her dinlediğimde gün boyu dilime dolanan tuhaf şarkı..
hatta başlığı okurken bile aynı ezgiyle okudum.
devamını gör...

zeytinyağlı yemeklerde toz şeker yerine pekmez kullanmak hoş bir fark yaratacak, +1 gün de buzdolabında bekletmek o farkı arşa kadar çıkartacaktır.
devamını gör...

beceremedim.
devamını gör...

küçük şeylerle mutlu olabilme olasılığı yüksektir.
devamını gör...

hz. ibrahim peygamberin sünnetidir.
devamını gör...

william shakespeare'in kendi başına yazdığı son beş perdelik oyunu. prospero karakterinin aslında kendisi olduğunu söyleyen bir çok kaynak mecvut ama dikkatli okunursa bu detay rahatlıkla görülüyor zaten. bu kanıya varılmasının sebebi oyunun veda bölümünde prospero karakterinin yaptığı veda konuşmasıdır esasında. kolonileşme, sömürgecilik, insan doğası ve bilgeliği hatta bireylerin rolleri üzerine eğilmiş çok yönlü bir eser. bu veda oyunu hem bir günah çıkarma hem hiciv hem de shakespeare'in dehasının gerçek bir kanıtı.

edit: the tempest'in uyarlaması olan aynı isimle vizyona girmiş bir julie taymor filmi de vardır ki ben izleme hatasına düştüğüm için kimse düşmesin diye edit geçiyorum. shakespeare'in dehasını basitçe harcamaktan fazlası değil bu. helen mirren'in oyunculuğu bile kurtarmaya yetmiyor filmi. oyunları tiyatral havasını bozmadan beyaz perdeye aktarmak zahmetli ve riskli bir iştir ama bunun üstesinden gelen pek çok film var ki en basit örneği rosencrantz and guildenstern are dead oyununun uyarlamasıdır ama taymor işin altından kalkamadığı gibi vasatın biraz bile üstüne çıkamayan silik bir uyarlama yaratmış sadece.

--- alıntı ---

"our revels now are ended. these our actors,
as ı foretold you, were all spirits and
are melted into air, into thin air:
and, like the baseless fabric of this vision,
the cloud-capp’d towers, the gorgeous palaces,
the solemn temples, the great globe itself,
yea, all which it inherit, shall dissolve
and, like this insubstantial pageant faded,
leave not a rack behind. we are such stuff
as dreams are made on, and our little life
ıs rounded with a sleep.”

--- alıntı ---
devamını gör...

günümüzde pek kullanılmayan bir duygudur.

şu söz insanın vefasızlığını çok güzel anlatır:(bkz: hava soğuyunca gölge veren ağaçları unutmak).
devamını gör...

öncelikle buralar değerlenecek. kaç ay olmuş arkadaşlar hala nasıl açılmamış bu genç, dipçik gibi, başarısı da taçlandırılmış yönetmenin başlığı, şaşkınım gerçekten.

cenk ertürk 1985 doğumlu türkiyeli yönetmen. ali atay ve haluk bilginer'in başrollerinde olduğu nuh tepesi isimli filmiyle abd’nin önde gelen film festivallerinden tribeca’dan iki ödülle döndü ve türkiye'de de altın koza ve siyad ödülleri başta olmak üzere birçok ödül aldı. boğaziçi üniversitesi'nde ekonomi bölümünde öğrenim görürken kendisini "yaratıcı bir boşlukta hissediyorum" diye tanımlayarak yeni arayışlar içerisine girdiğini anlatıyor. önce derviş zaim'den seçmeli bir ders aldığını ardından da kendisiyle tanışıp çekmekte olduğu filmde reji asistanlığı yaptığını, sinemayla ilgilenmeye başlama serüveninin bu rastlantılara dayandığını ifade ediyor. bununla da kalmamış cenk bey, ekonomi doktorası yapma hayalinden vazgeçip 2012 yılında tası tarağı toplayarak new york üniversitesi'nde sinema yüksek lisansı yapmaya gitmiş. darren aronofsky falan ders veriyor burada öyle düşünün. spike lee, martin scorsese ve coen kardeşler gibi ünlü yönetmenlerin mezun olduğu okuldan söz ediyoruz. sevgili cenk ertürk darren aronofsky'nin russell crowe'un başrolünde olduğu noah filmini yönettiği dönemde nuh tepesi isimli filminin senaryosu üzerinde çalışıyormuş. bu isim benzerliği ile ilgili darren aronofsky ile aralarında geçen komik diyaloglar olduğunu anlatıyor cenk ertürk.

kendisinden uzun yıllar söz edeceğiz. ayrıca adın da güzel.*
ilgiyle, merakla takipteyiz efendim.
devamını gör...

2 senedir eylül-ekim aylarında, bulduğu açık camdan evime giren ve çok sevimli bulduğum hayvan.
yavru yarasaların uçmayı öğrendiği aylar eylül-ekim aylarıymış sanırım.
girdiği odayı da dezenfekte etmeden kullanmamak gerekiyormuş.
devamını gör...

üzüldüğünü görmeyecek kadar yakındırlar. bazen anlamak ve anlaşılmak için uzaklaşmak gerekir.
devamını gör...

ite kopuğa 3 gün dandik bir eğitim verip, eline de silah tutuşturarak sokağa salmanın sonucudur. korkarım bunlar daha iyi günlerimiz. ha birde bekçi demeyin, inciniyorlar sonra.
devamını gör...

türkiye en başından beri hiç kimse ve hiç bir şeye karışmamalıydı ve bulaşmamalıydı, o körfez kapısı hiç açılmayacaktı, akabinde afgan, türkmen, uygur, arap, ahıska, asitin, filistin, ve şimdide ürümçe problemi. türkiye nin baş ağrısı geçmedi geçmeyecek.
biliyorum kimi beni eleştirecek, fakat bu konu artı eksi tarafı 2 cümle ile açıklanabilecek bir konu değil.

suriye, filistin, libya, katar, ukrayna-kırım, ürümçe sorunlarına tek taraflı politika üzerinden müdahil olmak! eve giren hırsızı evin salonunda öldürmeye benzer.
devamını gör...

iki kelimenin anlamının farklı, sesletim ve yazımının ise benzer olmasından kaynaklanan durum. özet geçersek;

nahif: ince, duygulu, hassas;
naif: saf, deneyimsiz.

kaynak: tdk
devamını gör...

''akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğime, deli olurum dünya benim kahrımı çeksin..'' klişedir ama on numara cümle..
devamını gör...

eskiden zenginlik ve soyluluk göstergesi olan renkti.
sebebi ise bu rengin diğer renklere göre elde edilmesinin zorluğuydu. bitkiler, hayvan kanı gibi şeylerden diğer renkler elde edilirdi. ama mor renk sadece bir deniz canlısından elde ediliyordu. bu yüzden sadece zenginlerin ulaşabildiği bir renkti.
özellikle kraliyet ailesine mensup olanlar ve soylular, çok zengin olanlar bu rengi kıyafetlerinde kullanırdı.
devamını gör...

bir dergide yazdığım/tercüme ettiğim makaleyi okuyan birinin, teşekkürlerini iletip çok etkilendiğini söylemesi yani birinin hayatında pozitif etki bırakabilmek..
devamını gör...

kullanmasını bilene oldukça faydalı olabilecek olan online kurs uygulaması.
devamını gör...

bu ara arkadaşlarının nickaltlarını sevimli kuş fotoğrafları ile süsleyen yazar. ben de kendisi için bir şiir yazayım madem:>

kuşa gider, gece gündüz demeden,
geçer tepe, ırmak, haşin dereden.
minnoş gönüllerde naçizane yer eden,
sevilesi insan, canım dostum yayladağ.

taş gibin vücudu, o bülbül sesi,
sanki dersin bir masal prensesi,
ama biraz hırçın, benden demesi.
ayakkabı numaran kaç ki yayladağ.

harcandı nice yiğitler, senin yolunda,
yer etmek için o biricik solunda.
bahtsız babıl türkü yazdı sonunda,
yine de bana mısın demez yayladağ.
devamını gör...

müsekkin olarak anılan bir ilacın ya da tedavi yönteminin günümüzde daha çok kullanılan karşılığıdır.
devamını gör...

ülkeyi 15 gün kapatmaya maçası yememiş bir diktatörün çaresiz söylemleridir. önemsemeyiniz, prim vermeyiniz, gündeme getirmeyiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim