aşırı saygılı insanlar
aslında olması gerekeni ortaya koyan insanlardır.
saygılı olmak normal olması gereken bir şeydir.
biz saygı görünce şaşırıyoruz ve aşırı saygı gösterdiğini düşünüyoruz.
ve yapmacık geliyor bize samimiyetsiz geliyor.
saygılı olmak normal olması gereken bir şeydir.
biz saygı görünce şaşırıyoruz ve aşırı saygı gösterdiğini düşünüyoruz.
ve yapmacık geliyor bize samimiyetsiz geliyor.
devamını gör...
yeni bir insanla tanışmaya üşenmek
başkalarıyla yaşanılanlar sonucunda üşenmekten çok güvenmemek, korkmaktır. eğer çok sevdiğiniz birini kaybettiyseniz hem de yok yere ya da size o korkuyu yaşattıysa başkalarıyla da aynı şeyi yaşamak istemezsiniz bu yüzden de yeni biriyle tanışmak, her şeyi baştan yaşamak istemezsiniz haklı olarak.*
devamını gör...
aurora (yazar)
kayıt olurken nick kısmına aurora yazıp alındı ibaresini görünce "kim aldı bunu yaaaa :( " diyerek kendisini kıskandığım, profiline girince de aynı ismi taşıdığıma çok sevindiğim ve hemen takip ettiğim yazar :)
devamını gör...
hastası olunan sözler
"en kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. yemeğe kal, dediler: kaldım. oysa, kalınmaz. onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. sonunda kalkıp gidilir.
her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”
tutunamayanlar *
her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”
tutunamayanlar *
devamını gör...
çirkin insanın gözlerinin içine bakıp çirkin olduğunu söylemek
ilginç bir eylemdir.
ben bunu yaşadım. hem de defalarca. öncelikle anonimlik sağ olsun, rahat rahat kendilerinin haklı olduğunu söyleyebilirim. * çok çirkin bir çocuktum, maalesef mucizevi bir şekilde kuğuya dönüşmedim. çirkin bir yetişkin olarak hayatıma devam ediyorum. doğal olarak da hayatım boyunca ya direkt çirkin olduğum söylendi ya da daha kibar bir şekilde ima edildi.
bu eylem küçükken beni çok üzerdi, yalan yok. yani çirkin olduğumu zaten hep biliyordum ama bana açık açık söylenmesi (hele insanların içinde) ya da ima edilmesi çok kırıcı geliyordu. yer yarılsa da yerin dibine girsem denir ya, işte tam öyle hissediyordum. ama küçük büyük birçok kişi tarafından bu eyleme maruz bırakıldım.
büyüdükçe insanlar çok ama çok daha az söylemeye başladı bunu* ama tabii az hiç anlamına gelmiyor. ama artık etkisi daha farklı, yıllardır duya duya alışmışım herhalde. duydukça seviniyor muyum? tabii ki hayır. ama eskisi gibi üzülmüyorum da. çoğunlukla içimden ne yapayım deyip geçiyorum.
bende etkisi ne olursa olsun her zaman da ilginç buldum bu eylemi. sonuçta nasıl göründüğümün farkındayım, aksini bir kez bile iddia etmedim ya da güzelmişim gibi davranmadım. hal böyleyken, karşımdaki kişinin eline bana bunu söyleyince ne geçti? ben mutsuz hissettiğimde bundan beslenip mutlu mu oldu? muhtemelen öyledir. çok gereksiz, çok anlamsız bir eylem. o yüzden de ilginç demekten öteye geçemiyorum.
neyse, biraz içimi dökmüş oldum sözlük. siz de bu eylemi gerçekleştiren insanlardansanız bir durup düşünün ben ne yapıyorum diye demek istiyorum son olarak.
ben bunu yaşadım. hem de defalarca. öncelikle anonimlik sağ olsun, rahat rahat kendilerinin haklı olduğunu söyleyebilirim. * çok çirkin bir çocuktum, maalesef mucizevi bir şekilde kuğuya dönüşmedim. çirkin bir yetişkin olarak hayatıma devam ediyorum. doğal olarak da hayatım boyunca ya direkt çirkin olduğum söylendi ya da daha kibar bir şekilde ima edildi.
bu eylem küçükken beni çok üzerdi, yalan yok. yani çirkin olduğumu zaten hep biliyordum ama bana açık açık söylenmesi (hele insanların içinde) ya da ima edilmesi çok kırıcı geliyordu. yer yarılsa da yerin dibine girsem denir ya, işte tam öyle hissediyordum. ama küçük büyük birçok kişi tarafından bu eyleme maruz bırakıldım.
büyüdükçe insanlar çok ama çok daha az söylemeye başladı bunu* ama tabii az hiç anlamına gelmiyor. ama artık etkisi daha farklı, yıllardır duya duya alışmışım herhalde. duydukça seviniyor muyum? tabii ki hayır. ama eskisi gibi üzülmüyorum da. çoğunlukla içimden ne yapayım deyip geçiyorum.
bende etkisi ne olursa olsun her zaman da ilginç buldum bu eylemi. sonuçta nasıl göründüğümün farkındayım, aksini bir kez bile iddia etmedim ya da güzelmişim gibi davranmadım. hal böyleyken, karşımdaki kişinin eline bana bunu söyleyince ne geçti? ben mutsuz hissettiğimde bundan beslenip mutlu mu oldu? muhtemelen öyledir. çok gereksiz, çok anlamsız bir eylem. o yüzden de ilginç demekten öteye geçemiyorum.
neyse, biraz içimi dökmüş oldum sözlük. siz de bu eylemi gerçekleştiren insanlardansanız bir durup düşünün ben ne yapıyorum diye demek istiyorum son olarak.
devamını gör...
okuduğun bölümü söylediğinde sorulan garip sorular
iç mi dış mı ?
mimarlara , iç mimarlara ve adaylarına sorulan nadide soru .
mimarlara , iç mimarlara ve adaylarına sorulan nadide soru .
devamını gör...
yazarların starbucks’a gitmeme nedenleri
evde 3 kişi gidiyor zaten.
birde benden para kazanmasın.
inat ettim fanı olmayacağım.
en yaşlı özelliğim starbucks'a kızmam.
o karton kutudaki çaya, o kuyruğa dizdirmeye o para reva mı?
birde benden para kazanmasın.
inat ettim fanı olmayacağım.
en yaşlı özelliğim starbucks'a kızmam.
o karton kutudaki çaya, o kuyruğa dizdirmeye o para reva mı?
devamını gör...
nazım hikmet'in necip fazıl'a açık mektubu
zamanında varlık dergisinde yayınlanan tarihi ayardır.
mekubun içeriği;
"sevgili necip, ismin temiz demek, necîb temiz demektir benden iyi bilirsin. necip'i necis yapma. sen en cihanşumül eserlerini beş parasız paris sokaklarında dolanırken vermiş bir şairsin, cebin para para olacak diye ruhun pare pare olmasın. bilirim kalemin kıvraktır lisanın çeviktir, bilirim üç satırda ruh üflersin kağıda, bilirim bir yazsan parçalarsın edebiyatın çin seddi'ni, o lisan-i mücerret dilinle babali yokuşunun yollarını yalaman beni kahrediyor necip.
sevgili necip, inandığın allah'ın aşkına, o kudretli kalemini iktidara payanda yapacağım diye camii direğine çevirme, o kudretli kelimelerini üç kurusa parselleme üç tanesi üç kuruş etmeyecek ciğersizlere. sevgili necip, elinde sur-u israfil var, onu borazana çevirme.
eski dostun
nazım."
mekubun içeriği;
"sevgili necip, ismin temiz demek, necîb temiz demektir benden iyi bilirsin. necip'i necis yapma. sen en cihanşumül eserlerini beş parasız paris sokaklarında dolanırken vermiş bir şairsin, cebin para para olacak diye ruhun pare pare olmasın. bilirim kalemin kıvraktır lisanın çeviktir, bilirim üç satırda ruh üflersin kağıda, bilirim bir yazsan parçalarsın edebiyatın çin seddi'ni, o lisan-i mücerret dilinle babali yokuşunun yollarını yalaman beni kahrediyor necip.
sevgili necip, inandığın allah'ın aşkına, o kudretli kalemini iktidara payanda yapacağım diye camii direğine çevirme, o kudretli kelimelerini üç kurusa parselleme üç tanesi üç kuruş etmeyecek ciğersizlere. sevgili necip, elinde sur-u israfil var, onu borazana çevirme.
eski dostun
nazım."
devamını gör...
çıldırmak
normal şartlar altında yanınıza bile yaklaşamayacak bir insanın size it gibi davranması, davranabilmesi, buna hak bulabilmesi ve bunun üzerine sizin belli kalıplar içinde kalarak kendisine durumu izah etmeye çalışıp kılıktan kılığa girmek zorunda kaldığınız zamanlarda yani kısacası bahsi geçen mahlukat sizin müşteriniz olduğunda yaşadığınız hissiyat. bir çağrı merkezinde çalıştığım ilk gençlik yıllarımdan geliyor;
ben: iyi günler ben miko, size nasıl yardımcı olabilirim?
abone: merhaba ben bir numaraya kontör yüklemek istiyorum.
ben: tabi yardımcı olayım hemen memnuniyetle, öncelikle işlem yaptırmak istediğiniz numara 05** *** ** **'midir? (sesli yanıt sisteminde tuşladığı yahut ilgili tuşlamayı es geçti ise direkt olarak aramayı gerçekleştirdiği numara)
abone: hayır hayır, bu benim numaram, ben kız arkadaşımın hattına kontör yükletmek istiyorum, numarası 05** *** ** **.
ben: kontrol ediyorum... 05** *** ** ** numarasına lira yüklemek istediğinizi belirttiniz, hitap etmek açısından isminizi öğrenebilir miyim?
abone: erdem ben.
ben: erdem bey, yükleme kartınız yanınızda mı?
abone: evet ama öncelikle bir sorum olacak, benim elimde şu an itibariyle 2 tane yükleme kartı bulunuyor, biri 30 liralık, biri 50 liralık, hangisini yüklersek kız arkadaşım daha avantajlı bir şekilde görüşme yapar?
ben: kontrol edelim. bu hatta 30 tl'lik yükleme yaparsanız... (bilgi aktarılır) 50 tl'lik yükleme yaparsanız... (ilgili bilgi aktarılır)
abone: anladım, ben de şu an bilgisayar başındayım da, sizin sitenizdeyim şu an, hangi tarifede benim kız arkadaşım, ben de kontrol edeyim.
(tam bu noktada sorun başlıyor, normalde bu bilgiyi paylaşmamam gerek, zira abone hattın yasal sahibi değil aynı zamanda setteki numara ile (arama gerçekleştirdiği numara) işlem yapmak istediği numara farklı, yani hattın kullanıcısı muamelesi de yapamıyorum ki zaten abone hattın farklı bir kullanıcı ve sahibe ait olduğunu çağrı esnasında belirtiyor, hiç kıvırmayacağım tongaya düşüyorum iyi niyetli konuşmasından mütevellit ve tarife bilgisini paylaşıyorum.)
abone: anladım, peki biliyorsunuz ayda bir yükleme yaparsa tarifesi geçerli, eğer kız arkadaşım hattına bu bir ay içinde yükleme yaptıysa şimdi gerçekleştirmeyeceğim boşu boşuna yüklemeyi, size zahmet bir kontrol eder misiniz ne zaman yükleme yapmış ve hattında ne kadar kontör var?
(burada kıllanıyor ve diyorum ki nihayet...)
ben: erdem bey, bu bilgiyi hattın yalnızca yasal sahibi ile paylaşabiliyoruz.
abone: nasıl yani anlayamadım, hattın tarife bilgisini teyitsiz bir şekilde paylaşabiliyorsunuz ama bu bilgiyi paylaşamıyor musunuz?
ben: doğrudur.
abone: takım liderleriniz sizinle aynı fikirde değil yalnız.
ben: anlayamadım?
(bu arada ilgili kontrolleri sağlıyorum, tarife bilgisini kimle ne şart ve koşullar altında paylaşabileceğim bilgisini netleştiriyorum ekranlardan, hata yapıp yapmadığımdan emin olmak için ve hata yaptığıma kesin kanaat edip, içimden küfür ederek dinlemeye devam ediyorum.)
abone: şöyle ki, benimle paylaşmamanız gereken bir bilgiyi paylaştınız bu hatla ilgili, sizden şikayetçiyim lütfen kendi hakkınızda bir şikayet kaydı oluşturur musunuz?
ben: tabi, ilgili ekranlarıma ulaşmak ve işleminizi gerçekleştirmek üzere sizi çok kısa süreliğine hatta bekletebilir miyim lütfen erdem bey?
abone: hayır bekletemezsin, ekranlarına falan ulaşmayacaksın, gidip takım liderine ben ne yapacağım diye soracaksın, ben söylüyorum işte ne yapacağını, kendi hakkında bir şikayet kaydı oluşturacaksın!
ben: tabi erdem bey, şu anda işlem gerçekleştiriyorum, mh hizmet kaydı şikayet talebinizin sisteme girişini gerçekleştiriyorum, size hangi irtibat numarasından ulaşılsın konuya binaen?
abone: sen hangi numara üzerinden kayıt açıyorsun?
ben: arama gerçekleştirdiğiniz numara üzerinden.
abone: kime sordun bunu yaparken?
ben: bunun için herhangi bir sorgulama gerçekleştirmem gerekmemekte, şikayet taleplerinizi arama sağladığınız hat üzerinden açabiliyoruz ya da sizin yasal sahibi olduğunuz başka bir hat üzerinden. dilerseniz böyle bir hat varsa, bilgi teyidi sorularıma yanıt verin, bu hat üzerinden açalım kaydı.
abone: yetkilini ver bana.
ben: tabi, konuyla ilgili çok kısa süreliğine hatta beklemenizi rica ediyorum, teşekkürler erdem bey.
abone: onay verdim mi beni bekletmen için, niye teşekkür ediyorsun?
ben: müsaade etseydiniz niçin teşekkür ettiğimi açıklayacaktım, onay verdiğiniz için değil, sözümü kesmeden beni dinlediğiniz için teşekkür ettim erdem bey.
abone: sen benim adımın erdem olduğunu nereden biliyorsun?
ben: bu şekilde beyan ettiniz isminizi, beyanınıza uyarak size bu şekilde hitap ettiğim için hata mı ediyorum erdem bey?
abone: benim ismim erdem değil.
(zayıf noktasını yakalıyorum, çağrıyı sonlandırmak için üç kez küfür ettirmem gerektiğini bildiğimden bu noktadan başlıyorum saldırmaya.)
ben: peki size ne şekilde hitap etmemi istersiniz erdem bey?
abone: bana erdem diye hitap etme.
ben: ama isminizin erdem olduğunu belirtmiştiniz yanılıyor muyum erdem bey?
abone: yetkilini ver bana.
ben: bunun için hatta beklemeniz gerekmekte erdem bey.
abone: beklemiyorum ne olacak?
ben: siz bilirsiniz, beklemezseniz yetkilime aktaramam çağrıyı erdem bey.
abone: benim adım erdem değil dedim sana..!
ben: isminiz nedir o halde erdem bey?
abone: tamam bekliyorum aktar beni.
ben: teşekkür ediyorum erdem bey.
(abone beklemeye alınır çağrı yetkiliye aktarılır yetkili abonenin isteği doğrultusunda hakkımda şikayet kaydı oluşturur. soy isim ve sicil numaramı isteyen aboneye bu bilgiyi vermeyen yetkili hakkında şikayet kaydı oluşturmak için abone hakkımda oluşturduğu şikayet kaydı tamamlanır tamamlanmaz telefonu kapatıp tekrar arar ve başka bir müşteri temsilcisine yetkilim hakkında şikayet kaydı oluşturtur...)
işte çıldırmak bu'dur, bu aboneden sonra yaşadığınız hissiyattır. kompleks sahibi, psikopat bir beynin tarafınıza yaşattığı anlar bütünüdür, eliniz ayağınız kesilir, betiniz benziniz atar, hakkında şikayet kaydı açtırmadığı müşteri temsilcisi ve takım lideri kalmayan bir manyak yüzünden yaşadığınızdır. ne için? çıldırtmak için! eline ne geçiyor? temellendiği noktanın ne olduğu muamma olan bir haz... size ne kalıyor, bunları yıllar sonra buraya yazmaya itecek bir sinir ve anlamsızlıklar bütünü.
peki abi, takıl sen!!
erdem bey!!!!
ben: iyi günler ben miko, size nasıl yardımcı olabilirim?
abone: merhaba ben bir numaraya kontör yüklemek istiyorum.
ben: tabi yardımcı olayım hemen memnuniyetle, öncelikle işlem yaptırmak istediğiniz numara 05** *** ** **'midir? (sesli yanıt sisteminde tuşladığı yahut ilgili tuşlamayı es geçti ise direkt olarak aramayı gerçekleştirdiği numara)
abone: hayır hayır, bu benim numaram, ben kız arkadaşımın hattına kontör yükletmek istiyorum, numarası 05** *** ** **.
ben: kontrol ediyorum... 05** *** ** ** numarasına lira yüklemek istediğinizi belirttiniz, hitap etmek açısından isminizi öğrenebilir miyim?
abone: erdem ben.
ben: erdem bey, yükleme kartınız yanınızda mı?
abone: evet ama öncelikle bir sorum olacak, benim elimde şu an itibariyle 2 tane yükleme kartı bulunuyor, biri 30 liralık, biri 50 liralık, hangisini yüklersek kız arkadaşım daha avantajlı bir şekilde görüşme yapar?
ben: kontrol edelim. bu hatta 30 tl'lik yükleme yaparsanız... (bilgi aktarılır) 50 tl'lik yükleme yaparsanız... (ilgili bilgi aktarılır)
abone: anladım, ben de şu an bilgisayar başındayım da, sizin sitenizdeyim şu an, hangi tarifede benim kız arkadaşım, ben de kontrol edeyim.
(tam bu noktada sorun başlıyor, normalde bu bilgiyi paylaşmamam gerek, zira abone hattın yasal sahibi değil aynı zamanda setteki numara ile (arama gerçekleştirdiği numara) işlem yapmak istediği numara farklı, yani hattın kullanıcısı muamelesi de yapamıyorum ki zaten abone hattın farklı bir kullanıcı ve sahibe ait olduğunu çağrı esnasında belirtiyor, hiç kıvırmayacağım tongaya düşüyorum iyi niyetli konuşmasından mütevellit ve tarife bilgisini paylaşıyorum.)
abone: anladım, peki biliyorsunuz ayda bir yükleme yaparsa tarifesi geçerli, eğer kız arkadaşım hattına bu bir ay içinde yükleme yaptıysa şimdi gerçekleştirmeyeceğim boşu boşuna yüklemeyi, size zahmet bir kontrol eder misiniz ne zaman yükleme yapmış ve hattında ne kadar kontör var?
(burada kıllanıyor ve diyorum ki nihayet...)
ben: erdem bey, bu bilgiyi hattın yalnızca yasal sahibi ile paylaşabiliyoruz.
abone: nasıl yani anlayamadım, hattın tarife bilgisini teyitsiz bir şekilde paylaşabiliyorsunuz ama bu bilgiyi paylaşamıyor musunuz?
ben: doğrudur.
abone: takım liderleriniz sizinle aynı fikirde değil yalnız.
ben: anlayamadım?
(bu arada ilgili kontrolleri sağlıyorum, tarife bilgisini kimle ne şart ve koşullar altında paylaşabileceğim bilgisini netleştiriyorum ekranlardan, hata yapıp yapmadığımdan emin olmak için ve hata yaptığıma kesin kanaat edip, içimden küfür ederek dinlemeye devam ediyorum.)
abone: şöyle ki, benimle paylaşmamanız gereken bir bilgiyi paylaştınız bu hatla ilgili, sizden şikayetçiyim lütfen kendi hakkınızda bir şikayet kaydı oluşturur musunuz?
ben: tabi, ilgili ekranlarıma ulaşmak ve işleminizi gerçekleştirmek üzere sizi çok kısa süreliğine hatta bekletebilir miyim lütfen erdem bey?
abone: hayır bekletemezsin, ekranlarına falan ulaşmayacaksın, gidip takım liderine ben ne yapacağım diye soracaksın, ben söylüyorum işte ne yapacağını, kendi hakkında bir şikayet kaydı oluşturacaksın!
ben: tabi erdem bey, şu anda işlem gerçekleştiriyorum, mh hizmet kaydı şikayet talebinizin sisteme girişini gerçekleştiriyorum, size hangi irtibat numarasından ulaşılsın konuya binaen?
abone: sen hangi numara üzerinden kayıt açıyorsun?
ben: arama gerçekleştirdiğiniz numara üzerinden.
abone: kime sordun bunu yaparken?
ben: bunun için herhangi bir sorgulama gerçekleştirmem gerekmemekte, şikayet taleplerinizi arama sağladığınız hat üzerinden açabiliyoruz ya da sizin yasal sahibi olduğunuz başka bir hat üzerinden. dilerseniz böyle bir hat varsa, bilgi teyidi sorularıma yanıt verin, bu hat üzerinden açalım kaydı.
abone: yetkilini ver bana.
ben: tabi, konuyla ilgili çok kısa süreliğine hatta beklemenizi rica ediyorum, teşekkürler erdem bey.
abone: onay verdim mi beni bekletmen için, niye teşekkür ediyorsun?
ben: müsaade etseydiniz niçin teşekkür ettiğimi açıklayacaktım, onay verdiğiniz için değil, sözümü kesmeden beni dinlediğiniz için teşekkür ettim erdem bey.
abone: sen benim adımın erdem olduğunu nereden biliyorsun?
ben: bu şekilde beyan ettiniz isminizi, beyanınıza uyarak size bu şekilde hitap ettiğim için hata mı ediyorum erdem bey?
abone: benim ismim erdem değil.
(zayıf noktasını yakalıyorum, çağrıyı sonlandırmak için üç kez küfür ettirmem gerektiğini bildiğimden bu noktadan başlıyorum saldırmaya.)
ben: peki size ne şekilde hitap etmemi istersiniz erdem bey?
abone: bana erdem diye hitap etme.
ben: ama isminizin erdem olduğunu belirtmiştiniz yanılıyor muyum erdem bey?
abone: yetkilini ver bana.
ben: bunun için hatta beklemeniz gerekmekte erdem bey.
abone: beklemiyorum ne olacak?
ben: siz bilirsiniz, beklemezseniz yetkilime aktaramam çağrıyı erdem bey.
abone: benim adım erdem değil dedim sana..!
ben: isminiz nedir o halde erdem bey?
abone: tamam bekliyorum aktar beni.
ben: teşekkür ediyorum erdem bey.
(abone beklemeye alınır çağrı yetkiliye aktarılır yetkili abonenin isteği doğrultusunda hakkımda şikayet kaydı oluşturur. soy isim ve sicil numaramı isteyen aboneye bu bilgiyi vermeyen yetkili hakkında şikayet kaydı oluşturmak için abone hakkımda oluşturduğu şikayet kaydı tamamlanır tamamlanmaz telefonu kapatıp tekrar arar ve başka bir müşteri temsilcisine yetkilim hakkında şikayet kaydı oluşturtur...)
işte çıldırmak bu'dur, bu aboneden sonra yaşadığınız hissiyattır. kompleks sahibi, psikopat bir beynin tarafınıza yaşattığı anlar bütünüdür, eliniz ayağınız kesilir, betiniz benziniz atar, hakkında şikayet kaydı açtırmadığı müşteri temsilcisi ve takım lideri kalmayan bir manyak yüzünden yaşadığınızdır. ne için? çıldırtmak için! eline ne geçiyor? temellendiği noktanın ne olduğu muamma olan bir haz... size ne kalıyor, bunları yıllar sonra buraya yazmaya itecek bir sinir ve anlamsızlıklar bütünü.
peki abi, takıl sen!!
erdem bey!!!!
devamını gör...
erik küçük elmadır
doğrudur. kavun da içine şeker düşmüş kabak zaten.
devamını gör...
insanı olgunlaştıran şeyler
yılmadan yeni insan tanımak.
her insan bir alem çünkü.
her insan bir alem çünkü.
devamını gör...
mutlu olmak için
güzel insanlar,
içerisinde bulunduğunuz durumu bilmiyorum ve sizleri tam anlamıyla anlamam da mümkün değil, ancak bildiğim tek bir şey var,
o da başarabileceğinize inanıyor olmam.
mutlu olmak için sadece etrafınıza bakın, sizi mutlu edecek o kadar fazla şey var ki, sadece sizler farkında değilsiniz.*
hiçbir şey yoksa, en berbat durumdaysanız bile ben seviyorum sizleri, güzel kalbinizi seviyorum, iyi ki varsınız, cansınız. *
asla pes etmeyin, serin kalın.
içerisinde bulunduğunuz durumu bilmiyorum ve sizleri tam anlamıyla anlamam da mümkün değil, ancak bildiğim tek bir şey var,
o da başarabileceğinize inanıyor olmam.
mutlu olmak için sadece etrafınıza bakın, sizi mutlu edecek o kadar fazla şey var ki, sadece sizler farkında değilsiniz.*
hiçbir şey yoksa, en berbat durumdaysanız bile ben seviyorum sizleri, güzel kalbinizi seviyorum, iyi ki varsınız, cansınız. *
asla pes etmeyin, serin kalın.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
ihtiyaç...
devamını gör...
trabzon belediye başkanının makam odası
hem ayıp hem günah hem israf.
siyasilerin dünya malı ile imtihanının haber olmuş şekli.
allah ıslah etsin.
siyasilerin dünya malı ile imtihanının haber olmuş şekli.
allah ıslah etsin.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi kalktı diye kurban kesmek
kadınları kurban ediyorsunuz zaten , bari hayvanı öldürmeseydiniz.
hayvanlar!!
bir şeyleri öldürmeden erkekliklerini yaşayamıyorlar galiba.
dostoyevski insancıklar' ı size yazdı.!
hayvanlar!!
bir şeyleri öldürmeden erkekliklerini yaşayamıyorlar galiba.
dostoyevski insancıklar' ı size yazdı.!
devamını gör...
alamet
emare, belirti, iz, im, nişan anlamlarına gelen arapça isim soylu sözcük. özellikle 'kıyamet' sözcüğüyle kullanılması çok manidardır.
mecaz anlamlı olarak halk arasında çok büyük nesneler için de kullanıldığı olur.
alametifarika birleşik sözcüğünün içinde de yer alır.
-"kış ortasında havanın 25 derece olması hiç hayra alamet değil."
burada hemen can nazım hikmet'i ve onun alâmetler şiirini anmasak olmaz:
yedi kat yerin altından uğultular geliyor.
çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.
haram sevaboldu, sevap haramdır.
ak kurt, kara tahtayı daha bir yol kemir,
çekin ki körükleri
ateşe girdi demir.
çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.
duyuldu kim ölüm satılıp kâr edile,
kendi kendilerin reddü inkâr edile,
ve duyuldu kabuğuna tık ettiği civcivin.
duyuldu uykusundan uyandığı
zincirinden başka kaybedecek şeyi olmayan devin.
yedi kat yerin altından uğultular geliyor.
medet yoktur, bakma geri.
kantarma zapteylemez oldu beygiri.
çıkmış üzengiden, ayağı yok mu?
kan sızar, şak olmuş, dudağı yok mu?
gider, böyle gider, dahi gider
bu âteş yolların durağı yok mu?
bu yol orda biten yoldur.
“türabolmak ne müşküldür…”
çekin ki körükleri
ocağa girdi demir.
bir ateş külçesi düştü buzların ortasına.
alâmetler belirdi, kıyamet alâmetleridir.
haberdir, erişmekte
kaynayan su galeyan noktasına.
mecaz anlamlı olarak halk arasında çok büyük nesneler için de kullanıldığı olur.
alametifarika birleşik sözcüğünün içinde de yer alır.
-"kış ortasında havanın 25 derece olması hiç hayra alamet değil."
burada hemen can nazım hikmet'i ve onun alâmetler şiirini anmasak olmaz:
yedi kat yerin altından uğultular geliyor.
çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.
haram sevaboldu, sevap haramdır.
ak kurt, kara tahtayı daha bir yol kemir,
çekin ki körükleri
ateşe girdi demir.
çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.
duyuldu kim ölüm satılıp kâr edile,
kendi kendilerin reddü inkâr edile,
ve duyuldu kabuğuna tık ettiği civcivin.
duyuldu uykusundan uyandığı
zincirinden başka kaybedecek şeyi olmayan devin.
yedi kat yerin altından uğultular geliyor.
medet yoktur, bakma geri.
kantarma zapteylemez oldu beygiri.
çıkmış üzengiden, ayağı yok mu?
kan sızar, şak olmuş, dudağı yok mu?
gider, böyle gider, dahi gider
bu âteş yolların durağı yok mu?
bu yol orda biten yoldur.
“türabolmak ne müşküldür…”
çekin ki körükleri
ocağa girdi demir.
bir ateş külçesi düştü buzların ortasına.
alâmetler belirdi, kıyamet alâmetleridir.
haberdir, erişmekte
kaynayan su galeyan noktasına.
devamını gör...
oled
organik ışık yayan diyot ya da organik led.
bir çeşit led teknolojisi olan bu ışık kaynakları, led'lere kıyasla çok daha az enerji kullanan ve üzerinden elektrik akımı geçtiğinde ışık yayan organik film tabakalarından oluşur. ayrıca yine led'lere kıyasla oldukça da hafif ve esnektirler. ancak onlardan daha pahalı ve kısa ömürlü olmak gibi dezavantajları da vardır. yine de bu konuda yapılan çalışmalar, kullanım ömrünü uzatmaya yönelik gelişmeler sağlıyor her geçen gün.
günümüzde özellikle televizyon, bilgisayar gibi monitörlü elektronik cihazlarda yahut aydınlatma alanlarında kullanımı tercih ediliyor çünkü bunlar led'ler gibi sadece arkadan ışık vermek yerine, ışığın renklerini de ayarlıyor. örneğin lcd televizyonlarda bu iş 2 ayrı bölümle hallediliyor: birinci bölüm, ekrana gerekli olan ışığı sağlayan led iken diğer bölüm de bunu piksellere göre renklendiren ve esas görüntüyü üreten lcd panel. oled bunları tek başına halledebiliyor. görüntü kalitesi oldukça iyi olan bir teknoloji. üstelik istenen her boyuta göre de üretilebiliyor.
oled teknolojisi kullanılarak üretilen televizyonların bir avantajı daha var: ekrana nereden bakarsanız bakın, izlediğiniz herhangi bir şeyi aynı kalitede görebilirsiniz. renk değişimi, kenar kararması gibi birtakım sorunlar bu televizyonlarda görülmez.
ancaaaak...
oled televizyon demişken yanma ya da görüntü tutma denen soruna değinmeden de geçmeyeyim.
burada yanma olarak bahsettiğimiz şey, ekranın bir bölümünün görüntüsünün bozulmasına neden olan bir sorun. üzerine ışık düşen birçok elektronik aygıtta rastlayabileceğimiz ve gürültü olarak adlandırılan bu sorun, bu televizyonlarda da mevcut.
uzun süreli olarak sabit kalan görüntüler yanmaya neden oluyor. aslında bu olay eski teknolojilerde de karşılaştığımız bir sıkıntı. mesela izlediğiniz kanalın logosu, televizyonun hep aynı bölgesinde sabit olarak saatlerce durur. bu da oraya denk gelen piksellerde bir çeşit bozulmaya neden olur. yalnız tabii uzun sürelerden kastımız gerçekten birkaç yüz hatta binlerce saat gibi süreler... elbette bir kişi oturup 500 saat boyunca kesintisiz olarak televizyon izlemez ama hep aynı kanal ya da kanalları izlemeniz durumunda, bir noktadan sonra yine de bu yanma olayıyla karşılaşabilirsiniz.
bunu çözmek için meşhur markalar tabii ki bazı yöntemler uyguluyor. mesela pixel shifting denen olay... bu, sabit olan görüntünün olduğu bölgede piksellerin yerini değiştirmek suretiyle gerçekleştiriliyor. siz her ne kadar doğrudan net bir şekilde görmeseniz de, o bölgede bir hareketlilik oluşturuluyor. yine ekran koruyucu ya da clear panel noise gibi birtakım özellikler, görüntünün sabitlikten kurtarılması için kullanılan bazı yöntemler. ekran koruyucu görseller, bu aletlerin içerisinde yüklü şekilde geliyor. bunları silmemek sizin lehinize çünkü bunlar yanmayı önlemek için otomatik olarak devreye giriyor belirli bir süre sonra.
özetle oled teknolojisine sahip bir alet kullanıyorsanız, bu tür özellikleri kapatmamanız önerilir.
bir çeşit led teknolojisi olan bu ışık kaynakları, led'lere kıyasla çok daha az enerji kullanan ve üzerinden elektrik akımı geçtiğinde ışık yayan organik film tabakalarından oluşur. ayrıca yine led'lere kıyasla oldukça da hafif ve esnektirler. ancak onlardan daha pahalı ve kısa ömürlü olmak gibi dezavantajları da vardır. yine de bu konuda yapılan çalışmalar, kullanım ömrünü uzatmaya yönelik gelişmeler sağlıyor her geçen gün.
günümüzde özellikle televizyon, bilgisayar gibi monitörlü elektronik cihazlarda yahut aydınlatma alanlarında kullanımı tercih ediliyor çünkü bunlar led'ler gibi sadece arkadan ışık vermek yerine, ışığın renklerini de ayarlıyor. örneğin lcd televizyonlarda bu iş 2 ayrı bölümle hallediliyor: birinci bölüm, ekrana gerekli olan ışığı sağlayan led iken diğer bölüm de bunu piksellere göre renklendiren ve esas görüntüyü üreten lcd panel. oled bunları tek başına halledebiliyor. görüntü kalitesi oldukça iyi olan bir teknoloji. üstelik istenen her boyuta göre de üretilebiliyor.
oled teknolojisi kullanılarak üretilen televizyonların bir avantajı daha var: ekrana nereden bakarsanız bakın, izlediğiniz herhangi bir şeyi aynı kalitede görebilirsiniz. renk değişimi, kenar kararması gibi birtakım sorunlar bu televizyonlarda görülmez.
ancaaaak...
oled televizyon demişken yanma ya da görüntü tutma denen soruna değinmeden de geçmeyeyim.
burada yanma olarak bahsettiğimiz şey, ekranın bir bölümünün görüntüsünün bozulmasına neden olan bir sorun. üzerine ışık düşen birçok elektronik aygıtta rastlayabileceğimiz ve gürültü olarak adlandırılan bu sorun, bu televizyonlarda da mevcut.
uzun süreli olarak sabit kalan görüntüler yanmaya neden oluyor. aslında bu olay eski teknolojilerde de karşılaştığımız bir sıkıntı. mesela izlediğiniz kanalın logosu, televizyonun hep aynı bölgesinde sabit olarak saatlerce durur. bu da oraya denk gelen piksellerde bir çeşit bozulmaya neden olur. yalnız tabii uzun sürelerden kastımız gerçekten birkaç yüz hatta binlerce saat gibi süreler... elbette bir kişi oturup 500 saat boyunca kesintisiz olarak televizyon izlemez ama hep aynı kanal ya da kanalları izlemeniz durumunda, bir noktadan sonra yine de bu yanma olayıyla karşılaşabilirsiniz.
bunu çözmek için meşhur markalar tabii ki bazı yöntemler uyguluyor. mesela pixel shifting denen olay... bu, sabit olan görüntünün olduğu bölgede piksellerin yerini değiştirmek suretiyle gerçekleştiriliyor. siz her ne kadar doğrudan net bir şekilde görmeseniz de, o bölgede bir hareketlilik oluşturuluyor. yine ekran koruyucu ya da clear panel noise gibi birtakım özellikler, görüntünün sabitlikten kurtarılması için kullanılan bazı yöntemler. ekran koruyucu görseller, bu aletlerin içerisinde yüklü şekilde geliyor. bunları silmemek sizin lehinize çünkü bunlar yanmayı önlemek için otomatik olarak devreye giriyor belirli bir süre sonra.
özetle oled teknolojisine sahip bir alet kullanıyorsanız, bu tür özellikleri kapatmamanız önerilir.
devamını gör...
her şeye rağmen umudunu kaybetmeyip bilgi tanımı giren yazar
en iyisini yapan yazardır. şu sözlükteki vasat başlık samanlığına, bir iğne de ben atıyorum diyen yazardır. mesela ben, beğeni sayısını umursamadan, bir kişi dahi olsa, onun entelektüel birikimine bir şeyler kazandırabilmek için yazarım. yeter ki bir faydamız, bir iyiliğimiz dokunsun diye.
şaka lan şaka. egomu tatmin etmek için yazıyorum tabii ki de. hatta dediklerimi ne kadar az kişi anlarsa, onunla doğru orantılı bir şekilde daha çok mutlu oluyorum. her zaman standart olmak çok sıkıcı çünkü, arada böyle artistlikler yapmak lazım...
şaka lan şaka. egomu tatmin etmek için yazıyorum tabii ki de. hatta dediklerimi ne kadar az kişi anlarsa, onunla doğru orantılı bir şekilde daha çok mutlu oluyorum. her zaman standart olmak çok sıkıcı çünkü, arada böyle artistlikler yapmak lazım...
devamını gör...

