kendisini tehdit eden adamı öldüren 17 yaşındaki kız
tc'de 42 milyon kadın nüfusu varmış. bundan yıllar öncesinde bir üniversite araştırmasına göre türkiye'de yaşayan kadınların %93'ü tacize uğramış. ülkemizde kadınlar hayatları boyunca en azından birkaç kez tacize, tehdite maruz kalıyor.
başka bir araştırmaya göre kadınların %52 ile %66'sı sözel şiddete, %15 ile %65'i fiziksel şiddete, %24 ile %55'i psikolojik şiddete, %13,5 ile %19,3'ü ekonomik şiddete, %6,3 ile %15'i cinsel şiddete maruz kalmaktadır. bu oranlar da gerçeğin çok çok altındadır bunu görmemek için kör olmak lazım.
en iyi ihtimalle her 2 kadından biri sözlü tacize, şiddete maruz kalıyor, tehdit ediliyor. daha çocuk sayılabilecek 17-18 yaşındaki genç kızların peşine toy'dur ses çıkarmaz diye 40lı yaşlarında sapıklar takılıyor. küçücük kız çocuklarına telefon tablet veremiyoruz; sosyal medyaya vs. girer de sapığın birine denk gelir, bir anlık dikkatsizliğimizde tacize uğrar diye.
14 yaşındaydım daha, yaşıma başıma bakmadan yürüyüşlere eylemlere katılırken hakkımı, kadınların hakkını her yerde söke söke ararken ilk defa manyak bir sapığın radarına girmiştim. daha korktuğum çok az şey olmuştur. günlerce, haftalarca evimizden çıkıp sokağın sonuna tek başıma gidememiştim. bu en basitidir. bir keresinde kadınlar yaşadıklarını anlattıkları tweet serileri yapmıştı utancınızdan siteye giremiyordunuz.
bütün bunlar yaşanırken iftiraydı vs.de olmuyor mu? oluyor, bu iftiraya erkekler 1 maruz kalıyorsa kadınlar yine bin maruz kalıyor. taciz ediliyor, kendini koruyunca iftira atılıp yine adı çıkarılıyor kadının. küçücük kız çocuğu 40 yaşında adamı çekip vuracak noktaya geliyor, gerçekten bu noktada ilk aklınıza gelen "iftiradır yeaa" demek mi oluyor? katiller, tacizciler, sapıklar sokakta; hiç sesiniz çıkmıyor. bu herifler niye sokakta peki? 17 yaşında bir kız çocuğunun binde bir bile olsa o vahşeti yaşamış olma ihtimali bir yanda dururken(ülkedeki taciz, şiddet oranları ortadayken binde bir olmadığı belli bu ihtimalin) çok çok daha az bir ihtimalle iftira olması durumunu mu göz önüne alıyorsunuz sadece. hem de ülkede her kadın buna maruz kalıyorken. inanın anlamaya çalışıyorum. tamam, bu göz ardı edilemez bir ihtimal ama aksini nasıl göz ardı edebilirsiniz ki? artık öfkeliyiz bu sisteme, her gün başka bir çocuğun kadının canını yaktığınız için öfkeliyiz. insan olan kadınların haklarını hiçe saymadan adalet talep eder, bunu hepimiz için ister aksi durumda karakterinizi ve vicdanınızı sorgulayın derim. kesin iftiradır demeden önce ya o küçük kız çocuğu buna maruz kaldıysa ve bir de yalancılıkla suçlanıp daha da yaralanırsa diye sorgulamıyorsanız insanlığınızı şöyle bir yoklayın derim, yerinde yeller esiyor yüksek ihtimalle.
7'den 70'e bu korkuyu yaşamamış kadın yok, tacize uğradığında en azından kurtuldum bu kadarıyla deyip şükrediyor kadınlar ne anlatıyorsunuz siz allah aşkına.
neredeyse ülkede yaşayan her kadının başına gelen ve hayatlarının sonuna kadar taşıyacakları travmalar yaratılırken bünyelerinde, buna rağmen gidip binde bir gerçekleşen aman iftira olur aman şöyle olur kısmına yalnızca empati yapan yerlerinizi.....
adaleti hepimiz için istiyorum ama bunu canı yanan kadınların üzerine basa basa elde edemeyeceksiniz.
başka bir araştırmaya göre kadınların %52 ile %66'sı sözel şiddete, %15 ile %65'i fiziksel şiddete, %24 ile %55'i psikolojik şiddete, %13,5 ile %19,3'ü ekonomik şiddete, %6,3 ile %15'i cinsel şiddete maruz kalmaktadır. bu oranlar da gerçeğin çok çok altındadır bunu görmemek için kör olmak lazım.
en iyi ihtimalle her 2 kadından biri sözlü tacize, şiddete maruz kalıyor, tehdit ediliyor. daha çocuk sayılabilecek 17-18 yaşındaki genç kızların peşine toy'dur ses çıkarmaz diye 40lı yaşlarında sapıklar takılıyor. küçücük kız çocuklarına telefon tablet veremiyoruz; sosyal medyaya vs. girer de sapığın birine denk gelir, bir anlık dikkatsizliğimizde tacize uğrar diye.
14 yaşındaydım daha, yaşıma başıma bakmadan yürüyüşlere eylemlere katılırken hakkımı, kadınların hakkını her yerde söke söke ararken ilk defa manyak bir sapığın radarına girmiştim. daha korktuğum çok az şey olmuştur. günlerce, haftalarca evimizden çıkıp sokağın sonuna tek başıma gidememiştim. bu en basitidir. bir keresinde kadınlar yaşadıklarını anlattıkları tweet serileri yapmıştı utancınızdan siteye giremiyordunuz.
bütün bunlar yaşanırken iftiraydı vs.de olmuyor mu? oluyor, bu iftiraya erkekler 1 maruz kalıyorsa kadınlar yine bin maruz kalıyor. taciz ediliyor, kendini koruyunca iftira atılıp yine adı çıkarılıyor kadının. küçücük kız çocuğu 40 yaşında adamı çekip vuracak noktaya geliyor, gerçekten bu noktada ilk aklınıza gelen "iftiradır yeaa" demek mi oluyor? katiller, tacizciler, sapıklar sokakta; hiç sesiniz çıkmıyor. bu herifler niye sokakta peki? 17 yaşında bir kız çocuğunun binde bir bile olsa o vahşeti yaşamış olma ihtimali bir yanda dururken(ülkedeki taciz, şiddet oranları ortadayken binde bir olmadığı belli bu ihtimalin) çok çok daha az bir ihtimalle iftira olması durumunu mu göz önüne alıyorsunuz sadece. hem de ülkede her kadın buna maruz kalıyorken. inanın anlamaya çalışıyorum. tamam, bu göz ardı edilemez bir ihtimal ama aksini nasıl göz ardı edebilirsiniz ki? artık öfkeliyiz bu sisteme, her gün başka bir çocuğun kadının canını yaktığınız için öfkeliyiz. insan olan kadınların haklarını hiçe saymadan adalet talep eder, bunu hepimiz için ister aksi durumda karakterinizi ve vicdanınızı sorgulayın derim. kesin iftiradır demeden önce ya o küçük kız çocuğu buna maruz kaldıysa ve bir de yalancılıkla suçlanıp daha da yaralanırsa diye sorgulamıyorsanız insanlığınızı şöyle bir yoklayın derim, yerinde yeller esiyor yüksek ihtimalle.
7'den 70'e bu korkuyu yaşamamış kadın yok, tacize uğradığında en azından kurtuldum bu kadarıyla deyip şükrediyor kadınlar ne anlatıyorsunuz siz allah aşkına.
neredeyse ülkede yaşayan her kadının başına gelen ve hayatlarının sonuna kadar taşıyacakları travmalar yaratılırken bünyelerinde, buna rağmen gidip binde bir gerçekleşen aman iftira olur aman şöyle olur kısmına yalnızca empati yapan yerlerinizi.....
adaleti hepimiz için istiyorum ama bunu canı yanan kadınların üzerine basa basa elde edemeyeceksiniz.
devamını gör...
hayatın anlamının olmaması
kişinin kendini anlamlandırmasıyla başlıyor hayatın anlamı. kendi potansiyelini keşfetmesi gerek tabi. bunun için belki iyi bir eğitim alması gerek, iyi bir duyuma sahip olması da gerekebilir. misal bir kitap ya da defterin sayfaları gibi, anladıkça anlamı artan şeyler.
kapı kolu da olabilir. kapı kolu olarak varlığını kapıları açmaya-kapamaya adamıştır misal.
ya da hiçbiri gerekmez, yaşıyordur ve yaşarken yapıp ettiklerinden mutludur, anlamını da böylece bulmuştur.
kapı kolu da olabilir. kapı kolu olarak varlığını kapıları açmaya-kapamaya adamıştır misal.
ya da hiçbiri gerekmez, yaşıyordur ve yaşarken yapıp ettiklerinden mutludur, anlamını da böylece bulmuştur.
devamını gör...
100 milyon dolar atın desem atacak ülke çok
100 milyon doların uzay çalışmaları için çok da büyük bir para olmadığını bilmeyen insan beyanıdır. bazı ülkeler milyar dolarlar ayırıyor da yetmiyor.
devamını gör...
tulpar fırtınası
ender şekilde görülen ve çok kuvvetli soğukları içerisinde barındıran bununla beraber de ekstrem hava koşullarına neden olan bir soğuk hava dalgasıdır. tulpar fırtınası, mevsim normallerini bir anda alt üst edecek cinsten özellikler barındırıyor. halk arasında "50 yılda 1 görülen kış" olarak da geçer.
1985 hatta daha sert geçen 1987 kışlarına benzeyen soğuk hava sistemi bu günden itibaren türkiye'nin kuzeyinden giriş yapacak. fırtına sebebiyle türkiye'de kar kalınlığı ve soğuk hava rekorları kırılacağı tahmin edilmektedir.

1985 hatta daha sert geçen 1987 kışlarına benzeyen soğuk hava sistemi bu günden itibaren türkiye'nin kuzeyinden giriş yapacak. fırtına sebebiyle türkiye'de kar kalınlığı ve soğuk hava rekorları kırılacağı tahmin edilmektedir.

devamını gör...
avrupa'da insanlar din için kafa keserken anadolu'da insanların felsefi fikirleri tartışması
evet selçuklu zamanı anadolusuyla o dönemin avrupası.
avrupa'da şövalyeler kuzeye paganlara karşı kutsal savaş yaparken anadolu'da nusaybin de insanlar felsefi düşüncelerini beyan ediyordu ayrıca yunus emre gibi büyük düşünürler orta çağda hümanizm gibi akımlar hakkında şiirler yazıyor ahi teşkilatı sayseinde yoksullukla mücadele edliyordu.
of of nasıl geldik bu hale?
avrupa'da şövalyeler kuzeye paganlara karşı kutsal savaş yaparken anadolu'da nusaybin de insanlar felsefi düşüncelerini beyan ediyordu ayrıca yunus emre gibi büyük düşünürler orta çağda hümanizm gibi akımlar hakkında şiirler yazıyor ahi teşkilatı sayseinde yoksullukla mücadele edliyordu.
of of nasıl geldik bu hale?
devamını gör...
iran'ın abd'ye hazırladığı büyük intikam animasyonu
ibrahim halaskoğlu'nun kişisel twitter hesabından paylaştığı hadise.
animasyonda iran'ın abd'den intikam aldığı sahneler yer alıyor kimi iddialara göre iran ve abd'nin her an savaşabilecekleri söylentileri mevcut.
habere tık tık
animasyonda iran'ın abd'den intikam aldığı sahneler yer alıyor kimi iddialara göre iran ve abd'nin her an savaşabilecekleri söylentileri mevcut.
habere tık tık
devamını gör...
attila ilhan
lise yıllarında şiirleriyle tanıştığım attilâ ilhan, türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmendir.
tarzı tavrı farklıdır. şiirleri normal şiir kalıbının dışındadır. çolpan ilhan'ın abisidir.
üçüncü şahsın şiiri
gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felaketim olurdu ağlardım ne vakit maçka\'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgar aklımı alırdı sessizce bir cigara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın kirpiklerini eğerdin bakardın üşürdüm içim ürperirdi felaketim olurdu ağlardım akşamlar bir roman gibi biterdi jezabel kan içinde yatardı limandan bir gemi giderdi sen kalkıp ona giderdin benzin mum gibi giderdin sabaha kadar kalırdın hayırsızın biriydi fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi hele seni kollarına aldı mı felaketim olurdu ağlardım
en sevdiğim ve ezberlediğim şiirlerindendir. bir çok kitabını bir çok kere okumuş yine de gönlümü bu dizelere bırakmışımdır. *
tarzı tavrı farklıdır. şiirleri normal şiir kalıbının dışındadır. çolpan ilhan'ın abisidir.
üçüncü şahsın şiiri
gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felaketim olurdu ağlardım ne vakit maçka\'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgar aklımı alırdı sessizce bir cigara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın kirpiklerini eğerdin bakardın üşürdüm içim ürperirdi felaketim olurdu ağlardım akşamlar bir roman gibi biterdi jezabel kan içinde yatardı limandan bir gemi giderdi sen kalkıp ona giderdin benzin mum gibi giderdin sabaha kadar kalırdın hayırsızın biriydi fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi hele seni kollarına aldı mı felaketim olurdu ağlardım
en sevdiğim ve ezberlediğim şiirlerindendir. bir çok kitabını bir çok kere okumuş yine de gönlümü bu dizelere bırakmışımdır. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
munis/" cana yakın, sevimli, uysal, yumuşak." demek.
peki sizce ben munis biri miyim? hayır .
ben bu rütbeyi kendime hiç yakıştırmıyorum sevgili modlar. bu rütbe başka bir yazara verilmeli.
peki sizce ben munis biri miyim? hayır .
ben bu rütbeyi kendime hiç yakıştırmıyorum sevgili modlar. bu rütbe başka bir yazara verilmeli.
devamını gör...
bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler
'kuyruğun bedeninin bir o parçası ' ilk öğrenmesi gerekendir.
devamını gör...
yazıp yazıp silmek
sözlükteki yazarların en sevdiği olaydır. saatlerce üstüne düşünülmüş, araştırma yapılmış tanım ve başlıkların yeteri ilgiyi görmemesi fakat içinden gelenleri olduğu gibi aktarıp, "yok artık bunu da paylaşırsam insanlar linçler, hakkımda şunu düşünür" düşüncesiyle asla cesaret edemeyip sildiğim tanımlar çok olmuştur. 3 kere silip silip yazdığım tanımlari paylaşmaya sonunda cesaret etmiş ve 3'nde beğenildigini ve ilgi gördüğünü tespit etmişimdir. 1 kişi de okusa, hatta koca sözlük birleşip kimse yazdıklarınıza göz gezdirmese de okumasa da yazın. ben x zamanda yazdığım tanima denk gelince okuyorum ve yazdıklarımı beğeniyorum. o zaman aralığında hangi ruh haliyle yazmışım bunu görüyorum.
devamını gör...
charles darwin
günümüzde evrim denince ilk akla gelen isim, ingiliz doğa bilimci. tam adı charles robert darwin'dir.
kendisi evrim fikrini ilk ortaya atan kişi olmamakla birlikte -bu fikrin izlerine antik yunan'da dahi rastlanır- modern evrim kuramının temelini 1859 yılında yayımlamış olduğu türlerin kökeni isimli eserinde atmıştır. günümüzde evrimin birçok farklı mekanizması keşfedilmiş olsa da ortaya koyduğu doğal seçilim temelli evrim anlayışı bugünkü canlı çeşitliliğinin önemli bölümünü açıklamak için yeterlidir. yalnızca doğal seçilimle kalmayıp bugün evrimsel psikologların da bir hayli ilgilendiği cinsel seçilim kavramını da yine darwin ortaya koymuştur.
kimileri katılmayacak olsa da, kanımca yeryüzünden geçmiş en önemli bilim insanıdır.
kendisi evrim fikrini ilk ortaya atan kişi olmamakla birlikte -bu fikrin izlerine antik yunan'da dahi rastlanır- modern evrim kuramının temelini 1859 yılında yayımlamış olduğu türlerin kökeni isimli eserinde atmıştır. günümüzde evrimin birçok farklı mekanizması keşfedilmiş olsa da ortaya koyduğu doğal seçilim temelli evrim anlayışı bugünkü canlı çeşitliliğinin önemli bölümünü açıklamak için yeterlidir. yalnızca doğal seçilimle kalmayıp bugün evrimsel psikologların da bir hayli ilgilendiği cinsel seçilim kavramını da yine darwin ortaya koymuştur.
kimileri katılmayacak olsa da, kanımca yeryüzünden geçmiş en önemli bilim insanıdır.
devamını gör...
edward witten
dünyaca ünlü teorik fizikçi. ''superstring theory*''nin üstadlarından... . çok genç yaşta profesör olmuştur. sürekli fields ödülü alır durur zaten. çağın en iyi fizikçisi dense hata olmaz.'' naif ironik bilim adamları''*içinde bir numara olduğuna şüphe yoktur. ancak kendisinin bir fizikçi değil, bir matematikçi olduğu da sıkça söylenir*. buna karşın, bilimin karşısında duran postmodern düşünceye karşı sert bir tavrı vardır. bilim felsefecilerinin ciddiye alınacak bi tarafı yoktur ona göre.
70'li yıllarda elektrozayıf kuvvet ve kuantum kromdinamiği üzerine makaleleriyle adından söz ettirmeye başlamış. süpersicim'den o yıllarda haberdar olmuş ve üzerine çalışmaya başlamış. ilk başta çok zorluk çektiğini ropörtajlarında anlatır. hatta süpersicim teorisinin içinde yerçekiminin varolması gerektiğini anladığında, hayatının en büyük entelektüel zevkini tattığını anlatır. zaten bu konuda (son bi kaç senede değişmediyse)fizik camiasında makalelerine en çok atıf alan kişiydi.
ona fields kazandıran şey ise, çok boyutlu ''nod''ların arasındaki simetriyi gösteren bir tekniktir. kuantum alan teorisi ve topolojiden yararlanarak geliştirmiş bunu. çoklu boyut gerektiren sicim teorilerini 4 boyutlu uzayda düzenleyebilecek bi tekniktir bu. hayalleri aşan bi matematiksel keşiftir.
ayrıca süpersicim'e sık getirilen eleştirilerden biri olan ''empirik olarak teste tabi tutulamama'' meselesi hakkında da şöyle der: ''yerçekiminin süpersicim'in bi sonucu olması, en önemli teorik kavrayıştır''.
70'li yıllarda elektrozayıf kuvvet ve kuantum kromdinamiği üzerine makaleleriyle adından söz ettirmeye başlamış. süpersicim'den o yıllarda haberdar olmuş ve üzerine çalışmaya başlamış. ilk başta çok zorluk çektiğini ropörtajlarında anlatır. hatta süpersicim teorisinin içinde yerçekiminin varolması gerektiğini anladığında, hayatının en büyük entelektüel zevkini tattığını anlatır. zaten bu konuda (son bi kaç senede değişmediyse)fizik camiasında makalelerine en çok atıf alan kişiydi.
ona fields kazandıran şey ise, çok boyutlu ''nod''ların arasındaki simetriyi gösteren bir tekniktir. kuantum alan teorisi ve topolojiden yararlanarak geliştirmiş bunu. çoklu boyut gerektiren sicim teorilerini 4 boyutlu uzayda düzenleyebilecek bi tekniktir bu. hayalleri aşan bi matematiksel keşiftir.
ayrıca süpersicim'e sık getirilen eleştirilerden biri olan ''empirik olarak teste tabi tutulamama'' meselesi hakkında da şöyle der: ''yerçekiminin süpersicim'in bi sonucu olması, en önemli teorik kavrayıştır''.
devamını gör...
vicdan
insanı insan yapan önemli bir olgu.vicdan masturbasyonu diye bir kavramda var,ona pek girmeyelim. (bkz: vicdan mastürbasyonu)
devamını gör...
dünyadaki en büyük hüzün
bir avuç toprağın, aslında bir avuç toprak olmadığını anladıģın an hissettiģindir.
devamını gör...
gitmek üzerine
her şeyin düzeleceği umuduyla gidersin. yeni bir şehir demek yeni bir hayat demektir insana. yanılacağını bile bile gidersin.
geride bıraktığın insanlara yokluğunu tattırmak ister, onlara veya ona yokluğunla eziyet edersin.
gidersin çünkü yol iyidir, yolda gelir ne varsa aklına, gidersin, çünkü terkettiği yere geri dönebilmek için.
gidersin. çünkü gidecek bir yerin yok...
geride bıraktığın insanlara yokluğunu tattırmak ister, onlara veya ona yokluğunla eziyet edersin.
gidersin çünkü yol iyidir, yolda gelir ne varsa aklına, gidersin, çünkü terkettiği yere geri dönebilmek için.
gidersin. çünkü gidecek bir yerin yok...
devamını gör...
doktora yapmak
aşırı stresten kronik baş ağrısı, kaygı düzeyinizdeki ani değişikliklerden kalp aritmisi, sürekli kahve tüketmekten ülser gibi rahatsızlıklar yaşayacağınız için süreç içinde hastanelerin pek çok polikliniğini ziyaret etmenize vesile olan eğitim basamağıdır.
ancak tüm bu yaşanan rahatsızlıklara değecektir, kendinizi tebrik edebilirsiniz, hiç kimsenin okumayacağı (buna jüri üyeleriniz de dahil) nur topu gibi bir teziniz oldu!
ancak tüm bu yaşanan rahatsızlıklara değecektir, kendinizi tebrik edebilirsiniz, hiç kimsenin okumayacağı (buna jüri üyeleriniz de dahil) nur topu gibi bir teziniz oldu!
devamını gör...
havlu atmak
boksta antrenörün, sporcusunun karşılaşmayı terk ettiğini bildirmek için ringde yaptığı harekettir.
devamını gör...
normal sözlük'ün en yaşlı yazarı
(bkz: okey boomer)
tam yazılacak başlıktı ama, benim malum 35+ yaş başlıklarım meşhurdur, yapmazsam olmazdı.
tam yazılacak başlıktı ama, benim malum 35+ yaş başlıklarım meşhurdur, yapmazsam olmazdı.
devamını gör...

