burası türkiye iki katı bile olur,ki oluyorda zaten. bir araba alırken bir buçuk'ta devlete alıyosun.
devamını gör...

giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir, ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir...
devamını gör...

eşinin kafasına meyve koyup ateş edecek kadar insanlıktan çıkmış biri ama bizim soft solcular ona "çirkin kral" lakabını vermiştir. yani siyasi görüşünüz sayesinde her türlü adam kabul edilirsiniz sağcısı solcusu farketmez ama kimse nasıl biri olduğunuza bakmaz.
devamını gör...

hep birlikte yoldaş benjamin'in ocağına incir ağacı dikiyoruz. beğen butonu çöksün sevgili yazar kardeşlerim.
devamını gör...

aşık olduğum insanın, en iyi arkadaşıma dönüşmesi tercihimdir.
devamını gör...

şu anda cehaletleriyle dikkat çeken birkaç arkadaş dışında benim dikkatimi çeken, öne çıkan birisi yok. kafa sözlük'ün geleceği olursa ama fenomen yazarları da olacaktır muhakkak.

*
devamını gör...

gezegen insanı yanacağını anladı
korkudan peşinen kibriti çaktı
aşı oldum kolum ağrıyor
tek kol ile onu alt edeceğimi kavradı

kuzguncuktaki vişne oyun parkı ilerde
yolunu şaşırmış gelmiş aramıza bir de
sen anca attığım taşları oyun san
tıpış tıpış gideceksin bence ikile
devamını gör...

melkor, ıluvatar’ın yarattığı ilk ve en güçlü ainur’dur. hiçliğin içinde gölge gibi dans etmiş, gizli alevi bulmak için zamandan ve mekandan ari olarak hiçliği kendisine ev edinmiştir. gizli alev'in hiçlikte yer almaması ise onun için kötü bir sürpriz olmuştur.

ainur müziğinin ruhunu kirlettiğine inanılır. ben şahsen böyle olduğuna inanmıyorum zira melkor'un tolkien evreninde metal müzik yapmaya çalışan öncül bir karakter olduğu kanısındayım. müziğinin gümbür gümbür olması ise buna delalettir. zaten melkor'a duyduğum sempatinin tek nedeni de, tolkien evrenine metal müziği getirmiş olmasıdır. yoksa evlat olsa sevilecek bir karakter değil. tabi sonrasında eru'nun kafası atmış ve müziği durdurmuştur.

işte zurnanın zırt dediği yer de burası olmuştur. içindeki heyecanı, öfkeyi, isyanı notalara dökememek melkor'u çığırından çıkarmıştır. valar'ın inşa ettiği tüm güzellikleri yok etmek için alevler içindeki tacı ile birlikte, arda 'ya inmiştir.

ılluin ve ormal'a saldırıp. almaren'i yok etmiştir. sonrasında hizmetkarı sauron'u da alıp kayıplara karışmış. utumno'ya kaçmıştır.

elbette bu dönemi de boş geçirmedi. burada tolkien evreninin kadim yaratıklarından olan balrog'ları yani ateşin kırbaçları'nı yarattı. gittikçe güçleniyordu. angbad'ı inşa etti ve sauron'u buraya yerleştirdi. valar melkor'u durdurmaya yeltenmiş olsa da, ''atı alan gondor'u geçmişti.'' onun gücü karşısında yapacak bir şeyi kalmamıştı. bozguna uğradı.

böylece melkor'un devri başlamıştı. hem de ne devir! elfler'i zindanlara kapattı, onlara türlü işkenceler yaptı. en fenası da ıluvatar'ın çocuklarını kara büyü aracılığı ile eciş bücüş orklara dönüştürmesi oldu. bu yara asla kapanmadı. orklar orta dünya üzerinde her daim yürüdü ve kötülüğün alt zümre hizmetkarları oldular.

valar bu duruma çok içerledi. o ca(ğ)nım elflerin, eciş bücüş yaratıklara dönüşmesini, midesi kaldırmadı. son bir gayretle melkor'un üzerine yürüdü. utumno düştü, melkor yakalanarak, hapsedildi. angainor'un efsunlu zinciri bileklerinde ve vücundaydı artık. çaresizliği iliklerlerine kadar hissediyordu. alçaldı. alçalabildiği kadar alçaldı...

kurtulması lazımdı. metalci melkor gitti arabeskçi melkor geldi. yalvardı da yalvardı. bu kadar arabesk manwe'nin ruhuna da iyi gelmedi. bir yerde dayanamadı ve melkor'u affetti. bu arada sauron çoktan topuklamıştı.

melkor yeniden ortalıkta gezmeye başlar başlamaz, fitne fesat ne varsa oraya buraya aşıladı. melkor böl/parçala/yönet taktiğini kullanmaya başlayarak tolkien evreninde ''siyaset bilimi''nin de babası haline geliverdi. feanor'un aklını bulandırdı. ortalıkta huzur namına bir şey kalmadı. silmarilleri türlü hile ve desiselerle almaya çalıştıysa da olmadı.

baktı bu iş tatlı dille olmayacak, ungoliant'ı yanına çekip yola koyuldu. kasvet dokuyan için melkor'un çağrısı bulunmaz bir nimetti. birlikte valinor'a saldırdılar. dev kara örümcek ışığın kaynağı olan iki ağacın özlerini emerek onları kuruttu. artık orta dünya'nın üzerinde ''makber''in ezgisi ve sözleri yankılanıyordu. her yer karanlık....

bu arada melkor finwe'yi öldürdü ve silmarilleri alıp tabanları yağladı. feanor'un laneti ile birlikte artık yeni bir adı vardı. morgoth!

ungoliant'a pek çok mücevher verdi. lakin kara örümceğin gözü bir türlü doymuyordu. kafayı silmarillere takmıştı. melkor'un harap ve bitap bir halde olduğunu biliyordu. isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara diyerek, silmarilleri istedi. elbette melkor silmarilleri vermedi. ungoliant'ın kafası attı ve melkor'a saldırdı. ışığı emen neredeyse melkor'u alt ediyordu. derler ki; ungoliant melkor'u ağlarıyla sarıp sarmaladığında, melkor'un çığlıkları angband'dan bile duyulmuş.

lakin melkor şanslı bir ainur. balrog'lar efendilerinin çığlığını duyunca olay yerine hemen intikal etmiş ve ungoliant'ı püskürtmüşlerdir.

böylece paçayı sıyıran melkor efendi yeniden angband'a dönmüştür. kendisini toparladıktan sonra orta dünyaya gelen feanor'u ''2. beleriand savaşı''nda öldürdü. aslında bu savaşta her şey feanor'un istediği gibi gidiyordu. feanor melkor'u angbad'a kadar kovalamıştı. lakin bir anlık boşluk feanor'un, gothmog ve balrogların saldırısı karşısında, eru'nun rahmetine kavuşmasına sebep olmuştur.

ama orta dünya'da kahramanlar tükenmez. yaman savaşçı finarfin oğlu fingolfin melkor'u bozguna uğratmayı kafasına koymuştu. ilk denemesinde başarılı olamasa da, ikinci denemesinde melkor'un defterini dürmüştür. dagor aglareb yani görkemli savaş ile birlikte melkor yine arazi olmuştur.

melkor arazi olmuşsa korkacaksınız. ne yapar eder, intikamını alır. bu kural bozulmamış, melkor, ard-galen'den aşağı alevden nehirler yollayarak pek çok elfin ve noldor prensinin ölümüne yol açmıştır.

fingolfin hiddetlenmişti. yine angbad'ın kapılarına dayandı. kale kapısına doğru yöneldi ve melkor'a seslendi; ''öne çık yeter! karanlıkta gizlenme seni korkak!'' diyerek onu teke tek dövüşe davet etti.

melkor bu düelloyu yapmak istemiyordu. ancak hizmetkarlarının önünde madara olmakta istemiyordu. el mecbur kapılardan dışarı çıktı. fingolfin kılıcı ringil'i ustalıkla kullanıyordu. melkor'un çekici havayı döverken. fingolfin melkor'u 7 kere yaralamıştı. melkor'un çığlıkları karizmasını yerle bir etmişti. madara olmanın eşiğine gelmişti.

melkor şansı denen bir şey kesinlikle var. aksini iddia edene selam bile vermem. şanslı hergele...

tam işi bitti denilirken, yine yırttı. bu seferde fingolfin'in ayağı takılmış ve melkor'un önüne düşmüştü. melkor fingolfin'in boğazına bastırarak son darbeyi vurmaya hazırlanırken, ringil'in soğukluğunu bacağında hissetti. iyice hiddetlenmişti. fingolfin'i çekiciyle parçalayacakken thorondor araya girdi ve melkor'u gözünden yaraladı. fingolfin'i alıp, kayıplara karıştı.

melkor silmarillerden birini luthien'in şarkısından çok etkilendiği için kaptırdı. beren - luthien aşkı melkor'u mat etmişti. soyguncu melkor soyguna uğramıştı. bu olaydan sonra melkor ''sayısız gözyaşı savaşı''nı da kazanmayı başarmıştır. lakin kredisi tükenmektedir.

ve ''öfke savaşı'' ile birlikte her şey nihayete erdi. earendil topunu, tüfeğini topladığı gibi melkor'un üzerine yürüdü. melkor bu sefer şapkadan tavşan çıkartamamıştı. tutsak edildi. yeniden angainor ile zincirlendi. bu sefer sonsuza değin...

onca olay, onca yıkım ve acının müsebbibi melkor artık zararsız hale getirilmişti.

yine de insan, keşke şu adamın metal müzik yapmasına izin verseydiniz demekten kendini alamıyor. belki izin verseler, tüm bunlar yaşanmayacaktı. tıpkı hitler'in resim konusundaki başarısızlığının dünyaya çıkarttığı fatura gibi, melkor'un engellenmesi de orta dünya'ya çok pahalıya mal olmuştur.
devamını gör...

aileden olmasa bile kesinlikle ilgi içinde büyümek demektir.
sürekli göz önünde olmaktır.
güzelliğin bir çok kapıyı açtığı veya insanların bir çok konuda güzel insanlara öncelik tanıdığı yadsınamaz.
muhtemelen insanlar gerçekten fikirleri ile mi ilgileniyor yoksa sadece güzel olduğu için mi övgü alıyor bilememektir.
fazla çabalamadan ilgi görmek erken yaştan beri mümkün olduğundan, karakter gelişimi etkilenebilir, geri kalabilir.
tabi bu gözler çok güzel olup da yüzünden, fiziğinden güzel fikirleri olan kadınlarda gördü.
bunlar bir erkeğin gözlemleri, çok doğru veya çok yanlışta olabilir.

edit: vay be, arkadaşlar kadın değilim. beri mesaj atmadan bir entryi okusaydınız yazıyor orada. şu başlıktan bile bu kadar mesaj geliyorsa, harbi güzel kadın olsa sıkıntı.
devamını gör...

''kızmazsa kötü olacak'' diye düşündürten başlıktır.
devamını gör...

avrupa' da genelde italyan sinemacılar tarafından yapılan, vahşi batı hakkındaki filmlerdir. spaghetti western terimi bu filmleri daha çok italyanlar yaptığı için amerikalı eleştirmenler tarafından kullanılmaya başlanmıştır. deneyimli spaghetti western oyuncusu aldo sambrell' e göre ise , 'spagetti western' ifadesi ispanyol gazeteci alfonso sánchez tarafından icat edilmiş. 1940' larda avrupa' da euro-western olarak tabir edilen bazı filmler yapılmış ama bu işi ilk ticari başarı haline getiren kişi italyan yönetmen sergio leone olmuş. 1964'te leone'nin yönettiği a fistfull of dollars türü öne çıkaran ve gerçekten ilk spagetti western tabir edilen film olmuştur. 1966 tarihli the good, the bad, the ugly bu filmi izler, 1968 tarihli destanı once upon a time in the west onun başyapıtı olarak kabul edilir. bu tarzın sevilmesinde leone filmlerinde oynayan clint eastwood' u da unutmamak lazım.

leone'ni bu filmlerde etkilendiği kişi ise ustaların ustası akira kurosawadır. kurosawa'nın yojimbo (1961) ve onun devamı olan sanjuro (1962) leone'nin eastwood'la yaptığı the man with no name (isimsiz adam) üçlemesinin temelini oluşturur. o kadar ki eastwood'un oynadığı bu seride kurosawa' nın bahsettiğim filmlerindeki ronini olan toshiro mifune ile pek çok ortak yanı var.

leone o kadar (!) etkilenmiş ki, a fistful of dollars (1964) filmini neredeyse yojimbo’ dan bire bir kopyalamış. telif hakkı kurosawa’ da olduğu için japon usta dava açmış ve kendi filminin gişesinden elde ettiği gelirin kat be kat fazlasını aldığı tazminattan karşılamış.

özellikle leone' nin çektiği filmlerde kurosawa' nın sinema tekniğinden de çok etkilenmiş, onun gibi geniş açı çekimler ve karakter yüzüne yakın çekimler yapmıştır. ve tabii ki harika müzikler. ennio morricone' nin zamanının çok ötesinde olan efsane müzikleri de bu türün sevilmesine neden olmuştur.
devamını gör...

bittim.
devamını gör...

seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman. demiştir
devamını gör...

1 ay erken doğmuş, anne sütü alamamış bir bebekliğe sahip olanın, bir ömür mide tribi çektiği için, ekstra bir şey yemesine içmesine gerek olmayan hal.
asitli içecek tüketmem, zorda kalmadıkça fast food yemem, çiğ köfte yemem, soğan-sarmısak tüketmem, bir dilimden falza ekmek yiyemem, maden suyu bile içmem.
buna rağmen az üzülsem, az üşütsem, az bunalsam midem başlar tribe.
iki gündür trip yiyorum ondan.
halide edip'in de mide rahatsızlığı olduğunu öğrendiğimden beri daha rahatım, kadın o mide ile neler yapmış.
hayatına doktor bir koca katmış midesi yüzünden.
ben de doktor babama güveniyorum.
dilerim halide edip gibi, midemin nazları ve niyazlarına rağmen, verimli bir ömür yaşarım.
canım cicim midem beni üzen üzmüş, bir de sen trip yapma, kendine gel düzel lütfen. bu ikimize de iyi gelecek emin ol.
kimse için metabolizmayı bozmaya değmez. ilaç kadar terapi de önemli, onu ikna etmem lazım. *
devamını gör...

insanlara doğruyu ispat etmeye çalışmaktan yoruldum.
devamını gör...

çaylak vurgusunu mizah amacıyla yaptığım için fazla da umrumda olmayan kampanya.
ciddi ciddi yapanlar düşünsün, ben gülüp geçtim.
devamını gör...

moral bozucu haber. üstelik 103 ise yine iyi diye düşünüyorum. internet hızı değil hızsızlığı söz konusu bence.

özellikle malum operatör burayı iyi okusun:

gelecekte eğer ay'a yolunuz düşecekse, internet bağlantısı konusunda endişelenmenize gerek yok. çünkü nasa ve mit üniversitesi'nden araştırmacılar ay'a yüksek hızlı internet götürmeyi başardı. gelişme ay'dan 19,44 mbps download hızıyla internete bağlanmaya izin veriyor.


hizmet diye övündükleri ve kesinlikle tam verimli kullanamadığımız bağlantı ay'da bile var.

para ödemeye gelince söke söke alıyorlar, 2 gün geciksen kesintiler başlıyor hemen. hizmete gelince kimse yok ortalıkta. şikayetvar sitesine bakın, bunların ver(me)diği hizmet hakkındaki şikayetlerle dolu olduğunu göreceksiniz.

neyse, fazla doluyum bu konuda. susuyorum yoksa fena giydireceğim.
devamını gör...

gerçek bir olaydan esinlenmiş film. gerçek olayın suçluları rahşan affı ile serbest bırakılmış. o zaman bir mafya babası öldür de öldürelim diyerek olay mağduruna teklif götürmüş fakat mağdur kişi reddetmiş.
devamını gör...

* basiretsiz yöneticiler ve hısım akrabaları

* vergi borçları silinen büyük firmalar

* youtuber tayfasının %97'si

* twitch tayfasının %100'ü

* 80 milyon nüfuslu ülkede altyapıdan oyuncu çıkaramayıp, çöp yabancılara para veren kulüp yöneticileri

* instagram fenomenlerinin %99'u

* birde tüm bnların prim yapmasına olanak sağlayan d*l israfları.
devamını gör...

1995 yılında kurulan rap müzik grubudur.

grup almanya’da kurulmuştur. bu abilerimiz üç grupta aslında sonradan birleşiyorlar ve tek bir grup oluyorlar. birleşmelerini sağlayan isim erci e oluyor.
birleştikten sonra çığır açacak bir albüm yaptılar ve albümün adı carteldi. avrupa’da yayınlandı ve çok ses getirdi. grup mtv de röportajlar falan derken sesini türkiye’ye duyurdu.
cartel 1995 de gelip türkiye’de televizyonlara çıkmaya başladı. konserler verdiler. hemen hemen herkesin kulaklarına ulaştılar.

bu efsane albümden sonra ara verdiler ve 3 grup olarak kariyerlerine devam ettiler. karakan ve erci e solo albüm çıkardılar ama beklenen etkiyi yaratamadılar. erci e sonrasında bir albüm daha çıkardı ama sesini duyuramadı.

grup 2009 yılında tekrar birleştiler. 15 yıllık suskunluğun ardından tekrar albüm çalışmalarına başladılar. 2011 yılında “bugünkü neşen cartelden” isimli albümü çıkardılar ama bekleneni veremediler. albümde konuk olarak ferman akgün ve efsun bulunuyordu.

grup efsane şarkılar yaptı ve türkiye’de dönüm noktası oldu. hemen hemen her türk rapçi cartel sayesinde bu işi yapmaya karar verdi. sagopa kajmer, ceza, fuat ergin, dr fuchs gibi isimler cartelden bayrağı alıp türkçe rapin gelişmesinde büyük rol oynadılar.
onların yaptığı müziği daha ileri taşıdılar. özellikle o dönemden sonra ortaya çıkan nefret albümü çok büyük fark yaratmıştı.

cartel albümü türkiye’de 543.000 adet satılmıştır ve bu sayı türkçe rap tarihinde rekordur. ayrıca grup stadyum konseri veren ilk rap grubu olmuştur. inönü stadyumunda konsere çıkan grup tarihe geçmiştir.
türkiye’de michael jacksondan sonra en çok izleyici çeken konsere çıkmışlardır. bu başarının ardından amerikan time dergisine konu olmuşlardır.

grubun üyeleri erci e, alper ağa, m.ali, olcay, babaludur.

grubun eski üyeleri ise kabus kerim, dj tan, ıncefee, bektaş ve capman hakandır.

carteeelll bir numara en büyük diyerek yazımı sonlandırıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim