cassano can't miss...
cassano...
goal for cassano!
hat trick.
devamını gör...

doğduğum ev bahçeli bir evdi. (doğduğun ev kaderindir hahah.) ve bahçemizde bizimle yaşayan bir adet karabaş vardı. sonra o evi müteahhite verdik ve bir kaç sene binada oturduk ama yinede dükkanımızda yaşayan köpecikler vardı.

sonra yine başka bir şehre taşındık ve köpek, kedi, keçi, koyun, inek, ördek, tavuk, güvercin vsvs şeklinde bir çok hayvancıkla haşır neşir oldum. özellikle köpeklerle iyi bir arkadaşlığım vardı. son 6 sene yine binada yaşamaya başladım ve çalıştığım için köpek çok daha zor olacağı için bir kedicikle aynı evi paylaşmaya başladım. sonra aldı yürüdü. 1, 2, 3.. bir ara 8 tane vardı. ama şu şekilde, hasta minnağı alıp tedavi edip sonra sahiplendiriyordum. böyle devam etti gitti.

benim için kedi, köpek ayrımı yok. her türlü hayvanı seviyorum. hatta ilginçtir ineklerle değişik bir yakınlığımız olmuştu ailecek. inekler çoban abinin elinden kaçıp babamın yanına dükkanına gelip orada duruyorlardı. babamda saat eğer geçse bırak kalsın 1, 2 saatte burda dursun diyordu. okuldan bir geliyordum inek babamın yanında beni görüp 'mööö' diyordu. möö diyecek tabi diyeceksiniz yok yani direk bana hitap ediyordu inek kardeş. yanıma koşa koşa gelip koca hayvan kedi gibi hareketler yapıyordu.

horozumuz eve giriyor yanımızda oturmak istiyordu. diğer tüm hayvanlar buna benzer tavırlar sergiliyordu kedilere, köpeklere hiç girmiyorum bile. aile olarak hepimiz pek seviyoruz hayvanları bizim için pek kıymetliler. babamın özellikle hayvan sevgisi çok fazlaydı ve bana bizzat geçmiş.

bu arada geçtiğimiz senelerde bir arkadaşıma gitmiştim adana'ya. inekleri vardı. ben sevinçle koştum ahırlarına anam inek seveceğim diye tabi benim hatırımda bizim inekler kalmış. arkadaşım diyorki 'dur gitme ne yapacaksın kokacaksın pis pis.' girdim ahıra inekler bir huzursuz oldu bakıyorlar ters ters. 'mööö (git lan burdan)' diyorlar falan. sahipleri geldi yanıma onada aynı tepki boynuz falan sallıyorlar. 'kız bunlar niye böyle?' dedim. 'inek işte ne bekliyorsun?' dedi. köpekleri falan var kapıda bir deri bir kemikten hallice huzursuz, korkak halli hayvanlar hep. bir iki gün sonra azda olsa alıştılar tabi bana. 'möö (geldi yine değişik. az gel gel kaşı bari sırtımı.)' modundalardı. köpek desen korka korka gelip kafasını okşatıyordu. ama gözlerinde bir korku hakim yinede.

o zaman anladım bu canlara ne veriyorsan onu alıyorsun. kedi, köpek olması ya da inek olması fark etmiyor. senin tavrın ve enerjine göre şekilleniyorlar. canlarım ya hepsine bayılıyorum. en büyük arzum ileride aynı çocukluğumdaki gibi ufak bir çiftlikte yaşamak. hepsiyle teker teker ilgilenmek. ay hadi inş ya. amin deyin çabuk çabuk.
devamını gör...

yaşım 20. halen üniversite eğitimime devam etmekteyim. okula gidebildiğim süreçte part-time olan zaman zaman full time da dahil olmak üzere birçok farklı işte çalıştım. şimdi bu başlığı açan arkadaşın anlamadığı şey şu öğrencilik yıllarında bu işler problem değildir günü kurtarmak adına çalışırsınız ama mezun olduktan sonra neden anketörlük yapmaya devam edeyim? yıllarca bir alana bağlı eğitim aldıktan sonra neden yani neden?

hadi bunları geçtim şuan memleketimdeyim. iş yok arkadaş burada iş. fabrikada çalışamam malum askerliğe daha çok var. ee diğer işler desen her yer kapalı zaten küçük bir ilçe, yasak olmasa da iş yok. köyde zeytinlik ile damda bulunan birkaç koyun ile oyalanıyorum işte ne yapabilirim başka? çiftçilikte benim öğrenim gördüğüm alanın dışında bir meslek lakin babam topraktan ve hayvandan anlar. çocukluğundan beri çobanlık yapıp zeytin ağaçlarıyla uğraşmış adam. yaşamak için. ondan öğrendiklerim ile beraber çiftlik kurmayı hayal etmeyi denedim ama olmuyor edemiyorum. bunun sebebini uzun uzadıya yazmaya hacet yok. sadece şunu bilin devletten destek istemiyorum vergiler ile köstek olmasın yeterli.

uzaktan bakıp gençler hakkında atıp tutmak kadar kolay bir şey yok. konuşun bol bol konuşun. orhan veli'nin dediği gibi "hava bedava su bedava" konuşmakta bedava bundan sonra. *

başlık için tanımı şöyle bırakayım.
(bkz: bir yeni nesil söylencesi; boş yapmak)
devamını gör...

açabilen kadınlardan olduğumdan mütevellit kendimi sık sık zeyna gibi hissetmeme sebep olan eylem.
devamını gör...

yaşamaktan yorulanları sev. sözünün sahibidir.
devamını gör...

kanımca oyunculuk performanslarının tavan yaptığı bir filmdir. evet konu çok güzel, konunun işlenişi olabildiğince akıcı ama filmi tepe noktaya taşıyan şey; ustaların o muazzam oyunculuk performansı. robert de niro'yu pek çok filmde izledim lakin bu filmde bana verdiği hissiyat çok başka. adam girdiği her rolün hakkını veriyor falan, tamam bu klişelere alıştık ama buradaki oyunculuğu başka bir boyut. canlandırdığı karakter özelinde bakarsanız mimikleri kullanış tarzı, şaşkınlıkları, sinir krizleri ve karaktere dair tüm iniş çıkışları kusursuz bir şekilde ortaya koyuyor. tabi millet alışmış robert abinin yardırdığı filmlere bu yüzden de buradaki oyunculuğunu pek beğenmiyorlar. kiminle konuşsanız bir burun bükme hali mevcut. yahu arkadaş adam zaten yapılması gereken ne varsa yapmış. size tüm hissi veriyor. kaldı ki, işin odak noktası sayer karakterini canlandıran robin williams. o performansın yanında bu adamın oyunu gölgede kalmıyorsa, filmin akıcılığına ayak uydurup, bazı sahnelerde sizin kalbinize mıh gibi çakan o mimikleriyle hissi veriyorsa, daha neyin tatavasını yapıyorsunuz anlamıyorum cidden. *

kaldı ki, rahmetli robin abimiz içinde aynı teraneler döndürülüyor bu gömücü tayfa tarafından. ustaların oynadıkları karakterlerin özelliklerini hiç gözetmeden oyunculuk analizi yapılmaya kalkılıyor. ve daha da komiği başka karakterlerdeki başarılı oyunlarıyla kıyas yapmaya falan kalkıp, baltayı taşa vuruyorlar. hepiniz uyuyorsunuz ama bu adamlar uyanık arkadaş. filmi kaç kere izlemişimdir. hani şu oyunculuk bazında yapılan eleştirilere dair bende bir şeyler yakalayayım diye resmen kılı kırk yarmışımdır ama sonuç her seferinde, ''hadi oradan!'' şeklinde olmuştur. bu karakterleri zaten başka türlü oynayamazsınız. oynarsanız o gerçekçi algıyı yaratamazsınız. elbette bunlar benim düşüncelerim. lakin nasıl bir aksiyon beklendiğini bu dünyadan göçüp gideceğiz halen anlayamadım. şu filmdeki oyunculuklara saygı duymayı bilmiyorsanız, oturun recep ivedik izleyin ve alkışlayın demek geliyor vallahi içimden. neyse içimizi dökmüş olduk bu vesile ile.*

güzel filmdir. bu filmi ve oyunculukları gömenlere kulak vermeyin derim. panny marshall abi sana da helal olsun! mümkün mertebe ustaların tam gaz gitmesine izin vermişsin. saygılar abicim.
devamını gör...

yav kardeşim iyiki karl marx "din afyondur" demiş, döndürüp duruyorsunuz. duyanda sanacak çok dindar bir halkımız var. madem birileri din yüzünden isyan etmiyor diyorsunuz, dindar olmayanlar niye isyan etmiyor. korkaklığınızın suçunu dine atıp kendinizi rahatlatmayın.
devamını gör...

-sana tanrı hakkında içeriden bir bilgi vereyim.

tanrı izlemeyi sever! şakacının tekidir! bi düşün, sana güdüyü veriyor, sana bu sıradışı hediyeyi veriyor ve sonra ne yapıyor biliyor musun? sırf kozmik bir komiklik olsun diye bunu kullanmaman için kurallar koyuyor.
devamını gör...

iki gün yapışık yaşayabilir miyiz?
devamını gör...

sevgili dilek bacım,
yol yaptılar, araçlarımıza yakıt alamıyoruz.
köprü yaptılar, geçsek 15 € geçmesek 50€ ödüyoruz.
hızlı tren yaptılar, iki hat arasından başka faydalanan yok.
toki konut üretiyor ama ev aradığında bulamıyorsun.
orman varlığı artıyor, orman yangınına müdahale edecek uçağın olmayınca yanıyor, kül oluyor.
ihracatın artıyor ama saman ithal ediyorsun.
34 stadyum inşa ediyorsun, gitmek için yarım gün harcıyorsun, senede 20 kere kullanılmakta başka işe yaramıyor. eskilerinin yerlerini birileri ranta çeviriyor.
hastane yatak sayısı artıyor mhrs 5 dakika arayla randevu veriyor.
şehir hastanesi yapıyor, ulaşamıyorum. ulaştın diyelim mr için 3 ay sonraya gün veriyor.
milyonlarca kişiyi sosyal yardıma muhtaç etmişsin çünkü istihdam yaratmıyorsun. elden gelen öğünle geçinen insanlara yardım ettiğin için böbürleniyorsun. kömürün tonu 2800 tl olmuş da.
200 küsur üniversite var, 3 milyon öğrenci var karşılığında yurtların yatak sayısı 800 bin olduğundan yurtlarda yer yok.
aya 4 şeritli yol yaptık desek inanıyorlar demeyeceksin o zaman. yapay zeka yenir mi, iha siha benim mutfakta işe yarar mı bilmiyorum şimdilik.
karadeniz'e gaz buluyorsun akabinde lpg'ye 71 kr zam yapıyorsun.
ben ne anladım bu işten? sonra çıkar telefonunu göster diyerek temize çıkıyorsun.
yemezler dilek abla, yemezler.
yapılan kadar yapılmayan da yazsaydın inanacaktım ama sadece sana hayırlı terfiler diliyorum.
selam ve dua ile.
devamını gör...

baytar
vasiyet
merhametine dön
avutsun bahaneler
366. gün
adamın her şarkısı kutsal kitap gibi.
devamını gör...

müzeyyen senar şarkılarıdır.
devamını gör...

politikaya, spora ya da insanların kendini kaybettikleri diğer şeylere önem vermeyen canlılar.
devamını gör...

özgürlük veya üzerine iki kelam edilebilecek konu değildir. dikkat çekecem diye malzeme yapılan iğrenç bir eylemdir. ben mecbur muyum burada devamlı midemi bulandıran paylaşımlar görmeye? veya herkesin aklı selim mi? bu başlıklar kimlerde ne kafalar oluşturuyor ihtimaller silsilesi! benim yazdığım tanımda hak gibi eleştiri olduğunda forumsal diye silen, veya t*ş**k yazdığımda ikinci a ya yıldız koymadım diye % 51 sansür yok sildim diyen moderasyon bu burda böylece kalsın he mi? sizin ben alüminyumunuza koyayım! bunu da hakaret küfür diye silin hadi ama alüminyum sadece bir element, yerseniz!

haa bu tanım da silinirse eleştiriye katlanamadığınızın kanıtı olarak farklı şekle sokup başucu eseri yapacağım!
devamını gör...

türkiye'nin tina turner'ıdır.

annem 64 doğumlu, der ki, "törnır gibiydi, dansları, sahnesi, hayran olurdu herkes, çok güzel kadındı."

hakikaten de, çok güzel kadınmış vaktinde, halen güzeldir, sahne şovu da o dönemler için fevk seviyede, şansı ya da bağlantısı yoktu sanırım. hani ajda filan , yanında figüran kalır. zaten hiç sevmem onu, allah'ın plastiği...

devamını gör...

doğum gününü siz değerli insanlarla paylaşmak neden kötü ola ki ?
bugünde bana ait güzel bir anı var demek istiyordur sonuçta.
bir beklenti için değil de mutluluğunu paylaşıyordur.
paylaşınca güzel olan değil mıydı mutluluk ?
devamını gör...

ilişki kuracak bir babaya sahip olanların gelip de yazdığı başlıktır.
devamını gör...

bende de 5 as var.
devamını gör...

kadınım ben kadın!
devamını gör...

profilinden gözlerini dikmiş pür dikkat bakıyor takipte olduklarına tetikte bekliyor eli hep beğeni butonunda.keşfetmeyenler için ne üzücü bir durum çünkü 01 den daha fazlası o.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim