ekşi'de kimse birbirini tanımıyor. burası küçük olduğundan herkes birbirini üç aşağı beş yukarı tanıyor.
(bkz: biz bir aileyiz)*
devamını gör...

güzel entry yazdığım zaman kendimi omzumdan öpüyorum. fiziksel like.
devamını gör...

rönesans resmindeki dört temel teknikten biridir. renk ve tonların buharlaşarak birbirine karışması ve böylece konturların görünmez olmasını sağlayan, buğulu bir gölgelemeyi ifade eder. çoğunlukla aydınlıktan karanlığa geçişlerde kullanılır.
devamını gör...

iskandinav mitolojisinde bilgelik ve savaş tanrısı dır bir gözü yoktur çünkü o gözünü bilgelik kuyusunda içebilmek için feda etmiştir. bu sayede sonsuz bir bilgeliği vardır.
çarşamba gününün ismi (wednesday) odin günü isminden gelmektedir. ( wodin day)
yunan mitolojisindeki zeus diyebiliriz.
thor un babasıdır. hernekadar filmlerde loki nin de babası olarak görülsede öyle değildir. yani loki ve thor kardeş değildir. odin loki 'yi yanına kankardeşi olarak almıştır.
devamını gör...

(bkz: hafızadan çıkmayan reklam jingleları)
devamını gör...

“yaya geçidinin çizgisi bir kareye minicik taşmış acaba tiklesem mi?”
“e şimdi trafik lambasının direği de trafik lambası sayılır mı, işaretleyeyim mi?”
“motor olan görselleri seçin diyor sanki uzakta bir tane var ama bisiklet mi o?”
diye diye başarısızlıkla sonuçlanan durum.
bazı görseller ciddi anlamda karmaşık oluyor.
bu kadar sorgulamayı bir robotun yapabileceğini sanmıyorum ama yine de siz bilirsiniz.*
devamını gör...

çok tatlış, minnoş bir yazarımız. her şey tanım girmek değil bre ahali! adamlar güzel gönülleriyle de kalite salgılayabiliyor.

varlığı daim olsun, umarım her günü ayrı güzel geçer. sevgiler. *
devamını gör...

bunları gerçekten ciddiye alıp okuyan var mı?
devamını gör...

evde çocuklara dayanamayan annenin sağa sola salça olması durumu.

öğretmenler aşı nerede diye sesini yükseltiyor da ablacım, senin yalıdan duyulmuyor zaar.
zaten daha da yükseltseler seslerini , biri muhakkak gelir gözünün üstünde kaşın var der.

hem bu durumun muhatabı öğretmen mi yahu? akıllı kadınsın sen(!) canın mı sıkılıyor yoksa?
devamını gör...

nefret etme hakkı neymiş ya?
mabadımızdan hepimiz hak uyduralım. yarın da uydurduğumuz haklara sığınıp, suçlarımızı normalleştirelim…

bugün nefret etmeye hak isteyen yarın adam öldürmeye de hak desin. nefret, suçtur sevgili kardeşim. anayasal değilse bile vicdanen suçtur. birini sevmek, birine saygı göstermek seni vicdanen rahatsız etmez, ama nefretten hareketle yaptığın bir eylem, seni ömrünün sonuna kadar takip edip, pişman edebilir. bakma, biz aslında seni de düşünüyoruz. hem de sana rağmen…
devamını gör...

bu heykellerin koskoca amerika birleşik devletleri'nde böyle kuş uçmaz kervan geçmez bir yere yapılmasının sebebi, bu toprakların sioux'ların uğruna savaştığı, kutsal saydıkları black hills, paha sapa, kara tepeler olmasıdır.
başta çılgın at olmak üzere bütün sioux, cheyenne ve arapaho'lar kutsal saydıkları bu bölgeyi beyazlara para karşılığı satmadıkları için saldırıya uğramış ve meşhur little bighorn savaşında 7. süvari alayının yokedilmesi ve sonrasında olan kızılderili katliamları bu toprakların satılmaması için olmuştu.
kızılderililerden nefret ettiği bilinen bir heykeltraş ve oğlu tarafından yapılmıştır. sanki ırkçı beyaz adam demek istiyor ki, "siz bize bu toprakları vermemek için savaştınız, direndiniz ama biz sizin çoğunuzu öldürüp buraları aldık ve bu heykelleri sizin kutsal alanınıza yaptık ki, sağ kalanlarınız her kafasını kaldırdığında, başkanlarımızı görsün."
devamını gör...

geziyi ilk 3 gün destekleyenlerin pasifist ataletlerine bahane olarak sunduğu pelesenktir.
devamını gör...

baba'nın ölüm yıldönümü bugün.
baba 8 senedir yoksun, kabirdesin ama sen hep gönlümüzde taht sahibisin.
baba senin konserine gittiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. ama ancak müslümcülerin anlayacağı konserlerdi.
senin için gülhaneye, yedi kule zindanlarına gelmiştim baba.
allah rahmet eylesin, rahat uyu baba.
devamını gör...

31.3 büyük oran bu millet den bir bok olmaz.
devamını gör...

1994 yapımı, daha jeneriğinde çalan muhteşem şarkıyla insanı etkisi altına alan ve defalarca izlemekten bıkmadığım, bana göre john carpenter'in en iyi filmi. sam neill' in muhteşem performansı başta olmak üzere kurgusu, sahneleri, diyologları, her şeyiyle harika. ayrıca, profil kapak fotoğrafim da bu filmin en sevdiğim sahnelerinden birine aittir.


did i ever tell you my favorite color is blue?


filmin başında çalan şarkı;
devamını gör...

herhangi bir şeyin insanı daha yukarı taşıyabileceği gibi daha da aşağıya çekebileceğini anlatan söz öbeğidir.

para, bu duruma verilebilecek en iyi 'şey'dir.
devamını gör...

günaydın yandaşlar, yeni haftanın ilk saatlerinde mutluluk yaymak için çevrimiçi olan bütün yazarların en az bir tanımını beğendim.
iyi ki yapmışım yaparken çok güzel tanımlar okudum ve yeni yazar-lar tanıma şerefine ulaşmış oldum. hem -dürüst olmak gerekirse- daha az sıkıldım.*
umarım bu hafta; verimli, musmutlu, heyecanlı... geçer.
günaydın sözlük!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
karikatür ararken bunu buldum ve aklıma likefresh'in #857725 numaralı tanımı geldi.
devamını gör...

ironi de olsa, yaşla alay etmek pek akıl işi değil. bana göre ukalalık. daha sempatik olmak varken 30 ve üstü yaşlara bir ayağı çukurda muamelesi, espri olsada bayat. biraz olgun olabilirsiniz.

not: 30'a daha 6 senem var.
devamını gör...

diğer adlarıyla sükroz ya da çay şekeri. yapı birimleri enerji kaynağıdır. bitki hücrelerinde bulunur. hayvan hücrelerinde bulunmaz. kamış, pancar gibi bitkilerde yedek besin deposu hâlinde bulunur.

glikoz + fruktoz → sakkaroz (sükroz) + su.
devamını gör...

bir galem hüseyin saedi kitabıdır.

kitap birbirine bağlı ve birbirini takip eden öykülerden oluşmakta. okurken gerçekten yabancıya, alışılmadık olana, farklı olana, bilinmeyene, adı koyulamayana, anlam verilemeyene karşı hissedilen dinsel değilse de geleneksel korkuyu iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

bir deniz kenarın köyünde yaşayan ve geçimini denizden sağlayan, içe kapanık bir köy ahalisinin başına gelenleri ve bu olayların köyde neden olduğu korkuyu ve bu korkunun giderek meraka, merakınsa zaman içinde neden olduğu değişim ile birlikte yıkıma dönük bir değişime neden olmasını okuyoruz kitapta.

köy kendi yağında kavrulmaya çalışan bir köydür. deniz tek geçim kaynaklarıdır ama denizden önce bir canavar, daha sonra ne olduğu belli olmayan bir çocuk gelir. her yeni gelenle köydeki korku artar. sadece denizden değildir gelen korku nesneleri. ama genelde denizden gelen ve anlam verilemeyenler korkutur köylüleri.

ve sonunda o denizden köye yabancılar gelir ve köylü korkusunu bastırıp merakını yenik düşer. yabancılarla kurulan ilk temas ile birlikte köy alt üst olmaya başlar ama bunu nedeni yabancılar değil köylünün kendi neden olduğu değişimdir.

kesinlikle okunmaya değer bir kitap.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim