ahmed arif'in dizeleri
yokluğun cehennemin öbür adıdır.
üşüyorum, kapama gözlerini...
üşüyorum, kapama gözlerini...
devamını gör...
aileden birinin özlü sözleri
annannemden;
"fakirin hastası zenginin *r*spusu sorulmaz."
babaannemden;
"b*k kıymetli bir şey olsa, fakir g*tsüz doğardı."*
"fakirin hastası zenginin *r*spusu sorulmaz."
babaannemden;
"b*k kıymetli bir şey olsa, fakir g*tsüz doğardı."*
devamını gör...
dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
çocukluk çağında başlayan nöropsikiyatrik bir bozukluktur. çocuklarda aşırı hareketlilik şeklinde tanımlanan hiperaktivite ile seyrederken yaş ilerledikçe hiperaktivitenin azaldığı, dikkatle ilgili sorunların daha ön plana çıktığı görülür. dehb sorunu yaşayanlar dürtüsel davranışlarını kontrol etmekte zorlanır. yetişkinlerde daha çok işe başlayamama, iş yerinde verimsizlik ve kötü zaman yönetimi, çok sayıda işe başlanmasına rağmen bir çoğunu bitirememe, bir toplantı boyunca oturamama, stresle baş edememe şeklinde kendini gösterir. çocuklarda hiperaktivite olduğu zaman fark edilmesi kolayken, dikkat eksikliğinin baskın olduğu durumlarda teşhis edilmesi daha zor olabiliyor. teşhisi psikiyatr koyuyor. rahatsızlıklarınızı söylediğinizde dehb şüphesi taşıyorsanız test yapılıyor, bunun için birçok test olmakla beraber en yaygını moxo dikkat testidir. hayatın her alanını etkileyen bir bozukluktur. ani kararlar verme gibi dürtüsel davranışları olsun, uzun süre sabit bir yerde oturamama olsun, sevdiğin bir şeyi yaparken bile dikkatini verememek olsun ciddi hayat kalitesini düşürür. ben ancak bu sene fark edip gidebildim. tedavi konusunda da ilaç olsun, psikoterapi olsun birtakım yöntemler mevcut. haa tamamen kurtuluyor musunuz bilemem ama minimuma indirmekten fayda var.
devamını gör...
aç insanın kolay kandırılması
sadece fiziksel açlık değil duygusal açlık da bu tanıma dahil edilebilir.
devamını gör...
bir başkadır
netflix türkiye'nin 2020 yılı orjinal yapımı dizisi. bu zamana kadar netflix türkiye'nin hemen hemen en iyi yapımı bence. yönetmen berkun oya'nın mükemmel sosyolojik analizlerini bir kez daha görmemizi sağlayan bir dizi. toplumun her kesiminden insanın her türlü problemini ve de yaşam tarzını bize aktarmaya çalışıyor.
burdan sonrası spoiler içerir.
dizi istanbul'un kenar mahallesinde abisi, yengesi ve yeğenleriyle yaşayan meryem'in etrafında dönüyor. meryem daha dizinin ilk sahnesinde sonradan histerik konversiyon olduğunu öğrendiğimiz bir bayılma yaşıyor. (bir çeşit anksiyete bozukluğu aslında) ve akabinde bir psikiyatriste gidiyor. ve dizi böylece başlıyor. psikiyatrist seküler, elit ve kemalist bir aileden geliyor. ve onun da bastırdığı bazı duygular var. türbanlı ve dindar insanlara karşı geliştirdiği bir yargı var ve dizi boyunca bundan rahatsızlığını görüyoruz. nasıl görüyoruz başka bir psikiyatriste süpervizyona gidiyor. ve bir karakter daha ekleniyor diziye: gülbin. gülbin de bir psikiyatrist, kürt ve toplulukçu kültürde büyümüş bir bireyci kültür bireyi. engelli bir kardeşi var ve akp zengini müteahit karısı kapalı bir siyasal islamcı ablası var. dizi boyunca bu çekişmeyi de tüm açıklığıyla izliyoruz. gülbinin sevgilisi ve meryem'in evine temizliğe gittiği sinan karakteri var. tam bir fucker. plazada oturan sevgi yoksunu kadınlarla sadece cinsel ilişki kuran bir tip. dizi boyunca görüyoruz ki annesi tarafından görülmeyen sevgi yoksunu bir tip. gelelim meryem'in mahallesine bir imamımız var hoca efendi. mahallenin üzerinde önemli etkisi olan biri. bir de kızı var. ailesinin zoruyla kapanmış eşcinsel eğilimleri olan bir tip. dizinin sonunda özgürlüğünü istiyor ve alıyor. meryem'in yengesi. dizi boyunca ağır depresyonu olduğunu görüyoruz. ne yapsalar olmuyor falan. sonunda görüyoruz ki bir tecavüz kurbanı ve tabi ki bir yüzleşme sonucu çözülme yaşıyor ve iyileşiyor. kaçırdığım karakterler de vardır. ancak biraz meryem'den bahsetmek istiyorum.
meryem duygularını bastırmak zorunda kalmış bir karakter. ortalama bütün türk kadınları gibi. cinselliğini bastırmış bir kadın. ne zaman evlilik, düğün, nişan, isteme gibi şeyler duysa veya görse bayılıyor. dizinin bize meryem özelinde ve genelde vermek istediği duygularınızı bastırmayın yaşamanız gereken ne varsa yaşayın. duygularınızı bastırırsanız psikolojik sorunlar yaşarsınız.
burdan sonrası spoiler içerir.
dizi istanbul'un kenar mahallesinde abisi, yengesi ve yeğenleriyle yaşayan meryem'in etrafında dönüyor. meryem daha dizinin ilk sahnesinde sonradan histerik konversiyon olduğunu öğrendiğimiz bir bayılma yaşıyor. (bir çeşit anksiyete bozukluğu aslında) ve akabinde bir psikiyatriste gidiyor. ve dizi böylece başlıyor. psikiyatrist seküler, elit ve kemalist bir aileden geliyor. ve onun da bastırdığı bazı duygular var. türbanlı ve dindar insanlara karşı geliştirdiği bir yargı var ve dizi boyunca bundan rahatsızlığını görüyoruz. nasıl görüyoruz başka bir psikiyatriste süpervizyona gidiyor. ve bir karakter daha ekleniyor diziye: gülbin. gülbin de bir psikiyatrist, kürt ve toplulukçu kültürde büyümüş bir bireyci kültür bireyi. engelli bir kardeşi var ve akp zengini müteahit karısı kapalı bir siyasal islamcı ablası var. dizi boyunca bu çekişmeyi de tüm açıklığıyla izliyoruz. gülbinin sevgilisi ve meryem'in evine temizliğe gittiği sinan karakteri var. tam bir fucker. plazada oturan sevgi yoksunu kadınlarla sadece cinsel ilişki kuran bir tip. dizi boyunca görüyoruz ki annesi tarafından görülmeyen sevgi yoksunu bir tip. gelelim meryem'in mahallesine bir imamımız var hoca efendi. mahallenin üzerinde önemli etkisi olan biri. bir de kızı var. ailesinin zoruyla kapanmış eşcinsel eğilimleri olan bir tip. dizinin sonunda özgürlüğünü istiyor ve alıyor. meryem'in yengesi. dizi boyunca ağır depresyonu olduğunu görüyoruz. ne yapsalar olmuyor falan. sonunda görüyoruz ki bir tecavüz kurbanı ve tabi ki bir yüzleşme sonucu çözülme yaşıyor ve iyileşiyor. kaçırdığım karakterler de vardır. ancak biraz meryem'den bahsetmek istiyorum.
meryem duygularını bastırmak zorunda kalmış bir karakter. ortalama bütün türk kadınları gibi. cinselliğini bastırmış bir kadın. ne zaman evlilik, düğün, nişan, isteme gibi şeyler duysa veya görse bayılıyor. dizinin bize meryem özelinde ve genelde vermek istediği duygularınızı bastırmayın yaşamanız gereken ne varsa yaşayın. duygularınızı bastırırsanız psikolojik sorunlar yaşarsınız.
devamını gör...
türkçe dil bilgisi takıntısı olan ruh hastaları
bir hocamız ısrarla, tekrar tekrar "ne olursanız olun, önce türkçe öğretmenisiniz." derdi. o zamanlar farkında değildik ama şimdi dilin önemini anlıyorum, dil bir kültürdür, kimliktir. bu sebeple ben olabildiğince dikkat etmeye çalışıyorum.
türkçedeki dönüşüm ve yaygın hatalar ile ilgili gzt youtube kanalının bir videosu vardı, orada diksiyon hocası ve sunucu olan bey, yapılan hatalara bazen tahammül edemediğini söylüyor ki haklı "herkez" diye yazan birini görünce insanın iletişimi kesesi geliyor mesela. merak edenler için video:
türkçedeki dönüşüm ve yaygın hatalar ile ilgili gzt youtube kanalının bir videosu vardı, orada diksiyon hocası ve sunucu olan bey, yapılan hatalara bazen tahammül edemediğini söylüyor ki haklı "herkez" diye yazan birini görünce insanın iletişimi kesesi geliyor mesela. merak edenler için video:
devamını gör...
cin diye bir şeyin olmadığı gerçeği
kuran'da varlığından bahsedilen cin taifesinln gerçek hayatta yaşayan tek bir örneğinin bile var olmaması. bu da bize söz konusu kitabın ne derece ciddiye alınabileceğini göstermekte. var diyen ispat etsin.
devamını gör...
salih kalyon
sayısız sinemada ve televizyon yapımlarında rol almış bununla da yetinmeyip sahne tozunu da iliklerine kadar işlemiş değerimizdir. "yakışıklı serdar" karakterine de hayat vermiştir, ezel dizisinde. bir demet tiyatro'da da sahneye çıkmıştır. vizontele, organize işler gibi filmlerde de kendisini görme şansı elde etmiştik.
74 yaşında olup, ağrı'da doğmuştur. asıl memleketi trabzon'dur.
alıntının kaynağı.
74 yaşında olup, ağrı'da doğmuştur. asıl memleketi trabzon'dur.
alıntının kaynağı.
devamını gör...
sinema tarihinin en iyi oyunculuk performansları
boyhood filminde sergilenen oyunculuklardır. film gerçekçi olması için 12 yılda çekilmiş.
izlerken başroldeki çocuk gözünüzün önünde büyüyor siz de noluyo ya! diyorsunuz. sonradan öğreniyorsunuz neler döndüğünü.
aslında efsanevi bir oyunculuk yok filmde fakat totalde iyi bir oyunculuk örneği teşkil ediyor.
izlerken başroldeki çocuk gözünüzün önünde büyüyor siz de noluyo ya! diyorsunuz. sonradan öğreniyorsunuz neler döndüğünü.
aslında efsanevi bir oyunculuk yok filmde fakat totalde iyi bir oyunculuk örneği teşkil ediyor.
devamını gör...
an itibarıyla işsiz kalmam
çoğumuz için acı bir gerçek ekonomik sıkıntılar.. yaşadığımız ülke şart ve durumları her geçen gün yaşamı daha da zorlaştırıyor. bu başlık da bile yok niye tek yaşıyorsun o zaman özgür hayata hemen atılmasaydın*, yok çok da iyi bir kariyerin olmamış, ajitasyon, manipülasyon*.. gibi yazıları okudum ya.. ne diyeceğimi bilemiyorum. bu kadar acımasız olmayın. bu kadar vicdansız olmayın gerçekten.
devamını gör...
anayasa mahkemesi'nin kapanması ertelenemez bir hedef olmalıdır
sayın yazarın da dediği gibi ülkeyi kapatalım hatta anahtarı da paspasın altına koyalım belki biri gelir...
devamını gör...
siyasilerin unutulmayan sözleri
devamını gör...
kitap alıntıları
bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir ve oraya bir gün geri döneceksin. bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer.
simyacı.
simyacı.
devamını gör...
decathlon
kamp ekipmanları uygun fiyatlı ve kalitelidir. özellikle festivallerde quechua fresh and black çadırı büyük çoğunluk tarafından tercih edilir. çocuklar ve yetişkinler için zaman zaman mağaza içinde ücretsiz olarak çeşitli etkinlikler, yarışmalar düzenlerler.
birçok ürünün gri renkte olmasının nedeni renklendirme işleminin doğaya ve su kaynaklarına zarar veriyor olmasıdır. ayrıca renklendirilmemiş ürünlerin maliyeti de daha düşüktür.
mataradan ayakkabıya pek çok ürününü severek kullandığım bir marka. gittiğim her mağazasında da çalışanları müthiş ilgili ve sorumlu oldukları alan konusunda bilgili insanlardı.
birçok ürünün gri renkte olmasının nedeni renklendirme işleminin doğaya ve su kaynaklarına zarar veriyor olmasıdır. ayrıca renklendirilmemiş ürünlerin maliyeti de daha düşüktür.
mataradan ayakkabıya pek çok ürününü severek kullandığım bir marka. gittiğim her mağazasında da çalışanları müthiş ilgili ve sorumlu oldukları alan konusunda bilgili insanlardı.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
unutma ki dünya fâni, veren allah alır canı, ben nasıl unuturum seni? can bedenden çıkmayınca.
devamını gör...
tam 8000 karmaya sahip olmak
az önce ulaştığım durum. ulaşmamla birlikte ne kadar işsiz olduğumu da teyit etmiş oldum.
devamını gör...
hasan can kaya'nın para için izleyicilerini satması
birisi de çıkıp demiyor ki;
(bkz: hasan can kaya kim a**)
(bkz: hasan can kaya kim a**)
devamını gör...
uyku tutmayan gecelerde düşünülenler
100 yıl sonra bu dünyada olmayacaksın, neyin kafasını yaşıyorsun, bi sal kendini artık bi sal..*
devamını gör...
sokak köpeklerine tapanlar dini
acaba sokaklar neden köpeklerden geçilmiyor? köpekleri oyuncak zanneden, canı sıkılınca, büyüyünce sokağa salıverenler yüzünden. yazlıklarında çocukları "eğlensin" diye eve aldıkları köpeği eve dönüş yolunda arabadan atan insanlar yüzünden. sorumsuz davranıp bu canlıların kısırlaşmasını sağlamayan insanlar yüzünden. köpeklerin bir canlı olduğunu anlamayan insanlar yüzünden. bu hayvanların sahiplenme duygusu olduğunu o kadar anlattıysanız, ki "siz" kimsiniz bilmiyorum, tebrikler. umarım daha çok insana anlatırsınız ve insanlar sahiplenme duygusu olan bu hayvanları birinin bulup geri getirme ihtimali dahi olmasın diye tasmasını da çıkararak sokağa atmazlar. malum, sahiplenme duyguları var. canlı doğasını çok göz önünde tutuyoruz ya görüşümüzü savunurken.
ama yok canım, hayvanseverler var burada. köpeğin yaşama hakkını savunan insanlar mı suçlu? barınakların şartları iyileştirilsin diye uğraşan insanlar mı suçlu? yok öyle. o kocaman günah yumağını kimse bir grup üzerine yıkamaz. bu hayvanlar evcil. ormandan değil başka insanların evinden bahçesinden çıkıp sokaklara dağılıyor, yavruluyorlar.
bazen umudum ve şevkim hakikaten kırılıyor, sarsılıyor. keşke bazı insanlara rağmen değil de onların da desteğiyle bu hayvanların yaşam şartlarını iyileştirmeye çalışabilsek.
ama yok canım, hayvanseverler var burada. köpeğin yaşama hakkını savunan insanlar mı suçlu? barınakların şartları iyileştirilsin diye uğraşan insanlar mı suçlu? yok öyle. o kocaman günah yumağını kimse bir grup üzerine yıkamaz. bu hayvanlar evcil. ormandan değil başka insanların evinden bahçesinden çıkıp sokaklara dağılıyor, yavruluyorlar.
bazen umudum ve şevkim hakikaten kırılıyor, sarsılıyor. keşke bazı insanlara rağmen değil de onların da desteğiyle bu hayvanların yaşam şartlarını iyileştirmeye çalışabilsek.
devamını gör...
