metalci gençliğin tarihe karışması
21 yaşında bir gencim. uzun saç, bıyık+keçi sakalı, zincirli kot ve siyah baskılı tişört. şuan çoluk çocuğa karışmış eski metalciler beni görünce, "yeni nesilde var mı böyle tipler" gibisinden iç geçiriyorlar. yine azınlık da olsak varız. ağır metal ölmez...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
güzel bacakları olan kadınlara, paraya, yeni bir telefona, yeni bir işe, gelecek vadeden bir akademik bölüme, kpss den alacağımız güzel bir puana, sevişmeye, eğlenmeye yada aptalca ideolojilere ihtiyacımız yok.
cesur ve yürekli insanlara ihtiyaç var, birileri bizi bu bataklıktan kurtarmalı, yol göstermeli.
erdemli ve bilge insanlara ihtiyacımız var, kaybettiğimiz erdemleri hatırlatacak, bize örnek olacak insanlar lazım.
yenilikci ve üretken insanlara ihtiyacımız var, bize taze fikirler sunacak, ufkumuza açacak sanatçılar gerek.
samimi ve değer bilen insanlara ihtiyacımız var, bize güven vermeli, doğruluğa, olan inancımızı pekiştirmeliler.
bu toplumun her ferdinin değerli insanlara ihtiyaçları var. herkes elini bir parça olsun taşın altına koyabilse, bu yük kuş tüyü gibi hafifler, bu sefalet biter. belki bitmez, belki herşey daha kötü olur, bilemeyiz denemedik. denesek ne çıkar. bize iyi insanlar değil, kendini iyisiyle, kötüsüyle bilen insanlar gerek.
cesur ve yürekli insanlara ihtiyaç var, birileri bizi bu bataklıktan kurtarmalı, yol göstermeli.
erdemli ve bilge insanlara ihtiyacımız var, kaybettiğimiz erdemleri hatırlatacak, bize örnek olacak insanlar lazım.
yenilikci ve üretken insanlara ihtiyacımız var, bize taze fikirler sunacak, ufkumuza açacak sanatçılar gerek.
samimi ve değer bilen insanlara ihtiyacımız var, bize güven vermeli, doğruluğa, olan inancımızı pekiştirmeliler.
bu toplumun her ferdinin değerli insanlara ihtiyaçları var. herkes elini bir parça olsun taşın altına koyabilse, bu yük kuş tüyü gibi hafifler, bu sefalet biter. belki bitmez, belki herşey daha kötü olur, bilemeyiz denemedik. denesek ne çıkar. bize iyi insanlar değil, kendini iyisiyle, kötüsüyle bilen insanlar gerek.
devamını gör...
yazarların en sevdiği enstrüman sesi
1.keman
2.kanun
3.ud
4.ney.
bu dört enstrüman sesi olmazsa olmazımdır. gerçekten özelikle keman sesine hastayım, keşke her hangi bir enstrüman kullana bilseydim, gençlere öğütüm enstrüman kullanmayı muhakkak öğrenin, yeri gelir dert ortağınız olur, yeri gelir sizin yerinize dert anlatır, neşenize ortak olur.
2.kanun
3.ud
4.ney.
bu dört enstrüman sesi olmazsa olmazımdır. gerçekten özelikle keman sesine hastayım, keşke her hangi bir enstrüman kullana bilseydim, gençlere öğütüm enstrüman kullanmayı muhakkak öğrenin, yeri gelir dert ortağınız olur, yeri gelir sizin yerinize dert anlatır, neşenize ortak olur.
devamını gör...
islam devleti
hangi islam devletinden bahsedelim?
peygamber(saa)in kurduğu nizama uygun olan islam devletine itiraz yok.
peygamber torunlarını kesen islam devletine, kendi doktrinlerini islam diye yutturmaya çalışan saltanat devletlerine, islami krallıklara(ki peygamber(saa) krallar ile aristokratlar ile feodal zümreler ile savaşmıştır.) itiraz var.
müslüman toplum renk körü olmuş, siyahı beyazı ayırabilir. ama önüne yeşil ile mavi gelince hangisinin yeşil, hangisinin mavi olduğunu ayıramıyor.
peygamber allah tarafından gönderilmişti. allah tarafından korunuyordu. ve o'nun karşısında hangi güç olursa olsun mutlak şer ve mutlak şirk konumumdaydı. aradan 25 yıl geçti. peygamber vefat etti. sıffin savaşında ali nin karşısında muaviye ordusu kur an sahifelerini mızraklarına geçirdiler." bu kur an dır aramızda hakem olsun dediler." o gün sahte din, gerçek din karşısında galip geldi. ve bu gelenek günümüze kadar geldi.
o günden günümüze ne zaman islami devlet kuruldu ise, dini mercilere uyacağı yerde, dini mercileri kendine uydurdu. gerektiği yerde güzel üslupla, gerektiği yerde dönemin alimlerini satın alarak, gerektiği yerde zor kullanarak.
insanlar tarafından "islami devlet" kavramı peygamber(saa) in getirdiği islami devlet kavramı olarak ne yazık ki algılanmıyor. sadece hırsızın elini kesen, zina edeni recm eden bir devlet anlayışı olarak algılanıyor. halbuki peygamber(saa) in adalet anlayışı, hz ukkaşe nin isteği karşısında sırtını kırbaçlatacak derecede hassas idi.
itirazımız, peygamber(saa)in getirdiği islami devlete değildir. itirazımız, islami devlet kavramının muhammed(saa) i islamdan bu kadar uzak bir kavram olmasınadır.
peygamber(saa)in kurduğu nizama uygun olan islam devletine itiraz yok.
peygamber torunlarını kesen islam devletine, kendi doktrinlerini islam diye yutturmaya çalışan saltanat devletlerine, islami krallıklara(ki peygamber(saa) krallar ile aristokratlar ile feodal zümreler ile savaşmıştır.) itiraz var.
müslüman toplum renk körü olmuş, siyahı beyazı ayırabilir. ama önüne yeşil ile mavi gelince hangisinin yeşil, hangisinin mavi olduğunu ayıramıyor.
peygamber allah tarafından gönderilmişti. allah tarafından korunuyordu. ve o'nun karşısında hangi güç olursa olsun mutlak şer ve mutlak şirk konumumdaydı. aradan 25 yıl geçti. peygamber vefat etti. sıffin savaşında ali nin karşısında muaviye ordusu kur an sahifelerini mızraklarına geçirdiler." bu kur an dır aramızda hakem olsun dediler." o gün sahte din, gerçek din karşısında galip geldi. ve bu gelenek günümüze kadar geldi.
o günden günümüze ne zaman islami devlet kuruldu ise, dini mercilere uyacağı yerde, dini mercileri kendine uydurdu. gerektiği yerde güzel üslupla, gerektiği yerde dönemin alimlerini satın alarak, gerektiği yerde zor kullanarak.
insanlar tarafından "islami devlet" kavramı peygamber(saa) in getirdiği islami devlet kavramı olarak ne yazık ki algılanmıyor. sadece hırsızın elini kesen, zina edeni recm eden bir devlet anlayışı olarak algılanıyor. halbuki peygamber(saa) in adalet anlayışı, hz ukkaşe nin isteği karşısında sırtını kırbaçlatacak derecede hassas idi.
itirazımız, peygamber(saa)in getirdiği islami devlete değildir. itirazımız, islami devlet kavramının muhammed(saa) i islamdan bu kadar uzak bir kavram olmasınadır.
devamını gör...
helloween
almanya'da kurulan power metal fişeği grup. grup üyeleri bir türlü sabit kalmamıştır. yinede grubun ruhunu korudular. grubun adı anlaşılacağı üzere cadılar bayramı yani halloween gibi birşey. bir albümlerinde "her kim ki helloween yerine halloween derse balkabağına dönüşecektir." gibi bir şey yazmışlardır. iron maiden'ın maskotu eddie olduğu gibi helloween'ın maskotu da cadılar bayramımdaki o meşhur korkunçlu suratlı balkabağı. ve yine eddie nasıl ki değişime uğrayarak günümüze kadar geldiyse balkabağıda aynı şekilde şekilden şekle girmiştir.
hala daha dinlemediğim parçaları olduğu için çok mutluyum. müthiş bir hazineye sahipmiş gibi hissediyorum kendimi. kitap okurken nasıl bambaşka diyarlarlara, boyutlara, zamanlara gidiyorsak bu grubun parçaları da bana aynı heycanı veriyor.
power metal öncüsü bu güzel grubun şarkılarını dinlemek isteyenler tam anlamıyla bir roket olan keeper of the seven keys part 1** albümünü dinleyebilirler. söylemeden geçmek istemem helloween adlı ilk albümde sağlamdır. her parça gerek müzik gerek sözler açısından dolu dolu. özellikle starlight bir power metal klasiği. bende buraya grubun en sevdiğim parçalarından birini bırakıyorum.
iyi dinlemeler.
hala daha dinlemediğim parçaları olduğu için çok mutluyum. müthiş bir hazineye sahipmiş gibi hissediyorum kendimi. kitap okurken nasıl bambaşka diyarlarlara, boyutlara, zamanlara gidiyorsak bu grubun parçaları da bana aynı heycanı veriyor.
power metal öncüsü bu güzel grubun şarkılarını dinlemek isteyenler tam anlamıyla bir roket olan keeper of the seven keys part 1** albümünü dinleyebilirler. söylemeden geçmek istemem helloween adlı ilk albümde sağlamdır. her parça gerek müzik gerek sözler açısından dolu dolu. özellikle starlight bir power metal klasiği. bende buraya grubun en sevdiğim parçalarından birini bırakıyorum.
iyi dinlemeler.
devamını gör...
indirim var diye sözlük mağazasını talan eden tip
benimdir. bir aydır bugünü bekliyorum. sözlük sözlük indirim kovalıyorum burda indirim var dediler ne varsa aldık kardeşim var da harcıyoruz yani.*
devamını gör...
maurice tillet
shrek karakterine ilham olan the french angel lakaplı ağır siklet güreş şampiyonu.
shrek karakterini yaratan kişi zorlanmamış adamı direk yeşile boyamış bence.
fotoğraf kaynağı
shrek karakterini yaratan kişi zorlanmamış adamı direk yeşile boyamış bence.
fotoğraf kaynağı
devamını gör...
kendini ispatlayan genç iş bulur
kendimizi ispatlayabilmemiz için fırsat mı veriyorsunuz sanki bu ülkede? sanırsın tüm imkânlar ayaklarımıza serilmiş de biz mal olduğumuz için kendimizi ispatlayamıyoruz. maddi sıkıntılar, eğitim hakkını elinden alarak dört duvar arasına tıkıp psikolojisini alt üst ettiğiniz koskoca bir nesil... bu ülkede gelmiş geçmiş en umutsuz nesil sizin sayenizde yetişiyor. hâlâ kalkmış utanmadan sıkılmadan gençlere sallıyorsunuz. o kadar tepeden bakıyorsunuz ki gerçekleri, neler hissettiğimizi bile görmüyorsunuz. yapmayın artık.
devamını gör...
kargocu yalanları
beni geçen arayıp 'kuryeler korona oldu gelip şubeden alır mısınız?' dediler.
derin bir nefes aldım. 'iade edin kardeşim kuryeler corona olduysa ben şubeye nasıl geleyim? ya oradakiler de koronaysa?' dedim. 'yok yok bizde yok' dedi.
bence gerçekti.
derin bir nefes aldım. 'iade edin kardeşim kuryeler corona olduysa ben şubeye nasıl geleyim? ya oradakiler de koronaysa?' dedim. 'yok yok bizde yok' dedi.
bence gerçekti.
devamını gör...
kolbastı
bunun bitmesi çok iyi olmadı mı ?
hayatımda sanırım bana en çok cringe* yaşatan müzik-dans olayı bu olabilir. çok çirkindi ya. tik-tokun en pik zamanları olan günümüzde çıksaydı harika bir ikili olup sosyal medyayı bize daha fazla dar edebilirdi. zamanında yaşandı ve bitti. bir daha hortlamaması dileğiyle.
şuan denedim hala izleyemiyorum. kabile dansı resmen bu ya. birazcık bile estetik bir kaygı güdülmemiş icra edilirken. oynayan kişinin yerine kendimi koyup utanç okyanuslarına atlayıveriyorum. dayanamıyorum.
şuraya biraz tadımlık bırakayım da utanmak isteyen varsa buyursun.
hayatımda sanırım bana en çok cringe* yaşatan müzik-dans olayı bu olabilir. çok çirkindi ya. tik-tokun en pik zamanları olan günümüzde çıksaydı harika bir ikili olup sosyal medyayı bize daha fazla dar edebilirdi. zamanında yaşandı ve bitti. bir daha hortlamaması dileğiyle.
şuan denedim hala izleyemiyorum. kabile dansı resmen bu ya. birazcık bile estetik bir kaygı güdülmemiş icra edilirken. oynayan kişinin yerine kendimi koyup utanç okyanuslarına atlayıveriyorum. dayanamıyorum.
şuraya biraz tadımlık bırakayım da utanmak isteyen varsa buyursun.
devamını gör...
bir zamanlar çok yakın olduğun dostla aranın birdenbire fena halde bozulması
eğer kinci biriyse tüm kirli çamaşırlarınızı ortaya dökmesi kaçınılmazdır. işte bu yüzden en yakın arkadaşınız da olsa eline koz vermeyin yarını düşünün.
devamını gör...
mesajı kelime kelime gönderen arkadaş
böyle adamlar var, benim çevremde de var. telefon çalıyormuş gibi efekt veriyor mesaj yazarken adam resmen. her cümleyi de bölmezsin arkadaş yahu. bir cümle için zırt zırt zırt sürekli titriyor telefon.
devamını gör...
sudocrem
ozellikle cocuklarda olusan pisikler, gunes yaniklari, buhar yanigi gibi rahatsizlar icin kullanilan kremdir. hem antibakteriyel hem antiseptiktir. bu kremin en buyuk ozelligi iceriginde zinc oxide (cinko oksit) ve lanolin bulunmasidir. anti bakteriyel olmasindan oturu yeni olusmus sivilcelerinde kizarikligini kisa surede gecirmektedir.(sadece sivilcenin bulundugu lokal bolgeye kullanilmalidir) tum cildine maske olarak kullanan, nemlendirici niyetine yuzune bocalayan kisilere denk geldim, bu sekilde kullanimi ozellikle yuz bolgesi icin pek tavsiye etmem... kremin iceriginde bulunan lanolin maddesi cilt yuzeyi tarafindan kolay emilen bir madde degildir, yani krem sanilanin aksine gozenekleri tikayip sivilce yapabilir.
devamını gör...
siz orada yokmuşsunuz gibi lafınızı kesen insanlar
gerçekten bu kadar sinir bozucu çok az şey vardır. yapmayın arkadaşlar bitirsin ondan sonra ne diyecekseniz diyin.
devamını gör...
de'lerin yazımına takmış güruh
haklı olan güruhtur. de'yi da'yı ayırmak zor bir iş değildir.
devamını gör...
hala koronovirüse yakalanmamış insan
benimdir. hatta en çok benim yakalanmam gerekirken nasıl oldu da hala yakalanmadım bilmiyorum.
çalıştığım yer tomografi . günde kaç tane covid hastası çekiyorum belli değil.
çalıştığım yer tomografi . günde kaç tane covid hastası çekiyorum belli değil.
devamını gör...
diodorus
eski bir yunan tarihçi. ne kadar eski? şu an yaşasa, yaşı 2112 olacak kadar eski. yani m.ö. 91 doğumlu. ne kadar iyi hesaplamışımdır bilemeyeceğim artık. o değil de bu adam, şimdi o dönemde bilebilir miydi, ölümünden 2000+ yıl sonra, birisinin ondan bahsedeceğini. ben de bu soruyu 2011 yılında düşünmüştüm sokakta yürürken. dedim ki, ulan acaba, öldüğümde kimse beni hatırlamasa bile, bir gün mesela 10.000 yıl sonra, biri çıkıp kemiklerimi bulup "aha da 10.000 yıllık insan" diyerekten müzede sergileyecek mi. ya da şimdi artık ne zaman yeni bir insan görsem, diyorum ki olm belki de bu insanın kemikleri 20.000 yıl sonra bir müzede sergilenecek. ya da 2000 yıl sonra kendisinden bahsedilecek. şimdi bu diodorus abinin de başına bu geldi yani. şu an birisi ondan bahsediyor normal adam zaten ünlü bir tarihçi, fakat şuanda kendisinden bahseden kişi yani ben, adama abi çekiyorum. garip.
neyse, diodorus bibliotheke historike denen kitabıyla ünlenmiştir. fakat, bana göre bu kitapla değil eski bir yunan olduğu için ünlendi. çünkü eski yunanlar, bir gün ünlenmeye mahkumdur. bu doğanın kanunudur. hele ki o kişi atinalıysa, demek ki kendisinden binlerce yıl bahsedilecektir. bi ankaralı olmak vardır (iskenderiyeli yunanlar) bir de istanbullu olmak vardır (atinalı yunanlar). iskenderiyeliler pek ünlü değiller fakat atinalılar 7'den 70'e filosoflar. filosof değillerse bile filosoflar. hani günümüzde profesör doktor olmayıp da profesör doktor olanlar var ya, işte bu atinalılar da öyle.
diodorus, bildiği herşeyi mısırdan öğrendiğini yazar. ne var ki, ben yine eski bir yunan tarihçi olan herodot'un da benzer ifadelerini biliyorum. herodot'u bilirsiniz zaten, fenerbahçede mesut özil ne ise, tarihte de herodot odur. bir sitede, 2-3 yıl önce sanırsam herodot'un "ben en zeki insanları mısır'da gördüm" dediğini söyleyen bir ifadeye denk gelmiştim. artık ne kadar doğrudur bilemeyeceğim. doğrusunu söylemek gerekirse, umrumda da değil. banane antik mısır'dan. gerçi benim için bugün en güzel ülke mısır. napsam, ben de mi tarihçi olsam acaba? ama şaka değil cidden öyle. çünkü hiç gündemde mısır'ı görmedim ben. adamların muhteşem tarihi var, ama kendi hallerindeler. arda turan gibiler, salmışlar hayatı. şimdi konumuzla alakası yok ama, babam, anneme balayı için mısır'a gidelim demişti. annem kabul etmeyince babam boşanmak istemişti. ki babam da tarihçi. şaka tarihçi falan değil. ama mısır'a gitmek istediğine göre, olabilir evet.
diodorus, birçok yer gezmiş ve başına gelmeyen kalmamıştır. size doğrusunu söyleyeyim, diodorus hakkında türk kaynaklarda çok az bilgi bulabilirsiniz fakat, yazdığı şeyler arasında ilginç bilgiler var. ve size 2 tane çok güzel bilgi vereyim, kabe'den ve stonehenge'den ilk kez diodorus bahsetmiştir. diodorus, tüm arapların saygı duyduğu çok kutsal olan bir tapınağın kuruluşundan bahseder. bazı tarihçiler (ki aralarında önemliler de var) çıkıp der ki, bu bahsedilen yer kabe'dir. tabii nasıl bu sonuca ulaşmışlar bilmiyorum. arapların saygı duyduğu bir tapınak kabe olmak zorunda mı. bundan ilave, herodot, kabe'den bahsetmediği için bazı çevreler, diodorus, kabe'den bahseden ilk kişi, herodot kabe'den bahsetmez, demek ki kabe m.ö. 90-larda yapıldı bile demişlerdir. sanırsın herodot, her yıl kabe'yi ziyaret eden bir hacı.
stonehenge olayına gelelim. stonehenge'yi bilen vardır, tarih öncesinde yapılmış bir anıt. dikili taşlar. tarih öncesi ne demek, yani yazının bulunmasından önceki dönem (m.ö. 3.000'den önce). işte bu stonehnege de o dönemlerde yapılmış. ve bu anıttan bu dikili taşlardan da ilk diodorus söz etmiştir. ilk önce stonehenge bazı teorilere göre evrenin merkezi bazı teorilere göreyse uzaylıların yapmış olduğu bir yerdir. fakat evrenin merkezi ne yani? evrenin merkezi dikili taşlar mı diye de düşünüyor insan. veya evrenin merkezi dünya gezegeninde mi olma zorunda? bundan ilave uzaylılar yani hep böyle iddialar var, işte bunu uzaylılar yaptı şunu uzaylılar yaptı. ya bakın abiler-ablalar, uzaylılar dünya gezegenine gelebilecek kadar, yani dünyaya gelmelerine yardım edecek araçları bulunabilecek kadar, dünyada bir yaşamın var olduğunu keşfetmiş olabilecek kadar gelişmişlerse, neden dünyaya gelip, taşları alıp bir anıt yapsınlar? veya diyorlar ki bunlar piramitleri yaptı. neden? gelip burda birbirlerine, abi bak taş var gel anıt yapak falan mı dediler. bakın, biz insanlar da uzaylıyız. yani biz başka bir gezegende yaşam bulsak o gezegende farklı canlılar yaşasa, biz o gezegene gitsek onlar bize aa uzaylı diyecekler. madem diğer gezegenlerde yaşam var, onların bizler gibi "acaba uzaylılar var mı? acaba bizi ziyarete gelecekler mi?" gibi düşünmediklerini nerden biliyoruz yani. o yüzden bu iddialar komik. 2 dikili taş görüp aha da gizem aha da korkunç diyerek anında farklı-farklı şeyler düşünmek, teoriler üretmek de komik. bir şeyin sebebini açıklayamıyorsak, tarihini bilmiyorsak, kesin uzaylılar yapmıştır demek de komik. ki bunu bilim adamları da yapıyor. araştırmacılar, uzmanlar da yapıyor. belki de bir uzaylının deneyiyizdir diyen kaç tane araştırmacı, uzman var yani. elon musk bile piramitleri uzaylılara bağladıysa, yani halkı suçlayamayız.
diodorus, tarih öncesinde yapılmış olan bu anıtın, güneş tanrısı apollon için yapıldığını kaydeder. daha sonraları başkaları, sezar için ve bazı diğerleri de augustus için yapıldığını söyler. stonehenge'yi gizemli yapan bir detay da, antik insanlar şu koskocaman taşları nasıl taşımışlar. bu bilinmiyor fakat bazı görüşler ortaya atılmış durumda. şunu da söylemem lazım ki, stonehenge 70 yıl öncesinde bile tekrar-tekrar inşa edilmiş ve hatta tarihin birçok döneminde birçok kez değiştirilmiştir. yani orjinal stonehenge değiştirilmiştir. stonehenge'yi yapan toplum, medeniyet kimlerdi? bu insanlar hakkında hiçbir yazılı kaynak bulunmadığı için bilinmiyor.
ve ilginç bir bilgi daha; diodorus, bir gün mısır'a gezintiye çıkar. orda, bir romalı, yanlışlıkla bir kediyi öldürür. yanlışlıkla kediyi öldürmek nasıl oluyor derseniz, ben de zamanında, öğrencilik dönemimde kalemi gözüme soktum yanlışlıkla. işte bu nasıl olduysa, o da öyle olmuştur. bunu gören mısır halkı, romalı idam edilsin demişlerdir. çünkü, kediler, antik mısır'da kutsal sayılırlardı.
neyse, diodorus bibliotheke historike denen kitabıyla ünlenmiştir. fakat, bana göre bu kitapla değil eski bir yunan olduğu için ünlendi. çünkü eski yunanlar, bir gün ünlenmeye mahkumdur. bu doğanın kanunudur. hele ki o kişi atinalıysa, demek ki kendisinden binlerce yıl bahsedilecektir. bi ankaralı olmak vardır (iskenderiyeli yunanlar) bir de istanbullu olmak vardır (atinalı yunanlar). iskenderiyeliler pek ünlü değiller fakat atinalılar 7'den 70'e filosoflar. filosof değillerse bile filosoflar. hani günümüzde profesör doktor olmayıp da profesör doktor olanlar var ya, işte bu atinalılar da öyle.
diodorus, bildiği herşeyi mısırdan öğrendiğini yazar. ne var ki, ben yine eski bir yunan tarihçi olan herodot'un da benzer ifadelerini biliyorum. herodot'u bilirsiniz zaten, fenerbahçede mesut özil ne ise, tarihte de herodot odur. bir sitede, 2-3 yıl önce sanırsam herodot'un "ben en zeki insanları mısır'da gördüm" dediğini söyleyen bir ifadeye denk gelmiştim. artık ne kadar doğrudur bilemeyeceğim. doğrusunu söylemek gerekirse, umrumda da değil. banane antik mısır'dan. gerçi benim için bugün en güzel ülke mısır. napsam, ben de mi tarihçi olsam acaba? ama şaka değil cidden öyle. çünkü hiç gündemde mısır'ı görmedim ben. adamların muhteşem tarihi var, ama kendi hallerindeler. arda turan gibiler, salmışlar hayatı. şimdi konumuzla alakası yok ama, babam, anneme balayı için mısır'a gidelim demişti. annem kabul etmeyince babam boşanmak istemişti. ki babam da tarihçi. şaka tarihçi falan değil. ama mısır'a gitmek istediğine göre, olabilir evet.
diodorus, birçok yer gezmiş ve başına gelmeyen kalmamıştır. size doğrusunu söyleyeyim, diodorus hakkında türk kaynaklarda çok az bilgi bulabilirsiniz fakat, yazdığı şeyler arasında ilginç bilgiler var. ve size 2 tane çok güzel bilgi vereyim, kabe'den ve stonehenge'den ilk kez diodorus bahsetmiştir. diodorus, tüm arapların saygı duyduğu çok kutsal olan bir tapınağın kuruluşundan bahseder. bazı tarihçiler (ki aralarında önemliler de var) çıkıp der ki, bu bahsedilen yer kabe'dir. tabii nasıl bu sonuca ulaşmışlar bilmiyorum. arapların saygı duyduğu bir tapınak kabe olmak zorunda mı. bundan ilave, herodot, kabe'den bahsetmediği için bazı çevreler, diodorus, kabe'den bahseden ilk kişi, herodot kabe'den bahsetmez, demek ki kabe m.ö. 90-larda yapıldı bile demişlerdir. sanırsın herodot, her yıl kabe'yi ziyaret eden bir hacı.
stonehenge olayına gelelim. stonehenge'yi bilen vardır, tarih öncesinde yapılmış bir anıt. dikili taşlar. tarih öncesi ne demek, yani yazının bulunmasından önceki dönem (m.ö. 3.000'den önce). işte bu stonehnege de o dönemlerde yapılmış. ve bu anıttan bu dikili taşlardan da ilk diodorus söz etmiştir. ilk önce stonehenge bazı teorilere göre evrenin merkezi bazı teorilere göreyse uzaylıların yapmış olduğu bir yerdir. fakat evrenin merkezi ne yani? evrenin merkezi dikili taşlar mı diye de düşünüyor insan. veya evrenin merkezi dünya gezegeninde mi olma zorunda? bundan ilave uzaylılar yani hep böyle iddialar var, işte bunu uzaylılar yaptı şunu uzaylılar yaptı. ya bakın abiler-ablalar, uzaylılar dünya gezegenine gelebilecek kadar, yani dünyaya gelmelerine yardım edecek araçları bulunabilecek kadar, dünyada bir yaşamın var olduğunu keşfetmiş olabilecek kadar gelişmişlerse, neden dünyaya gelip, taşları alıp bir anıt yapsınlar? veya diyorlar ki bunlar piramitleri yaptı. neden? gelip burda birbirlerine, abi bak taş var gel anıt yapak falan mı dediler. bakın, biz insanlar da uzaylıyız. yani biz başka bir gezegende yaşam bulsak o gezegende farklı canlılar yaşasa, biz o gezegene gitsek onlar bize aa uzaylı diyecekler. madem diğer gezegenlerde yaşam var, onların bizler gibi "acaba uzaylılar var mı? acaba bizi ziyarete gelecekler mi?" gibi düşünmediklerini nerden biliyoruz yani. o yüzden bu iddialar komik. 2 dikili taş görüp aha da gizem aha da korkunç diyerek anında farklı-farklı şeyler düşünmek, teoriler üretmek de komik. bir şeyin sebebini açıklayamıyorsak, tarihini bilmiyorsak, kesin uzaylılar yapmıştır demek de komik. ki bunu bilim adamları da yapıyor. araştırmacılar, uzmanlar da yapıyor. belki de bir uzaylının deneyiyizdir diyen kaç tane araştırmacı, uzman var yani. elon musk bile piramitleri uzaylılara bağladıysa, yani halkı suçlayamayız.
diodorus, tarih öncesinde yapılmış olan bu anıtın, güneş tanrısı apollon için yapıldığını kaydeder. daha sonraları başkaları, sezar için ve bazı diğerleri de augustus için yapıldığını söyler. stonehenge'yi gizemli yapan bir detay da, antik insanlar şu koskocaman taşları nasıl taşımışlar. bu bilinmiyor fakat bazı görüşler ortaya atılmış durumda. şunu da söylemem lazım ki, stonehenge 70 yıl öncesinde bile tekrar-tekrar inşa edilmiş ve hatta tarihin birçok döneminde birçok kez değiştirilmiştir. yani orjinal stonehenge değiştirilmiştir. stonehenge'yi yapan toplum, medeniyet kimlerdi? bu insanlar hakkında hiçbir yazılı kaynak bulunmadığı için bilinmiyor.
ve ilginç bir bilgi daha; diodorus, bir gün mısır'a gezintiye çıkar. orda, bir romalı, yanlışlıkla bir kediyi öldürür. yanlışlıkla kediyi öldürmek nasıl oluyor derseniz, ben de zamanında, öğrencilik dönemimde kalemi gözüme soktum yanlışlıkla. işte bu nasıl olduysa, o da öyle olmuştur. bunu gören mısır halkı, romalı idam edilsin demişlerdir. çünkü, kediler, antik mısır'da kutsal sayılırlardı.
devamını gör...
antidepresan etkisi gösteren yazılar
'hayat ve zaman senin üstüne doğru kararıp köpürerek akar, seni taş bir duvara sıkıştırır.
biz gençken, bir sorun karşısında yeterli direnci gösteremediğimizde, mücadele edemediğimizde, kırılganlaştığımızda babam öfkeyle sedeflenmiş bir enerjiyle "boğayı" derdi, "boynuzlarından tutup devireceksin."
"boğa" hayattı.
seni bir hücreye kapattıklarında o daracık odanın içinde o geniş omuzlu, iri kaslı "boğanın" da karşısında durduğunu, keskin ve sivri boynuzlarını karnına dayadığını hissedersin.
hareket edecek, kımıldayacak bir yer yoktur.
boğayı nasıl boynuzlarından tutup devireceksin?
yenilecek misin?
tam da seni oraya kapatanların istediği gibi boğanın seni paramparça etmesine izin mi vereceksin?
bu sorular karşına çıktığında bir gerçeği keşfedersin:
hareket etmen gerekir.
ama nasıl?
insanların güçsüz, çaresiz, yetenekleri sınırlı, açgözlü ve arsız bir bedeni vardır.
o bedeni alıp bir hücreye kapattıklarında karşısındaki engelleri aşamaz, kilitli kapıları açamaz, parmaklıkların arasından geçemez, duvarların üstünden uçamaz.
benim zamanımı "nerede" geçireceğime karar verecek birileri hep vardır, peki benim zamanımı "nasıl" geçireceğime karar verebilecek herhangi bir insan, bir irade, bir güç var mıdır?
bunun cevabı beni hapishanede bile gülümsetir.
öyle bir güç yoktur.
"gerçeklik" sadece bedenimizle ilgili olsaydı bir roman okurken, bir film seyrederken hiçbir duygu hissetmememiz gerekirdi.
ama hissediyoruz.
hayalgücümüz başka bir hayalin içine sızıyor, o hayalin parçası haline geliyor, üstelik sadece hayalgücümüz hayalin parçası olmuyor, bedenini de peşinden sürüklüyor. beden kendisiyle hiç ilgisi olmayan bir olaya "gerçek" tepkiler veriyor.
ben iki yıldır, bir hücrede sivri ve keskin boynuzları olan, gözleri kanlı iri bir boğayla yaşıyorum.
iki yıldır her gün o boğayı boynuzlarından tutup devirmek zorundayım.
bunun için size o boğadan daha hızlı hareket edebilen bir şey lazım: tek bir an içinde bütün dünyayı gezebilen bir hayalgücü.
hayalgücü her kapıdan geçer.
her yere gider.
ve, zamanınızı "nasıl" geçireceğinizi belirleyecek yeryüzünde hiçbir gücün olmadığını, dokunulmaz bir iktidara sahip olduğunuzu bilmenin muazzam hazzını tadarsınız.
hapishane, bedeninizi köleleştirirken zihninizi tanrısal bir güce ulaştırır.
ahmet altan
devamını gör...
lin pesto
araba, mazaallah, bir düşün, delikanlım gibi şarkıları yeniden yorumlayan sanatçı. kendisini mutlu zamanlarımızda ve mutsuz zamanlarımızda severek dinliyoruz.
devamını gör...
