uluslararasi alanda çalışabileceğin bi meslek seç ki işler kötüye gittiğinde bulunduğun yeri terkedebilme özgürlüğün olsun.
devamını gör...

eylemde bulunmayan uterusta kontraksiyonların başlatılmasına verilen isimdir.
yapılacak durumlar arasında
erken membran rüptürü
gestasyonel hipertansiyon
postterm gebelik
oligohidroamnios
kronik hipertansiyon ve diyabet yer almaktadır.

sezaryen yapılması gereken durumlarda yapılması kontrendikedir.
devamını gör...

nikola tesla ile thomas alva edison arasındaki akım savaşlarını akla getiren müzik grubu ismi.

doğru akım olan direct current kelimelerinin baş harfleri edison tarafını temsil ederken, alternatif akım olan alternating current kelimelerinin baş harfleri de tesla'yı temsil eder.

bu savaşta tesla'dan yana olduğumu da belirtmeden geçmeyeyim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kedi için zor sahibi için çok daha zor olan bir durumdur.

kedimi henüz yavruyken dayıma vermiştim. kuş uğruna 4. kattan düşmüş iç kanama geçirmişti. veteriner hekimimiz demişti ki iç kanama yerine keşke kolu falan kırılsaydı. neyse iyileştikten birkaç ay sonra yengem kendi ülkesine dayım da işine dönmek zorunda olduğundan kedi bana geldi. bendeyken de 5. kattan düştü kolu kırıldı çocuğumun. ilk gece kolundan alçıyı çıkardı. ertesi gün yine narkoz alçı derken 1 ayın sonunda yamuk kaynamış.
o 1 ay o kadar zor geçti ki. acıkıyor, çişi geliyor, beni gördüğü yerde miyavlıyor, öyle melül melül bakıyor. yeni doğmuş bebek gibiydi.
kuşlardan vazgeçti mi? hayır. atlamamayı öğrendi.
devamını gör...

gelen olumsuz eleştirilerden gerçekten de haklı olanları dikkate almak. ve eleştirildiği tarafları düzeltmek için gayret göstermesi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yeni zelanda'da bulunan bu mağaralar yılda yarım milyondan fazla insan tarafından ziyaret ediliyor. bu mağarayı özel kılan ise, turistlere sunduğu görsel şölen. bu görsel şölenin baş aktörü ise küçük mantar sineği larvaları. larvalar yumurtadan çıktığında yapışkan ağlar örmeye başlıyorlar. bu böceklerin kuyruğunda bulunan özelleşmiş kanallarda mavi renkte ışık üretilir. bu ışık da ortaya tarifi imkansız mükemmel bir şölen sunuyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mağarada yaşayan diğer böcekler, yapışan tuzakları fark etmeyip mavi ışığa yöneliyorlar ve ağa yakalanıp mantar sivrisineğine av oluyorlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu mağaralarda rehber eşliğinde sandal ile gezmek mümkün.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sıkıcı... basit olmamalı bu kadar. kendimden bile sıkılıyorum artık. sanki tek bir canım var onu kullanıyorum. daha ne kadar böyle sürecek bunu düşünüyorum. insanda sıkıcı hayatta.. bazı şeyler anlık güzel sadece. ben kendimle uzaylı gibi bu evrende hayat boşluğunda takılıyorum.. şu an bugün her neyse düşündüklerim böyle işte..
devamını gör...

mesela neden koymuyorsunuz sevgili yazarlar? hani çaylak olsanız neyse. bir de başlık açıp ilk tanımda kullanmıyorsunuz ya ifrit oluyorum.
devamını gör...

şifre merkür.maksat zaman geçirmekti film mühim değildi.
devamını gör...

"onun senin bile unuttuğun o yerde ne işi var?"

yok ya, valla ciddi soruyorum, gerçekten onun orada ne işi var?
kadın izmirli, yarım kan benden, saçı kavaklar, gözleri yanar döner gece rengi, sesi senden öte tebliğ, aklı gece pazarı gibi ışıl ışıl, duyguları imbat ötesi, rengi mavi, rengi en koyu gece mavisi, burnu hokka, ağzı bilmiyorum.

niye o orada ben buradayım?
tamam sakinim, gel konuşacağız, valla sakinim bak bişi yapmıcam?
bana niye alkolü verip onu aldın elimden?
niye hemşerimiz olan bir kadın şair onun sesinde yaşıyor da ben onun yanında yer alamıyorum?
niye onu cennet bahçesi diye, beni de arşipel çocuğu diye kandırdın yıllarca?
niye be?
niye aklın yerini alkol aldığında duygular bu kadar sahipsiz kalıyor?
sen hiç sevmedin mi tanrım?
hiç mi aşık olmadın?


o zaman niye yarattın kendini ve bizi?

niye sevmedin sen bizi?
devamını gör...

aşk'ın vücut bulmuş hali..fars kökenli yazar ve şair. allah aşkı ile yanıp tutuşan mansur, kendinden geçerek ene'l-hak der. bu söz ben hakkım anlamına gelir fakat mansur bu sözü, haktan başkası yok anlamında kullanmıştır. mansur'un kalbi, allah'tan başka her şeyden, tüm âlemden ayrılır..kendisindeki şiddetli sevgi, ilahi aşk sebebiyle, hatta gölgeleri dahi hakk'ın bizzat kendisi zanneder.. ene'l-hak'dan da maksat budur. yani bu sözü, mecazi anlamda kullanır. mesela birisine ay gibi parlıyorsun dediğinizde bu kişinin ay olduğunu söylemez, sadece bir benzetme yaparsınız. o şekilde ene'l-hak da, insanın davranışlarının allah'a ait olduğunu idrâktır. bir makamdır ene'l-hak. yani bu sözle, bu makamla birlikte allah'ın sıfatları idrâk edilir. bu maksatla kullanıldığında kişi küfre düşmez. fakat bu sözün herkes tarafından kullanılması uygun değildir. bu sözü, beşerî sıfatlarla değil, ilahî sıfatlarla vasfedilenler kullanır.

işte mansur da bu sözü söyleyince, tasavvuf konusunda pek bilgi sahibi olmayan âlimler karşı çıktılar. mansur'un bu sözü kullandığı haberini, halife'ye kadar getirdiler. sonuç olarak hallac-ı mansur bir yıl zindan cezasına mahkûm edildi. onu ziyaret edip sorular soran kişiler de vardı fakat daha sonra halkın mansur'u ziyaret etmesi yasaklandı. bu süre boyunca 2 kişi hariç kimse onu ziyaret etmedi. bu kişiler, ilk dönem sufîlerinden olan ibn-i atâ ve hafîfiyye silsilesinin kurucusu, sufî olan ibn hafîf idi. mansur, "ben yokum, hak vardır!" anlamında ene'l hak! sözünü kullandıysa da, bu söz, zâhiren ben hakkım manâsında anlaşıldı ve bu söz onun idamına sebep oldu.

o zindandayken bile hâlâ ene'l hak! demeye devam etmekteydi. bu zaman insanlardan bazıları, mansur'un bu sözle dinden çıktığını, diğerleri de onun bu sözle kendiliğini inkâr edip, hakkı dilediğini söyledi. mansur'a hapiste işkenceler edildi, artık bu sözü söyleme, hüve'l-hak yani hak odur de dediler. mansur bu söze, bizler için de hak odur diye karşılık verdi. ibn-i atâ, mansur'a onu zindandan çıkarmaları için özür dilemesini söyledi. mansur da, ben ne söylemişim de özür dileyeyim? ben halık'ı bırakıp da halka yalvarmam! dedi. mansur, ene'l-hak! diye inlemekteydi. daha sonra fetva verildi, bu fetva mansur'un idam edilmesi yönündeydi. bunun üzerine, hallâc-ı mansur, m.s. 26 mart 922 tarihinde, 65-66 yaşlarındayken idam edildi.

mansur'un en yakın arkadaşlarından ve ilk sufilerden olan şiblî, hallâc-ı mansur'u rüyasında görmüş ve ona, kendisine işkence eden halka, allah'ın muamelesinin nasıl olduğunu sormuştur. mansur da, "halk benim hakkımda ikiye bölünmüştü, bir kısmı benim hâlimi bilmekteydi, bana şefkat ederdi, diğer kısmıysa benim hâlimi bilmezdi, şeriatı muhafaza etmek için, allah'ın emrini yerine getirmek için bana azap ederdi, allah her iki kısma da rahmet etti, çünkü ikisi de masumdular" - diye cevap verdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

orada vakit kaybetme bir de niğde'yi dene.oralar da güzeldir diyor.
devamını gör...

kimse kusura bakmasın da istedikleri kadar kibar olsunlar bu bir yaşam tarzına müdahaledir. kimse camiye girip bira tüketiniz diyemez. kimse kiliseye girip şarap içmek günahtır da diyemez. kimse başörtüsüne de karışamaz. bir salin artık insanlari.
devamını gör...

püskevitlerini saklayan, aburunu cuburunu çolukla çocukla paylaşmayan sözlük radyosu editörü, moderatör.
devamını gör...

ezginin günlüğü'nün dargın mıyız albümünde yer alan en güzel şarkılarından birisidir.
başlığı bu vakte kadar neden açılmamış hayret?

"gözlerim doluyor aman, sen neredesin?
gözlerim doluyor aman, sen neredesin?
ellerim donuyor aman, sen neredesin?
ellerim donuyor aman, sen neredesin?
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
seni diye tuttum kedimi, dizlerime yatırdım
seve seve tüylerini, uykulara götürdüm
çekmecemde resmin vardı, baka baka bitirdim
gözlerimde sana güller, papatyalar getirdim
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
gözlerim dalıyor aman, sen neredesin?
gözlerim dalıyor aman, sen neredesin?
herkes geliyor aman, sen neredesin?
herkes geliyor aman, sen neredesin?
seni diye tuttum kedimi, dizlerime yatırdım
seve seve tüylerini, uykulara götürdüm
çekmecemde resmin vardı, baka baka bitirdim
gözlerimde sana güller, papatyalar getirdim

yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, külden adam olur san
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan
yan kalbim yan, kaçamazsın sevdadan"


spotify
devamını gör...

yağmur.
devamını gör...

sokrates'e göre, olmadığı gün, insan yaşadığını saymamalıdır.
devamını gör...

bir deli kuyuya taş atmış 40 akıllı çıkaramamış lafının, günümüz sosyal medya cephesindeki bir tür yansıması olduğunu düşündüren durum, davranış.
devamını gör...

türkiye'ye daha gelmemiş bir kavramdır.
devamını gör...

biyolojik evrim, "değişerek üremek" olarak tarif edilebilir. mikroevrim ve makroevrim olarak ayırabiliriz.
mikroevrim, bir popülasyonda nesilden nesile meydana gelen gen frekanslarındaki değişikliktir. makroevrim ise, ortak bir atadan birçok nesil sonrasında yeni türlerin türemesidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim