pazar alışverişi için akşam saatlerini beklemek.
devamını gör...

grigoriy petrov'un beyaz zambaklar ülkesi’nde adlı kitabıdır. kitap finlandiya’nın esaret altında bağımsızlığını nasıl kazandığını etkileyici bir dille anlatmaktadır. rus hatip, gazeteci, yazar grigoriy petrov’un en önemli eseridir. finlandiya’nın 6 aralık 1917’de rusya’ya karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin anlatıldığı kitabı atatürk çok sevmiştir. kitap, kurtuluş savaşı’na da ilham kaynağı olmuştur. mustafa kemal, kitabı askeri okul müfredatında okutulmasını da emretmiştir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dinlenmek için ağacın dibine oturdum, kafayı kaldırınca çok hoşuma gitti.
devamını gör...

şimdi öncelikle antik çağ nedir? bu konuya bir açıklık getirelim...

ilk çağ, tarih öncesi, yazı, tarih sonrası çağlar derken bu antik çağ tabiri de nedir?.. dediğinizi duyar gibiyim. haklısınız. hepimizin kafasından en az iki defa geçmiş ama dillendirirsem aptal denir miyim?.. diye çaresiz susmuşuzdur...
bir tarihçi olarak aklınızda kalmasını istediğim en genel tanım şudur ki antik çağ; roma ve yunan, mısır uygarlıklarının ilk çağ dönemleridir...

gelelim oxford ve tdk tanımlarına...
oxford antik çağ için; ilk çağ uygarlıklarıdır ama özellikle de yunan ve roma uygarlıklarıdır derken,
tdk; yunan ve roma uygarlıkların gelişme sahası bulduğu dönem olarak adlandırır.*

buradan hareketle belirtmeliyiz ki antik çağ, aslında bir çağ değildir. yani bir çağın alanı yahut dönemidir.. dolayısıyla ilk çağ daha geniş bir alanken antik çağ batı avrupa için; yunan ve roma'nın tarih öncesini, dünya içinse; mısır, ibrani, uzak doğu, roma, yunan medeniyetlerin kapsamına alır..
burada hemen dile getirmeliyiz ki avrupa kıstas olarak niçin roma ve yunan medeniyetini almıştır?.. çünkü kendi tarihinin antikası orasıdır. ve sosyal bilimlere, bilim özelliğini kazandırma noktasında ilk atılımı da kendisi yaptığı için bu tanımlamalar kendine göredir.. görecedir...

tarihin en uzun çağıdır... ve buna bağlı olarak, birçok sorunun başlangıcını da teşkil etmektedir.
ana konu; insanlık; antik çağdan, bir adım ileri gidebilmiş midir?..den başlayarak, başkaca düğümleri de beraberinde getirmektedir. şöyle ki:

mısır piramitlerinin gizemi çözülebilmiş midir?

zigguratlar gerçek manada niçin yapılmıştır?..

kadeş savaşı'nda yaşanan hangi gelişme insanlığı derinden etkilemiştir?..

mitler ve tanrılar, (afetler ve sanırlar) konusuna mitler ışığında bir açıklık getirebilmiş midir?..

vandalizm bitmiş midir?..

semavi dinlerin doğuşu ve insanlığın evrilişi konusu, birer tartışma konusu olmaktan çıkabilmiş midir?..

tüm bunlar, antik çağın, her toplumun ana damarlarına işlediği ve halen çözümünü bekleyen problemleridir...

çözebilir miyiz dersiniz?..
... kim bilir
devamını gör...

herkes ilgiyi sever, birileri az, birileri cok. ama bunu nasil ortaya cikardigimiz onemlidir. birileri kendisine zarar verir, kimileri baskalarina. ama teknolojinin gelisimiyle ve sanal ortamlarla boyle insanlari artik daha cok gormeye basladik. sebebi de anonimlik, erisebilirlik ve yuz yuze olmayisinin cesaretidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yetmez yüksek lisans, en az iki dil , yazabileceğine dair sertifa gerekiyor. ne yapıyoruz ya kurumsala işe mi giriyoruz.
devamını gör...

dünyaya hiçbir (azıcık bile) faydası olmayan iki düşüncenin ne kadar dayanılabileceğini gösteren söz

gerekli edit:
istisnalar kaideyi bozmaz
devamını gör...

noktalama işaretlerinin kullanım kuralları, sürekli değiştiğinden takip etmesi zor olandır. tdk yazım kılavuzları, her ne kadar tavsiye niteliğinde olsa da nihayetinde bir birlik sağlıyor. ama bir virgülün kullanıldığı yer, bu kadar mı sık değişir arkadaş! bunun çözümünü şöyle buldum virgülü hangi senenin kılavuzuna göre kullanıyorsam diğer işaretleri de aynı kılavuza göre kullanıyorum. tutarlı bir biçim çıkıyor ortaya hiç değilse.

benzer şekilde sayıların yazımı da değişiyor. neymiş efendim yüz, bin, milyon gibi ifadeleri harfle yazacakmışım? neden? çünkü ingiliz öyle yapıyor demiyorlar da kırk tane element uyduruyor agalar.

diğer taraftan bu tdk hazretleri, sayılar konusunda durduk yere çıkarttıkları başka bir icatla öyle bir saçmalık yarattılar ki gel de çık içinden..saat ve dakikanın yazımını değiştirmeleriyle başladı her şey.

15.20 yazdığımda bunun birimi nedir sence? nasıl okumak lazım tek başına gördüğümüzde?
a) saati mi belirtiyor?
b) yoksa tcmb'nin esas aldığı kurala göre para biriminin yazılışı mı bu? yani "on beş türk lirası yirmi kuruş" mu? buradan televizyon ekranında dikkat edersen lira ile kuruşu virgülle ayırıyorlar ki tam çorba.

saat yazımında araya nokta getirince baktı ki para biriminin yazımıyla karışıyor. bu defa para dışındaki ondalıkları yazmak için tutup virgül verdi elimize yüce tdk. gençler bilmezzz... eskiden şöyle bir netlik mevcut idi.
a) 15:20 (kesinlikle saat çünkü iki nokta üst üste gelmiş araya)
b) 15.20 tl (on beş türk lirası yirmi kuruş)
c) 15.20 yani on beş tam yüzde yirmi. arkasından para birimi gelmiyorsa bu her zaman böyle okunurdu.
devamını gör...

kadir kıymet bilen birileri... teşekkürler folloş bey!
biriniz de çıkıp demediniz afiş güzel olmuş diye.
desenize ya hu.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mesai arkadaşım.

-spor elemelerinde 400 metreyi 36 saniyede koşmuş. (dünya rekoru 43 saniye) "olum dünya rekoru kırmışsın" diyorum, biliyorum diyor.*
-bir dizide oynayıp 8 tane aktrisle birlikte olmuş. (dizi yayınlanmamış)
-kumarda 40 trilyon kaybetmiş.
-her gün yeni bir kadınla yatmadan uyuyamazmış.

ve daha binlercesi... işin ilginç tarafı bunlara inanıyor da...

bir de sizin mesleğiniz, uzmanlık alanınız ne olursa olsun o konu hakkında sizden daha çok şey biliyordur. siz yanlış biliyorsunuzdur.
devamını gör...

varlığın beni mutlu ediyor ama yokluğunda da hüzünlü değilim denmesi... bir bağlaçla nasıl bu kadar değersiz hissettirilebilir insan ?
devamını gör...

karşımdaki kişinin devamlı kendini anlatıp,övünmesi.
devamını gör...

bu yaz ilk defa yaşadığım olaydır .bir de en yakın çift arkadaşlarımızla gittik. aylarca pandemi yüzünden ayrı kalınan sevgili ve arkadaşlarla geçirilebilecek en güzel günlerdi. bahçesi olan bir pansiyonda kaldık. sabah kalkınca denize karşı uyanmak. sevgilin ve arkadaşlarınla kahvaltılar , yemekler hazırlamak. tüm gün denizde çocuk gibi oyunlar oynamak.geceleri o masa başı sohbetleri. sabaha kadar kart oynamak. eğlenceli gece yürüyüşlerine çıkmak. insanı ben yaşıyorum işte dedirten olaylardan biridir.ama en zor yanı tatil sonrası dönüştür. göz yaşlarına hakim olunmaz. üstünden aylar da geçse böyle güzel bir anı paylaşıldığı için her konusu açıldığında ne şanslıyız diye düşündürtür iki tarafa da.
devamını gör...

mükemmel bir karışım. hatta power puff girl'lerin de bu karışımdan oluştuğu söyleniyor.
devamını gör...

benim. bir hevesle girdim bu sözlüğe ama yazamıyorum. birçok başlığın entrysini okuyorum, 'benim yazacağım şeyler zaten yazılmış' deyip entry giremiyorum. garip bir hastalığa yakalandım çıkamıyorum işin içinden.
devamını gör...

yeni yeni adını gördüğüm bir yazar. inceleyeceğim profilini tanımlarını.
devamını gör...

ne demiş teoman,
düşünme, düşünme kim anlamış ki sen anlayasın böyle.
devamını gör...

üstün yeteneklerim sayesinde odanın içindeyken sessizde olan telefonuma bildirim geldiğini hissedip telefonuma yöneliyorum veee bir yeni bildirim. bunun bir üst leveli de sanırım kimden geldiğini tahmin etmek oluyor.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim