evlilik
son kullanma tarihi çoktan geçmiş,günümüzde ne kutsallığı ne de ciddiyeti kalmış,içi boşalmış müessese.
mutlu olanlar şanslı kesim,istisna.
eşini aldatmayan arkadaşım yoktu ve bundan rahatsızlık duymuyorlardı.çocuk sahibi olmaları da durumu değiştirmiyordu.
doğru insan dediğiniz insanın bambaşka yüzünü görürsünüz yıllar sonra.şaşırırsınız.
işin içine para,hastalık girerse sevgi de biter.çünkü artık senin param benim param başlamıştır.
mutlu olanlar şanslı kesim,istisna.
eşini aldatmayan arkadaşım yoktu ve bundan rahatsızlık duymuyorlardı.çocuk sahibi olmaları da durumu değiştirmiyordu.
doğru insan dediğiniz insanın bambaşka yüzünü görürsünüz yıllar sonra.şaşırırsınız.
işin içine para,hastalık girerse sevgi de biter.çünkü artık senin param benim param başlamıştır.
devamını gör...
şapkalı a
pc'de yapmak için shift, a ve 3(^) tuşuna aynı anda basmak yeterli olacaktır.
kullanımı:
- sesi inceltmek için kullanılır. ''kâğıt'' gibi.
- eğer harfin uzun okunması gerekiyorsa kullanılır. ''fâni'' gibi.
kullanımı:
- sesi inceltmek için kullanılır. ''kâğıt'' gibi.
- eğer harfin uzun okunması gerekiyorsa kullanılır. ''fâni'' gibi.
devamını gör...
yazarların uyumama sebepleri
uyuyunca geçmez
geçerse uyursun.
ilhan berk.
geçerse uyursun.
ilhan berk.
devamını gör...
sevgiliyi aldatmanın en büyük hak olması
"nasıl da güzel geliyor insana, sırtından vurmak insanı."
demiş şair.
o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
demiş şair.
o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
devamını gör...
yay burcu
dobralıkla patavatsızlık arasındaki çizgiyi hiç anlayamayan, iyimser, şanslı, jüpiterin kolladığı neşeli insanların mensup olduğu burç. onlarla her şey yapılır çünkü bir yay burcu insanı yapamazsın sözüyle ateş yutmuş gibi gaza gelir.
devamını gör...
ailesiyle yaşayanların yapamayacakları şeyler
gece geç saatlere kadar dışarıda takılmak.
kaç yaşına gelirseniz gelin niyeyse aile bu durumdan rahatsız oluyor ve eve gelene kadar bir kaç kere arayıp nerde kaldığını ne zaman geleceğini soruyor.
kaç yaşına gelirseniz gelin niyeyse aile bu durumdan rahatsız oluyor ve eve gelene kadar bir kaç kere arayıp nerde kaldığını ne zaman geleceğini soruyor.
devamını gör...
yazarların en sevdiği çocuk kitabı
şeker portakalı.
bir şeftali bin şeftali.
küçük kara balık.
yüksek ökçeler.
bir şeftali bin şeftali.
küçük kara balık.
yüksek ökçeler.
devamını gör...
hoşlanılan kişiye mesaj atma bahaneleri
merhaba ali. dün gece bi çiftliğin önünden geçerken midillinin biri peşime takıldı. biraz kovdum, git lütfen bir gören olur dedim ama gitmedi. arabaya binerken bi baktım arka koltuğa oturmuş. sonra bi baktım benimle asansöre binmiş, eve gelmiş. yani her şey o kadar hızlı gerçekleşti ki yemin ediyorum fark etmedim.
aynı gece eve çevik kuvvet baskın yaptı. ters kelepçe falan taktılar ama hukuksuzluk sezdim ben. midilli ile sarılmış uyurken böyle bir muameleye maruz kalmış olmak ikimizi de çok üzdü. şimdi merkezdeyim. aradım açmadın, mesaj göndermem için izin verdiler.
midilli hırsızlığından şüpheleniyorlar. midilli beni mi kaçırdı da böyle bir şey düşünüyorlar sahiden anlamıyorum. aklım yetmiyor. sen çok iyi bir avukatsın. en son şu mafya babasının 89 ayrı suçtan yargılandığı davaları kazandığını biliyorum. senden rica etsem beni de gelip şuradan kurtarır mısın? sana merkezin numarasını bırakıyorum. sen gelene kadar konuşmayacağım. buradan da istersen bize gidip bir şeyler içeriz. sıcak şarap ve hayvan postu sever misin? görüşürüz.
aynı gece eve çevik kuvvet baskın yaptı. ters kelepçe falan taktılar ama hukuksuzluk sezdim ben. midilli ile sarılmış uyurken böyle bir muameleye maruz kalmış olmak ikimizi de çok üzdü. şimdi merkezdeyim. aradım açmadın, mesaj göndermem için izin verdiler.
midilli hırsızlığından şüpheleniyorlar. midilli beni mi kaçırdı da böyle bir şey düşünüyorlar sahiden anlamıyorum. aklım yetmiyor. sen çok iyi bir avukatsın. en son şu mafya babasının 89 ayrı suçtan yargılandığı davaları kazandığını biliyorum. senden rica etsem beni de gelip şuradan kurtarır mısın? sana merkezin numarasını bırakıyorum. sen gelene kadar konuşmayacağım. buradan da istersen bize gidip bir şeyler içeriz. sıcak şarap ve hayvan postu sever misin? görüşürüz.
devamını gör...
renkli rüyalar oteli
bir teoman şarkısı.
arabayı sen kullan demiştim içkiliyim
boşver yutalım şeritleri bas gaza dedin
bu otel güzel, adını sevdim
orda öyle yerlerime dokun
dokunmadığı kimsenin
sarhoş olsak ya
kimiz unutsak ya
bulut olup iç içe
bardaktan boşalsak ya
sarhoş olsak ya
tek vücut olsak ya
yüksek doz aşk alıp
burda mutlu ölsek ya
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
kapıları çalmıştım
cevapsız savrulmaya
hiç atmayan kalpleriyle insanlara
ama sen farklısın dedim
dedim ki sense
dikkat et sadığımdır sadece kendime
sarhoş olsak ya
kimiz unutsak ya
bulut olup iç içe
bardaktan boşalsak ya
sarhoş olsak ya
tek vücut olsak ya
yüksek doz aşk alıp
burda mutlu ölsek ya
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
sarhoş olsak ya
kimiz unutsak ya
bulut olup iç içe
bardaktan boşalsak ya
sarhoş olsak ya
tek vücut olsak ya
yüksek doz aşk alıp
burda mutlu ölsek ya
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
şu an kafa sözlük radyosunda çalıyor. bu bana yapılır mı ulan!!
arabayı sen kullan demiştim içkiliyim
boşver yutalım şeritleri bas gaza dedin
bu otel güzel, adını sevdim
orda öyle yerlerime dokun
dokunmadığı kimsenin
sarhoş olsak ya
kimiz unutsak ya
bulut olup iç içe
bardaktan boşalsak ya
sarhoş olsak ya
tek vücut olsak ya
yüksek doz aşk alıp
burda mutlu ölsek ya
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
kapıları çalmıştım
cevapsız savrulmaya
hiç atmayan kalpleriyle insanlara
ama sen farklısın dedim
dedim ki sense
dikkat et sadığımdır sadece kendime
sarhoş olsak ya
kimiz unutsak ya
bulut olup iç içe
bardaktan boşalsak ya
sarhoş olsak ya
tek vücut olsak ya
yüksek doz aşk alıp
burda mutlu ölsek ya
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
sarhoş olsak ya
kimiz unutsak ya
bulut olup iç içe
bardaktan boşalsak ya
sarhoş olsak ya
tek vücut olsak ya
yüksek doz aşk alıp
burda mutlu ölsek ya
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
yıllar önceydi
çok da güzeldi şimdi, düşününce
benimsin demiştim, ben de senin
renkli rüyalar otelinde
şu an kafa sözlük radyosunda çalıyor. bu bana yapılır mı ulan!!
devamını gör...
kağıttan hayatlar
boşa geçen 1 saat 37 dk’ma oturup hüngür hüngür ağlayacağım netflix dizisi. ilk 15 dk da izleyemeyeceğimi anladım ama yarım bırakılan kitap- dizi- filmlere karşı takıntılıyım. zoraki bitirdim. emeğe saygım var ama beğenemedim. kendim adına zaman kaybı bulduğum film.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
yıllar önce gabar’da bir operasyon sırasında can çekişen teröristin verdiği mektubu, sırf döktüğü şehit kanı sebebiyle geberdiği mağarasında, bir taşın altına bıraktım.
hiçbir zaman o mektupta yazılanları eşi, dostu, annesi, babası okuyamayacak.
tıpkı öldürdüğü 2 astsubayın, bir daha hiçbir zaman aileleri ile konuşamayacakları gibi.
hiçbir zaman o mektupta yazılanları eşi, dostu, annesi, babası okuyamayacak.
tıpkı öldürdüğü 2 astsubayın, bir daha hiçbir zaman aileleri ile konuşamayacakları gibi.
devamını gör...
pakistan'da tecavüzcülerin hadım edilmesine yönelik kanun teklifinin onaylanması
adalet sisteminin dogru duzgun islemedigi ulkelerde olmamasi gereken kanundur.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
ı am melting lannn melting
gel seninle oturup konuşik
ı am sory ne sorim
mahmut tunceri de kattık bu bir ilk.
gel seninle oturup konuşik
ı am sory ne sorim
mahmut tunceri de kattık bu bir ilk.
devamını gör...
höyük
bin yıllar boyunca, sevgili insanların aynı yerlere yerleşmesiyle yapı katmanları oluşur, o yapı katmanlarının oluştuğu suni tepedir.
devamını gör...
the gits
1986 yılında ohia'da kurulmuş, ne yazık ki 1993 yılında trajik nedenler dolayısıyla dağılmak zorunda kalmış punk rock ve grunge tarzlarını çok hoş bir şekilde icra etmiş ama pek değeri pek bilinememiş müzik grubu.

grubun üyeleri ilk olarak antioch college'de bir araya gelip müzik yapmak istediklerini belirterek bunu yapmaya koyuldular. ilk kadro kısmında joe spleen, matt dresdner ve steve moriarty var idi ama çok belirgin bir vokal sıkıntısı çekiliyordu. joe spleen, insanların "sessiz, sakin, tuhaf kız..." olarak tanımladıkları bir kadını grubun provalarından birine alma fikrini öne sürünce başlarda saçma bulunsa da, bu tuhaf kadın olan mia zapata, daha ilk provada grubun vokal kısmını kaptı.
grubun bulundukları yerde bir şeyler yapamıyor oluşu ve seattle'da patlayan grunge akımı neticesiyle, seattle'a taşınma kararı alan grup, iki senelik bir çalışma ardından ilk albümleri frenching the bully'yi yayınladılar. beklediklerinden çok daha az ilgi görmeleri yüzünden yüzünden joe spleen ve matt dresdner onlarca kez grubu dağıtmak istemelerine rağmen karşılarında, onlara pozitif duygular aşılayan mia zapata'nın "inanıyorum, çok hoş şeyler yapacağız!" sözleri ve çabalamasıyla grup stüdyoya girmek için içerik üretmeye devam etti
grubun vokali mia zapata, ikinci albüm olarak düşündükleri enter: the conquering chicken için varını yoğunu ortaya koyuyordu. grubun diğer üyeleri olan spleen, dresdner ve moriarty'yi bıktırma derecesine gelecek kadar albüm ile uğraşıyor, farklı fikirler ortaya atıyor ve bazı şarkıları tekrar gözden geçiriyordu. mia kararını vermişti, enter: the conquering chicken yapabilecekleri en iyi şey olacaktı.
albümün büyük kısmı mart 1993'te tamamlandı ve bir yıl sonrası için çıkması planlanan albümün albüm kapağı, şarkıların tekrar gözden geçirilmesi veyahut eklenip çıkartılacak şarkı kısımları üzerine düşünülmeye başlandı. temmuz 1993'e gelindiği zaman, mia albüm için oldukça umutlu olduğu bir zaman diliminde, 7 temmuz 1993'da saat 02:00 civarında kuzenine gitmek için evinden çıkmış ve yaklaşık 03:30'da bir parkta öldürülmüş olarak bulundu... olay sadece bununla sınırlı değildi dövülmüş ve tecavüze uğramıştı.
bu olay, gits'i tamamen bitirmeye yetti, dahası da sadece gits'ibitirmemiş, bir anda grunge'a ilgi duyan seattle camiasını da ayağa kaldırmış, bu kadını kimin öldürdüğünü bulmak için grunge fanları yetmiş bin dolar toplayıp yüzlerce özel dedektif tutmuşlardı.
mia'nın ölümünden bir yıl kadar sonra, tam da mia'nın önerdiği tarihte albüm çıktı ve bekledikleri ilgiden çok daha fazlasını gördü; ama ne yazık ki bu kısmı mia göremedi ya, en çok da canım buna yanıyor.
gits dağıldıktan sonra bazı plak şirketleri, gits'in yayınlanmamış şarkılarını da ekleyerek toplama albümler çıkardılar, kings & queens,, seafish louisville , best of the gits bunlardan bazıları.
şimdi en hoşuma giden gits şarkısıyla sizleri uğurluyorum.
it all dies anyways

grubun üyeleri ilk olarak antioch college'de bir araya gelip müzik yapmak istediklerini belirterek bunu yapmaya koyuldular. ilk kadro kısmında joe spleen, matt dresdner ve steve moriarty var idi ama çok belirgin bir vokal sıkıntısı çekiliyordu. joe spleen, insanların "sessiz, sakin, tuhaf kız..." olarak tanımladıkları bir kadını grubun provalarından birine alma fikrini öne sürünce başlarda saçma bulunsa da, bu tuhaf kadın olan mia zapata, daha ilk provada grubun vokal kısmını kaptı.
grubun bulundukları yerde bir şeyler yapamıyor oluşu ve seattle'da patlayan grunge akımı neticesiyle, seattle'a taşınma kararı alan grup, iki senelik bir çalışma ardından ilk albümleri frenching the bully'yi yayınladılar. beklediklerinden çok daha az ilgi görmeleri yüzünden yüzünden joe spleen ve matt dresdner onlarca kez grubu dağıtmak istemelerine rağmen karşılarında, onlara pozitif duygular aşılayan mia zapata'nın "inanıyorum, çok hoş şeyler yapacağız!" sözleri ve çabalamasıyla grup stüdyoya girmek için içerik üretmeye devam etti
grubun vokali mia zapata, ikinci albüm olarak düşündükleri enter: the conquering chicken için varını yoğunu ortaya koyuyordu. grubun diğer üyeleri olan spleen, dresdner ve moriarty'yi bıktırma derecesine gelecek kadar albüm ile uğraşıyor, farklı fikirler ortaya atıyor ve bazı şarkıları tekrar gözden geçiriyordu. mia kararını vermişti, enter: the conquering chicken yapabilecekleri en iyi şey olacaktı.
albümün büyük kısmı mart 1993'te tamamlandı ve bir yıl sonrası için çıkması planlanan albümün albüm kapağı, şarkıların tekrar gözden geçirilmesi veyahut eklenip çıkartılacak şarkı kısımları üzerine düşünülmeye başlandı. temmuz 1993'e gelindiği zaman, mia albüm için oldukça umutlu olduğu bir zaman diliminde, 7 temmuz 1993'da saat 02:00 civarında kuzenine gitmek için evinden çıkmış ve yaklaşık 03:30'da bir parkta öldürülmüş olarak bulundu... olay sadece bununla sınırlı değildi dövülmüş ve tecavüze uğramıştı.
bu olay, gits'i tamamen bitirmeye yetti, dahası da sadece gits'ibitirmemiş, bir anda grunge'a ilgi duyan seattle camiasını da ayağa kaldırmış, bu kadını kimin öldürdüğünü bulmak için grunge fanları yetmiş bin dolar toplayıp yüzlerce özel dedektif tutmuşlardı.
mia'nın ölümünden bir yıl kadar sonra, tam da mia'nın önerdiği tarihte albüm çıktı ve bekledikleri ilgiden çok daha fazlasını gördü; ama ne yazık ki bu kısmı mia göremedi ya, en çok da canım buna yanıyor.
gits dağıldıktan sonra bazı plak şirketleri, gits'in yayınlanmamış şarkılarını da ekleyerek toplama albümler çıkardılar, kings & queens,, seafish louisville , best of the gits bunlardan bazıları.
şimdi en hoşuma giden gits şarkısıyla sizleri uğurluyorum.
it all dies anyways
devamını gör...
18 mart 1915 çanakkale zaferi
savaş sonrası mustafa kemal atatürk’ün seyit onbaşı’yı ziyarete geldiği anıyı paylaşmak istedim bende. hakan mengüç’ün “hiçbir karşılaşma tesadüf değildir” kitabında okumuştum.
cephaneliklerin iyice tükendiği, umutsuzluğun baş gösterdiği sırada hem arkadaşlarını kurtarmak hem de vatanını kanının son damlasına kadar savunmak için bir insanın tek başına yapamayacağı bir iş başarmış seyit onbaşı. 275 kiloluk önündeki top mermiyi sırtına vurup taşımış ve topun ağzına sürmeyi başarmış. o topla düşman gemilerinden biri batırılmış, bölgede savaşın kaderi değişmiş. sonra memleketine dönen seyit onbaşı, hiçbir zaman top mermisini kaldırıp savaşın seyrini değiştirdini anlatmamış kimseye yıllar boyunca. tam 11 yıl sonra atatürk havrana gelmiş ve nahiye müdürüne; “burada seyit onbaşı olacaktı. benim onu görmem lazım.” demiş. nahiye müdürü şaşkın tabi. seyit onbaşının hangi köyde oturduğunu bilmiyor, kim olduğundan emin değil. ertesi gün jandarmalarla birlikte aramalar başlıyor ama sonuç alınamıyor. seyit onbaşı kömür almaya gitmiş akşam evin önünde jandarmaları görünce korkuyor. kaçak kömür yüzünden ceza göreceğini düşünüyor. jandarma seyit onbaşıya kaçma diye sesleniyor. seyit onbaşı;” suçum ne ki? neden evimi bekliyorsunuz?” diye soruyor. “paşa seni çağırıyor” diyor jandarma. “hemen gidelim hadi” diye karşılık veriyor seyit onbaşı. ankara’ya nasıl gidecek bir an durup düşünüyor. ayağındaki çarık bile yırtık, üstü başı dökük. bu halde ankara’ya gidip paşa’nın karşısına çıkamaz, tren parası bile yok . “paşa havran da seni bekliyor” diyor jandarma. direk nahiye müdürünün yanına götürüyor seyit onbaşıyı. bakıyor ki koca seyit’in üstü başı perişan. gece vakti bir berber bulup traşını yaptırıyor, kendi ceketini üzerine giydiriyor ama kolları kısa kalıyor önü de kapanmıyor. bu halde çıkıyor seyit onbaşı atatürk’ün karşısına. “hoşgeldin paşam” diyor kocaseyit. “asıl sen hoşgeldin” diyor atatürk.” iki gündür seni bekliyorum. neredeydin?”,”paşam keçilerin yanındaydım.” ne iş yaparsın sen?”, “çobanlık ederim paşam.” atatürk;” ne istersin?” diye soruyor. “sen savaşın seyrini değiştirdin. bu millet sana borçlu. ne istediğini söyle? o zaman da sorduk sana, “çift yemek isterim” dedin ama iki gün sonra onu da istemedin. iade ettin, yemedin. o vakit sana maaş bağlıyım.” diyor atatürk. koca seyit cevap veriyor. “biz görevimizi yerine getirdik, maaş almak için yapmadık.”
cephaneliklerin iyice tükendiği, umutsuzluğun baş gösterdiği sırada hem arkadaşlarını kurtarmak hem de vatanını kanının son damlasına kadar savunmak için bir insanın tek başına yapamayacağı bir iş başarmış seyit onbaşı. 275 kiloluk önündeki top mermiyi sırtına vurup taşımış ve topun ağzına sürmeyi başarmış. o topla düşman gemilerinden biri batırılmış, bölgede savaşın kaderi değişmiş. sonra memleketine dönen seyit onbaşı, hiçbir zaman top mermisini kaldırıp savaşın seyrini değiştirdini anlatmamış kimseye yıllar boyunca. tam 11 yıl sonra atatürk havrana gelmiş ve nahiye müdürüne; “burada seyit onbaşı olacaktı. benim onu görmem lazım.” demiş. nahiye müdürü şaşkın tabi. seyit onbaşının hangi köyde oturduğunu bilmiyor, kim olduğundan emin değil. ertesi gün jandarmalarla birlikte aramalar başlıyor ama sonuç alınamıyor. seyit onbaşı kömür almaya gitmiş akşam evin önünde jandarmaları görünce korkuyor. kaçak kömür yüzünden ceza göreceğini düşünüyor. jandarma seyit onbaşıya kaçma diye sesleniyor. seyit onbaşı;” suçum ne ki? neden evimi bekliyorsunuz?” diye soruyor. “paşa seni çağırıyor” diyor jandarma. “hemen gidelim hadi” diye karşılık veriyor seyit onbaşı. ankara’ya nasıl gidecek bir an durup düşünüyor. ayağındaki çarık bile yırtık, üstü başı dökük. bu halde ankara’ya gidip paşa’nın karşısına çıkamaz, tren parası bile yok . “paşa havran da seni bekliyor” diyor jandarma. direk nahiye müdürünün yanına götürüyor seyit onbaşıyı. bakıyor ki koca seyit’in üstü başı perişan. gece vakti bir berber bulup traşını yaptırıyor, kendi ceketini üzerine giydiriyor ama kolları kısa kalıyor önü de kapanmıyor. bu halde çıkıyor seyit onbaşı atatürk’ün karşısına. “hoşgeldin paşam” diyor kocaseyit. “asıl sen hoşgeldin” diyor atatürk.” iki gündür seni bekliyorum. neredeydin?”,”paşam keçilerin yanındaydım.” ne iş yaparsın sen?”, “çobanlık ederim paşam.” atatürk;” ne istersin?” diye soruyor. “sen savaşın seyrini değiştirdin. bu millet sana borçlu. ne istediğini söyle? o zaman da sorduk sana, “çift yemek isterim” dedin ama iki gün sonra onu da istemedin. iade ettin, yemedin. o vakit sana maaş bağlıyım.” diyor atatürk. koca seyit cevap veriyor. “biz görevimizi yerine getirdik, maaş almak için yapmadık.”
devamını gör...
bir şeyi eleştirince başka bir şey ile suçlanmak
akp'yi eleştirince chp'li,
chp'yi eleştirince akp'li,
kürtleri eleştirince faşist,
faşistleri eleştirince terörist,
lgbt eleştirince yobaz pedofili tecavüzcü,
yobazlari eleştirince ateist,
ateistleri eleştirince arapperest,
arapları eleştirince ırkçı,
hükümeti eleştirince fetöcü,
fetöyü eleştirince pelikancı,
survivor eleştirince anime sevici,
anime eleştirince netflix sevici,
rap müzik eleştirince pop müzik sevici oluyorsun.
herkesin savunması, suçlama üzerine kurulu.
chp'yi eleştirince akp'li,
kürtleri eleştirince faşist,
faşistleri eleştirince terörist,
lgbt eleştirince yobaz pedofili tecavüzcü,
yobazlari eleştirince ateist,
ateistleri eleştirince arapperest,
arapları eleştirince ırkçı,
hükümeti eleştirince fetöcü,
fetöyü eleştirince pelikancı,
survivor eleştirince anime sevici,
anime eleştirince netflix sevici,
rap müzik eleştirince pop müzik sevici oluyorsun.
herkesin savunması, suçlama üzerine kurulu.
devamını gör...


