kölelik
(bkz: köle isaura)'ya ağlayıp sızlayanlar, bizim tarihimizde de kölelik müessesesinin olduğundan habersiz o gözyaşlarını akıtmışlardır. 1839 yılında tanzimat fermanı okunduktan sonra kölelik yasaklandı. yasaklayan padişah sultan abdülmecid ama bu yasakları takan olmadı. köle ticareti, merdiven altı olarak da devam etti. fiili ticaret 1900'lere kadar sürdü. sadrazam talat paşa bu meseleye yüklenmese, bu ağır yük cumhuriyete kalacaktı.
devamını gör...
sinirden ağlamak
daha önce de dediğim gibi her şeye ağlayan biriyim zaten o yüzden evet bunu da yapıyorum. biriyle kavga ediyosam ya da sadece karşımdaki kişi bile kızıyorsa bana etraf kalabalık olsa bile tutamıyorum kendimi bağırırken kızarken bile ağlıyorum elimde olmadan.
devamını gör...
the fountain
müthiş bir soundtrack'i olan filmdir. filmin müziği youtube'daki illuminati temalı saçma sapan videoların vazgeçilmez müziğidir aynı zamanda.
devamını gör...
ebeveynlerin kabullenemedikleri gerçekler
sizden olmam siz olmamı gerektirmiyor
devamını gör...
normal sözlük izmir zirvesinin her hafta yapılması ihtiyacı
ben ilk buluşmada bira içemedim ve gerekli sıcaklığı kuramadım. bunun geleneksel hale getirilmesi ile ben de ortama alışır kendimi rahat hisseder, esprileri ardı ardına patlatırım. biramı da içerim tabii.
devamını gör...
evde kadın beslemek
onlar bizi besliyor aslında ama işte farklı bakınca öyle oluyor.
devamını gör...
bekaretini açık artırmayla satan erkek
bakir olduğu ne belli olan esnaftır.
devamını gör...
boğaziçi üniversitesi ikiye bölünebilir
biz bunu daha önce yaşadık ve kimse umursamadı.
bana nedense yakın bi geçmiş tarihimiz dejavu gibi gün be gün aklıma geliyor. yok yav bu kadar benzemez diyorum. sonra açıp o dönemleri okuyorum. neredeyse herşey aynı.
biz kim miyiz istanbul üniversitesi.
gerçekten moralim çok bozuk sözlük. neyse random beğeni atanları koruyun beğenin pohpohlayın, size öyle yazarlar lazım.
bana nedense yakın bi geçmiş tarihimiz dejavu gibi gün be gün aklıma geliyor. yok yav bu kadar benzemez diyorum. sonra açıp o dönemleri okuyorum. neredeyse herşey aynı.
biz kim miyiz istanbul üniversitesi.
gerçekten moralim çok bozuk sözlük. neyse random beğeni atanları koruyun beğenin pohpohlayın, size öyle yazarlar lazım.
devamını gör...
kadınların eskisi kadar zor olmaması
*tanımadığı erkekten 2-3 güzel söz duyunca etkilenen kadın yüzünden evlilikten ve ciddi ilişkiden uzaklaşan (güya) kaliteli arkadaş...
senin kolay diye tabir ettiğin şey;
kadın, herşeyden önce, kadın/erkek olmaktan, cinsiyetinden önce yani,
insan olduğu için, insanlık diyorum bak, bildinmi? dürüst ve karakterli bir insan olduğu için, seni de bakınca insan "zannettiği" için... o "kandırmak" için söylediğin 2-3 güzel sözü, "doğru söylüyorsun" zannedip,
yine insanlığından, "yalan" söylediğini,
**ne lik yaptığını düşünmeyip,
"inanmış" olabilirmi acaba?
sen şimdi içinden "salağa bak inandı" diyorsun dimi?
senin insan olmadığını "sadece erkek" olduğunu anlayınca,
bak bütün bunlar da yine sana söyleniyor haberin olsun...
o kolay dediğin şey, doğru söylediğini düşünerek, senin sahte duygularına karşılık kadının içinden gelendir, gerçektir...
senin gibi sahtekar olsa, yemez numaralarını zaten merak etme,
inşallah kendin gibi bir üç kağıtçı bulursun...
olmayan kaliten batsın...
* 3/10 luk kadınların, yaşı geçmiş, dul, çocuklu kadınların talep yoğunluğundan beklentilerinin yüksek olduğunu, burnundan kıl aldırmadığını söyleyen arkadaş...
3/10 ? kim veriyor bu notu?
sen kaç nesin?
sen zaten bir kadını, fiziksel görüntüsü için, gençliği için istiyorsan, bence daha evrimini tamamlamamışsın...
"kollar" bacaklar olmuş..
beyin, kalp evrilememiş....
ayrıca bir kadının yaşı, evlenip ayrılması, çocuğu olması,
(allahım burayı büyük büyük harflerle koyu koyu yazmak isterdim ama daha yeni yazarım)
***beklentilerini düşürmesini, beklentilerini
değiştirmesini, gerektirmez.***
o kadının, birey olarak "kendisinin"
"değerli" olduğunu, değiştirmez,
yaşı geçmeden, evlenip boşanmadan, çocuğu olmadan önce, ne istiyorsa, neleri bekliyorsa, yine isteyebilir, yine bekleyebilir, hatta daha fazlasınıda isteyebilir...
bence daha fazlasını hak ediyordur...
her türlü burnundan kıl aldırmaz,
yada aldırır, seni ilgilendirmezzz...
sen kimsin? nesin?
kadının yaşı geçince, dul, çocuklu olunca, 0/10 luk beyninle, kadınlara puan veriyosun, değerini düşürüyosun, hesap yapıyosun....
sizin bu evriminiz
ne zaman tamamlanacak yaa..
ne zaman insana dönüşüceksiniz?
ne zaman?
sen bize onu söyle...
senin kolay diye tabir ettiğin şey;
kadın, herşeyden önce, kadın/erkek olmaktan, cinsiyetinden önce yani,
insan olduğu için, insanlık diyorum bak, bildinmi? dürüst ve karakterli bir insan olduğu için, seni de bakınca insan "zannettiği" için... o "kandırmak" için söylediğin 2-3 güzel sözü, "doğru söylüyorsun" zannedip,
yine insanlığından, "yalan" söylediğini,
**ne lik yaptığını düşünmeyip,
"inanmış" olabilirmi acaba?
sen şimdi içinden "salağa bak inandı" diyorsun dimi?
senin insan olmadığını "sadece erkek" olduğunu anlayınca,
bak bütün bunlar da yine sana söyleniyor haberin olsun...
o kolay dediğin şey, doğru söylediğini düşünerek, senin sahte duygularına karşılık kadının içinden gelendir, gerçektir...
senin gibi sahtekar olsa, yemez numaralarını zaten merak etme,
inşallah kendin gibi bir üç kağıtçı bulursun...
olmayan kaliten batsın...
* 3/10 luk kadınların, yaşı geçmiş, dul, çocuklu kadınların talep yoğunluğundan beklentilerinin yüksek olduğunu, burnundan kıl aldırmadığını söyleyen arkadaş...
3/10 ? kim veriyor bu notu?
sen kaç nesin?
sen zaten bir kadını, fiziksel görüntüsü için, gençliği için istiyorsan, bence daha evrimini tamamlamamışsın...
"kollar" bacaklar olmuş..
beyin, kalp evrilememiş....
ayrıca bir kadının yaşı, evlenip ayrılması, çocuğu olması,
(allahım burayı büyük büyük harflerle koyu koyu yazmak isterdim ama daha yeni yazarım)
***beklentilerini düşürmesini, beklentilerini
değiştirmesini, gerektirmez.***
o kadının, birey olarak "kendisinin"
"değerli" olduğunu, değiştirmez,
yaşı geçmeden, evlenip boşanmadan, çocuğu olmadan önce, ne istiyorsa, neleri bekliyorsa, yine isteyebilir, yine bekleyebilir, hatta daha fazlasınıda isteyebilir...
bence daha fazlasını hak ediyordur...
her türlü burnundan kıl aldırmaz,
yada aldırır, seni ilgilendirmezzz...
sen kimsin? nesin?
kadının yaşı geçince, dul, çocuklu olunca, 0/10 luk beyninle, kadınlara puan veriyosun, değerini düşürüyosun, hesap yapıyosun....
sizin bu evriminiz
ne zaman tamamlanacak yaa..
ne zaman insana dönüşüceksiniz?
ne zaman?
sen bize onu söyle...
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
yürürken sigara içmek. ne kendisine ne de başkalarına saygısı yoktur, keza artık dışarıda içmek yasaklandı:)
(bkz: sigara içme yasağı)
(bkz: sigara içme yasağı)
devamını gör...
en iyi arkadaşa aşık olmak
yaa çok güzel bir şey, gerçekten en iyi arkadaşın olduğuna eminsen dünyanın en güzel şeyi. iki kat şanslı olmak.hem aşıksın hemde en yakın arkadaşına üff. tek sorun o aşık değilse dünya haram. hatta artık o en yakın arkadaşın bile olmuyor olabilir .ama o da aşık ise bal bal , halay çekelim desen bu tanıma hayır demez öyle düşün.
devamını gör...
tarikatlar ve cemaatler kapatılsın
siyasal islamın kırıntısı bile bu ülkede bulunduğu sürece olmayacak istektir. bu ülkedeki partilerin çoğu sağ kökenli partiler, çoğu içerisinde bir cemaate ya da bir dini gruba mensup nüfuzlu insan barındırır. aralarında karşılıklı bir çıkar söz konusudur. parti oy ister, cemaat de karşılık olarak ayrıcalıklar ve memur alımlarında müritleri için kolaylıklar ister.
ülkenin son 40 yılına baktığınız zaman, tarikatların inanılmaz bir şekilde büyüdüğünü ve ekonomik olarak dev holdinglere dönüştüğünü görürsünüz. artık tarikatlar sadece oy devşirme aracı değil, aynı zamanda sermayedir. bugün iktidara yakın birçok tarikatın sayısız şirketi var, bunların birçoğu vergiden muaf durumdadır. artık hastane, yurt, okul ve hatta adliye binaları dahil birçok devlet binasının inşaatını üstlenecek duruma kadar geldiler. hangi ülkede, bir tarikat adliye binası inşa edebiliyor? hem de laik bir ülkede, üstelik bu ülkede yasalar gereği tarikatlar ve cemaatler yasaklanmıştır.
bu ülkedek tarikatları kapatıp hepten kaldırmak mümkün değil, çok beslenen var. aktif siyasetin ve devlet içerisinde kadrolaşmış yapının en az yarısını kazıyıp atmak gerekir.
ülkenin son 40 yılına baktığınız zaman, tarikatların inanılmaz bir şekilde büyüdüğünü ve ekonomik olarak dev holdinglere dönüştüğünü görürsünüz. artık tarikatlar sadece oy devşirme aracı değil, aynı zamanda sermayedir. bugün iktidara yakın birçok tarikatın sayısız şirketi var, bunların birçoğu vergiden muaf durumdadır. artık hastane, yurt, okul ve hatta adliye binaları dahil birçok devlet binasının inşaatını üstlenecek duruma kadar geldiler. hangi ülkede, bir tarikat adliye binası inşa edebiliyor? hem de laik bir ülkede, üstelik bu ülkede yasalar gereği tarikatlar ve cemaatler yasaklanmıştır.
bu ülkedek tarikatları kapatıp hepten kaldırmak mümkün değil, çok beslenen var. aktif siyasetin ve devlet içerisinde kadrolaşmış yapının en az yarısını kazıyıp atmak gerekir.
devamını gör...
misc radyo yayını
ikinci yayın için aşşşıırıııı heyecanlı olduğum program. o güzel ses tonuyla neler neler anlatacak bakalım. *
devamını gör...
müziksiz bir hayat sürmek
hakkında olumlu veya olumsuz ne söylenirse söylensin, "doğru" sonucuna varılacak eylem, tercih.
bunun ilk sebebi; müziğin bütün kombinasyonlara/sonuçlara varabilecek kadar elastik ve köşeleri kolayca doldurabilecek bir kavram/olgu oluşu,
ikinci ve şahsen en can alıcı sebebi ise;
hiçbir şey dinlenmese bile sadece kalp atışımızın başlı başına bir ritm olması, müziğin aslında hakikaten bizimle yaşaması gerçeğidir.
bunun ilk sebebi; müziğin bütün kombinasyonlara/sonuçlara varabilecek kadar elastik ve köşeleri kolayca doldurabilecek bir kavram/olgu oluşu,
ikinci ve şahsen en can alıcı sebebi ise;
hiçbir şey dinlenmese bile sadece kalp atışımızın başlı başına bir ritm olması, müziğin aslında hakikaten bizimle yaşaması gerçeğidir.
devamını gör...
orta parmak
savaşlarda okların kullanıldığı zamandan gelme bir işaret olup basitçe şöyle açıklanabilir; okçuların orta parmakları ok atmaktan koptuğunda karşı okçu orta parmağını gösterip “ben devam edebiliyorum şimdi boku yedin” dediği harekettir.
devamını gör...
muharrem ince'nin yüzde elli artı bir oy alacağını söylemesi
ülkede fikir ayrılığı yok bölünme var. ülke o kadar bilinçsiz bir parçalanmaya gitti ki artık kimsenin yüzde elliye ulaşabileceğini sanmıyorum. millet yönetimde değil maalesef yönetime alet edilmiş durumda.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
devamını gör...
bir şeylerin kendiliğinden düzelmesini beklemek

zamanla hiçbir şey değişmez ya da düzelmez; aksine kontrolden çıkar eğer öylece beklersek.
şans kartları dağıtılır, kader de diyebiliriz buna. ön göremeyeceğimiz gerçeklikler vardır er yada geç yüz yüze geleceğimiz.
nasıl olsa düzelir denen şeyler o kadar çoktur ki...
bazıları sağlıkla ilgilidir:
yıllarca kilo vermeyi umarsanız ama yüksek kalorili yiyecekleri hayatınızdan çıkaramazsınız.
bazıları hedefle:
herhangi bir alanda başarılı olmak istersiniz ama ya kılınızı kıpırdatmaz ya da samimi bir şekilde çalışmazsınız.
bazıları öylece durup beklediklerinizdir , farkında gibisinizdir ‘ama yok, değildir’ dersiniz:
yaklaşan tehlikeleri görmezden gelip devam etmeye çalışırsınız, bu bazen ilişkiler bazen sağlıkla ilgili sorunlar, bazen de mutlaka bir gün yaşayacağımız deprem gibi felaketler olabilir.
ilişkileri denetlemek, yönetmek hiç de kolay değildir, burada da çok fazla değişken devreye girer çünkü.göz göre göre zarar veren bir iletişimi sürdürmek -aileden birileri, arkadaş, sevgili ya da eş- zamana bıraktıkça daha da yıpratacaktır.
kontrolün tamamen bizden çıktığı duygusu enerjimizi sömürür ve yeniden hareket etme özgürlüğümüzü elimizden alır.
devamını gör...

