saf. insan masum kalabilmek istiyor. ne olursa olsun masum sevmek, masum nefret etmek ve masum yaşamak. günahlarının geçmişiyle yüzleşmek istemez hiç kimse. fakat öyle anlar gelir ki insan 360 derece farklılaşır. yaşamı reddeder ve kaosa sığınır. yine de içinde bir masumiyet kırıntısı barındırıyor olamaz mı insan? hiç kimse şeytani emeller ardında yaşayamaz sonsuza dek. er ya da geç pes eder. aydınlanır, tövbe eder. günahlarından arınmak için yalvarır. inanmasa bile yalvarır. "yaptığım tüm kötülükler için affet beni tanrım!" der ağlayarak. "beni tanıyorsun! beni tanıyorsun ve yaptıklarımın sebebini yalnızca sen biliyorsun!"

dışarıda dondurucu bir soğuk var... kahramanımız ağlayadursun. tövbesi yalnızca kendi çıkarınaydı. dolayısıyla affedilmesi de mümkün olmayacak. fakat geçmişte işledikleri yüzünden sevememişse bir başka ruhu, duyumsayabildiğinden şüphe etmişse; işte o zaman affedilir. bir başka ruh için kendi ruhunu yok sayarsa affedilir insan.

zaten masumiyet bunu ifade etmez mi? kendi çıkarından uzak, insanların iyiliğini açık yüreklilikle istemek ve huzur bulmak. pekâlâ öyleyse... birçokları gibi kahramanımız da bunun ayırdına varamayacak. ve bir yaz günü, koltuğunda acı içinde huzuruna kavuşacak... aman ne huzur.
devamını gör...

yapanı gebertme isteği uyandıran hayvani davranış.hayvanlar bile yapmaz o ayrı.
devamını gör...

işte böyle..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

'uyanık, tetikte' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

-seni seven seninledir bu nedenle kimsenin arkasından koşma, kimse için değişme.
belki biraz nazlıdır, koşmanı ister eğer değer diyorsan durman hatadır.
-mutlu olmak da mutsuz olmak da senin eserindir, eserini kendin için paha biçilmez kılmalısın!
(beni ben yapmıyor ama önemli olduğunu düşünüyorum.)
devamını gör...

vay anasını fatoş hanım, burası kimya laboratuarı mı, müşterinin buraya geliş sebebi zaten cinsel taciz.
(pavyon işletmecisi olduğu bölümde konsomatris fatoş'un müşteri beni elledi diye şikayet etmesi üzerine)
devamını gör...

çocukken sorarlardı bun hep. ne şiş yansın ne kebap mantığıyla hep ikisini de eşit derdim, takdir ederlerdi. ama bilmezlerdi ki her bayramda kim daha çok harçlık verse onu seviyordum.*
devamını gör...

friedrich nietzsche & lou andreas-salomé

gerçekten kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz & dünya sana hediye sunmaz, inan bana. bir yaşam istiyorsan, çal onu.

gelmiş geçmiş en iyi beyin dostluğuna bağlıyorum. belki birbirlerine denk düşmediler ama çok benzer yollardan geçtiler.
devamını gör...

hollandaca bir sözcüktür. gerçekleşecek bir etkinliği, eğlenceyi beklerken yaşadığımız heyecanı ve mutluluğu ifade etmektedir.
devamını gör...

rammstein’nın kalbimizi yerinden söken ve bir ateşin ortasına atan şarkısıdır.
özellikle senfonik alt yapısı dehşettir. insanı sakinken bile gaza getirebilir. aman ha! fazla dinlemeyin aşırı doz etkisi yapabilir.

sözlerini evirelim çevirelim;

şimdi, sevgili çocuklar, dikkatinizi verin.
ben yastıktan gelen sesim.
sizden bazı şeyler aldım.
onu bağrımdan söktüm.

bu kalple güce sahibim.
gözkapağı şantajına.
gün uyanıncaya kadar şarkı söylerim.
cennetlerin üzerinde parlak bir ışık.
kalbim yanar

.........

şarkı çocukluk korkuları üzerinedir. hani geceleri korktugunuzda yastığınıza daha çok gömülürsünüz ya. hatırladınız değil mi?

rammstein’ın “mutter” albümünün açılış şarkısıdır. klibi yayınlandığı dönem en begenilen klipler arasına girmiştir. grup aslında sahne, konser perforsmanlarında öyle etkili şovlar sergiler ki, klipleri aratmayacak niteliktedir. canlı konserini izlemiş biri olarak şu cümleyi samimi olarak söylerim; “ o neydi öyle ya”. konserin etkisinden kolay kolay çıkamaz, üç beş gün camı, çerçeveyi indirirsiniz.

şarkının piano versiyonu da vardır. daha akustik yapıda olan versiyonunu ben pek beğenmedim. illa ki o yaylılar girecek, e gitar uçacak, siz delireceksiniz.

aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, değerini yitirmeyen bir şarkıdır. bana göre bunun sebebi, senfonik alt yapısı ve solist till lindemann’nın şarkıya kattığı yorumudur. gavur iyi okumuş.

rammstein solisti till lindemann almancaya inat bir telaffuzla söyler şarkıyı ki tarzları bu zaten. ancak mein herz brennt (kalbim yanıyor) şarkısında her kelimenin üstüne özellikle basa basa söyler.

şarkıyı iyi bir ses sistemi ile dinlerseniz, alt yapıda yaylıların girdiği an, kanınızda ki metal oranını, damarlarınızdan sokaklara taştığını hissedersiniz.

yangınagider
devamını gör...

#61810 burada anlatıldığı gibi, kız istemiyorsa tuz, istiyorsa şeker konulur. amaç isteyip, istemediğini belli etmektir.

3-5 senelik sevgililiğin peşinden, istemeye gidildiğinde sırf goy goy olsun, gırgır olsun, eziyet edip eğlenelim diye çarpıtılarak sözüm ona gelenek haline getirilmiş kezbanlıktır. evet kezbanlıktır, hatta daniskasıdır, bayrak sallayanıdır. bir de bu kezbanlar “yapılan tuzlu kahveyi içmek demek, seninle tüm acılara katlanırım demektir.” diye rasyonel hale getirmeye çalışırlar. saçmalamayın lütfen. istirham ediyorum saçmalamayın ve sevdiğinizi söylediğiniz adama güzel bir kahve yapın.

bazı gelin hanımlar bunu yapmak istemezler ancak ne kadar gereksiz akraba, arkadaş varsa onlar zorla yaparlar, yaptırırlar. ne damatta akıl vardır nede buna müsade edende.
devamını gör...

profosyonel örgücü olan annem sayesinde ilkokulda iken öğrendiğim el işi.
ortaokulda kendi ördüğüm kazağı giymişliğim var.
çok cici bebek yeleği örerim.
bebeği olacak olan yazsın.
devamını gör...

bu anket palavra. hangi genç onlar böyle destek veriyor. anket başakşehir de mi yapıldı.
devamını gör...

benim de içinde bulunduğum durum.yanlış düşünüyor olabilirim. algıda seçicilikte olabilir ama gerçeklik payı yüksek durum .
devamını gör...

üstte faşistin teki suçu hdp'ye atmış ve "ortalığı karıştırmayın hdp'yi kapatın" demiş.
bu tür ırkçı saldırılar bu örümcek beyinli, gerici zihniyetler tarafından organize edilip destekleniyor.
hdp'yi değil de önce binlerce saldırının gerçek failleri olan saray soytarısı mhp, ülkü ocakları ve osmanlı ocakları gibi nazi yuvalarını kapatın.
devamını gör...

türkiye'nin tina turner'ıdır.

annem 64 doğumlu, der ki, "törnır gibiydi, dansları, sahnesi, hayran olurdu herkes, çok güzel kadındı."

hakikaten de, çok güzel kadınmış vaktinde, halen güzeldir, sahne şovu da o dönemler için fevk seviyede, şansı ya da bağlantısı yoktu sanırım. hani ajda filan , yanında figüran kalır. zaten hiç sevmem onu, allah'ın plastiği...

devamını gör...

*bir aylıkken çiçek hastalığına yakalandı
*sekiz yaşında dizanteri oldu,
*dokuz yaşında merdivenlerden düştüğü sırada elindeki kocaman çekiç fırlayarak alnının ortasında, kemiği de gözükecek şekilde bir delik açtı,
*bitmedi: evinin önünde otururken çatıdan dev bir taş kafasına düştü,
*on sekizinde vebaya yakalandı,
*venedik ve garda gölünde boğulmaktan son anda kurtuldu,
*sağ elinin yüzük parmağı ezildi,
*iki kez köpek ısırdı,
...
liste devam ediyor ama ben yazmaktan usandım.
onu uşak gibi kullanan,soylu(!) hukukçu ve din bilimci babasıyla,annesi yedisine kadar öyle bir dövüyorlarmış ki cardano’yu, kendisinin anlattığına göre ölümlerden dönüyormuş.

fiziksel görünüşüyle çokça korkunç olduğu söylenmiş çevresindekiler tarafından.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bütün bu acılı arabesk tarzı yaşama karşın yirmisinde eukleides anlatıyormuş üniversitede.aynı zamanda italyan kentlerinde tıp dersleri de veriyormuş.
astrolog da olarak ün yapmış ayrıca.
yaşamında iki kez yapıtlarının bir bölümünü yaktı.(9+124 yapıt !)
kurduğu aile de çok başarılı olmadı.. o da ayrı bir başlık, hatta roman olabilecek cinsten!

kübik denklemlerle ilgili çalışmaları vardır, avrupa’ya negatif sayıları getirmiştir.
matematiğin yanısıra, hekimlik felsefe ve dinle ilgili çalışmaları da vardır.

unutmadan : oğlu tarafından ihbar edildi,engizisyon tarafından yazdıklarını inkar etmesi ve üniversiteden atılması kaydıyla bırakıldı.

kaynak: papağan teoremi /denis guedj
devamını gör...

aslında mevzu ne biliyor musunuz bilmiyorsunuz.* sizi anlayacak birine sahip olmamanız eğer anlayacak biri olsa inanin duruşunuzdan yüzünüzden tavrinizdan konuşmadan da sizi anlayabilir. * haliyle insanın onu kolay anlayan birine ihtiyacı vardır.
devamını gör...

bir devrin, çağın veya zamanın his ve fikir şekli.
tarihî bir olay irdelenirken o çağın değerleri, normları, hissiyat ve fikir sistematiği dikkate alınmalıdır. aksi takdirde hatalı çıkarımlar sebebiyle yanlış kanılar hakikat bellenir ve fikrî zehirleme yapar.

kavramın orijini veya çıkış yeri almanca (bkz: zeitgeist) olup diğer dillerde de benzer biçimlerde kullanılmıştır.
devamını gör...

en başta dizinin müziğidir. hala da müzik listem de durur.
komşu kızı

bora akkaş hayranlığım yüzünden sevdiceğine "davşanım" diye hitap etmesi, zuhal topal'la olan bölümlerin daha keyifli olduğunu düşünüyorum (ilk sezon) . koyu bilal ile cevahir atışmaları, cevahir, ulvi diyalogları, o dönem kekeme olarak rol yapan ilker ayrık (mürsel) oyunculuğu, bana göre geniş aile dizisinin unutulmazları arasındadır.
çift taraflı montu ters giyen ulvi
site güvenliğine hayırlı tezkereler diyen ulvi!
ehliyet sınavından sonra ilk sıraya tıp yazan ulvi
nikah şahidi olunca çiftin evine yerleşen ulvi
cenazeyi göz yakmayan şampuanla yıkayan ulvi
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim