demir kadın olarak bilinen belki yeryüzünde olan en güleç en kahkahacı ve yaşadığı tüm acılara rağmen güçlü kalabilmeyi başarmış insandı kendisi. çektiği acıların son bulduğuna sevinsem bile onu kaybetmenin üzüntüsü daima insanın yüreğini burkmaktadır.
devamını gör...

merhaba kafa sözlük,
konu neydi podcasti diğer bölümlerinin aksine bu hafta sizlerle değinilmeyen konulara değinecek.

şişman tuvalet kağıtları, ağlayan iri kaslı adamlar, masterchef ve aysun kayacı haklılığı gibi konudan konuya geçeceğimiz bir yayın sizleri bekliyor.

ayrıca yöresel lezzet turu tadında gezelim görelim dinleyelim yapacağız.

siz değerli sözlük yazarlarını ve bizleri dinlemek isteyen herkesi saat 21:00’da sözlük radyoya bekliyoruz.

not: rabarba göndermesi var.
devamını gör...

kimse bilmiyor. içimde neler yaşıyorum, hayata karşı neler hissediyorum, hayallerim ve düşüncelerim neler, kimse bilmiyor. hayatımın orta yerine koyacak kadar çok sevdiğim insan bile bilmiyor hislerimi. yaşamak zulüm gibi geliyor, bunu bilmiyor kimse. bir dakika bile durmak istemeyip kendimi aşağı salmak istediğimi kimse bilmiyor. ben nasıl dayanıyorum, içimde neleri tek başıma kaldırıyorum kimsenin haberi yok. bazen kendimden beklemediğim kadar iyi oynuyorum hayatı, kimse durup da içten bir nasılsın diyecek kadar görmüyor beni. oynamak istemiyorum aslında. birileri ben göstermeden beni görsün istiyorum. ben göstersem zaten daha önce görmediği için beni anlamayacak, biliyorum. gülüyorum, eğleniyorum, yaşıyor gibi gözüküyorum. neden görülmüyor içim, illa çıkıp birilerine ben iyi değilim mi demem gerek bilmiyorum. hiçbir zaman böyle bir insan olmadım. bazı anlık duygu taşkınlıkları haricinde içimde sürekli yaşattığım hisler yüzünden biri sormadan ben kötüyüm diye gidip derdimi açamadım. çok yalnızım. hayatımda beni en çok tanıyan kişi bile beni tanımıyor, en ufak bir hüznümden haberi yok. açmak istiyorum, artık kusup rahatlamak istiyorum ama bazen neden kötü olduğumu bile bilmiyorum. üzgünüm. iyi değilim. yaşama dair en ufak bir heves, çaba yok içimde. kurtulmak bile istemiyorum, sadece içim boşalsın istiyorum. hafif hissetmeyi özledim sözlük. çok yorgunum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beklerken..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha çok anlat” dedim.
“hoşuna gidiyor mu?”
“çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“gider gibi yaparız.''

doğu ekspres deyince benim aklıma gelen satırlar bunlar. belki bir gün bunu yaşamak için binerim o trene. kim bilir? gider gibi yapmayız da, gideriz belki..
devamını gör...

yazın iki kez, kulağıma okunan arapça fısıldama sesiyle uyandım.rüya desem nefesi ve ağzı kulağımın içinde hissettim.bir iki hocaya sordum yorum yapamadılar.neydi bilemiyorum.
devamını gör...

bu coğrafya komple bir riyakarlık örneği. birazdan vereceğim örneklerin kıyısında köşesinde bir yerinde kendinizi bulacağınıza eminim. bu vesileyle belki bir farkındalık yaratırım da kendimize çeki düzen verme telaşına bürünürüz. ne diyelim, kelebek etkisi diyelim. birimizde bile gerçekleşecek olan küçücük bir güzellik birçok şeyi onarır belki de.

özgürlük mesela; hani şu herkesin yalnızca kendisi için istediği. erkeklerin kadınları aşağılamak, evlendiklerinde kadını kendisine bağımlı hale getirip sadık kalacak kadar dahi karaktere sahip olmayıp daha hoş sohbet bir kadın görünce, şu kendine bağımlı bıraktığı kadını başından atmak, çocuklarına bile beş kuruş nafaka vermeme özgürlüğünü talep etmeleri gibi mesela. bir kadına, bir çocuğa, bir hayvana şiddet uygulayıp öfkeme yenik düşebiliyorum özgürlüğüne sığınmak istemeleri. tam tersi kadınların erkekleri yalnızca cüzdan ya da güvence olarak görmekte ısrar etme özgürlüğü var bir de. *

ya da değiştirelim perspektifimizi kadınlara gelelim biraz daha; kendisi örtünmek isterken şort giyen, etek giyen ya da güzel bir sese, gülüşe sahip kadına or*sp* damgasını yapıştıran ona taciz edilmeyi hak görme özgürlüğü… aksi de pek mümkün inancının gerekliliğini yerine getiren kadınlara 2.sınıf insan muamelesi yapmaya çalışan, cahil yobaz damgasını vurabilme özgürlüğünü de es geçmeyelim. ya da biraz nezaket sahibi bir insana denk gelindiğinde kitlesel olarak o insanı ezme özgürlüğünü kendimize hak görmemize ne dersiniz?

bir gün kendimizden önce başka insanların özgürlükleri için mücadele etmeyi öğrendiğimizde riyakarlıktan sıyrılacağız ve burası yaşanabilir bir ülke olacak.

biraz da her şeye kulp takmalarımıza değinmek isterim. herhangi bir insana güzel bir düşünce söylemeye vakit ayıramayacak kadar kendi hayatımızla meşgulken, en ufak bir gerginlikte tüm meşguliyetleri kenara bırakıp en önde kavgaya tutuşmaya ne demeli? riyakarlık bile utanıyordur bu hırçınlıktan. iyiliğe, güzele, sevgiye hiç vaktimiz yok, öyle yok ki en sevdiklerimize bile hediye alırken 3 parmak hareketi kadar düşünce ve vakit ayırıyoruz. dünyanın en özel şeyi olabilecek bir durumu bile başkalarının fikirlerine emanet ediyoruz. ama falancanın kocasının/karısının aldığı çiçeğin böceğin küçüklüğünü eleştirmeye, yermeye saatlerimizi harcıyoruz.

ya da bu entry’nin ardından bazı sivriler çıkacaktır ‘’ülkemizle ne ilgisi var yauv burası cennet cennet, batı bizden çok mu iyi hede hödö’’ şeklinde. kendi kapısını çok güzel temizlemiş gibi batıyla sidik yarışına girmek de neyin nesi diyorum önden bu riyakârlığı elbise yapıp baştan ayağa kuşanmış arkadaşlara. *

velhasılıkelam daha yazabileceğim milyon tane örnek olduğunu biliyorsunuz ancak herhangi bir şarkının, videonun bile normal hızda izlenmeye tahammül edilemediği bir çağda benim 3milyon satırlık entrym eziyetten başka bir şeye dönüşmeyecektir eminim ki. *

yeterince buhranlara sevk ettiysem sizleri fularımı çıkarıyorum çocuklar. *
devamını gör...

cıvık olması yeter de artar bile . hele kadınlı bir ortamda girdiği şekiller allah muhafaza.
devamını gör...

net bir sayı olmamakla beraber "bir moderatörün mesaj kutusu kadar kalabalık" diyeceğim başlık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

istanbul'a giriş ve hazırlık simülasyonu gibi olan otogar. öyle de karışık ve karmaşık.
devamını gör...

"kusurlarımı seviyorum!
darılınca suratımı asmayı,
canım sıkıldığında
sebepsizce bağırmayı,
olur olmaz yerde kahkahalar atmayı
normal olmamayı seviyorum.
sadece canımın istediği
şeyleri yapmayı,
bazen düşünmediklerimi birden söylemeyi,
bazen her şeyi yüzüme gözüme bulaştırmayı.
öfkelerimi. kızınca küsmeyi. heyecanlarımı.
bazıları haketmediği halde, sevmeyi.
içimdeki çocuğu,
beni seviyorum.
iyi ki varım.
iyi ki ben benim.
ne mutlu!
çok mükemmel değilim.
ama benden bir tane daha yok!
beni seven böyle sevsin!
sevmeyene de zaten yol verdim,
gitsin!"


birçok acı yaşamıştır ama bu acıları onu güçlendirmiştir ve çok güzel bir ressam yapmıştır. bu sözleri de beni en çok etkileyen sözlerindendir. her okuyuşumda ben de diyorum "iyi ki varım. iyi ki ben benim. ne mutlu! çok mükemmel değilim. ama benden bir tane daha yok."
devamını gör...

boyut nedir ? insan olarak algılayabildiğimiz boyutların, nasıl tespit edildiğini hepimizin anlayabileceği basit örneklerle açıklamaya çalışayım.

bir cismin, bir maddenin kaç boyutlu olduğunu belirlemenin en kolay ve anlaşılır yolu üzerinde bulunan herhangi bir yeri belirleyebilmemiz için kaç noktaya ihtiyaç duyduğumuzu belirlemektir.

0. boyut ile başlayacak olursak eğer, bu boyut yalnızca bir noktayı ifade eder. 0. boyut dediğimiz nokta, sadece noktanın kendisinden oluştuğu için, üzerinde belirlenecek tek yer de kendisidir. bu yüzden noktaya 0. boyut diyoruz.

1. boyuta bakacak olursak, bu boyut bir çizgidir. başı ve sonu vardır. sayı doğrusu üzerinden hayal edecek olursak eğer, 0'dan başlayıp 17'e kadar geldiğimizde; 17 birim çizgiden oluşan bir çizgi çizmiş oluruz. bu 1. boyuttur.

2. boyutu açıklarsak, bu bir alanı ifade eder. matematikte çizmiş olduğumuz koordinat sistemlerinin tamamı iki boyutludur. koordinat sisteminde x ve y eksenlerinde noktalar belirlersiniz, bu iki noktanın düzlem üzerinde oluşturduğu alan 2 boyutlu bir alandır. veyahut haritalar... haritaların tamamı 2 boyutlu uzay düzlemindedir. bir çoğumuzun oynamış olduğu "süper mario" oyunu 2 boyutlu bir uzay alanını ifade eder. bu oyunda yalnızca sağa ve sola gidebilirsiniz. yukarı zıplayıp bir daha aşağı inersiniz. kare, dikdörtgen, üçgen, beşgen vs... tüm bu geometrik şekiller 2 boyutludur.

3. boyut nedir diyecek olursak eğer, şu an üzerinde yaşadığımız dünya, evimiz, odamız vs. tamamıyla 3 boyutludur. oturduğumuz koltuk, okuduğumuz kitap, işlemleri yaptığımız oyunlar oynadığımız bilgisayarımız, sürdüğümüz arabamız, yediğimiz yemek... bunların hepsi; 0, 1 ve 2 boyuttan oluşmuş olan 3 boyutlu uzayın ta kendisidir. 3. boyut bir küptür. önce kareler çizilir, sonra bu karelerin birleştirilmesiyle küp oluşur ve bu 3. boyuttur.

tüm bu hissedip görebildiğimiz boyutların dışında bir de 4. boyut dediğimiz bir boyutun varlığı bilinmektedir. 4. boyut zamandır. siz bu yazıyı okurken, film izlerken, yürürken, uyurken vs. akıp giden zaman 4. boyutun kendisidir. 0-1-2 ve 3. boyutlar mekânsaldır. ancak 4. boyut ise zamansaldır. 4. boyut tesseract adı verilen bir küptür. küpün kendi köşelerinden genişletilmesi ile meydana gelmiştir. 4. boyutun bir zaman değiştirme aracı olduğu düşünülmektedir. bizler 3 boyutlu dünyada yaşayan ve 3 boyutu algılayabilen varlıklarız. 4. boyutu bu yüzden algılamamız pek olası değil.
devamını gör...

tercih meselesidir.uzun yıllar manuel kullanan biri olarak otomatiğe alışınca diğerini unuttum.
devamını gör...

malak kelimesi aksaray yöresine ait bir sözcüktür ve anlamı da dudak demektir. aynı şekilde kangal ırkına söylenen anadolu çoban köpeği tabiri, esasında aksaray ili ve çevresi anadolu'nun tam ortası olduğu için malaklı ırkına da yakıştırılmıştır. bu ismin, sonradan duyulması ve tanınması ise üreticilerin malaklı yavrularını yıllarca kangal altında satışa çıkarmaları ve bu şekilde tanıtmalarıdır. bu sebepten dolayı bu köpeğe sahip olanlar, köpeklerinin cinsinin malaklı olduğundan bile habersizdirler.
devamını gör...

genelde tanıdık olan insan topluluğu.
hepsine günaydın.
devamını gör...

62 kez aranmak bu saatte??? peki ona ne diyoruz?
devamını gör...

günlük aktivitelere ilgi kaybı, umutsuz hissetmek, üretkenlikten yoksun olmak, düşük özgüven ve genel bir yetersizlik hissi gibi semptomlarla yıllar boyunca devam ederek ilişkilerinizi, okulunuzu, işinizi ve gündelik yaşantınızı önemli ölçüde etkileyen depresyon türü.

eğer kronik depresyondan muzdaripseniz mutlu durumlarda bile iyimser olmakta zorlanabilir; kasvetli bir kişiliğe sahip olmaktan, eğlenememekten, mutlu olamamaktan ve yetersiz hissetmekten şikayet ederseniz. kronik depresyon majör depresyon kadar şiddetli olmasa da mevcut depresif ruh haliniz hafif, orta veya şiddetli olabilir. kronik depresyonun doğası nedeniyle depresyon belirtileriyle baş etmek zordur; ancak konuşma terapisi (bkz: psikoterapi) ve ilaç kombinasyonu bu durumun tedavisinde etkili olabilir. kronik depresyonun kesin nedeni bilinmemektedir. majör depresyonda olduğu gibi birden fazla neden olabilir.

biyolojik farklılıklar: kronik depresyona sahip olan kişilerin beyinlerinde fiziksel değişiklikler olabilir. bu değişikliklerin sebebi hala belirsiz olmakla beraber araştırmalar devam etmektedir.

beyin kimyası: nörotransmiterler, doğal şekilde oluşan ve depresyonda rol oynayan beyin kimyasallarıdır. son araştırmalar, bu nörotransmiterlerin işlev ve etkisindeki değişikliklerin ve duygudurum dengesinin korunmasında yer alan nörosirküitler ile ne şekilde etkileşime girdiklerinin depresyon ve tedavisinde önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir.

kalıtsal özellikler: kronik depresyon, ailesinde kronik depresyon öyküsü olan kişilerde daha yaygın gibi görünmektedir. depresyona neden olabilecek genleri bulmak için yürütülen çalışmalar devam etmektedir.

yaşantı: majör depresyonda olduğu gibi sevilen birinin kaybı, maddi problemler veya yüksek düzeyde stres gibi travmatik olaylar bazı insanlarda kalıcı depresif bozukluğu tetikleyebilir.
devamını gör...

denizde vurgun yemekten çok farkı olmayan olay.

önce kısaca vurgun olayına değineyim. vücudumuzun alışık olduğu bir atmosfer basıncı değeri var*. normal şartlar altında bu basınçta vücudumuzda bulunan oksijen ve nitrojen* dokularda çözünmüş haldedir.

maruz kaldığımız basıncın yavaş yavaş azalması, çözünmüş olarak vücutta bulunan bu 2 elementin kana geçmesi ve gaz halinde solunumla vücuttan atılması söz konusu olur ama eğer basınç çok hızlı bir şekilde azalırsa, kanda bir anda oluşan gaz kabarcıkları dışarıya atılmaya fırsat kalmadan hapsolurlar. bunun neticesinde kabarcıkların beyne kadar gitmesiyle felç ya da ölüm ile de sonuçlanabilir bu süreç. bu nedenle eğer vücudumuz üzerindeki basıncın aşırı derecede artabileceği bir ortamdaysak, örneğin denizde çok derinlere daldıysak, basıncın kademeli ve yavaş yavaş azalması için yüzeye çok hızlı çıkmamamız gerekir.

***

uzayda da benzer bir durum vardır. uzay giysisinin içerisinde belirli bir miktarda basınç olmak zorundadır. ancak giysi içerisinde hareketin zorlaşmaması için basıncın, yeryüzündekinden biraz daha düşük olması gerekir. böylece atmosfer basıncının yaklaşık 1/3'üne karşılık gelen bir basınç, uzay giysileri içerisinde sabitlenir. fakat yine de dış ortamdaki basınç ile giysi içindeki basınç farkı nedeniyle uzay giysisi içindeki kişiyi vurgun sınırına getirebilir.

bu problem, araç dışında gerçekleştirilen ve adına uzay yürüyüşü denilen görevler öncesinde bazı önlemler alınarak çözülür. vücuttaki nitrojen oranını azaltmak adına, uzay giysisini giyecek olan astronotlar önce bir miktar saf oksijen solurlar. giysiyi giymeden önce odanın basıncını düşürürler ve giysiyi giydikten sonra biraz egzersiz yaparlar.

önlemlere rağmen vurgun yiyen bir astronot olursa, bu kişi hemen içeriye alınarak giysi basıncı yükseltilir. böylece vücuttaki gazlar tekrar çözünme haline geçerler. ardından basınç ağır ağır düşürülür ve vücut fonksiyonlarının normale dönmesi sağlanır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim