binmemek değil de en azından binebilir miyiz diyorum.
çok korkuyorum lan bir gün manyağın tekine denk gelirimde yalandan yaygara yapıp beni linç ettirir diye.
devamını gör...

en azından fikirleri oturmuş, kendini yetiştirmiş insanlarla dolu diyerek memnuniyetimi belirttiğim başlık. onlar abilerimiz ablalarımız, dışlamaya gerek yok..
devamını gör...

aşk bir mevsim - pinhani
belki bir düş gördük, rüyadayız
ama düşleri sevdik, unutmayız
sanki çok sevmiş gibi yapanların ülkesinde
kaçacak bi yer buluruz elbette
.
devamını gör...

fyodor mihayloviç dostoyevski'nin karamazov kardeşler eserinde geçen latince söz. şeytan benim ve insana ait hiçbir şeyi kendime yabancı bulmuyorum veya şeytana ait hiçbir şey insana yabancı değildir şeklinde çevrilebilir.

insana yine bir insan zarar verir. insan kötülüğe meyillidir. bu zarar verici mekanizma bazen başka bir insan olur, bazen de bizzat kendimiz oluruz; kendi kendimizi içten içe yer bitiririz. içimizde hem iyiliği hem de kötülüğü barındırırız. kimi zaman bu iki kutuptan biri baskın çıkar. hangi kutbu beslersek o daha da zapt edilemez bir konuma gelir. içimizde, her zaman iyinin ve kötünün savaşı olacaktır.

işte! insan olmak budur; bu savaşı verebilmek. yaşamanın gayesidir belki de, iyi olanı gün yüzüne çıkarabilmek.
devamını gör...

üniversitedeyiz kadın hastalıkları stajı. spekulum muayenesi yaparken hocam leş gibi kokuyor bu ya dedim. hasta kadın kafasını kaldırıp bana baktı. o an utancımdan yerin dibine girdim nokta net.
devamını gör...

ilk troll rütbesi kime verilecek, merakla bekliyorum.*
devamını gör...

afrika'nın batısında küçük bir ülkedir. başkenti konakri'dir.
devamını gör...

(bkz: ponçik memure)

hayırlısı olsun dediğim yazar kardeş.
her işin altından kalkar, ona şüphe yok zaten, moderatörlük de kendisine yakışacak ona da eminim.
devamını gör...

''kötü bir niyetim yoktu'' deyince her şey yoluna girer, yaptığımız yanlışlar düzelir, düzelmese bile zarar verdiğimiz kişi/ler bizi affeder sanıyoruz.

evet kötü kalplilik bu dünyadaki en zararlı şeydir belki de, fakat kötü niyetli olunmasa da dikkatsizlik ve bilgisizlik de bir o kadar zararlıdır. bilmiyordum, düşünemedim diyerek o kötü olayın üzerini kapatamayız.

ruth, martin eden'a ''kötü bir niyetim yoktu'' dedikten sonra martin'den aldığı cevap şu olur:
"doğru; fakat iyi niyetinle beni mahvedebilirdin."
devamını gör...

şu kızı da üzdünüz ya.
allah sizi bildiği gibi yapsın.
aklı ergen gönlü züğürt yazarlar
keşke sizi dünya gözü ile görsem,
ağız burun girsem.
tabi duruşum ve laflarımla.
yoksa hiç işim olmaz çoluk çocuk dövme ile.
eciş bücüş nick alınca eciş bücüş olmanız şart değil, isterseniz 18 yaş üstü de hareket edebilirsiniz, tabi 18 yaş üstü iseniz.
anne gibi hissetmeye başladım.
sizin uyku saatiniz geçmedi mi?
devamını gör...

hiç olmak imkansız bir şeydir zira hiçbir şey yoktan var olamaz ya da tamamen yok olamaz. toprakta bir filiz olarak ya da portakalda vitamin olarak parçalarımız var olacak. dini olarak da eğer ölümden sonraki yaşama inanılıyorsa ruhun ebedi olarak yaşayacak ve şu an yaptıklarının bedelini ödeyecek ya da sefasını sürecek.
devamını gör...

sözlüğün geleceğini derinden etkileyecek gerçektir. kgb'nin sözlüğe desteğini kesmesi ve sözlüğün kaderine terk edilmesi sonucu yataklara düşen benjamin, sözlüğün on kuruşluk bütçesini envai çeşit votkaya gömmüştür, iyi halt etmiştir.

sözlük masraflarının karşılanması gerekliliğinden dolayı, buradan sonrası yalnızca zengin yazarları ve mafyayı ilgilendirir. boşa para vermek istemeyenler için yarın 19 sularında benjamin'in çıplak pozları için açık arttırmamız olacaktır. kendisi bir onlyfans hesabı açmayı da düşünmektedir, üyelik maliyeti aylık onnira.

şimdilik başka bir fikrimiz yok. yardım göndermek isteyen yazarlar iban numarası için moderasyonla iletişime geçebilirler. her türlü yardım ve öneriye açığız.
devamını gör...

sen vasat bile değilsin ona yan dediğim yazar dışkılaması.
devamını gör...

henüz 14 dakikası vardır.
hesaplayan adamlar.

02.30 editi: yak hele yak.
devamını gör...

bugün dergimizi şereflendiren yazarımız:
aldatılmakile yaşamanınacemisi bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradaki öne çıkanlardan ulaşabilirsiniz.

kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi de [email protected] adresine gönderebilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...

"turunç ağacıdır".

canını yediğim bu ağacın adana civarları dışında kıymeti bilinmez. bahar gelir mukemmel keskinlikle kokular yayar; meyvesi turunçlar salataya, kebap ve lahmacuna limon niyetine sıkılır. reçeli olur muazzamdır...

gelin bu ağacın meyvelerine de kendine de bi şans verin.

bir turunç ağacı gördüğünüzde de bir selam çakın lütfen:)
devamını gör...

yasaklar için hala asosyal diye laf atan tipler var. avrupa'da yasaklar hala uzatılırken, ülkemizdeki kafe sevdalıları ve instagrama fotoğraf koyma meraklıları, yasaklardan ziyade kısıtlamaları savunanlara "asosyal" diyor.

niye ??. çünkü bu ipler evde sıkıldı. kafe kafe gezemiyor. insan sağlığı umurlarında değil. tek umurlarında olan kendi çıkarları ve keyifleri.

toplantıda oyları eriyen akp, pek tabii kısıtlamaları hafifletecektir, umarım yanılırım. zira turizm sezonu yaklaşırken, vakaları ilahi şekilde 1000 altına düşmüştü. şimdi de esnaflar isyan etmeye başlayınca, vakalar ilahi şekilde 10 bin altına düştü.

kısıtlamalar, aşılama süreci belli bir noktaya gelene kadar kalkmamalı. böyle bir arar alınırsa, bilin ki siyasi karardır, koltuk için alınmış karardır.

tanım: kararlardan çok cehape lafının geçeceği, akp propagandasına dönüşecek olan toplantıdır.
devamını gör...

orta afrika'da çok küçük bir ülkedir. başkenti kigali'dir.
bu ülkede yaşayan hutu ve tutsi kabilelerinin katliamlarında bir milyona yakın insan üç hafta içinde öldürüldü.
devamını gör...

yusuf atılgan'ın tarzını ve hissettirmek istediği bilinç karmaşasını başlarda hazmetmek zor olsa da zamanla akıcı bir okuma sağlayan kaliteli bir kitaptır.

c.'de gördüğüm şey onun çocukluk travmasıyla karışık oedipus kompleksinin, c.'nin yaşam tarzını ve yaşama bakış açısını ne denli belirlediğiydi. c., pek ortalıkta görünmeyen, göründüğü zaman da sıkıcı bir sessizliğin sebebi olan, şefkatin ve huzurun kaynağı olan c.'nin teyzesini kendisinden uzaklaştıran babasını sevmiyordu. kulak olayı da cabası. c.'nin aylaklığının sebebi bana göre babasıydı. bu aylaklık, frank underwood'un babasının mezarına işemesinin c.'nin yaşam tarzında karşılığıydı. c.'ye ne iş yaparsın diye sorduklarında bir keresinde "aylakım ben, çalınmış paraları yerim." demişti. topluma karşı izleyici tavrını, yabancılığını ve hoşnutsuzluğunu da göz önüne alırsak babasından kaynaklı bu aylaklık c.'nin işine geliyordu.

belirsizliğin içinde türlü senaryolar kurup "nedir bana acı çektiren? ne istiyorum? kimim ben?" sorularını aşmış bay c.; her şeyin farkındaydı, kim olduğunu ve ne istediğini çok iyi biliyordu. belirsizliğin ne denli acı çektirici olduğunu bilirim, midem bulanır belirsizlikten. bay c. bana kesinliğin daha acı çektirici olduğunun çıkarımını yapmamı sağladı. insanların tutunduğu unsurları gülünç bulan c.; bir kurguya, bir arzuya tutunmuştu. c, ayşe'nin günlüğünde 23 temmuzun yanına yazılmış "onu seviyorum" cümlesini okuduğunda içinden "yalan! beni sevseydin o günün 23 temmuz olduğunu bilmezdin" demişti. yusuf atılgan'ın aşka bakış açısı mıdır yoksa insanlarda sık rastlanılan şu arzuya ve kurguya bilinçsizce düşkünlüğe dikkat çekmek istemesi midir bilinmez. oscar wilde ne güzel söylemiş; "hayatta iki türlü trajedi vardır: biri istediğini elde edememek, diğeriyse istediğini elde etmektir."
devamını gör...

kedi mamasını dert etmiş tipi, dert eden tip.
dertler derya olmuş ben de bir sandal.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim