günaydın sözlük
şimdiden ev bakmaya başladım. 6 ay sonraya hedef koymuştum ama yeterli miktarda para bulabilirsem daha da geriye çekmeyi düşünüyorum bu süreyi. sabır etmekten artık çok sıkıldım. bakalım neler olacak? onun dışında pek iyi sayılmam açıkçası. ama en azından berbat değilim.
devamını gör...
cemaat baskısından dolayı intihar eden tıp öğrencisi
bahsi geçen kişi (bkz: enes kara)'dır.
ve intihar sebebi yalnızca din, cemaat ve aile baskısından ibaret değildir.
geleceğine dair en ufak bir umudu da kalmadığı için canına kıymıştır.
bataklıkta yüzdüğünü bildiği için, çırpındıkça battığı için, önünde hiçbir aydınlık göremediği için!*
adam türkiye'nin en prestijli mesleğinde bile umut göremiyor. ki haklı! ama çok acı.
doktorlarımızın durumları ortada. bu ülkede ciddi bir beyin göçü var!!!
bunu görmemek için kör olmak da yetmez beyinsiz de olmak lazım.
sürekli bir survivor içinde yaşamayı istemek zorunda mı herkes? bu nasıl bir algı lan? nerde huzur, mutluluk kavramları? en son ne zaman huzurlu hissettiniz aq siz? unutmuşsunuz!!!
kalkıp 19 yaşında hayatta hiç umudu kalmayan bir genci yargılamak nasıl bir mesnetsizlik?
suçlu mu arıyorsunuz? bakın aynaya!
sizin bu leş kafanızın sonucu bunlar.
neeeeeemiş "tipik kaşıyıcı nevalesi." s*ktir lan.
sen insan gibi yaşamayı kendine layık görmeyen bir yaratık olabilirsin ama enes de ben de diğerleri de buna layık olduğumuzu biliyoruz. siz kendinizi buna layık görmüyorsanız bile bu görüşü savunup gencecik hayatları karatmayın! şu b*k ağzınızı kapatın ya bu o kadar da zor değil. bir konuda da fikir sıçmayın mesela? bir şeyde de acaba ben de suçlu ya da kurban olabilir miyim diye bi sorun kendinize? bi hayat muhasebesi yapın! lafta karıncayı incitmeyen insanlarsınızdır! ama tek cümlenizle hayat söndürecek kadar kötüsünüz! sizinle aynı dünya içinde nefes aldığım için her gün utanıyorum. her gün!
o çocuk bugün bizim aramızda değilse bu hepimizin suçu lan! nasıl böyle ağzınızı yaya yaya konuşabiliyorsunuz?
gelecek veremedik yavrularımıza! veremedik, veremiyoruz!
sisteme kurban ediyoruz her gün bir yavrumuzu! ben bu durumdan çok sıkıldım. ben bunu artık kabullenebilecek sinir sistemine sahip değilim.
burda bu leş ağızları gördükçe içimdeki 3 parça umudu da kaybetmeye başlıyorum. sizin benim umudumu zedelemeye ne hakkınız var lan?
nasıl iğrençsiniz! nasıl korkunç yaratıklarsınız! içinize hiç mi sevgi işlemediler lan sizin? hiç mi bir kedi, bir çocuğun başını okşamadınız? hiç mi bir bebeğin yanaklarına dokunmadınız? hiç mi annenizin dizine yatmadınız? hiç mi babanızla sarılmadınız? siz nasıl yaratıklarsınız aq?
geç din meselesini. çocuklarımızın umudu yok diyorum!!! geleceğe dair hiçbir umut ve beklentileri yok. suçlusu da hepimiziz. ama en çok sizsiniz.
ve intihar sebebi yalnızca din, cemaat ve aile baskısından ibaret değildir.
geleceğine dair en ufak bir umudu da kalmadığı için canına kıymıştır.
bataklıkta yüzdüğünü bildiği için, çırpındıkça battığı için, önünde hiçbir aydınlık göremediği için!*
adam türkiye'nin en prestijli mesleğinde bile umut göremiyor. ki haklı! ama çok acı.
doktorlarımızın durumları ortada. bu ülkede ciddi bir beyin göçü var!!!
bunu görmemek için kör olmak da yetmez beyinsiz de olmak lazım.
sürekli bir survivor içinde yaşamayı istemek zorunda mı herkes? bu nasıl bir algı lan? nerde huzur, mutluluk kavramları? en son ne zaman huzurlu hissettiniz aq siz? unutmuşsunuz!!!
kalkıp 19 yaşında hayatta hiç umudu kalmayan bir genci yargılamak nasıl bir mesnetsizlik?
suçlu mu arıyorsunuz? bakın aynaya!
sizin bu leş kafanızın sonucu bunlar.
neeeeeemiş "tipik kaşıyıcı nevalesi." s*ktir lan.
sen insan gibi yaşamayı kendine layık görmeyen bir yaratık olabilirsin ama enes de ben de diğerleri de buna layık olduğumuzu biliyoruz. siz kendinizi buna layık görmüyorsanız bile bu görüşü savunup gencecik hayatları karatmayın! şu b*k ağzınızı kapatın ya bu o kadar da zor değil. bir konuda da fikir sıçmayın mesela? bir şeyde de acaba ben de suçlu ya da kurban olabilir miyim diye bi sorun kendinize? bi hayat muhasebesi yapın! lafta karıncayı incitmeyen insanlarsınızdır! ama tek cümlenizle hayat söndürecek kadar kötüsünüz! sizinle aynı dünya içinde nefes aldığım için her gün utanıyorum. her gün!
o çocuk bugün bizim aramızda değilse bu hepimizin suçu lan! nasıl böyle ağzınızı yaya yaya konuşabiliyorsunuz?
gelecek veremedik yavrularımıza! veremedik, veremiyoruz!
sisteme kurban ediyoruz her gün bir yavrumuzu! ben bu durumdan çok sıkıldım. ben bunu artık kabullenebilecek sinir sistemine sahip değilim.
burda bu leş ağızları gördükçe içimdeki 3 parça umudu da kaybetmeye başlıyorum. sizin benim umudumu zedelemeye ne hakkınız var lan?
nasıl iğrençsiniz! nasıl korkunç yaratıklarsınız! içinize hiç mi sevgi işlemediler lan sizin? hiç mi bir kedi, bir çocuğun başını okşamadınız? hiç mi bir bebeğin yanaklarına dokunmadınız? hiç mi annenizin dizine yatmadınız? hiç mi babanızla sarılmadınız? siz nasıl yaratıklarsınız aq?
geç din meselesini. çocuklarımızın umudu yok diyorum!!! geleceğe dair hiçbir umut ve beklentileri yok. suçlusu da hepimiziz. ama en çok sizsiniz.
devamını gör...
tanrıya söylenmek istenen tek kelime
t: başlıkta yazılanın aksine 3-5 kelimeli entryler gördüğüm başlıktır.
neden?
neden?
devamını gör...
ras
açılımı retiküler aktive edici sistemdir. beyin sapı denen bölgede bulunan kompleks bir sinir ağıdır. beynin uyarılmayla ilgili kısmını oluşturur. ortamda dikkat çekici birden fazla unsur olduğunda tek bir tanesine odaklanmamızı sağlar.
devamını gör...
bim sözlük olsa alınabilecek nickler
tabii ki bulut.
devamını gör...
üçüncü sayfa radyo yayını
merhabalar sayın yazarlar! her zamankinden daha güçlü bir şekilde karşınızda olmak için hazırlandık, konularımız her zamanki gibi ama farklı açılardan yaklaşıyoruz bu sefer. birlikte güçlü olduğumuzu haykırmak için geliyoruz bugün. bazı şeyleri konuşmak için hala geç değil! ve biz bunları konuşacağız bugün. sevgili evernevergreen'in neşeli, güçlü sesi bizlerle beraber olacak. sizleri de yine aramızda görmek istiyor ve bekliyoruz. saat 18.00'de görüşmek dileğiyle!
devamını gör...
bir şehri tanımanın en iyi yolu
kaybolmak.
devamını gör...
zed mcglunk
police academy film serisinin en eğlenceli karakterlerinden biridir ve benim için larvell jones ile birlikte en önemli ve en unutulmaz karakterdir.

zed bir çete lideridir. çetesiyle birlikte şehre korku salar ama çok büyük bir korku değil, kendi çapında ufak tefek bir korku.
daha sonra seri bir tutuklama kampanyası sonunda topluma kazandırılmak adına polis akademisine yazılır ve polis adayı olur. ki bu polis camiası için düşünülebilecek en büyük ve en tahammül edilmez kazançlardan biridir.
zed kendisinden beklenenden çok daha iyi bir polis olur aslında. kimse de olmayan yetenekleri sayesinde kimsenin elinden gelmeyecek, kimsenin cesaret edemeyeceği işlerin üstesinden kolaylıkla gelir.
bağırarak yeri yerinden oynatabilecek bir gürültü seviyesine çıkan zed, bu sesle kapıları duvarları yıkabilir, etraftaki insanlara zor zamanlar yaşatabilir.
ayrıca bir bölümde eğitim esnasında kimyasal bir gazdan herkes kaçarken zed bu gaz kapsülünü gül koklar gibi koklamış, hüp diye içine bile çekmiştir.
deli dolu ve dengesiz görüntüsünün altında ise muhteşem bir aile sevgisi ve merhamet vardır. bunları en iyi şekilde görebileceğimiz şey ise mickey mouse’lu saatidir.

zed bir çete lideridir. çetesiyle birlikte şehre korku salar ama çok büyük bir korku değil, kendi çapında ufak tefek bir korku.
daha sonra seri bir tutuklama kampanyası sonunda topluma kazandırılmak adına polis akademisine yazılır ve polis adayı olur. ki bu polis camiası için düşünülebilecek en büyük ve en tahammül edilmez kazançlardan biridir.
zed kendisinden beklenenden çok daha iyi bir polis olur aslında. kimse de olmayan yetenekleri sayesinde kimsenin elinden gelmeyecek, kimsenin cesaret edemeyeceği işlerin üstesinden kolaylıkla gelir.
bağırarak yeri yerinden oynatabilecek bir gürültü seviyesine çıkan zed, bu sesle kapıları duvarları yıkabilir, etraftaki insanlara zor zamanlar yaşatabilir.
ayrıca bir bölümde eğitim esnasında kimyasal bir gazdan herkes kaçarken zed bu gaz kapsülünü gül koklar gibi koklamış, hüp diye içine bile çekmiştir.
deli dolu ve dengesiz görüntüsünün altında ise muhteşem bir aile sevgisi ve merhamet vardır. bunları en iyi şekilde görebileceğimiz şey ise mickey mouse’lu saatidir.
devamını gör...
death note
fazla anime izlemem ama her anime bu anime gibi olsaydı hepsini takip ederdim.öyle bir anime.söylediğim gibi fazla anime izlemem ama yagami(kira)'nın görünüşü,karizması,aklı,düşünme biçimi gibi konular da onun gibi bi karakter daha yoktur sanırım.bu anime bize bi insanın nasıl değişebileceğini de gösteriyor.
hem de fikirleri değişmeden.
yagami'nin death note'u alıp ilk kavradığı zamanlar ve dizinin son zamanlarındaki hali arasında kişilik olarak çok fark vardır ama ilk ve son zamanlar da hedefi aynıydı.kötüleri bu dünyadan silip dünyayı daha iyi bir yere çevirmek...
yagami'nin hafızası silinip gözetim altında tutulduğu zamanlar kira'nın asla kendisi olmadığını böyle şeyleri onun yapamayacağını söylemiştir.ama bunu hafıza kaybı olduğu için söylüyordu.yoksa bütün bunları yapan ta kendisiydi.anlatmak istediğim buydu.
aynı zaman da bu animenin tüm soundtracklarını indirmiştim.belki de soundtrackların hepsini sevmemin nedeni animeyi çok sevdiğimdendir ama gerçekten soundtracklar çok güzel.anlatılacak daha bir sürü güzel yanı vardır.sadece bunları paylaşayım dedim.ayrıca animeyi herkese öneririm.
--! spoiler !--
birde 25.bölüm diyip duran arkadaşlar da türk dizilerini çok izliyor
herhalde.arkadaşlar yabancı diziler türk diziler gibi değildir.önemli
karakterleri istisnasız her zaman final bölümünde öldürmezler.bizim diziciler ve seyirciler gibi ''mal'' değiller.hem böyle olunca seyirci şoke olur ve
ne olacağını bilemediği diziyi takip etmeye daha da heveslenir
kanımca.l'in ölmesini bende istemezdim.ama dediğim gibi bu türk dizisi
değil.
--! spoiler !--
hem de fikirleri değişmeden.
yagami'nin death note'u alıp ilk kavradığı zamanlar ve dizinin son zamanlarındaki hali arasında kişilik olarak çok fark vardır ama ilk ve son zamanlar da hedefi aynıydı.kötüleri bu dünyadan silip dünyayı daha iyi bir yere çevirmek...
yagami'nin hafızası silinip gözetim altında tutulduğu zamanlar kira'nın asla kendisi olmadığını böyle şeyleri onun yapamayacağını söylemiştir.ama bunu hafıza kaybı olduğu için söylüyordu.yoksa bütün bunları yapan ta kendisiydi.anlatmak istediğim buydu.
aynı zaman da bu animenin tüm soundtracklarını indirmiştim.belki de soundtrackların hepsini sevmemin nedeni animeyi çok sevdiğimdendir ama gerçekten soundtracklar çok güzel.anlatılacak daha bir sürü güzel yanı vardır.sadece bunları paylaşayım dedim.ayrıca animeyi herkese öneririm.
--! spoiler !--
birde 25.bölüm diyip duran arkadaşlar da türk dizilerini çok izliyor
herhalde.arkadaşlar yabancı diziler türk diziler gibi değildir.önemli
karakterleri istisnasız her zaman final bölümünde öldürmezler.bizim diziciler ve seyirciler gibi ''mal'' değiller.hem böyle olunca seyirci şoke olur ve
ne olacağını bilemediği diziyi takip etmeye daha da heveslenir
kanımca.l'in ölmesini bende istemezdim.ama dediğim gibi bu türk dizisi
değil.
--! spoiler !--
devamını gör...
üniversiteyi şehir dışında okumak
eksileri hemen, artıları ileride hissedilen, toplamda büyük faydası olan eylemdir.
devamını gör...
atak helikopterinden bile daha atak insan
muhtemelen "panik atak" hastalığından muzdarip olan insandır.
sakin ol şampiyon, adamım, tamam sensin, gibi sözlerle dizginlenebilir.
sakin ol şampiyon, adamım, tamam sensin, gibi sözlerle dizginlenebilir.
devamını gör...
ped zammı
kadınlar eski kıyafetlerini mi iç çamaşırının arasına koysun lan eski usül gibi? kadın pedine zam yapılır mı temel ihtiyaç gibi bir şey. dayarız biz de antibiyotiği regl olayına son veririz. kısırlaştırın lan bizi, bak yine atarlarım geldi benim üfff!!!
devamını gör...
topuklu ayakkabı
5-7 santimden fazlası biraz da görün beni demek gibi duran ayakkabı. boy 1.58. 7 cm giysem, 1,65. gayet makul. hem ben yorulmam, hem dilediğim boya gelmiş olurum. hele bir de kalın topuksa canını yerim!
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
türkiye cumhuriyetinin kurucusu, mimarıdır. çok zeki bir liderdir ayrıca. savaşlar kazanmış, ilke ve inkılaplarıyla adeta devrim yapmıştır. şu an türkiye cumhuriyetinde özgürce yaşıyorsak kuşkusuz bu ulu önder sayesindedir. kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.
sevgi ve saygıyla atam. unutmayacağız, unutturmayacağız seni hiçbir zaman. huzurla uyu…
sevgi ve saygıyla atam. unutmayacağız, unutturmayacağız seni hiçbir zaman. huzurla uyu…
devamını gör...
mehmet pişkin
dünyanın en anlamlı filminin hem oyuncusu, hem yönetmenidir.
devamını gör...
bugün sözlük için ne yaptın sorusu
te burdayım daha napam? okuyorum canım isterse yazıyorum. sözlük beni mutlu ediyor diye benim de onu mutlu etmem şart mı?
sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi mi gerekir yani..
sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi mi gerekir yani..
devamını gör...
yürüme
bir oruç aruoba eseridir.
diğer oruç aruoba kitapları olan de ki işte ve tümceler kitabının yazılış bakımından birinci yayımlanış bakımından üçüncü kitabıdır.
yürüme üçlüsünü okurken yürüme kitabından başlanmalıdır. tabi istediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz ama böyle yaparsanız daha mantıklı olacaktır.
yürüme kitabı türkiye'nin oruç aruoba'sının felsefe yaptığı (zaten ülkede felsefe hakkında konuşacak en yetkili kişi bence) yürüme kavramını ve yolda olmayı anlattığı nefis kitabıdır.
okurken sık sık düşündürten sık sık "aaa cidden yahu" dedirten bir kitap. bazı sayfalarda bol bol boşluk bırakılmış ben o boşlukları düşünme payı olarak düşündüm ve okurken bol bol düşünüp kavramaya çalıştım.
bazen hayatta bildiğimiz veya inandığımız şeyler vardır ve bunları dile getirmemişizdir. dile getirmediğimiz gerçeklikleri müthiş şekilde dile getirmiş oruç aruoba.
kitap tek kitap halinde ama üç kitap olarak ayrılmış. yani bir kitabın içinde üç kitap var.
birinci kitap
biz (zaten)
ikinci kitap
yer,yön,yol
üçüncü kitap
kişi
(hep\hiç )
her kitapta farklı bir kavramı ele alıp onun üzerine düşüncelerini dile getirmiş yazar. hepsini çok beğendim ama en çok beğendiğim kısım üçüncü kitaptı.
kişi hakkında öyle şeyler yazmış ki hayran kalmamak pek mümkün değil. düşüncelerini okumaktan ve üzerinde düşünmekten çok keyif aldım.
kişi olmayı, yolda olmayı, biz olmayı nefis şekilde anlatan oruç aruobaya hayranlık duyuyorum. huzur içinde uyusun.
bu arada kitabın birinci basımı 1992 yılında metis yayınlarından çıkmıştır. sonradan üzerinde farklı basımlarda düzenlemeler yapılmış.
herkese tavsiye edebileceğim ve okurken sizi yürüteceğinden emin olduğum inanılmaz bir oruç aruoba eseri. iyi okumalar şimdiden.
oysa insan, “ben” ile “ben” arasında gidip gelebildiği gibi, “biz” ile “ben” arasındaki yolu da yürür - yürüyebiliyorsa , uygardır.
diğer oruç aruoba kitapları olan de ki işte ve tümceler kitabının yazılış bakımından birinci yayımlanış bakımından üçüncü kitabıdır.
yürüme üçlüsünü okurken yürüme kitabından başlanmalıdır. tabi istediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz ama böyle yaparsanız daha mantıklı olacaktır.
yürüme kitabı türkiye'nin oruç aruoba'sının felsefe yaptığı (zaten ülkede felsefe hakkında konuşacak en yetkili kişi bence) yürüme kavramını ve yolda olmayı anlattığı nefis kitabıdır.
okurken sık sık düşündürten sık sık "aaa cidden yahu" dedirten bir kitap. bazı sayfalarda bol bol boşluk bırakılmış ben o boşlukları düşünme payı olarak düşündüm ve okurken bol bol düşünüp kavramaya çalıştım.
bazen hayatta bildiğimiz veya inandığımız şeyler vardır ve bunları dile getirmemişizdir. dile getirmediğimiz gerçeklikleri müthiş şekilde dile getirmiş oruç aruoba.
kitap tek kitap halinde ama üç kitap olarak ayrılmış. yani bir kitabın içinde üç kitap var.
birinci kitap
biz (zaten)
ikinci kitap
yer,yön,yol
üçüncü kitap
kişi
(hep\hiç )
her kitapta farklı bir kavramı ele alıp onun üzerine düşüncelerini dile getirmiş yazar. hepsini çok beğendim ama en çok beğendiğim kısım üçüncü kitaptı.
kişi hakkında öyle şeyler yazmış ki hayran kalmamak pek mümkün değil. düşüncelerini okumaktan ve üzerinde düşünmekten çok keyif aldım.
kişi olmayı, yolda olmayı, biz olmayı nefis şekilde anlatan oruç aruobaya hayranlık duyuyorum. huzur içinde uyusun.
bu arada kitabın birinci basımı 1992 yılında metis yayınlarından çıkmıştır. sonradan üzerinde farklı basımlarda düzenlemeler yapılmış.
herkese tavsiye edebileceğim ve okurken sizi yürüteceğinden emin olduğum inanılmaz bir oruç aruoba eseri. iyi okumalar şimdiden.
oysa insan, “ben” ile “ben” arasında gidip gelebildiği gibi, “biz” ile “ben” arasındaki yolu da yürür - yürüyebiliyorsa , uygardır.
devamını gör...


