ben yine umduğumu bulamadım.daha dizi gösterime girmeden burcu biricik'in oyunculuğuna övgüler yagdırılmışti. dizin hikayesinin de seri katil bir temizlikçi olmasi beklentimi arttırdı ama netice ellerim bomboş,yüreğimde bir sancı.
dizi bence senaristin acemiliğine kurban gitmiş,kurguda da hatalar var.temizlikci bir kadının adım adım suça sürüklenmesi anlatılıyor ama o adımlar ne kendinden emin ne de acemice.her şey olması gerektiği gibi ilerliyor ve dizide fatma karakterinin yakalanmamasini sadece silik ,sıradan biri olmasına bağlıyorlar.hayir bunu anlamazsınız diye dizide defalarca fatma'nın silikligine vurgu yapılıyor.
her yerde kameraların olduğu,polislerin olay mahallinde yaşadığı bir yerde karakter üzerindeki paltoyu hiç değiştirmeden sadece aşırı sıradan olduğu için kurtulabilir mi allahaskina ya.
ilk bölümde gösterilen telefonlarin hepsinin tuşlu olması sayesinde cinayetlerden kurtulması mantıklı olabilir gibi gelmişti ama ikinci bölümde günümüze geldi ve fatma yine de hiç kaçmadan her cinayetten kurtuldu.tam dört defa karakola gitti hiçbirinde cinayeti onun işlediği şüphesi bile olmadı,hiç kıyafetini değiştirmedi,aynı kıyafetle mobese görüntüleri bile vardı ama kimse o olduğunu anlamadı.mehh
unutmadan ya ballarım lütfen şu tehlike geliyor müziğinden bir kurtulun artık ya.
burcu biricik doğal görüntüsü ve güzel oyunculuguyla kalbimi çaldı.kalp
devamını gör...

servise bindim işe gidiyorum hiç tadım tuzum yok.
devamını gör...

protein sindiriminde görevli olan bir sindirim enzimi olan bu enzim aynı zamanda yenidoğan bebeklerde kistik fibrozis taramasında tarama testi olarak kullanılır.
devamını gör...

ben bu başlığa çok gülüyorum hahgsagsh... olum nasıl manyaklarsınız lan çok affedersiniz, lütfen kahkaha atabilir miyim? içime içime atmak istemiyorum akjshajsghasfahsfas...
t: sözlüğün en gıymatlı bilgisi. yayalım.
devamını gör...

normal şartlar altında bu eylül'de gitmeyi planlıyordum sonra erteledim derken şimdi de istesem bile en az birkaç yıl gidemeyeceğim gibi..covid krizi gerçekten serbest hareketi de etkiledi, herşeyi de etkiledi..lakin, abd bu hızla aşılamayı sürdürür yılsonuna normale dönerse ve ekstradan başka politik krizler de olmazsa basıp gidecem, niyeti bozdum...bu başlığı da aşama aşama güncellemeyi düşünüyorum..şair ne güzel demiş, öz vatanımızda garip kaldık...şu insanlara baktığımda gerçekten tiksiniyorum, mide bulandırıcı bir ortam var, siyasetinden tut, ekonomisinden çık, olağan hayat akışından tut, insani ilişkilerden çık...bomboş, idealsiz, amaçsız ve rantçılık üzerine kurulmuş koskoca bir memleket..

bu ülkede kim iktidar olursa olsun düzelmez, herkesin amacı hep aynı...insanlarda saçma sapan değerleri kültür ayağına, gelenek ayağına kutsallaştırıp durmuşlar...o güzel insanlar savaşlarda göçüp gitmişler ve nesil nerede piç var köksüz var, oradan türemiş...

not: şu anda siz inanıyor musunuz ki muhalefet partileri iktidara gelince her şey gerçekten çok güzel olacak? şu anda onların amacı ve bu kadar bağırmasının neden ülkeyi falan düşündüğünden değil, kendinin "yeme'ye" yada yeterince "yeme'ye" ortak olamamasından...onlar gelsin aynısını onlar da yapacaklar...isimler değişecek sadece yoksa şekiller aynı..inceleyin bizim ülkenin siyasi tarihini, hep aynı..bir "yiyici" gidecek, diğer "yiyici" gelecek...düşünebiliyor musunuz, muhalefet iktidar için ali babacan ile ahmet davutoğlu'na sarılıyor...bu ikisi de son ana kadar ak parti içinde kalmadılar mı...ahmet davutoğlu vizyonuyla mı ülke kurtulacak, madem ülkeyi düşünüyordun taaa 2015, 2016 yıllarında çıkıp karıştırsaydın ya, böylece ak parti de bu o yıldan bu yıla bu seçimlerde başarı sağlayamazdı, hele ali babacan...adam partiyi kurduğu halde son ana kadar ak parti'de kaldı....niye? gerçekten bir vatandaş olarak isyan ederek merak ediyorum, acaba kendilerine de 4-5 maaş bağlansa bir karşı hareket başlatabilirler miydi...şimdi bunlar mı kurtarıcı, bunlar mı ülkeyi değiştirecek...teröriste terörist bile diyemeyen, aman oy gelmez aman dışarıya sıkışırım imajı oluşmasın diyenler mi kurtacak, kadın kahvaltı yapma derdinde, öteki ağaç dikme derdinde, moda tasarımcıyı belediyelerine memur yapma amacındalar hep...zaten iktidardakileri hiç yazmak istemiyorum çünkü şimdi polisle savcıyla falan uğraşamam, buradaki modları falan da uğraştırmak gibi derdim de yok....yazık yani, şu hale bak, ölümü göstertilip sıtmaya razı edilen ve neresinden tutsan mutlaka bir tarafı elinde kalan bir ortam...atadan deden türk'üm, hep de gurur duydum duyacağım da..lakin ne türklük bu ne islamiyet böyle..gerçekten şu dakika itibariyle fırsatını bulduğum an gideceğim ki zaten kimsenin de umrunda değildir...üzüntüm gerçekten böyle olmaz, olmamalıydı..bunu okuyan arkadaşlarıma da tavsiyem, varsa imkanınız siz de dışarıyı zorlayın yoksa da burada kendi işinizi az çok kurup çalışmaya bakın, vicdanınız el veriyorsa siyaseten torpil bulup kamuya geçin...her neyse..buraya gitme durumum netleştiğinde tüm aşamaları yazacağım..
devamını gör...

niye öcalan bin parçaya bölünmüyor mu? yapabilseydiniz şu ana kadar yapardınız. kaldı ki yapsanız bile hiçbir şey değişmez. örgütün kurucu lideri hapse girince örgüt yok olmadı. öcalan ile karayılan’ın örgüt üzerindeki karizmalarını kıyaslarsanız karayılan’ı iki bin parçaya bile bölseniz aynı etkiyi göstermez.

tanım: sırma saçlının siyasi rant çabası.
devamını gör...

dünyamın tek anlamlı günü. doğum günleri kutlu olsun.
devamını gör...

servetifünun topluluğuna katılmamış, bağımsız olarak yazı hayatına devam etmiştir. ilginç bir yazar hüseyin rahmi.

sağlığına çok dikkat eder. temizlik ve hijyen konusunda kimse onunla boy ölçüşemezmiş. yaz-kış eldivensiz gezmez, hiç kimseyle tokalaşmaz, günde en az 15 defâ ellerini, bir o kadar da ayaklarını yıkarmış. peçetesiz, kolonyasız evden çıkmaz, tanımadığı şahısların tuttuğu kapı kollarına da mendilsiz dokunmazmış. kömürü sağlıksız bulduğu için dâimâ odun yakar, oda sıcaklığının 18 dereceyi geçmemesine dikkat edermiş.

şimdi, hepimiz onun gibi yaşıyoruz.
devamını gör...

dino: dinamik,
muko: mukavemet,
termo: termodinamik,
makel: makine elemanları,
ticit: türkiye cumhuriyeti inkilap tarihi.
devamını gör...

deprem kelimesinin anlamını bilmeyen bana yasayarak ogrettiren, bir daha benzerinin yasanmamasını dilediğim hadisedir.
devamını gör...

paulo coelho'nun romanıdır. yazar olan bir adamın aniden ortadan kaybolan gazeteci karısı ile ilgilidir. yeni bitirdim ve çok beğendim. kendisi ile ilgili ne yapacağını bilmeyen biri için önerebileceğim bir kitap. insanlara yol gösterme konusunda iyi olduğunu düşünüyorum. "" eski coşkumu yeniden buldum, çünkü kendimi geçmişinden kurtardım..."" .
devamını gör...

meriç: 'kuş iskeleti' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

favori içkim. hiç meriç falan demeyin, güzel bir single malt viskinin yerini hiçbir şey tutamaz. amerikan viskileri çöp onları geçiniz. robdöşambr ile falan içmiyorum, bildiğin pijama, şort, t-shirt ile bağdaş kurup içiyorum.

(bkz: talisker)
(bkz: lagavulin)
(bkz: glenlivet)
devamını gör...

kitap satın alma hastalığıdır. bu hastalığa sahip olanlara biblioman denir. ciddi anlamda muzdarip olduğum hastalıktır. bütçenize sağlam bir delik açar. kitapçıları ağzınızın suyunu akıtarak gezmek en büyük zevkinizdir. eve elinizde 20 tane kitapla dönmeniz normaldir. evinizin boştaki odasını kitaplık yapar, arada bir elinizde bir fincan kahveyle onları seyredersiniz. tabi sadece kitabı satın alıp mobilya gibi kullanmak saçmadır, aldığınız hızla kitapları okursunuz. benimki gibi bir de el yazması koleksiyonerliğiniz varsa, artık upgrade olmuşsunuz demektir. hayırlı olsundur.
devamını gör...

teknik olarak ben değilim. gece gündüz buradayım. fakat gündüz bu kadar yazamıyorum. psikolojik bir problem mi bu bilemiyorum. gece durduramıyorum kendimi, sonra uykusuz kalıyorum. garip bir kısır döngü.
devamını gör...

türkiye fakir değil aksine gayet zengin bir ülke ama tüm zenginliği belirli bir kesime peşkeş çekilmiş.
devamını gör...

helal yoldan ekmek parası kazanan kız.
devamını gör...

sessizce sevmeyebilirsin, kimse buna karışamaz. ancak belli bir etnik grubu sevmediğini kamusal alanda ifade edersen nefret suçu işlemiş olursun. biliyorum ergenler, böyle şeyleri anlamak zor ama hayat böyle. ne yapalım... bak yasalar da aynı şey söylüyor: kin ve nefret suçları

edit: mesela şu alttaki alenen nefret suçu işlemiş. muhtemel, hayatında herhangi bir yasaya bakmadığı için de haberi yok bundan.
devamını gör...

meja > 90'larda onlarca kupon biriktirilip alınan alfabetik bilim ansiklopedisi. change my mind
devamını gör...

kaliteli bir ayakkabı almak. fiyatına bakmayın uzun yıllar giyersiniz ucuza gelir. ayağınızın rahatı gerçek kalitedir.

kaliteli bir yatak almak. yatak candır. en az 8 saatiniz onunla birlikte geçiyor.

kaliteli bir kulaklık almak, ardından beatlesdan let it be parçasını dinlemek. bırakınız olsun efendim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim