sevilen şiirin en vurucu dizeleri
boşver, kavuşmak şart mı ?
bazı şeyler yokken güzel.
bazı şeyler yokken güzel.
devamını gör...
makyaj yapan kadın
niye açıldı ki bu başlık? bıyık bırakan adam diye başlık açmakla bir farkını göremiyorum. herkes kendini nasıl mutlu hissediyorsa öyle yapsın. karışmayın artık insanlara!
devamını gör...
pame radyo yayını
bu hafta nasıl övsem de hakkını verebilsem diye düşünüp kelimelerimi kifayetsiz bir vaziyette kıskıvrak yakalamama sebep olan, pazar akşamlarımızın neşesi, vazgeçilmez yayını. içerdeyiz.
devamını gör...
şeyh sait said-i nursi seyit rıza iskilipli atıf dörtlüsü
torunları şu an ülkenin içinden geçiyor.
devamını gör...
theseus'nun gemisi
theseus'nun gemisi paradoksuna ilk kez antik yunan filozofu plutarkhos'un yazılarında rastlanır. plutarkhos, theseus'un uzun bir deniz yolculuğundan dönüşünü anlatır. yolculuk boyunca, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların eskiyenleri, çürüyenleri denize atılıp yeni, sağlam tahtalarla değiştirilmiş.
en sonunda yolculuktan geri döndükleri zaman, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların tamamı yenilenmiş durumdaymış. dolayısıyla, şöyle bir soru akıllara takılır; farklı ahşap kısımları tamamen yenilenmiş olsa bile, gemi aynı gemi midir?
edit:
uzun olmasın diye yazmamıştım ama içimde kalmasın bunu da yazayım; paradoksta sorulan soru aslında şu, "karakterimiz devamlı değişse bile, aynı insan mıyız?" biliyoruz ki, vücudumuz, kemiklerimiz, kanımız hep yenilenir. buna kişiliği de dahil etsek... demek ki, beş yıl önce olduğumuz insandan eser yok şuan.
en sonunda yolculuktan geri döndükleri zaman, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların tamamı yenilenmiş durumdaymış. dolayısıyla, şöyle bir soru akıllara takılır; farklı ahşap kısımları tamamen yenilenmiş olsa bile, gemi aynı gemi midir?
edit:
uzun olmasın diye yazmamıştım ama içimde kalmasın bunu da yazayım; paradoksta sorulan soru aslında şu, "karakterimiz devamlı değişse bile, aynı insan mıyız?" biliyoruz ki, vücudumuz, kemiklerimiz, kanımız hep yenilenir. buna kişiliği de dahil etsek... demek ki, beş yıl önce olduğumuz insandan eser yok şuan.
devamını gör...
yolun sonu görünüyor
“yolun sonu görünüyor” türküsünün sözleri dursun ali akınet‘e ait. annesi zekiye hanım’ın ankara’daki hacettepe hastanesi’nde vefatından hemen önceki gerek yok oğlum, yolun sonu görünüyor sözünden ilhamla annesinin cenazesiyle fatsa’ya yolculuk yaparken bu şiiri yazdığını belirtmiştir. şiirin tamamı,
bana ne yazdan bahardan
bana ne borandan kardan
aşağıdan yukarıdan
yolun sonu görünüyor
geçtim dünya üzerinden
ömür bir nefes derinden
bak feleğin çemberinden
yolun sonu görünüyor
azrailin gelir kendi
ne ağa der ne efendi
sayılı günler tükendi
yolun sonu görünüyor
bu dünyanın direği yok
merhameti yüreği yok
kılavuzun gereği yok
yolun sonu görünüyor
kaynak
bana ne yazdan bahardan
bana ne borandan kardan
aşağıdan yukarıdan
yolun sonu görünüyor
geçtim dünya üzerinden
ömür bir nefes derinden
bak feleğin çemberinden
yolun sonu görünüyor
azrailin gelir kendi
ne ağa der ne efendi
sayılı günler tükendi
yolun sonu görünüyor
bu dünyanın direği yok
merhameti yüreği yok
kılavuzun gereği yok
yolun sonu görünüyor
kaynak
devamını gör...
hızlı konuşan insan
hızlı düşünür, bir çırpıda anlatmak ister, üstelik anlaşılmadığında tekrar edilmesi istendiğinde bunu tekrar bir zaman kaybı olarak görüp sinirlenir. (kendimden biliyorum).
devamını gör...
eladar the dark
gandalf'ın torunu olduğu iddia edilen yazar arkadaşımız, valinor'daki irmo bahçelerinde doğmuştur. kendisini büyük dedesinin de üstadı olan nienna yetiştirmiş; ''bak evladım senin bu deden biraz dengesiz, o yüzden seni sağlam yetiştirelim ki, orta dünyanın başına başka bir durum gelirse, kurtarıcı rolüne sen soyunursun'' demek suretiyle kendisini rohan düzlüklerine bırakmıştır.
burada bir süre gezinen ve yılkılarla vakit geçiren yazarımız. herhangi bir atraksiyon yaşayamayınca, çareyi ''gölge yele'''ye sataşmakta bulmuş, çıkan tartışma sonucunda da oradan ayrılmıştır. derler ki, bu olaydan sonra irmo çok dertlenmiş ''dedesi kılıklı, ne olacak! '' diye iç geçirerek, bir daha büyücü yetiştirmemeye karar vermiş ve tövbekar olmuştur.
yazarımız kendisine olan güveni boşa çıkarmakla kalmamış, orta dünyayı terk etmiş ve farklı diyarlara yelken açmıştır. daha da fenası koca orta dünyanın yükünü gariban bir tosbağanın sırtına yüklemiştir. orta dünya ahalisi dedesi gibi onu da halen 5. günün şafağında gelecek diye beklemekte olup, aradan geçen 5555 günün farkına bile varmamıştır.
ha geldi ha gelecek beklentisi sürerken, aragorn vefat etmiş. gimli emekli olmuş. legolas ise prim gününün dolmasını beklemeye başlamıştır. her şey bir kenara sauron tevbe edip, mordor'da seracılık işine girmiş, shire'a meyve sebze ihraç eder hale gelmiştir.
tabi görevin benim gibi bir tosbağaya tevdi edilmesi yüzünden yaşanan aksaklıkların da bizatihi sorumlusu kendisidir.
ben her ne kadar kendi hız sınırlarımı aşmış olsam dahi tüm bu gelişmelerin yaşanmasını engellemem mümkün olmadı. ağır aksak bir şekilde mevzuya dahil olduğumda yani 5555. günün şafağında, balrog'u alan dol guldur'u çoktan geçmişti.
kamuoyunun bu gerçeği bilmesi gerektiğini düşündüğüm için kendimi gelişmeleri aktarmakla mükellef hissettim.
siz yine de kendisini tüm bu hatalarına rağmen okumaya devam ediniz. belki aslına rücu eder de büyücü olduğunu hatırlar. eru'dan umut kesilmez.
burada bir süre gezinen ve yılkılarla vakit geçiren yazarımız. herhangi bir atraksiyon yaşayamayınca, çareyi ''gölge yele'''ye sataşmakta bulmuş, çıkan tartışma sonucunda da oradan ayrılmıştır. derler ki, bu olaydan sonra irmo çok dertlenmiş ''dedesi kılıklı, ne olacak! '' diye iç geçirerek, bir daha büyücü yetiştirmemeye karar vermiş ve tövbekar olmuştur.
yazarımız kendisine olan güveni boşa çıkarmakla kalmamış, orta dünyayı terk etmiş ve farklı diyarlara yelken açmıştır. daha da fenası koca orta dünyanın yükünü gariban bir tosbağanın sırtına yüklemiştir. orta dünya ahalisi dedesi gibi onu da halen 5. günün şafağında gelecek diye beklemekte olup, aradan geçen 5555 günün farkına bile varmamıştır.
ha geldi ha gelecek beklentisi sürerken, aragorn vefat etmiş. gimli emekli olmuş. legolas ise prim gününün dolmasını beklemeye başlamıştır. her şey bir kenara sauron tevbe edip, mordor'da seracılık işine girmiş, shire'a meyve sebze ihraç eder hale gelmiştir.
tabi görevin benim gibi bir tosbağaya tevdi edilmesi yüzünden yaşanan aksaklıkların da bizatihi sorumlusu kendisidir.
ben her ne kadar kendi hız sınırlarımı aşmış olsam dahi tüm bu gelişmelerin yaşanmasını engellemem mümkün olmadı. ağır aksak bir şekilde mevzuya dahil olduğumda yani 5555. günün şafağında, balrog'u alan dol guldur'u çoktan geçmişti.
kamuoyunun bu gerçeği bilmesi gerektiğini düşündüğüm için kendimi gelişmeleri aktarmakla mükellef hissettim.
siz yine de kendisini tüm bu hatalarına rağmen okumaya devam ediniz. belki aslına rücu eder de büyücü olduğunu hatırlar. eru'dan umut kesilmez.
devamını gör...
oğuz atay
"bana boş boş oturup duvar izlettiren herkese kırgınım." sözünün sahibi. *
devamını gör...
haluk levent
en güzel şarkısıdır.
.
.
devamını gör...
pazarda 10 liraya çanta alan varoş kız
parası yoktur. gücü ona yetiyordur ve onu almıştır. çanta bu. işlevini yerine getirdiği sürece marka olup olmamasının bir önemi yok. pazardan alışveriş yapan insanları aşağılayan bu zihniyet yarın öbür gün ünlülerin bir ev parası verdikleri çantayı da eleştirecektir eminim ki. insanların ne giydiği, ne aldığı, nereden aldığı sizi hiç alakadar etmiyor ve size aşağılama hakkını vermiyor. artık insanların hayatlarına üstünüze vazife olmayan bir şekilde burnunuzu sokmaktan vazgeçin.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sözlüğü sahiplenmesi
"kafa sözlük çok bozdu" goygoyunu yapacağımız günleri iple çekiyorum.
devamını gör...
arasta
çeşitli malların satıldığı çarşılarda, aynı türden ürünleri satan dükkânların bir arada bulunduğu bölüm. farsça kökenli bir kelimedir.
devamını gör...
yeni neslin tüm bilgilere çabucak ulaşabilmesi
bilgi bombardımanını da beraberinde getirmiş durumdur. artık bilgi gizli değil, hatta o kadar çok bilgi var ki mesele ihtiyacımız olan bilgiyi bulabilmek. zihin bir çöplük gibi. bilgi kirliliği had safhada. bilginin teyidi zor, sorgulanması zayıf, yayılımı ise çok hızlı.
devamını gör...
robins (yazar)
doktor olduğunu düşündüğüm yazar.
bunu üstün zekamla anladım, tanımlarından falan belli olmuyor hiç.*
tanımlarını anlıyor muyum?
cık anlamıyorum ama hoşuma gidiyor profiline girip yazdığı tanımları okumak.
hem bir süre sonra göz alışıyor, o tıbbi terimler o kadar da yabancı gelmiyor.*
ilgiyle takip ediyoruz efenim.
bunu üstün zekamla anladım, tanımlarından falan belli olmuyor hiç.*
tanımlarını anlıyor muyum?
cık anlamıyorum ama hoşuma gidiyor profiline girip yazdığı tanımları okumak.
hem bir süre sonra göz alışıyor, o tıbbi terimler o kadar da yabancı gelmiyor.*
ilgiyle takip ediyoruz efenim.
devamını gör...
can dündar
adamın yaptığı haberi ilk önce aydınlık gazetesi yaptı. aydınlık için bir soruşturma süreci galiba oldu ama kimse vatan haini ilan edilmedi nasyonal sosyalistlerden. üzerine bugün akp nin payandası oldular. olan can dündar'a oldu.
gerçek bir gazetecidir can dündar. bir mafya bozuntusunun laflarıyla aklanmayı hak etmiyor.
gerçek bir gazetecidir can dündar. bir mafya bozuntusunun laflarıyla aklanmayı hak etmiyor.
devamını gör...
normal sözlük'e her girdiğinde artı oy bildirimi olması
sağolsunlar, varolsunlar efendim. elleri dert görmesin.
devamını gör...
alt sınıfın ayaklanmasını engellemenin yolu
antonio gramsci bu durumu 'hegemonya' kavramıyla açıklamıştır. hegemonya kavramına göre bahsettiğimiz alt sınıf, içinde bulunduğu kötü ekonomik koşullardan kurtulmanın yolunun egemen sınıfın daha da güçlenmesinden geçtiğine inanır.
kısacası gariban halk bugün olduğu gibi faizler düşsün, şirketler düşük kredilerle yatırımlarını arttırsın, zenginleşsin ve böylece bize de istihdam sağlasınlar, maaşlarımızı arttırsınlar kafasındadır. ve böylece bırakın ayaklanmayı, vatandaş tam tersine kendine böcek gibi muamele eden para babalarının daha da zenginleşmesi için çabalamaktadır.
bu durum yalnızca ekonomik temelli değildir ayrıca. kültürel olarak da alt sınıf büyük burjuvanın yaşam tarzına, eğlence biçimine imrenir. kendini küçük görür. kolektif bilinçten uzaklaşarak üst sınıfa atlamanın hayalini kurmaya başlar.
özetle, alt sınıfın ayaklanmasını engellemek için sürekli zor kullanarak baskı altına almaya gerek yoktur. ve din her zaman sandığımız kadar etkili olmayabilir. kimi durumlarda alt sınıf kendiliğinden sisteme rıza gösterebilir.
kısacası gariban halk bugün olduğu gibi faizler düşsün, şirketler düşük kredilerle yatırımlarını arttırsın, zenginleşsin ve böylece bize de istihdam sağlasınlar, maaşlarımızı arttırsınlar kafasındadır. ve böylece bırakın ayaklanmayı, vatandaş tam tersine kendine böcek gibi muamele eden para babalarının daha da zenginleşmesi için çabalamaktadır.
bu durum yalnızca ekonomik temelli değildir ayrıca. kültürel olarak da alt sınıf büyük burjuvanın yaşam tarzına, eğlence biçimine imrenir. kendini küçük görür. kolektif bilinçten uzaklaşarak üst sınıfa atlamanın hayalini kurmaya başlar.
özetle, alt sınıfın ayaklanmasını engellemek için sürekli zor kullanarak baskı altına almaya gerek yoktur. ve din her zaman sandığımız kadar etkili olmayabilir. kimi durumlarda alt sınıf kendiliğinden sisteme rıza gösterebilir.
devamını gör...
kendimle konuşuyorum
bu sıra en çok yapmam gereken şey olduğunu düşünüyorum zira kiminle konuşsam yanımda olmak yerine akıl veriyor. insanın kendinden başka dostu yok sözünün karşılığı da olabilir.
devamını gör...