ahmet ümit'in yazarlığını yaptığı bir başkomser nevzat romanıdır. kitabın polisiyesi zayıf olsa da, "istanbul tarihi" hakkında verdiği bilgiler açısından iyi bir kitaptır. bu yüzden bir yerden sonra polisiye kurgusundan kopan, şehrin geçmişiyle ve geleceğiyle baş başa kalan okuyucu kalır geriye.
devamını gör...


sizin için, insan kardeşlerim,
her şey sizin için ;
gece de sizin için ,gündüz de ;
gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
ay ışığında yapraklar ;
yapraklarda merak ;
yapraklarada akıl;
gün ışığında binbir yeşil;
sarılar da sizin için, pembeler de;
tenin avuca değişi,
sıcaklığı,
yumuşaklığı;
merhabalar sizin için;
sizin için limanda sallanan direkler;
günlerin isimleri,
ayların isimleri,
kayıkların boyaları sizin için;
sizin için postacının ayağı,
testicinin eli;
alınlardan akan ter,
cephelerde harcanan kurşun;
sizin için mezarlar, mezar taşları,
hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
sizin için;
hepsi sizin için.

sizin için- orhan veli
devamını gör...

kalite tam olarak burada yazanların tanımlamalarıyla ortaya çıkacak şeydir.
ve üzülerek söylüyorum ki soldaki akışta takılıp kalan yazarlar oldukça kalite burada bulunamadan burası çöplüğe dönüşmeye meyilli bir adres olacak.

daha da açık söylemek gerekirse başlığı açılmamış onlarca tanım dururken tamamen yorumların bırakıldığı bir adres olacak. sözlük ama tanım yok, bolca fikir var... herkes ne yaşadıysa yazmış. tüketilmiş bir sözlük, kullanılmadan eskimiş bir adres... dolmadan doymuş.

kendi ilgi alanlarını ekleyen, o konular hakkında başlık açan, tanım bırakan yazarlar burayı daha cazip kılar sanırım.

burası insanların birbirine tepeden bakmadığı, moderatörlerin kaf dağında olmadığı samimi bir yer. o yüzden hakkı verilirse güzel kalacaktır.*
devamını gör...

yaşlılardır. ne şarj umurlarında ne de bozuk olan gözleri.
devamını gör...

adamcağızın önce kendine aşırı inanıp sonra da kendini kandırmaya
çalışma moduna geçişi.
kimseye ihtiyacı olmadan
kendi kendine oynayan,
evin en küçük çocuğu sendromu.
devamını gör...

ursula sayesinde yollarımızın kesiştiği, güzel bir tesadüfle aynı kitabı aynı anda okuduğum sevgili yazar. kitapların büyülü dünyasında beraber yürüyebilecek bir yol arkadaşı bulmak, ne güzeldir. *
devamını gör...

her zaman arkasında olduğumu, her zaman destekleyeceğimi söylerim.
ayrıca eşcinsellik bir karar ya da etraflıca düşünülmesi gereken bir şey değildir.
devamını gör...

her zaman olmasa da zaman zaman yaşanabilen bir durum. fazla garipsenmemesi lazım aslında gayet normal, bir kadın da gidip sevdiğini söyleyebilir neticede.
devamını gör...

rusya'nın doğu avrupaya doğalgaz boru hatlarından oluşan ağını ören dev örümceğidir.
bu şirket, doğalgaz odaklı rus dış politikasının en önemli silahıdır, sadece rusya için bir gelir kaynağı değil, aynı zamanda güçlü politik bir tehdit kartıdır.

hatta şirketin rus devleti ile ne kadar içli dışlı olduğunu anlatmamız için, eski devlet başkanı dimitri medvedev'in eski gazprom başkanı olduğunu söylememiz yeterlidir. şu anda rusya'nın en büyük şirketidir ve dünyanın en büyük şirketi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
gazprom'un ve dolayısıyla rusya'nın enerji hakimiyeti için rakamlara bakarsak 2004 sonu itibarıyla gazprom şu ülkelere doğalgaz veren tek kaynaktır: bosna-hersek, estonya, finlandiya, makedonya, litvanya, letonya, moldova and slovakya.

bunun haricinde bulgaristan'ın ihtiyacının %97'sini, macaristan'ın ihtiyacının %89'unu, polonya'nın ihtiyacının %86'sını, çek cumhuriyeti'nin ihtiyacının %75'e yakınını, türkiye'nin ihtiyacının %67'sini, avusturya'nın ihtiyacının %65'ini, romanya'nın ihtiyacının %40'a yakınını, almanya'nın ihtiyacının %36'sını, ıtalya'nın ihtiyacının %27'sini ve fransa'nın ihtiyacının %25'ini gazprom karşılamaktadır. (avrupa birliği'nin tüketiminin yaklaşık %25'ini gazprom karşılamaktadır.) peki nasıl oldu da türkiye rusya'ya bu kadar bağımlı hale geldi diyenler için geliyor; (bkz: mavi akım projesi) (bkz: mesut yılmaz)
devamını gör...

"how dare you!" sözleriyle hepimizin aklına takılan isveçli çocuk -sözumona- aktivist. iyi hayat şartlarıyla doğup, dünyayı kurtarma görevine soyunmuş çocukcağız. iyi bir şey yapıyor eyvallah ama bana şov geliyor abi.

pkk'lı piçlere bilgi vermediği, direndiği için öldürülen canımız eren bülbül daha samimi mesela. ruhu şad olsun. bakın yanlış anlamayın, greta gitsin canını versin meseleler için demiyorum. ancak bu çocuk samimi gelmiyor bana işte...

fırsat eşitsizliğinin anlamını bilmeyen bir çocuk. bolluk içinde, istikrarlı bir ekonomide, eğitimli bir aile tarafından yetiştirilmiş. greta'ya kızmak yanlış. greta'dan anadolu'da bilgisayar, internet vs. olmadığı için eğitim alma hakkından geri kalmış çocukları anlamasını da beklemiyorum.

s*çarım dumanına da hava kirliliğine de. hayat çok acımasız.
devamını gör...

sözlükten önce kadındık diye yorumladım
devamını gör...

doom eternal 'nightmare mode' çizimim;

''there's only one dominant life force in the universe... and it carries the steel-barreled sword of vengeance''

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son dönemlerde herkes aptalca ve kabul edilmesi mümkün olamayan fikirlerini belirtip ama bu kara mizah der oldu . bilakis kara mizah çok ince bir çizgide ve zeka isteyen birşeydir. dümdüz aşağılamak değildir. bu tipler kadar her mizah unsuruna aşırı duyar kasanlardanda nefret ediyorum .
devamını gör...

doğum gününüz kutlu olsun. nice sağlıklı, huzurlu senelere...
devamını gör...


akıllı hans, 19. yüzyılın en ünlü hayvanı olurken ünü dünyaya yayılmış ve çeşitli zeka oyunları yaptığı gözlemlenmiştir. kimi zaman yazılı kimi zaman sözlü olarak soru hazırlayan osten tarafından toplama, çıkarma, bölme, çarpma öğretilen hans bunlara cevap olarak ayağını yere doğru cevap sayısı kadar vurmuştur. mesela 3+4=? sorusuna ayağını 7 kez yere vurup sonra durarak cevap vermiştir. akıllı hans'ın sahibi olan osten atını birçok ülkeye götürmüş ve zekasını göstermişken, bunları ücretsiz bir şekilde sergiletmiştir. 1904 yılında new york times'a yetenekleriyle konu olan akıllı hans, bilimadamlarının ilgisini çekmiş ve 13 kişiden oluşan hans komisyonu adı altında yaptıkları incelemelerle atın hile yapmadığını tespit etmişlerdir. araştırmayı -sonradan- psikolog ve biyolog oskar pfungst üstlenirken, hans soruları başkası sorunca da doğru cevap vermiş ve sahibi von osten'in dolandırıcı olmadığını da kanıtlamıştır. fakat soruyu soran kişi doğru cevabı bildiği takdirde hans doğruyu bilirken, soru soranı görmediği takdirde doğru cevabı verememiştir. hans'ın bakıcısı doğru cevabı bildiği takdirde hans doğruyu bilirken, bakıcının yanlış cevabında ise hans yanlış cevap vermiştir. pfungst bu durumdan sonra soru soran kişinin yüz ifadelerini baza alarak inceleme yapmış ve hans'ın bu ifadeler sayesinde doğru cevap verdiğini kanıtlamıştır. çünkü atın gözleri kapalıyken (yukarıda bahsedildiği gibi sahibini görmediğinde), soru soranın yüzünü görmediği ve bu sebeple ifadesini çözmeyip yanlış cevap verdiğini söylemiştir. soruyu soran osten'in atın doğru cevaba yaklaştığındaki rahatlama ifadesi ki insanlar tarafından fark edilemeyecek kadar belirsizdir, hans'a kendince bir sinyal oluşturmuştur. bu sayede doğru cevapları bilen akıllı hans, pfungst'ın çalışmaları doğrultusunda psikolojide yer edinen akıllı hans etkisi'ne adını vermiştir. hayvanların, insanların fark etmekte zorlandıkları sinyal ve işaretleri fark ettiği ispatlanırken bu durum literatüre akıllı hans etkisi olarak geçmiştir. akıllı hans etkisi sayesinde psikolojide ve etolojide (hayvanları inceleyen dal) birçok deney metodu değişmiş ve hayvan davranışları üzerinde güvenilir sonuçlar elde etmenin akıllı hans etkisi'nin kaldırılması olduğu kanıtlanmıştır. hayvan bilişselliği üzerindeki araştırmalarda önem taşıyan bu etki, insanlar farkında olmasa bile hayvanların onlardan sinyal alabildiği kanıtlamış ve hayvanların performans değerlendirilmesinin buna göre yapılması gerektiği belirtilmiştir.
devamını gör...

brokoli, avokado.
devamını gör...

günaydın sözlük,
ben hep erken kalktığımı sanırdım, bu sabah 6 buçuk gibi kalktığımda çocuklar çoktan uyanmışlar, "ohooo anne yeni mi uyanıyorsun ya biz çoktan uyandık, sabah namazını bile kıldık" diye hava attılar bana.. birazcık utandım ya yavrular sizdeki enerjiden bana da biraz verin ya dün gece koltukta uyuyakalmışım.. geçiyor çocuklar az kaldı, atlatıyorum sanki zor günleri.. çözeceğim ben onu, size söz veriyorum.. uyanış, sadece sabaha uyanmak değil, kendi gerçekliğine uyanmakmış, sanki hayatı yeni yeni öğreniyorum ama bu sefer aceleci değilim, yavaş ama istikrarlı bir öğrenme bu.. seyir diye bir kitap var.. öyle bir kitap ki kendi gerçekliğime uyanmamı sağladı.. sağlam sarstı beni ama önce tepetaklak olmadan yeni bir bakış açısı kazanmak mümkün değil ki zaten.. şimdi hep kendimi sorguluyorum, seyreden miyim, yoksa seyir eden mi? bu "ben"den, "biz"e, "biz"den "bir"e giden bir yolculuk.. daha bebeğim ben, henüz "ben" olmaya çalışıyorum, yolum uzun ama bu sefer umutluyum, bu sefer farklı, bu sefer güzel bir yolculuktayım dostlar, sizler de gelsenize...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sanırım bir aşağı kata düşmüş fakat bir şey fark ettiğini düşünmüyorum. olaydaki şahıs başka bir zaman demek ki gözünü bile kırpmadan bir insanı öldürme potansiyeline sahip. nasıl olur da cana kastettiği halde söylenilenlere göre adli kontrol şartıyla serbest bırakılır aklım almıyor.
devamını gör...

yazarlar yazıyordu ama hâlâ nokta koymuyorlardı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim