kitap kokusu
yeni alınan kitap kokusu gibisi yok
devamını gör...
tarihte bugün
29 eylül 1703 - rokoko akımının önemli temsilcilerinden fransız ressam françois boucher (1703-1770) bugün doğdu.
portrait of madame de pompadour (1756)
portrait of madame de pompadour (1756)
devamını gör...
yürüyen merdivende gerçekleşen doğaüstü olay
sağdaki kıza hiçbir şey olmasa da muhakkak bir şey oldu diyeceğim videodur. bayıldı mı, tansiyonu mu düştü desem, gülmekten toparlanamadılar mı desem yoksa yürüyen merdiven hareket ettigi için dengelerini mi bir türlü toparlayamadılar bilemiyorum fakat videoyu izlerken benim saçlarım merdivene takıldı bunlar yine şanslıymış.
rönesans tablosu gibi
rönesans tablosu gibi
devamını gör...
gülünmemesi gereken durumda gelen gülme isteği
gülünmemesi gereken durumun verdiği gerginlik ve stresin gülme ile dışarı vurulma isteğidir.
mesela ben, düşen fark etmeksizin* düşen kişiye gülerim.
ama bundan bağımsız olarak başlığı görünce aklıma gelen ve günlük hayatta kullanmayı pek sevdiğim karikatürü bırakmak isterim.
birisi size "çocuklarımın babası olur musun?" diye sorarsa siz gülmeyin efendim, ayıp.
(bkz: ay ben gülerim)
mesela ben, düşen fark etmeksizin* düşen kişiye gülerim.
ama bundan bağımsız olarak başlığı görünce aklıma gelen ve günlük hayatta kullanmayı pek sevdiğim karikatürü bırakmak isterim.
birisi size "çocuklarımın babası olur musun?" diye sorarsa siz gülmeyin efendim, ayıp.
(bkz: ay ben gülerim)
devamını gör...
güne psikolojik bir tespit bırak
sizin olan bir şeye kimse dokunamaz. şayet dokunacak olursa dikkatiniz dağılır, konuşacağınızı unutursunuz. hatta bunu bir manipülasyon tekniği olarak kullanabilirsiniz.
devamını gör...
tacize uğramak
ne yazık ki ülkemizde erkek, kadın, yaşlı, çocuk, hayvan fark etmeksizin herkesin başına gelebilme olasılığı yüksek olan olaydır. taciz travmasının atlatılması hiç de kolay değildir.
devamını gör...
yahşi batı
üstte filmi beğenmeyen yazarlar olmuş ancak ben aynı kanaatte değilim ve şaşkınım. bana göre cem yılmaz'ın kesinlikle en iyi 3 filminden birisidir. filmde ince detaylar, göndermeler, espriler ve karakterler çok iyi hazırlanmış. iki istanbul çocuğu osmanlı devlet görevlisinin vahşi batı'da başına gelenleri konu alır. bu film de tek cümleden yapılmıştır. afyon'da arog çekilirken cem yılmaz, "bir western filmi yapalım ama herkes iç anadolu şivesiyle konuşsun" demiştir ve bu film yapılmıştır. bunu da zafer algöz'den öğrenmiş bulunuyorum. filmi genel olarak anlatmaya gerek olmasa da karakterlere değinmek isterim. zafer algöz, şerif lloyd'u öyle bir oynamıştır ki cuk oturmuştur diyebiliriz. ali şen ile herhangi bir şerifin yasak aşkının meyvesi olmuş diyebiliriz.* izleyince elbette sizi derin düşüncelere sevk etmez ama bir komedi filmine göre çok çok başarılıdır diyebiliriz. bana kalırsa tam bir cem yılmaz filmidir. her detayına emek verilmiş ve yeknesak bırakılmamıştır. cem yılmaz yapımlarının biraz hafif bittiğini düşünsem de bunun haricinde pek bir kusur göremiyorum. ayrıca filmde süleyman turan da konuk oyuncu olarak bulunmuştur.
devamını gör...
köyde yaşama isteği
dışarıdan bakınca bir hevesle herkese cazip gelen istekdir. hayatında hiç soba yakmamış, sobalı evin zorluklarını bilmeyen ve o karda kış da sadece bir odada soba yanan evde bir sabah tuvalete gitsin, ertesi gün pişman olup eski şehir hayatına, sıcacık kombili evine özlem duyacaktır.
devamını gör...
ikizdere'de eylem yapanlar marjinal gruplar
geçenlerde halkı örgütleyen amerika demedi mi bu ?
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
nickiyle tebessüm ettiren, tanımlarıyla bu tebessümü devam ettiren, pozitif duygularımı uyandıran bir yazardır. klavyenize zeval gelmesin efenim.
devamını gör...
neden olmuyor
beleşçi, talancı, saldırgan ve devamlı kötülük üreten zihniyetlerini, bizlere din diye dayatanlara karşı durmadıkça,
iyiliğe emek harcamayan, güzelliğe değer vermeyen, işletilen aklın meyvesi bilimi çiğneyip alaya alan bu dinciliğe, restini çekmedikçe, tüm kahpeliklerini yüzlerine vurmadıkça;
kuşkular, güvensizlikler, çelişmeler içerisinde alırsın eline mendilini de, sallarsın kaçırdığın o güzel günlere...
iyiliğe emek harcamayan, güzelliğe değer vermeyen, işletilen aklın meyvesi bilimi çiğneyip alaya alan bu dinciliğe, restini çekmedikçe, tüm kahpeliklerini yüzlerine vurmadıkça;
kuşkular, güvensizlikler, çelişmeler içerisinde alırsın eline mendilini de, sallarsın kaçırdığın o güzel günlere...
devamını gör...
makarna salatası
lisede sınıftaki kutlamalarımızın vazgeçilmez yemeğiydi. sağ olsun bir arkadaşımızın annesi üst seviye yapardı. basit gibi görünür ama malzemelerinin oranı çok önemlidir.
devamını gör...
yazarların bedava olmasını istediği 3 şey
pencere camı, soba borusu, ekmek
bkz. yılmaz güney
bkz. yılmaz güney
devamını gör...
rahat vermeyen mağaza çalışanı
hayatımda ilk defa alışveriş yaptığımı düşünen kişilerdir.
devamını gör...
hidatod
su savağı. bitkilerde, epidermis dokusunda gaz alışverişini sağlayanstomalardan başka olarak su savağı denen yarıklar bulunur. aralarında bir aralık bulunan ve iki kilit hücresinden meydana gelmeleri yönüyle stomalara benzeyen hidatodların; kendileri ve kilit hücreleri stomalarınkinden büyüktür. stomalarda olduğu gibi açılıp kapanma özellikleri yoktur. bitkilerden suyun sıvı şekilde çıkmasını sağlarlar.
sabahın erken saatlerinde çayırsı otsu bitkilerde, yaprak uçlarında görülen su damlaları bu savaklar yoluyla çıkar. bu hidatodlar yaprak kenarlarındaki dişlerde ve yaprak uçlarında çokça bulunurken az miktarda da yaprak yüzeyinde görünürler.
su savaklarında kilit hücrelerin altında, küçük ve bol sulu hücrelerden meydana gelen epitem dokusu bulunur. bu dokunun içine iletim dokusunun ucu sokulmuş durumdadır. suyun damla halinde çıkışına gutasyon denir. hava ve bitki su ile doyduğunda, transpirasyon (terleme) zorlaştığında gutasyon gerçekleşir. bu sayede su kaybeden bitki, topraktan yeniden su ve suda erimiş besin alabilmektedir.
gutasyon çiy ile karışmamalıdır. çiy havadaki su buharının soğuk bir yüzey ile teması sonucu sıvı hale geçmesi iken gutasyonda sıvının geldiği yer bitkidir. gutasyonla dışarı çıkan suda besin tuzları da bulunur, su buharlaştığı zaman yaprak üzerinde içeriği, artığı kalır.
sabahın erken saatlerinde çayırsı otsu bitkilerde, yaprak uçlarında görülen su damlaları bu savaklar yoluyla çıkar. bu hidatodlar yaprak kenarlarındaki dişlerde ve yaprak uçlarında çokça bulunurken az miktarda da yaprak yüzeyinde görünürler.
su savaklarında kilit hücrelerin altında, küçük ve bol sulu hücrelerden meydana gelen epitem dokusu bulunur. bu dokunun içine iletim dokusunun ucu sokulmuş durumdadır. suyun damla halinde çıkışına gutasyon denir. hava ve bitki su ile doyduğunda, transpirasyon (terleme) zorlaştığında gutasyon gerçekleşir. bu sayede su kaybeden bitki, topraktan yeniden su ve suda erimiş besin alabilmektedir.
gutasyon çiy ile karışmamalıdır. çiy havadaki su buharının soğuk bir yüzey ile teması sonucu sıvı hale geçmesi iken gutasyonda sıvının geldiği yer bitkidir. gutasyonla dışarı çıkan suda besin tuzları da bulunur, su buharlaştığı zaman yaprak üzerinde içeriği, artığı kalır.
devamını gör...
kitap okuma aşkını kazandıran kitabın ismi
kitap okuma alışkanlığı öyle bir kitapla kazanılan bir şey değildir. alışkanlık sayılması için birden fazla kitapla bağ kurulur. benim için alışkanlık yapan kitaplar serenad, olasılıksız, empati, aklından bir sayı tut.
devamını gör...
tüm beğenilerini geri çeken yazar
ifşa edilip, sözlüğün karanlık taraflarında ağız burun dalınması gereken yazardir.

umarim bahsi geçen yazar ben değilimdir *
(bkz: kendi topuğuna sıkmak)
ben değilimdir canım. ben ki nefret ettiği,haz etmediği,en ufak sempati duymadığı yazarın bile tanımını beğenip,favlayan ben...
kafalar uyuşmasa bile kafalar (gönüller) bir.

umarim bahsi geçen yazar ben değilimdir *
(bkz: kendi topuğuna sıkmak)
ben değilimdir canım. ben ki nefret ettiği,haz etmediği,en ufak sempati duymadığı yazarın bile tanımını beğenip,favlayan ben...
kafalar uyuşmasa bile kafalar (gönüller) bir.
devamını gör...


