tadı damağımızda kalan ve şimdilerde yedikçe hatırladığımız lezzet çocukluğumuzdur belki. biz çocuk olduğumuzda bir başkaydı dünya ve insanları. aaah ah, nerede o günler klişesine dahil olacağım günler gelmiş demek.
devamını gör...

bugün kendisinin doğum günüdür. iyi ki doğdun isaac.
devamını gör...

aşkın olmazsa olmazı testosterondur. aşkı tetikleyen kimyasal testosterondur.
edebiyatımızda, leyla ve mecnun, ferhat ve şirin gibi aşk timsali edebi eserler vardır.
bu hikayelerde aşık olan taraf sürekli erkektir. mecnun aşkı için deli olmuş, ferhat aşkı için dağları delmiştir.
ve bu hikayeler bir gerçeği yansıtmaktadır. erkekler kadınlara aşık olurlar. kadınlar erkeklere aşık olamazlar. çünkü kadınlarda aşık olmak için kimyasal hormon yok denecek kadar azdır.
aşk hormonu testosterondur. ve genç erkeklerde bolca bulunur.
alıntı...
erkekler için testosteron seviyesi 280 – 1,100 ng/dl arasındaki seviyenin normal olduğu belirtilmiştir.
280 ng/dl andropoza girmiş ihtiyar bir erkeğin testosteron seviyesidir. genç ve sağlıklı erkeklerde 1 100 ng/dl civarındadır.
kadında normal testosteron konsantrasyonu 20 ila 50 ng/dl arasındadır.
insanlarda yetişkin bir erkeğin kanındaki derişimi yetişkin bir kadındakinin 40-60 katı kadar olabilir.
alıntı...
yukarıdaki alıntılar tıbbi pdf dosyalarındandır.
testosteron ; aşkı, öfkeyi, hırsı, kas gücünü, sakalın sıklığını ve büyüme hızını belirler.
aşık oldum diyen kadın ; aşık olduğunu zannederek böyle söyler. hiç bir kadın ; bir erkeğin bir kadına karşı hissettiği arzuyu hissedemez. çünkü bu duyguları yaşayacak kimyasal malzemesi eksiktir.
bir kadın bir erkeği çok sevebilir. buna sözümüz elbette olamaz. fakat bir erkeğin bir kadına aşık olduğu duyguları ; asla birebir yaşayamaz.
bu durum allahın yaratış farkından gelir.
aşkı tanımak ve öğrenmek isteyen, kocasını çok seven kadınlar ; doktor yardımıyla ; kanlarına 1,100 ng/dl testosteron yüklesinler. ışte o zaman aşkın nasıl kutsal bir duygu olduğunu öğrenirler.
yan etki olarak ; güçlü erkekler gibi sakal sahibi olabilirler. kaslarıda body çalışanlar gibi olur.
devamını gör...

böyle adaletin...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dili olsa artık gelmeyin diye bağıracak şehir
devamını gör...

kısa bir paragrafı geçmeyecek hacimde, mümkünse on cümleden az olan, senaryonun içeriğini yansıtan metinlerdir. çekim teknikleri sinopsiste yer almaz. sinopsis metni az ve öz olmalı, gereksiz ayrıntılara boğulmamalıdır.

sinopsis, söz konusu senaryonun veya reklam metninin cv'si niteliğindedir denilebilecek kadar önemlidir.
devamını gör...

praglı yazar franz kafka’nın anlatım tarzından ve öykü ve romanlarında yarattığı kahramanlar, olay örgüsü ve atmosferden hareketle türetilen bir yazım tarzıdır.

romanlarından ve öykülerinden hareketle anlaşılmaya çalışılırsa daha doyurucu bir anlam çıkartılabilir. ancak kafka’nın hayatını ve karakterini bilmek de çok yardımcı olacaktır.

kafkaesk yapıtlar karanlık olmaktan çok gridir aslında. yıllar önce kafka ile tanışmama vesile olan ve usta çevirmen kamuran şipal tarafından çevirisi yapılan cem yayınlarından çıkan kafka serisinin kapaklarının gri olması belki de bu yüzdendir. bir türlü içinden çıkılmayan karanlığa vuran cılız ve faydasız bir ışık vardır her zaman eserlerde. belki hiçbir işe yaramaz ama oradadır. ayrıca atmosfer hep sisli ve puslu bir duygu uyandırır okuyanda.

bu gri atmosferi kayıp (amerika) romanında hissediyoruz bolca. gemi ile amerika’ya gitmekte olan karl rossmann’ın gemi güvertesinde düşünürken bile bir türlü tam bir aydınlıkta ya da karanlıkta kalmadığını fark eder okuyan.

işçi ve kaza sigortasında çalıştığı dönemlerde sürekli bir evrak yükü ile uğraşmaktan nefret eden kafka bunu o kadar dile getirmiştir ki yanlış hatırlamıyorsam eğer belçika çalışma bakanlığının önünde içerideki bürokratik işlemlerin ne kadar azaltıldığını gösteren bir kafka endeksi vardır.

kafkaesk sadece edebiyata değil hayatın her yanına nüfuz etmiş olur böylelikle.

kafka’nın dev romanları dava ve şato’da kafkaesk tarzın bürokrasi ile olan kavgasını çok açık bir şekilde görüyoruz. şatoda bir kadastrocu olan k. şatoya ulaşmak için işe girer ama bürokratik engeller onu şatodan her zaman uzak tutar. davada ise josef k. suçunu bilmese de yargılanmak için kendi ayakları ile gider mahkemeye ve derdini anlatacak birini bulana kadar binanın labirentinde kaybolur. poseidon isimli öyküde ise denizler tanrısı evrak işine o kadar boğulur ki denizle bir türlü ilgilenemez.

kafkaesk tarz aynı zamanda hayata karşı başlamadan kaybedilmiş bir savaşta boşu boşuna mücadele etmeyi de anlatır. kafka’nın da dediği gibi hayata karşı savaşımızda hayatın yanında olmamız gerekir. çünkü bu savaş çoktan kaybedildi. akbaba öyküsünde bir bacağı bir akbaba tarafından kemirilmekte olan adamın buna sessizce boyun eğdiğini görürüz. direnme fikri aklına geldiği an ise her şey alt üst olur.

kafkaesk aynı zamanda anlaşılamayan ya da yanlış anlaşılan, dışlanan, toplumdan soyutlanan insanları da anlatır. farklı ya da tuhaf olmak reddedilmek için haklı bir gerekçedir. kafka’nın en ünlü eseri olan dönüşüm’de korkulu rüyalardan uyanan gregor samsa kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulunca çevresinde kimseyi göremez. ve ilk günahın simgesi olan elma samsa’nın sonu olur. açlık sanatçısı öyküsünde ise bir kafes içinde günlerce aç kalışını sergileyen sanatçı git gide yalnızlaşır ve sanatı dikkat çekmemeye başlar, halbuki onun aç kalmasının nedeni çok farklıdır ama bir türlü anlaşılmaz izleyenler tarafından.

son olarak da kafkaesk nazilerin gelişini öngörmüş bir tarz olarak polis devletlerine karşı olan ve onların acımasızlığını anlatan bir anlatım türüdür. cezalılar kolonisi isimli öyküde kafka’nın gri zihninin ürünü olan makine, suçluların suçlarını sırtlarına iğne ile kazıyarak yazar ve suçlular kan kaybından ölene kadar bu işkence devam eder.

kafkaesk ile ilgili yazacak, anlatacak daha çok şey olabilir ama büyük ihtimalle buraya kadar kimse okumadığı için artık burada keseceğim.

kafkaesk ya her şeydir ya da hiçbir şey ama kuş aramaya çıkan bir kafes kadar anlamsız ve korkutucu, yerden biraz yükseğe asılmış bir ipe benzeyen gerçek kadar da sert, acımasız ve kaçınılmazdır.
devamını gör...

edebiyatı edebiyat yapan edebiyattır.
devamını gör...

ömer hayyam‘ın yirmi yedi numaralı rubaisinde yer alan bir dörlükte geçmektedir.
tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek
o sümbülü koklamak, saçın ellemek
sonra da ona bakma, dersen, anlamı
dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
grubun adı buradan geliyormuş.
devamını gör...

yasaklar için hala asosyal diye laf atan tipler var. avrupa'da yasaklar hala uzatılırken, ülkemizdeki kafe sevdalıları ve instagrama fotoğraf koyma meraklıları, yasaklardan ziyade kısıtlamaları savunanlara "asosyal" diyor.

niye ??. çünkü bu ipler evde sıkıldı. kafe kafe gezemiyor. insan sağlığı umurlarında değil. tek umurlarında olan kendi çıkarları ve keyifleri.

toplantıda oyları eriyen akp, pek tabii kısıtlamaları hafifletecektir, umarım yanılırım. zira turizm sezonu yaklaşırken, vakaları ilahi şekilde 1000 altına düşmüştü. şimdi de esnaflar isyan etmeye başlayınca, vakalar ilahi şekilde 10 bin altına düştü.

kısıtlamalar, aşılama süreci belli bir noktaya gelene kadar kalkmamalı. böyle bir arar alınırsa, bilin ki siyasi karardır, koltuk için alınmış karardır.

tanım: kararlardan çok cehape lafının geçeceği, akp propagandasına dönüşecek olan toplantıdır.
devamını gör...

aşık olabileceğim biriyle karşılaşmamış olmam. bir de ask yanıtlıyor dostlar. aşka kanmayın.
devamını gör...

atanmadığım için her 24 kasım'da gözlerim dolu bir şekilde yaşadığım gündür.
kader utansın.
devamını gör...

beleş çip dağıtıyorlar de millet aşılansın,al sana kampanya.
devamını gör...

saat oldum
sanki benim akrep diye dönen

olsa kudretim
bir çırpıda set çeksem dalgalara
sonra istediğim yangına savursam

bu sıcakta sadece
üşütür müyüm acaba diye düşünsem
rüzgar her ne kadar tatlı esse de

ufuklara doğru
terimin son damlasına kadar koşsam

biri beni uyuştursa

sorgu odası gerçek oldu#932015

keşke dişim ağrısa
keşke...
devamını gör...

hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan onları yendin demektir. - george orwell
devamını gör...

aynı rehberdeki numarası, gönderdiği son mesajı gibi can acıtır. silse silemez insan bakıp dursa kendine yazık eder. ölüm, kalan için ne zor bir imtihan.
devamını gör...

sözcüğünün kökeni yükselmek, yukarı çıkmak demektir. hz. peygamber'in manevi yükselişle alemleri ve tanrı'nın güzelliğini müşahede etme yolculuğudur. kuran'da bir bölümü isra, bir kısmı da necm suresinde anlatılan bu yolculuğun, recep ayının 27.gecesinde yaşandığı kabul edilir.
devamını gör...

hipotansiyon,konjestif kalp yetmezliği,miyokart infarktüsü,dijital tedavisi gibi nedenlere bağlı oluşan ciddi vazokonstrüksiyon sonucu perfüzyonun azalması ile karakterize hastalıktır.
hastalarda genellikle hipotansiyon ve taşikardi ile gelir. karın ağrısı görülür ve batın hassastır.
kesin tanısı konvansiyonel anjiyografidir.
tedavide papaverin veya nitrogliserin kullanılabilir.
devamını gör...

kendisinin de 2 isminin olması durumunda arjantinli futbolcu isimlerini andırabilen durumla karşılaşmamıza neden olan durumdur.
edit: kullansınlar efendim, haklarıdır.
devamını gör...

günde 12-14 saat çalıştırıp bu rakamı veren binlerce işyeri var. 12 saat üzerinden hesap yapıyorum sayın yazarlar:

aylık çalışma saati: 12 x 6 x 4 = 288
saatte kazanılan para: 2324 / 288 = 8.06 tl

evet, yanlış görmüyorsunuz. saati 1 dolara çalışan insanlar var bu ülkede. maaşı ödeyip 400-500 lirasını geri isteyen patronları saymadım bile.

(bkz: kölelik)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim