bir şiirin tamamını anlatan tek mısrası
"seni seviyorum aysel, git başımdan!"
devamını gör...
eratosthenes
iskenderiye kütüphanesi'nin baş kütüphanecisi.
yaklaşık %15'lik bir sapmayla dünyanın çevresini ölçen ilk kişidir.
dünyanın çevresinin bugün bilinen doğru ölçüsü: 40.075 km.
eratosthenes'in ölçüsü: 46.250 km.
iskenderiye kütüphanesi dönemin tartışmasız bilim yuvasıydı. bilim insanları ve öğrencilerle dolup taşan iskenderiye kütüphanesi'nde sohbet sırasında bir şey öğrenir eratosthenes, siyene şehrinde bir kuyu her 21 haziran günü dibine kadar güneş alarak aydınlanıyordur.
güneş ışınları iskenderiye ve siyene'ye aynı düşmüyordu, eratosthenes biliyordu ki bu dünyanın yapısından kaynaklıydı.
bir 21 haziran günü, güneş tam tepe noktasındayken iskenderiye’de yere bir çubuk dikti ve güneş ışınlarının çubuğa tam dik ulaşmadığını, yerde 7 derecelik bir gölge oluşturduğunu gördü. dünyayı bir daire olarak düşünüyordu. iskenderiye ile siyene arasındaki mesafenin dünyanın merkez noktasında da 7 derecelik bir açı oluşturması gerektiğini düşündü böylelikle.
bir dairenin toplam açısı 360 derece olduğuna göre 7 derecelik bir açı 50 de 1'lik bir parça demekti.
kendine bir yardımcı ayarladı ve iskenderiye ile siyene arasındaki uzaklığı ölçtürdü. bunu adım hesabı yaptı. adımları stada çevirdi. 1 stad yaklaşık 185 metre gelmekteydi. iskenderiye ve siyene arası 5.000 stad geliyordu. 5.000 stadı 50 ile çarparak, dünyanın çevresinin 250.000 stad olduğunu hesapladı.
eratosthenes, dünyanın çevresinin uzunluğunu 2 bin küsur yıl önce, bugün bilinen ve doğru olandan %15'lik bir sapmayla bulmuştu...
yaklaşık %15'lik bir sapmayla dünyanın çevresini ölçen ilk kişidir.
dünyanın çevresinin bugün bilinen doğru ölçüsü: 40.075 km.
eratosthenes'in ölçüsü: 46.250 km.
iskenderiye kütüphanesi dönemin tartışmasız bilim yuvasıydı. bilim insanları ve öğrencilerle dolup taşan iskenderiye kütüphanesi'nde sohbet sırasında bir şey öğrenir eratosthenes, siyene şehrinde bir kuyu her 21 haziran günü dibine kadar güneş alarak aydınlanıyordur.
güneş ışınları iskenderiye ve siyene'ye aynı düşmüyordu, eratosthenes biliyordu ki bu dünyanın yapısından kaynaklıydı.
bir 21 haziran günü, güneş tam tepe noktasındayken iskenderiye’de yere bir çubuk dikti ve güneş ışınlarının çubuğa tam dik ulaşmadığını, yerde 7 derecelik bir gölge oluşturduğunu gördü. dünyayı bir daire olarak düşünüyordu. iskenderiye ile siyene arasındaki mesafenin dünyanın merkez noktasında da 7 derecelik bir açı oluşturması gerektiğini düşündü böylelikle.
bir dairenin toplam açısı 360 derece olduğuna göre 7 derecelik bir açı 50 de 1'lik bir parça demekti.
kendine bir yardımcı ayarladı ve iskenderiye ile siyene arasındaki uzaklığı ölçtürdü. bunu adım hesabı yaptı. adımları stada çevirdi. 1 stad yaklaşık 185 metre gelmekteydi. iskenderiye ve siyene arası 5.000 stad geliyordu. 5.000 stadı 50 ile çarparak, dünyanın çevresinin 250.000 stad olduğunu hesapladı.
eratosthenes, dünyanın çevresinin uzunluğunu 2 bin küsur yıl önce, bugün bilinen ve doğru olandan %15'lik bir sapmayla bulmuştu...
devamını gör...
burun estetiğinin aşırı yaygınlaşması
kişinin burnuyla alakalı nefes alma problemi varsa veya görüntüsü ruh sağlığını ve özgüveninini etkiliyorsa söyleyebileceğim bir şey yok. asıl sıkıntı burnunun görüntüsü nedeniyle kişinin özgüveninin zedelenmesine neden olan kişiler ve de toplumun dayattığı güzellik algısıdır.
edit: bir keresinde kaş liftingi ( kaş ve kirpiklerin yukarı taranarak sabitlenmesi) yaptırmıştım. aynaya baktığımda artık ben eski ben değilim diye eski haline dönene kadar bir buhran dönem yaşamıştım. eğer bir sağlık probleminiz yoksa tavsiye etmiyorum. hepiniz biriciksiniz, kimseye benzemeye ihtiyacınız yok.
edit: bir keresinde kaş liftingi ( kaş ve kirpiklerin yukarı taranarak sabitlenmesi) yaptırmıştım. aynaya baktığımda artık ben eski ben değilim diye eski haline dönene kadar bir buhran dönem yaşamıştım. eğer bir sağlık probleminiz yoksa tavsiye etmiyorum. hepiniz biriciksiniz, kimseye benzemeye ihtiyacınız yok.
devamını gör...
filmlerde oyuncularla özdeşleşen objeler
devamını gör...
beğeni almayıp sürekli yazan yazar
fikirlerini ve düşüncelerini beğeniye göre şekillendirmeyen takdir edilesi yazardır.
devamını gör...
netflix'e bir geribildirim bırak
her 3 diziden ikisinin konusu aynı ya da çok benzer olmaya başladı sıkılıyorum izlerken. tekrara düşüyorsun karşim dikkatli ol.
devamını gör...
sicilya savunması
satrançta e4-c5 olarak yapılan çok keskin bir açılıştır. şu an the queen's gambet dizisini izleyenler ya da satranç oynayanlar bunu mutlaka bilir. çok sert bir açılış olmasıyla ünlü olup ufak bir hata veya dikkatsizlikte karşı tarafı aniden yenebilirsiniz. eğer rakibiniz sicilya savunması ile oyunu başlatmışsa dikkat edin derim çarpılabilirsiniz.
aşağıda ilgili videoyu izlemenizi tavsiye ederim:
sicilya savunması
aşağıda ilgili videoyu izlemenizi tavsiye ederim:
sicilya savunması
devamını gör...
çocuklara yanaşmaya korkar olmak
artık ne çocuk sevebiliyoruz, ne yanlarına yanaşabiliyoruz. dokunsan taciz etti oluyor, yanaşsan kaçıracaklar diye korkuyorlar. anne babalar haksız değiller tabiki, şartlar onları bu hale getirdi. sebep olanların allah belasını versin.
devamını gör...
evrenin toplamının sıfır olması durumu
evet, evrenin toplamı sıfır etmektedir. peki hiçbir şey yerine neden bir şeyler vardır?
atomun %99.99'unun boş olduğu düşünülünce, ne de doğru söylemiş, hayyam.
"ey kör! bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
şu durmadan kurulup dağılan evrende
bir nefestir alacağın, o da boştur boş!"
atomun %99.99'unun boş olduğu düşünülünce, ne de doğru söylemiş, hayyam.
"ey kör! bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
şu durmadan kurulup dağılan evrende
bir nefestir alacağın, o da boştur boş!"
devamını gör...
beğeni almayıp sürekli yazan yazar
bazı insanlar dertleşmek, paylaşmak, içini dökmek amacıyla yazar.
yanında, yakınında kimsesi, o an için yoksa yazmak da bir nevi ruhu rahatlatmaya yönelik çare olabiliyor.
dolayısıyla insanlar beğenilmek veya etkileşim için değil de yüreğini soğutmak için de yazmak istiyorlar.
yüreği güzel, yazdıkları güzel insanlara selam olsun.
yanında, yakınında kimsesi, o an için yoksa yazmak da bir nevi ruhu rahatlatmaya yönelik çare olabiliyor.
dolayısıyla insanlar beğenilmek veya etkileşim için değil de yüreğini soğutmak için de yazmak istiyorlar.
yüreği güzel, yazdıkları güzel insanlara selam olsun.
devamını gör...
ölümcül hastalık umutsuzluk
mahlassızım nickli yazarımızın ukdesidir. kendisinin kafa izninde olduğunu görmek üzücü.
hemen dolduralım:
varoluşçuluğun babası, søren kierkegaard'ın eseridir.
"kierkegaard’a göre umutsuzluk evrenseldir, çünkü insan sonluluktan sonsuzluğa geçişi umutsuzluk yoluyla gerçekleştirir. umutsuzluk kaçınılmazdır, onu bir an olsun yabana atamayız. benliğin iflah olmaz hastalıklarına karşılık umut üzerine topyekûn iyimser bir felsefe geliştirmek ruhumuza yapılabilecek en ağır saldırılardan biridir. bir mustarip kötü bir teselliyle avutulabilir mi? umut üzerine gerekli-gereksiz sarfedilen sözler ölümcül bir hastanın yanında yapılan gaflara benzeyecektir ve pek az teskin edicidir! oysa umudunu sonuna kadar tüketmiş bir ruh hali gerçeği kavramak adına daha doğru bir adım atmış olur. umutsuzluk kaçınılmazdır, insanın karşıtların bir sentezi olmasının, daha doğrusu diyalektik bir varlık oluşunun gereğidir. sonlu varlığı ile sonsuz varlığı arasına sıkışan insan “kendi olma” sürecini umutsuzluk içinde yaşar.
kierkegaard için umutsuzluk ölümcül hastalıktır. “bu hastalıktan ölünmesinden veya bu hastalığın fiziksel ölümle sona ermesinden çok, bu hastalığın işkencesi, can çekişen ama ölemeden ölümle savaşan kişi gibi ölememektedir, sürekli bir can çekişme hali içindedir.” “ölümcül hastalık dar anlamda kendisinden sonra hiçbir şey bırakmadan ölüme giden bir hastalık demektir. ve umutsuzluk budur.” umutsuzluğun özü yaşamın hiçbir şey olmamasıdır.
kierkegaard bir dinin çerçevesi içinde yapıtlar üretmesine karşılık aynı zamanda insanoğlunun en temel sorunlarını ortaya koyar. kierkegaard birden ve doğrudan varoluş gizeminin içine dalar. hegel’de en üst noktasına ulaşan akıl ve sistem felsefesine karşı bireyin varoluşunun akıldışılığını, paradoksunu açığa serer."
kaynak
hemen dolduralım:
varoluşçuluğun babası, søren kierkegaard'ın eseridir.
"kierkegaard’a göre umutsuzluk evrenseldir, çünkü insan sonluluktan sonsuzluğa geçişi umutsuzluk yoluyla gerçekleştirir. umutsuzluk kaçınılmazdır, onu bir an olsun yabana atamayız. benliğin iflah olmaz hastalıklarına karşılık umut üzerine topyekûn iyimser bir felsefe geliştirmek ruhumuza yapılabilecek en ağır saldırılardan biridir. bir mustarip kötü bir teselliyle avutulabilir mi? umut üzerine gerekli-gereksiz sarfedilen sözler ölümcül bir hastanın yanında yapılan gaflara benzeyecektir ve pek az teskin edicidir! oysa umudunu sonuna kadar tüketmiş bir ruh hali gerçeği kavramak adına daha doğru bir adım atmış olur. umutsuzluk kaçınılmazdır, insanın karşıtların bir sentezi olmasının, daha doğrusu diyalektik bir varlık oluşunun gereğidir. sonlu varlığı ile sonsuz varlığı arasına sıkışan insan “kendi olma” sürecini umutsuzluk içinde yaşar.
kierkegaard için umutsuzluk ölümcül hastalıktır. “bu hastalıktan ölünmesinden veya bu hastalığın fiziksel ölümle sona ermesinden çok, bu hastalığın işkencesi, can çekişen ama ölemeden ölümle savaşan kişi gibi ölememektedir, sürekli bir can çekişme hali içindedir.” “ölümcül hastalık dar anlamda kendisinden sonra hiçbir şey bırakmadan ölüme giden bir hastalık demektir. ve umutsuzluk budur.” umutsuzluğun özü yaşamın hiçbir şey olmamasıdır.
kierkegaard bir dinin çerçevesi içinde yapıtlar üretmesine karşılık aynı zamanda insanoğlunun en temel sorunlarını ortaya koyar. kierkegaard birden ve doğrudan varoluş gizeminin içine dalar. hegel’de en üst noktasına ulaşan akıl ve sistem felsefesine karşı bireyin varoluşunun akıldışılığını, paradoksunu açığa serer."
kaynak
devamını gör...
yıldız
parlak gök cismi. dikkat edin, "parlaklık" önemli. çünkü şu an evrende bir tane bile ışıksız yıldız bulunmuyor. çünkü evrende bir tane bile yıldız eceliyle ölmedi. yıldızların, milyarlarca yıl ömürleri vardır. kendilerine can veren şey hidrojendir. yıldızın kütlesi ne kadar çoksa, o kadar çok parlar ve bu da yıldızın hidrojeninin daha hızlı tükenmesine sebep olur. hidrojen tükenince, hidrojenle bütünleşmiş helyum devreye girer. bu sefer yıldız helyum sayesinde hayata tutunur. helyum yıldızı daha da parlaklaştırır ve yıldız genişlemeye başlar. yıldızın ömrü bitmeye başlar ve yıldız kırmızı dev'e dönüşür.

artık güneş bile yıldızın yanında halt ediyordur. kırmızı dev'e dönüşen yıldız daha ölmemiştir. fakat enerji üretimi durmuştur. büyüklüğü sebebiyle içe çöker. fakat kırmızı dev yine ölmemiştir, tekrar enerji üretir. tekrar enerji biter, tekrar üretir, bir daha, bir daha, bir daha.... fakat bu aşamada yıldız zonklar.

yani yıldız parlar, şişmeye başlar ve büzüşme sürecine girer. artık yıldız kâh genişler, kâh küçülür. fakat yıldızdaki fazla aşırı olan enerji, yıldızı daha da genişletir. hatta 100milyon km hatta daha çok genişleyebilir. fakat bir aksilik vardır; yıldızın zonklaması sürecinde yıldızın bazı bölgeleri kopmaya başlar. fakat enerji artmaktadır, artar, artar, artar..artık inanılmaz derecede, düşünemeyeceğiniz kadar çok, inanılmaz bir enerji vardır yıldızda. tehlike o kadar büyüktür ki, yıldız ölebilir. artık yıldız aşırı derecede fazla genişlemektedir. ve enerji had safhadadır, yıldız muazzam derecede parlar. yıldız artık aşırı büyüktür, tek parça halinde duramayacak kadar inanılmaz büyüklüğe sahiptir. yıldızın bazı bölgeleri yavaşça kopmaya başlar. ve kopma işlemi daha da hızlanır. helyum karbona dönüşerek tükenir. karbon da oksijene falan dönüşür. ve enerji üretimi daha da hızlanır. kırmızı dev yıldız, güneşten çok daha büyüktür. ve yıldızın birkaç tane güneşten bile daha ağır olacak ağırlıktaki kısımları yıldızdan ayrılır. kırmızı dev hâlâ güneşten çok daha büyüktür, ama eski haline nispeten çok daha az büyüktür. kırmızı devi ayakta tutan yakıtlar bitmiştir artık. hayır ölmedi, artık yıldızımız, kırmızı dev değil, gezegenimsi bulutsu'ya dönüşmüştür.

kırmızı dev, bu hale, dışının tamamen kopup uzay boşluğuna dağılmasıyla gelmiştir. fakat yukarıdaki resimden de göreceğiniz üzere, bulutsunun ortasında bir yıldız vardır. o yıldızın bulutsunun ortasında olması bir tesadüf değildir. bu kırmızı devden geriye kalan yıldızdır. fakat bu yıldızın çekirdeğindeki enerji de nerdeyse bitiriyordur. ve bitti.. artık enerji falan da üretilmiyor. ama yıldız hâlâ ölmemiştir. yıldızın çekirdeği ezilerek sıkışma sürecine girer. peki çekirdek ölür mü? hayır. ezilme biter. çünkü bir garip hale gelmiş olan çekirdekte yer alan elektronlar, elektron basıncı kuvveti oluşturur. bu güç sayesinde de çökme durur. fakat yıldızın çekirdeği artık çok sıkışmıştır. genişliği dünya kadar falandır. artık yıldız beyaz bir şekilde parlıyordur, öyle bir parlıyordur ki, muazzam parlıyordur. yıldız çok sıcak olmuştur. fakat bu uzun sürmeyecektir.. yıldız, soğuma sürecine girecektir ve milyarlarca yıl sonra soğuyacaktır. muazzam derecede beyaz ışık saçan bu yıldız, artık bir beyaz cüce'dir..

evet yıldız hâlâ ölmemiştir, milyarlarca yıl soğumayı bekleyecektir. fakat artık önemsizdir, ölmeyi bekliyordur. enerji üretmiyordur ama hâlâ parlıyordur. yukarıda gördüğünüz resimde siyah daireye aldığım şey bir beyaz cüce. fakat milyonlarca yıl sonra, çevresini sarmış bulutsuyu dağıtır ve beyaz cüce uzay boşluğunda yalnız kalır.

peki beyaz cüce nasıl ölecektir? evrenimizde hiçbir beyaz cüce ölmemiştir. hiçbir yıldız, hatta en eski yıldız bile ölmemiştir. yani ecelleriyle hiçbirisi ölmemiştir. beyaz cüce soğuyunca kara cüce'ye dönüşür. yani ölmüş olur. bu evrede yıldızımız artık bir yıldız kalıntısıdır ve ışık bile saçamaz. fakat bu durumun gerçekleşmesi için, tam 13.8 milyar yıl lazımdır! ve belki de evren bile o kadar yaşlı değildir. bu yüzden hiçbir yıldız ölmemiştir. fakat dediğim gibi ölmeleri için milyarlarca yıl lazım, bu kadar süre sonra beyaz cüce soğur, ışık bile saçamaz. bir yıldız kalıntısı haline gelir. kara cüce olur.

artık güneş bile yıldızın yanında halt ediyordur. kırmızı dev'e dönüşen yıldız daha ölmemiştir. fakat enerji üretimi durmuştur. büyüklüğü sebebiyle içe çöker. fakat kırmızı dev yine ölmemiştir, tekrar enerji üretir. tekrar enerji biter, tekrar üretir, bir daha, bir daha, bir daha.... fakat bu aşamada yıldız zonklar.
yani yıldız parlar, şişmeye başlar ve büzüşme sürecine girer. artık yıldız kâh genişler, kâh küçülür. fakat yıldızdaki fazla aşırı olan enerji, yıldızı daha da genişletir. hatta 100milyon km hatta daha çok genişleyebilir. fakat bir aksilik vardır; yıldızın zonklaması sürecinde yıldızın bazı bölgeleri kopmaya başlar. fakat enerji artmaktadır, artar, artar, artar..artık inanılmaz derecede, düşünemeyeceğiniz kadar çok, inanılmaz bir enerji vardır yıldızda. tehlike o kadar büyüktür ki, yıldız ölebilir. artık yıldız aşırı derecede fazla genişlemektedir. ve enerji had safhadadır, yıldız muazzam derecede parlar. yıldız artık aşırı büyüktür, tek parça halinde duramayacak kadar inanılmaz büyüklüğe sahiptir. yıldızın bazı bölgeleri yavaşça kopmaya başlar. ve kopma işlemi daha da hızlanır. helyum karbona dönüşerek tükenir. karbon da oksijene falan dönüşür. ve enerji üretimi daha da hızlanır. kırmızı dev yıldız, güneşten çok daha büyüktür. ve yıldızın birkaç tane güneşten bile daha ağır olacak ağırlıktaki kısımları yıldızdan ayrılır. kırmızı dev hâlâ güneşten çok daha büyüktür, ama eski haline nispeten çok daha az büyüktür. kırmızı devi ayakta tutan yakıtlar bitmiştir artık. hayır ölmedi, artık yıldızımız, kırmızı dev değil, gezegenimsi bulutsu'ya dönüşmüştür.

kırmızı dev, bu hale, dışının tamamen kopup uzay boşluğuna dağılmasıyla gelmiştir. fakat yukarıdaki resimden de göreceğiniz üzere, bulutsunun ortasında bir yıldız vardır. o yıldızın bulutsunun ortasında olması bir tesadüf değildir. bu kırmızı devden geriye kalan yıldızdır. fakat bu yıldızın çekirdeğindeki enerji de nerdeyse bitiriyordur. ve bitti.. artık enerji falan da üretilmiyor. ama yıldız hâlâ ölmemiştir. yıldızın çekirdeği ezilerek sıkışma sürecine girer. peki çekirdek ölür mü? hayır. ezilme biter. çünkü bir garip hale gelmiş olan çekirdekte yer alan elektronlar, elektron basıncı kuvveti oluşturur. bu güç sayesinde de çökme durur. fakat yıldızın çekirdeği artık çok sıkışmıştır. genişliği dünya kadar falandır. artık yıldız beyaz bir şekilde parlıyordur, öyle bir parlıyordur ki, muazzam parlıyordur. yıldız çok sıcak olmuştur. fakat bu uzun sürmeyecektir.. yıldız, soğuma sürecine girecektir ve milyarlarca yıl sonra soğuyacaktır. muazzam derecede beyaz ışık saçan bu yıldız, artık bir beyaz cüce'dir..

evet yıldız hâlâ ölmemiştir, milyarlarca yıl soğumayı bekleyecektir. fakat artık önemsizdir, ölmeyi bekliyordur. enerji üretmiyordur ama hâlâ parlıyordur. yukarıda gördüğünüz resimde siyah daireye aldığım şey bir beyaz cüce. fakat milyonlarca yıl sonra, çevresini sarmış bulutsuyu dağıtır ve beyaz cüce uzay boşluğunda yalnız kalır.

peki beyaz cüce nasıl ölecektir? evrenimizde hiçbir beyaz cüce ölmemiştir. hiçbir yıldız, hatta en eski yıldız bile ölmemiştir. yani ecelleriyle hiçbirisi ölmemiştir. beyaz cüce soğuyunca kara cüce'ye dönüşür. yani ölmüş olur. bu evrede yıldızımız artık bir yıldız kalıntısıdır ve ışık bile saçamaz. fakat bu durumun gerçekleşmesi için, tam 13.8 milyar yıl lazımdır! ve belki de evren bile o kadar yaşlı değildir. bu yüzden hiçbir yıldız ölmemiştir. fakat dediğim gibi ölmeleri için milyarlarca yıl lazım, bu kadar süre sonra beyaz cüce soğur, ışık bile saçamaz. bir yıldız kalıntısı haline gelir. kara cüce olur.
devamını gör...
yeteneksiz olmak
herkes mutlaka bu telkinlerden birine maruz kalmıştır ve kabul etmiştir.
doğduğumuz günden itibaren, herkes birtakım telkinleri bombardımanına maruz kalmıştır, çoğu zaman nasıl karşı çıkacağımız ve ne şekilde tepki vereceğimizi bilemediğimizden. hepsini bilinçsizce kabul ederiz ve onları deneyimlerimiz olarak kabul ederiz.
bazı yanlış telkinlerden bahsedecek olursak örnek olarak şöyle.
-yapamazsın.
-asla başaramayacaksın
-yapmamalısın, başarısız olacaksın, rezil olacaksın
-yanılıyorsun, yanlış biliyorsun
-bir faydası yok
-önemli olan bildiğin değil, kimleri tanıdığın
-ne faydası var kimsenin umurunda değil
-aşk dediğin laftır
-kazanman mümkün dğil
-kimseye güvenemezsin
bu tarz hetero-telkinleri kabul ettiğiniz durumda, bunların gerçeğe dönüşmesi katkıda bulunmuş oluruz. ama insan kendini yetişkin hissedip seçimler yapabiliyor ve kendi başına kararlar alabiliyorsa, yeniden şartlanma terapisi olan yapıcı telkinleri, geçmişte size dayatılan izleri değiştirmek için kullanabilirsiniz.
ilk adım, sizi etkileyen hetero-telkinlerin farkına varmanızdır.
tanım: yeteneksiz insan yoktur, bilinç altında yatan olumsuz telkinlerin zihni kontrol etme sonucu, kendine özgüveni kaybetmesinden ötürü başarı inancını yitirir.
doğduğumuz günden itibaren, herkes birtakım telkinleri bombardımanına maruz kalmıştır, çoğu zaman nasıl karşı çıkacağımız ve ne şekilde tepki vereceğimizi bilemediğimizden. hepsini bilinçsizce kabul ederiz ve onları deneyimlerimiz olarak kabul ederiz.
bazı yanlış telkinlerden bahsedecek olursak örnek olarak şöyle.
-yapamazsın.
-asla başaramayacaksın
-yapmamalısın, başarısız olacaksın, rezil olacaksın
-yanılıyorsun, yanlış biliyorsun
-bir faydası yok
-önemli olan bildiğin değil, kimleri tanıdığın
-ne faydası var kimsenin umurunda değil
-aşk dediğin laftır
-kazanman mümkün dğil
-kimseye güvenemezsin
bu tarz hetero-telkinleri kabul ettiğiniz durumda, bunların gerçeğe dönüşmesi katkıda bulunmuş oluruz. ama insan kendini yetişkin hissedip seçimler yapabiliyor ve kendi başına kararlar alabiliyorsa, yeniden şartlanma terapisi olan yapıcı telkinleri, geçmişte size dayatılan izleri değiştirmek için kullanabilirsiniz.
ilk adım, sizi etkileyen hetero-telkinlerin farkına varmanızdır.
tanım: yeteneksiz insan yoktur, bilinç altında yatan olumsuz telkinlerin zihni kontrol etme sonucu, kendine özgüveni kaybetmesinden ötürü başarı inancını yitirir.
devamını gör...
lgbt
topluma hiçbir yararı olmayan derken ? modern bilgisayarın atası olan evrensel makine'yi icat eden alan turing eşcinsel yahu. şu anda o adam sayesinde hakaret edebiliyorsun. birçok felsefeci, politikacı, bilim adamı var. heyallamya
devamını gör...
atalay kırbancıoğlu
keşfedilmesi gereken birkaç yazardan biri olan yazarımız.
tanımlarını okuyunca beni anlayacağınızdan eminim. iller konusunda oldukça donanımlı. var olsun. *
tanımlarını okuyunca beni anlayacağınızdan eminim. iller konusunda oldukça donanımlı. var olsun. *
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük,
akşam dizi izleyip çok uykum gelince amaan sabah duş alırım diyen beni zamanda geri gidip ıslak odunla dövmek istiyorum.
sabah su yoktu yine. boş yere erkenden uyandım yani. sonra geri de uyuyamadım.
neyse, bu akşam abim geliyor, o yüzden susuzluk bile keyfimi kaçıramaz.
hepinize benden kahve.
akşam dizi izleyip çok uykum gelince amaan sabah duş alırım diyen beni zamanda geri gidip ıslak odunla dövmek istiyorum.
sabah su yoktu yine. boş yere erkenden uyandım yani. sonra geri de uyuyamadım.
neyse, bu akşam abim geliyor, o yüzden susuzluk bile keyfimi kaçıramaz.
hepinize benden kahve.
devamını gör...
üstteki yazara bir şey söyle
sevgili yazar, dünya sana rağmen değil, sen varsın diye devam ediyor. bunun farkında olarak yaşa.. her anın kıymetini bil.*
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
iko belediyesi çok çalışıyor
duydum ki madalya dağıtıyor
benim madalyamı kim sakladıysa
vallahi iki elim yakasında
duydum ki madalya dağıtıyor
benim madalyamı kim sakladıysa
vallahi iki elim yakasında
devamını gör...


