çok şiirsever bir insan olarak söylüyorum bunu: her daim olmaz anam babam.. her daim olmaz cancağızım..
kafiye mi kusayım, bana günah mı değil?
her şeyin fazlası zarar. romantizmin de, şiirin de.. denge önemli, denge her şeyi uzun sürer hale getiriyor çünkü.
devamını gör...

nedense kadını vurunca öldürmüş hiç eli titrememiş, ama kendisini öldürmeye gelince becerememiş bir türlü. çok ilginç gerçekten. başkasının dünyaya getirdiği canı almakta sorun yok ama kendisini gebertmeye gelince korkmuş şer***sz umarım en kısa zamanda olması gereken *olur.
devamını gör...

ne diyem mahmut mu diyem?
devamını gör...

naber ibram (çat)
devamını gör...

türk yapımı komedi dizisiymiş. ben demiyorum wiki diyor.
devamını gör...

insanlarla; öldüğünüzde ağlayacak, yaşadığınız da ise sizi özleyecek bir şekilde geçinin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

diğer adıyla dede korkut (bkz: oğuzname)leri de diyebiliriz. konusunu oğuz boylarının kahramanlıklarından alan hikayelerdir. bu hikayelerin 15-16.yüzyılda yazıya geçirildiği kabul edilir. günümüzde ortaya çıkmış 3 nüshası vardır. hikayeler nazım nesir karışık şekilde yazılmıştır. eser bir giriş ve 12 müstakil hikayeden oluşur. bu hikayeler, oğuzların siri derya (seyhun) boylarında vatan tuttukları çağlara ve daha batıya gelerek azerbaycan ve doğu anadolu'da büyük bir devlet kurdukları akkoyunlular devrine ait olayların izlerini taşır.

düzeltme: hikayeleri yerine menkıbeleri demek daha doğru olacaktır.
devamını gör...

cinsellik sadece erkeklerin tekelinde olacak değil ya! sen fantezi kıyafetleri farklı farklı pozisyonlar, dik dolgun göğüsler, dudaklar pürüzsüz ten bilmem ne o kadar şey beklerken bir kadının performans beklemesi çok mu?!
devamını gör...

her gönül kırıldığında dağdan kayalar düşer.
en azından o kayaları görenler anlar, bir gönlün yine uçurumdan aşağı atıldığını anlar.
devamını gör...

sessizce şunu bırakıp gidem.

devamını gör...

bir gün öleceksin dostum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

böyle sonuçlanabilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
reis sözlükte takılıyor
devamını gör...

yaz dostum
güzel sevmeyene adam denir mi?*****
...
selam almayana yiğit denir mi?
....
altı üstü beş metrelik bez için
...
boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?
devamını gör...

toprak olduğumuzu öğrenince daha da ilgimi cekmis olan yazar..
iyi ki varsın..
devamını gör...

will you marry me?
devamını gör...

7/24 her zaman hazır şekilde bekliyorum.vız gelir.
devamını gör...


“bence körleşmiyoruz. hepimiz körüz. körüz ama bakıyoruz. bakabilen ama görmeyen kör insanlar…”


jose saramgo, hayatımda 10 kitaplık dev bir yer tutmuş, roman sanatına yeni bir nefes getirmiş, romanın safi zaman geçirme aracı olmadığını; onun bir sanat olduğunu insanlara yeniden hatırlatmış büyük edebiyatçı. 2010 yılının 18 haziran’ında hayatını kaybettiğinde çok bencil bir şekilde artık yeni bir saramago kitabı okuymayacağım için üzülmüştüm en çok.
ama sonradan düşününce kaybımın bundan daha büyük olduğunu anladım.

filistine gidip yahudileri kınayacak kadar adil, kiliseye kafa tutacak kadar cesur bir adamdı bizi dünyada yalnız bırakan saramago. o yazıda cesaretin önemini bize gösteren bir bilgeydi ve tezat odur ki onun hayatında tanıdığı en bilge adam okuma yazma bilmiyordu.

saramago’nun bizi hediye olarak bıraktığı mücevherlerden biri de “körlük”tür. körlük’te kahramanların isimleri yoktur, onlar 1. kör, 2. kör, hırsız, doktor ve doktor’un karısı olarak ünvanlandırılmış nesnelerdir. bu durum saramago’nun noktalama işaretlerinde oynadığı oyunun bir parçası da olabilir, modernizmin insanları tektipleşmeye itmesine yapılmış dahice bir gönderme de. şehirde bir salgına dönüşen körlük sadece doktorun karısına bulaşmaz. yani şehirde görebilen yalnız bir kadın kalmıştır.

körlük sanıldığının aksine karanlık bir şey değildir. körlük, bembeyaz bir perdedir. ve bence bu körlüğü daha da korkutucu yapar. başlarda şehirde hayat kontrolden çıkma eğilimi gösterir ancak sonra sonra işler yoluna koyulur, zira körler arasında güç grupları meydana gelmeye başlar, bir grubun hükümranlığı artar, silahlı adamlar diğer insanların özgürlüğü ve hakları üzerind ekendi lehine söz sahibi olur. bildiğimiz modern dünya işte. modern dünyaya, kravatlı faşistlere bembeyaz bir devrimci tepkidir körlük.

insanın tüyleri diken diken olmuyorsa eğer bu kitabı okurkern körlük illettinden müstarip olduğu hiç düşünülmeden iddia edilebilir. kitap fernando meirellestarafından filme alınmıştır, çok iyi bir film olmasa da kitabı okuyan insanlar için etkileyici bir yapıt ortaya çıkmış olduğunu söylyebiliriz, içimizde hafif kuşkularla. isimsiz kahramanların, modernizmin beyaz kölelerinin hikayesidir “körlük”.
saramago 1995 yılında yayınlanan körlük’ten 11 yıl sonra 2006’da körlük’te bıraktığı yerden “görmek“le devam eder. o da okunmaya değer bir büyük romandır ve yakında onunla ilgili bir yazı da kaleme alınacaktır.

son bir kişisel not: bu yazıyı yazarken saramago’nun ölümüyle ilgili yazılara rast gelince hayatımda hiç görmediğin, aynı dili konuşmadığım bir insanı özleyebileceğimi anladım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim