30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
20 yaş altı yazarlar uçurulsun bence.
devamını gör...
goodfellas
goodfellas (1990), yönetmen martin scorsese'nin ustalık eseridir. film, eski mafya üyesi henry hill' in gerçek hayatını ve mafyanın içinde geçirdiği 30 yılı anlatıyor. adet olduğu üzere bundan sonrası spoiler:
--! spoiler !--
bu filmi benim için özel yapan o kadar çok şey var ki... kusursuz olarak nitelendirebileceğim bir film. hem teknik anlamda hem de hikaye anlamında ilk dakikadan son dakikaya kadar sürükleyip götürüyor.
filmde joe pesci' nin muhteşem oyunculuğunu ve karakterle bütünleşmesini hemen farkedebiliyorsunuz. bu filmle “en iyi yardımcı erkek oyuncu” oscarını aldı ama filmin odak noktası o. hele sinema tarihine geçen “funny how” sahnesinde döktürüyor:
bu filmle starlığa adım atmak isteyen ray liotta ise henry hill’ i çok iyi oynamış. usta yönetmenin elinde iyice şekillenmiş gibi dursa da sonraki kariyeri beklentilerin çok altında kalmıştır.
robert de niro ise benim fikrime göre geri planda kalmış. gene klasik ağzını burnunu çarpıtarak rol kesmeleri mevcut ama sanki joe pesci’ ye ben bu filmde seninle başa çıkamayacağım demek istemiş.
scorsese'nin önceki filmlerini izlemiş ve kendisinin tarzını az çok bilen biri bu filmde önceki filmlerinde kullandığı her teknik unsuru nasıl alıp mükemmelleştirdiğini görebilir. daha önce hiç scorsese filmi seyretmeyen ise adapte olmakta hiç zorluk çekmez. tam bir usta yönetmen işi. bunların dışında da filmin tamamen gerçek hikayelerden oluşması ve henry hill' in bizzat danışmanlık yapmış olması nedeniyle film bittikten sonra bile kendisinin hayatı ve yaşadıkları hakkında araştırma yapma ihtiyacı hissediyorsunuz.
mafya dünyasını oldukça gerçekçi, çarpıcı, ve mizahi bir şekilde anlatmayı başarmış bir başyapıt. tüm zamanlardaki favori filmlerimden biri.
sinema tarihindeki en uzun vertigo effect lerinden biri de bu filmdedir.
filmin ilk cümlesi, son sözüm olsun:
"as far back as i can remember i always wanted to be a gangster,"
--! spoiler !--
--! spoiler !--
bu filmi benim için özel yapan o kadar çok şey var ki... kusursuz olarak nitelendirebileceğim bir film. hem teknik anlamda hem de hikaye anlamında ilk dakikadan son dakikaya kadar sürükleyip götürüyor.
filmde joe pesci' nin muhteşem oyunculuğunu ve karakterle bütünleşmesini hemen farkedebiliyorsunuz. bu filmle “en iyi yardımcı erkek oyuncu” oscarını aldı ama filmin odak noktası o. hele sinema tarihine geçen “funny how” sahnesinde döktürüyor:
bu filmle starlığa adım atmak isteyen ray liotta ise henry hill’ i çok iyi oynamış. usta yönetmenin elinde iyice şekillenmiş gibi dursa da sonraki kariyeri beklentilerin çok altında kalmıştır.
robert de niro ise benim fikrime göre geri planda kalmış. gene klasik ağzını burnunu çarpıtarak rol kesmeleri mevcut ama sanki joe pesci’ ye ben bu filmde seninle başa çıkamayacağım demek istemiş.
scorsese'nin önceki filmlerini izlemiş ve kendisinin tarzını az çok bilen biri bu filmde önceki filmlerinde kullandığı her teknik unsuru nasıl alıp mükemmelleştirdiğini görebilir. daha önce hiç scorsese filmi seyretmeyen ise adapte olmakta hiç zorluk çekmez. tam bir usta yönetmen işi. bunların dışında da filmin tamamen gerçek hikayelerden oluşması ve henry hill' in bizzat danışmanlık yapmış olması nedeniyle film bittikten sonra bile kendisinin hayatı ve yaşadıkları hakkında araştırma yapma ihtiyacı hissediyorsunuz.
mafya dünyasını oldukça gerçekçi, çarpıcı, ve mizahi bir şekilde anlatmayı başarmış bir başyapıt. tüm zamanlardaki favori filmlerimden biri.
sinema tarihindeki en uzun vertigo effect lerinden biri de bu filmdedir.
filmin ilk cümlesi, son sözüm olsun:
"as far back as i can remember i always wanted to be a gangster,"
--! spoiler !--
devamını gör...
m. bahadırhan dinçaslan'ın şeriatçılar ay'a gidebilir mi yazısı
onlara sadece rant olduğunu söyle, bırak uzay'ı, ay'ı, analarının hörekelerine bile giderler.
devamını gör...
hoşlandığınız kişinin önünden geçmek
karnımı içime çekerim
devamını gör...
en sevilen sezen aksu şarkısı
yalnız kullar.
bu sarkı her ne kadar matrak gibi dursa da cok kucuk yaslarımdan beri nedensizce artık yanımda olamayanları aklıma getiriyor. herkes modunu yükseltsin diye bu sarkıyı dinlerken ben acmaya korkuyorum. bundandır ki sayılı kez dinlemişimdir bu şarkıyı. sonu da hep aynı oluyor dinleyislerimin. korkunun uzuntuye faydası yok,ha?
bazı sozleri;
tanrım tek başına koyma kulların,
yalnızlığa ancak sen dayanırsın,
eşsiz dostsuz kalanın zordur halleri,
yalnızlığa ancak sen dayanırsın.
edit:bazı seyler hic gecmez. bazi insanlar hic degismez. bazı yaralar hic mi kapanmaz?
bu sarkı her ne kadar matrak gibi dursa da cok kucuk yaslarımdan beri nedensizce artık yanımda olamayanları aklıma getiriyor. herkes modunu yükseltsin diye bu sarkıyı dinlerken ben acmaya korkuyorum. bundandır ki sayılı kez dinlemişimdir bu şarkıyı. sonu da hep aynı oluyor dinleyislerimin. korkunun uzuntuye faydası yok,ha?
bazı sozleri;
tanrım tek başına koyma kulların,
yalnızlığa ancak sen dayanırsın,
eşsiz dostsuz kalanın zordur halleri,
yalnızlığa ancak sen dayanırsın.
edit:bazı seyler hic gecmez. bazi insanlar hic degismez. bazı yaralar hic mi kapanmaz?
devamını gör...
türkiye’nin en iyi müzik grubu
mor ve ötesi.
devamını gör...
thomas paine
amerikan ve fransız devrimlerinde büyük bir rol oynamasına rağmen, bugün pek az kişi tarafından hatırlanan amerikalı filozof, yazar, siyaset kuramcısı, devrimci ve aktivist. paine ingiltere'de doğmuş, yarı yarıya sefil bir hayat süren bir adamdı ve bu dönemler onun fikirlerinin gelişmesinde önemli rol oynadı. döneminin çok üstünde düşünceleri olduğunu söylemekte fayda var. yazmaya başladığı ilk yıllarda orta seviye bir dergide; köleliğe, ırkçılığa ve cinsiyetçiliğe karşı denemeler yazmıştır. common sense isimli eseri amerikan ve fransız devrimlerinin üzerine inşaa edildiği temeli oluşturur. (bkz: amerikan bağımsızlık bildirgesi)
rights of man isimli eserinde cumhuriyetçi fikirleri savunduğu için doğduğu ülke olan ingiltere'den, fransız devriminin öncülerinden biri olmasına rağmen fransa kralının idam edilmesini etik bulmadığı için fransa'dan ve the age of reason isimli eserinde dinleri eleştirdiği için tanrı fikrine inanıyor olsa bile 'ateist bir günahkar' olarak damgalanarak amerika'dan darbe üstüne darbe yemiştir ve sefaletle başlayan hayatı; bir yıl süren hapis durumu ve dışlanmış, yoksul bir ölüm ile son bulmuştur.
yanlış bir çağın ortasında doğmuş gerçek bir devrim insanıdır paine fakat şu var ki onun yıllar önce düşündüklerini günümüzde bile insanlara anlatamıyorsak eğer belki de yanlış olan çağ değil insanlardır.
(bkz: agrarian justice)
(bkz: the american crisis)
(bkz: rights of man)
(bkz: the age of reason)
rights of man isimli eserinde cumhuriyetçi fikirleri savunduğu için doğduğu ülke olan ingiltere'den, fransız devriminin öncülerinden biri olmasına rağmen fransa kralının idam edilmesini etik bulmadığı için fransa'dan ve the age of reason isimli eserinde dinleri eleştirdiği için tanrı fikrine inanıyor olsa bile 'ateist bir günahkar' olarak damgalanarak amerika'dan darbe üstüne darbe yemiştir ve sefaletle başlayan hayatı; bir yıl süren hapis durumu ve dışlanmış, yoksul bir ölüm ile son bulmuştur.
yanlış bir çağın ortasında doğmuş gerçek bir devrim insanıdır paine fakat şu var ki onun yıllar önce düşündüklerini günümüzde bile insanlara anlatamıyorsak eğer belki de yanlış olan çağ değil insanlardır.
(bkz: agrarian justice)
(bkz: the american crisis)
(bkz: rights of man)
(bkz: the age of reason)
devamını gör...
3 mayıs türkçülük günü
aziz ve müşerref türk devletinin içerisine bir şekilde sızmış komünizm hayranı bir güruhun, türk olmaktan kıvanç duyan ve bütün niyetleri türk tarihinin daha iyi idrak edilmesi olan başta hüseyin nihal atsız ve alparslan türkeş olmak üzere bir çok ismin "türkçülük ve turancılık" ile suçlandığı davanın ikinci duruşmasının ertelendiği 3 mayıs 1944 tarihinde ankara sokaklarında bir grup üniversiteli gencin bahse konu davanın sanıkları lehine yürüyüş yapmaları sebebiyle derdest edilmeleri, bu gençlere zor zamanda kendilerini yalnız bırakmamış olmalarına karşı şükranlarını sunmak ve başlarına gelenleri unutmamak amacıyla bahse konu davanın sanıklarının ertesi sene istanbul'da yürüyüş tertiplemeleri ve o günü yani 3 mayıs gününü türkçülük günü ilan etmeleri üzerine bu tarihten itibaren türk milliyetçileri tarafından her sene yad edilen gündür.
bu münasebetle başta bugünleri yaşamamıza canlarını feda ederek imkan sağlayan şehitlerimiz olmak üzere, bugüne kadar aziz türk milleti için zerre miktarı eylemde bulunan herkesten allah razı olsun diyerek türk milletine mensup olmanın şuurunda olan, türk tarihinin altın harflerle yazılı sayfalarını okurken kendinde güç bulan ve ecdadına layık bir hayat gayesi olan herkesin gününü tebrik ederim.
bu münasebetle başta bugünleri yaşamamıza canlarını feda ederek imkan sağlayan şehitlerimiz olmak üzere, bugüne kadar aziz türk milleti için zerre miktarı eylemde bulunan herkesten allah razı olsun diyerek türk milletine mensup olmanın şuurunda olan, türk tarihinin altın harflerle yazılı sayfalarını okurken kendinde güç bulan ve ecdadına layık bir hayat gayesi olan herkesin gününü tebrik ederim.
devamını gör...
bir gün
“gelecekte, dediniz ama ne zaman
kim bilir, belki de geçmişte
yağmurlardan kalan kimsesizliğin
saklıdır acısı o ‘bir gün’ de”
bir edip cansever şiiri.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
eskiden biri benden su isteyince ilk yudumu içip öyle veriyordum. bunu yapmazsam kendimi eksik hissediyordum. neyse ki zor oldu ama aştım.
devamını gör...
etsiz çiğ köfte yiyen insan
etli çiğköftenin, içindeki çiğ etten dolayı hemen tüketilmesi gerekir. hemen tüketilmezse bakteri üreyebileceği için hastalıklara sebep olur. bu yüzden dışarda etli çiğköfte satmak yasaktır. hiçbir satıcı etli olarak satamaz. bence maliyetinden dolayı da etli olarak satmazlar zaten. yine de evde yapılıp yenmesi en iyi seçenektir.
devamını gör...
frank lucas
uludağ sözlüğün gelmiş geçmiş en leş trollüdür. kendisi muhalif yazarların nick başlığına alakası olmayan milattan önceki capsleri yapıştırır, kendisinin nick başlığına uğrayıp kendisini eleştiren yazarları da moderatöre söyler, entryleri sildirir. korunuyor belli bir şey bu. birden fazla fake hesabıyla koskoca uludağ sözlüğü aktroll yuvası yaparak bitirmiştir.
ha bir de müslümanım ayağına yatar, ateistleri eleştirir ve nerede cinsel içerikli başlık görse de entry girer, öyle de iki yüzlüdür. 40 yaşına gelmiş tip sözlükte karı kız kovalıyor çok vasıfsız bu eleman. kavga ettiği yazarlara adres verir lakin verdiği adrese de kendi gitmez, çok korkaktır. daha neler neler yazılır bu yazar hakkında da değmez yani zira kendisi çer-çöp, başka da bir şey değil.
ha bir de müslümanım ayağına yatar, ateistleri eleştirir ve nerede cinsel içerikli başlık görse de entry girer, öyle de iki yüzlüdür. 40 yaşına gelmiş tip sözlükte karı kız kovalıyor çok vasıfsız bu eleman. kavga ettiği yazarlara adres verir lakin verdiği adrese de kendi gitmez, çok korkaktır. daha neler neler yazılır bu yazar hakkında da değmez yani zira kendisi çer-çöp, başka da bir şey değil.
devamını gör...
detaylı arama
aramaya inanmadıktan sonra detaylı olsa ne olur olmasa ne olur dediğim özellik.
devamını gör...
indira gandi
hindistanın en bilinen başbakanların'dan olan indira priyadarşini gandhi 19 kasım 1917 yılında , britanya hindistanına bağlı allahabad kentinde gözlerini açmıştır. 2 dönem (1966-77 _ 1980-84) başbakanlık yapmış olan indira gandhi , hindistanın ilk kadın başkanı ve ayrıca en uzun süre başkanlık yapan ikinci başbakanıdır.

siyasi hayatı
............
doğu pakistan'ın askeri cuntadan kurtuluşa önayak olmuştur , ama oralardan gelen mülteciler , kendi halkını sıkıntıya sokmuş ve ülke büyük bir bunalıma girmiş.
her demokrat lider gibi , o da zaman içinde diktatör rejimi sergilemekten ve diktatör olarak anılmaktan kurtulamamıştır. ismi seçim yolsuzluğuna karışmış , muhalefet parti liderlerinin mahkum olmasını sağlamıştır.
bir halkın uyanışına ve özgürleşmesine önayak olmuştur , ve büyük ihtimalle de bütün liderlerin içine düştüğü , 'ben olmasam herşey boka sarar' düşüncesi ile koltuğunu bırakmaktan korkmuş ve bir diktatöre dönüşmüştür.
'indiragandi ' gibi , cebe para indirmek , manalı bir argo kelimeyi hiç haketmemiş , iktidarda bulunduğu sürece , maddi getiriyle itham edilmemiştir. sadece , oğlu saraj gandi'ye fazlasıyla yardımı bulunmuş.
kısaca tanımlarsak ;
yeşil devrim gibi , hindistan'ı kısa süreliğine düzlüğe çıkaracak bir projenin yaratıcı olmuştur , doğu pakistanı özgürlüğüne kavuşturmuş , batı pakistanla savaşmıştır. sikh gibi koyu din temelli topluluk tarafından tehtit edilmiş , bir nevi iç savaş yaşamış , ve sonunda da bir sikh olan korumaları tarafından öldürülmüştür.
din temelli ayrımcılığa karışıdır , herkesin eşit haklara sahip olması gerektiğini savunmuştur. gel gör ki hindistan gibi çok karmaşık bir ülke de her çok renk barındıran ülkede olduğu gibi bunu başaramamıştır.

siyasi hayatı
............
doğu pakistan'ın askeri cuntadan kurtuluşa önayak olmuştur , ama oralardan gelen mülteciler , kendi halkını sıkıntıya sokmuş ve ülke büyük bir bunalıma girmiş.
her demokrat lider gibi , o da zaman içinde diktatör rejimi sergilemekten ve diktatör olarak anılmaktan kurtulamamıştır. ismi seçim yolsuzluğuna karışmış , muhalefet parti liderlerinin mahkum olmasını sağlamıştır.
bir halkın uyanışına ve özgürleşmesine önayak olmuştur , ve büyük ihtimalle de bütün liderlerin içine düştüğü , 'ben olmasam herşey boka sarar' düşüncesi ile koltuğunu bırakmaktan korkmuş ve bir diktatöre dönüşmüştür.
'indiragandi ' gibi , cebe para indirmek , manalı bir argo kelimeyi hiç haketmemiş , iktidarda bulunduğu sürece , maddi getiriyle itham edilmemiştir. sadece , oğlu saraj gandi'ye fazlasıyla yardımı bulunmuş.
kısaca tanımlarsak ;
yeşil devrim gibi , hindistan'ı kısa süreliğine düzlüğe çıkaracak bir projenin yaratıcı olmuştur , doğu pakistanı özgürlüğüne kavuşturmuş , batı pakistanla savaşmıştır. sikh gibi koyu din temelli topluluk tarafından tehtit edilmiş , bir nevi iç savaş yaşamış , ve sonunda da bir sikh olan korumaları tarafından öldürülmüştür.
din temelli ayrımcılığa karışıdır , herkesin eşit haklara sahip olması gerektiğini savunmuştur. gel gör ki hindistan gibi çok karmaşık bir ülke de her çok renk barındıran ülkede olduğu gibi bunu başaramamıştır.
devamını gör...
yazarlardan yoldaş'a mektup
(bkz: sözlük maaşlarının yatmayışı)
(bkz: yazar maaşlarının eksik yatırılması)
(bkz: kafa sözlük’te yazar maaşlarının azaltılması)
benim derdim maaş,ben ekmeğimin peşindeyim.
yaza yaza yaz geldi
derelere kaz geldi
daha yazacaktım ama
mürekkebim az geldi.
(bkz: yazar maaşlarının eksik yatırılması)
(bkz: kafa sözlük’te yazar maaşlarının azaltılması)
benim derdim maaş,ben ekmeğimin peşindeyim.
yaza yaza yaz geldi
derelere kaz geldi
daha yazacaktım ama
mürekkebim az geldi.
devamını gör...
boketto
japonca bir kelime olup anlamı; hiçbir şey düşünmeden uzaklara dalıp gitmektir.
daha çok ruhumuzun yorulduğu, üzgün veya kırgın olduğumuz anlarda yaptığımız eylemdir.
daha çok ruhumuzun yorulduğu, üzgün veya kırgın olduğumuz anlarda yaptığımız eylemdir.
devamını gör...
geceye bir mabel matiz şarkı sözü bırak
“…gel öyle bi' apansız
ellerim yansın, ah, ellerinde…”
ellerim yansın, ah, ellerinde…”
devamını gör...


