unutulmayan lise anıları
itiraf ediyorum..
matematik ile arama mesafeyi koyan matematik öğretmeni handan hoca arabanın lastiklerini ben bıçakladım.
şöyle ki;
ruhsuz kadın şuan hayatta mısın yoksa emekliliğin keyfini mi çıkarıyorsun bilmiyorum ve daha kaç kişiyi matematikten soğuttun bilmiyorum, aradan tam 23 yıl geçti ama hala seni hatırlıyorum ve unutmayacağım.
sorduğun soruya cevap vermediğim için ( ki cevabını biliyordum sadece utanmıştım ) kafama kitapla vurup beni dersten kovmuştun. kantine gidip çaktırmadan aldığım bıçak ile o minik kırmızı arabanın tüm lastiklerini ben bıçakladım.
kapıdaki kulübede oturan hizmetli yakup abi gördü ama adama ne çektirdiysen artık görmemezlikten geldi. hiç pişman olmadım bugüne kadar ama senin yüzünden matematiğe karşı belli bir yaşa kadar hep önyargılıydım.
bunları okuma ihtimalin yok ama belki bir öğretmen okursa yaptıkları davranışların bir insan üzerinde seneler sonra bile nasıl etki bıraktığını görsün istedim yada sadece itiraf edip biraz rahatlamak istedim.
matematik ile arama mesafeyi koyan matematik öğretmeni handan hoca arabanın lastiklerini ben bıçakladım.
şöyle ki;
ruhsuz kadın şuan hayatta mısın yoksa emekliliğin keyfini mi çıkarıyorsun bilmiyorum ve daha kaç kişiyi matematikten soğuttun bilmiyorum, aradan tam 23 yıl geçti ama hala seni hatırlıyorum ve unutmayacağım.
sorduğun soruya cevap vermediğim için ( ki cevabını biliyordum sadece utanmıştım ) kafama kitapla vurup beni dersten kovmuştun. kantine gidip çaktırmadan aldığım bıçak ile o minik kırmızı arabanın tüm lastiklerini ben bıçakladım.
kapıdaki kulübede oturan hizmetli yakup abi gördü ama adama ne çektirdiysen artık görmemezlikten geldi. hiç pişman olmadım bugüne kadar ama senin yüzünden matematiğe karşı belli bir yaşa kadar hep önyargılıydım.
bunları okuma ihtimalin yok ama belki bir öğretmen okursa yaptıkları davranışların bir insan üzerinde seneler sonra bile nasıl etki bıraktığını görsün istedim yada sadece itiraf edip biraz rahatlamak istedim.
devamını gör...
başarısız yemek yapma anısı
yedi yaşındayım kabartma tozunun arkasındaki tarif ile üzümlü kek yapmayı kafaya koydum. annem komşuya gidince fırsat bu fırsat deyip keki yapmak icin mutfaga seğirttim.
tarifte cimrilikten bir su bardagi üzüm yazmışlar. 'cimriliğin alemi yok' deyip üç şu bardağı üzümu kekime koydum. ardindan fırına verdim. o ara babam geldi. nasil gururluyum anlatamam.
kek görünürde pişti ve fırından çıkardı babam. mis gibi de kokuyor. yanina çay da demledi. keki bir kesti ki altı trileçe, üstü kek.
meğer cömertlik o kadar da iyi bir şey değilmiş. asıl sorun üzümler kuru üzüm olmalıymış. ben yaş üzüm koymuştum, onlarda pistikce şişmişler ve keke sularını salmışlar.
yine de babam yemişti o keki.*
tarifte cimrilikten bir su bardagi üzüm yazmışlar. 'cimriliğin alemi yok' deyip üç şu bardağı üzümu kekime koydum. ardindan fırına verdim. o ara babam geldi. nasil gururluyum anlatamam.
kek görünürde pişti ve fırından çıkardı babam. mis gibi de kokuyor. yanina çay da demledi. keki bir kesti ki altı trileçe, üstü kek.
meğer cömertlik o kadar da iyi bir şey değilmiş. asıl sorun üzümler kuru üzüm olmalıymış. ben yaş üzüm koymuştum, onlarda pistikce şişmişler ve keke sularını salmışlar.
yine de babam yemişti o keki.*
devamını gör...
evde en çok küfredilen eşyalar
kapı kolları ve sehpa köşeleri.
devamını gör...
dibe vurmuş insanlara tavsiyeler
sizinle aynı durumu yaşamamış insanların düşüncelerini umursamayın.
devamını gör...
düşündüren sözler
"belki de dünya, başka bir gezegenin cehennemidir. " aldous huxley
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
sözlüğe katkısı yoldaş benjamin franklin'den daha çok olan yazar. * güzel tanımlarına, karikatürlerine devam etmesini dilerim.
devamını gör...
yazarların vatan için yaptıkları
18 ay askerlik yaptım daha ne yapayım. çizgiden top çıkarmadık ama bu da yeterli.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
işte geldim buradayım,
biraz zorlama olacak farkındayım,
almanya'dan çikolata getirmiş dayım,
hem de nusnackermiş fenalardayım.
biraz zorlama olacak farkındayım,
almanya'dan çikolata getirmiş dayım,
hem de nusnackermiş fenalardayım.
devamını gör...
başkası adına utanmak
bile bile bir yanlışı savunan. bir de üstüne bunu marifetmiş gibi anlatan kişilere karşı duyduğum histir.
devamını gör...
kendisinin açtığı başlığa girilen her tanımı beğenen yazar
başlık açan evsahibi tanım giren misafir. maksat hoşgeldin demektir. zararsız davranış.
devamını gör...
sagopa kajmer
kendisinin dehşet bir fanıyımdır :d ayrıca imzalı albümü vardır kendimde gerek sözleri gerek beatleriyle sizi alır götürür kesinlikle dinlenilmesi gereken biridir bu da sevdiğim şarkılarından biri özellikle beati :
devamını gör...
mikis theodorakis
gün itibariyle 96 yaşında hayata veda eden, sadece yunan müziğinin değil çağdaş yunan kültürünün de en büyük isimlerinden.
müziği kadar politik çıkışlarıyla da sürekli gündemde kaldı, ancak son zamanlarına en büyük sevdası müzikten vazgeçmedi.
yunan müziğine evrensel bir çehre kazandırdığı için hiç unutulmayacak.
edit: her biri ayrı anlamlı onlarca şarkısı var ama bir tanesini, dinleyeni en olmadık hayallere götürenini şuracığa bırakayım istedim.
καλό ταξίδι μίκη, μεγάλε δάσκαλε!
müziği kadar politik çıkışlarıyla da sürekli gündemde kaldı, ancak son zamanlarına en büyük sevdası müzikten vazgeçmedi.
yunan müziğine evrensel bir çehre kazandırdığı için hiç unutulmayacak.
edit: her biri ayrı anlamlı onlarca şarkısı var ama bir tanesini, dinleyeni en olmadık hayallere götürenini şuracığa bırakayım istedim.
καλό ταξίδι μίκη, μεγάλε δάσκαλε!
devamını gör...
25 ocak 2021 covid 19 ayaklanmaları
neyse ki bizde ayaklanmayı engelleyen bir unsur var, ekmek! bunaldın mı? daraldın mı? koy poşete bir ekmek çık gez. son yasak bükücü.
devamını gör...
insan neden okumalı sorunsalı
muhtaçtır. bir parça şiire, bir parça bilgiye, yoruma, düşünceye, fikre... insan her daim muhtaçtır, kitaptaki mürekkebe. ne demiştir ali şeriati : ''okuyun, mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor.''
devamını gör...
mendelssohn is on the roof
çek yazar jiři weil tarafından 15 yıl boyunca üzerinde çalışılmış ve ölmeden hemen önce 1959 yılında tamamlanmış olan eser. littérature de la shoah ve/veya holokost edebiyatının önemli isimlerinden biri olan weil'in kendine has muazzam bir üslup geliştirdiğinin en kesin kanıtlarından biridir bu roman. rus edebiyatına yoğun ilgisi -ki doktora tezi dahi gogol üzerinedir- yaptığı vladimir mayakovski ve marina tsvetaeva çevirileri ile birlikte rus edebiyatına yatkın olmasının yanı sıra, 18. yüzyıl ingiliz edebiyatının da izleri eserde kendine bir parça yer buluyor ki busta básníkova'da sıkça sözünü ettiği sergei alexandrovich yesenin'in izlerini de weil'in kaleminde rahatlıkla seçebilmek mümkün.
weil'in kurgusu tamamen antisemitizm ekseninde dönüyor. işgal altındaki prag'da nazilerin varlığıyla değişen sıradan hayatların şiddetli ve alaycı bir tasvirini ortaya koyuyor ve her karakterini acımasız bir son ile buluşturuyor. reinhard heydrich prag'ın konser salonunda don giovanni performansına katıldığında, yahudi bir aileden gelen besteci felix mendelssohn'un heykelinin görüntüsünden rahatsız olur ve kaldırılmasını emreder. bu iş için görevlendirilen belediye yetkilisi ve ss adayı julius schlesinger, kaldırılması gereken heykellerin hangisi olduğunu çözemez ve bu yüzden patronu krug, bazı anlaşmazlıklardan sonra bilgili bir yahudi bulması için ss'nin elit muhafızlarına gider daha sonra hikayeye dahil olan dr. rabinovich ile olaylar gelişir. tamamen alaycı, acınası bir üzüntü ve aşağılama dolu bir hikayedir esasında. bu hikaye ile açılan eser daha sonra birbirine bağlantılı olan diğer hikayeler aracılığı ile devam eder. her bir hikayede öne çıkan detay weil'in özellikle sanat ve heykellerin üzerinde durmasıdır.
all that remains for him is music; it always helps when he feels tired; it offers peace and contentment; the tensions of the day melt away in it. he remembers listening to beethoven's fourth after the night of the long knives, remembers how it gave him strength to carry on, to continue interrogating enemies and beating confessions out of them. the music cleansed everything that time, even the blood.
weil'in kurgusu tamamen antisemitizm ekseninde dönüyor. işgal altındaki prag'da nazilerin varlığıyla değişen sıradan hayatların şiddetli ve alaycı bir tasvirini ortaya koyuyor ve her karakterini acımasız bir son ile buluşturuyor. reinhard heydrich prag'ın konser salonunda don giovanni performansına katıldığında, yahudi bir aileden gelen besteci felix mendelssohn'un heykelinin görüntüsünden rahatsız olur ve kaldırılmasını emreder. bu iş için görevlendirilen belediye yetkilisi ve ss adayı julius schlesinger, kaldırılması gereken heykellerin hangisi olduğunu çözemez ve bu yüzden patronu krug, bazı anlaşmazlıklardan sonra bilgili bir yahudi bulması için ss'nin elit muhafızlarına gider daha sonra hikayeye dahil olan dr. rabinovich ile olaylar gelişir. tamamen alaycı, acınası bir üzüntü ve aşağılama dolu bir hikayedir esasında. bu hikaye ile açılan eser daha sonra birbirine bağlantılı olan diğer hikayeler aracılığı ile devam eder. her bir hikayede öne çıkan detay weil'in özellikle sanat ve heykellerin üzerinde durmasıdır.
all that remains for him is music; it always helps when he feels tired; it offers peace and contentment; the tensions of the day melt away in it. he remembers listening to beethoven's fourth after the night of the long knives, remembers how it gave him strength to carry on, to continue interrogating enemies and beating confessions out of them. the music cleansed everything that time, even the blood.
devamını gör...
kitap alıntıları
“şu kadınlar ne garip mahluklar. duygusal durumları ne kadar çabuk değilebiliyor. küçücük şeylerden nasıl da hemen etkileniveriyorlar. bir anda dünyanın en mutsuz en kederli, en suçlu insanı iken, nasıl da kolayca gökyüzünün en üst katına çıkabiliyorlar. sevgileri, tutkuları uğruna neleri göze alabiliyorlar. onlar için yaşamanın temel şartı sevilmek. aşk’la tutku’yla sonsuza kadar sevilmek ve asla vazgeçilmemek. her şeyi affedebilirler ama sevilmeme’yi asla.”
gülseren budayıcıoğlu- madalyonun içi
devamını gör...
yazarların favori pokemonları
pikachuuuu!!
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
kral yine imzasını attı gitti. harika türkü ve türkücü... büyüksün yoldaş benjamin franklin.
devamını gör...

