merdumgiriz_
bi dakika bu benim nickaltım mı? kafam karıştı nickimiz arasında fark göremiyorum modlar bi yardım pls...
devamını gör...
kitaplarla ilgili takıntılar
okunmamış kitap okumak tercihimdir. asla kütüphane okuyucusu olmayı sevmedim.
abim, kaptan, cano hariç kimseye kitaplarımı vermem; bunlara dahil kuzenlerim hariç kimseden kitap almam.
kenarı, köşesi, kıvrılmasın diye ihtimam gösteririm.
alper canıgüz'ün kitapları en değerlilerim. kimseye koklatmam bile.
abim, kaptan, cano hariç kimseye kitaplarımı vermem; bunlara dahil kuzenlerim hariç kimseden kitap almam.
kenarı, köşesi, kıvrılmasın diye ihtimam gösteririm.
alper canıgüz'ün kitapları en değerlilerim. kimseye koklatmam bile.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
bulmak
bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti
yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti
yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma
çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından
bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde
bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş
soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
kapılıp gidiyorum saçının sellerine
gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar
bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın
sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın
tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi
yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi
sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım
sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
işte yeni bir dünya peygamber sözlerinden
ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
erdem beyazıt
bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti
yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti
yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma
çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından
bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde
bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş
soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
kapılıp gidiyorum saçının sellerine
gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar
bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın
sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın
tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi
yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi
sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım
sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
işte yeni bir dünya peygamber sözlerinden
ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
erdem beyazıt
devamını gör...
hasta ruh ismail
bir bölümünde ananın cerahatlı a.ı tepkisiyle okuru komaya sokmuştur.
devamını gör...
aşık olunan kişi reddederse alınacak pozisyon
gençlik dertleri ne güzel hayat.
herhangi bir pozisyon almanıza gerek yok diğer yarışmacı da şansınızı deneyin.
herhangi bir pozisyon almanıza gerek yok diğer yarışmacı da şansınızı deneyin.
devamını gör...
bazı insanların atatürk'ü sevmeme sebebi
okumayanlar sevmiyor genelde. cehaletten.
devamını gör...
sürekli kırılan şeyler
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
devamını gör...
prometheus
prometheus komplike bir isyancıydı.
sadece ateşi çalmadı, aklı insanla buluşturdu.
tanrılar katına ait olan düşünme gücü ayrıcalığına son verdi.
bu sebepledir ki; aynı zamanda eşitlikçi ve imtiyaz karşıtıydı.
akıl insana düşünme gücünü verdi. sorgulama ve değerlendirme yetisini kazandırdı.
önceleri olympos tanrıları tarafından sürü gibi güdülen insan profili, yerini prometheus ’un yakmış olduğu isyan ateşi ile başkaldıran insan profiline bıraktı.
başkaldırı…
ne gerçeklikler dünyasında ne de ondan beslenmiş olan mitolojik dünyada, sevilen bir kavram değildi!
tüm egemenlerin en korkulu rüyasıydı…
erk sahibi asla, egemenlik alanını terk etmek istemez.
zeus içinde öyle oldu. prometheus’u egemenlik alanına müdahale etmeye çalışan bir işgüzar olarak gördü.
egemenler kumpası pek severler, onların iktidarları dümen mekanizmasının başarılı olduğu oranda devam eder.
zeus’ta bunu biliyordu ve böylece pandora çıktı ortaya… kumpaslı egemenler dünyasının görünürde sunulan ilk güzelliği (!)
prometheus ’un kardeşi epimetheus ’la evlendirildi.
egemenlerin kendilerine baş kaldıranların, aile fertlerini kullanarak, intikam almaya başlaması da bu dönemlere rastlar.
oysa gücü elinde bulunduranların hilelerini çok iyi bilen prometheus çok zaman öncesinde uyarmıştı kardeşini.
''zeus’tan ve diğerlerinden gelecek hiçbir armağanı kabul etme!'' demişti.
epimetheus onu dinlemedi. pandora’yı görünce prometheus ’un uyarılarını unuttu.
zaaf…
egemenlerin hep kullandığı zayıf yanımızın adı…
her ne kadar zincirlerinden boşanan prometheus ’un adıyla başlasa da hikâye, genel de epimetheus ’la biter…
işte isyanın ve başkaldırının makûs talihi de gelir tam bu noktaya dayanır.
bu talihi değiştirmenin yolu, prometheus gibi isyan ateşi yakanların ortaya çıkmasını dilemekten çok, yakılan ateşin sönmesine izin vermeyecek olanların, çoğalmasını sağlamaktır.
yoksa ateş göğe kadar uzanmış olsa dahi bir epimetheus çıkar ve her şey tuzla buz olur!
sadece ateşi çalmadı, aklı insanla buluşturdu.
tanrılar katına ait olan düşünme gücü ayrıcalığına son verdi.
bu sebepledir ki; aynı zamanda eşitlikçi ve imtiyaz karşıtıydı.
akıl insana düşünme gücünü verdi. sorgulama ve değerlendirme yetisini kazandırdı.
önceleri olympos tanrıları tarafından sürü gibi güdülen insan profili, yerini prometheus ’un yakmış olduğu isyan ateşi ile başkaldıran insan profiline bıraktı.
başkaldırı…
ne gerçeklikler dünyasında ne de ondan beslenmiş olan mitolojik dünyada, sevilen bir kavram değildi!
tüm egemenlerin en korkulu rüyasıydı…
erk sahibi asla, egemenlik alanını terk etmek istemez.
zeus içinde öyle oldu. prometheus’u egemenlik alanına müdahale etmeye çalışan bir işgüzar olarak gördü.
egemenler kumpası pek severler, onların iktidarları dümen mekanizmasının başarılı olduğu oranda devam eder.
zeus’ta bunu biliyordu ve böylece pandora çıktı ortaya… kumpaslı egemenler dünyasının görünürde sunulan ilk güzelliği (!)
prometheus ’un kardeşi epimetheus ’la evlendirildi.
egemenlerin kendilerine baş kaldıranların, aile fertlerini kullanarak, intikam almaya başlaması da bu dönemlere rastlar.
oysa gücü elinde bulunduranların hilelerini çok iyi bilen prometheus çok zaman öncesinde uyarmıştı kardeşini.
''zeus’tan ve diğerlerinden gelecek hiçbir armağanı kabul etme!'' demişti.
epimetheus onu dinlemedi. pandora’yı görünce prometheus ’un uyarılarını unuttu.
zaaf…
egemenlerin hep kullandığı zayıf yanımızın adı…
her ne kadar zincirlerinden boşanan prometheus ’un adıyla başlasa da hikâye, genel de epimetheus ’la biter…
işte isyanın ve başkaldırının makûs talihi de gelir tam bu noktaya dayanır.
bu talihi değiştirmenin yolu, prometheus gibi isyan ateşi yakanların ortaya çıkmasını dilemekten çok, yakılan ateşin sönmesine izin vermeyecek olanların, çoğalmasını sağlamaktır.
yoksa ateş göğe kadar uzanmış olsa dahi bir epimetheus çıkar ve her şey tuzla buz olur!
devamını gör...
kitapların kitaplıktaki diziliş şekli
yayınlarına göre diziyorum, can yayınları bir yerde, yky bir yerde, kırmızı kedi yayınları bir yerde.
hem böyle gözüme daha estetik geliyor.
hele can yayınlarının kitaplarındaki kalp, kalp ben.
hem böyle gözüme daha estetik geliyor.
hele can yayınlarının kitaplarındaki kalp, kalp ben.
devamını gör...
kafamıza göre radyo yayını
neee biri 90 lar mı dedi.
çıtır kızlar kontenjan'ından eğer yer kaldıysa bende gelebilirim.*
sahi o kızlar nereye giderler? bir neslin cevabını veremediği sorudur.

bir iki kız arkadaş bulup albüm fotosu konseptinde akşam yerimi alıyorum.kıvırcık saçlı ben mızıkçılık yapmayalım şimdiden söyleyeyim.
haydi oblomovreis bizi çocukluğumuza götür...
çıtır kızlar kontenjan'ından eğer yer kaldıysa bende gelebilirim.*
sahi o kızlar nereye giderler? bir neslin cevabını veremediği sorudur.

bir iki kız arkadaş bulup albüm fotosu konseptinde akşam yerimi alıyorum.kıvırcık saçlı ben mızıkçılık yapmayalım şimdiden söyleyeyim.
haydi oblomovreis bizi çocukluğumuza götür...
devamını gör...
en sevilen buz devri karakteri
"hanım hanım bunlar benim yavrularım" tabiki sid.
devamını gör...
günaydın sözlük
yağmurlu bir istanbul sabahından günaydın caaağnım sözlükçüğüm. hava böyle tam depresyona girmelik, kendini bulamamalık, ıssız adamlık şaka şaka... herkese hayırlı işler.. güzel bir gün olsun işiniz rast gitsin güzellikler pat diye sizi bulsun bugün.
devamını gör...
birçok yazarın başlıkların altına edebi ve biraz da depresif tanım girme sebebi
bir çeşit arınma. günlük yaşantımda anlatamadığım ama anlatmak istediğim birçok şeyi burada ifade etme fırsatı buluyorum. normalde insanlara gösterdiğimden çok daha karamsar bir yanım var. açıkçası çevremdeki kimsenin bunları dinlemek istemeyeceğini de biliyorum. yani hem anlatmış oluyorum hem de direkt olarak bir kişiye anlatmış olmuyorum.
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
denize doğru bakarken telefonumu aniden atar mıyım diye bir endişe ediyorum
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazar iticiliği
bence hiç de itici değiller, özgüvenliler. bende onların özgüveninin gramı olsaydı profilime kendi fotoğrafımı koyardım, gözünüz güzellik görürdü. yazık. *
ayrıca profiline kendi fotoğrafını koyan ve iletişim kurmuş bulunduğum yazarların hepsi çok tatlıydı, buradan hepsine sevgiler.
ayrıca profiline kendi fotoğrafını koyan ve iletişim kurmuş bulunduğum yazarların hepsi çok tatlıydı, buradan hepsine sevgiler.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
hayla,
herkez,
herşey,
direk,
beyenme,
benmi?
bak yazarken bile elim ayağım titredi.
herkez,
herşey,
direk,
beyenme,
benmi?
bak yazarken bile elim ayağım titredi.
devamını gör...