benim kedim eğer kumunu temizlemeyi biraz ihmal edersem halının üzerine kakasını yapacakmış gibi yapıp beni tehdit ederdi. yaptığı en anormal şey buydu. ben nöbetten döndüğüm zamanlarda birkaç saat benimle küs kalması da ikinci sıraya oturur.
devamını gör...

bir öğretmenim, başarılı bir eğitime sahip olmaktansa ilk önce karakterli gençler olun diyordu. tabiki de karakter. eğitim de elbet şarttır fakat daha sonra başarılı değilseniz bunu düzeltebilirsiniz.
devamını gör...

ben bosanamadigim kocamla arkadaşım..
daha üstü yok..
devamını gör...

lanet bir şeydir. ne kadar uzarsa insanı o kadar delirtir.
devamını gör...

yazdıklarından anladığım kadarıyla hayatın her alanında ince ince düşünüp sonra da üşütecek potansiyelde olmasına üzüldüğüm yazardır.* iyi yazar nedir, nasıl olunurun kanlı canlı örneğidir. var olsundur.
devamını gör...

1905 yılında dalgaların parçacık özellikler gösterdiği keşfedildikten sonra 1924 yılında parçacıkların da dalga özelliği gösterdiği fikri öne sürülmüştür.

tanım ekseriyetle çok komik bir tanım, normal bir insan; "bu fizikçiler de beyinsiz, dalga parçacık özellik gösteriyorsa, parçacık da dalga özellik gösterecek tabi" şeklinde bir ifade kullanabilir, ki benim lisansta okuttuğum öğrenciler bile bu yanılgıya düşebiliyor. fakat bir fikri ileri sürmek; hiçbir zaman bir fikri deneysel verilerle gözlemeye benzemez.

louis de broglie de bu fikri ortaya attı. bir zamanlar einstein ve planck da deneysel sonuçlar ileri sürerek ışığın kuantumlu doğasını keşfetmişti ancak bilim insanlarından çokça tepki almıştı; ama de broglie daha şanslı bir bilim adamıymış. her neyse bu başka bir konu.

parçacığın momentumu ne kadar büyükse; dalga boyu o kadar kısadır. buna ek olarak hareketli cisimlerin dalga ve parçacık özelliklerinin aynı zamanada gözlenebilmesi olanaksızdır; yani ya dalga özelliklerini gözleyebileceğiz ya da parçacık görünümlerini gözleyeceğiz.

bu da karşımıza şu sonuçla geliyor; dalga ya da parçacık, hangisinin doğru bir betimle olduğu sorusunu sormak yanlış bir soru olacaktır. dahası bazı durumlarda bir dalga bazı durumlarda ise bir parçacıktır. hangi özelliğinin öne çıktığını gözleyebileceğiz ancak.

de broglie dalga boyu cismin ve cismin etkileştiği diğer cisimlerin boyutlarına göre, bağıl büyüklüğüne bağlıdır.

kendisinin başarısını anlattıktan sonra tanım vermek daha doğru olacaktır düşüncesiyle biraz da kendisinden bahsedelim:

tam adı louis-victor de broglie olan, 1892-1987 yılları arasında yaşamış bir fizikçi. "broglie" adını doğduğu kasabadan almıştır. soylu bir fransız ailesinin oğlu olan de broglie fransa'nın dieppe kentinde doğmuştur.

de broglie'nin abisi maurice adında çok ünlü olmasa da ünlü bir fizikçidir, abisi de broglie'nin fizikle ilgilenmesindeki en büyük etmendir. hatta de broglie ilk olarak tarih bölümünde okumuştur, bunu bitirdikten yaklaşık 5 yıl sonra ise fizik okumaya karar vermiştir.

çalışmalarını genellikle abisiyle kendi kasabalarında kurdukları labaratuvarlarda gerçekleştirmiştir. de broglie abisinin aksine; fiziğin teorik kısmıyla ilgilenmiş bunun yanında bilim felsefesi hakkında çalışmalar yapmıştır.

parçacık niteliği taşıdığı bilinen elektronun; dalga özellikleri de taşıyacağı ilk olarak de broglie tarafından düşünülmüştür. bu çalışma ayrıca onun tez çalışmasıydı.

de broglie'nin ortaya attığı bu fikir bir süre sahipsiz kalmış sonrasında önemi albert einstein tarafından anlaşılmıştır. daha sonra einstein'ın sayesinde bunu öğrenen erwin schrödinger bir kaç sene içerisinde dalga mekaniğini oluşturmuştur. bunun hemen ardında da 1927 yılında clinton davisson ve lester germer, o meşhur deney olarak bahsedilen; elektronlarla kırınım deneyi yaparak de broglie'nin tezini deneysel olarak doğrulamışlardır.

bu başarısı de broglie'ye 1929 ylında nobel ödülü kazandırmıştır.
devamını gör...

barış manço'nun 1988 yılında çıkardığı sahibinden ihtiyaçtan isimli uzunçalarının şarkılarından biri. bu ilginç şarkıda sanatçı, hayat görüşünü yansıtan bu bestesini, şarkıdaki gibi adeta bir terzi ustalığı ile ölçüp biçip oluşturmuş.

barış manço'nun anlatımına göre özel biri olan kul ahmet kimselerin çalışmaya yanaşmadığı bir mahallede yaşayan bir adam. sabahtan erken kalkıp akşamdan erken yatıyor ve dolayısıyla da nasipten kısmetten payını alıyor. kul ahmet, sırtına bir ceket geçirmiş, kendi kesmiş, biçmiş, dikmiş sırtındaki ceketi. ve günlerden bir gün mahallelinin biri ölüyor. adama kefen parası bulamıyorlar. kul ahmet, imdada yetişiyor. ceketini söküp kefen yapıyor. kul ahmet, cenazeyi tek başına kaldırıyor. mahalleli erken yatıp erken kalkmanın yararını anlıyor. kul ahmet, bundan sonra ahmet bey olarak anılıyor.

şarkının özelliği, nadir rastlanan aşk harici konuya değinmesidir. aşk temalı olmamasına rağmen duygulandırma gücü yüksektir. halil ibrahim sofrası şarkısındaki gibi içinde fazlaca mesajlar barındırır. esasında kul ahmet'in sırtında taşıdığı ceketi, diktirdiği kefenidir bir anlamda. ama yoksulun biri ölünce o kefen niyetine taşıdığı ceketini, o yoksulun üzerine örtüyor. kendi için aldığı o kefen, yoksula nasip oluyor.
devamını gör...

istanbul'un şişli ilçesinde, 5 haziran 2020 günü, 15 yaşında cinayete kurban giden lise öğrencisi bir genç kız. yaşasaydı şimdilerde 35 yaşlarında olacaktı ama vahşi bir katil kopardı onu bu hayattan. polisin çabası, annesi'nin feryatları uzun süre gündemi meşgul etti. devlet bu işe el atıp zaman aşımı süresini durdurdu ve katili ömür boyu serbest kalmayacak artık.

bugün bir gelişme daha yaşandı ve apartmanlarında dna karşılaştırılması yapılmayan biri çıktı ortaya. polis o kişiden alacağı dna'yı da karşılaştıracak bugünlerde. ilgili video'yu şöyle bırakalım.
devamını gör...

bu stüdyoya çıkan herhangi bir konuk jeofizikfen jinekolojiye, jeopolitikten jeostratejiye, morfolojiden farmakolojiye konuşuyor da konuşuyor. demek ki zihin açıcı ve tılsımlı bir mekan.
devamını gör...

geliyor gelmekte olan...
devamını gör...

bazen kuş ötüşü, bazen araba kornası... bazense malum şahsın sesidir. en çok da o işte. hâlâ konuşuyor...
devamını gör...

babamın işten eve gelişini özlemle beklememe sebep olan masallardan bir tanesidir.
harıl harıl yanan sobanın eşliğinde babam işten eve gelir gelmez tüm günün sabırsızlığınla hemen dizlerine tırmanır, dünyanın en güvenli ve huzurlu yerinde oturup hadi bir masal anlat diye tuttururdum. güzel adamdır babam. bıkmadan, usanmadan bazen annesinden dinlediği bazen de kendisinin uydurduğu masalları anlatırdı. kuzular, yavru ceylanlar, oğlaklar... her biri en sonunda büyük tehlikeleri atlatıp ailesi ile mutlu olunca ben de onlar kadar mutlu olurdum.
şimdi aynısını yeğenimle birlikte yapıyoruz. masal dünyasının kapılarını aralayıp içine girince hem o anı neşelendiriyoruz hem de gelecekte hatırlanacak güzel anıları diziyoruz kalbimize böylece.
devamını gör...

"parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği" *
devamını gör...

kısaca duygu, düşünce ve davranışlardaki "anormal"likleri inceler diyebiliriz. psikoloji bölümlerinde "anormal psikolojisi" dersi adı altında da okutulmaktadır. duygu, düşünce ve davranışın anormal olup olmadığı değerlendirilirken dikkate alınan bazı özellikler vardır: istatistiki seyreklik, toplumsal norm ihlali, kişisel rahatsızlık hissi, beklenmedik olma, yeti yitimi ya da günlük işlevselliğin bozulması. ancak kavramlar ve toplumsal yapı zaman içerisinde değiştiği için anormalliği kapsayacak basit bir tanım yapılamamaktadır. bu yüzden bıçaksırtı bir araştırma dalıdır kanaatimce.
devamını gör...

kendisi ile ilgili en geniş ve en iyi bilgi enbiya suresi 107. ayette verilmistir. ﴾107﴿

 ve seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
devamını gör...

parmak arası terliğin içine beyaz çorap giymiş, onun üzerinde şort ve sırtında da mont olurdu.
devamını gör...

fakirler iyi midir ki?
devamını gör...

bir kadın derken..
ablanız dan
annenizden
kız kardeşiniz den
kuzeniniz den
yıllarca birlikte okuduğunuz çalıştığınız dostunuzdan,
eşinizden..tam olarak nasıl bir tehlike beklentisi içine girmiş olabilirsiniz ki?

tehlike beklerken nasıl güven ve sevgiyle gözlerine baktınız ki?

dedirten başlıktır.
devamını gör...

kedinin tuvaletini temizlerken yapılandır. bir de uzaktan izler işin bitince de hortlak görmüş gibi kaçar?
devamını gör...

şahsımı 1998 yılına götüren ilkokul okuma fişi şeysi. bu eğitim sisteminde emeği geçenlerin ben buradan sülalelerini seveyim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim