı anlama gelen vizīdan fiilinden evrilmiştir.
benim için en yumuşak telaffuzlu sözcüklerden biridir. şiirsel bir enerjisi varmış gibi hissettirir.
devamını gör...

bunu yapmak için bile klavyeye bakmam gerekiyor benim. random gülemiyorum, maksimum "ahahah" çıkıyor benden.*
devamını gör...

nobel de dahil çok sayıda ödül almış şilili edebiyatçıdır.
'kimseye tüm benliğinizle güvenmeyin, çünkü kimse size tüm benliğiyle görünmez' sözü kafamda özellikle yer etmiştir.
ölüm sebebi resmi olarak prostat kanseri olarak kayıtlara geçmiştir fakat bunun şüpheli olduğu,aslında ölümünden şili darbe hükümetinin sorumlu olduğu söylenmektedir.çünkü kendisi sosyalist ve komünist akımlara gönül vermiştir.
kendisi ayrıca şairimiz nazım hikmet için güzel ve dokunaklı bir veda şiiri* de kaleme almıştır.
devamını gör...

yip man'ın öğrencilerinden biridir. aynı zamanda çok erken kaybettiğimiz önemli bir değer. (bkz: yip man)
devamını gör...

haydi abbas, vakit tamam;
akşam diyordun işte oldu akşam.
kur bakalım çilingir soframızı;
dinsin artık bu kalb ağrısı.
şu ağacın gölgesinde olsun;
tam kenarında havuzun.
aya haber sal çıksın bu gece;
görünsün şöyle gönlümce.
bas kırbacı sihirli seccadeye,
göster hükmettiğini mesafeye
ve zamana.
katıp tozu dumana,
var git,
böyle ferman etti cahit,
al getir ilk sevgiliyi beşiktaş'tan;
yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan. cahit sıtkı tarancı şiiridir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lavinia, muhteşem zarif bir çiçektir, nam-ı diğer ölüm çiçeğidir. bir diğer anlamı da "hayalimdeki muhteşem sevgili"dir.

özdemir asaf’in lavinia şiirini yazdıran isim mevhibe meziyet beyat'tır.*
devamını gör...

"seni sevmek,
felsefedir kusursuz.
imandır, korkunç sabırlı.
ip’in, kurşun’un rağmına,
yürür pervasız ve güzel.
sıradağları devirir,
akan suları çevirir,
alır yetimin hakkını,
buyurur, kitabınca.."


"vay kurban " şiirinden.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim