sulu olmayan, yağdıkça biriken kar anlamına gelmektedir.
devamını gör...

zx80 ukdesidir.

1962 doğumlu abd'li yazar.
korku, gizem, polisiye gibi çeşitli türlerde romanlar yazmıştır. en sevdiğim serisi (bkz: myron bolitar) serisidir.

myron bolitar, coben’in çok fazla romanında kullandığı bir ana karakterdir. eski bir basketbol yıldızıdır. daha sonra serinin başka bir kitabında karşımıza çıkacak bir sebepten ötürü sakatlanıp kariyerini yarıda bırakmış, hukuk okumuş, spor menajerliği yapmak üzere bir şirket kurmuş ve önemli sporculara, ünlülere menajerlik yapmaya başlamıştır.

genelde serilerde de bu menajerliği esnasında menajerliğini yaptığı kişilerin başına gelen olaylar, yahut geçmişlerinden gelen bir takım mevzular üzerine olayların gelişmesini okuruz. ayrıca bu olayların çözümünde bolitar’a en yakın arkadaşı, kankası, çok varlıklı ve asil bir aileden gelen (bkz: windsor horne lockwood ııı) kısaca (bkz: win)’in çok kıymetli katkıları olduğunu ve zaman zaman bolitar'ın hayatını kurtardığını da belirtmeden geçemem. yan karakter olmasına rağmen kitaplarında en sevdiğim karakterdir.

genelde kurgusuna polis dahil etmediğinden, polisiye demek çok doğru olmaz ama kitaplarında muhteşem derecede zekice bir kurgusu vardır. her kitabında defalarca ters köşe olursunuz. son 50 sayfayı okurken heyecanlanır, bir polisiye sever olarak dünya dursa kitabı elinizden bırakamazsınız.

meraklısı için ilgili myron bolitar serisi sırasıyla aşağıdaki gibidir. yazılan sıra ile okumanızı şiddetle tavsiye ederim:

(bkz: oyun bozan)
(bkz: büyük vuruş)
(bkz: zor oyun)
(bkz: geri dönüş)
(bkz: yanlış bir adım)
(bkz: son detay)
(bkz: zaman tükeniyor)
(bkz: bana söz ver)
(bkz: kayıp)
(bkz: yüksek gerilim)
(bkz: home) ilgili kitabın türkçe çevirisini bulamadığımdan henüz okumadım.

mickey bolitar serisi (kim olduğunu söylersem okuyacaklara spoiler olur, o yüzden söylemeyeceğim ama yukarıdaki kitaplarla bağlantılı bir seridir.)

(bkz: sığınak)
(bkz: saniyeler kala)
(bkz: found) ilgili kitabın çevirisini bulamadığımdan okumadım.

haricinde okuduğum diğer tekil kitapları aşağıdaki gibidir.

(bkz: hoşça kal demeden)
(bkz: kimseye söyleme) bu kitabın fransız yapımı uyarlama bir filmi mevcuttur. filmi kitabı okuduktan sonra izlememe rağmen gayet başarılı buldum. ki, kolay kolay kitap uyarlamalarını beğenen bir okur/izleyici değilimdir.
(bkz: ihanetin 5 yüzü)
(bkz: başka şansın yok)
(bkz: karanlık fotoğraf)
(bkz: şantaj)
(bkz: orman) kitaplığımda var henüz okumadım. edinip okumya kıyamadığım tek kitabıdır. aynı yazarı seri olarak alıp, arka arkaya okumak en büyük keyfim olduğundan, olmayan kitaplarını edinip öyle okuyacağım.
(bkz: asla vazgeçme)
(bkz: kapan)
(bkz: geçmişle dans)

türkçe'ye çevrilmemiş diğer kitaplarını yazmadım. çeviriler gerçekleşir ve kitapları edinip okursam, tanımı editleyeceğim.
devamını gör...

yakın zamanda öğrendiğim ve ilk duyduğumda bile özünü unutmamanın ne değerli olduğunu düşündüğüm bir garibanlık anım var. (aslında bir sürü de neyse) istanbul'a yeni gelmiş sayılır o dönemlerde ailem evin en küçük çocuğu olarak bir ben doğmuşum tabi istanbul'da. tabi garibanın köyünde bebek bezi ne arar. bebekmişim daha annem markete gitmiş kıt kanaat geçinmemize rağmen gözü bir bebek bezine ilişmiş, tabi okuma-yazma sayılar vs. yok. bir kadına sormuş fiyatını, kadın da söylemiş. annem neyse kalsın o zaman pahalıymış demiş. kadın bebeğin mi var, ne giydiriyorsun o zaman bebeğe demiş. annemde eski usul diyerek açıklamaya çalışmış. her neyse kadın bir sürü hakaret etmiş. "allah'ın köylüleri fakirleri" falan diyerek. (oldukça anlamsız olsa da) tabii annemin de o dönemde daha türkçesi o kadar gelişmemiş ne diyeceğini şaşırmış. kadın marketten çıkana kadar söylenmiş durmuş. bir zaza reis ablamız duymuş olanları (akrabamız) kadını oracıkta rezil etmiş. tabi olan kime oldu bu hikayede derseniz, yok yok bebek bezi giyemeyen bana olmamış bir şey tabi. annem çok üzülmüş ve ağlamış. birçok anısını unutmuştur da bunun acısını unutmamıştır. şimdi görsem o kadını deste deste parayla tokatlamak isterdim...
devamını gör...

bir bedri baykam romanıdır.

böyle bir kitabın neden yazıldığını, neden popüler olduğunu ve benim çıkar çıkmaz paraya kıyıp neden satın aldığımı sorsanız verecek cevap bulamam.

benim aklımın ermediği bir roman türü, sanatsal bir seviye olabilir elbette. ben cehaleti kabullenerek yazıyorum bu tanımı. ama bu kitap için söyleyebileceğim tek şey roman formunda porno olduğu gerçeğidir.

kitap ilk yayınlandığında önce yasaklandı sonra da pornografik içerik barındıran sayfalar şifreli bir şekilde yayınlandı. benim elimdeki baskısı şifreli baskı.

okuyup bitiremediğim kitaplardan biridir bu kitap. kurgu namına pek bir şey bulamadım, sanki yazar pornografik paragrafları yazıp kalan boşlukları da öylesine doldurmuş. cinsellike kafayı bozmuş kafa sözlük yazarlarının çok daha iyisini yazabileceği bir romandır bu roman benim için.

daha önce yazar, ressam ve yorumcu bedri baykam’ın ilk mastürbasyonundan arta kalanların olduğu bir mendili sergisinde kullandığını okumuştum bir yerde. tuhaf bir adam olduğu kesin ama yaptıkları sanat mı değil mi, onun yorumunu yapamıyorum.

siz, eğer elinizde başka hiçbir kitap yoksa okuyup değerlendirebilirsiniz.
devamını gör...

unutulacak dünler. neden bilmiyorum nasıl bilmiyorum, henüz twitterda o akım başlayıp da popüler olmadan bir arkadaşın watsap durumunda şu cümleyi gördüm: “kazanmak kirlidir kaybedelim insan kalırız” sordum nerden bu diye malum şarkıyı söyledi. birkaç ay sonra kalbimi dağlayan tatsız bir mevzu. arkadaşın evindeyim, ne yana dönsem uyunmuyor. salona geçtim, bir sigara yaktım, youtube açtım, popüler olmuş en üstte bu şarkı. açtım, sonrasını hatırlamıyorum. ciğerime kaç sigarayı yağmaladım, bu şarkıyı kaç kez dinledim. üç saat belki dört, öyle bomboş gözlerle, karşımda kocaman bir pencere, çakmak, sigara, bu şarkı. o gece ne düşündüm ne hissettim halen hatırlamıyorum.
biraz fazla melankoli biraz fazla edebiyat evet, sizin için belki zerre anlamı olmaz ancak bir tavsiye diyelim. akarsa ne güzel akmazsa beni de yad edersiniz hayırla :)
devamını gör...

"en iyi kürt, ölü kürt'tür."
hiç ırkçı bir cümle değil gerçekten.*
devamını gör...

tatyos efendinin yazdığı başta bir aşk şarkısı olduğunu düşündüğüm ama araştırdığımda adamın çile dolu hayatından dolayı yazdığını öğrendiğim şarkıdır.
devamını gör...

psg veda ediyoru görünce küme düşüyor gibi görünmektedir.

fransa ikinci liginde başarılar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerçekten, gerçekten hastalıklı bir zihniyet. başka açıklaması olamaz. kendilerini safkan türk zanneden, aşağılık kompleksli bir güruh. bunların düşüncesi öyle bir saçmalık ki; onlardan olabilmeniz için türk kanı taşımanız yetmiyor. safkan türk olmanız gerekiyor. başka bir milletle bağınız olursa "telef" oluyorsunuz. işin komik tarafı da bu insanlar kendilerini ciddi ciddi safkan türk sanıyor.
yaptıkları bu zihniyetle türkçülüğün adını da lekeliyorlar. ziya gökalp'in, mustafa kemal atatürk'ün kemikleri sızlıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eşim olur kendileri. ben ise çayı şekerli içerim ve ziyadesiyle dalgınımdır. bu da beni mutfakta kendisi için ölümcül bir yaratık hâline dönüştürüyor.

en olmadık anlarda onun çayına şeker atarak ağzından püskürtmesine sebep oluyorum.

sağolsun her seferinde gülümseyerek tepki veriyor. tabi içinde kopan fırtınaları kimse bilemez.

hem bu konuda kendimi bayağı geliştirdim. şu aralar taş çatlasın bu olay haftada iki üç kere yaşanıyor. gayet iyi durumdayız bence.
devamını gör...

beta erkek hareketidir. hormonları paçalarından dolup taşan alfa erkekler bütün tanımları hunharca eleştirip yazarı tanımlarını seri şikayet etmekle tehdit edecektir. böylece banlanmaktan korkan yazar bu vahşiliğin nedenini sorgular ve alfa yazarımızın sıcak açıklamaları sonucunda kendini alfanın kollarına düşerken bulur.
devamını gör...

sokakta hep başıma gelen durumdur. neden kaçıyorsun yavrucum, sizleri çok seviyorum ben demek istiyorum ama kendileri pek oralı olmuyor.

edit: muhtelemen insan dediğimiz varlığın ne kadar kötü olabileceğinin canlı şahitleri olduğu için yapıyorlardır bunu. hak veriyorum. imkanım olsa özür dilerdim. onun yerine elimden geldiğince karınlarını doyurmalarına yardımcı oluyorum
devamını gör...

her iki tarafta birbirinden şikayetçi ve kendisini anlamadığını söylüyor ama kimse demiyor ki belki kişi yanlıştır cinsiyette sorun yoktur.
devamını gör...

başta quadriceps kası olmak üzere bütün kasları olduğunuz yerde olabildiğince kasarak çözebileceğiniz durumdur. olay tamamen fizyolojik olarak kanın tek bir bölgeye hücum etmesi durumu olup, sizin diğer bölgelerde de kana ihtiyaç duyduğunuza dair beyninizi ikna etmenizle gerçekleşir. yeterli kasılma ile 5-6 saniye içerisinde çözülür, sosyal ortamlarda kriz yönetimi sağlamak için en hızlı yöntemdir.
devamını gör...

yazın bayram paramla aldığım ama bir türlü çalmaya fırsat bulamadığım el yapımı kemanım (rosa)
devamını gör...

ben de baba oldum.
bana nasıl bir baba olmamam gerektiğini gösterdiğin için sağol, asla senin gibi bir baba olmayacağım. bunu yüzüne söylemek isterdim eğer ölmeseydin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

türk eğitim sistemi bir travmalar treni gibidir, vakti gelen sınav durağında biner ve beyni çalkalanıp da işsiz kalacağı son durağa gelince iner.

ben ilk yks’ye girenlerdenim, 2018 yılındaki. kasımda öğrendim yeni sınav sistemini, martta bir sınavım yoktu artık ve ilk iki ay tarih dersine çalışmakla çalışmamaka arasında kaldık. sınavın adıydı, tarihiydi derken akşamdan sabaha süren değişiklikleri izlerken sınava çalışıyordum, üstelik mezundum ve alan değiştirmiştim. derken seçimler yüzünden sınavım bir hafta ötelendi, sınava girmeden önce oy da verdim çok şükür.
pandemide öğrendiklerinizi özümsemeden bu sınavı kalp krizi ya da anevrizma geçirmeden atlattığınız için gönülden bir tebriği hak ediyorsunuz.
şu anda moralinizi hiçbir şey düzeltmez, bilirim. yönelteceğiniz sorular için de haklısınız sonuna dek, çünkü hiçbiriniz yarış atı değilsiniz ve bu rekabet sizden yaşayacağınız ilk gençlik yıllarınızı aldı. tek diyebileceğim haksızlıkla boğuşayım derken kendinizi hırpalamayın. çünkü değmeyecek
devamını gör...

"sahip olunması zorunlu tek şey var,
ya doğuştan ince bir ruh bu yada bilim ve sanat tarafından inceltilmiş bir ruh"

friedrich nietzsche
devamını gör...

yazmayayım, yazmayayım diyorum ama yaşanan şaka gibi gelişmeleri görünce de insan yazmadan duramıyor. gerektiği kadar yazdık çizdik aslında, dilimizde tüy bitti ama insanların akıllanacağı yok gibi duruyor. yahu güzel insanlar, romalılar, yurttaşlar, psikopatlar, sapıklar, yalakalar, ballı lokma tatlıları, ego tanrıları, kibir budalaları; bazı şeyleri neden anlamak istemiyorsunuz? burası sözlük! tekrar yazıyorum sözlük! burada kendinize has üslubunuzla yazı yazarsınız, diğerlerinin yazdıklarını okur ve değerlendirirsiniz. sonra çıkış butonuna basar ve gerçek yaşamınıza dönersiniz. o buton var ya işte onu benjamin butonun hikayesi haline getirdiniz. adam bu saatten sonra ne yapsın ne etsin? yaşanan şeylerin tek müsebbibi bu sözlüğü kullananlar, kendi profilinin önünü temiz tutmayanlar! yönetimin hataları üzerine de defalarca yazdık çizdik lakin artık gelinen noktada adamlar yazarların haline ahvaline bakınca melaike kalıyor.

şu yalakalık işini, yıkama yağlama işini bırakın, enerjinizi insanlara bir şeyler katmaya ya da onlardan bir şeyler kapmaya harcayın dedik, inatla daha fazla yaladınız. bakın bu kankacılık işi sakat, gruplaşırsınız, gruplaştıkça sözlüğe zarar verirsiniz dedik, gurubu olmayan yazar kalmadı. siz gruplaşırsanız karşınızda başkaları da gruplaşır. sizin halinizi, ahvalinizi, tavrınızı onaylamayan insanlar da size karşı tavır alır. başlarsınız sonra birbirinizi yemeye, birbirinize karşı kin gütmeye, hakaretamiz sözler söylemeye. ahanda hepsi teker teker oluyor. bunu öngörmek için müneccim olmaya gerek yok! hakikaten anlamsız yahu. düşünüyorum işin içinden çıkamıyorum. ben 30 yıllık tanıdığım, sevdiğim, çocukluk arkadaşlarımı bile tam olarak tanıyamamışken siz nasıl bu kadar çabuk birbirinizi tanıyıp, kanka olup, sonra bozuşup, arkasından da birbirinizi yiyebiliyorsunuz? bakın bu cidden büyük başarı. yani şunu yapabilmek için kafayı peynir ekmekle yemek lazım. eni topu sözlük burası yahu! adam küfürsüz güzel bir ortam hazırlayayım demiş ama tanımlarınızda küfür olmaması bir şeyi değiştirmiyor. sözlükte yaşananlar başlı başına küfür gibi.

önce birbirinizi yıkayıp, yağlayıp, şişiriyorsunuz. sonra bu muameleye maruz kalanlar kendilerini zeus'un baş parmağının ucundaki nasır zannetmeye başlıyor. arkasından biraz ilgi alaka kesilince üzerlerine basılmış gibi depresifleşiyorlar. basıyorlar çığlığı. ilgi maymunu ettiğiniz bu insanlara yeterli yemlemeyi yapmadığınızda da ortalık maymunlar cehennemine dönüşüyor. trolleri beslemeyin olayı var ya aslında ilgi budalalarını beslemeseniz, herkesle canım cicim tatlım muhabbetine girmeseniz. mahlas altlarında yıkamanın yağlamanın kralını yapmasanız. şu yaşananların binde biri anca yaşanacak ama insan işte! duramıyor. tabi burada insanların, tanımları ve yazdıkları üzerinden olumlu değerlendirmeler yapan veyahut onları analiz edip değerlendirmeler yapanları tenzih ederim. onlar işin doğrusunu yapıyorlar esasen.

her şeye rağmen burada sözlüğü ayakta tutmaya çalışan insanlar var. hepsini yazdıkları ve verdikleri emek kadar tanıyorum. emeklerine de saygı duyuyorum. o insanları okumayı seviyorum. aynı zamanda yazmayı da seviyorum ve kendimce aynı şekilde yazmaya devam ediyorum. ha huzurumuzu biraz kaçırıyorsunuz ama olsun. çıkış butonuna bastığım anda kaybolup, gidiyorsunuz. şu benjamin'in butonunu kullanın arkadaşlar, burada kalmasın aklınız fikriniz. burası olmasın yaşamınız. yazın, çizin, okuyun, oylayın ve o butona basın. yoksa daha çok mevzular yaşarsınız/yaşatırsınız. black mirror bölümlerinden birisi olma yolunda ilerliyorsunuz haberiniz olsun. şurada birbirinize kumpas kurmakla geçireceğiniz vaktinizi biraz daha değerli kullansanız hepiniz canavar gibi vatana millete faydalı insanlar olacaksınız. ya da olmayacaksınız ama kafanız rahat olacak *

tanım: şu aralar dallas çekim setine dönen sözlük. böyle olmasının tüm suçu ve günahı da bizatihi yazarlardadır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim