çiçeklerinin cennet kuşuna benzemesi nedeniyle bu adı almıştır. strelitzia reginae umudu ve cenneti sembolize eder.

güney afrika’dan büyük britanya’ya getirilen çiçeği gören kraliyet bahçıvanı, güzelliğinden ötürü çiçeğe kraliçe mecklenburg-strelitz’li charlotte sophia’nın ismini vermiştir. dünyanın en kapsamlı botanik bahçesi olarak bilinen londra’daki ünlü kew gardens botanik bahçesinin büyütülmesini sağlayan kraliçe çiçeğin isim annesi olmuştur.
cennet kuşu çiçeği, çiçeklerin dilinde olağanüstü güzellik, özgürlük ve iyimserlik ile anılır. sözde “melekler şehri” olan los angeles’ın da resmi çiçeğidir. çiçekleri çok uzun süre kalıcı olduğundan tercih edilen bu çiçek güney afrika’da “turna çiçeği- crane flower" olarak bilinir.
bu çiçeğin 9’uncu evlilik yıldönümlerinde “sana hep sadık kalacağım” sözünü tutan erkekler tarafından kadınlara verilmesi birçok ülkede gelenek haline gelmiştir.
devamını gör...

--- alıntı ---

106 senelik muhteşem tarihi, kimsenin yanına bile yaklaşamadığı sayısız başarıları, müzesinde rakiplerinin iki katı kupası olan, türk sporunda ilk ve teklerin takımı, varolduğundan beri türk olmayan takımları en çok yenen türk takımı, ülkesinin medar-ı iftiharı, uefa ve süper kupa sahibi, dünyanın en büyük taraftar oluşumu ultraslan’ın gururu, 1481’den beri kültürün simgesi, 1905’den beri sporun beşiği anlı şanlı galatasaray

--- alıntı ---
devamını gör...

ne zamandı hatırlamıyorum ama kalbim hızla attığı ve nefes alışverişimi kontrol edemediğim için yakalanma korkusu vardı içimde.
devamını gör...

valla ne yalan söyleyeyim hoşuma gidiyor ister istemez. ruhum babanne eldiveniyle okşanıyor gibi hissediyorum.
devamını gör...

(bkz: bilemezsin)
devamını gör...

karakterle kendimi özdeşleştirmemi sağlamış kitaptır. aslında hepimiz farkında olmaksızın ölümümüzü bekliyoruz ancak konu idam olunca gerçekleşeceğini kesin olarak bilmenin ancak zamanı hakkındaki belirsizliğin sularında yüzmeye calışmanın, giderek daha da batarak boğulmanın ve buna sevinen martıların çığlıklarını duymanın getirdiği bunalımı yazar başarıyla yansıtmıştır.
devamını gör...


iş dünyasındaki kişilerin diğer kişilerle iletişim kurmasını ve bilgi alışverişi yapmasını amaçlayan profesyonel sosyal iş ağı ve sosyal paylaşım platformudur. sunnyvale, kaliforniya merkezlidir. aralık 2002'de kurulan linkedin'in web sayfası 5 mayıs 2003'te kullanıma açıldı. esas olarak iş ilan eden işverenler ve cv'lerini gönderen iş arayanlar dahil olmak üzere profesyonel ağ oluşturma için kullanılır. 2015 itibarıyla, şirketin gelirinin çoğu, üyeleri hakkındaki bilgileri, işe alım görevlilerine ve satış uzmanlarına satmaktan geldi. aralık 2016'dan bu yana tamamen microsoft'a ait bir yan kuruluş olmuştur. linkedin'in en popüler olduğu ülke olan amerika birleşik devletleri'nde kullanıcı sayısı 160 milyon, ikinci sıradaki hindistan'da ise 62 milyon kişidir. en çok linkedin kullanıcısına sahip 15. ülke türkiye'de ise toplam kullanıcı sayısı 2020 itibarıyla 8,4 milyona ulaşmıştır. mayıs 2020 itibarıyla linkedin'in 150 ülkede 706 milyon kayıtlı üyesi vardı. bright.com, slideshare, linkedin pulse, linkedin learning (lynda.com) ve connectifier yan kuruluşları var.

linkedin, üyelerin (hem çalışanların hem de işverenlerin) çevrimiçi bir sosyal ağda profiller ve birbirleriyle "bağlantılar" oluşturmasına olanak tanır. bu, gerçek dünyadaki iş ilişkilerini temsil edebilir. üyeler, herkesi (mevcut üye olsun veya olmasın) "bağlantı" olmaya davet edebilir.

2006 yılında 20 milyon kez görüntülenen linkedin, haziran 2013'te ise 200 farklı ülkeden 200 milyonun üzerinde kayıtlı kullanıcıya ulaştı. linkedin sitesi, aralarında türkçenin de bulunduğu 20 dilde hizmet vermektedir.


13 haziran 2016 tarihinde 26,2 milyar dolara microsoft tarafından satın alındığı açıklandı.

son yıllarda iş verenler de iş ilanları için kariyer siteleri yerine sıklıkla bu platformu tercih etmeye başlamışlardır.
devamını gör...

(14 ağustos 1888 - 14 haziran 1946) televizyonu icat eden iskoç mucit.

çocukluk yıllarından beri keşif merakı olan mucit, 12 yaşında evine ilk elektrik sistemini döşemiştir ve bunu takip eden arkadaşları ile konuşması mümkün kılacak olan ilk telefon santralini geliştirmiştir.

glaslow üniversitesi'nde elektrik mühendisliğini okumuştur. birinci dünya savaşı sırasında eğitim hayatına ara vermiştir ve silahlı kuvvetlerde çalışmayı istemiştir. fakat bu isteği kabul edilmemiştir.

durum böyle olunca, clyde valley elektrik enerjisi santralinde çalışmaya başlamıştır fakat yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle çalışmaya son vermek zorunda kalmıştır.

1922 yılında memleketine geri dönmüş, burada tamirciliğe yönelmiştir. bunun sonucunda da hayalini kurmuş olduğu televizyonun icadı üzerine yoğunlaşma fırsatını ele geçirmiştir.

maddiyat açısından zor dönemler yaşayan mucit, ilk denemesini lavoba ve çay tenekesi kullanarak yapmıştır. bir sonraki denemesinde ise projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplamış ve basit bir düzenek elde etmiştir. bu düzenek, tahta çubuklar arasına iğneler ve bal mumuyla tutturulmuş bir cihaz olarak televizyonun atası olarak kabul edilmiştir.

çalışmalarına devam eden mucit, 1925 yılında "stok ey bill" adını verdiği ilk ilkel televizyonu icat etmiştir. 1926 yılında da ilk televizyon görüntüsü yine mucit tarafından yayınlanmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç kimse. nefret ağır bir duygudur. nefret etmek için tanımdan daha mühim şeyler gerekir. lucifer ' ı dahi ciddiyetle okuyorum ben! lucifer metafordur.
devamını gör...


bu da benim en sevdiğim.
devamını gör...

yayındaki bütün anonsları pürdikkat dinlerken büyük bir aydınlanma yaşadım.bu mahlası ilk gördüğüm günden beri ben-garip-sen-güzel-dünya-mutlu olarak okuyordum.*
dinlediğim kadarıyla bu mahlası yanlış bilen bir benmişim.*
devamını gör...

sözlükte sevmeyen yoktur diye tahmin ediyorum.
devamını gör...

demir kadın olarak bilinen belki yeryüzünde olan en güleç en kahkahacı ve yaşadığı tüm acılara rağmen güçlü kalabilmeyi başarmış insandı kendisi. çektiği acıların son bulduğuna sevinsem bile onu kaybetmenin üzüntüsü daima insanın yüreğini burkmaktadır.
devamını gör...

mezuniyetimde hayatımı sorgulamıştım. neden, neden, neden?

ben neden şu kılıkla buradayım diye. mezuniyetimden önce sinirden ağlıyordum, beni teselli etmeye çalışan arkadaşlarla doluydu etrafım. kimisi sana çuval giysen yakışır dedi ki beni daha çok ağlattı bu, “üstündeki berbat ama güzelsin canım.” demekle eşdeğer çünkü, kimisi elbisen güzel yaa falan yaptı, ama değildi...

elbisenin güzelliği çirkinliğinden çok mevzu istediğim eylemi yapamamamdı aslında. ne elbisemi seçebildim, ne saçımı. güzelce toplatmak istemiştim ama annem üstüm transparanımsı diye izin vermemişti. zaten bulabileceği en uzun, en örtülü elbiseyi kaktı bana, sonra da saçımla da örtmeye karar verdi beni belki de, bu kadın beni daha ne kadar zorlayabilir diye düşünürken hem de...

adana kebap yerken sorguladım hayatı, bu da deli saçması biliyorum. neden buradayım ben diye, adana kebaplar da güzeldi aslında, ama yine de garipti. o gün de elbiseliydim, elbiseler bana uğur getirmiyor, hiç de sevmem onları zaten.

okulumun her sene ilk günü sınıfa girerken sorguladım hayatı. her seferinde geç kaldım çünkü. lisemin ilk yılında “ooooffffff” diye bağırarak girdim sınıfıma, hiç tanımadığım insanlarla dolu o mekana. biraz dalga geçtiler ama sonra geçti, güzelliğimi görünce şoka uğradılar tabii, tek odaklanabildikleri şey o oldu. o sıkıntı da çözülmüş oldu böylece. *
devamını gör...

hayattan zevk almanızı söndüren öldürmeyen ama süründüren şeydir. ilaçların verdiği etki ile rahatladığınız ama etkisi geçince düşünmekten delirtir. tek sizi de rahatsız etmez etrafınızdakilere hayatı sorgulatırsınız. hayatınızdaki insan size destek oluyorsa en iyi gelen terapidir. zihniniz sürekli olmayacak düşünceleri kuruntu yapmayı kendine görev edinir. en iyisi sevdiğiniz bir tütsüyü yakıp uzun bir meditasyon yapmaktır.
devamını gör...

ruh hastası olmak nedir temalı bir eylem.


ahaha .ama iyi güldüm. işte cesaret işte feraset işte azim.
devamını gör...

sigmund freud tarafından ortaya atılmış geçmiş odaklı bir yaklaşımdır. gelişim evresindeyken negatif tecrübeler yaşayanların,bunları hatırlamasa bile yetişkin dönemlerinde ilişkilerini etkilediğine inanılır. duygusal problemlere uzun süreli çözüm bulabilmek için meselenin köküne inilmesi gereklidir.
insan görmediği düşmanıyla savaşamaz diyen freud'un esas amacı bilinç dışına itilmiş malzemelerin dışarı çıkarılmasıdır.
devamını gör...

şirketler logolarını sadeleştirme yoluna giriyorlar. mesela örnek olarak olarak instagram, nissan, snapchat, starbucks, mercedes, fiat, mcdonald's, mastercard gibi firmalar geliyor aklıma. güncel logoları ve bir önceki logolarına bakarsanız eklemeler değil aksine sadeleştirmeler yapıldığını görürsünüz. bir yerde okumuştum. şirketlerin logosunu müşterinin aklında kaldığı kadarıyla bile tam olarak çizebilmesi gerekiyormuş o logonun ilgi çekici ve ikonik olabilmesi için. mesela ben burada yazdığım tüm logoların güncel hallerini gayet rahat çizerim ki eminim siz de çizersiniz. sanat eseri çıkartmaya gerek yok ana hatlarını hepimiz biliyoruz. ama burger king'in eski logosunu çizemem çünkü yenisine göre daha karmaşık. starbucks eski logosunu çizemem çünkü daha detayları var. snapchat eski logosunu çizemem çünkü hayaletin nasıl yüz ifadesi nasıldı hatırlamıyorum. ama şimdi yüzü olmayan sadece bir hayalet logosu var ve rahatlıkla çizebilirim. ama bunun yanında logosunu karmaşıklaştıran firmalar var ki onların amacını anlayamıyorum. öreğin fanta. eski logosu daha akılda kalıcıydı. aklıma şu an gelen bir logo daha var ki bilmeyen yok. nike. dünyanın en basit logosu. tek bir kalem hareketiyle çizilebilir. dünya üzerinde bilmeyen yok neredeyse bu logoyu. bu yüzden logoların karmaşık veya çok renkli olması değil sade ve kolay çizülebilir, hatırlatıcılığı yüksek olması önemlidir.
devamını gör...

yıllardır futbol oynayan, futbola sol stoper olarak başlamış biri olarak çokça söylediğim bir cümledir.

kazanma hırsını hiçbir zaman kaybetmeyen bir futbolcu oldum ve ütopyaların güzel olduğuna inandığım için de en güçlü rakipleri bile yenmeyi hayal ettiğim için maçın en başından en sonuna kadar tamamen odaklanmış bir şekilde oynadım her zaman. hala da öyle oynarım.

sol stoperden sol açığa evrilen amatör bir futbolcu olara defansa yardım etmenin ne kadar önemli olduğunu her zaman bildim. ama herkes bilmiyor ne yazık ki.

söylemek istediğim aykut kocaman mantığı ile oynamak değil tabii ki ama yine de savunmaya yardım etmeyen bir hücum oyuncusu kadar sinir bozucu başka bir şey yoktur sanırım.

hele halı saha maçlarında. topa vurmayı bile bilmeyen adamların bir gol de ben atayım kafası ile yokuş aşağı yuvarlanan tekerlek kaşar gibi ileri doğru koşup sonlandıramadığı atağın kendi kalesine dönüşünü eli belinde izlemesi bir cinnet başlangıcı olabilir benim için.

önde götürülen maç avuçlarımdan kayarken defansın bomboş kaldığını bir iki cengaverin başını vermeyen yiğit gibi savunma yaparken diğerlerinin bunu izlediğini bilmek ayrı bir cinayet nedeni.

tanımı bitirmekte zorlanıyorum. yazdıkça yazasım var. biri bana el versin ve allah’ını seven defansa gelsin.
devamını gör...

ne kadar itici bir teyzemiz, çok rahatlıyormuş küfür ederken. ben rahatsız oldum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim