risale-i nur
doğu anadolulu bir alim olan bediüzzaman said nursi tarafından yazılmış 300 kadar kuran ayetini açıklayan/tefsir eden risalelere verilen isimdir. dili farsça ve arapça kelimelerı çokça içinde bulundurur bundandır ki çoğu insan bu risaleleri anlayamaz ancak osmanlı türkçesinin en elit diline vakıf olan zümrece anlaşılabilen bir dile sahiptir. said nursi'nin hayatı zindanlarda ve sürgünlerde geçmiştir.
bu alim 1. dünya savaşında kafkas cephesinde gönüllü olarak savaşmıştır ve milislerden oluşan 5000 askerlik bir alaya kumandanlık yapmıştır savaşın sonucununda esir düşmüş ve bolşevik ihtilalini fırsat bilerek kaçar ve kafkaslar'dan esir alınmışken balkanlardan vatana geri döner.
gençlik yıllarından itibaren çok siyasi/politik bir şahıs olmuştur ve büyük bir zümrece fikirleri görüşleri kabul görmektedir. öyle ki istanbulun işgali sırasında ingiliz mandası isteyen istanbuldaki alim sınıfını uyararak hizaya getirmiş ve ingiliz mandasının esaret olacağını hutuvat-ı sitte ile tüm istanbul'a bildirmiştir. hatta bu başarılarından dolayı musatafa kemal tarafından meclis kurulduğundan meclise davet edilmiştir. meclisteki vekillerin dinden uzak olduğunu namaz kılmadığını gördüğünden onlara çeşitli uyarılar yapmıştır.
namaz kılmalarını kendi benliklerine dönmelerini doğuda doğunun batıda ise batının galip geleceğini yani özentilik içinde dururlarsa uğraşlarının bir gün zayi olacağını söylemiştir
hilafetin kaldırıldığı zamanda şeyh sayit isyanına karışmamıştır. karışsaydı olayların farklı bir yola evrilebileceği birçok otorite tarafıdan bilinir. bunun sebebi hitabeti ve bilgisi çok fazla olduğundan onun dediklerine tabi olan kitlenin fazla olmasıdır.
isyanlara karışmamasına rağmen sürgünlere gönderilmiştir o sürgünlerden biride ısparta'nın barla köyüdür burada siyaset ile ilgilenmeyi bırakır ve kendini insanlara vakfeder kendisi barla'dan sonraki hayatını yeni said olarak tanımlar.
burada risale-i nur eserlerinin çoğunu ortaya getirir. ve takipçileri artar ve bugün dahi türkiye'de en fazla üyesi olan dini topluluk nur cemaatleridir.
"ümitvar olunuz; şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, islamın sadası olacaktır."
bediüzzaman said nursi
bu alim 1. dünya savaşında kafkas cephesinde gönüllü olarak savaşmıştır ve milislerden oluşan 5000 askerlik bir alaya kumandanlık yapmıştır savaşın sonucununda esir düşmüş ve bolşevik ihtilalini fırsat bilerek kaçar ve kafkaslar'dan esir alınmışken balkanlardan vatana geri döner.
gençlik yıllarından itibaren çok siyasi/politik bir şahıs olmuştur ve büyük bir zümrece fikirleri görüşleri kabul görmektedir. öyle ki istanbulun işgali sırasında ingiliz mandası isteyen istanbuldaki alim sınıfını uyararak hizaya getirmiş ve ingiliz mandasının esaret olacağını hutuvat-ı sitte ile tüm istanbul'a bildirmiştir. hatta bu başarılarından dolayı musatafa kemal tarafından meclis kurulduğundan meclise davet edilmiştir. meclisteki vekillerin dinden uzak olduğunu namaz kılmadığını gördüğünden onlara çeşitli uyarılar yapmıştır.
namaz kılmalarını kendi benliklerine dönmelerini doğuda doğunun batıda ise batının galip geleceğini yani özentilik içinde dururlarsa uğraşlarının bir gün zayi olacağını söylemiştir
hilafetin kaldırıldığı zamanda şeyh sayit isyanına karışmamıştır. karışsaydı olayların farklı bir yola evrilebileceği birçok otorite tarafıdan bilinir. bunun sebebi hitabeti ve bilgisi çok fazla olduğundan onun dediklerine tabi olan kitlenin fazla olmasıdır.
isyanlara karışmamasına rağmen sürgünlere gönderilmiştir o sürgünlerden biride ısparta'nın barla köyüdür burada siyaset ile ilgilenmeyi bırakır ve kendini insanlara vakfeder kendisi barla'dan sonraki hayatını yeni said olarak tanımlar.
burada risale-i nur eserlerinin çoğunu ortaya getirir. ve takipçileri artar ve bugün dahi türkiye'de en fazla üyesi olan dini topluluk nur cemaatleridir.
"ümitvar olunuz; şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, islamın sadası olacaktır."
bediüzzaman said nursi
devamını gör...
çocuk sevmeyen insan
hiçbir zaman anlayamayacağım insandır. oysa çocuklar, önyargısızdır, yargısız kabuldedirler. herkesi koşulsuz severler. her halimle kabul gördüğümü düşündüğüm yegane varlıklar çocuklar olduğundan, çocuklarla vakit geçirmeye bayılıyorum.
bir uzmana göre içindeki çocuğun yaralarını saramayanlar, çocukların ağlamasına, mızmızlığına tahammül edemiyorlarmış, içindeki çocuğu iyileştirdikçe de çocuklarla daha sağlıklı ilişkiler kurulabiliyormuş.
bir uzmana göre içindeki çocuğun yaralarını saramayanlar, çocukların ağlamasına, mızmızlığına tahammül edemiyorlarmış, içindeki çocuğu iyileştirdikçe de çocuklarla daha sağlıklı ilişkiler kurulabiliyormuş.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sözlük hesaplarının şifresi
trollükten hackerlığa adım adım..
devamını gör...
yara bandı erkek
yara bandı kadından hiçbir farkı olmayan insan.
sanırsın erkekler hiç kullanmıyor kadınları da, başlık yine kadınlar üzerinden açılmış. 2 taraf da yapıyor bunu ve kim yapıyorsa yanlış. kadını erkeği yok.
neyse. kime neyi anlatacağım ki...
sanırsın erkekler hiç kullanmıyor kadınları da, başlık yine kadınlar üzerinden açılmış. 2 taraf da yapıyor bunu ve kim yapıyorsa yanlış. kadını erkeği yok.
neyse. kime neyi anlatacağım ki...
devamını gör...
feridun düzağaç şarkıları
sözleriyle içimizdeki o ince yere dokunan şarkılardır. elbette ki; onun gibi nice sanatçılar var ancak feridun düzağaç'ın yeri çok ayrıdır.
içimden şehirler geçiyor. her durakta duruyor, inmiyorsun.
"dört yanım hasret, unutulmuş bir oda gibiyim. açıklarımda batmış yüz binlerce gemi, limanım yorgun yastan..."
gibi sorgulatan sözler geçer bu şarkılarda. *
içimden şehirler geçiyor. her durakta duruyor, inmiyorsun.
"dört yanım hasret, unutulmuş bir oda gibiyim. açıklarımda batmış yüz binlerce gemi, limanım yorgun yastan..."
gibi sorgulatan sözler geçer bu şarkılarda. *
devamını gör...
yazarların okuduğu bölümler
yazılım bitirdim ama bilin bakalım sonra ne oldu
ipucu nickimde saklıswh
ipucu nickimde saklıswh
devamını gör...
hapishane defterleri
mussolini'nin 1926'dan 1937'ye dek hapiste tuttuğu sosyalist kuramcı antonio gramsci'nin 32 parçadan oluşan eseri.
her ne kadar hapishane koşullarında yazılmış olduğu için o atmosferi birebir ve yoğun şekilde verse de; ve dışarıya sızdırılmak adına tüm kuramcıların adı çeşitli uydurma isimlerle şifrelenmiş olması bakımından eşsiz olsa da asıl mesele gramsci'nin sosyalist devrimlerin sıkışıp kalmasına bir çözüm arayışı içinde olmasını yansıtmasıdır. bu eser metodolojik anlamda toplumları ikiye ayırmış ve devlet teorisyenlernin-devrimcilerin ışığında ''tüm zamanlar için geçerli'' ibaresiyle icra edilmiştir. tarih, politika, felsefe ve kültür sorunları üzerine seçme metinler...
her ne kadar hapishane koşullarında yazılmış olduğu için o atmosferi birebir ve yoğun şekilde verse de; ve dışarıya sızdırılmak adına tüm kuramcıların adı çeşitli uydurma isimlerle şifrelenmiş olması bakımından eşsiz olsa da asıl mesele gramsci'nin sosyalist devrimlerin sıkışıp kalmasına bir çözüm arayışı içinde olmasını yansıtmasıdır. bu eser metodolojik anlamda toplumları ikiye ayırmış ve devlet teorisyenlernin-devrimcilerin ışığında ''tüm zamanlar için geçerli'' ibaresiyle icra edilmiştir. tarih, politika, felsefe ve kültür sorunları üzerine seçme metinler...
devamını gör...
tarihteki muazzam ayarlar
nazım hikmet bursa cezaevindeyken bir gün ; adalet bakanlığından cezaevini denetlemeye bir müfettiş gelir. bir kaç günlük denetimden sonra müdüre ' nazım da buradaymış çağır da görelim kimmiş neymiş ?' der. nazım'ı odaya getirirler müfettiş nazım'a oturacak yer dahi göstermez uzun bir süzme ve kısa bir konuşma ardından yalnızca 'gidebilirsiniz' der. nazım hikmet tam kapıdan çıkacakken müfettiş'e 'ömer hayyam'ı duydunuz mu ? ' diye sorar. müfettiş hemen atılır 'kim duymaz hayyam'ı ' nazım hikmet 'hayyam zamanında iran hükümdarı kim ?'diye sorduğundaysa müfettiş sessiz kalır. nazım konuşmasını sürdürür' görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin adalet bakanı'nı ve sizi kimse anımsamayacak' der çıkar.
devamını gör...
kyk borcu saçmalığı
alırken kıtır kıtır,
sapına gelince meeeee...
devlet kimsenin boğazına basıp bu parayı alacaksın demiyor.
alan da geri ödeyeceğini (seve seve ya da seve seve) biliyor.
ödemezseniz de herhangi bir yerde bordrolu çalıştığınızda maaşınıza el konulunca yukarıdaki arkadaşa mesaj atıp zararınızın tazminini istersiniz.
sapına gelince meeeee...
devlet kimsenin boğazına basıp bu parayı alacaksın demiyor.
alan da geri ödeyeceğini (seve seve ya da seve seve) biliyor.
ödemezseniz de herhangi bir yerde bordrolu çalıştığınızda maaşınıza el konulunca yukarıdaki arkadaşa mesaj atıp zararınızın tazminini istersiniz.
devamını gör...
nickaltı örümcek bağlayanlar
yıllardır nickaltı girilmeyen yazarlardır.
***amme hizmeti***
siz mesaj atın, 2 iş günü içinde nickaltınız hazır.
***amme hizmeti***
***amme hizmeti***
siz mesaj atın, 2 iş günü içinde nickaltınız hazır.
***amme hizmeti***
devamını gör...
dj gyrotta zao (yazar)
ahahahah çok komik ya. bu şahıs* kendi ulkesini kuran adamı sevmeyenleri savunuyor, hatta "isterse nefret de edebilir ne var bunda?" diyor. kim şimdi atatürk düşmanı?
kendisi önceden zaten nickaltima birşeyler girmişti, bende karşılıksız olmasın dedim, ve gayette doğruları yazdım :)
galiba zoruna gitmiş.*
kendisi önceden zaten nickaltima birşeyler girmişti, bende karşılıksız olmasın dedim, ve gayette doğruları yazdım :)
galiba zoruna gitmiş.*
devamını gör...
mutlu eden yiyecekler
köfte patates kızartması ve ketçap.
devamını gör...
sözlük mağazası'ndaki takipçileri gör özelliği
an itibariyle karmaya kıyıp aldım*. iyi mi ettim kötü mü ettim bilmiyorum ama yaptım böyle bir şey.
aslında normalde hiç merak etmiyordum kimin beni takip ettiğini. ama bu gece fazla işsiz olduğumdan içime bir merak düştü. tutamadım kendimi. bir de şu iç ses şeysi var..
"acaba kimler seni takip ediyor?"
-132 yazar.
"hadi zümrüt, sadece 1500 karmacık."
-ben onu kolay mı kazandım sanıyorsun?
"sen de merak ediyorsun biliyorum. hadi sadece bir kilit sembolüne dokunacaksın."
-allah'ım sen affet. uyuyorum yine iç sesime.
şuanlık bir pişmanlığım yok. ilerde olur mu bilemem. **
not: konusu açılmışken söyleyeyim. beni takip eden yazarlara çok teşekkür ediyorum. sağolun, var olun.*
aslında normalde hiç merak etmiyordum kimin beni takip ettiğini. ama bu gece fazla işsiz olduğumdan içime bir merak düştü. tutamadım kendimi. bir de şu iç ses şeysi var..
"acaba kimler seni takip ediyor?"
-132 yazar.
"hadi zümrüt, sadece 1500 karmacık."
-ben onu kolay mı kazandım sanıyorsun?
"sen de merak ediyorsun biliyorum. hadi sadece bir kilit sembolüne dokunacaksın."
-allah'ım sen affet. uyuyorum yine iç sesime.
şuanlık bir pişmanlığım yok. ilerde olur mu bilemem. **
not: konusu açılmışken söyleyeyim. beni takip eden yazarlara çok teşekkür ediyorum. sağolun, var olun.*
devamını gör...
boşluğa haykırmak istediğiniz cümleler
yoruldum, sıkıldım her şeyden.
devamını gör...
karanlıktan korkmak
yaşım kemale erdi, tek ayak çukura girdi gözler toprağa bakıyor ama hala korkarım karanlıktan.
kucuk yaşta bilinçsiz aile bireylerinin mahalle abilerinin anlattığı hikayelerden olsa gerek.
kucuk yaşta bilinçsiz aile bireylerinin mahalle abilerinin anlattığı hikayelerden olsa gerek.
devamını gör...
bir erkeği yatağa atmanın en kolay yolu
bu ülkede göz kırpın tamamdır, evi arsayı bile alırsınız!
devamını gör...
(tematik)
sakalar
osmanlı ordusunda ordunun su ihtiyacını karşılamakla görevli olan gruptur.
devamını gör...

