gözlük kullananların korkulu rüyası
surata yumruk yemek.
devamını gör...
hoşlanılan yazarın profil fotoğrafını mouse ile okşamak
ben direkt yalıyorum diye yanıt vererek sözlük nezninde manyaklık derecemi bir tık daha arttıracak olan başlık.
devamını gör...
pizza (yazar)
çok güzel tanımları olan arkadaşımızdır kendileri.
keyifle takip ediyorum. en kısa zamanda yazar olacaktır eminim.
takipteyiz efendim.
keyifle takip ediyorum. en kısa zamanda yazar olacaktır eminim.
takipteyiz efendim.
devamını gör...
yazarlar karma puanlarıyla ne yapacak sorunsalı
gece sarilip uyuyacagim. malum havalar sogudu.
devamını gör...
piktogram
günümüzdeki örneklerinden biri, çincenin yazımı için kullanılan hanzi olan yazı sistemdiir. hanzi, japoncaya kanji olarak geçmiştir.
devamını gör...
seyir
piraye erdoğan'ın kasım 2019'da yayınlamış olduğu bir roman.
bir öneri sonrası haberdar olduğum bir kitaptı ama kişisel gelişim kitabı sanıp pek sıcak bakmamıştım. yanılmışım. aslında bir kadının yaşantısını, çöküşlerini anlatan sonra hayatının nasıl değiştiğini, hangi aşamalardan geçtiğini en ince ayrıntısına kadar aktaran bir kitap. bu kitabı ne kadar anlatsam da asla yeterli derecede anlatamayacakmış gibi hissediyorum. ama eğer mutsuz hissediyorsanız bu kitabı okumanın fayda sağlayacağını düşünüyorum. tabiki bir kitap okudu diye kimse mutlu olmaz ama size çok farklı bir bakış açısı kazandıracak bir kitap.
bir öneri sonrası haberdar olduğum bir kitaptı ama kişisel gelişim kitabı sanıp pek sıcak bakmamıştım. yanılmışım. aslında bir kadının yaşantısını, çöküşlerini anlatan sonra hayatının nasıl değiştiğini, hangi aşamalardan geçtiğini en ince ayrıntısına kadar aktaran bir kitap. bu kitabı ne kadar anlatsam da asla yeterli derecede anlatamayacakmış gibi hissediyorum. ama eğer mutsuz hissediyorsanız bu kitabı okumanın fayda sağlayacağını düşünüyorum. tabiki bir kitap okudu diye kimse mutlu olmaz ama size çok farklı bir bakış açısı kazandıracak bir kitap.
devamını gör...
edebiyattan anlayan kız vs mantıdan anlayan kız
ne saçma bir kıyaslama bu böyle?
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği şeyler
anlat oğlum.. her gün kaça bölündüğünü..
her gün küfür ederek uyandığın uykundan, bağladığın kravatından, olduğun tıraşından, sevdiğin kedinden, unuttuğun balığından, unutulduğun dostlarından, içtiğin rakıdan, kıçını koyduğun koltuktan, çektiğin sigarandan, verdiğin dumandan, attığın adımdan her gün nasıl lime lime eriğini anlat.. içini kemiren kuşkularını bir barda tanımadığın bir insana anlat.. her gün kendine söylediğin yalanları üzerine taktığın maskeni anlat.. anonim hayatların anonim maskelerinden oluşan gerçekliğe içten içe inandığını anlat.. dök dudaklarından itiraf et kendine..
sen değil misin oğlum keşkeler ile yaşlanıp insanları kendinden kaçıran.
sen değil misin bu sefer tamam diyip aynı hikayeyi başa sardıran.
sen değil misin umut aşısı gibi sevgi yoksunluğuna bağlanan..
sensin o işte hadi bana yeniden boşa kurduğun hayallerini anlat.
dön 2003 e hiç bir şey yapamadığın halde mahlasını vücuduna kazıdığın o anı anlat. söyle çekinme hadi parmaklarının ucunda dilin söylüyor dök hızlıca kurtul bu buhrandan.. her gün içinde yaşıyorsun. dünyanın en mutlu adamasın ama kapı kapandığı an bir o kadar en negatifisin. hadi sırf sabah işe geç kaldığın için 8 saat aç seni bekleyen kedine kapıyı açıp dibinde aç olduğunu anlatmak için gezinirken sırf günün kötü geçti diye nasıl bağırdığını anlat.
olmayacak oğlum olmayacak bir 35 yıl geçse de olmayacak. sen asla değişemeyeceksin.. sucu kendinde arayıp asla hayır diyemeyeceksin.
0330 dan 0330 a itiraflar kısmına makinist daveti için teşekkür ederim.
istasyonun son durağında sanırım şizofren olduğuma kanaat getirmişsinizdir.
her gün küfür ederek uyandığın uykundan, bağladığın kravatından, olduğun tıraşından, sevdiğin kedinden, unuttuğun balığından, unutulduğun dostlarından, içtiğin rakıdan, kıçını koyduğun koltuktan, çektiğin sigarandan, verdiğin dumandan, attığın adımdan her gün nasıl lime lime eriğini anlat.. içini kemiren kuşkularını bir barda tanımadığın bir insana anlat.. her gün kendine söylediğin yalanları üzerine taktığın maskeni anlat.. anonim hayatların anonim maskelerinden oluşan gerçekliğe içten içe inandığını anlat.. dök dudaklarından itiraf et kendine..
sen değil misin oğlum keşkeler ile yaşlanıp insanları kendinden kaçıran.
sen değil misin bu sefer tamam diyip aynı hikayeyi başa sardıran.
sen değil misin umut aşısı gibi sevgi yoksunluğuna bağlanan..
sensin o işte hadi bana yeniden boşa kurduğun hayallerini anlat.
dön 2003 e hiç bir şey yapamadığın halde mahlasını vücuduna kazıdığın o anı anlat. söyle çekinme hadi parmaklarının ucunda dilin söylüyor dök hızlıca kurtul bu buhrandan.. her gün içinde yaşıyorsun. dünyanın en mutlu adamasın ama kapı kapandığı an bir o kadar en negatifisin. hadi sırf sabah işe geç kaldığın için 8 saat aç seni bekleyen kedine kapıyı açıp dibinde aç olduğunu anlatmak için gezinirken sırf günün kötü geçti diye nasıl bağırdığını anlat.
olmayacak oğlum olmayacak bir 35 yıl geçse de olmayacak. sen asla değişemeyeceksin.. sucu kendinde arayıp asla hayır diyemeyeceksin.
0330 dan 0330 a itiraflar kısmına makinist daveti için teşekkür ederim.
istasyonun son durağında sanırım şizofren olduğuma kanaat getirmişsinizdir.
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
bir varmış bir yokmuşsun
devamını gör...
sevilen kişiyle mesajlaşmanın sarmaması
ha mesajlaşıyosun da sarmıyo
t: nankörlüktür, bolluk olduğu için şımarıklıktır
t: nankörlüktür, bolluk olduğu için şımarıklıktır
devamını gör...
akıştaki nickaltı trafiği
çoğu zaman, beyaz şahinle sağdan 80 le giderken, yanımdan 120 ile geçen son model arabalara bakıyormuşum gibi bir hissiyat yaşatan trafik. nick altı için ayrı bir sekme fikri gayet isabetli olur.
devamını gör...
ssg vs yoldaş benjamin franklin
iki farklı karakterde coder'in karşılaştırılması. ssg daha disiplinlidir, atiktir ve hazır cevaptır, buna karşın yoldaş ise daha gırgır, sakin ve sarkastiktir. ssg'ye ekşiciler "bizi satma ağam" diye ağlardı eskiden, yoldaş'ın böyle bir şey yapmayacağını kafacılar adı gibi bilir.
bir de ssg' ye her önüne gelen yazamaz, lakin gecenin 5'inde sevgilinizle kavga ettiğinizden ötürü canınız sıkılırsa yoldaş'la dertleşmeniz pek olasıdır. (böyle dedik diye gidip kafasını şişirmeyin şimdi.)
bir de ssg' ye her önüne gelen yazamaz, lakin gecenin 5'inde sevgilinizle kavga ettiğinizden ötürü canınız sıkılırsa yoldaş'la dertleşmeniz pek olasıdır. (böyle dedik diye gidip kafasını şişirmeyin şimdi.)
devamını gör...
suçluluk duygusu
kendinizi teslim etmeniz gereken hissiyattır. pişman olabilen insan kendiyle çatışmak yerine yüzleşme yolunda ilerlemeye başlamış demektir. asıl mesele kendinle olan problemleri halletmektir. yaptıklarından pişman olmak kendine meydan okuma cesaretini göstermek demektir. bizi bizden ancak biz kurtarabiliriz.
devamını gör...
severek ayrılanlar
ayna'nın bostancı durağı adlı albümünden bir şarkıdır.
artık benim için anlamı büyüktür. buruk kalple dinlediklerimdendir.
''rüzgâr aşkımı kucağına alsa
dağları tepeleri aşsa
saçlarına ulaşsa''
ayrıca şarkının 4. dakika 22.saniyesinde de söylenildiği gibi ''unutmuş olsan hissederdim.''
ayna-severek ayrılanlar
artık benim için anlamı büyüktür. buruk kalple dinlediklerimdendir.
''rüzgâr aşkımı kucağına alsa
dağları tepeleri aşsa
saçlarına ulaşsa''
ayrıca şarkının 4. dakika 22.saniyesinde de söylenildiği gibi ''unutmuş olsan hissederdim.''
ayna-severek ayrılanlar
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bu güzel yayın için, minicik bir zaman dilimi içinde durmuş kalbimi tekrar çarptırdığınız için, emeği geçen geçmeyen herkese çook teşekkür ederiim. mutlulukla ödevimin başına gidiyorum. var olunuz, iyilik ve güzellikle kalınız.
devamını gör...
en sevilen ahmet kaya şarkısı
devamını gör...
sorunlarla baş etme yöntemleri
genellikle baş edemem ve beynimi milyon kez zorlasam da mantıklı çözümler bulamam o an. bunun yerine sevdiğim insanlarla konuşurum, biraz onlardan tavsiye alırım ve hemen uyurum. hemen.
devamını gör...
yalnızlık gittiğin yoldan gelir
oktay rifat'ın karıma isimli şiirinin son dizesi ve selçuk altun'un 2001 yılında yayınlanan kitabıdır.
okudukça kültürel anlamda ne kadar az şey bildiğimi fark ettiren çok özel bir kitap oldu benim için. edebiyat dışında sanatın diğer dallarına çok uzak olduğumu zaten biliyordum ama edebi anlamda da ne kadar sığ olduğumu hatırlattı bana yazar. kitapta geçen şehirleri, kitapçıları, sahafları, heykelleri, müzikleri ve resimleri ressamları hiç bilmemek o kadar koymadı da benim bunca yılda eşelene eşelene keşfettiğim onca kitabın ve yazarın 2001 yılında yayınlanan bir kitapta yer alması ve benim bu kitabı 19 yıl sonra fark etmem çok koydu.
kitabın karakter isimleri çok hoşuma gitti benim. ince göndermeler çok yerinde yapılmış. olay örgüsü de hiç kopmuyor. bu kitabı okuyamayan nasıl kitaplar okuyabilir inanın bilmiyorum.
adından aşk romanı havası alınan bu kitap bence daha çok bir yaratım ve yolculuk kitabı.
çok uzun zamandır okurken durup araştırdığım, notlar aldığım en dolu kitap oldu. yazarın okuduğum ilk kitabı umarım diğer kitaplarını da okumaya fırsatım olur. dünyanın en iyi yazarını bulmak için şehirden şehire ülkeden ülkeye kitabın kahramanıyla yolculuk yapmak sizin için de güzel bir maceraya benziyorsa okuyun derim.
ortalığı karıştıran ama çok da doğru bir ifade;
“nitelikli bir insanın kendinden iyi dosta gereksinimi olabilir mi? sonra kitaplar, kıskanç değil midir onlar? çok insan dostu olan bir gerçek kitap dostu tanıdınız mı?”
okudukça kültürel anlamda ne kadar az şey bildiğimi fark ettiren çok özel bir kitap oldu benim için. edebiyat dışında sanatın diğer dallarına çok uzak olduğumu zaten biliyordum ama edebi anlamda da ne kadar sığ olduğumu hatırlattı bana yazar. kitapta geçen şehirleri, kitapçıları, sahafları, heykelleri, müzikleri ve resimleri ressamları hiç bilmemek o kadar koymadı da benim bunca yılda eşelene eşelene keşfettiğim onca kitabın ve yazarın 2001 yılında yayınlanan bir kitapta yer alması ve benim bu kitabı 19 yıl sonra fark etmem çok koydu.
kitabın karakter isimleri çok hoşuma gitti benim. ince göndermeler çok yerinde yapılmış. olay örgüsü de hiç kopmuyor. bu kitabı okuyamayan nasıl kitaplar okuyabilir inanın bilmiyorum.
adından aşk romanı havası alınan bu kitap bence daha çok bir yaratım ve yolculuk kitabı.
çok uzun zamandır okurken durup araştırdığım, notlar aldığım en dolu kitap oldu. yazarın okuduğum ilk kitabı umarım diğer kitaplarını da okumaya fırsatım olur. dünyanın en iyi yazarını bulmak için şehirden şehire ülkeden ülkeye kitabın kahramanıyla yolculuk yapmak sizin için de güzel bir maceraya benziyorsa okuyun derim.
ortalığı karıştıran ama çok da doğru bir ifade;
“nitelikli bir insanın kendinden iyi dosta gereksinimi olabilir mi? sonra kitaplar, kıskanç değil midir onlar? çok insan dostu olan bir gerçek kitap dostu tanıdınız mı?”
devamını gör...

