"tehlikelerden kaçınmakta aşırı telaşa düşmek, kendimizi tehlikenin kucağına atmanın en kestirme yoludur."

"ne kadar az korkarsak o kadar az tehlikedeyiz."


montaigne - denemeler
devamını gör...

pazar günü eksik hissetmeme sebep olan hadisedir.

insanın alışkanlıklarından vazgeçmesi kolay olmuyor.
bir pazar sabahı uyandık ve onu izleyemedik.
felsefe, bilim, şiir, psikoloji konuşamadık.
özledik be adam.
devamını gör...

şimdilik düşük olsa da her an yükselebilecek orandır. z kuşağı içine doğduğu sorunlu simülasyondan yakasını kurtarabilse müzikle de tanışabilir*.
devamını gör...

illa ki eşcinselliklerini dile getirmek, belirtmek zorunda hissetmeleri durumu. sanki ölecekler söylemeseler.

ya kiminle düzüşürseniz düzüşün abicim bize ne? neden senin cinsel yönelimini bilmek zorundayız. efendi efendi takılıyoruz işte.
devamını gör...

kişinin, inandığı/taptığı varlıkla konuşması ve isteklerini, mutluluğunu, kırgınlığını paylaşmasıdır.
devamını gör...

çıktığı günden beri her kar yağdığında koşarak dinlemeye gittiğim japonca şarkı.


hani bazı şarkılar bahar gününde bile içinizi buz gibi yapar ya, spring day arkasında gizlediği hikayeyle bunlardan biridir mesela, işte bu şarkı spring day gibi şarkıların aksine soğuk kış günlerinde insanın içini sıcacık yapıyor, gerek melodisi, gerekse sözleriyle.

dün kar yağışında yüzümü gökyüzüne kaldırma imkanı buldum. bütüne bakıldığında tüm kar taneleri aynı gözüküyordu. bizler birbirinden eşsiz kristal'i değil kar'ı görüyoruz sadece.

işte bu şarkı, o kristal'i metafor alınarak yazılmıştır. belki de kristal, şarkıyı dinleyen çoğunluğa rağmen birbirinden farklı olan dinleyicilerden her biridir.

şarkının vokal hattı ön planda. kim taehyung bariton sesiyle şarkıya melankolik ve duygulu bir hava verirken (1:32 ve 3:30. dakikalarda görmek mümkün) kim seok-jin ise 1:15. dakikada görüldüğü üzere kontrollü yüksek notasıyla şarkıyı parlatıyor. park jimin ve jeon jungkook'un vokal partlarıyla şarkı mükemmel bir uyum yakalıyor.

''ortadan kaybolmadan önce bir kez daha sana sarılmak istiyorum
sonsuza dek havada süzülen kristal''

rap partında ise jung hoseok ile min yoongi'nin daha vokale kayan kısımları üstlendiğini görüyoruz. bir tek kim namjoon'un kısmı rap tarzında, ilk dinlendiğinde uyumsuz gelse de uyumsuzluğun uyumuna inananlar sonraki dinleyişlerinde eminim seveceklerdir bu kısmı.
devamını gör...

hem sömürdüğü dini, hem de sömürdüğü ülkeyi batırdı.

sanıyorum ki son nefesime kadar sizden her gün nefret edeceğim.
devamını gör...

benimdir. kimseye muhtaç olmayı sevmem.
devamını gör...

2005 çıkışlı star wars filmi.

bunu sevmeyen, kabullenmeyen star wars fanı çok ama ben seviyorum.

--! spoiler !--

obi-wan : you were the chosen one! it was said that you would destroy the sith, not join them! bring balance to the force... not leave it in darkness!

anakin skywalker : (aga burası bağırarak, all caps düşünün.) ı hate you!

obi-wan : you were my brother, anakin! i loved you!


şu sahne insanın ciğerini söküyor be. al besle büyüt, ihaneti gör. anakin'e de kızamıyorsun. ah ulan kader. püüü.

--! spoiler !--
devamını gör...

tıp fakültesi,
henüz stj.dr'um.
tek hayalim doktor olmaktı.
yolun başındayız. umarım sonu güzel olur.
devamını gör...

piyasayı düşüren, düşürmekle de kalmayıp üç beş kuruş rızkımıza el koyan yazar.

bıraksana, sana mı kaldı fotoşop vs? anası bakkaldan ekmek al dese üşenir gitmez kalkmış kediye şapka takıyor.

görürsün, senin işine en yakın yere tezgah açmayan domestic ne olsun?
devamını gör...

ben kitap değil, tuğla seviyorum;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

konusu; işte aşk var. sınıf ayrımı var. 660 sayfa kitap mı olur ulen? insan okuyacak bunu.
devamını gör...

the doors'un güzel şarkılarındandır. solistleri efsane jim morrison gene bir gün depresyondayken grubun gitaristi
robby krieger'ın evine gider, içim sıkılıyor haydi dışarı çıkalım der ve gün batımını izlemek için los angeles yakınındaki bir kanyona giderler, morrison orada "if you're strange, people are strange" der ve şarkının sözlerini orada yazmaya başlar:

devamını gör...

karadeniz bölgesinde
artan kanser vakalarının bir kısmının müsebbibi olan takım.
zevali uşaklarım.
bir gün görmediler takımlarından.
devamını gör...

tasavvufa benim ilgim yok ama tasavvufun ne olduğunu en azından bilen biriyim. bilmeyen aşkı beşer üzerinden yorumlar sığ şekilde. yoksa şems sen misin? gerçek demiş bir de ya. * nasıl gerçek olabiliyor şahsen, bizzat, kendiniz sanırım oradaydınız?
devamını gör...

pek bir şey yapamıyorum. baş ağrısı, arkasından da bir mide bulantısı geliyor.
devamını gör...

nba basketbolcusu değildir. ayı oğlu ayılar basketboldan soğuttular pis herifler.
devamını gör...

iki feminist tanım girdim diye bana yapıştırılan yaftadır. bazı insanlar nedense her feministi bu şekilde aşağılama yoluna gidiyorlar artık.
devamını gör...

avcılar-sahil
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tabii, o yangınlarda yanan bütün hayvanlar da evcil çiftlik hayvanlarıydı zaten...

"beyaz et" dedi ya lan... "et"... adam en az kendisi kadar canlı olan masum hayvanları et olarak görüyor alüminyum.

söyleyecek başka sözüm yok.

tanım: demans durumuna geçmesine az kalmış bir şahsın akıllara zarar açıklaması.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim