geldiğime geleceğime mutlu olduğum sözlüğün en yeni adımı.
düşünen, emeği geçen, yardım eden, destek veren herkeslere çok kalp.
canım ahali gözlerim pıt pıt şimdi.
siz çok yaşayın emi...
devamını gör...

ne istediğini bilmeyen, dirayetsiz, ağlak herifin tekidir.

barney stinson ve marshall eriksen adamdır.
devamını gör...

gözlerine saygısı olmayan insandır. telefon parlaklığım her zaman orta seviyenin altında durur. duruma göre (+,-) değiştirebilirim. onun üstüne mavi ışık filtresi özelliği var ki neden daha önce kullanmamışım diyorum. alıştıktan sonra filtresiz bir ekrana baktığınızda gözleriniz kamaşır başınız ağrır. bu filtre özelliği varsa kesin kullanın. alışmanız biraz zaman alabilir ama sonrasında uzun kullanımda beliren baş ağrısı ve göz kanlanması gibi durumlardan kurtardığını söyleyebilirim. kullanması soğuk denize girmek gibidir alışınca çok seversiniz.
devamını gör...

tesettürüm benim kimligimdir.yıllardır gururla taşıdığım bir örtüm var hakkını vermeye çalışıyorum.
devamını gör...

"ne diyon sen yaaa?" dediğimiz yazarlardan. aşırı sıkıcı. uzun uzun tanımları var. hiç birisini sonuna kadar okumadım. aklinca ironi ya da espri yapmaya falan çalışıyor. ne bir günaydın sözlük başlığına uğramış ne de cinsel seksli başlıklara göz kırpmış. insan hiç olmazsa kanka bulur da bir nickaltı falan doldurur. anın fotoğrafına bira ya da semaver fotoğrafı koymamış, yazarım diye geçiniyor işte. ciddiye almayın boylelerini yaa, wikipedia diye bir yer var. oraya benzetecekler burayı. *
devamını gör...

dört kişilik k-pop grubudur. 2016 yılında yg entertainment tarafından kurulmuştur. grup üyeleri, lalisa manoban, kim jisoo, jennie kim ve roseanne park şeklindedir. hayran kitlesine "blink" adı verilmiştir.

grubun en büyük üyesi jisoo, en küçük üyesi lisa'dır.
devamını gör...

başka bölüm tutmuyor muydu?

kırıcısınız, hiç sözelci olmamış kadar kırıcı...
devamını gör...

hiçbir şey planladığın, sevdiğin, hissettiğin gibi kalmıyor. küçüklü büyüklü o kadar çok parçan kopup gidiyor, o kadar çok hayal kırıklığı yaşıyorsun ki bir süre sonra ben bundan daha fazla eksilemem deyip hissiz ve tepkisiz bir halde,ol olanlara şaşırmadan devam ediyorsun yaşamaya...
devamını gör...

bir ss sonucu 5 dakikadır gülüyorum. bunu hakedecek ne yaptım len ben?*
(bkz: suçum nedir hakim bey?)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

33 yaşımda tanıştım kesmeşeker'le. iyi olan şeyler bana hep geç geldi. işimi geç buldum, eşimi geç buldum, kendimi geç tanıdım.

geç bulduğum şeylerin tadı da hep başka oldu, derin oldu, kıymetli oldu. işimi çok sevdim, eşimi çok sevdim, evimi çok sevdim, kendimi çok sevdim.

kesmeşeker de böyle. toyluğuma denk gelse harcar giderdim. kafam oturduktan, ruhum serpildikten, gözüm baktığını görür, aklım gördüğünü anlar hale geldikten sonra tanıdım. ve tanıdığım için de çok şanslı sayıyorum kendimi. kesmeşeker'i hissedebilmek, şu engin kalabalık içerisinde biri olabilmek, bir bakış sahibi olabilmek, incinebilmek, acıtılmaya açık olmak ve düşmekten korkmamak demek benim için.

bu kusursuz cinayetler çağında, kulağa girebilecek en iyi üç beş şeyden biri...
devamını gör...

sevmediklerimi engelledim.
sevdiklerim beni, ben de onları görebiliyorum.
bal porsuğu
ateist kaplumbağa
köylü yazardan ironiler
summer queen
ice
illiyetilezilet
o kadar çok ki hangisini sayayım ?
devamını gör...

“özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir
özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir

suya giden bir adam mesela omzunu eğri tutsa
güneş, su ve adamın omzundaki eğrilik senindir

ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın
kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir

kararan dünya yeni bir güle bir ateş parçasıdır
bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir

bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın

ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir

benim sevdiğim su senin suyunun öz kardeşidir
senin suyunun bıraktığı güçler artık senindir

çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi
her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir

senindir ey sonsuzveren ne varsa hayat gibi
tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir

ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın
aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir.”

turgut uyar’ın aşk dolu, okudukça anlamlar yükleyeceğiniz şiiri.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pieta italyanca "merhamet" anlamına gelmektedir. isa'nın çarmıhtan indirildiği anı simgeler. daha önce meryem ana heykelleri yaşlı olarak betimlenirdi. bu eserde genç olmasını michelangelo, "namuslu kadınların namuslu olmayan kadınlardan daha genç görünmesinin nedeni, şehvetli bir deneyim yaşamamış olmalarıdır.” şeklinde açıklamıştır.

pieta ile ilgili çok şey okudum. canlı olarak görebilme, uzun süre inceleyebilme deneyimi yaşamak benim için harikaydı.

laszlo toth isimli-kendini daha sonra mesih ilan etmiş- macar 1972 yılında elindeki çekiç ile pieta'ya saldırmış ufak parçalarla beraber kolunu ve burnunun ucunu koparmıştır. daha sonra görünmez yapıştırıcı kopan parçalar yapıştırılmış ve heykel onarılmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

devamını gör...

bir çorumlu olarak tanımları okumaya geldim .
devamını gör...

sınırdayız. bizi de alın. üstü değil. altı değil tam kırk!
devamını gör...

yaşamı ve ölümü düşündüm, ölmeyi değil, ölümü. o hissi değil o gerçeği. hayatı, nefesi... nerede açtım gözümü? onu düşündüm. aydın, evet evet aydın. aydın'ı düşündüm. o uzun bulvarını, meydan camii'ni. sokaklarında dolaştım. iki katlı bir ev, küçük, rutubet kokan. o küçük balkonu düşündüm. şişman bir kız çocuğu gördüm. üstü başı kir içinde top oynuyor, selam verdim. saçları dağınık, saçlarından sevdim.güldü, güldüm, güldük.

izmire gittim sonra. bir sokak, duvarında çiçekler. önünde onlarca çeşit insan, bir tane insan olmayan. neden buradayım bilmiyorum, yo yo biliyorum, adım gibi hem de ama boşver. gidiyorum, o gelsin.

muğla'ya gidiyorum. yer akyaka. deniz kenarında ayaklarımı denize sarkıtıyorum. dalgalara kıyıya vurdukça ayağıma değiyor denizin serin suları, hafif irkiliyorum ama bir yandan da deliler gibi hoşuma gidiyor.

istanbul'dayım. tam olarak neresi bilmiyorum ama evler biraz eski. sokaklar dar. dilimde bir şarkı, elimde sigara. gece saat 3. yaylana yaylana hafif üşüyerek ilerliyorum. yanımda serseri bir köpek. arada bakıp selam veriyorum. selam vermek ister gibi bakıyor bana, anlıyorum.eyvallah diyorum. peşimden geliyor. içimde bir güven.

odamdayım. yatağım boş, her zamanki gibi yerde oturuyorum. yerde oturmayı severim ben, rahat. halının desenini inceliyorum, ezberlemişim oysa.
-ne ara?
boşver işte ezberlemişim ne yapacaksın?
dışarısı soğuk hissediyorum, kapının altından hafif serinlik geliyor. hoşuma gidiyor.
-neden?
soğuk yaşadığımı hissettiriyor.
-he tamam.
ya sabır...

karadeniz'deyim. şehri boşver.
-neden?
ay boşver işte ne yapacaksın? hayırdır benden habersiz karadeniz'e mi gittin?
-merak
...
neyse devam ediyorum
ormanın kenarında küçük klübe gibi bir ev. tahtadan, içinde soba. ateşin çıtırtılarını duyuyorum. yağmur yağıyor. yatmışım divana uzanıyorum. uykum gelmiş.
- anne acıktım.
kızım ben sana yeni mama vermedim mi? iki kelam ettirmedin ya. bütün gün sürtersin dışarda, acıkınca bacaklarıma sürtünmeyi bilirsin ama.
-....
ah başımın belası ah, gel verelim mamanı. kaç kilo oldun kızım sen? taşıyamıyorum seni
-....
iyi sus, deme bir şey. anca mama ye. manyak kedi!
devamını gör...

makarna sosu.
devamını gör...

hayal kurmak.
devamını gör...

birazdan uçurulacak başlıktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim