danla bilic
yabancılaşma ve yozlaşmanın görüldüğü toplumlarda ortaya çıkan etikten yoksun uğraşlar toplumu daha hızlı çürümeye ve yok olmaya götürmektedir.
damla örneğinde olduğu gibi objelestirilen kadın hakikati, çocuklara, akranlara rol model olarak verilmektedir.
kendisiyle yapılan reklâmlar toplum yararına değil bilâkis yaratılan yarayı daha da deşmek amacıyla çekilmektedir.
çünkü piyasaya sürülen kozmetik ürünleri satılmak için üretilir bunun için gerekirse insanlar zehirlensin kimin umrunda. bu biraz da v for vandetta filmine benziyor. önce hastalık üret sonra da çık kahraman gibi ilacı sat.
damla özelinde gelişen şey de budur. kendinle ilgili sorun yarat. yüzündeki sorunları da giderecek bir ürün videonun altında link olarak bulunacaktır.
mat yüz, hacimli saçlar, sıfır beden eşittir mutluluk mottosu ile çalınan şey hakikattir.
damla bu piyasanın öne çıkan popüler figürüdür ve onun gibi her zaman birileri öne sürülecektir.
şu unutulmamalıdır ki, insan vücuduna bir kez olsun kimyasal bir şey değdi mi artık hicbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
o ürünün abonesi olmak durumunda kalacaksın.
tahribat kaçınılmazdır...
damla örneğinde olduğu gibi objelestirilen kadın hakikati, çocuklara, akranlara rol model olarak verilmektedir.
kendisiyle yapılan reklâmlar toplum yararına değil bilâkis yaratılan yarayı daha da deşmek amacıyla çekilmektedir.
çünkü piyasaya sürülen kozmetik ürünleri satılmak için üretilir bunun için gerekirse insanlar zehirlensin kimin umrunda. bu biraz da v for vandetta filmine benziyor. önce hastalık üret sonra da çık kahraman gibi ilacı sat.
damla özelinde gelişen şey de budur. kendinle ilgili sorun yarat. yüzündeki sorunları da giderecek bir ürün videonun altında link olarak bulunacaktır.
mat yüz, hacimli saçlar, sıfır beden eşittir mutluluk mottosu ile çalınan şey hakikattir.
damla bu piyasanın öne çıkan popüler figürüdür ve onun gibi her zaman birileri öne sürülecektir.
şu unutulmamalıdır ki, insan vücuduna bir kez olsun kimyasal bir şey değdi mi artık hicbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
o ürünün abonesi olmak durumunda kalacaksın.
tahribat kaçınılmazdır...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
içim içime sığmıyor günlerdir,ne yatabiliyorum ne oturabiliyorum elime aldığım kitabı bir iki sayfadan fazla okuyamayıp bırakıyorum.
yediğim içtiğim bir iki lokma hep saman tadında,saman da yemiştim geçmiş zamanda oradan anımsıyorum tadını...
günler geceleri kovalarken tek yaptığım balkonda oturup çay kahve içmeye çalışmak onu bile doğru dürüst yapamadım.
sırt çantamı hazırladım bir gece sabah ilk uçakla yurt dışına çıktım,ara ara küçük anektodlar ile andığım ormana...
burası beni hep çağırırdı belki koca ağaçların kökleri kanım ile ıslandığı için belki dostlar ile orada geçirdiğimiz vakitler için,bilmiyorum.
havaalanından çıkışta bir taksiye binip ormanın adını söylediğim de taksici geriye dönüp bana bakınca “sür” dedim.
ormana yakın bir yerde inip yürümeye başladım adımlarım sıklaştıkça içimde bir ferahlık duyuyordum bir kavuşma vardı o an orada bir özlemin bir hasretin vuslata ermesi.
yükseklere tırmandıkça tırmandım taa ki takatim kesilene kadar,sırtımı koca bir gövdeye yaslayıp bir sigara yaktım ve sessizliğin sesini dinlemeye koyuldum.
geceyi bekliyorum en karanlık anını işte o zaman içimdeki en karanlık ben ortaya çıkacak,kimselere anlatamadığım her ne varsa ormanda yüzyüze gelecektim bir daha...
zifiri bir gece daha binlerce gecem gibi,içim gibi kalbim gibi.
ne çok sevdiğimi uğurlamışım çocukluktan bu yana bir de kendime bakıyorum ve diyorum doğruymuş o söz “iyiler uzun yaşamazmış”
içimde biriken öfke bir haykırış ile patlarken o sesten korkan hayvanların sesleri ve kanat çırpışları geliyor kulağıma,sonra?
sonrası yok.
bir su sesi ile uyanıyorum üstüm çıplak sırtım her yerim çizikler içinde ellerim de kurumuş kanlar ve çıkmış bir kaç parmak.
onları yerine oturturken sağlam acı çekiyorum ama ses çıkaracak halim kalmamış.
avuç avuç su içiyorum günlerce su içmemiş gibi,saatler sonra çantamı bulup sigarayı çakmağı görünce tebessüm edip bir kaç sigara içip yedek olarak aldığım tişörtü giyip yürümeye başladım.
hafiflemiştim biraz ormandan çıkarken dönüp koca ormana teşekkür ettim beni çağırdığı ve misafir ettiği için.
şimdi dönüş zamanı...
yediğim içtiğim bir iki lokma hep saman tadında,saman da yemiştim geçmiş zamanda oradan anımsıyorum tadını...
günler geceleri kovalarken tek yaptığım balkonda oturup çay kahve içmeye çalışmak onu bile doğru dürüst yapamadım.
sırt çantamı hazırladım bir gece sabah ilk uçakla yurt dışına çıktım,ara ara küçük anektodlar ile andığım ormana...
burası beni hep çağırırdı belki koca ağaçların kökleri kanım ile ıslandığı için belki dostlar ile orada geçirdiğimiz vakitler için,bilmiyorum.
havaalanından çıkışta bir taksiye binip ormanın adını söylediğim de taksici geriye dönüp bana bakınca “sür” dedim.
ormana yakın bir yerde inip yürümeye başladım adımlarım sıklaştıkça içimde bir ferahlık duyuyordum bir kavuşma vardı o an orada bir özlemin bir hasretin vuslata ermesi.
yükseklere tırmandıkça tırmandım taa ki takatim kesilene kadar,sırtımı koca bir gövdeye yaslayıp bir sigara yaktım ve sessizliğin sesini dinlemeye koyuldum.
geceyi bekliyorum en karanlık anını işte o zaman içimdeki en karanlık ben ortaya çıkacak,kimselere anlatamadığım her ne varsa ormanda yüzyüze gelecektim bir daha...
zifiri bir gece daha binlerce gecem gibi,içim gibi kalbim gibi.
ne çok sevdiğimi uğurlamışım çocukluktan bu yana bir de kendime bakıyorum ve diyorum doğruymuş o söz “iyiler uzun yaşamazmış”
içimde biriken öfke bir haykırış ile patlarken o sesten korkan hayvanların sesleri ve kanat çırpışları geliyor kulağıma,sonra?
sonrası yok.
bir su sesi ile uyanıyorum üstüm çıplak sırtım her yerim çizikler içinde ellerim de kurumuş kanlar ve çıkmış bir kaç parmak.
onları yerine oturturken sağlam acı çekiyorum ama ses çıkaracak halim kalmamış.
avuç avuç su içiyorum günlerce su içmemiş gibi,saatler sonra çantamı bulup sigarayı çakmağı görünce tebessüm edip bir kaç sigara içip yedek olarak aldığım tişörtü giyip yürümeye başladım.
hafiflemiştim biraz ormandan çıkarken dönüp koca ormana teşekkür ettim beni çağırdığı ve misafir ettiği için.
şimdi dönüş zamanı...
devamını gör...
geceye bir söz bırak
"uğraşma boşuna. seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. gördükleri, ancak kendi anladıkları kadarı olacak." - mevlana
devamını gör...
pornografik siteleri yasaklayan zihniyet
porno izlemek özgürlük değildir arkadaşlar. mesela kız arkadaşınızla el ele yürümek de özgürlük değildir. kadınların başını açması hele hiç özgürlük sayılmaz. neden mi? çünkü öyle. bu konuda mantıksal bir argüman sunmak bile lüzumsuz. ped mi dediniz? sakın ha! ped denen şey kapitalist sistemin sizi sömürmek için ortaya çıkardığı bir üründür. ya da haçlıların müslüman toplumumuzu dejenere etmek için uydurduğu bir şey de olabilir. nereden baktığınıza göre değişir. aslolan ortadoğulu bir sığır olmaktır.
devamını gör...
insan
rubai
insan
ya hayrandır sana, ya düşman.
ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
ya bir dakika bile çıkmazsın akıldan...
nazım hikmet ran
insan
ya hayrandır sana, ya düşman.
ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
ya bir dakika bile çıkmazsın akıldan...
nazım hikmet ran
devamını gör...
ağlayacak kimsesi olmayan insan
bir insan.
başlık beni niye bu kadar sarstı ki şimdi?
ben oldum olası yalnız ağlarım. özellikle yalnız kalınca ağlarım. biriktirir biriktirir yalnızken ağlarım. birisinin yanında -en yakınlar dahil- ağlamamak için kırk takla atarım.
ve şimdi başlıkla fark ettim ki ağlamak için birisine ihtiyaç duyuyormuş insanlar.
benim ki mazoşistlik gibi hissettim. kendimi yıpratmak, acımı kendimle yaşamak, kendime duvar örmemi sağlıyormuş gibi hissettim.
mesela bugün kötü bir gün geçirdim. bitişi nirvana. şu an içime akıtıyorum göz yaşlarımı. odama gidip yatağa yatmayı bekliyorum ağlamak için.
yoruyorum sanırım kendimi böyle.
başlık beni niye bu kadar sarstı ki şimdi?
ben oldum olası yalnız ağlarım. özellikle yalnız kalınca ağlarım. biriktirir biriktirir yalnızken ağlarım. birisinin yanında -en yakınlar dahil- ağlamamak için kırk takla atarım.
ve şimdi başlıkla fark ettim ki ağlamak için birisine ihtiyaç duyuyormuş insanlar.
benim ki mazoşistlik gibi hissettim. kendimi yıpratmak, acımı kendimle yaşamak, kendime duvar örmemi sağlıyormuş gibi hissettim.
mesela bugün kötü bir gün geçirdim. bitişi nirvana. şu an içime akıtıyorum göz yaşlarımı. odama gidip yatağa yatmayı bekliyorum ağlamak için.
yoruyorum sanırım kendimi böyle.
devamını gör...
çirkin insanın gözlerinin içine bakıp çirkin olduğunu söylemek
ilginç bir eylemdir.
ben bunu yaşadım. hem de defalarca. öncelikle anonimlik sağ olsun, rahat rahat kendilerinin haklı olduğunu söyleyebilirim. * çok çirkin bir çocuktum, maalesef mucizevi bir şekilde kuğuya dönüşmedim. çirkin bir yetişkin olarak hayatıma devam ediyorum. doğal olarak da hayatım boyunca ya direkt çirkin olduğum söylendi ya da daha kibar bir şekilde ima edildi.
bu eylem küçükken beni çok üzerdi, yalan yok. yani çirkin olduğumu zaten hep biliyordum ama bana açık açık söylenmesi (hele insanların içinde) ya da ima edilmesi çok kırıcı geliyordu. yer yarılsa da yerin dibine girsem denir ya, işte tam öyle hissediyordum. ama küçük büyük birçok kişi tarafından bu eyleme maruz bırakıldım.
büyüdükçe insanlar çok ama çok daha az söylemeye başladı bunu* ama tabii az hiç anlamına gelmiyor. ama artık etkisi daha farklı, yıllardır duya duya alışmışım herhalde. duydukça seviniyor muyum? tabii ki hayır. ama eskisi gibi üzülmüyorum da. çoğunlukla içimden ne yapayım deyip geçiyorum.
bende etkisi ne olursa olsun her zaman da ilginç buldum bu eylemi. sonuçta nasıl göründüğümün farkındayım, aksini bir kez bile iddia etmedim ya da güzelmişim gibi davranmadım. hal böyleyken, karşımdaki kişinin eline bana bunu söyleyince ne geçti? ben mutsuz hissettiğimde bundan beslenip mutlu mu oldu? muhtemelen öyledir. çok gereksiz, çok anlamsız bir eylem. o yüzden de ilginç demekten öteye geçemiyorum.
neyse, biraz içimi dökmüş oldum sözlük. siz de bu eylemi gerçekleştiren insanlardansanız bir durup düşünün ben ne yapıyorum diye demek istiyorum son olarak.
ben bunu yaşadım. hem de defalarca. öncelikle anonimlik sağ olsun, rahat rahat kendilerinin haklı olduğunu söyleyebilirim. * çok çirkin bir çocuktum, maalesef mucizevi bir şekilde kuğuya dönüşmedim. çirkin bir yetişkin olarak hayatıma devam ediyorum. doğal olarak da hayatım boyunca ya direkt çirkin olduğum söylendi ya da daha kibar bir şekilde ima edildi.
bu eylem küçükken beni çok üzerdi, yalan yok. yani çirkin olduğumu zaten hep biliyordum ama bana açık açık söylenmesi (hele insanların içinde) ya da ima edilmesi çok kırıcı geliyordu. yer yarılsa da yerin dibine girsem denir ya, işte tam öyle hissediyordum. ama küçük büyük birçok kişi tarafından bu eyleme maruz bırakıldım.
büyüdükçe insanlar çok ama çok daha az söylemeye başladı bunu* ama tabii az hiç anlamına gelmiyor. ama artık etkisi daha farklı, yıllardır duya duya alışmışım herhalde. duydukça seviniyor muyum? tabii ki hayır. ama eskisi gibi üzülmüyorum da. çoğunlukla içimden ne yapayım deyip geçiyorum.
bende etkisi ne olursa olsun her zaman da ilginç buldum bu eylemi. sonuçta nasıl göründüğümün farkındayım, aksini bir kez bile iddia etmedim ya da güzelmişim gibi davranmadım. hal böyleyken, karşımdaki kişinin eline bana bunu söyleyince ne geçti? ben mutsuz hissettiğimde bundan beslenip mutlu mu oldu? muhtemelen öyledir. çok gereksiz, çok anlamsız bir eylem. o yüzden de ilginç demekten öteye geçemiyorum.
neyse, biraz içimi dökmüş oldum sözlük. siz de bu eylemi gerçekleştiren insanlardansanız bir durup düşünün ben ne yapıyorum diye demek istiyorum son olarak.
devamını gör...
pardon
(bkz: çok tuhaf soruşturma) adlı tiyotrosunun sinema versiyonu olan filmdir. tiyatrosu da güzeldir, bulursanız izleyinizdir efendim.
devamını gör...
sanal ilişki
tamamen sanal olduğu için riskli ve tarafların birbirini çok iyi tanımaları pek mümkün olmadığından doğru bir ilişki değildir.
devamını gör...
nickaltıma yazdığını silsene diye mesaj atan yazar
yazarın iradesine karıştığı için reddedilme olasılığı yüksektir. bu siteye üye olurken, bir gün nickaltında birilerinin iyi kötü konuşacağını hesap edecek kadar ileri görüşlü olmalıydı.
diyelim ki olmadı. alışık değildi sözlüklerin işleyişine. mükemmel bir yansıması olmasını istiyor okurların gözünde.
e o zaman da, bunu rica etmesi lazım. sevgilim var kızıyor desin, bu ara depresyondayım lütfen siler misin desin, canım yazdıkların için çok sağol ama silsen sevinirim desin.
geçerli bir neden söylesin lan.
- bak bunu silmezsen mahkemeye viriciğim
+ vermezsen bıpp senin
kusura bakmasın da, hakediyor böyle tepkiyi.
çok abartılı bir mesajsa yönetim zaten siler. hıncı geçmeyen de zaten verir o dilekçeyi gidip.
nickaltındaki kötü entrynin 10 dakika bile durmasını istemiyor bazıları. onu okuyanların, onun hakkında "lan acaba doğru mu bu denilenler" diye düşünmesine bile tahammülü yok.
bu çok büyük bir acizlik. hatta entellik. sinirle mesaj atıp, "sileceğğğsin onu" diye tehdit ediyorlar bir de. çok süzme var.
diyelim ki olmadı. alışık değildi sözlüklerin işleyişine. mükemmel bir yansıması olmasını istiyor okurların gözünde.
e o zaman da, bunu rica etmesi lazım. sevgilim var kızıyor desin, bu ara depresyondayım lütfen siler misin desin, canım yazdıkların için çok sağol ama silsen sevinirim desin.
geçerli bir neden söylesin lan.
- bak bunu silmezsen mahkemeye viriciğim
+ vermezsen bıpp senin
kusura bakmasın da, hakediyor böyle tepkiyi.
çok abartılı bir mesajsa yönetim zaten siler. hıncı geçmeyen de zaten verir o dilekçeyi gidip.
nickaltındaki kötü entrynin 10 dakika bile durmasını istemiyor bazıları. onu okuyanların, onun hakkında "lan acaba doğru mu bu denilenler" diye düşünmesine bile tahammülü yok.
bu çok büyük bir acizlik. hatta entellik. sinirle mesaj atıp, "sileceğğğsin onu" diye tehdit ediyorlar bir de. çok süzme var.
devamını gör...
var olduğu bilinmeyen ülkeler
devamını gör...
erkekleri çekici kılan meslekler
anestezist.
derin bir uykuya dalmadan önce görülen o güzel yüz. kara kaş, kara göz. benimkinin boyu bi tık kısa olduğu için daha yakındık. say dedi bana. evlenme günümüzü mü? diyesim geldi. diyemedim...
veteriner hekimlerde çekici geliyor şu sıralar gözüme. ama kutup ayısı kılıklı köpeğimi kontrole götürdüğüm de benden çok köpeği görüyor gözleri.
derin bir uykuya dalmadan önce görülen o güzel yüz. kara kaş, kara göz. benimkinin boyu bi tık kısa olduğu için daha yakındık. say dedi bana. evlenme günümüzü mü? diyesim geldi. diyemedim...
veteriner hekimlerde çekici geliyor şu sıralar gözüme. ama kutup ayısı kılıklı köpeğimi kontrole götürdüğüm de benden çok köpeği görüyor gözleri.
devamını gör...
tarih konulu youtube kanalları
hemen efendim:
dft history
dft tarih
extra credits
fire of learning
general knowledge(bu biraz daha coğrafya/bayraklar ile ilgili video yapıyor)
geo history
hikayesi ne?
history colored
history matters
oversimplified
simple history
the great war
the ınfographics
british pathé
ehem* rica ederim :)
t: yazarlara faydalı olabilecek tarih hakkında faydalanabilecekleri youtube kanalları.
dft history
dft tarih
extra credits
fire of learning
general knowledge(bu biraz daha coğrafya/bayraklar ile ilgili video yapıyor)
geo history
hikayesi ne?
history colored
history matters
oversimplified
simple history
the great war
the ınfographics
british pathé
ehem* rica ederim :)
t: yazarlara faydalı olabilecek tarih hakkında faydalanabilecekleri youtube kanalları.
devamını gör...
cem karaca şarkılarındaki ölümcül cümleler
sürerim buluttan tarlaları
yağmurlar ekerim göğün göğsüne
güneşte demlerim senin çayını
yüreğimden süzer öyle veririm.
yağmurlar ekerim göğün göğsüne
güneşte demlerim senin çayını
yüreğimden süzer öyle veririm.
devamını gör...
sözlükte neden ünlü olduğu bilinmeyen yazarlar
nickimi yazan olmasın diye diyorum: nudelu başlık açarak şey oldum biraz. bir de kankacılık yaptım bol bol.
devamını gör...
1000. tanımı girince sözlükte patlayan konfetiler
"tebrikler çok işsizsiniz." yazısından sonra çıkmaktalardır.
devamını gör...
türkiye'yi gezmenin ucuz yolları
yurtdışında yaşayıp tatile gelmek. paralarını çarpa çarpa bitiremiyorlar bile.
devamını gör...
muhafazakar
türkiye’de kavram salatası olarak şu formül çalışmaktadır.
muhafazakar = mütedeyyin = dindar = islamcı = yobaz
en azından bütün bu kavramlar birbirlerinin yerine öylesine kullanılmaktadır.
dünyada muhafazakarlık ise dinden öte siyasal ve sosyal bir hayat tarzıdır. örneğin muhafazakarlar her zaman geleneklerden yana tavır alır ve aile değerlerine çok önem verirler (amerikan filmlerinde bolca örneği görülür: akşam yemeği masasından yemek yemese bile çocukların kalkmasına izin vermeyen aile ve aile babası tiplemesi) . elbette dindar olmak da muhafazakarlık içinde yer alabilir (sıklıkla da yer alır) ancak olmazsa olmaz unsuru değildir.
muhafazakar için önemli olan “mevcut” değerlerin korunmasıdır. muhafazakarlık kabaca modernizm karşıtlığı olarak da tanımlanabilir. yani statüko taraftarıdırlar.
yalnız tutuculuk olarak günümüz türkçesine çevirebileceğimiz muhafazakarlık, bütün dünyada aynı/ortak değerlerin korunması manasına gelmez. amerika’daki muhafazakarlar ile avrupadaki muhafazakarlar, türkiye’deki muhafazakarlar ile çin’deki muhafazakarlar aynı gelenek veya yaşam tarzını koruma derdinde değildirler. dolayısıyla korunacak/muhafaza edilecek şeyler yere, zamana ve topluma göre değişir. burada “zamana göre” kısmı özellikle önemlidir; aynı toplum bile olsa farklı jenerasyonlarda aynı değerler için muhafazakarlık yapmak söz konusu olmayabilir, yani muhafazakar bir ailenin dedesi ile torunu farklı değerler için tutuculuk yaparken, her ikisi de hala muhafazakar olarak isimlendirilebilirler.
muhafazakarlık siyasi açıdan sağcı bir yaşam tarzıdır. sosyal adalet vb kavramlardan daha çok; doğal-seçilimci (zayıf olanların elemine olmasında herhangi bir beis görmeyen), ataerkil (baba evin reisidir), kürtaj karşıtı, genlerin değiştirilmesi veya genetik müdahale karşıtı vb görüşlere sahiptir.
bundan 15-20 yıl öncesine kadar, muhafazakar yerine türkçede daha çok “mazbut” kavramı kullanılmaktaydı ki, kelime manası olarak tutucu demektir. bu anlamda dindar olmayan kişiler de pek tabii muhafazakar olabilirler, örneğin yeşilçam filmlerindeki fabrikatör, yalıda oturan ve kızını fakir oğlana vermek istemeyen, statü düşkünü ve sahip olduğu aile değerlerine korumak isteyen figür göz önüne getirilebilir. bu baba genelde fakir oğlanın ailesini yozlaşmış olarak görmekte ve kızına yakıştıramamaktadır.
-
muhafazakarlık kavramı mevcut hükümet, adalet ve kalkınma partisinin kurulduğu yıllarda başlamak üzere türkiye’de çok sık gündeme gelir olmuştur ve giderek daha çok dindarlık veya islamcılık ile eşdeğer hale gelmiştir. kavramın asıl manası düşünülürse akp’yi muhafazakar olarak tanımlamak sorunlu olacaktır. oldukça modernist, kapitalist politikalara sahip olan hükümet, mazbut ve muhafazakarlar tarafından sıklıkla değerleri yozlaştırmak, dinin kutsallığını sarsmak, tüm geleneksel değerlerin içini boşaltmak gibi ithamlara maruz kalmaktadır. din ve dindarlık niceliksel olarak çok daha görünür hale gelmekle birlikte, niteliksel olarak sorunların olduğu, kültürel iktidar hedefinin gerçekleştirilemediği gibi eleştiriler bizzat hükümetin kendi yöneticileri tarafından dile getirilmektedir.
bazı sözlük başlık ve tanımlarında karmaşa içerisinde kullanıldığını gördüğüm “muhafazakar” kavramının anlaşılmasında yardımcı olmak üzere yazdığım tanım, umarım kavram karmaşasının kalkmasına yardımcı olur.
muhafazakar = mütedeyyin = dindar = islamcı = yobaz
en azından bütün bu kavramlar birbirlerinin yerine öylesine kullanılmaktadır.
dünyada muhafazakarlık ise dinden öte siyasal ve sosyal bir hayat tarzıdır. örneğin muhafazakarlar her zaman geleneklerden yana tavır alır ve aile değerlerine çok önem verirler (amerikan filmlerinde bolca örneği görülür: akşam yemeği masasından yemek yemese bile çocukların kalkmasına izin vermeyen aile ve aile babası tiplemesi) . elbette dindar olmak da muhafazakarlık içinde yer alabilir (sıklıkla da yer alır) ancak olmazsa olmaz unsuru değildir.
muhafazakar için önemli olan “mevcut” değerlerin korunmasıdır. muhafazakarlık kabaca modernizm karşıtlığı olarak da tanımlanabilir. yani statüko taraftarıdırlar.
yalnız tutuculuk olarak günümüz türkçesine çevirebileceğimiz muhafazakarlık, bütün dünyada aynı/ortak değerlerin korunması manasına gelmez. amerika’daki muhafazakarlar ile avrupadaki muhafazakarlar, türkiye’deki muhafazakarlar ile çin’deki muhafazakarlar aynı gelenek veya yaşam tarzını koruma derdinde değildirler. dolayısıyla korunacak/muhafaza edilecek şeyler yere, zamana ve topluma göre değişir. burada “zamana göre” kısmı özellikle önemlidir; aynı toplum bile olsa farklı jenerasyonlarda aynı değerler için muhafazakarlık yapmak söz konusu olmayabilir, yani muhafazakar bir ailenin dedesi ile torunu farklı değerler için tutuculuk yaparken, her ikisi de hala muhafazakar olarak isimlendirilebilirler.
muhafazakarlık siyasi açıdan sağcı bir yaşam tarzıdır. sosyal adalet vb kavramlardan daha çok; doğal-seçilimci (zayıf olanların elemine olmasında herhangi bir beis görmeyen), ataerkil (baba evin reisidir), kürtaj karşıtı, genlerin değiştirilmesi veya genetik müdahale karşıtı vb görüşlere sahiptir.
bundan 15-20 yıl öncesine kadar, muhafazakar yerine türkçede daha çok “mazbut” kavramı kullanılmaktaydı ki, kelime manası olarak tutucu demektir. bu anlamda dindar olmayan kişiler de pek tabii muhafazakar olabilirler, örneğin yeşilçam filmlerindeki fabrikatör, yalıda oturan ve kızını fakir oğlana vermek istemeyen, statü düşkünü ve sahip olduğu aile değerlerine korumak isteyen figür göz önüne getirilebilir. bu baba genelde fakir oğlanın ailesini yozlaşmış olarak görmekte ve kızına yakıştıramamaktadır.
-
muhafazakarlık kavramı mevcut hükümet, adalet ve kalkınma partisinin kurulduğu yıllarda başlamak üzere türkiye’de çok sık gündeme gelir olmuştur ve giderek daha çok dindarlık veya islamcılık ile eşdeğer hale gelmiştir. kavramın asıl manası düşünülürse akp’yi muhafazakar olarak tanımlamak sorunlu olacaktır. oldukça modernist, kapitalist politikalara sahip olan hükümet, mazbut ve muhafazakarlar tarafından sıklıkla değerleri yozlaştırmak, dinin kutsallığını sarsmak, tüm geleneksel değerlerin içini boşaltmak gibi ithamlara maruz kalmaktadır. din ve dindarlık niceliksel olarak çok daha görünür hale gelmekle birlikte, niteliksel olarak sorunların olduğu, kültürel iktidar hedefinin gerçekleştirilemediği gibi eleştiriler bizzat hükümetin kendi yöneticileri tarafından dile getirilmektedir.
bazı sözlük başlık ve tanımlarında karmaşa içerisinde kullanıldığını gördüğüm “muhafazakar” kavramının anlaşılmasında yardımcı olmak üzere yazdığım tanım, umarım kavram karmaşasının kalkmasına yardımcı olur.
devamını gör...
insanlardaki nezaket eksikliği
fazlasıyla hissettiğim eksikliktir.
gelemiyorum ben böyle şeylere.
gelemiyorum ben böyle şeylere.
devamını gör...
