barış manço vs cem karaca
ikisi de güzeldir. ama benim için cem karaca’dır. en sevdiğim sanatçı çünkü kendisi. her gün onu dinlemezsem olmaz olamaz.
devamını gör...
aptal dostun olacağına zeki düşmanın olsun
aslında "düşmanın aptal, dostun da akıllı olsun" şeklinde bir subliminal mesaj içeren god mode bazlı temenni.
yoksa düz anlamıyla hayat oldukça zor geçecektir, hatta muhtemelen geç(e)meyecektir.
yoksa düz anlamıyla hayat oldukça zor geçecektir, hatta muhtemelen geç(e)meyecektir.
devamını gör...
modların tarafsız olduğuna inanıyor musun sorunsalı
kendi içlerinde illa ki tuttukları belli yazarlar vardır. hiç sevmedikleri, bir kaşık suda boğmak istedikleri de vardır elbette. taraf tutmalarında bir sorun yok, zira hepsi birer insan. ama tuttukları taraf, tanımlarına yahut beğenilerine yansıyorsa, tarafsız olmadıkları kanıtlanmış olur ve ortaya hoş olmayan görüntüler çıkabilir.
her ne kadar kafa sözlük kar amacı gütmeyen bir platform olsa da, her ne kadar moderatörler bu işi gönüllü olarak icra etseler de, her yazara aynı mesafede durmakla mükelleftirler. durmadıkları zaman oluşacak olan tepkiden illa ki nasiplerini alırlar.
her ne kadar kafa sözlük kar amacı gütmeyen bir platform olsa da, her ne kadar moderatörler bu işi gönüllü olarak icra etseler de, her yazara aynı mesafede durmakla mükelleftirler. durmadıkları zaman oluşacak olan tepkiden illa ki nasiplerini alırlar.
devamını gör...
edson brandao
hollanda da yaşayan bir sosyal medya fenomeni. onu ilginç kılan özelliği ise 53 yaşında olmasına rağmen 20'lerinde gibi durması. edson genç görünmesinin altında yatan en büyük nedenin pozitif düşünmek olduğunu belirtiyor. tabii bunun yanında sağlıklı beslenmeye de çok dikkat ediyor.
daha önce hiç estetik operasyon geçirmediğini dile getiren edson, şeker, kızartma, işlenmiş gıda yemeyerek, genç kalınabileceğinin en büyük kanıtı adeta. "genç gözükmemi organik gıdalara, bol meyve ve sebze tüketmeye ve bol su içmeye borçluyum" diyor. cilt bakımına da dikkat eden genç adam, yaşlanma karşıtı nemlendiriciler de kullanmayı ihmal etmiyor.
röportajın tamamına buradan ulaşabilirsiniz
daha önce hiç estetik operasyon geçirmediğini dile getiren edson, şeker, kızartma, işlenmiş gıda yemeyerek, genç kalınabileceğinin en büyük kanıtı adeta. "genç gözükmemi organik gıdalara, bol meyve ve sebze tüketmeye ve bol su içmeye borçluyum" diyor. cilt bakımına da dikkat eden genç adam, yaşlanma karşıtı nemlendiriciler de kullanmayı ihmal etmiyor.
röportajın tamamına buradan ulaşabilirsiniz
devamını gör...
ekmeğe diye çıkıp sana gelesim var
pandemi dönemi için bulduğum romantizm içeren söz öbeği...
ikiye on kala grubunun şarkısından aşırdım. *
bakkala diye çıkıp sana gelesim var
bakkal mı kaldı azizim?
ikiye on kala grubunun şarkısından aşırdım. *
bakkala diye çıkıp sana gelesim var
bakkal mı kaldı azizim?
devamını gör...
madalyalı tanım özelliği karşıtı yazarlar
aralarında olduğumu beyan ettiğim yazarlardır. iki tane vermişler sağ olsunlar. bağışlamak istiyorum. burada hunharca "bena medalyaa veeğr" diyen yazarlarımız var. bende de az var ama bağışlamak isterim kabul ederseniz. çam sakızı, çoban armağanı...
devamını gör...
audi
bavyera merkezli volkswagen group bünyesinde yer alan alman premium otomotiv markası.
devamını gör...
pandeminin kazandırdıkları
(bkz: kaliteli yalnızlık)
devamını gör...
üvercinka
cemal süreya'nın 1958'de yayımlanan ilk şiir kitabının adıdır.
''büyük bir ihtimalle ölmüştük
şehir kan kıyametti ayaklarımızda
gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün''
''büyük bir ihtimalle ölmüştük
şehir kan kıyametti ayaklarımızda
gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün''
devamını gör...
akvaryum koyu
ege ve akdeniz'de kaç tane olduğunu merak ettiğim koy ismi. her tatil mekanında tekne turlarında bir akvaryum koyuna uğruyorlar, artık millet ne bilecek diye götürüp ahanda burası mı diyorlar bilmiyorum.
devamını gör...
sözlükte kadın olmak
sözlükte rahat rahat yazabilmenin iffete namusa endeksli olduğunu düşünen kadınları da görmemizi sağlayan başlık. teşhircilik başka şey, kadın olmak başka şey. her sözlüğün olduğu gibi burası da güzel ülkemiz türkiye'nin bir tezahürü, mini bir versiyonu. zeki de var, çevik de var, ahlaksız da var *. her nasıl ki kendi ülkemin sokaklarında rahatça yürüyebilmek istiyorsam ülkemin sözlüklerinde de rahatça yazabilmek isterim, her kadın da bunu ister, her erkek de bunu ister.
olayın profil fotoğrafına meme koymakla alakası yok yani. hayır var diyorsanız eğer, "o saatte orada ne işi varmış" diyorsunuz benim gözümde. umarım demiyorsunuzdur. lütfen demeyin çünkü. teşhircilik başka bir şey, taciz başka bir şey. nasıl ki kısa/açık/dekolte vs vs giyen birine bakmak istemiyorsanız kafanızı çevirmeniz gerekiyorsa avatarına memesini koyan yazarın da profiline girip memesine bakmanız gerekmiyor. bakmayın, gerekiyorsa engelleyin. özgürlüğünü engelleyerek insan hakkı ihlali yapıyorsunuz da farkında değilsiniz, ben buna üzülüyorum. bunun farkında değil kimse.
bunu rahatça söyleyebiliyorum çünkü aynı durumu ben de yaşadım. hani "sen nerden biliyosun lan bebiş" demeden önce bunu da söyleyeyim. çok çok büyük oranda kadınların yazdığı bir sözlükte bazı kadın kullanıcılar "erkeklerin ne işi var burada, biz özel konuları anlatıyoruz, regl soruyoruz, kozmetik konuşuyoruz, iffetliyim namusluyum saçımı boyadım fotoğrafını atıyorum erkeğin ne işi var aramızda" diye biz erkek yazarları kovmak istemişti de, oradan biliyorum. onca şeye üzülüyorum da, kadının kadına yaptığı zulme daha çok üzülüyorum. birbirinize destek olacağınız yerde "memesini atmasaymış" demek de ne bileyim... yazık.
edit. ay çok güzel bir entry gördüm. hemen bırakıyorum buraya. lütfen bakınız. #1155587
olayın profil fotoğrafına meme koymakla alakası yok yani. hayır var diyorsanız eğer, "o saatte orada ne işi varmış" diyorsunuz benim gözümde. umarım demiyorsunuzdur. lütfen demeyin çünkü. teşhircilik başka bir şey, taciz başka bir şey. nasıl ki kısa/açık/dekolte vs vs giyen birine bakmak istemiyorsanız kafanızı çevirmeniz gerekiyorsa avatarına memesini koyan yazarın da profiline girip memesine bakmanız gerekmiyor. bakmayın, gerekiyorsa engelleyin. özgürlüğünü engelleyerek insan hakkı ihlali yapıyorsunuz da farkında değilsiniz, ben buna üzülüyorum. bunun farkında değil kimse.
bunu rahatça söyleyebiliyorum çünkü aynı durumu ben de yaşadım. hani "sen nerden biliyosun lan bebiş" demeden önce bunu da söyleyeyim. çok çok büyük oranda kadınların yazdığı bir sözlükte bazı kadın kullanıcılar "erkeklerin ne işi var burada, biz özel konuları anlatıyoruz, regl soruyoruz, kozmetik konuşuyoruz, iffetliyim namusluyum saçımı boyadım fotoğrafını atıyorum erkeğin ne işi var aramızda" diye biz erkek yazarları kovmak istemişti de, oradan biliyorum. onca şeye üzülüyorum da, kadının kadına yaptığı zulme daha çok üzülüyorum. birbirinize destek olacağınız yerde "memesini atmasaymış" demek de ne bileyim... yazık.
edit. ay çok güzel bir entry gördüm. hemen bırakıyorum buraya. lütfen bakınız. #1155587
devamını gör...
italya denilince akla gelenler
(bkz: floransa) aklıma geliyor, italyancası ile (bkz: firenze).
(bkz: arno nehri) çevresinde kurulmuş toskano bölgesi’nde bir şehir.
rönesans sanatını ve mimarisini yansıtan, orta çağın halen izlerini taşıyan mükemmel bir şehir. duomo meydanı (bkz: piazza del duomo) ve michalengelo tepesi efsane güzellikler barındırır.
gün batımına doğru michalengelo tepesi’nde kahvenizi yudumlarken eşsiz manzarasıyla baş başa kalmak insanın ruhunu dinlendirebilir. roma’dan daha güzel masalsı rönesans manzarasıyla karşılaşabileceğiniz bir şehir.
(bkz: arno nehri) çevresinde kurulmuş toskano bölgesi’nde bir şehir.
rönesans sanatını ve mimarisini yansıtan, orta çağın halen izlerini taşıyan mükemmel bir şehir. duomo meydanı (bkz: piazza del duomo) ve michalengelo tepesi efsane güzellikler barındırır.
gün batımına doğru michalengelo tepesi’nde kahvenizi yudumlarken eşsiz manzarasıyla baş başa kalmak insanın ruhunu dinlendirebilir. roma’dan daha güzel masalsı rönesans manzarasıyla karşılaşabileceğiniz bir şehir.
devamını gör...
28 şubat 1997 postmodern darbesi
ak partinin bugünlere gelmesinin önündeki bütün engellerin kalktığı sözde darbedir. ülkemizde darbeler ne yazık ki her zaman siyasal islamcıların önünü açarken, gelişimin ve düşünce özgürlüğünün önünü kesmiştir. böyledir. misal 1980 darbesini incelediğimiz zaman dikkatimizi çekmesi gereken fakat gözden kaçan çok önemli bir ayrıntı vardır; darbeyi asker yapmış, her yerde atatürk vurgusu yapılmış buna rağmen en çok zararı yine atatürkçülük düşüncesi görmüştür.
bugün her üniversitede zorunlu olarak aldığımız inkılap tarihi dersi, 1980 darbesinin ardından her üniversite bölümü için 4 yıl boyunca alınması zorunlu hale getirilmiştir. hayatın her alanında pompalanan atatürk vurgusu, dincilerden çok ''atatürk''e zarar vermiştir. ayrıca kemalizm'in doğuşu 1980 darbesinin ardından gerçekleşmiştir. (izm ile biten her ideolojinin içi boş olduğu için kemalizmin de gereğinden fazla abartıldığını ve kesinlikle atatürk sevmeyenleri tarafından bilerek tasarlanmış bir ideoloji olduğunu düşünüyorum, atatürk'e bir yerde zararı kemalizm savunucularının verdiğini görmemek için kör olmak gerekir.)
darbe olmayan fakat ne diyelim aman nasıl dile getirelimciler bir post-modern darbe kavramı kavramını atmışlardır ortaya. 28 şubat zihniyeti denilen ve her seferinde sözde mağdurlar tarafından dile getirilen, benim ise hala daha anlayamadığım bir zihniyet var. aslında yok öyle bir zihniyet. elbette 90'lı yılların son çevreğinde türkiye'de skandal gelişmeler yaşanmıştır. skandal yöneticiler, ekonomik sıkıntılar, siyasi iktidarsızlığın yarattığı kaos ortamı, hizbullahçılık, ard arda gelen korkunç cinayetler ülkenin gidişatını negatif yönde etkilemiştir. bir kontrol mekanizması ile müdahale gibi görünen 28 şubat pğuaestmıııdıırnnnn darbesi*, yapılmış olan her darbe gibi öncelikle yanlıştır, ve kesinlikle yapılma amacıyla uzaktan yakından alakası yoktur. türban ağlayıcılarının bitip tükenmeyen sığınağıdır, modern kavramını içinde taşımasına rağmen ülkedeki gerciliği başlatan post darbecik. türbana karşı değilim, türbanın siyasallaştırılmasına karşıyım.28 şubat mağdur edebiyatını bugün hala türk televizyonlarının müthiş siyasi programlarında günde en az 5 kere duyabilirsiniz. eğer 28 şubat bir darbe olarak sayılacak ise, türkiye cumhuriyet tarihinin laiklik anlayışına vurulmuş bir darbedir. siyasal islamın hunharca savunucusu olan bir ülkeye dönüşmemizin en önemli adımını, 28 şubat gelişmeleri atmıştır. yazılabilecek çok şey vardır fakat benim yüreğim tükendi arkadaşlar.
not: ''türkiye hiç bir zaman laik değildi'' diyecek olan sevgili yazargiller, laikliğe değil, laiklik anlayışı vurguma dikkat ediniz.
bugün her üniversitede zorunlu olarak aldığımız inkılap tarihi dersi, 1980 darbesinin ardından her üniversite bölümü için 4 yıl boyunca alınması zorunlu hale getirilmiştir. hayatın her alanında pompalanan atatürk vurgusu, dincilerden çok ''atatürk''e zarar vermiştir. ayrıca kemalizm'in doğuşu 1980 darbesinin ardından gerçekleşmiştir. (izm ile biten her ideolojinin içi boş olduğu için kemalizmin de gereğinden fazla abartıldığını ve kesinlikle atatürk sevmeyenleri tarafından bilerek tasarlanmış bir ideoloji olduğunu düşünüyorum, atatürk'e bir yerde zararı kemalizm savunucularının verdiğini görmemek için kör olmak gerekir.)
darbe olmayan fakat ne diyelim aman nasıl dile getirelimciler bir post-modern darbe kavramı kavramını atmışlardır ortaya. 28 şubat zihniyeti denilen ve her seferinde sözde mağdurlar tarafından dile getirilen, benim ise hala daha anlayamadığım bir zihniyet var. aslında yok öyle bir zihniyet. elbette 90'lı yılların son çevreğinde türkiye'de skandal gelişmeler yaşanmıştır. skandal yöneticiler, ekonomik sıkıntılar, siyasi iktidarsızlığın yarattığı kaos ortamı, hizbullahçılık, ard arda gelen korkunç cinayetler ülkenin gidişatını negatif yönde etkilemiştir. bir kontrol mekanizması ile müdahale gibi görünen 28 şubat pğuaestmıııdıırnnnn darbesi*, yapılmış olan her darbe gibi öncelikle yanlıştır, ve kesinlikle yapılma amacıyla uzaktan yakından alakası yoktur. türban ağlayıcılarının bitip tükenmeyen sığınağıdır, modern kavramını içinde taşımasına rağmen ülkedeki gerciliği başlatan post darbecik. türbana karşı değilim, türbanın siyasallaştırılmasına karşıyım.28 şubat mağdur edebiyatını bugün hala türk televizyonlarının müthiş siyasi programlarında günde en az 5 kere duyabilirsiniz. eğer 28 şubat bir darbe olarak sayılacak ise, türkiye cumhuriyet tarihinin laiklik anlayışına vurulmuş bir darbedir. siyasal islamın hunharca savunucusu olan bir ülkeye dönüşmemizin en önemli adımını, 28 şubat gelişmeleri atmıştır. yazılabilecek çok şey vardır fakat benim yüreğim tükendi arkadaşlar.
not: ''türkiye hiç bir zaman laik değildi'' diyecek olan sevgili yazargiller, laikliğe değil, laiklik anlayışı vurguma dikkat ediniz.
devamını gör...
mutsuzken ders çalışmak
nedense artı bir motivasyon oluyor. mutsuz insanların hırs yaparak dersi daha verimli çalıştığı gabon'lu bilimadamlarınca kanıtlanmıştır.
devamını gör...
şu yalan dünyaya geldim geleli
sözleri karacaoğlan'a ait olan türküdür.
şu yalan dünyaya geldim geleli
tas tas içtim ağuları, sağ iken
kahpe felek vermez benim muradım
viran oldum, mor sümbüllü bağ iken
aradılar, bir tenhada buldular
yaslandılar, şıvgalarım kırdılar
yaz bahar ayında bir od verdiler
yandım gittim, ala karlı dağ iken
karac'oğlan der ki, bakın geline
ömrümün yarısı gitti talana
sual eylen bizden evvel gelene
kim var imiş, biz burada yoğ iken
sevdiğim yorumu.
buradan
şu yalan dünyaya geldim geleli
tas tas içtim ağuları, sağ iken
kahpe felek vermez benim muradım
viran oldum, mor sümbüllü bağ iken
aradılar, bir tenhada buldular
yaslandılar, şıvgalarım kırdılar
yaz bahar ayında bir od verdiler
yandım gittim, ala karlı dağ iken
karac'oğlan der ki, bakın geline
ömrümün yarısı gitti talana
sual eylen bizden evvel gelene
kim var imiş, biz burada yoğ iken
sevdiğim yorumu.
buradan
devamını gör...
dokurcum değirmeni katliamı
28 mart 1920'de gaziantep çevresinde topraklarını savunan şahin bey birliklerine yardım götüren 14 küçük çocuk, fransız birlikleri tarafından kendilerinden saklandıkları dokurcum değirmeni'nden alınıp dik kayaların önünde elleri birbirine bağlanmış şekilde kurşuna dizildiler.
bugün aynı yerde anıtları bulunmaktadır.
bugün aynı yerde anıtları bulunmaktadır.
devamını gör...
tarhana çorbasını bir üst noktaya çıkaran detaylar
kıymadır, canım anam hep kıymalı yapar.
devamını gör...
tofaş
atom deneylerinde parçalanma hızından dolayı fizikçilerin en çok kullandığı materyal markası.
devamını gör...
burrneshalar

*
arnavutluk'un kuzey dağ köylerinde yaşayan kadın topluluğuna verilen isimdir. bu kadın topluluğunun burrnesha olarak anılmasının nedeni oldukça farklı bir sebepten. bu kadın topluluğu, bir erkeğin sahip olması gereken özgürlüklere sahip olmak için önce görünümlerinden sonra ise yaşam tarzlarından vazgeçmeleri ile dikkat çekiyor. erkek gibi giyinmeye başlayıp, saçlarını kısa kesiyorlar. isimlerini bile değiştiriyorlar. asla cinsel ilşkiye girmeme ve çocuk doğurmama üzerine yeminler ediyorlar. bu topluluk çevrelerince diğer insanlar tarafından yadırganmıyor aksine erkek gibi kabul ediliyor. yeminli bakireler olarak da biliniyorlar.
günümüzde sosyal koşullar artık daha eşit ve modern olduğu için bu tutumu benimseyen kadınlar pek kalmamış.
devamını gör...
