padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen unvandır. ancak bu sadece babasının saltanatı döneminde evlenen kızların kocalarına uygulanmıştır. ayrıca aynı isimlerdeki birkaç veziri seçmek için de bu unvan kullanılmıştır. örnek verecek olursak kanuni sultan süleyman döneminde vezir-i azamlık yapmış olan rüstem paşa bir damad-ı şehriyarı diyebiliriz.
devamını gör...

bunun en önemli sebebinin toplum baskısı olduğunu düşünmekteyim. y ve z kuşağına göre iletişim olanakları daha kısıtlı olan x kuşağının büyük bir çoğunluğunun tek bir kişiyi sevip onunla evlenmek gayesinde olduğu apaçık ortada. bunun yanı sıra dinin de etkisiyle 'ömrünün sonuna kadar eşine bağlı kalma' sözü verildiğinden sebep insanlar evlilikleri ruhen bitse bile fiziki olarak sürdürmeye devam ediyorlar. onların kafa yapılarında bizim kuşaklardaki gibi 'olmazsa zorlamayalım, zorla güzellik olmaz.' anlayışı yok çünkü. bu konuda oldukça ketum ve kararlı bir yapıya sahipler. sebebi budur.
devamını gör...

frank herbert bu romanı yazarken lesley blanch’ın sabres of paradise (şeyh şamil efsanesi) kitabına bolca atıfta bulunmuştur. iki kitabın yayınlanışı arasında yaklaşık 5 sene bulunmaktadır. şimdi bu atıflara ufakça değinelim;

ilk olarak, iki kitap da islâmi terim ve öğelerle bezelidir. dune evreninde bu dinin temsilcilerini fremenler olarak görüyoruz. nüfus olarak küçük ve kuralcı, katı bir kabile olarak yansıtılan topluluğun bir benzeri sabres of paradise kitabında da şeyh şamil’in takipçileri olarak tanımlanan dağ insanları hemen hemen aynı özelliklerle tasvir edilmiştir. her iki kitapta da karizmatik liderlerden bahsediliyor. dune bu liderin olumsuz yönlerine değinirken, sabres of paradise bize daha pozitif bir lider okutuyor.

her iki kitapta da kafkasların av dili olan chakobsa(çakobsa) yer buluyor. dune’da bu dilin bene gesserit be fremenler tarafından kullanıldığı bilinmekle beraber atreides hanedanlığı da yine bu dili avlanma dili ve gizli anlaşma dili olarak kullanılmakta.

her iki kitapta da kendine yer bulmuş bir diğer ifade de “kanly” dir. türkçe’ye “kan davası” olarak çevrilebilecek bu ifade, dune kitaplarında büyük hanedanlar arasındaki kavgaları tabir etmede kullanılırken, sabres of paradise’ta ise kafkaslardaki islam kabileleri arasındaki çatışmayı tanımlamaktadır.

bir diğer ifade olan siridar, dune’da gezegenlere atanan yöneticileri tanımlamak için kullanılırken, sabres of paradise kitabında bu terim rus çarlığının atadığı bölgesel yöneticiler için kullanılmıştır.

kindjal(kincal) ifadesi ise dune romanlarında hanedanların kullandığı çift taraflı bıçaklar için kullanılırken, sabres of paradise’ta ise kafkas savaşçıların düellolarda kullandığı bıçaklara isim olarak verilmiştir.

atreides’lerin simgesi şahin iken kafkasların simgesi ise bir diğer yırtıcı kuş olan kartaldır. ve yine dune’daki kötü karakter olan vladimir harkonnen’in ismi de rusça kökenlidir.

şimdi gelelim her iki kitapta da geçen benzer sözlere;

“ışıltı şehirlerden gelir, bilgelikse çölden.” -dune

“ışıltı şehirlerden gelir, bilgelik tepelerden.” - sabres of paradise

“tanrı bir mahlûka bir mahalde ölmesini mukadder kıldığı zaman, o mahlûkatın istekleri onu o yere sevk eder.”- dune

“allah, bir mahlûka bir mahalde ölmesini mukadder kıldığı zaman, o mahlûkatın istekleri onu o yere sevk eder.” - sabres of paradise

“o halde, muad'dib'in yaşamını incelemeye başlarken, evvela onu kendi zamanına yerleştirmeye ihtimam gösterin. o, imparator padişah ıv. şaddam 57 yaşındayken doğmuştur. en özel ihtimamı ise muad'dib'i kendi mekanına yerleştirirken gösterin, arrakis gezegenine. onun caladan'da doğmuş ve ilk on beş yılını orada geçirmiş olması gerçeği sizi yanıltmasın. dune adıyla bilinen arrakis gezegeni, onun ebedi mekanıdır.”-dune

“şamil’i yazarken, onu önce kendi zamanına - on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısına - sonra da kendi yerine yani dağlara yerleştirmeliyiz.”-sabres of paradise

ve son olarak, hbo max için çekilecek olan “dune: the sisterhood” dizisi için hazırlanan senaryoda da sabres of paradise kitabından yararlanılacağını, paylaşılan bir görsel sayesinde biliyoruz. işte o görsel ve kaynak kitaplar;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

- mutluluğunu kıskandığını fark etmek.
- arkandan iş çevirdiğine şahit olmak.
- önemli bir davete çağırdığınızda ya da ihtiyaç duyduğunuz, yanınızda olmasını istediğiniz bir vakit, saçma sapan bahaneler uydurup gelmemesi. ama konu karşı cins olunca zaman mekan fark etmeden dışarı çıkabilmesi. hani ailen baskıcıydı? bana mı baskıcı?
devamını gör...

t: en basit tabiriyle, bir dilin konuşurları ile başka bir dilin konuşurlarının -veya lehçelerin- arasındaki birbirlerini efor sarf etmeden anlayabilme durumu olarak açıklanabilir. bir dilin veya lehçenin "dil" veya "lehçe" olarak adlandırılmasında kullanılan ölçütlerden biridir.

bu karşılıklı anlaşabilme oranı iki dil arasında farklı derecelerde olabilir. örneğin, biz azerbaycan türkçesini, -yüzdeleri tam hatırlamamakla birlikte- %60-70 oranında, azerbaycan türkçesi konuşurları ise bizi %80-90 oranında anlamaktadırlar. bu bölgeden bölgeye bile değişmektedir. sebebi ise, kuvvetle muhtemel, azerbaycan türkçesi konuşurlarının bizden daha fazla arapça, farsça ve rusça sözcük kullanması olmalıdır. yani, sözcüksel farklardır. tabii, ufak tefek gramer farklılıkları da anlaşılma oranlarına etki edebilir. örneğin, doğu anadolu ağızları azerbaycan türkçesine hem gramer hem sözcüksel olarak daha yakındır, bu yüzden karşılıklı anlaşılabilirlik daha fazladır. şu makalede, türk dilleri arasındaki mevzu bahis konu genişçe ele alınmaktadır.

talat tekin, türk dilleri arasında karşılıklı anlaşılabilirlik oranı az olduğu için birçok türkolog'un aksine onlara "lehçe" yerine "dil" der. türkoloji eleştirileri'nde bu konu üzerinde çokça durur, türk dilleri arasında birçok cümle karşılaştırması yapar. örneğin;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bkm değildir efendim. zira ellerinde olmayan kitapların durumunu güncelleme zahmetine bile girmiyorlar. aldığım ona yakın kitaptan iki ya da üçü geldi. ben kitaplarımı idefix babil ve kitapyurdunu karşılaştırarak alıyorum. en ucuzu hangisiyse. genellikle kitapyurdu oluyor. bugüne kadar herhangi bir problem de yaşamadım.
devamını gör...

çok özlediğim elit şehir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rakıyı şalgamla mı içersin, suyla mı, sodayla mı?
devamını gör...

asıl adı christopher william stoneking, 1974 avusturalya doğumlu blues sanatçısı.

her dinlediğimde güzel eski bir şarkı ve muhtemelen şu an ölmüş sanatçısı olduğunu düşünmüştüm nedense. şimdi öğrendim ki; hayatta ve hala şarkı söylüyormuş neyseki.

the love me or die
devamını gör...

marifet olmayan hareket. kafası azıcık da olsa çalışan ve hafızası normal seviyede olan bir insan bunu rahatlıkla yapar. esas mesele dürüst kalmayı başarmakta.

boş romantizm kasmak değil bu. gerçekten dürüstlük herkesin harcı değil. ben sonunda kaybedeceğimi bile bile hep doğruyu söylemeyi seçtim bugüne dek. fakat günün sonunda baktığımda, toplam sonucun kaybetmek değil aslında kazanmak olduğunu da gördüm.

çok iyi yalan söylemeyin. geç olmadan doğruyu söyleyin. daha çok takdir toplarsınız.
devamını gör...

yaklaşık dört yıldır bu beslenme yöntemini benimsedim. besin değerleri konusu zaten araştırılarak bulunur. ben biraz yarattığı toplumsal sorunlar üzerinden tavsiye vermek isterim. toplumsal dediğim, arkadaş, aile, eş dost etkileşimleri. şimdiden söyleyeyim bunlar aşılması kolay problemlerdir. yeter ki siz bu kararı almanız konusunda kendinizi ikna edin. vejetaryenlik gerçekten kolaydır.

öncelikle aileniz gelenekçi ve farklı yaşam tercihlerine kapalı veya farklı tercihlerin varlığından habersiz bir aile ise ilk zorluk burada yaşanabilir. illa ki et yemelisin baskısı yapacaklarını düşünmeyin. bunu anlamlandıramayabilirler. hele ki aile ile yaşıyorsanız evde ne yemek yapılacağı konusu herkesi afallatabilir. bu nedenle, neden bu tercihi yaptığınızı anlayacakları dilden anlatmanız gerekir. tabi önce kendinize anlatmanız lazım.

ayrıca diğer aile bireylerine müdahale etmeye kalkışmayın. onların beslenme düzenlerini bozmamak adına emek verin. bir süre sonra ufak dokunuşlar ile sofrada ayrı menülerin olduğunu göreceksiniz. başta et yemediğinizden dolayı sizin için üzüleceklerdir ama zamanla alışacaklardır.

diğer bir konu ise yakın arkadaşlar ile olan ilişkiler. çok gariptir ki ben en büyük problemi burada yaşadım. arkadaş toplanmalarında bir oyunbozan gibi algılanabilirsiniz. sürekli benzer esprilere maruz kalabilirsiniz. mesela, “et girmeyen yere dert girer”. çok komik değil mi! standart sorularla da çok fazla haşır neşir olacaksınız. mesela, “balık da mı yemiyorsun”. şaşırtıcı bir soru! bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. bir süre sonra sinir bozucu hale gelebilir. ben bu konuya saçma esprilere daha saçma espriler yaparak çözüm buldum.

bir başka tavsiyem, sizle gerçekten bu konu hakkında konuşmak istemeyen kişiler ile neden böyle beslendiğinizi konuşmayın. hatta sorulsa bile sizi anlamak istemeyen kişilerle konuşmayın. çünkü sık sık ne kadar saçma bir tercih yaptığınızı anlatmaya çalışacak kişilerle karşılaşacaksınız. bu kişiler çok fazladır. bunun nedenleri var ama şu an yazarak konuyu uzatmayacağım.

son olarak ise kendi tercihinizi başkalarına dikte etmeyin. unutmayın ki insanoğlu binlerce yıldır et tüketiyor. adeta demirden bir kültür. çabucak değişmesini hayal etmeyin. et tüketenlere bakış açınızda değişiklik olmasın. sadece kendiniz duyarlı insanmışsınız düşüncesine kapılmayın. unutmayın ki etik olarak daha uygun bulup, bu beslenme düzenine geçmeden önce siz de et tüketiyordunuz.

şunu söylemek istiyorum. benim için et lezzetli bir yiyecek. yediğim zamanlar bana haz verirdi. ama şu an düşüncelerime paralel bir eylem yapıyor olmanın verdiği hazzın yanında çok ufak bir haz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(bkz: behzat ç.)
devamını gör...

bestesi azeri sanatçı cahangir cahangirov'a ait fuzuli'nin meşhur gazelidir.
" meni candan usandırdı,
cefâdan yâr usanmaz mı?
felekler yandı âhımdan,
murâdım şem'i yanmaz mı? "

şövket elekberova sesinden dinlenilesi muazzam bir eser.
devamını gör...

başta sahte anne deneyi olmak üzere lütfen yazılanları es geçmeyin*.
zaman bol, okunacak kaliteli şeyler sizi, bizi, hepimizi bekliyor!
başta karambol olmak üzere emeği geçen herkesin emeklerine, verdikleri zamana ve uğraşa sağlık.

edit: şu an karambol olmadığı için içimin buruk olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. bu güzel iş karambol'ün fikriydi ve bizler (dergiyle ilgilenen modlar ve yazıları yayınlanan yazarlar) haftalardır bu fikri saklasak da arka planda fazlasıyla emek gösterdi. çok hevesli olduğunu bildiğim için şu an olmaması üzücü. çabuk gel sevgili karambol, fikrin ve emeklerin fazlasıyla beğenildi ve ilgi gördü. tıpkı hak ettiğin gibi.
devamını gör...

atatürk yalnızca kendilerinin atasıymış gibi davranırlar. onlar kadar kimse atatürk’ü sevemez, kimse onlar kadar atatürkçü olamaz. kendilerini hep bir ok zannederler. onlar kadar kimse çağdaş olamaz. en çok kitabı bunlar okur, en çok sanat sever kendileridir onlara göre. entellektüel kelimesini kimseye bırakmazlar. en klişe sloganları “mustafa kemal’in askerleriyiz ve türkiye laiktir laik kalacak” tır. senelerdir söylerler ancak birlikte salladıklarını düşündükleri faşist grupla ittifakları harici %20’yi geçtikleri görülmemiştir. 65 yaş üstünde profil fikstir. kadın ise platin sarısı saç, kırmızı ve pembe ruj kullanmak, erkek ise fötr şapka ve bermuda şort giyinmek olmazsa olmazlarıdır. gazlarını almak için ülkenin muhtelif yerlerine heykel serpiştirmek yeterlidir.
devamını gör...

en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil
çünkü sen ne tarih ne coğrafya
ne şu ne busun
oğlum mernus
sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.
devamını gör...

bu ay rekabet kızıştı, şu an itibariyle ilk 10 böyle:*

1 bengaripsengüzeldünyaumutlu
2 kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası
3 köylü yazardan ironiler
4 maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim
5 pastirmalicorek
6 patagonyalı
7 berserk_gloria
8 ayın dördü
9 domestic hıyar
10 rimbaud

benim beklentim ilk 8'in hediye çekini kesin olarak kazanacağı yönünde. listenin 9. sırasındaki domestic hıyar sözlüğü terk ettiği için büyük bir olasılıkla sıralamada gerileyecektir. büyük bir olasılıkla ilk 10'a domestic hıyar yerine limonluekşisalata girecek ama larktwain ya da ı am melting lannn melting bir atak yaparak ilk 10'a girebilir. hatta rimbaud listeden düşebilir. benim beklentim bu yönde... iyi sözlükler, bol güneşler.
devamını gör...

yapmayındır, etmeyindir.

yabancı biriyle evlilik yapmış ve boşanmış bir abiniz olarak söylüyorum bunu. herhalde dünyada eski eşimle ben kadar çok sevip, aşık olup evlenen yoktur. biz birbirimize tapıyorduk kısacası. önce bir sene türkiye'de yaşadık ama o türkiye'yi sevmedi. sonra ben 4 sene onun memleketinde yaşadım, oraya adapte oldum ama bu sefer para suyunu çekti. ikimiz de işsiz kaldık. mecburen türkiye'ye dönüş oldu. bu sırada çok da tatlı bir kızımız dünyaya geldi. eski eşim ne yaptıysam türkiye'ye alışamadı. her şeye bir eleştirisi vardı. (bu arada bunlar haklı eleştiler. eski eşim tanıdığım en zeki insandı.) vel hasılı kelam olmadı.

hemen hemen her gün internetten görüşürüz. birbirimize saygımızı hiç kaybetmedik ama olmayınca olmuyor.

er kişi için: "ben yurtdışında sorunsuz yaşarım" diyorsanız olabilir.

hatun kişi için: "adamın ailesinin garipliklerini görmezden gelebilirim" diyorsanız o da olabilir.

son olarak türk erkeklerine naçizane abi tavsiyesi: yemin ederim ki türk kadını dünyanın en asil ve en güzel kadınıdır. bunu da size bir sürü örnekle kanıtlayabilirim.
devamını gör...

bilgi ve birikimi olan , sözlüğe yeni bir soluk yeni bir bakış açısı getirmiş yazar , okudum yazdıkları gayet açık net, inceden alaya alan ama kırıp dökmeden giydiren yazar , hoş gelmiş , sefa gelmiş.
devamını gör...

namık kemal bu esere önce "vatan" adını vermiştir. ancak 2. abdülhamid döneminin baskıcı tutumu yüzünden eserin basılması ve oynanması yasaklanmıştır. bunun üzerine namık kemal, eserinin adını "silistre" olarak değiştirmiş.

bundan sonra eserin ismini kimileri "vatan" kimileri ise "silistre" olarak söylemiş. bu nedenle karışıklığı gidermek için eser sonraki dönemlerde "vatan yahut silistre" olarak yayımlanmış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim