kına seven insan
zevkler ve renkler tartışılmaz demişler çok güzel söylemişler. bende çok severim çocukluğumda hiç eksik olmazdı. bayılırdım ellerimi izlemeye ve de koklamayı. şimdi iş, güç hem yakışık almıyor hemde etik değil. tebessümle anımsadığımız çocukluk anılarımız.
devamını gör...
anneler günü
anne; şefkatini, sevgisini, emeğini, desteğini ömür boyu esirgemeyen kutsal varlık.. ve bunları bir anne duygusuyla hissettiren adamlar.. mesele doğurmak değil; bu güzellikleri yaşatan, hayatta olan veya geçip giden herkesin anneler günü kutlu olsun..
devamını gör...
l'hymne a l'amour
edith piaf'ın sözlerini yazdığı ve icra ettiği başyapıttır. 'hymne' ilahi anlamına gelse de şarkının ismi 'aşka övgü' şeklinde türkçe'ye çevrilebilir.
devamını gör...
madalya sistemiyle birlikte intihalin artması
oradan buradan aşırmaların arttığını düşünüyorum. bazen düşünmüyorum, gözlemliyorum. bizzat okuduğum bildiğim kitaplardan çok ama çok "benzer" cümleler hasbelkader karşıma çıkıyor. altta tabii ki alıntı filan yazmıyor, kitap ismi geçmiyor. arkadaşlar ben bilgiye inanırım, insanın öğrenme kapasitesine de büyük saygı duyarım. ama binlerce yıldır bildiğimiz bir şey var ki o da insanın belli bazı sınırları olduğudur. her şeyden önce zaman ve mekânla sınırlanmış bir varlıktır insan. bir insan ömrü bilgi söz konusu olduğunda oldukça azdır. yani öğrenilecek şeylerin, bilginin sınırsızlığı göz önüne alındığında çok azdır. dolayısıyla intihal yapmayın, madalyaya tamah etmeyin. simit satarak onurlu yaşayın. bir insan sanat, felsefe, edebiyat, müzik, tarih, mitoloji gibi müthiş geniş bir yelpazede onlarca özgün yazı kaleme alamaz. alır almasına da bunlar çok istisnai insanlardır ve ben aramızda olduklarını düşünmüyorum. lütfen, faydalandığınız kaynağı belirtin. şu an yapmıyorum bunu ama eğer işsizliğim had safhaya ulaşırsa oturur yaparım, sözlükte intihal avına çıkarım. tespit etttiğim bazı şeyler var ama şimdilik müdahale etmeyeceğim. bu mesele öyle basit bir mesele değildir, hırsızlık mide bulandırıcı bir suçtur.
devamını gör...
avatar: the last airbender
ateş ulusunun sahip olduğu refahı tüm dünyaya yaymak için başlattığı savaşı bitirmeye çalışan, 13 yaşındaki bir çocuğun (bkz: aang) ve arkadaşlarının (bkz: sokka)(bkz: toph)(bkz: katara) (bkz: zuko) maceralarını anlatan çizgi dizi.
tüm elementleri bükmeyi belirli bir sıra ile öğrenmesi gerekir ki bu da avatar döngüsünün sırasıdır. ateş, hava, su, toprak. avatar her öldüğünde sıradaki ulusta tekrar hayat bulur. ateş kralı ozai bu döngüyü bozmak için tüm hava ulusunu katletmiş sadece bir hava bükücü kurtulmuştur. zaten dizinin adı da bu yüzden last airbender dır.
legend of korra serisinde tüm avatar döngüleri, iki kadim ruh raava ve vaatu, ilk avatar detaylıca anlatılsa da mavi ruhlar konusuna pek değinilmemiştir. merak edenler için sorası spoiler;
--! spoiler !--
avatarın ne zaman doğacı hangi ulusta doğacağı bilindiği gibi ona yolculuğunda eşlik edip element bükmeyi öğretecek bir de mavi ruhlar vardır. bu kişiler de avatarın doğumuyla doğar, hayatlarını sahip olduğu ulusun en iyisi olmak için harcar ve avatarı geliştirirler. avatar bir buz kütlesinde 100 yıl kalınca onun dönemi için kader tarafından seçilen mavi ruhlar değişen kader karşısında işe yaramaz duruma düşmüştür. örnek vermek gerekirse kral bumi bu mavi ruhlardan toprak bükmeyi öğretecek kişiydi ama onun öğretileri avatarın ortaya çıktığı döneme uygun olmadığından avatarı eğitmeti reddetmiş, avatara "toprağı dinlemeyi bilen" bir toprak bükücüye yönlendirmiştir. bumi barış zamanının hocası iken şartlar savaşa yönelik hoca bulmayı gerektirmekteydi. (savaş ve barış durumu mavi ruhlarını daha sonra detaylıca açıklarım)
--! spoiler !--
tüm elementleri bükmeyi belirli bir sıra ile öğrenmesi gerekir ki bu da avatar döngüsünün sırasıdır. ateş, hava, su, toprak. avatar her öldüğünde sıradaki ulusta tekrar hayat bulur. ateş kralı ozai bu döngüyü bozmak için tüm hava ulusunu katletmiş sadece bir hava bükücü kurtulmuştur. zaten dizinin adı da bu yüzden last airbender dır.
legend of korra serisinde tüm avatar döngüleri, iki kadim ruh raava ve vaatu, ilk avatar detaylıca anlatılsa da mavi ruhlar konusuna pek değinilmemiştir. merak edenler için sorası spoiler;
--! spoiler !--
avatarın ne zaman doğacı hangi ulusta doğacağı bilindiği gibi ona yolculuğunda eşlik edip element bükmeyi öğretecek bir de mavi ruhlar vardır. bu kişiler de avatarın doğumuyla doğar, hayatlarını sahip olduğu ulusun en iyisi olmak için harcar ve avatarı geliştirirler. avatar bir buz kütlesinde 100 yıl kalınca onun dönemi için kader tarafından seçilen mavi ruhlar değişen kader karşısında işe yaramaz duruma düşmüştür. örnek vermek gerekirse kral bumi bu mavi ruhlardan toprak bükmeyi öğretecek kişiydi ama onun öğretileri avatarın ortaya çıktığı döneme uygun olmadığından avatarı eğitmeti reddetmiş, avatara "toprağı dinlemeyi bilen" bir toprak bükücüye yönlendirmiştir. bumi barış zamanının hocası iken şartlar savaşa yönelik hoca bulmayı gerektirmekteydi. (savaş ve barış durumu mavi ruhlarını daha sonra detaylıca açıklarım)
--! spoiler !--
devamını gör...
30 yaşını geçmiş ama hala sözlükte yazan insan
katılmadığım başlıklardan bir tane daha. sözlukteki dostlarımın çoğu 30 yaş üstü ama hepsi de kaliteli yazarlar. bazı şeyleri görmüş geçirmiş ve tecrübelerini paylaşıyorlar. hepsini de büyük bir zevkle okuyorum.
devamını gör...
god of war
2018'deki soft reboot hakkında ana hikaye konusunda cinnet geçirdiğim ama oynanış bakımından hakkını vermek zorunda hissettiğim oyun. orijinal seriyi bitirmiş olanlar için ufak çaplı krizlere sebep olsa bile -ki bunun en temel sebebi oyunun hack 'n' slash mantığından uzaklaşıp daha soğuk ve mekanik bir yapıya bürünüyor gibi görünmesi ve görünürde vahşetin törpülenmesiydi- aslında objektif bir biçimde baktığım zaman kendini gerçek anlamda aşmış bir oyun gow. blades of chaos zaten önceki oyunlarda tapındığımız bir silahtı ki skilleri de güzel bir nostalji yaşattı ama leviathan baltası ne kadar yeni ve alışılmadık bir weapon olsa bile oyun ilerledikçe gerçek anlamda muazzam bir oyun zevki yaşatıyor. vuruş hissiyatı zaten ders niteliğindeydi resmen ama kontrol şeması meh... daha yeni souls serisini bitirdim geldim be santa monica. yarı-açık dünya denilebilir ama ben aşağı yukarı 20 saatlik ana hikayede atreus denilen sevimsiz bahçe cücesine tilt olduğum için yan görevlere hiç bulaşmadığımdan çok linear bir haritada ilerlemek zorunda kaldım. yetersiz ve tekrarlayan bosslar ve atreus'un kafasını koparma gibi bir opsiyonumuzun olmaması oyundan biraz soğutsa bile ana hikaye yine de gayet sağlam ilerliyor. atreus'a tilt oluyor olsam bile oyunda bazı durumlarda aşırı işlevsel olduğu gerçeği var özellikle oyun ilerledikçe okları yeni özellikler kazandığı için bazı durumlarda kurtarıcı rolü üstleniyor.
iki tane silah -ki blades of chaos oyunun yarısında elimize geçiyor- bu kadar uzun bir oyunda özellikle sürekli savaş sekanslarının olduğu bir oyunda sıkabilirmiş gibi gelse de silahların combo yapmaya olanak sağlayan gayet eğlenceli yetenekleri var ve asla sıkmıyor. kamera açısını değiştirmeleri başta işkillendirmiş olsa da eski oyunlar gibi sabit kamera açısı ile oynamaya çok müsait değildi zaten bu yüzden riskli ama güzel bir hamle yapmış santa monica. çok spoiler vermeden kısaca özet geçmek gerekirse; temeli sağlam hikayesi, orta-üst seviye mekanikleri, fena olmayan mekan tasarımları, sağda solda loot yapmak bazen can sıksa bile oyuna ayak uydurunca alışılabilecek bir denge kurmaları ve şiir gibi grafikleri ile gayet keyifli - yine de seni sevmiyorum atreus puştu- bir oyun.
helheim'a kadar yolun var atreus. hadi thor'un bir oğlunu öldürdük ama onu belki çok sevmiyordur diye kendimi avutuyordum niye gidip diğerini de öldürdün cin cücesi kılıklı sevimsiz? ragnarok'da bizi kum torbası yapacak thor, mutlu musun?! bari adamın heykelini yıkmasaydık ya. senin loki olduğun çok belliydi zaten, sinsi velet.
iki tane silah -ki blades of chaos oyunun yarısında elimize geçiyor- bu kadar uzun bir oyunda özellikle sürekli savaş sekanslarının olduğu bir oyunda sıkabilirmiş gibi gelse de silahların combo yapmaya olanak sağlayan gayet eğlenceli yetenekleri var ve asla sıkmıyor. kamera açısını değiştirmeleri başta işkillendirmiş olsa da eski oyunlar gibi sabit kamera açısı ile oynamaya çok müsait değildi zaten bu yüzden riskli ama güzel bir hamle yapmış santa monica. çok spoiler vermeden kısaca özet geçmek gerekirse; temeli sağlam hikayesi, orta-üst seviye mekanikleri, fena olmayan mekan tasarımları, sağda solda loot yapmak bazen can sıksa bile oyuna ayak uydurunca alışılabilecek bir denge kurmaları ve şiir gibi grafikleri ile gayet keyifli - yine de seni sevmiyorum atreus puştu- bir oyun.
helheim'a kadar yolun var atreus. hadi thor'un bir oğlunu öldürdük ama onu belki çok sevmiyordur diye kendimi avutuyordum niye gidip diğerini de öldürdün cin cücesi kılıklı sevimsiz? ragnarok'da bizi kum torbası yapacak thor, mutlu musun?! bari adamın heykelini yıkmasaydık ya. senin loki olduğun çok belliydi zaten, sinsi velet.
devamını gör...
ilişki orucu
tamı tamına dört yıl üç aydır tuttuğum oruç türü.
geçenlerde şöyle bir söz okumuştum;
"tek başınalığın verdiği huzuru yaşayan kişinin yeniden eskiye dönüşü zordur. o tek başına olmanın verdiği mutluluğu ve sükutu geride bırakamaz."
sanırım bana da böyle bir şey oldu. alıştım artık bu mükemmel ortama. aramam, buluşmam, koklaşmam gereken kimse yok. sorumluluk yok, kafa rahat. *
insan sevmiyorsanız (manita babında) yatırım tavsiyesidir.
geçenlerde şöyle bir söz okumuştum;
"tek başınalığın verdiği huzuru yaşayan kişinin yeniden eskiye dönüşü zordur. o tek başına olmanın verdiği mutluluğu ve sükutu geride bırakamaz."
sanırım bana da böyle bir şey oldu. alıştım artık bu mükemmel ortama. aramam, buluşmam, koklaşmam gereken kimse yok. sorumluluk yok, kafa rahat. *
insan sevmiyorsanız (manita babında) yatırım tavsiyesidir.
devamını gör...
serseri erkek seven kadınlara tavsiyeler
bir insan niye serseri sever ya ben hep ana kuzusu seviyorum.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
"kendini beş yıl sonra nerede görüyorsun?"
var mı böyle bir şey ya... bu ülkede beş yılını öngörebilen var mı gerçekten? neyin kafası?
var mı böyle bir şey ya... bu ülkede beş yılını öngörebilen var mı gerçekten? neyin kafası?
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
bugün dergimizi şereflendiren yazarımız:
bol giyimli kukla. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
dergimize de buradan ulaşabilirsiniz.
bol giyimli kukla. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
dergimize de buradan ulaşabilirsiniz.
devamını gör...
kitap alıntıları
mutluluğu kaçırdığım doğru ama
benim aradığım mutluluk bu değildi zaten.. ahmet altan-en uzun gece.
benim aradığım mutluluk bu değildi zaten.. ahmet altan-en uzun gece.
devamını gör...
yazarların en ünlü etkileşimi
bir çok var. ama en önemlisi;
attila ilhan'la göz göze gelmem ve bana gülümsemesiydi. donmuş kalmıştım. hatırladıkça gözlerim yaşarır. toprağı bol olsun.
attila ilhan'la göz göze gelmem ve bana gülümsemesiydi. donmuş kalmıştım. hatırladıkça gözlerim yaşarır. toprağı bol olsun.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git.
bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!
bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git.
bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!
devamını gör...
cobanyildizi
nickini sevdiğim bir teoman şarkısından almıştır umarım.
...yüzme bilmeden daha, deniz görmeden
hiç güneşte yanmadan
şimdi ölmek istemem bir kalbi sarmadan
aşkı tatmadan daha, onla sarhoş olmadan
hiç sevişmeden daha
şimdi ölmek istemem, daha hiç gülmeden...
şuraya 2 versiyonunu da bırakalım. belki dinler kendileri.
...yüzme bilmeden daha, deniz görmeden
hiç güneşte yanmadan
şimdi ölmek istemem bir kalbi sarmadan
aşkı tatmadan daha, onla sarhoş olmadan
hiç sevişmeden daha
şimdi ölmek istemem, daha hiç gülmeden...
şuraya 2 versiyonunu da bırakalım. belki dinler kendileri.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
yapsamda duyamazsınız.
devamını gör...
bitter çikolata sevenlerin kendini elit sanması
beni aşşırı sinir eden durum. türk kahvesinin yanında çikolata yiyince, ya da bitter çikolata yiyince kendini aşırı zevk sahibi, elit, toplumdan ayrı bir yerde sanıyolar. ulan alt tarafı çikolata yiyosun ne bu tavırlar? ben de ekmek arası salam ve turşu seviyorum bunla övünüyo muyum?
devamını gör...



