formatı okuyup yazanlar.
ve...
formatı okumayıp 300 spartalı gibi sözlükte koşturanlar.
devamını gör...

-bence biz kör olmadık, biz zaten kördük.
+gören körler mi?
-gördüğü halde göremeyen körler.
kitabın ana fikriydi bu cümleler.
devamını gör...

gezegenimizde ender bulunabilecek, eşlikten ziyade baya lead gibi çalan ve inanılmaz bir tekniği olan bas gitaristlerden.

(bkz: mr. big)
(bkz: the winery dogs)
devamını gör...

sen hiç "hiç" oldun mu?
devamını gör...

ah be çocuk... ne desek boş.
t: eğitimsizlik ve kötü yaşam şartlarına kurban giden bir çocuk daha...
devamını gör...

can sıkıntisindan siyirip halaya kalktigimiz dogrudur.* mendili elime tutusturup halay basi sen ol dedi birde.* "dur kiz bu bizi kesmez dedim " ve an itibariyla durum bizde bu;
devamını gör...

bir zamanlar mutlu ama safça bir insan vardı. herkeslere pervane olur, onu sevsinler, onu kabul etsinler ne bileyim belkide hiç nedensiz yere birilerinin ayağına paspas olurdu.

yahu her denilene inanır mı insan? inanırdı. herkesin içinde bir iyilik olduğunu düşünür, herkes özünde iyi yeter ki sen görmeyi bil mavraları atardı.

sonra ne mi oldu?

kırıldı, paramparça oldu, o saf yüreği kinle nefretle doldu... acı duydu, yalnız kaldı, kimseye anlatamadı, kimse dinlemedi...

geldi zaman gitti zaman boş vermeyi öğrendi. kendine değer vermeyi, insanlara çok takılmamayı, sözleri kulak arkası etmeyi ve kimse için keyfini bozmamayı...

şimdilerde soruyorlar ona sana ne oldu?
sen eskiden böyle değildin?
hayata mı küstün?

yoo ne münasebet sizi kaale almıyor, sizle muhattap olmuyorum diye bir de öleydim bari.
hah insanlar kendilerini çok ciddiye alıyorlar gerçekten. sözlerini, sevgilerini ya da her hangi bir hislerini...
zannediyorlar ki onlar bana ters baktı ben hayata küstüm.
zannediyorlar ki onlar bana laf soktu ben içerledim.
yahu sen kimsin?
benden kıymetli misin?
senin sözün, senin hissin, senin bakışın bana ne etsin?

çok gülüyorum tüm dünyayı kendi etrafında dönüyor sanan insanlara. ah benim canım büyü biraz. benim seni dert edecek kadar ne boş zamanım ne boş kafam var.

nefret mi? onun yerinde yeller esiyor. insan en nihayetinde kendi enerjisiyle zaten ektiğini biçiyor. ben kendimi ne yıpratacağım bünyemde kötü duygular barındırarak. ben bir gülüyorum hepsi geçiyor.

zamanın birinde saf ama umutlu (insanlığa dair) biri yaşardı ona itafen.
devamını gör...

insan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatını bulduğunda değil.

franz kafka-aforizmalar.
devamını gör...

sözlükte yazılanları okumaya layık görmemekle alakalı herhalde.

kimi yazarlar görüyorum 4 günde 300-400 entri girmiş. hiç beğendiği giri de yok; 0 oylama. emeğine sağlık yememiş içmemiş okumamış yazmış demek ki. kitap için yazıyor belli, kitap okuyacak. kitabı alsınlar durmazlar burda...
devamını gör...

"sen ne dersen de iki gözüm; toplumun yoksul insana saygısı yoktur."

dostoyevski
devamını gör...

yine de, sevgili ve saygılı -tabii ki geneli kastetmiyorum- özellikle akp üyesi kadınlarımızın, lebaleb kongrelerde, kendini parçalayarak parti bayrakları sallayacağına, 'mabadının kılı bile olamayız' diyeceğine maalesef emin olabiliriz. yazık şu millete, yazık kadınlarımıza. toplumca bir yanımız, diğer yarımız, yine eksildi, yine kaybetti işte...
devamını gör...

elim doluysa ışığı açmak için ayağımı kullanabilirim.
devamını gör...

ruhum halsiz .
devamını gör...

eski insanlar, gökyüzündeki yıldızlara bakıp, masallar uyduruyorlar sanırım.
aynı şeyi 4 yaşındaki yeğenime bulutlardan hikaye uydurduğumda yapıyorum.
efsaneye göre; andromeda eski etiyopya kralı safe ve kraliçe kasyopen'nin güzeller güzeli kızıdır.
denizler tanrısı poseidon, kraliçeyi çok güzel bulur. kraliçenin kendisine yüz vermemesi üzerine, ''ulan ben koskoca denizler tanrısıyım, sen kimsin köpke'' diyerek ülkeye bir deniz canavarı gönderir.
dip not: bu deniz canavarı ''balina takım yıldızı''
kahinler, bu azgın canavarı yatıştırmanın tek yolunun ona bir kurban vermekten geçtiğini söyler. kahinler kurbanın kim olacağını da belirlemiştir. kralın kızı adromeda.
böylece andromedayı zincirleyerek canavarın önüne atarlar. işte o sırada kahraman olan, kanatlı ata binmiş parseus, deniz canavarını öldürecek ve andromedeyı kurtracaktır.
dip not: parseus, ''parseus takım yıldızı''


''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

işin efsanevi boyutu böyle...
gelelim adromeda takım yıldızına...
takım yıldızını ilk olarak abbasiler döneminde fark edilmiştir. iranlı astronam abdurrahman al-sufi, 964 yılında ''küçük bulut'' adını vermiştir.
ikinci olarak, simon marius tarafından fark edilmiştir. andromeda 2 200 000 ışık yılı uzaklıktadır.

aşağıdaki foto al sufi'nin 964 yılında defterine kaydettiği şekildir.
inanılmaz değil mi?


''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

din, sadece kitleleri uyutan bir toz değildir. hissedebilen bazı kimseler için delilik panzehiridir. büyüdükçe farkına vardıkları anlamsızlık için sığındıkları bir köşedir. ne kadar saçma da olsa, ne kadar çelişkiyle dolu da olsa herhangi bir açıklama rahatlatır; bilmemekten daha iyidir.
devamını gör...

ilk kez allahtan android kullanıyoruz dedirtmiştir.
devamını gör...

bildiğiniz üzere bir kişinin en olası psikolojik yapısını belirtmeye yarayan, (bkz: myers-briggs kişilik göstergesi) kişiyi dört psikolojik nokta altında değerlendirir. temel olarak insanları içe dönük (introvert) ve dışa dönük (extrovert) olarak değerlendiren bu gösterge insanları 16'ya ayırır işte bunlardan bir tanesi de "entp" yani tartışmacı kişiliktir.

entp nedir? diye soracak olanlar için;
e: dışa dönük
n: sezgisel
t: düşünen
p: kavrayıcı

kısaca böyle bir özet geçilebilir.

entp'ler kimlerdir ?
entp'ler genelde arkadaş gruplarında her türlü düşünceye karşı zıt bir düşünce öne süren ve siz olaylara gayet haklı ve mantık çerçevesinde yaklaşımlarda bulunurken bile "peki ya şu açıdan?" diye sohbete dahil olup normal olan sohbetinizi tartışmaya çeviren kişilerdir.

tartışmacı kişilikler yeni fikirler üzerine düşünmekten yeni fikirler ortaya koymaktan ve halihazırda ortaya atılmış fikirler üzerine kafa yormaya bayılırlar. tartışmayı asla bir kavga olarak görmezler zira tartışma bizler için dünyanın en zevkli şeyi bile olabilir şayet beni bir odaya kapasalar ömrümün sonuna kadar tartışma dolu bir hayat sürmeye büyük bir zevkle evet diyebilirim.

fakat bu tartışmacı kişiler gerçekten fazlasıyla yeni ve fazlasıyla ilginç fikirler öne sürdüğü için genellikle düşüncelerini icraata geçirmekte zorlanabilirler. sakın üzülmeyin! çünkü bizler bir fikri hayata geçiremeyince umutsuzluğa kapılıp hayata küsmeyiz bizim için her zaman yeni bir düşünce ve karşıt bir düşünce mevcuttur yani önümüzdeki maçlara bakacağız artık modunda olabiliyoruz.

entplerin en bomba özelliği! tartışmacı kişiliğe sahip insanlar her zaman tartışma esnasında kişisel fikirlerini savunmayabilirler basitçe bir örnek vermek gerekirse mesela bir entp birisiyle kırmızı ve mavi renkleri hakkında tartışıyor aslında ikisi de kırmızı rengini çok seviyor ve ikisi de mavi renginden nefret ediyor fakat entp kişiliğin getirdiği bir özellik olarak tartışmacılar birden "mavilerin de şu yönden haklılık payı var!" diyebiliyor. yani entpler kendi düşüncesine ters düşen bir şey olsa bile "son derece objektif" bir şekilde olayları ele alıp akıllarının süzgecinden geçirebiliyor.

evet şimdi ise merak edilen soruya geldik.. nedir bu entp-t ?
aslında entpler entp-t ve entp-a olmak üzere ikiye ayrılıyorlar fakat ben entp-t olup hakkında daha fazla bilgiye sahip olduğum için entp-t'yi anlatmakla yetineceğim.

ilk başta entp'nin yanında bulunan "t" ibaresinin "turbulent" yani çalkantılı, türbülanslı anlamına geldiğini söylemekle başlamak istiyorum.

biz entp-t'lerin karşı cinslerle olan ikili ilişkileri genellikle daha çalkantılı oluyor. sanki güven ve bağlanma problemleri yaşıyor gibiyiz. ayrıca belli bir yaşa kadar yaşantımızda stabil olan bir şey olmuyor hep değişken hayat şartları içinde yaşıyoruz. değişkenden kastım farklı evler farklı iş yerleri farklı arabalar farklı partnerler gibi.

her şeyden çok çabuk sıkılırız asla hiçbir şeye sıkı sıkı bağımlı kalmayız çünkü her şey ilk seferden sonra bizler için heyecanını yitirmiş olur da ondan..

genelde uzun ilişkiler yaşamayız, farklı insanlarla kısa ilişkiler yaşayıp bu çalkantılı aşk hayatımızı hep dinamik tutmaya çalışırız. kim bilir belki de bir gün aradığımız o kişiyi buluruz ve çalkantılı aşk hayatımızı değil de yürütmekte olduğumuz halihazırdaki ilişkimizi dinamik tutmaya çalışırız. evet bizler hep doğru kişiyi ararız ve ne kadar doğru kişiyi bulduğumuzu düşünsek bile aslında o kişi doğru kişi değildir.
yalnız kaldığımız vakitler duygusal anlamda da tezatlıklarla karşı karşıya kalabiliyoruz mesela dünyanın en depresif insanıyken birden dünyanın en ama en mutlu insanı olabilirsiniz. eğer böyle bir şey yaşıyorsanız evinizin en yakınındaki sağlık kurumuna gitmenize hiç ama hiç gerek yok çünkü siz sadece "t"siniz.

bizler biraz iki yüzlü olabiliyoruz, özellikle yeni tanıştığımız insanlarla aramızda geçen ilk sohbetlerde biraz maskeli bir tavır takınıp gerçek "ben"i saklayabiliyoruz. bu özelliğimiz ise insanları test etmeyi seviyor oluşumuzdan geliyor. genelde insanları çaktırmadan somut ve soyut her türlü konuda test ediyoruz ve çoğu ilişkimizin başlamadan bitmesinin sebebi ise karşı tarafın bu testten geçememiş oluşu..

eğer entp-t birisiyle uzun süreli bir ilişki yaşıyorsanız çok şanslısınız.. partneriniz doğru insanı yani sizi bulmuş! sizlere çok ama çok büyük bir sevgi besliyor ve sizlere karşı sonsuz bir güvene sahip. lütfen onların güvenlerini boşa çıkarmayın..
devamını gör...

rastladığımda yazılanı ciddiye alasım varsa da alamadığım eylem.
devamını gör...

#856622 no'lu tanımda görülebileceği üzere çalıntı tanım yaptığı açık bir biçimde ispatlanmıştır. bu olayın teşhir edilmesinden dolayı kafa sözlüğün bilgi içerikli tanım beğenme kriterleri ile alakalı şu paylaşımı yapmam yerinde olacaktır:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kendileri şu ana kadar kafa sözlüğün en popüler ve en çok beğenilen yazarlarından birisiydi. ayrıca bazı yazarlarımız da kendisinin bilgi içerikli tanımlarını övmekteydi. kendisine; kendisini öven, yağlayan ve onun fedailiğini yapan yazarlara şunu hatırlatma ihtiyacı hissediyorum. eğer bu eylemi bir akademik metinde yapsaydı kanuni olarak bir suç işlemiş olacaktı.

bu olay ile birlikte kendisi, kafa sözlüğün düşen kalitesinin bir yansıması olmuştur. kafa sözlükte oluşan bu köhnemiş düzen neticesinde doğru alıntılama içeren bilgi tanımları girmek için emek gösteren yazarların, kaliteli içerik üretmeye çalışan enteller veya trollerin yeterli değeri görmesi* ve sesini duyurması gittikçe güçleşiyor. bu düzen ivedilikle değiştirilmelidir ve değişim için hepimizin elini taşın altına koyması gerekir. şunu da tekrar hatırlatmak gerekir. bu yazarımızı pohpohlayanlar da en az bu yazarımız kadar suçludur.

kişisel algılanacak herhangi bir şey yok. ben de çalıntı tanım yapsam eninde sonunda benim nickaltıma da böyle bir tanım yapılacaktı. zaten işin doğrusu ve olması gereken budur.

son söz olarak, intihal ile ilgili karikatürler vardır mutlaka değil mi?
devamını gör...

"sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim