dostoyevski'den alıntılar
"etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız."
"ne kadar çok anladıysam, o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım."
-yeraltından notlar-
"böylesine güzel bir gökyüzünün altında,
bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyor?"
-beyaz geceler-
"ne kadar çok anladıysam, o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım."
-yeraltından notlar-
"böylesine güzel bir gökyüzünün altında,
bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyor?"
-beyaz geceler-
devamını gör...
normal sözlük'ün en yakışıklı yazarı
adıma başlık açılması beni mutlu eder. artık bir itiraf yapma zamanı gelmişti. bir zahmet buraya da taşıyalım. (bkz: kafa itiraf köşesi)
kesin bilgi yayalım..
birinciligimi de thedansözkiller ile paylaşmak isterim.
kesin bilgi yayalım..
birinciligimi de thedansözkiller ile paylaşmak isterim.
devamını gör...
buud
'boyut, ölçü' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
kitaplarda en sinir bozan durum
çeviri hatası.
devamını gör...
en iyi arkadaşa aşık olmak
zamanında olduğum ama sonradan anladığım ve kabullenmek istemediğim, sonra da söylemediğim için pişman olduğum durumdur. pişmanlığım artık yok ama bi acaba var tabi kafamda. belki görürsün yumi
devamını gör...
normal sözlük'ün underrated yazarları
(bkz: ıvanmılınskı)
devamını gör...
ahirette giyilecek kıyafet
cennet ve cehennem kombini olarak iki adet kıyafet diktireceğim özel terzime. ölçü almak için aramasını bekliyorum.* dikimi bitsin buradan paylaşırım.*
devamını gör...
insanın içini açan şarkılar
sözleri acılı adana olsa da müziği ben böyle de mutluyum, ne olmuşki diyor.
tam depresyondan haykıra haykıra çıkmalık şarkı.
gülden karaböcek şarkısı ama harika avcı daha iyi okumuş bence.
sürünüyorum
tam depresyondan haykıra haykıra çıkmalık şarkı.
gülden karaböcek şarkısı ama harika avcı daha iyi okumuş bence.
sürünüyorum
devamını gör...
kirpinin zarafeti
muriel barbery'nin paris'de bir apartmanda yaşayan üç karakterin birbiriyle buluşması sonrasında yaşanan sıcak iletişimi ve bu buluşmanın hayatlarını nasıl etkilediğini anlattığı kitabıdır.
içinde bulunduğu ekonomik sınıf yüzünden, entelektüel kimliğini gizlemek zorunda hisseden bir apartman görevlisi kadın, apartmana yeni taşınan ve bu entelektüel kimliği farkeden bir japon beyefendi.
ve ölümünü dahi planlamış 10 lu yaşlarda bir kız.
büyüleyici bir anlatımı var. kitap bittiğinde tavana bakıp kalmayan bizden değildir.
içinde bulunduğu ekonomik sınıf yüzünden, entelektüel kimliğini gizlemek zorunda hisseden bir apartman görevlisi kadın, apartmana yeni taşınan ve bu entelektüel kimliği farkeden bir japon beyefendi.
ve ölümünü dahi planlamış 10 lu yaşlarda bir kız.
büyüleyici bir anlatımı var. kitap bittiğinde tavana bakıp kalmayan bizden değildir.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
:) bu ifadenin ilk kimin aklına geldiği.
biraz bakındım ama çeşitli söylemler var, net bir cevap buladım. abi nerden geldi aklınıza iki nokta bir parantezle gülen surat yapmak. *
biraz bakındım ama çeşitli söylemler var, net bir cevap buladım. abi nerden geldi aklınıza iki nokta bir parantezle gülen surat yapmak. *
devamını gör...
kümülonimbus
kümülüs bulutunun dikey yönlü hareketi neticesinde ortaya çıkan fırtına bulutu. üst kısmı düz olursa örs adını alır. genellikle kısa süreli sağanak yağışlara neden olur ve hızla dağılır.
devamını gör...
yazarların en sevdiği atasözü
olsayı bulsaya vermişler,hiç doğmuş...
devamını gör...
değersizlik hissi
çoğu işverenin çalışanına belli etmekten çekinmediği.
devamını gör...
odasını dişlerinin sarısıyla aynı renk boyatan adam
odanın içinde sırıtsa bile sırıtmayacağını düşünen adamdır. gördüğümüz şeyler aslında tümden gelir. ne kadar odaklandığımız yer tek olsa da beyin onu yine de çevreyle beraber algılar. bazı gördüğümüz illüstrasyonlar da bu şekilde oluşur.
devamını gör...
avrupa yakası
ülkemizde gelmiş geçmiş en iyi "sitcom" değildir bu noktada üstteki yazara katılıyorum. fakat bana göre gelmiş geçmiş en komik yerli dizidir... şunun ayrımını yapmak lazım, üstteki yazar da buna biraz değinmiş. sitcom mantığı amerikan sitcomları gibi işlemiyor bizde. bu tip örnekler yok değildi, bunlara örnek olarak: "sıkı dostlar, açık mutfak, charlie, tatlı hayat vs." verilebilir belki ama avrupa yakası kesinlikle bunlardan öte bir yerde konumlandırılmalı.
-spoiler-
bunun sebebine gelecek olursak elbette ki dizilerin süreleri devreye giriyor. amerikan yapımı sitcomlarda şu formül kullanılır: ana tema(bölümün); açılışta karakterler bu tema üzerinde ya giyinmiştir ya konuşuyordur, ya da aksiyona başlamışlardır. (atıyorum tema: su parkı) karakterler su parkına gidiyordur, hazırlanıyordur, su parkındadır ya da gidileceği konuşuluyordur.
aslında bunu modern family'den özetlersek: karakterler tatile gider ve o bölüm tatil ile açılır. devamında orada onların başına gelen durumlara yönelik şeyler izliyoruz. mesela seinfeld'e bakalım; bir bölümün konusu karakterler arasındaki bir ev kiralamaktır, bütün karakterler kendi aralarında o evi kiralamak için yarışa girerler. bölümün açılışında george geldiğinde elaine ve jerry'e elindeki o evden bahseder ve devamında ikisi ev için yarışa girer, sonra george da dahil olur bu yarışa hepsi evi istemektedir vs sonra ev başkasına kalır.
-spoiler-
yani anlayacağınız üzere amerikan yapımı sitcomların senaryo formülü basittir. bölüme 1 tema belirle, açılışı o tema üzerinden yap ve devamında karakterleri komik durumlar içinde bırak o temayı izleyerek. finalde de o tema bir şekilde kapansın yani olay örgüsündeki tüm düğümler çözülsün. (bu düğüm konusu senaryo üzerinde olay örgüsüne çeşitli düğümler atılması ile ilgili, bu düğümler çözüldükçe başka düğümler eklenir böylece izleyici bu düğümlerin çözülmesini görmek için izlemeye devam eder vs vs.)
dönelim avrupa yakası örneğine. avrupa yakası 1 saat civarında başlayıp finaline doğru 2 saati aşkın bir uzunluğa erişmişti. dolayısıyla burada 1 tane tema belirleyip onun üzerinden ilerlemek yetersiz hale geliyor. çünkü belirlenen tema üzerinde karakterlerin içine düşeceği komik durumların süresi o 2 saati dolduramıyor. bu sebeple de dizi sitcom'dan çıkıp amacı güldürü olan bir dramaya dönüşüyor. karakterler arasındaki çatışmalar, farklı motivasyonlar ve bölüm içinde birbirine paralel ilerleyen 3-4 farklı hikayeyi seyrediyoruz. öyle ki abartılı sitcom oyunculuğu seçilmemiş olsa avrupa yakası'nın bazı bölümlerini dramaya çevirmek mümkün olur.
fakat sezar'ın hakkı sezar'a diyecek olursak da gülse birsel'in kalemine hayranlığımı belirtmem gerekir. avrupa yakası benim için televizyon tarihinde (türkiye) gelmiş geçmiş en komik yerli dizidir.
-spoiler-
bunun sebebine gelecek olursak elbette ki dizilerin süreleri devreye giriyor. amerikan yapımı sitcomlarda şu formül kullanılır: ana tema(bölümün); açılışta karakterler bu tema üzerinde ya giyinmiştir ya konuşuyordur, ya da aksiyona başlamışlardır. (atıyorum tema: su parkı) karakterler su parkına gidiyordur, hazırlanıyordur, su parkındadır ya da gidileceği konuşuluyordur.
aslında bunu modern family'den özetlersek: karakterler tatile gider ve o bölüm tatil ile açılır. devamında orada onların başına gelen durumlara yönelik şeyler izliyoruz. mesela seinfeld'e bakalım; bir bölümün konusu karakterler arasındaki bir ev kiralamaktır, bütün karakterler kendi aralarında o evi kiralamak için yarışa girerler. bölümün açılışında george geldiğinde elaine ve jerry'e elindeki o evden bahseder ve devamında ikisi ev için yarışa girer, sonra george da dahil olur bu yarışa hepsi evi istemektedir vs sonra ev başkasına kalır.
-spoiler-
yani anlayacağınız üzere amerikan yapımı sitcomların senaryo formülü basittir. bölüme 1 tema belirle, açılışı o tema üzerinden yap ve devamında karakterleri komik durumlar içinde bırak o temayı izleyerek. finalde de o tema bir şekilde kapansın yani olay örgüsündeki tüm düğümler çözülsün. (bu düğüm konusu senaryo üzerinde olay örgüsüne çeşitli düğümler atılması ile ilgili, bu düğümler çözüldükçe başka düğümler eklenir böylece izleyici bu düğümlerin çözülmesini görmek için izlemeye devam eder vs vs.)
dönelim avrupa yakası örneğine. avrupa yakası 1 saat civarında başlayıp finaline doğru 2 saati aşkın bir uzunluğa erişmişti. dolayısıyla burada 1 tane tema belirleyip onun üzerinden ilerlemek yetersiz hale geliyor. çünkü belirlenen tema üzerinde karakterlerin içine düşeceği komik durumların süresi o 2 saati dolduramıyor. bu sebeple de dizi sitcom'dan çıkıp amacı güldürü olan bir dramaya dönüşüyor. karakterler arasındaki çatışmalar, farklı motivasyonlar ve bölüm içinde birbirine paralel ilerleyen 3-4 farklı hikayeyi seyrediyoruz. öyle ki abartılı sitcom oyunculuğu seçilmemiş olsa avrupa yakası'nın bazı bölümlerini dramaya çevirmek mümkün olur.
fakat sezar'ın hakkı sezar'a diyecek olursak da gülse birsel'in kalemine hayranlığımı belirtmem gerekir. avrupa yakası benim için televizyon tarihinde (türkiye) gelmiş geçmiş en komik yerli dizidir.
devamını gör...
yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
az önce istanbul'da başıma gelen şey.
yağmur ya alt tarafı nolcak, gider marketten 2 poşet alışverişimi yapar gelirim dedim, evden çıktığım gibi sağanak bastırdı, markete vardığımda sırılsıklamdım.
ben markete girince de dindi yağmur.
yağmur ya alt tarafı nolcak, gider marketten 2 poşet alışverişimi yapar gelirim dedim, evden çıktığım gibi sağanak bastırdı, markete vardığımda sırılsıklamdım.
ben markete girince de dindi yağmur.
devamını gör...
2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir kehanet bırak
seçim 2023’te olmayacak.
devamını gör...
para kazanılan en saçma eylem
okulda ipek böceği satmıştım. ha bir de barda yoldan geleni geçeni kolundan tutup alkol denettirmiştim o da ayrı bir tuhaftı.
devamını gör...
okuduğun kitabı yıllar sonra tekrar okumak
yıllar önceki senle bir kitaplık sohbettir aslında. o satırları okuyan geçmişte kalmış seni düşündürür biraz da. bazı kitaplar vardır ki her yaşta farklı şey gösterir insana.
devamını gör...
