normal sözlük'ün underrated yazarları
lucifer. dünyada arasan bulamazsın...
devamını gör...
tarih bölümünde okumak
sözel bir bölüm okumaktır.
sözel bir bölüm okumak için, sözel yanınızın kuvvetli olması gerekir.
sözel yanınızın kuvvetli olması demek, kıyısından kenarından edebiyat bilgisinin de olmasını gerektirir.
zira tarihi anlayabilmek için, edebiyatı da anlayabilmek gerekir.
ancak tarih bölümü okuyup, bitirip hala dahi anlamındaki de'leri ayıramıyorsanız, açıkta kalmanız olasıdır.
toparlarsak: açıkta kalıp suçu çevreye atmak yerine, kendinizi geliştirebilirseniz; belki bir gün şirinleri görebileceğiniz bir tarihçi olmanız için gerekli olan eylemdir.
sözel bir bölüm okumak için, sözel yanınızın kuvvetli olması gerekir.
sözel yanınızın kuvvetli olması demek, kıyısından kenarından edebiyat bilgisinin de olmasını gerektirir.
zira tarihi anlayabilmek için, edebiyatı da anlayabilmek gerekir.
ancak tarih bölümü okuyup, bitirip hala dahi anlamındaki de'leri ayıramıyorsanız, açıkta kalmanız olasıdır.
toparlarsak: açıkta kalıp suçu çevreye atmak yerine, kendinizi geliştirebilirseniz; belki bir gün şirinleri görebileceğiniz bir tarihçi olmanız için gerekli olan eylemdir.
devamını gör...
17 oy ve 3 fav alan mutfaktaki sarı bez entrysi
132 takipcisi olan bir yazara ait bir entry'nin 17 layk almasi cok da surpriz degil kanimca, az bile hatta. okumadan otomatik layk'liyor insanlar. parmakla beyin arasinda baglanti yok.
o yuzden hep diyorum eksi oy gelmeli diye. o olmayinca boyle insan zekasina hakaret olarak addedilebilecek cumleler oylaniyor yok yere. ha bana giren yok, benden cikan yok ayri da, eksi oyu getirin bari artik. begenmeme hakki da var insanlarin.
su entry'nin su kadar layk almasi bir insanlik dramidir.
o yuzden hep diyorum eksi oy gelmeli diye. o olmayinca boyle insan zekasina hakaret olarak addedilebilecek cumleler oylaniyor yok yere. ha bana giren yok, benden cikan yok ayri da, eksi oyu getirin bari artik. begenmeme hakki da var insanlarin.
su entry'nin su kadar layk almasi bir insanlik dramidir.
devamını gör...
kar yağdığını gören izmirli heyecanı
yok, öyle dört saat yola çıkmaya gerek yok , spil dağı 45 dakika en çok, ama oraya da tedbirsiz çıkarlar, zincir yok , araba bakımsız, lastikler kabak ondan sonra orada mahsur kalırlar, yolu kilitler ler, jandarma uğraşıp durur ; bunların hepsini yapmasının tek sebebi, arabasının kaputu üzerine 30 cm lik bir kardan adam yapıp şehre getirip göstermek.
boşuna demiyorlar allah dağına göre kar verir diye, evet izmirliler kar yağışını abarttı yor doğrudur..
boşuna demiyorlar allah dağına göre kar verir diye, evet izmirliler kar yağışını abarttı yor doğrudur..
devamını gör...
allah'ın ateist olması
evet. tanrı bir tanrıya inanmıyor. bizlere ateist olman guzum derken kendisi ateist aslında.
devamını gör...
bir aşk için
seza kırgız 'ın muhteşem şarkısı.
"dökülüp saçılıp zay oluyorsam
günden güne sararıp soluyorsam
nilüferce sularda kuruyorsam
bir yaradan ömrüm döküldüğündendir..."
"dökülüp saçılıp zay oluyorsam
günden güne sararıp soluyorsam
nilüferce sularda kuruyorsam
bir yaradan ömrüm döküldüğündendir..."
devamını gör...
evlenilen erkeğin gay çıkması
hayır adama şey diyemezsin “onda bulup bende bulamadığın ne?” onda olan sende yok sende olan onda yok. tansiyonum düştü.
devamını gör...
ele güne karşı
aynı zamanda gain medya'da izlenebilecek mfö belgeselinin adı.
devamını gör...
ötanazi
#442020 hitler intihar etmişti diye biliyorum. onun dışında artık bunun sağlıklı insanların da fikirleri alınarak gerçekleştirilebilmesi gerektiğini düşündüğüm ; bir tür hayatı sonlandırma işlemi.
devamını gör...
yörükler
aydın söke doğumludur babam, daha çocukken ayrı düşmüş memleketinden. ayrı düşmekte denmez aslında. yörük oğlu yörük tür atam. yörük bilmez memleket.
anlatılanlara göre; bazı olaylar yaşanmış, kan gövdeyi götürmüş. baş edilemeyecek gibi olunca toplamışlar tası tarağı saçı kara yörük aşireti. belki daha olayları anlamayacak kadar küçüktü, ama küçük yaşta olgunlaştı ve eli ekmek tuttu.
babam, canım babam evin en büyüğüdür. sırtında büyük bir yük ve önünde uzun uzun yollar. göç ede ede yerleşmişler çukurun ovasına. çalışarak geçirdi bir ömürü. o kadar alışmıştı ki çalışmaya, durmak nedir bilmiyor. şuan 73 yaşına girecek ve elinde kazma kürek. anlayın işte 18 yaşındaki delikanlı dan iyidir, dinçtir. hayat okulunu okumuş, bilgilidir. bilir nerde ne konuşması gerektiğini, susar yeri geldiğinde. maşallah koca çınara....
bende yörük oğlu yörüğüm, babamın oğluyum.
anlatılanlara göre; bazı olaylar yaşanmış, kan gövdeyi götürmüş. baş edilemeyecek gibi olunca toplamışlar tası tarağı saçı kara yörük aşireti. belki daha olayları anlamayacak kadar küçüktü, ama küçük yaşta olgunlaştı ve eli ekmek tuttu.
babam, canım babam evin en büyüğüdür. sırtında büyük bir yük ve önünde uzun uzun yollar. göç ede ede yerleşmişler çukurun ovasına. çalışarak geçirdi bir ömürü. o kadar alışmıştı ki çalışmaya, durmak nedir bilmiyor. şuan 73 yaşına girecek ve elinde kazma kürek. anlayın işte 18 yaşındaki delikanlı dan iyidir, dinçtir. hayat okulunu okumuş, bilgilidir. bilir nerde ne konuşması gerektiğini, susar yeri geldiğinde. maşallah koca çınara....
bende yörük oğlu yörüğüm, babamın oğluyum.
devamını gör...
prozac (yazar)
adına açılan kayırma hususunda başlıklar yönetim tarafından silinen, kayrılmış yazar.
kendisi 16 karma puan ile yazar olmuştur.
100 karma puan sınırı koyanlarla bu yazarı kayıranlar aynı kişilerdir.
kendisi 16 karma puan ile yazar olmuştur.
100 karma puan sınırı koyanlarla bu yazarı kayıranlar aynı kişilerdir.
devamını gör...
delice zeytin
ezginin günlüğü’nün 2002 yılında çıkardığı "her şey yolunda" albümündeki tatlı şarkı. hüsnü arkan’ın güzel eserlerinden, dinleyeni yumuşacık yapar.
devamını gör...
1q84
dev bir hayal kırıklığı.
ilk aldığım zaman kitabın ve murakami'nin çok iyi olduğunu düşünmüştüm. fakat kitap maalesef ortalamanın altında çıktı.
öncelikle iyi yönlerinden başlayalım:
- kitabın dili çok iyi, edebiyat dünyasının pop corn eserlerle çöle dönmesiyle edebi ağırlığı olan eserlerin üretimi azaldı. bu eser ise bu konuda resmen bir vaha.
- bir diğeri ise ana karakterleri çok iyi tanıtması ve hepsinin derin olması. hepsini bugün karşımızda görsek yabancılık çekmeyiz.
negatif olanlara gelirsek:
-genel kesimin dediği gibi tekrarlar, sürekli ama sürekli sinfonetta olsun, tengo karakterinin annesi ile olan durumu olsun tekrar ediyor ve bu da can sıkıyor.
- birinci kitabın öylece bitmesi. ne diğer kitap için yarattığı merak yada bazı şeylerin sonu yok öylece devam ediyor. teorim kitabın aslında tek cilt olarak çıkacağı ancak yayın evinin müdahalesiyle bölünmüş olabileceği.
- birçok şeyin açıklanmaması; cemaat'in amacı ne? lider özel güçlere nasıl kavuştu? fukaeri'ye ne oldu? little people ne, ne yapmak nereye varmak istemekte? hamilelik nasıl oldu? paralel evren nasıl işliyor? tengo'nun kadın arkadaşına ne oldu? nhk tahsildarı kim? aomame'nin arkadaşını kim öldürdü? diğer karakterlerin hikayesi nasıl bitti? bunların açıklaması yok. bundan anlaşılıyor ki planlama yapılmamış.
- kitapta hikayeye hizmet etmeyen bazı şeyler; tengo'nun babasının cenazesi, aomame'nin arkadaşı ile sex maceraları gibi bunlar bir yere bağlanacak diye düşünüyorsunuz ama sonunda bağlanmıyor.
- aomame ve tengo'nun ilk kitapta birbirlerinden pek bahsetmemelerine rağmen ikinci kitaptan itibaren " aşkım, bir tanem, ölüyorum" moduna girmeleri.
- koca cemaat'de 3 tane koruma var. dazlak, at kuyruklu ve şefleri. şefi sayma 2. tiyatro olsa anlarım da romandan biraz daha çeşitlilik bekliyorsun.
- pozitif olan betimlemeler kısmının bir noktadan itibaren bayması. özellikle sonunda çünkü kitaptan zevk alamamışsınız.
6/10
ilk aldığım zaman kitabın ve murakami'nin çok iyi olduğunu düşünmüştüm. fakat kitap maalesef ortalamanın altında çıktı.
öncelikle iyi yönlerinden başlayalım:
- kitabın dili çok iyi, edebiyat dünyasının pop corn eserlerle çöle dönmesiyle edebi ağırlığı olan eserlerin üretimi azaldı. bu eser ise bu konuda resmen bir vaha.
- bir diğeri ise ana karakterleri çok iyi tanıtması ve hepsinin derin olması. hepsini bugün karşımızda görsek yabancılık çekmeyiz.
negatif olanlara gelirsek:
-genel kesimin dediği gibi tekrarlar, sürekli ama sürekli sinfonetta olsun, tengo karakterinin annesi ile olan durumu olsun tekrar ediyor ve bu da can sıkıyor.
- birinci kitabın öylece bitmesi. ne diğer kitap için yarattığı merak yada bazı şeylerin sonu yok öylece devam ediyor. teorim kitabın aslında tek cilt olarak çıkacağı ancak yayın evinin müdahalesiyle bölünmüş olabileceği.
- birçok şeyin açıklanmaması; cemaat'in amacı ne? lider özel güçlere nasıl kavuştu? fukaeri'ye ne oldu? little people ne, ne yapmak nereye varmak istemekte? hamilelik nasıl oldu? paralel evren nasıl işliyor? tengo'nun kadın arkadaşına ne oldu? nhk tahsildarı kim? aomame'nin arkadaşını kim öldürdü? diğer karakterlerin hikayesi nasıl bitti? bunların açıklaması yok. bundan anlaşılıyor ki planlama yapılmamış.
- kitapta hikayeye hizmet etmeyen bazı şeyler; tengo'nun babasının cenazesi, aomame'nin arkadaşı ile sex maceraları gibi bunlar bir yere bağlanacak diye düşünüyorsunuz ama sonunda bağlanmıyor.
- aomame ve tengo'nun ilk kitapta birbirlerinden pek bahsetmemelerine rağmen ikinci kitaptan itibaren " aşkım, bir tanem, ölüyorum" moduna girmeleri.
- koca cemaat'de 3 tane koruma var. dazlak, at kuyruklu ve şefleri. şefi sayma 2. tiyatro olsa anlarım da romandan biraz daha çeşitlilik bekliyorsun.
- pozitif olan betimlemeler kısmının bir noktadan itibaren bayması. özellikle sonunda çünkü kitaptan zevk alamamışsınız.
6/10
devamını gör...
toplu taşımada inmek istediğini tuhaf şekilde dile getirenler
"dur" düğmesine basmak.
devamını gör...
ikebana
japon çiçek düzenleme sanatı. bu düzenlemede genel olarak çiçek yerine çiçek yaprakları ve gövdesi üzerinde durulmaktadır.
her ne kadar budistlerin ölülerin ruhlarına çiçek sunma ritüelinden ortaya çıkmış olsa da dinden bağımsız bir sanattır.
japonya ve yurt dışında 1000'in üzerinde farklı ikebana okulu bulunmaktadır. en iyi okullar ise ikenobo, ohara ve sgetsu'dur.
ikebana okullarında lemoto denilen katı bir hiyerarşik yapı vardır. her lemoto genelde bir usta tarafından yönetilmekte ve sonrasında da unvanı ailenin bir diğer üyesine geçmektedir. geleneğin bir parçası olan bu okullar değişmemek için sıkı bir sisteme sahip oldukları için sıklıkla eleştiri almaktadırlar.
ikenobo, budist papaz ikenobo senkei tarafından 15. yüzyılda kurulmuş en eski okuldur. rikka stilinin de bu okulda geliştirildiği düşünülmektedir.
ikebana, tam bir sessizlik içinde yapılır. sessizliğin nedeni ise uygulamayı yapan kişinin sabrını ve estetik anlayışını geliştireceğine olan inançtır. bazı uygulayıcılar bu sessizliğin gerekli olmadığını düşünmektedir.
ilk ikebana stili, kuge olarak adlandırılan, az sayıda çiçek ve yaprak dalı içeren basit bir ikebana stiliyken 15. yüzyıl sonlarında gelişerek daha sanatsal bir yapıya dönüşmüştür.
rikka(ayakta duran çiçekler) tarzı, doğanın güzelliğini budist bir ifade ile geliştirme stilidir.
chabana tarzı, japon çay seremonilerinde çay töreni odaları için geliştirilmiş bir stildir. momoyama'nın tersi olup basitliği vurgular.
nageire, seika veya shoka diye adlandırılan tarzın gelişmesine vesile olan tarzdır. seika veya shoka tarzı, on(cennet), chi(toprak) ve jin(insan) olmak üzere üç ana bölümden oluşur. bitkinin kendi güzelliğini ve eşsizliğini ortaya çıkarmak için dizayn edilmiş basit bir tarzdır.
jijuka, serbest tarzdır. sadece çiçeklerle olmayıp her malzeme kullanılır.
japonya'da ilgi gören bu sanat ülke çapında çok yaygın olan resim ve heykel gibi bir sanat olarak kabul edilmektedir.
devamını gör...
nadejde
aslı: nădejde.
hayatımızda olan birine hiç şüphe etmeden güven duyup inanmak, varlığından güç almak anlamına gelen rumence sözcük.
hayatımızda olan birine hiç şüphe etmeden güven duyup inanmak, varlığından güç almak anlamına gelen rumence sözcük.
devamını gör...
zayıflamak
altta yatan herhangi bir sağlık sorunu yoksa harcanan kalorinin, alınan kaloriden fazla olması neticesinde doğal olarak oluşan olaydır.
günlük alınan kaloriyi azaltmak için abur cubur gıdalardan, gereksiz şeker yüklemesi yapan gıdalardan ve içeceklerden ( şekerli,gazlı içecekler,şerbetli ağır tatlılar ), aşırı meyve tüketiminden uzak durmak gerekir.
alınan kaloriyi de yakmak için hareketi artırmak adına her fırsatta yürümek, asansör yerine merdiven kullanmak, bisiklet sürmek gibi aktiviteler oldukça faydalıdır.
ayrıca acı pul biber ( vücut sıcaklığını artırarak kalori yakar), yeşil çay gibi metabolizmayı hızlandıran gıdaları da es geçmemek gerekir.
uyku kalitesi de kilo verme konusunda etkilidir. iyi bir uyku daha az şekerli gıdalara gereksinim duymamızı sağlar ve böylelikle alınan kaloriyi azaltmamıza imkan sağlar.
çok geç saatlerde yemek yememek de atlanılmaması gereken bir diğer faktördür.
zayıflamak için özetle daha az kalori, daha çok hareket, daha hızlı metabolizma gerekir.
günlük alınan kaloriyi azaltmak için abur cubur gıdalardan, gereksiz şeker yüklemesi yapan gıdalardan ve içeceklerden ( şekerli,gazlı içecekler,şerbetli ağır tatlılar ), aşırı meyve tüketiminden uzak durmak gerekir.
alınan kaloriyi de yakmak için hareketi artırmak adına her fırsatta yürümek, asansör yerine merdiven kullanmak, bisiklet sürmek gibi aktiviteler oldukça faydalıdır.
ayrıca acı pul biber ( vücut sıcaklığını artırarak kalori yakar), yeşil çay gibi metabolizmayı hızlandıran gıdaları da es geçmemek gerekir.
uyku kalitesi de kilo verme konusunda etkilidir. iyi bir uyku daha az şekerli gıdalara gereksinim duymamızı sağlar ve böylelikle alınan kaloriyi azaltmamıza imkan sağlar.
çok geç saatlerde yemek yememek de atlanılmaması gereken bir diğer faktördür.
zayıflamak için özetle daha az kalori, daha çok hareket, daha hızlı metabolizma gerekir.
devamını gör...
paxera
10, 20,30ve 40 mg şeklinde dozları bulunan paroksetin etken maddeli antidepresandır.
depresyon, obsesif kompülsif bozuluk, panik atak gibi durumlarda reçete edilir.
ben bunu geçen sene 2 ay kullanabilmişim.
başlarda memnun kalmış olduğum ancak sonrasında beni mahveden bir ilaç olarak depresyon tarihime geçmiştir. ilaç için ilk yorumum şu şekildedir:
ilk 4 gün yarım, sonrasında tam olmak üzere paxera 20 mg 1 ay kullandım. birkaç gün içerisinde iştahım açıldı. düzenli yemek yemeye, sabah erken kalkıp gece de normal saatlerde uyumaya başladım. ayrıca depresyonun vermiş olduğu isteksizlik, bozuk ruh hali, iştahsızlık, sürekli uyku durumu, boşvermişlik, ölme isteği 1 hafta içerisinde yerini okuma araştırma merakına bıraktı.
geceleri gece lambası yakmayı dahi bıraktım. korku, endişe, üzüntü, takıntı, kaygılar, mutsuzluk, güvensizlik hepsi uçup gitti ikinci haftamda.
dün kan tahlili yapıldı ve paxera 30 mg çıkıldı. şu 4 gün yine yarım doz alacağım akşamları. bu 1 ay içinde 3 kilo almışım. b12 desteği ile de gün içerisinde daha enerjik ve dengeli hissediyorum. d vitamini alıyordum geçen ay ancak onu bıraktık, ayrıca magnezyum da vardı, onu da ben kendi kafamdan bıraktım.
yan etkileri itibariyle korkunç görünen bu ilaç, şu 1 aydır benim kendimi iyi hissetmeme neden olan ilaç. depresyon tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık. destek almaktan, kontrollü ilaç kullanımından hiç çekinmeyin. benim gibi bir ödlek bile gece lambası kullanmadan uyuyabiliyor bu ilaç sayesinde. tek korkum depresyonu atlatırsam ilaca bağımlı kalır mıyım, ancak henüz daha başındayım tedavinin. gelecek ay da doz yükseltilir mi bilmiyorum, ancak inanın bana bu ilaç veya başka bir ilaç, yan etkilerini okuyup kendinizi paranoyak ederseniz zaten etkisini görmüyorsunuz.. ben en çok bana çarpıntı vs yapar mı diye çekindim ancak inanın bir tane bile yan etki yaşamadım.. kilo problemi olanlar dikkatli kullansın yeter. benim doktorum kilo almamı istiyordu zaten, açıkçası aldığım kilolarda bana kendimi iyi hissettirdi, zayıflık o kadar da rahat birşey değil. kendimi daha güçlü hissediyorum her yönden. ön yargıyı ve korkuyu bırakın, kullanın. elbette reçete edilirse!
sonrasında maalesef vücudumun ilaca alışması ile gece korku nöbetleri tekrardan başlamış, aldığım kiloları geri vermiş ve çenemde kasılmalar yaşamıştım. herşey doz yükseltildikten sonra başlamıştı ve zayıf bünyem bu ilacı maalesef kaldıramadı.
cinsel isteksizlik yapıyor. zaten depresyonun vermiş olduğu duyarsızlığı bin katına çıkarmıştı.
denendi, bünyemde kabul görmedi. zaten nerede okusam herkes başlarda güzel başlayıp sonrasında yıkılmış bu ilaçtan ötürü.
depresyon, obsesif kompülsif bozuluk, panik atak gibi durumlarda reçete edilir.
ben bunu geçen sene 2 ay kullanabilmişim.
başlarda memnun kalmış olduğum ancak sonrasında beni mahveden bir ilaç olarak depresyon tarihime geçmiştir. ilaç için ilk yorumum şu şekildedir:
ilk 4 gün yarım, sonrasında tam olmak üzere paxera 20 mg 1 ay kullandım. birkaç gün içerisinde iştahım açıldı. düzenli yemek yemeye, sabah erken kalkıp gece de normal saatlerde uyumaya başladım. ayrıca depresyonun vermiş olduğu isteksizlik, bozuk ruh hali, iştahsızlık, sürekli uyku durumu, boşvermişlik, ölme isteği 1 hafta içerisinde yerini okuma araştırma merakına bıraktı.
geceleri gece lambası yakmayı dahi bıraktım. korku, endişe, üzüntü, takıntı, kaygılar, mutsuzluk, güvensizlik hepsi uçup gitti ikinci haftamda.
dün kan tahlili yapıldı ve paxera 30 mg çıkıldı. şu 4 gün yine yarım doz alacağım akşamları. bu 1 ay içinde 3 kilo almışım. b12 desteği ile de gün içerisinde daha enerjik ve dengeli hissediyorum. d vitamini alıyordum geçen ay ancak onu bıraktık, ayrıca magnezyum da vardı, onu da ben kendi kafamdan bıraktım.
yan etkileri itibariyle korkunç görünen bu ilaç, şu 1 aydır benim kendimi iyi hissetmeme neden olan ilaç. depresyon tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık. destek almaktan, kontrollü ilaç kullanımından hiç çekinmeyin. benim gibi bir ödlek bile gece lambası kullanmadan uyuyabiliyor bu ilaç sayesinde. tek korkum depresyonu atlatırsam ilaca bağımlı kalır mıyım, ancak henüz daha başındayım tedavinin. gelecek ay da doz yükseltilir mi bilmiyorum, ancak inanın bana bu ilaç veya başka bir ilaç, yan etkilerini okuyup kendinizi paranoyak ederseniz zaten etkisini görmüyorsunuz.. ben en çok bana çarpıntı vs yapar mı diye çekindim ancak inanın bir tane bile yan etki yaşamadım.. kilo problemi olanlar dikkatli kullansın yeter. benim doktorum kilo almamı istiyordu zaten, açıkçası aldığım kilolarda bana kendimi iyi hissettirdi, zayıflık o kadar da rahat birşey değil. kendimi daha güçlü hissediyorum her yönden. ön yargıyı ve korkuyu bırakın, kullanın. elbette reçete edilirse!
sonrasında maalesef vücudumun ilaca alışması ile gece korku nöbetleri tekrardan başlamış, aldığım kiloları geri vermiş ve çenemde kasılmalar yaşamıştım. herşey doz yükseltildikten sonra başlamıştı ve zayıf bünyem bu ilacı maalesef kaldıramadı.
cinsel isteksizlik yapıyor. zaten depresyonun vermiş olduğu duyarsızlığı bin katına çıkarmıştı.
denendi, bünyemde kabul görmedi. zaten nerede okusam herkes başlarda güzel başlayıp sonrasında yıkılmış bu ilaçtan ötürü.
devamını gör...
3 gsm operatörünün mesajlaşma uygulaması için aldığı ortak karar
kullandığınız ürüne para vermiyorsanız ürün sizsinizdir.
devamını gör...
cengiz atay
devamını gör...
