melih bulu'nun görevden alınmasına inanmaması
bir tane, bakın bir tane basın yayın sektöründe çalışan kişinin de çıkıp melih bey böyle bir şey yazmışsınız yoksa sizin de mi haberiniz yoktu diye kendisine sormaya cesaret edemeyeceğini bildiğinden, çünkü koca ülkede bir tane gerçek gazeteci ya da muhabir kalmadığından çok haber niteliği taşımamaktadır.
devamını gör...
breaking bad
bir ara izlemek istediğim ama nedense ilk bölümleri sıkıcı geldiği için devam etmediğim dizidir.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
şöyle üç beş bişey karalayalım bakalım. umarım dikkate alınır.
- son günlerde instagram usulü beğenme özelliği çalışmıyor. (ekrana vur vur helak oldum yeminle)
- eksi oy yok. bununla ilgili bir düşünceniz var mı? (olsa keşke)(06.03.2022 hala yok)
- mesajlaşma arayüzü çok kasıyor. özellikle de tüm mesajları göster diyince sorun yaşıyorum. (bekle babam bekle)
-mesajlaşma menüsünde arama yapamıyorum. (arayan belasını bulsun yani) (06.03.2022 hala yok)
-bide bazı sohbetleri sabitleyebilsek keşke.(başa tuttursak falan) (06.03.2022 hala yok)
- mesaj silme olayı sohbetin içinden mümkün. whatsapp gibi sohbeti sağa yada sola kaydırarak silme, birden fazla silme gibi özellikleri olsa çok güzel olurdu. (sosyal bir platform için olmazsa olmaz oldu bunlar) (06.03.2022 hala yok)
-sözlük içinde veya başlık içinde yazar arama yok galiba. yani arama bölümüne @son samuray yazıp arayamıyoruz. (gönlümüzün efendisini arayabilelim)
- profil sayfasını yetersiz buluyorum.* (06.03.2022 hala yetersiz)
a-özellikle vitrin (bizi tanımak isteyenlerin okuması için 10 kadar tanım koyabileceğimiz mucize kutumuz) olsa iyi olur.
b-yazarın bilgileri, beğenileri, favorileri karma karışık. biraz derli toplu olsa keşke. (06.03.2022 hala dağınık)
c-yazarın son bir gün, bir hafta, bir ay ve toplam tanımını yan yana görsek keşke. (06.03.2022 hala yok)
d- yazarın girdiği istatistikleri görsek güzel olur.
- gammaz staff yok. gizli bir müessese olan ispikçilik harika bir işleyiş sağlar. ispiklenen entry mod tarafından silinince kimse itiraz etmez. böylece mod/yazar kavgası yarı yarıya azalır. üstelik hiç bir yazar veya mod yıpranmamış olur. itibar suikastleri sona erer.
- sözlüğün genel istatistikleri de az geldi gözüme. şöyle bir el atılsa. şenlense oralar.
- bide yönetimde şeffaflık isteyenleri görüyorum ben çokça. artık şu modlogu yazarlara açsanız ne muhteşem olur. (06.03.2022 hala yok)
arkası gelebilir ama bunu insan okuyacak.
(06.03.2022 arkası gelmedi)
(01.02.2023 arkası gelirse şaşırmayın)*
- son günlerde instagram usulü beğenme özelliği çalışmıyor. (ekrana vur vur helak oldum yeminle)
- eksi oy yok. bununla ilgili bir düşünceniz var mı? (olsa keşke)(06.03.2022 hala yok)
- mesajlaşma arayüzü çok kasıyor. özellikle de tüm mesajları göster diyince sorun yaşıyorum. (bekle babam bekle)
-mesajlaşma menüsünde arama yapamıyorum. (arayan belasını bulsun yani) (06.03.2022 hala yok)
-bide bazı sohbetleri sabitleyebilsek keşke.(başa tuttursak falan) (06.03.2022 hala yok)
- mesaj silme olayı sohbetin içinden mümkün. whatsapp gibi sohbeti sağa yada sola kaydırarak silme, birden fazla silme gibi özellikleri olsa çok güzel olurdu. (sosyal bir platform için olmazsa olmaz oldu bunlar) (06.03.2022 hala yok)
-sözlük içinde veya başlık içinde yazar arama yok galiba. yani arama bölümüne @son samuray yazıp arayamıyoruz. (gönlümüzün efendisini arayabilelim)
- profil sayfasını yetersiz buluyorum.* (06.03.2022 hala yetersiz)
a-özellikle vitrin (bizi tanımak isteyenlerin okuması için 10 kadar tanım koyabileceğimiz mucize kutumuz) olsa iyi olur.
b-yazarın bilgileri, beğenileri, favorileri karma karışık. biraz derli toplu olsa keşke. (06.03.2022 hala dağınık)
c-yazarın son bir gün, bir hafta, bir ay ve toplam tanımını yan yana görsek keşke. (06.03.2022 hala yok)
d- yazarın girdiği istatistikleri görsek güzel olur.
- gammaz staff yok. gizli bir müessese olan ispikçilik harika bir işleyiş sağlar. ispiklenen entry mod tarafından silinince kimse itiraz etmez. böylece mod/yazar kavgası yarı yarıya azalır. üstelik hiç bir yazar veya mod yıpranmamış olur. itibar suikastleri sona erer.
- sözlüğün genel istatistikleri de az geldi gözüme. şöyle bir el atılsa. şenlense oralar.
- bide yönetimde şeffaflık isteyenleri görüyorum ben çokça. artık şu modlogu yazarlara açsanız ne muhteşem olur. (06.03.2022 hala yok)
arkası gelebilir ama bunu insan okuyacak.
(06.03.2022 arkası gelmedi)
(01.02.2023 arkası gelirse şaşırmayın)*
devamını gör...
oldeuboi
geçenlerde oldboy'u tekrar izlemek istiyorum ama cesaretim yok demiştim. #823198
2002 yapımı oldboy'u izlemeye hala cesaretim yok. @gannicus'la yaptığım bir sohbette amerikalısı da çıktı psilo demesi üzerine amerikan versiyonunu izleyem bari dedim.
aslında bir japon mangası olan filmi ilk olarak koreliler çekti. hayır daha doğrusu park chan-wook çekti, kendisi korelidir. intikam filmleri konusunda uzakdoğu bir efsanedir ve amerikalıların bunu kendilerine nasıl uyarladığını merak ettim.
iki aynı odayı düşünün, oda suit olsun... tepeden tırnağa aynı olan suit'lerden birine kırmızı gece lambası konulursa ne olur. pavyon olur.
hah amerikan yapımı aynen böyleydi.

bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen.
2002'de ki versiyonunda tutan, tutunamayan, bırakılan elleri görürürüz. woo-jin kızkardeşi ve aynı zamanda sevgilisi olan soo-ah'ın elini köprüdeyken bırakır mesela. oysaki yukarı çekse kurtarabilecektir. kendisi bunu ''kız kardeşinin isteğine saygı duyma'' olarak nitelese de aslında kız kardeşinin hamile olma ihtimaline karşı ''büyük bir yük''ten kurtulma gerçeğini göz ardı edecektir. yaşadığı suçluluk duygusuyla, oh de su'yu sorumlu tutması onu hayata bağlayacaktır. alacağı intikam ise bizleri dehşete düşürecektir.
yine aynı şekilde ohh de su çatıda kravatından elleriyle tuttuğu adamı dinleseydi belki de adam ölmeyecekti?.
aslında her şey bizim elimizde değil midir?
amerikan versiyonunda bunlardan hiç biri verilmemiş yau... çıldırdım yemin ederim.
kore verisyonun daki en önemli sahnelerden biri oh de su'nun kendi dilini kesme sahnesiydi.
bu bir tesadüf değildi ki. laios ve iokaste'nın oğlu olan thebes'in mitolojik kralı oedipus babasını öldürüp, annesiyle evlenmiştir. üstelik bilmeden...oedipus kendi gözünü kendi oyar.
filmin sahnelerdeki müzükleri sanki o sahneler için yazılmıştır. büyüleyicidir.
özellikle hapsedildiği yere gittiğindeki koridordaki karanlık kavga sahnesi, filmin kendisidir hocam. o sahne aydınlık olamaz!! olmamalıdır!! gözünüzü seveyim aksiyon filmi istesek john wick izleriz.
film sonu her izleyicinin kafasında soru işareti bırakmalıdır. 15 senelik çile sonunda bu çektiklerimden sonra mutlu olmalıyım diye mektup yazdığı hipnozcu aşüfte,
onu gerçekten hipnoz edip yaşadıklarını unutmasını sağlamış mıdır?
yoksa hipnoz olmuş deli numarası mı yapmaktadır?
peki olanları unuttuysa bundan sonra kızıyla sevgili olarak mı kalmıştır?
yoksa babası olarak mı yaşamıştır?
velhasıl kelam amerikan versiyonunu yazmaya niyetlendiğimiz bu yazı gene döndü dolaştı 2002 yapımına geldi..
benim halaa ikinci bir defa seyretmeye cesaretim yok... şu yazıları yazarken bile şiştim...
2002 yapımının müzükleri harika bu arada.
2002 yapımı oldboy'u izlemeye hala cesaretim yok. @gannicus'la yaptığım bir sohbette amerikalısı da çıktı psilo demesi üzerine amerikan versiyonunu izleyem bari dedim.
aslında bir japon mangası olan filmi ilk olarak koreliler çekti. hayır daha doğrusu park chan-wook çekti, kendisi korelidir. intikam filmleri konusunda uzakdoğu bir efsanedir ve amerikalıların bunu kendilerine nasıl uyarladığını merak ettim.
iki aynı odayı düşünün, oda suit olsun... tepeden tırnağa aynı olan suit'lerden birine kırmızı gece lambası konulursa ne olur. pavyon olur.
hah amerikan yapımı aynen böyleydi.

bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen.
2002'de ki versiyonunda tutan, tutunamayan, bırakılan elleri görürürüz. woo-jin kızkardeşi ve aynı zamanda sevgilisi olan soo-ah'ın elini köprüdeyken bırakır mesela. oysaki yukarı çekse kurtarabilecektir. kendisi bunu ''kız kardeşinin isteğine saygı duyma'' olarak nitelese de aslında kız kardeşinin hamile olma ihtimaline karşı ''büyük bir yük''ten kurtulma gerçeğini göz ardı edecektir. yaşadığı suçluluk duygusuyla, oh de su'yu sorumlu tutması onu hayata bağlayacaktır. alacağı intikam ise bizleri dehşete düşürecektir.
yine aynı şekilde ohh de su çatıda kravatından elleriyle tuttuğu adamı dinleseydi belki de adam ölmeyecekti?.
aslında her şey bizim elimizde değil midir?
amerikan versiyonunda bunlardan hiç biri verilmemiş yau... çıldırdım yemin ederim.
kore verisyonun daki en önemli sahnelerden biri oh de su'nun kendi dilini kesme sahnesiydi.
bu bir tesadüf değildi ki. laios ve iokaste'nın oğlu olan thebes'in mitolojik kralı oedipus babasını öldürüp, annesiyle evlenmiştir. üstelik bilmeden...oedipus kendi gözünü kendi oyar.
filmin sahnelerdeki müzükleri sanki o sahneler için yazılmıştır. büyüleyicidir.
özellikle hapsedildiği yere gittiğindeki koridordaki karanlık kavga sahnesi, filmin kendisidir hocam. o sahne aydınlık olamaz!! olmamalıdır!! gözünüzü seveyim aksiyon filmi istesek john wick izleriz.
film sonu her izleyicinin kafasında soru işareti bırakmalıdır. 15 senelik çile sonunda bu çektiklerimden sonra mutlu olmalıyım diye mektup yazdığı hipnozcu aşüfte,
onu gerçekten hipnoz edip yaşadıklarını unutmasını sağlamış mıdır?
yoksa hipnoz olmuş deli numarası mı yapmaktadır?
peki olanları unuttuysa bundan sonra kızıyla sevgili olarak mı kalmıştır?
yoksa babası olarak mı yaşamıştır?
velhasıl kelam amerikan versiyonunu yazmaya niyetlendiğimiz bu yazı gene döndü dolaştı 2002 yapımına geldi..
benim halaa ikinci bir defa seyretmeye cesaretim yok... şu yazıları yazarken bile şiştim...
2002 yapımının müzükleri harika bu arada.
devamını gör...
efsane dizi replikleri
her nefes aldığında, her kalbin attığında, benim yaşadığım acıyı sende yaşa, ortak.
devamını gör...
charles baudelaire
19. yüzyılda yaşamış sembolist fransız şair. melankolinin ete kemiğe ve şiire bürünmüş halidir. rimbaud, verlaine gibi şairleri epey etkilemiştir. kötülük çiçekleri, paris sıkıntısı ve yapay cennetler en bilinen eserleridir. en büyük öğretisi : sarhoş olun! tabii neyle isterseniz. yeter ki sarhoş olun.
yalnızlığı ve umutsuzluğu öylesine derindir ki yıllardır aklımdan çıkmayan şu sözleri söylemiştir,
" ve ben her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir."
yalnızlığı ve umutsuzluğu öylesine derindir ki yıllardır aklımdan çıkmayan şu sözleri söylemiştir,
" ve ben her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir."
devamını gör...
10 tanımı olan kadın yazarın sözlüğe emek veren yazardan fazla takipçisi olması
eyyy kadıköy beyfendisi o 10 tanım giren kadın yazar emek vermiyor mu?
kadın yazar olmak bizim suçumuz mu.
ben kadınım beni takip edin kadın dostlarım. erkek dostlarım.
not: katıldığım başlıktır.
kadın yazar olmak bizim suçumuz mu.
ben kadınım beni takip edin kadın dostlarım. erkek dostlarım.
not: katıldığım başlıktır.
devamını gör...
normal sözlük oyuncu platformu
an itibariyle kurulmuş olan discord grubumuzdur.
grubumuza katılımınız halinde, saygı çerçevesinde sohbet&muhabbet edebilecek; kaliteli oyun arkadaşlığı yapabilecek; kaynaşabileceksiniz.
we want you for the gamer army

bağlantı buradan
edit: link güncellendi
grubumuza katılımınız halinde, saygı çerçevesinde sohbet&muhabbet edebilecek; kaliteli oyun arkadaşlığı yapabilecek; kaynaşabileceksiniz.
we want you for the gamer army

bağlantı buradan
edit: link güncellendi
devamını gör...
dert olur
düşündürdü yine beni gözlerin ile de bilinen haluk levent şarkısıdır.
düşündürdü yine beni gözlerin
her bakışın içimde ateş olur
beni benden alır senin sözlerin,
biri biter ötekisi dert olur.
geçmişte kaldı artık mutlu günler
deli gönlüm sana hala vurgundur
yeter artık yeter gönül feryat et
bir bakarsın düşlerin gerçek olur
yeter artık yeter gönül feryat et
düşünüp susmak içine dert olur
yeter artık yeter gönül feryat et
bir bakarsın düşlerin gerçek olur
düşündürdü yine beni gözlerin
her bakışın içimde ateş olur
beni benden alır senin sözlerin,
biri biter ötekisi dert olur.
geçmişte kaldı artık mutlu günler
deli gönlüm sana hala vurgundur
yeter artık yeter gönül feryat et
bir bakarsın düşlerin gerçek olur
yeter artık yeter gönül feryat et
düşünüp susmak içine dert olur
yeter artık yeter gönül feryat et
bir bakarsın düşlerin gerçek olur
devamını gör...
bir dosta alınabilecek hediyeler
çok sevdiğim dostuma şal almıştım. kaybetti. sonra kolye aldım bir kere bile takmadı, en son kitap almıştım onu da eski sevgilisine verdiğini öğrendiğim günden beri hediye almıyorum. çünkü artık hayatımda değil.
devamını gör...
kadınların biraz şey olması
kadınların şöyle olması, kadınların böyle olması diye tek tek başlık açmak yerine hepsini bu başlık altında toplayalım da kurtulalım diye açtığım başlıktır.
devamını gör...
sanalika
2009'da yılbaşı akşamını geçirdiğim oyun.* konser vardı hatta, havai fişekler patlamıştı. yeni yıla bilgisayar başında girmem dışında güzel bir akşamdı.*
devamını gör...
tek cümlelik korku hikayesi
sene 2023: rte balkon konuşması yapıyor.
devamını gör...
yazarların sevdikleri tablolar
gustav klimt “der kuss”
“öpücük” adlı eser, klimt tarafından yapımına 1908 yılında başlanmış ve bir yıl sonra tamamlanmıştır.
180’e 180 ölçülerinde yağlı boyadır ve viyana galerie belvedere müzesinde sergilenmektedir.
ben bu tabloyu gördüğümde “oha lan çok güzel” demiştim. sanattan anlarım biraz.
“öpücük” adlı eser, klimt tarafından yapımına 1908 yılında başlanmış ve bir yıl sonra tamamlanmıştır.
180’e 180 ölçülerinde yağlı boyadır ve viyana galerie belvedere müzesinde sergilenmektedir.
ben bu tabloyu gördüğümde “oha lan çok güzel” demiştim. sanattan anlarım biraz.
devamını gör...
gay çiftli dizi önerileri
modern family.
devamını gör...
bilim kurulu üyesinden mutasyona uğrayan virüs hakkında açıklamalar
hep beraber bir beyin jimnastiği yapalım.
herkesin yıllardır kullandığı grip aşısını düşünelim.
bunun, sürekli değişen formları üretilmekte ve herkeste aynı sonucu vermemekte.
yüzlerce farklı formda grip virüsü var.
eğer kullandığınız aşı, karşılaştığınız virusle uyumluysa, etkili oluyor, fayda sağlıyor, aksi halde siz tekrar grip olmaktan kurtulamıyorsunuz.
duyarız çevremizde, 'aşı oldum ama yine de grip oldum.'
ışte bu virüsün çeşitliliğiyle alakalı bir sonuç.
covid-19'la ilgili hızlandırılmış biçimde yapılan aşı çalışmaları da, mevcut virüsün formu baz alınarak yapılan çalışmalar.
haa, belki bunun birbirine yakın birkaç formunda da etkin sonuç alınabilecek.
peki ya virüs çok farklı bir forma dönüştüyse ? o zaman üretilen aşı nasıl etkili olacak ?
ıs adeta falcılığa dönüşmüş durumda. bilim adamları bile ikiye bölünmüş, kimisi işe yarar derken, bir grup da bizim yazdığımız sebeplere bağlı olarak etkili olamayabileceğini söylüyor.
ınsanoğlu, adeta şansa bağlı bir yaşam mücadelesinin içinde, oradan oraya savrulmaya devam ediyor .
herkesin yıllardır kullandığı grip aşısını düşünelim.
bunun, sürekli değişen formları üretilmekte ve herkeste aynı sonucu vermemekte.
yüzlerce farklı formda grip virüsü var.
eğer kullandığınız aşı, karşılaştığınız virusle uyumluysa, etkili oluyor, fayda sağlıyor, aksi halde siz tekrar grip olmaktan kurtulamıyorsunuz.
duyarız çevremizde, 'aşı oldum ama yine de grip oldum.'
ışte bu virüsün çeşitliliğiyle alakalı bir sonuç.
covid-19'la ilgili hızlandırılmış biçimde yapılan aşı çalışmaları da, mevcut virüsün formu baz alınarak yapılan çalışmalar.
haa, belki bunun birbirine yakın birkaç formunda da etkin sonuç alınabilecek.
peki ya virüs çok farklı bir forma dönüştüyse ? o zaman üretilen aşı nasıl etkili olacak ?
ıs adeta falcılığa dönüşmüş durumda. bilim adamları bile ikiye bölünmüş, kimisi işe yarar derken, bir grup da bizim yazdığımız sebeplere bağlı olarak etkili olamayabileceğini söylüyor.
ınsanoğlu, adeta şansa bağlı bir yaşam mücadelesinin içinde, oradan oraya savrulmaya devam ediyor .
devamını gör...
müslüman kadınların öz saygısı var mıdır sorunsalı
katmerli ayrıştırma nasıl yapılır. buyrun görelim:
(bkz: müslüman kadınların özsaygısı var mıdır sorunsalı)
(bkz: müslüman kadınların özsaygısı var mıdır sorunsalı)
devamını gör...


