hesabı erkek mi öder kadın mı öder sorunsalı
bizim gençliğimizde 'centilmen erkek' denilen bir kavram vardı.
'hanımefendi' diye bir kavram vardı.
her iki cinse mensup kişi kendi rol modellerine uygun hareket ederdi.
kapıdan girerken erkek, kapıyı açar hanımefendiye yol verirdi.
masaya oturulacağı zaman, erkek hanımefendinin sandalyesini geri çeker ve hanımefendi oturma hareketini yaparken, sandalyeyi ileri sürüp ; oturmasına yardımcı olurdu.
centilmen beyefendiler takım elbise, beyaz gömlek ve kravatlı olurlardı.
hanımefendiler, tayyör veya döpiyes denilen ; etek, ceket takım elbise ve bluz giyerlerdi. isterlerse fular ile aksesuarlarını tamamlarlardı.
ve hesabı kesinlikle centilmen beyefendiler öderdi.
bir hanım efendi sigara içeceği zaman erkekler mutlaka hanımefendinin sigarasını yakarlardı.
şimdi bu açılan başlığa bakınca gülüyorum.
insanlar ne hale geldiler diye gördükçe üzülüyorum.
şimdiki kadınların çoğu hanımefendi değil ; şimdiki erkeklerin çoğu centilmen beyefendi değil.
hesabınızı kim öderse ödesin, umurumda değil.
'hanımefendi' diye bir kavram vardı.
her iki cinse mensup kişi kendi rol modellerine uygun hareket ederdi.
kapıdan girerken erkek, kapıyı açar hanımefendiye yol verirdi.
masaya oturulacağı zaman, erkek hanımefendinin sandalyesini geri çeker ve hanımefendi oturma hareketini yaparken, sandalyeyi ileri sürüp ; oturmasına yardımcı olurdu.
centilmen beyefendiler takım elbise, beyaz gömlek ve kravatlı olurlardı.
hanımefendiler, tayyör veya döpiyes denilen ; etek, ceket takım elbise ve bluz giyerlerdi. isterlerse fular ile aksesuarlarını tamamlarlardı.
ve hesabı kesinlikle centilmen beyefendiler öderdi.
bir hanım efendi sigara içeceği zaman erkekler mutlaka hanımefendinin sigarasını yakarlardı.
şimdi bu açılan başlığa bakınca gülüyorum.
insanlar ne hale geldiler diye gördükçe üzülüyorum.
şimdiki kadınların çoğu hanımefendi değil ; şimdiki erkeklerin çoğu centilmen beyefendi değil.
hesabınızı kim öderse ödesin, umurumda değil.
devamını gör...
düşünüyorum öyleyse entry gireyim
en büyük erdemin düşünmek olduğunu bilen ve düşüncelerini sözlüğe yazmaya karar veren birinin lafıdır.
devamını gör...
geceye bir şarkı sözü bırak
“aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına
türkü olmuşsun, umudummuşsun
sevdama yarınlarıma”
yeni türkü’den dinlemek isterseniz buyursunlar efenim
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına
türkü olmuşsun, umudummuşsun
sevdama yarınlarıma”
yeni türkü’den dinlemek isterseniz buyursunlar efenim
devamını gör...
cemaat yurtları araştırılsın önergesinin reddedilmesi
hdp grubu'nun, tarikat veya cemaatlerin kontrolündeki özel yurtlarda yaşanan sorunların araştırılmasına yönelik önergesini bilin bakalım hangi partiler reddetmiş??? akp ve mhp oy reddedildi! hdp’li değilim, hiçbir zaman bu partiye oy atmam ama önerge sağlam. lakin hdp değil bir başka parti bu önergeyi sunsaydı yine reddederlerdi çünkü bunlar faydalı işlere çomak sokma konusunda gerçekten ustalar. ya da yaraları var gocunuyorlar bilinmez…
bireysel emeklilik sistemi ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı kanun teklifinin görüşüldüğü tbmm genel kurulu'nda, hdp grubu tarafından öğrencilerin kaldığı yurtlara ilişkin araştırma önergesi verildi.
hdp grup başkan vekilleri meral danış beştaş ve saruhan oluç'un, sunduğu önergede tarikat veya cemaat kontrolündeki özel yurtlar ve kamu yurtlarında yaşanan sorunların, baskıların, tacizlerin, ölümlerin, saldırıların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için meclis araştırması açılması talep edildi.
chp ve iyi parti milletvekilleri önergeye destek verirken akp ve mhp milletvekillerinin oylarıyla önerge reddedildi.
geçtiğimiz aralık ayının başında antalya ilim ve kültür derneği'ne ait bir öğrenci yurdunda kalan akdeniz üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümü öğrencisi mehmet sami tuğrul, yurtta aşçı olarak çalışan ihsan güney tarafından vahşice katledilmişti.
18 yaşındaki gencin ölümü türkiye'yi sarsarken baba halil tuğrul'un cemaati savunması tepkiyle karşılanmıştı.
kısa bir süre önce ise elazığ fırat üniversitesi tıp fakültesi öğrencisi enes kara, ailesi ve kaldığı nur cemaati evinde uğradığı baskılara dayanamayarak yaşamına son vermişti.
kaynak; onedio.com/haber/cemaat-yur...
bireysel emeklilik sistemi ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı kanun teklifinin görüşüldüğü tbmm genel kurulu'nda, hdp grubu tarafından öğrencilerin kaldığı yurtlara ilişkin araştırma önergesi verildi.
hdp grup başkan vekilleri meral danış beştaş ve saruhan oluç'un, sunduğu önergede tarikat veya cemaat kontrolündeki özel yurtlar ve kamu yurtlarında yaşanan sorunların, baskıların, tacizlerin, ölümlerin, saldırıların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için meclis araştırması açılması talep edildi.
chp ve iyi parti milletvekilleri önergeye destek verirken akp ve mhp milletvekillerinin oylarıyla önerge reddedildi.
geçtiğimiz aralık ayının başında antalya ilim ve kültür derneği'ne ait bir öğrenci yurdunda kalan akdeniz üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümü öğrencisi mehmet sami tuğrul, yurtta aşçı olarak çalışan ihsan güney tarafından vahşice katledilmişti.
18 yaşındaki gencin ölümü türkiye'yi sarsarken baba halil tuğrul'un cemaati savunması tepkiyle karşılanmıştı.
kısa bir süre önce ise elazığ fırat üniversitesi tıp fakültesi öğrencisi enes kara, ailesi ve kaldığı nur cemaati evinde uğradığı baskılara dayanamayarak yaşamına son vermişti.
kaynak; onedio.com/haber/cemaat-yur...
devamını gör...
başarısız yemek yapma anısı
yedi yaşındayım kabartma tozunun arkasındaki tarif ile üzümlü kek yapmayı kafaya koydum. annem komşuya gidince fırsat bu fırsat deyip keki yapmak icin mutfaga seğirttim.
tarifte cimrilikten bir su bardagi üzüm yazmışlar. 'cimriliğin alemi yok' deyip üç şu bardağı üzümu kekime koydum. ardindan fırına verdim. o ara babam geldi. nasil gururluyum anlatamam.
kek görünürde pişti ve fırından çıkardı babam. mis gibi de kokuyor. yanina çay da demledi. keki bir kesti ki altı trileçe, üstü kek.
meğer cömertlik o kadar da iyi bir şey değilmiş. asıl sorun üzümler kuru üzüm olmalıymış. ben yaş üzüm koymuştum, onlarda pistikce şişmişler ve keke sularını salmışlar.
yine de babam yemişti o keki.*
tarifte cimrilikten bir su bardagi üzüm yazmışlar. 'cimriliğin alemi yok' deyip üç şu bardağı üzümu kekime koydum. ardindan fırına verdim. o ara babam geldi. nasil gururluyum anlatamam.
kek görünürde pişti ve fırından çıkardı babam. mis gibi de kokuyor. yanina çay da demledi. keki bir kesti ki altı trileçe, üstü kek.
meğer cömertlik o kadar da iyi bir şey değilmiş. asıl sorun üzümler kuru üzüm olmalıymış. ben yaş üzüm koymuştum, onlarda pistikce şişmişler ve keke sularını salmışlar.
yine de babam yemişti o keki.*
devamını gör...
okuyacağın kitabın ideal sayfa sayısı
aslında sayfa sayısı sınırlamam yok. yeter ki kitap beni sürüklesin, sıkmasın. ama bazı kitaplar var, hani böyle gereksiz yere uzatılan diziler gibi (dark gibi), konuyu gereksiz yere uzatıyorlar. ha işte efendim onlardan haz etmiyorum.
şu an okuduğum kitap 800 sayfa, ben 500 sayfasını oluyabildim. ama bir sayfası boş olmaz mı bir kitabın? her sayfası dolu dolu. 2000 sayfa olsun yine okurum böyle kitapları.
şu an okuduğum kitap 800 sayfa, ben 500 sayfasını oluyabildim. ama bir sayfası boş olmaz mı bir kitabın? her sayfası dolu dolu. 2000 sayfa olsun yine okurum böyle kitapları.
devamını gör...
yazarların en ünlü etkileşimi
babamın kızı olmam galiba bhhbjn
devamını gör...
normal sözlük şikayet hattı
1. başlık falso. böyle başlık açılmaz. olması gereken ilgili girinin kafa sözlük moderasyonu ya da kafa sözlük başlıklarına yazılmasıydı.
2. giride tam 3 tane yazım yanlışı, 2 anlatım bozukluğu, 8 noktalama yanlışı var.* genel anlamda paragraf herhangi bir bütünlük teşkil etmiyor. herhalde bir ilkokul öğrencisi düşüncelerini yazıya dökmek konusunda daha başarılı olabilirdi. böyle yazı da yazılmaz.
3. işbu giri de dahil olmak üzere böyle bir başlık, doğası gereği sözlük formatına uygun tanım içeremez. zira başlı başına yanlış.
"kafa sözlük", ismiyle müsemma, bir interaktif sözlük. ve bir zamanlar çok popüler olan formatsız sözlüklerin aksine bir kurallar dizisi de söz konusu. aksini isteyen insanlar için inci sözlük gibi opsiyonlar hala açık. değerli yazara bu tür platformları öneriyorum. ayrıca ne yalan söyleyeyim ben moderatör olsam; şu başlığı komple siler, yazarı da çaylak ederdim. profilini henüz incelemedim ama olayı tam anlamamış olsa gerek herhalde.
2. giride tam 3 tane yazım yanlışı, 2 anlatım bozukluğu, 8 noktalama yanlışı var.* genel anlamda paragraf herhangi bir bütünlük teşkil etmiyor. herhalde bir ilkokul öğrencisi düşüncelerini yazıya dökmek konusunda daha başarılı olabilirdi. böyle yazı da yazılmaz.
3. işbu giri de dahil olmak üzere böyle bir başlık, doğası gereği sözlük formatına uygun tanım içeremez. zira başlı başına yanlış.
"kafa sözlük", ismiyle müsemma, bir interaktif sözlük. ve bir zamanlar çok popüler olan formatsız sözlüklerin aksine bir kurallar dizisi de söz konusu. aksini isteyen insanlar için inci sözlük gibi opsiyonlar hala açık. değerli yazara bu tür platformları öneriyorum. ayrıca ne yalan söyleyeyim ben moderatör olsam; şu başlığı komple siler, yazarı da çaylak ederdim. profilini henüz incelemedim ama olayı tam anlamamış olsa gerek herhalde.
devamını gör...
turistlere kısıtlama olmaması
türkiye'de bir alman, bir fransız bi de türk denize girmişler.
türk'e ceza kesmişler.
türk'e ceza kesmişler.
devamını gör...
ağlatan kitap alıntıları
..."öp beni yine, gözlerini de gösterme! bana yaptıklarını bağışlıyorum. ben kendi katilimi seviyorum; ama seninkini, onu nasıl sevebilirim!"
sustular, yüz yüzeydiler, gözyaşları birbirine karışıyordu...*
-uğultulu tepeler.
sustular, yüz yüzeydiler, gözyaşları birbirine karışıyordu...*
-uğultulu tepeler.
devamını gör...
popülaritesini hak eden filmler
açlık oyunları.
devamını gör...
kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
anayasal düzene aykırıdır zira türkiye cumhuriyeti'nin resmi dili türkçe'dir.
baskıcı zihniyet hiçbir zaman kazandırıcı olmaz eyvallah ama bu, ülkenin üniter bütünlüğünü de bozma hakkını kimseye vermez.
baskıcı zihniyet hiçbir zaman kazandırıcı olmaz eyvallah ama bu, ülkenin üniter bütünlüğünü de bozma hakkını kimseye vermez.
devamını gör...
dengbej
kürt sözlü edebiyatını ezgili bir şekilde icra eden ses sanatçısı.
dengbej kelime olarak 'ses söyleyen' manasına gelir. bu sanatçılar, enstrümansız* bir şekilde tarihi olayları, aşkları, kısacası yaşanmışlıkları anlatıp, aktarır kuşaktan kuşağa.
yaşar kemal de bir ada hikayesi ve ağrı dağı efsanesi gibi eserlerinde bu sanatı icra edenlerden epey bahseder.
bu geleneği sürdüren sanatçıları otantik bir ortamda canlı dinlemek, dinlerken ücretsiz kaçak çay içmek isterseniz, diyarbakır'daki dengbej evi'ni ziyaret edebilirsiniz. * tarihteki bilinen meşhur dengbejlerin bazıları şunlardır:
şakiro
mehmed arif cizrevi
karapetê xaço
dengbej kelime olarak 'ses söyleyen' manasına gelir. bu sanatçılar, enstrümansız* bir şekilde tarihi olayları, aşkları, kısacası yaşanmışlıkları anlatıp, aktarır kuşaktan kuşağa.
yaşar kemal de bir ada hikayesi ve ağrı dağı efsanesi gibi eserlerinde bu sanatı icra edenlerden epey bahseder.
bu geleneği sürdüren sanatçıları otantik bir ortamda canlı dinlemek, dinlerken ücretsiz kaçak çay içmek isterseniz, diyarbakır'daki dengbej evi'ni ziyaret edebilirsiniz. * tarihteki bilinen meşhur dengbejlerin bazıları şunlardır:
şakiro
mehmed arif cizrevi
karapetê xaço
devamını gör...
para kazanılan en saçma eylem
yanlışlıkla düğün konvoyundan kazanmıştım. adamlar yanimda durup para vermişti.*
devamını gör...
asker zoruyla evlere girip aşı yapılsın
aşı olmayanları gaz odasında yakmalıyız kesin çözüm olarak.
devamını gör...
yeni neslin tüm bilgilere çabucak ulaşabilmesi
büyük tembellik yaratan durumdur aynı zamanda. emeği değersizleştirerek bilgiyi de değersizleştirir. soruyorum, bir ingilizce kelimeyi google translate sayesinde 3 saniyede öğrenirseniz mi daha kalıcı olur yoksa bir sözlüğü kurcalayıp bulup anlamını okuyarak mı? cevabı hepimiz biliyoruz.
devamını gör...
istanbul'un işgali
ihtilaf devletlerinin mondros ateşkes anlaşmasına dayanarak 13 kasım 1918 tarihinde savaş gemileri ile istanbul boğazına gelmesi ve şehirdeki bazı noktaları tutması ile fiilen başlayan işgaldir.
istanbul'u tümden işgal ise 16 mart 1920 sabahın ilk ışıkları ile ingilizlerin, şehzadebaşında bulunan kafkas fırkası binasına düzenledikleri baskın ile başlamıştı.

baskın sırasında şehit olan askerimiz.
fransız temsilcisi m.ledoux, vahideddin’i ziyaret edip istanbul’un işgal edileceğini bildirmiş, ingiliz yetkili andrew ryan ise sadrazam salih paşa’yı ziyaret edip, üç itilâf devleti adına hazırlanmış olan işgalin gerekçesini bildiren notayı takdim etmişti. daha sonra bir çok kilit nokta ile birlikte meclis-i mebusan da basılmış vekillerin birçoğu tutuklanmış bazıları ise anadoluya geçebilmiştir.

işgal yıllarında istiklal caddesi
nazım hikmetin istanbulun işgal yıllarında ağa cami için yazdığı hüzünlü dizeler,
“havsalam almıyordu bu hazin hali önce
ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce
dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
allah’ımın ismini daha çok candan andım…”
mustafa kemal önderliğinde, cefakar halkımızın gayreti ile kazanılan kurtuluş savaşının ardından cumhuriyetin ilanına 25 gün kala 04 ekim 1923 yılında işgal sona ermiştir.
sonuç: geldikleri gibi gittiler.
istanbul'u tümden işgal ise 16 mart 1920 sabahın ilk ışıkları ile ingilizlerin, şehzadebaşında bulunan kafkas fırkası binasına düzenledikleri baskın ile başlamıştı.
baskın sırasında şehit olan askerimiz.
fransız temsilcisi m.ledoux, vahideddin’i ziyaret edip istanbul’un işgal edileceğini bildirmiş, ingiliz yetkili andrew ryan ise sadrazam salih paşa’yı ziyaret edip, üç itilâf devleti adına hazırlanmış olan işgalin gerekçesini bildiren notayı takdim etmişti. daha sonra bir çok kilit nokta ile birlikte meclis-i mebusan da basılmış vekillerin birçoğu tutuklanmış bazıları ise anadoluya geçebilmiştir.

işgal yıllarında istiklal caddesi
nazım hikmetin istanbulun işgal yıllarında ağa cami için yazdığı hüzünlü dizeler,
“havsalam almıyordu bu hazin hali önce
ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce
dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
allah’ımın ismini daha çok candan andım…”
mustafa kemal önderliğinde, cefakar halkımızın gayreti ile kazanılan kurtuluş savaşının ardından cumhuriyetin ilanına 25 gün kala 04 ekim 1923 yılında işgal sona ermiştir.
sonuç: geldikleri gibi gittiler.
devamını gör...
normal sözlük'te zengin olmak
karma puanla olabilecek olan. burda para geçmez!
devamını gör...
hoşlanılan kadının insan çıkması
keşke hoşlandığımız erkekler de "insan" çıksa dedirten başlık...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
buradan soğudum, hoslandigimi sandığım insandan soğudum, eski sevgilimden yana amaçsızca ümit beslemeyi bıraktım. ağlamayı bıraktım, bununla beraber gülmeyi de bıraktım.
her şeyi bir birakmislik, salmislik halinde yaşıyorum hayatı. okuduğum bölümden yana memnuniyetsizligim iyice artı. akrabalarıma karşı olan igrenme duygum da arttı. artık evliliğe karşı eskisi kadar önyargılı değilim. bununla beraber kendini tanıtırken maddi gücünden başlayarak tanıtan erkeklerden dolayi bir parcam hala soğuk yaklaşıyor.
belirsizlikten nefret ediyorum. tam anlamıyla netlik diye bir şeyin de olmadığını düşünüyorum. bu ara kalbim ağrıyor, gogsumun tam altı sıkışıp duruyor, nefes aldıkça da ağrısı artıp bir bıçak gibi saplaniyor. belki bu kadar çok dusunmeyi birakmaliyim, belki de bir doktora görünmeliyim.
ülkenin ekonomisinden de, yönetiminden de nefret ediyorum. bu iktidar devrilse yerine gelenlerin de aynı hataları farklı biçimde yapacağına dair en ufak bir şüphe taşımadığımdan, bütün bu sistemin kendisinden nefret ediyorum.
şiir bana eskisi kadar huzur vermiyor. bu da moralimi bozuyor. sinema konusunda bir an önce harekete geçmeliyim. resim yapmak pek de iyi cizemedigim halde huzur veriyor. yakında spora başlayacağım. galiba kendimi değerli hissetmeye ihtiyacım var. gözümde birçok şeyin artık bir değeri yok. sadece kişisel bakım yapmak hoşuma gidiyor.
bir hediye verdiğimde "ay niye zahmet ettin, ne gerek vardı?" diyen insanlardan nefret ediyorum. çünkü bunlar en temelinde iki argümanı içeriyor:
1) ben sana yapmazdım, ama sen yapınca şimdi benim de yapmma lazım, beni mühlet altına sokuyorsun.
2) kimse karşılıksız olarak kimseye bir şey yapmaz düşüncesi.
bu tip bir tavırla karşılaştığımda o insandan büyük bir hızla soğuyor ve birkaç dakikalığına nefret ediyorum. sonra nefret diniyor ama o insanın gözümde bir değeri kalmıyor. adeta o insanı sevesim kaçıyor.
çünkü ben bir insanın kendine verdiği değeri ve başkalarıyla olan -deger- ilişkisini anlamak için: ona hediye vermenin, değer göstermenin (onu sevenin) ve ona özgürlük bahşetmeninen mükemmel bir yöntem olduğunu düşünürüm.
bu boştan dünyadan nefret ettim. gerçi nefret de değil; bir bıkkınlık, bir bezginlik, bir iğrenme hâli benimkisi. artık bazı şeyleri midem almıyor. bazı şeyleri ne kabul edebiliyor ne de sindirebiliyorum.
her şeyi bir birakmislik, salmislik halinde yaşıyorum hayatı. okuduğum bölümden yana memnuniyetsizligim iyice artı. akrabalarıma karşı olan igrenme duygum da arttı. artık evliliğe karşı eskisi kadar önyargılı değilim. bununla beraber kendini tanıtırken maddi gücünden başlayarak tanıtan erkeklerden dolayi bir parcam hala soğuk yaklaşıyor.
belirsizlikten nefret ediyorum. tam anlamıyla netlik diye bir şeyin de olmadığını düşünüyorum. bu ara kalbim ağrıyor, gogsumun tam altı sıkışıp duruyor, nefes aldıkça da ağrısı artıp bir bıçak gibi saplaniyor. belki bu kadar çok dusunmeyi birakmaliyim, belki de bir doktora görünmeliyim.
ülkenin ekonomisinden de, yönetiminden de nefret ediyorum. bu iktidar devrilse yerine gelenlerin de aynı hataları farklı biçimde yapacağına dair en ufak bir şüphe taşımadığımdan, bütün bu sistemin kendisinden nefret ediyorum.
şiir bana eskisi kadar huzur vermiyor. bu da moralimi bozuyor. sinema konusunda bir an önce harekete geçmeliyim. resim yapmak pek de iyi cizemedigim halde huzur veriyor. yakında spora başlayacağım. galiba kendimi değerli hissetmeye ihtiyacım var. gözümde birçok şeyin artık bir değeri yok. sadece kişisel bakım yapmak hoşuma gidiyor.
bir hediye verdiğimde "ay niye zahmet ettin, ne gerek vardı?" diyen insanlardan nefret ediyorum. çünkü bunlar en temelinde iki argümanı içeriyor:
1) ben sana yapmazdım, ama sen yapınca şimdi benim de yapmma lazım, beni mühlet altına sokuyorsun.
2) kimse karşılıksız olarak kimseye bir şey yapmaz düşüncesi.
bu tip bir tavırla karşılaştığımda o insandan büyük bir hızla soğuyor ve birkaç dakikalığına nefret ediyorum. sonra nefret diniyor ama o insanın gözümde bir değeri kalmıyor. adeta o insanı sevesim kaçıyor.
çünkü ben bir insanın kendine verdiği değeri ve başkalarıyla olan -deger- ilişkisini anlamak için: ona hediye vermenin, değer göstermenin (onu sevenin) ve ona özgürlük bahşetmeninen mükemmel bir yöntem olduğunu düşünürüm.
bu boştan dünyadan nefret ettim. gerçi nefret de değil; bir bıkkınlık, bir bezginlik, bir iğrenme hâli benimkisi. artık bazı şeyleri midem almıyor. bazı şeyleri ne kabul edebiliyor ne de sindirebiliyorum.
devamını gör...