karışık pizza
1998 yapımı olan bir film.
" pizza dağıtıcısının "başından geçen öyküsünü anlatan filmde meltem cumbul'un muhteşem oyunculuğu izleyenleri etkiliyor.
hatta o zamanlar bu film o kadar çok gündem olmuştu ki;
bazı ablalar sırf fantezi olsun diye evine gelen pizza dağıtıcılarını sandalyeye bağlamaya başlamıştı.
şaka bir yana, 23 yıl geçmesine rağmen filmin müziğini tekrar tekrar dinliyorum..
teşekkürler özkan uğur ..
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük. güne şöyle uyandım.

nasıl mı? göbekli... üüüühhüüü
bir iki gündür mide problemlerim başladı malesef. ne yesem dokunuyor ve rahatsız ediyor. sanırım bünyem artık 'yeme ulan yeme' diyor. dinleyen var mı?
yoo ne münasebet.
yavaş yavaş yemeyi içmeyi bırakıp sakin bir hayata geçiş yapmam lazım. yıllardır yemediğim garip gurup şeyleri bu ara yemeye başladım. açıkçası aldığım kiloların bana verdiği yetkiye dayanarak ne bulsam yiyorum. püff.
bakın bu bir dramdır.


diğerlerinin rahatlıkla girip çıktığı yerlere kendisi pek girememektedir.
bayağı bir cebelleşti altında geri çıkabilmek için. hoş zaten girememişti bile.


işte cokcok gibi kapılara sıkışmamak için biran önce sağlıklı yaşam serüvenine başlamalıyım yoksa halim harap.
her şeyi geçtim mide ağrısı ve bulantısı yetiyor zaten. pazartesi gelsinde başlarız püfff.

nasıl mı? göbekli... üüüühhüüü
bir iki gündür mide problemlerim başladı malesef. ne yesem dokunuyor ve rahatsız ediyor. sanırım bünyem artık 'yeme ulan yeme' diyor. dinleyen var mı?
yoo ne münasebet.
yavaş yavaş yemeyi içmeyi bırakıp sakin bir hayata geçiş yapmam lazım. yıllardır yemediğim garip gurup şeyleri bu ara yemeye başladım. açıkçası aldığım kiloların bana verdiği yetkiye dayanarak ne bulsam yiyorum. püff.
bakın bu bir dramdır.


diğerlerinin rahatlıkla girip çıktığı yerlere kendisi pek girememektedir.
bayağı bir cebelleşti altında geri çıkabilmek için. hoş zaten girememişti bile.


işte cokcok gibi kapılara sıkışmamak için biran önce sağlıklı yaşam serüvenine başlamalıyım yoksa halim harap.
her şeyi geçtim mide ağrısı ve bulantısı yetiyor zaten. pazartesi gelsinde başlarız püfff.
devamını gör...
kedilere özgü gariplikler
sahiplerini gerçekte büyük bir kedi olarak görmeleri/sanmaları ve diğer kedilere nispet yapmaları.
(bkz: bilimin yalancısıyım)
(bkz: bilimin yalancısıyım)
devamını gör...
iki insanın arasında bağ oluşmasını sağlayan şeyler
insanlar genelde maddi, duygusuz, basit şeyleri örnek gösterip bunlarla bağ oluşabilir manasında bir şeyler yazmışlar.
zaten hayat hep böyle gidecek zannedenler; birisiyle kalplerinizi değiştirince ne yapacaksınız ? çok merak ediyorum doğrusu.
zaten hayat hep böyle gidecek zannedenler; birisiyle kalplerinizi değiştirince ne yapacaksınız ? çok merak ediyorum doğrusu.
devamını gör...
her şeye ve herkese rağmen yalnız hissetmek
bana göre hayat koşullarında olan rahatlığa ve bolluğa bağlı gelişmiş bir durum. ben 2000 doğumluyum hiç bahsedilen o sıcak mahalleleri sıcak akraba ilişkilerini yaşamadım. gelişen dünyanın yarattığı yalnızlığın içerisine doğdum. o yüzden bu denilen his bende doğuştan var. sanki bu dünyaya uzay boşluğundaymış gibi hava da tek başımıza bir yere ait olamadan dokunamadan yaşamak için gönderilmişiz gibi bir his. bir umut belki böyle hissedenler bir araya gelip kendi mutlu anlarını bulurlar.
devamını gör...
otağ
sıradan çadırdan farklı olarak süslü ve yuvarlak olan çadırdır.
hatta eski türk kültüründe yeryüzü büyük bir otağa benzetilmiştir.
ösym'nin de özellikle ayt sosyal testlerinde sormayı çok sevdiği bir kavramdır.
hatta eski türk kültüründe yeryüzü büyük bir otağa benzetilmiştir.
ösym'nin de özellikle ayt sosyal testlerinde sormayı çok sevdiği bir kavramdır.
devamını gör...
başı kapanan öğrencinin beyni çalışır
zamanında başını açık tutup üşüttüğünden düşünme yetisini kaybeden meczup beyanı.
devamını gör...
pame radyo yayını
bende artık bir bağımlılık olan radyo yayını. üç dal sigaramla karşılıklı bakışıyoruz her pazar. başlarda yak bizi abi diyorlardı, artık alıştılar. bi dal heyecanla başlangıç anonsuna, bi dal ‘amma ne yayın be’ diye dalıp giderken, bi dal ‘ulan ne ara bitti’ diye içlenerek. müptelasıyız, bekliyoruz.*
devamını gör...
karadereli panda
evet benim uzuun zamandır beklediğim o gün geldi*. bugün karadereli panda’nın yani benim için çok önemli birinin doğum günü.bulabildiğim her yerden kutlamaya çalışıyorum o yüzden burdan da bi şeyler yazmak söylemek istedim*.iyi ki varsın, iyi ki tanışmışız.bana kattığın her şey için çok teşekkür ederim.doğum günün kutlu olsuunnn*.
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
okuduğum başlıkta kendi gezinme butonuma dokuduğumda işe yaramayan özellik.
şey ile aynı değil mi bu; "kalemi eline alınca ilk kendi adını yazan ya da google earth ile önce kendi evini aratan insan mantığı?"
(bkz: en türk özelliğiniz)
şey ile aynı değil mi bu; "kalemi eline alınca ilk kendi adını yazan ya da google earth ile önce kendi evini aratan insan mantığı?"
(bkz: en türk özelliğiniz)
devamını gör...
gitmek mi zor kalmak mı sorunsalı
insanı ikilemde bırakan sorunsaldır. kişiye, duruma göre farklılık gösterse de genel anlamda gitmek vazgeçenin, kalmak da vazgeçilenin gerçekleştiği eylemdir. bu yüzden bence kalmak, yani vazgeçilen olmak daha zordur. çünkü fark edersiniz ki siz ne kadar umut etmiş, ne kadar çabalamış olursanız olun karşıdaki kişi için bu hiçbir anlam ifade etmemiştir.
o gider, siz de arkasından bakar durursunuz.
o gider, siz de arkasından bakar durursunuz.
devamını gör...
call me by your name
türkçe adı beni adınla çağır olan film 2017 yapımı bir filimdir. yönetmenliğini luca guadagnino yaptığı baş rollerde ise armie hammer ve timothée chalamet üstleniyor. film lgbti+ konusu olan iki eşcinsel bireyin aşkını anlatıyor.
elio'nun babası arkeoloji profesörü annesi ise çevirmendir. bundan mütevellit elio kültürel bakımdan zengin müzikle uğraşan ama daha çok içine kapalı bir çocuktur. babasının evrak işlerine yardımcı stajyer olarak, oliver profesörün geçici bir süre evinde kalmaya gelir. kendi odası oliver'a verilen elio bu duruma sinir olsa da zaman geçtikçe beraber yüzmeye giderler bisikletle dolaşmaya çıkarlar biraz çıkarcı bir ilişki doğmaya başlar ikisinin arasında. aynı zamanda elio kız arkadaşı ile birlikte cinsel ilişkiye girer bu durumu övünerek ve oliver'ı hedef alarak ailesine anlatır oliver dan beklediği tepkiyi alamaz aynı zamanda elio, oliver'ı kafasından da çıkartamaz. bir gün yine bisikletle seyahat ederken hislerini oliver'a açar ama oliver bunun olmayacağını dile getirir. birlikte yüzmeye gittikleri zaman elio oliver'ı öper ama yine oliver daha fazlasını yapamayacağını belirtir. araya soğukluk girer elio bu durumu çok kafasına takar üzülür not yazmayı düşünür ve yazar ertesi gün oliver, elio ya cevap verir ve gece yarısını beklemesini söyler. gece yarısına kadar elio oliver ile geçireceği zamanı iple çeker ve sonunda gece yarısı olur ikili ilk defa o gece yarısı yakınlaşır yatakta oliver call me by your name and ı'll call you by my name der. ikili çok yakınlaşırlar ve günleri tutku içinde geçer. oliver'ın artık gitme zamanı yaklaşırken elio'nun ebeveynleri ikisi arasındaki ilişikliyi anlar ve onları 3 günlük bir tatile yollar tatil çok güzel geçer ama tatilin sonunda oliver ayrılır, elio da kalbi kırık bir biçimde eve gelir. babası elio'ya yaşadığı ilişki ile gurur duyması ve yas tutuğu ilişkisine sahip çıkması hakkında duygulu bir konuşma yapar çünkü geçmişte babası da bir arkadaşı ile aynı şeyleri hissettiğini itiraf eder. bir bayramda oliver elio'yu ara ve nişanlandığını söyler. elio'nun içi parçalanır ve ağlayarak şöminenin başına geçer.
benim film hakkında düşüncelerim ise ilk defa eşcinsel temalı bir film izledim ve filmden çok bir beklentim yoktu açıkçası ve filmin pek atmosferine alışamadım ve o duyguya girmediğim için de film genel olarak sıkıcı geçti. filmde bir kaç sahne çok rahatsız edici geldi (bkz: evet o şeftali sahnesi). onun dışında şarkı seçimleri filmin çekildiği ortam çok etkileyici filmin özenle hazırlandığı belli. filmin yönetmeni ise farklı bir bakış açısı ile anlatmayı seçmiş ve başarılı olduğu söylenebilir. timothée chalamet oyunculukta gerçekten farkını ortaya koymuş filim bana duygusal yönden yavan gelse de timotheé yerine başka bir oyuncu olsa filmi izleyeceğimi düşünmüyorum. filmde baş rollerin arasındaki yaş farkı da rahatsız edici bir etkendi bana göre. elio'nun filmde 17 yaşında olarak geçiyor ama timotheé zaten yaşını göstermeyen bir oyuncu 15 yaşında gibi duruyordu açıkçası. en iyi uyarlama oscarını alan bir film olduğuna da değinmeden geçemem film kitaptan uyarlanan bir film çevremde romanını okuyan arkadaşlarım romanı da çok beğendiğini dile getiriyorlardı.
benim puanım 10 / 3
elio'nun babası arkeoloji profesörü annesi ise çevirmendir. bundan mütevellit elio kültürel bakımdan zengin müzikle uğraşan ama daha çok içine kapalı bir çocuktur. babasının evrak işlerine yardımcı stajyer olarak, oliver profesörün geçici bir süre evinde kalmaya gelir. kendi odası oliver'a verilen elio bu duruma sinir olsa da zaman geçtikçe beraber yüzmeye giderler bisikletle dolaşmaya çıkarlar biraz çıkarcı bir ilişki doğmaya başlar ikisinin arasında. aynı zamanda elio kız arkadaşı ile birlikte cinsel ilişkiye girer bu durumu övünerek ve oliver'ı hedef alarak ailesine anlatır oliver dan beklediği tepkiyi alamaz aynı zamanda elio, oliver'ı kafasından da çıkartamaz. bir gün yine bisikletle seyahat ederken hislerini oliver'a açar ama oliver bunun olmayacağını dile getirir. birlikte yüzmeye gittikleri zaman elio oliver'ı öper ama yine oliver daha fazlasını yapamayacağını belirtir. araya soğukluk girer elio bu durumu çok kafasına takar üzülür not yazmayı düşünür ve yazar ertesi gün oliver, elio ya cevap verir ve gece yarısını beklemesini söyler. gece yarısına kadar elio oliver ile geçireceği zamanı iple çeker ve sonunda gece yarısı olur ikili ilk defa o gece yarısı yakınlaşır yatakta oliver call me by your name and ı'll call you by my name der. ikili çok yakınlaşırlar ve günleri tutku içinde geçer. oliver'ın artık gitme zamanı yaklaşırken elio'nun ebeveynleri ikisi arasındaki ilişikliyi anlar ve onları 3 günlük bir tatile yollar tatil çok güzel geçer ama tatilin sonunda oliver ayrılır, elio da kalbi kırık bir biçimde eve gelir. babası elio'ya yaşadığı ilişki ile gurur duyması ve yas tutuğu ilişkisine sahip çıkması hakkında duygulu bir konuşma yapar çünkü geçmişte babası da bir arkadaşı ile aynı şeyleri hissettiğini itiraf eder. bir bayramda oliver elio'yu ara ve nişanlandığını söyler. elio'nun içi parçalanır ve ağlayarak şöminenin başına geçer.
benim film hakkında düşüncelerim ise ilk defa eşcinsel temalı bir film izledim ve filmden çok bir beklentim yoktu açıkçası ve filmin pek atmosferine alışamadım ve o duyguya girmediğim için de film genel olarak sıkıcı geçti. filmde bir kaç sahne çok rahatsız edici geldi (bkz: evet o şeftali sahnesi). onun dışında şarkı seçimleri filmin çekildiği ortam çok etkileyici filmin özenle hazırlandığı belli. filmin yönetmeni ise farklı bir bakış açısı ile anlatmayı seçmiş ve başarılı olduğu söylenebilir. timothée chalamet oyunculukta gerçekten farkını ortaya koymuş filim bana duygusal yönden yavan gelse de timotheé yerine başka bir oyuncu olsa filmi izleyeceğimi düşünmüyorum. filmde baş rollerin arasındaki yaş farkı da rahatsız edici bir etkendi bana göre. elio'nun filmde 17 yaşında olarak geçiyor ama timotheé zaten yaşını göstermeyen bir oyuncu 15 yaşında gibi duruyordu açıkçası. en iyi uyarlama oscarını alan bir film olduğuna da değinmeden geçemem film kitaptan uyarlanan bir film çevremde romanını okuyan arkadaşlarım romanı da çok beğendiğini dile getiriyorlardı.
benim puanım 10 / 3
devamını gör...
levent gültekin'e 25 kişinin saldırması
sözlükte kendisine en ağır eleştirileri getiren bir yazar olarak amasız ve fakatsız geçmiş olsun derim.
devamını gör...
cehennem boş tüm şeytanlar burada
william shakespeare'in muhteşem sözüdür. bence de haklıdır.
devamını gör...





