kişi normal hayat akışı içerisinde toplumun bir parçasıyken; kişiyi lekeli, utanç verici, kötüleyici ve ayrıştırılmış bir konuma düşürür.

kurban ilan etme, taciz, mobbing, zorbalık, suçlama ve istismar gibi kavramlar, damgalanma ile iç içedir.

insanlar genellikle başkalarının kendilerinden daha kötü ve zor bir durumda olmasından haz duyarlar. kendilerinin üst ve iyi bir konumda olması ayrıştırılan insanın değersizleştirilmesi onlara rahatlık verir.

bir taraf mutluluk rahatlık hissi yaşarken diğer taraf aşağılanmaya, çatışmaya maruz kalarak kendine olan saygısını gitgide kaybeder.

kalıpyargı+ önyargı+ ayrımcılık= sosyal damgalama
bu üç temel bileşen damgalama'nın karışımıdır.

örnekleri çok fazladır. farketmeden bu örneklerin içine dahil oluruz.mesela, şişman olduğu için birey'in sağlıksız ve iradesiz olarak algılanması. damgalanma yüzünden bir çok kadın'ın dul anılmamak için şiddet içeren bir evlilikte tutunmaya çalışması. kadın'ın savunmasız kaldığı düşünülerek taciz'e uğraması. engel'i olan birinin daha küçüklükten akran zorbalığına uğrayayıp toplumsal alanlarda çekimser kalması... örnekler o kadar fazla ki ve çok can sıkıcı. kalıpları kullanarak akılları kullanmamaktır sosyal damgalama. kolaya kaçmaktır. belki de kendimizden kaçmaktır. oysa her an bir damgalanma eşiğine girebilir, itelenebilip ötekileşebilirsiniz.
devamını gör...

türkçesi fiil anlamındaysa* imgelemek, isim anlamındaysa* imgelemdir. aslında türkçe denkleri kendisini gayet güzel karşılasa da, "tahayyül" kadar muhteşem bir tınıya sahip olmadığından ötürü pek de rastlanmaz. tek tük ösym sınavlarında işte.*
devamını gör...

gereksiz insanların sıklıkla kullandığı şimdilerde tarihe gömülmüş cümle.

gerçekten kral gibi olan insan mütevazi olur ve abartılı konuşmaz.

kendini bu şekilde büyütmeye çalışan kişiler ise boş insanlardır.

ne demiş necip fazıl kısakürek:

eskici bağırır,antikacı bağırmaz
pazarcı bağırır,kuyumcu bağırmaz
sadece malı ucuz olanlar kendi reklamını yapar.
devamını gör...

(bkz: john verdon)’un standart üstü bir polisiyesidir.

okuduğum en iyi polisiye diyemem elbet, ama kötü hiç diyemem, büyük haksızlık olur.

neden?

yazarımız tam bir gözlemci. kurgu müthiş. akıcılık kaybolmuyor, tempo çok iyi ayarlanmış.
karakter analizleri iyi yapılmış. psikolojik çözümlemeler iyi…

mesela, yazarımızın ‘aklından bir sayı tut’ isimli kitabını bu kadar beğenmemiştim. belki yanlış zamanda okumuşumdur, dönüp tekrar okumak faydalı olabilir… belki de o kitabı beğenmediğim için böyle müthiş iyiydi, falan gibisinden şeyler söylemek isteği gelmiyor olabilir içimden, bilemedim…

e arkadaşım bu kadar övdün ama neden kitap kötüymüş gibi bir giriş yaptın diye bir hisse kapılmış olabilirsiniz tam şu an, hemen gidereyim o hissi…

sonu dostlar… kitabın sonu…
fazla zorlama geldi bana.. yani sona gelene kadar müthiş giden kurgu bir anda saçmalamaya başlıyor…

sonuna gelene kadar alacağınız keyif için okunmaya değer mi, bence evet. ama işte sonunu beğenmediğin polisiyenin de pek bir ehemmiyeti kalmıyor gibi…

aman canım, hep övecek değilim ya… bu da böyle bir inceleme olsun…

meraklısı için söylüyorum, alın okuyun ama benim dememle edinip okuyacaksanız da rica ediyorum sövmeyin. sonuçta burası küfürsüz bir sözlük…
devamını gör...

mânâsız sıkıntıların ülkesi kalbim, bu günlerde sıkıyor canımı epey. hiçbir sebep yokken ruhu karalar bağlar mı insanın? iç sesim bu soruya karşılık : "eğer can yakan sebeplere alıştıysa insan karalar bağlar pek tabii."
az kaldı, geçecek ama bu zaman işlemiyor bu aralar. bir şey var.. bir his var içimde tarif edemiyorum. sanırım bulunduğum yerden çok sıkıldım, ait olduğum yer burası değil galiba.
nereye savurur bu hayat beni bilmem ama çok uzaklara savurmasını diliyorum.
hiç kimsenin bilmediği bir yerler olsa ve orada denizle dans edip, yalnızlığımı koynuma alsam.. pek âlâ mümkün. mümkün de ne zaman? zamana da kırgınım, zamanın kırgın kadını olarak.
belirsizlikten nefret ediyorum, geçmeyen zamandan ve kalbime zift döken sıkıntılardan. dayan kızım dayan ama nereye kadar bilmiyorum..
devamını gör...

ooo alırım bi dal.
devamını gör...

çevredeki herkesin size bakıp ' salak mı bu bekliyor' dediğini düşünmenize sebep olur. kesin diyodurlar o ayrı.*
devamını gör...

anneye babaya küsülmez.
şunu bu başlık altında paylaşmadan geçemem.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günün ilk ibadetidir. 4 rekattan oluşur . iki rekat sünnet iki rekat farz.
devamını gör...

bu akşam, en çok gitmek istediğim ancak olmaktan korktuğum yerdeyim. hani bazı şarkılar ve sanatçılar sadece size özeldir ve onu sadece gecenin en sonunda açarsınız. bazı sanatçılar vardır ki derdinize derman olan şeyi anlatırken aslında sizin ciğerinizi yaralar geçer.

bugün son duraktayız, bugün son dubledeyiz.* bugün şarkılarla geçtim aranızdan'da sevgili konuğumuz denaces ile birlikte, neşet ertaş konuşacağız, dinleyeceğiz.
hepimizin hayatında bir yerlere dokunmuş değerli ozanımızı anacağız. sizlerden de neşet ertaş'ın şarkılarıyla veya kendisiyle yaşadığınız anıları bizimle paylaşmanızı istiyoruz.

bir yandan oyun havalarıyla neşemiz yerine gelirken, çok büyük bir yandan da bozlaklarla, mayalarla, türkülerle bugün duygulanacağız. ancak bugün neşet ertaş dinlemenin en güzel tarafı bunu sizinle paylaşmak olacak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yakalanma emri falan çıkartın ne bileyim, aranıyor diye sözlüğün girişine fotoğraflarını asın.
devamını gör...

doğrudan akademik zeka değil aslında*zekanın uzantısı başka göstergeler. hoş sohbet olması mesela. ne istediğini bilmesi de önemli. kadının nelerden hoşlandığını yakalaması, kabalaşmadan zorlamadan isteklerini ifade edebilmesi*, duyarlı olması, geri çekilmeyi alttan almayı bilmesi... işin özü paslaşmayı bilmesi. gelişine göre karşılık vermeyi çözecek kadar aklını kullanabilmesi. bunu için de eski travmalarını halletmiş, ders çıkarmış, olgunlaşmış olması lazım. baklavayı hepimiz seviyoruz ama çoğunlukla bakıp geçiyoruz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çocukluğum boyunca hep bir yerim kırılsa da alçıya alınsaydı derdim, dilim kopsaymış! yattığımız yerden kalkamıyoruz üç gündür. püüüü.
devamını gör...

günaydın, hiç enerjik bir günaydın tanımı değil.. hareketli playlist açtım, neşemin yerine gelmesini bekliyorum. hava da kapkara etti içimi zaten.. sevgi pıtırcığı değilim bugün, modum ektedir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başlığı görüp buraya gelmemi sağlayan başlık. bir şans vermek istedim. bir de öpücük.
devamını gör...

nasıl bir güzelliksin sen.bakmaya doyamıyorum.muhteşem,harika,olağanüstü sıfatları bile hafif kalıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

söylemeyiverin bu kadar iyi niyetliyseniz. içinizde kalsın. madem böyle bir şey düşünüyorsunuz çıkarın hayatınızdan daha iyi.
t: gereksiz eylem.
devamını gör...

t: oğuz grubu türk dillerinden biridir. bazılarınca rumeli ağzı sayılır.

sözdizimi bakımından diğer türk dillerinden büyük bir farklılık gösterir: "insannar hepsi duuêrlar serbest hem birtakım kendi kıymetindä hem haklarında. onnara verilmiş akıl hem üz da läazım biri-birinä davransınnar kardaşlık ruhuna uygun."

ilk tanımdaki türkü link
devamını gör...

japonca ve türkçe bahar geldi diyen mor pembe beyaz açan ağaçlar.
seçemiyorum ikiside ayrı güzel.
tam da şimdi
boğazı karşı beri mora boyayan erguvanların zamanı.
ankara'da dev parklarındaki renkli açan ağaçları ile ona yaklaşacak güzelliğe kavuşur bugün yarın.
devamını gör...

muz kabız yapacağından zor tabi böyle şeyler, mermer gibi hacet giderirsin o kadar muz yersen diyerek karşı çıktığım diyettir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim