normal sözlük istatistiklerinin dibe çakılması
8-9 ayda ismi lazım değil 15 yıldır sözlük aleminin ikincisi bir sözlüğün koltuğuna oturmuş bir sözlük burası. ne 3 tane yazar gitti diye batar, ne de üç tane yazar geldi diye ihya olur…
aylardır evinde hapis olan insanlar, yaz mevsimi ve yasakların kalkması ile birlikte kendilerini dışarıya atıyorlar, bu çok normal…
misal, ben tatilde değilim. çalışıyorum. mesaim içinde iş olmadıkça da günümü sözlükte geçiriyorum. yazasım olduğunda yazıyorum, olmadığında okuyorum…
yani, burada olmaktan keyif alıyorsanız; bugüne kadar ne yapıyorduysanız, gönül rahatlığıyla onu yapmaya devam ediniz bence…
aylardır evinde hapis olan insanlar, yaz mevsimi ve yasakların kalkması ile birlikte kendilerini dışarıya atıyorlar, bu çok normal…
misal, ben tatilde değilim. çalışıyorum. mesaim içinde iş olmadıkça da günümü sözlükte geçiriyorum. yazasım olduğunda yazıyorum, olmadığında okuyorum…
yani, burada olmaktan keyif alıyorsanız; bugüne kadar ne yapıyorduysanız, gönül rahatlığıyla onu yapmaya devam ediniz bence…
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz ortamı
kız isteme şeysi, bayram ziyaretleri, ve diğer gelenek adı altında insanların niye yaptıklarını bilmeden yaptığı bütün ortamlar.
devamını gör...
fasulye turşusu
eylül ayı klasiğimdir.
babannemden gördüğüm usül ile her eylülde az biraz kurarım.
babannemden gördüğüm usül ile her eylülde az biraz kurarım.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
tavşanımı seviyorum, sizlere selamı var.
devamını gör...
mervenur polat'ın ölü bulunması
kadınlar gününde solan bir çiçek daha. hayatının baharında gencecik bir kız. yaşaması gereken güzellikler varken böyle bir bataklığın içine düşmesi çok üzücü bir durum. geride bıraktığı küçük bir çocuğa nasıl anlatılır annesinin yokluğu. olayla bağlantılı olan kişilerin dışarı salınmamasını temenni ediyorum. başka insanları da uyuşturucu bataklığına sürüklemesinler.
devamını gör...
tek kelime ile kendini anlat
manyak
devamını gör...
yazarların kendini sevmeme nedeni
kendimi sevemiyorum çünkü... sinir bozucuyum. sorumsuzum, umursamazım, iletişim kurmayı sevmiyorum. yabaniyim.
yazar arkadaşlarım bugün öz eleştiri yapıyoruz hadi bakalım. cümlenin devamını getirin.
edit: başlığı açarken bu kadar tanım geleceğini tahmin edemezdim.hepsini teker teker okudum.belirtmek isterim ki illa ezik insanlar kendinde sevmediği noktaları belirtir diye bir şey yok. hepimiz insanız ve hepimizin kusurları var. yine de sevelim kendimizi. başka kimsemiz yok çünkü.
yazar arkadaşlarım bugün öz eleştiri yapıyoruz hadi bakalım. cümlenin devamını getirin.
edit: başlığı açarken bu kadar tanım geleceğini tahmin edemezdim.hepsini teker teker okudum.belirtmek isterim ki illa ezik insanlar kendinde sevmediği noktaları belirtir diye bir şey yok. hepimiz insanız ve hepimizin kusurları var. yine de sevelim kendimizi. başka kimsemiz yok çünkü.
devamını gör...
charlie athersmith
sene 1901. aston villa, sheffield united ile oynuyor. tesadüf bu ya, benimde yolum o dönem birmingham'a düşmüş. eh futbol aşkımız da malum. publardan birinde biramı yudumlarken o gün maç olduğunu duyuyorum ve içim kıpır kıpır oluyor, takılıyorum villa taraftarının peşine. yalnız öyle bir ayaz var ki anlatamam. deli gibi yağmur yağıyor ve soğuk insanın iliklerine kadar işliyor. yahu diyorum bu havada statta ne işim var ama bir yandan da tezahüratlara eşlik ederek, stada ulaşıyorum. geçmiş ola yani. saha bildiğiniz çamur deryası. o gün gazete çıkaracak olsam, manşet olarak ''bataklıkta raks'' diye başlık atarım. yani böyle de klişe manşet atma sevdam var. allah'tan gazeteci olmamışım.
neyse efendim. maç başladı ama futbolcuların hali perişan. biz tribünde hopla zıpla modeli bir anlayışla kendimizi bir şekilde ısıtıyoruz. adamlar baldırı çıplak vaziyette bataklıkta hayatta kalmaya çalışıyor. bildiğin beti benzi atmış heriflerin, yüzleri gözleri morarmış. sonra bir baktım adamın biri koşa koşa tribüne doğru geliyor. hayırdır inşallah demeye kalmadı benden şemsiyemi istedi. tak diye uzatayım diyorum şemsiyeyi ama yeni almışım gıcır gıcır. versem mi, vermesem mi tereddütleri içerisindeyken, hadisene be adam takım hücuma kalkıyor diye bağırınca, gayrı ihtiyari uzatıvermişim. hücum borusu çalmışsa ve takım hücuma kalkmışsa başka hiç bir şey düşünmezsiniz. sonradan öğrendim ki, bu adamın adı charlie athersmith'miş. işin şaşırtıcı boyutu ise şu; adam maçı benim şemsiye ile oynadı ve elinde şemsiye varken bir de gol attı . hem de kime? william henry foulke'ye namı diğer fatty foulke'ye...
futbol sahalarının gördüğü en hacimli kaleciye sen kalk elinde benim şemsiyem varken gol at. unutulmaz bir anı oldu elbette. şemsiye ile gol atan futbolcunun elindeki şemsiyenin, benim şemsiyem olması ise ayrı bir onur! şemsiye sayesinde tarihe geçtik vesselam.
neyse efendim. maç başladı ama futbolcuların hali perişan. biz tribünde hopla zıpla modeli bir anlayışla kendimizi bir şekilde ısıtıyoruz. adamlar baldırı çıplak vaziyette bataklıkta hayatta kalmaya çalışıyor. bildiğin beti benzi atmış heriflerin, yüzleri gözleri morarmış. sonra bir baktım adamın biri koşa koşa tribüne doğru geliyor. hayırdır inşallah demeye kalmadı benden şemsiyemi istedi. tak diye uzatayım diyorum şemsiyeyi ama yeni almışım gıcır gıcır. versem mi, vermesem mi tereddütleri içerisindeyken, hadisene be adam takım hücuma kalkıyor diye bağırınca, gayrı ihtiyari uzatıvermişim. hücum borusu çalmışsa ve takım hücuma kalkmışsa başka hiç bir şey düşünmezsiniz. sonradan öğrendim ki, bu adamın adı charlie athersmith'miş. işin şaşırtıcı boyutu ise şu; adam maçı benim şemsiye ile oynadı ve elinde şemsiye varken bir de gol attı . hem de kime? william henry foulke'ye namı diğer fatty foulke'ye...
futbol sahalarının gördüğü en hacimli kaleciye sen kalk elinde benim şemsiyem varken gol at. unutulmaz bir anı oldu elbette. şemsiye ile gol atan futbolcunun elindeki şemsiyenin, benim şemsiyem olması ise ayrı bir onur! şemsiye sayesinde tarihe geçtik vesselam.
devamını gör...
istanbul modern sanat müzesi
2004 yılında açılmış olan, türkiye'nin ilk modern sanat müzesidir.
devamını gör...
gayret et güzelim
bu grubu bana tanıtan arkadaşıma sonsuz şükranlarımı iletiyorum. ha gayret güzelim.
devamını gör...
günün sözü
“hayatı seviyor musun? öyleyse zamanını israf etme çünkü hayatın yapıldığı madde zamandır.”
benjamin franklin
benjamin franklin
devamını gör...
zebellah
'iriyarı, uzun ve biçimsiz kimse' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
normal sözlük klasik müzik veri tabanı
bir tuğlada benden.
2020 yılında çıkan , çok beğendiğim en özgün klasik, modern klasik, neo-klasik, minimalizm, deneysel albümlerin listesidir:
nick cave, nicholas lens – l.ı.t.a.n.ı.e.s (klasik / deneysel)
autumn tears – the air below the water (neo-klasik)
sarah kirkland snider, gallicantus – mass for the endangered (klasik / koro)
sigur rós with andersen, hilmarsson, sigfúsdóttir - odin's raven magic (klasik / post-rock)
louise bock - sketch for winter vıı - abyss: for cello (minimalizm / çello)
charles curtis - performances & recordings 1998-2018 (barok / klasik/ çello)
anastasia minster - father (neo-klasik / modern jazz)
gyda valtysdottir - epicycle ıı - (avangart / neo-klasik)
ulrike haage - himmelsbaum (modern klasik)
massimiliano gènot - emanuele sartoris - totentanz - evocazioni lisztiane (modern klasik / jazz)
okkyung lee - yeo-neun (modern klasik / doğaçlama)
the alvaret ensemble - ea (minimalizm)
niklas paschburg - svalbard (modern klasik)
martin kohlstedt - flur (neo-klasik)
2020 yılında çıkan , çok beğendiğim en özgün klasik, modern klasik, neo-klasik, minimalizm, deneysel albümlerin listesidir:
nick cave, nicholas lens – l.ı.t.a.n.ı.e.s (klasik / deneysel)
autumn tears – the air below the water (neo-klasik)
sarah kirkland snider, gallicantus – mass for the endangered (klasik / koro)
sigur rós with andersen, hilmarsson, sigfúsdóttir - odin's raven magic (klasik / post-rock)
louise bock - sketch for winter vıı - abyss: for cello (minimalizm / çello)
charles curtis - performances & recordings 1998-2018 (barok / klasik/ çello)
anastasia minster - father (neo-klasik / modern jazz)
gyda valtysdottir - epicycle ıı - (avangart / neo-klasik)
ulrike haage - himmelsbaum (modern klasik)
massimiliano gènot - emanuele sartoris - totentanz - evocazioni lisztiane (modern klasik / jazz)
okkyung lee - yeo-neun (modern klasik / doğaçlama)
the alvaret ensemble - ea (minimalizm)
niklas paschburg - svalbard (modern klasik)
martin kohlstedt - flur (neo-klasik)
devamını gör...
y kuşağı sözlükten uçurulsun kampanyası
bir x kuşağı olarak katıldığım kampanyadır**
devamını gör...
7 mayıs 2021 market satış yasağı
sigarayı zorunlu ihtiyaçtan saymışlardır umarım. yoksa mevzu çıkar.
devamını gör...
vozvrashchenie
2003 rusya yapımı andrey zvyagintsev filmi.
bana göre yönetmenin en iyi eseri; içinde bolca mistik öğeler barındıran psikanalitik bir film. bir aile içinde güç sahibi fert babayı, rus otoriter devletiyle simgelemiş. çok güzel fotoğraflar görmek isteyenlere, rusya'nın doğasını, karanlık sabahlarını, çocukların dünyasını merak edenlere tavsiye olunur.
not: sözlükteki ilk entrymi yönetmenin çok sevdiğim diğer filmi nelyubov başlığına yazacaktım ancak ilk entrysini nelyubov'a yazmak isteyen bir başka yazar benden önce davranmış.
bana göre yönetmenin en iyi eseri; içinde bolca mistik öğeler barındıran psikanalitik bir film. bir aile içinde güç sahibi fert babayı, rus otoriter devletiyle simgelemiş. çok güzel fotoğraflar görmek isteyenlere, rusya'nın doğasını, karanlık sabahlarını, çocukların dünyasını merak edenlere tavsiye olunur.
not: sözlükteki ilk entrymi yönetmenin çok sevdiğim diğer filmi nelyubov başlığına yazacaktım ancak ilk entrysini nelyubov'a yazmak isteyen bir başka yazar benden önce davranmış.
devamını gör...
boyuna ve kilosuna göre kışın üşüyen ve üşümeyen yazarlar
yazarlarda merak unsuru ve bilgi verme kaygısı olduğu düşünülüp listelenmesine ihtiyaç duyulan veridir.
1.50 boy, 100 kilograma ek olarak yoğun kıl tabakasıyla kapalı olmama rağmen kışın elleri hiç ısınmayan yazarım.
1.50 boy, 100 kilograma ek olarak yoğun kıl tabakasıyla kapalı olmama rağmen kışın elleri hiç ısınmayan yazarım.
devamını gör...
ertesi gün yağlanan saç
kıskanılacak bir şey değildir efendim. hele kafanızda bir de benim gibi beş dikiş varsa daha da beter bir hal alan durumdur hatta.
saçlarım uzun. on gün saçımı yıkamam yasak. ertesi gün yağlanan ince telli bir saça sahibim ve üstelik saç derim de baticon ve kan ile kaplı. kurtlanıcam.
saçlarım uzun. on gün saçımı yıkamam yasak. ertesi gün yağlanan ince telli bir saça sahibim ve üstelik saç derim de baticon ve kan ile kaplı. kurtlanıcam.
devamını gör...
