aklım silinse de tekrar izlesem dediğim filmlerden. billy karakterinde kendimi görmüştüm izlerken.
devamını gör...

eleştiri. aradan ne kadar zaman geçerse geçsin birileri hep elalem ne der diye düşünmeye, ona göre yaşamaya devam edecek maalesef. bunun sebebi de yaş, cinsiyet ya da içinde bulunan durum fark etmeksizin insanların birbirini sürekli yapıcı olmayan biçimde eleştirmesi.
devamını gör...

etkileşime tapılan günümüzde, biraz daha ilgi görmek için yapılmış olandır. kimsenin umrunda değil canım benim. ister kal, ister git...

ha, sana bir adaletsizlik yapıldıysa bunu anlat bize. güçlerimizi birleştirir, duruş gösteririz belki. hepimiz öğrenelim, çözüm arayalım.

ama sırf canın sıkıldı diye sözlükten ayrılıyor ve bunu duyurma ihtiyacı duyuyorsan bir problem var demektir.

ister git, ister kal, kimsenin umrunda değil.
devamını gör...

dışarı çıkma şansımız vardı da biz mi odamızda takıldık.
devamını gör...

kimi bahtsız ülke cumhurbaşkanlarının iktidarları boyunca her türlü haltı hiç utanıp sıkılmadan bir güzel yedikten, ülkenin resmen içine ettikten, hukuku ve vicdanı ayaklar altına aldıktan sonra, zerre utanıp sıkılmadan ekranlara çıkarak muhalefete ahlak ve terbiye dersi vermesi. neyse ki ülkemizde böyle mide bulandırıcı olaylar yaşanmıyor. keşke başka ülkelerde de olmasa ama oluyor işte.
devamını gör...

mustafa cengiz'in açıklamalarından sonra gerçekleşen olaylardır.

başkan mustafa cengiz'in;"futbolcular haysiyet, şereflerini hatırlasınlar. kendilerine oynamıyorlar. türkiye'nin en büyük camiasındalar. ölümüne oynamalılar." sözleri futbolcular ve teknik ekip arasında büyük rahatsızlıkla karşılandı.oyuncular arasında yapılan toplantıda antrenman'a çıkmama ihtimali dahi konuşuldu fakat uygulanmadı.tüm oyuncular veya kaptanlar'dan bir açıklama yapılması bekleniyor.

kaynak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıllardır hiç aksatmadan yaptığım icraat.
bazen güzel oluyor, ama herkes tatildeyken zoruma gitmiyor değil, özelikle memur kesimi kıskandım oluyor.
sonra kendimi avutuyorum benimde ekmeğim böyle çıkıyor diye, dedik ya umut fakirin ekmeği diye.
yinede işimiz var hamd olsun, ya gidecek işi olmayanlar ne yapsın.
devamını gör...

(bkz: ben)
ben de hoşgeldim o zaman.
devamını gör...

kendi hayatından başka hayata ortak olmamış, başka acılara, hayatlara ortak olmamış insandır. dünyada gördüğü sadece kendi hayatıdır, kendi penceresidir, her zaman kendi penceresinin önündeki çiçekleri sulamış başka çiçeklere şans vermemiş, başka tohumların nasıl büyüdüğünü, nasıl çiçek açacağını öğrenmemiş insandır. halbuki daha fazla çiçeğe daha fazla renge ihtiyacı vardır insanın hayatta.
devamını gör...

babamın tıp fakültesinde okurken para kazanmak için yazları yaylada yaptığı eylem. tam ne kadar yaptı bilmiyorum ama yaklaşık 40 yıldır hikayelerini dinliyorum.
devamını gör...

türk sinemasının yüz akı. hatta dönemin imkanları, ve dönemin genel sinema algısı düşünülürse belki de nuri bilge ceylan'in da bir tık önünde bir iş gibi görürüm naçizane.

elbette metin erksan'in filmde anlattığını ondan önce birileri kitaplarinda anlattı.
filmde altı çizilen 'sevgi/aşk' biçimini sabahattin ali kürk mantolu madonna'da anlatir.

filmde fotoğraf/ fotoğraftaki kadin ikiliği anlamasi zor olmayan, sevilenin gercek kisiligi ile sevenin gördüğü kişiliği çelişkisini temsil eder.

bu da belki de yaşadığımız her aşkta gorebilecegimiz çok gerçek bir çelişkidir.

bir insanla karşılaşırız, o'nun onlarca yillik ömrünün ürünü olan karakterini biz maksimum 5-10 görüşmeyle, o görüşmelerdeki haliyle hareketiyle algıladigimizi, öğrendiğimizi düşünürüz. hepimiz de o resme aşık oluruz. bizi seven herkes de bizim onların kafasındaki resmimize aşık olmuşlardır.
halil sen kadar ben kadar gerçektir.

halil'in o resimdeki kadından kaçışı da biraz korkudandır. o kendisini asla incitemeyecek, asla yargilamayacak bir 'sevgili' bulmuştur. bunu kaybetme korkusudur onunki.

bizim sahip olmadığımız, halil'in eni sonu birakmak zorunda kaldığı bir lüks/hastalık bu.

biz sıradan faniler severiz. denk gelirse de sevdigimizce seviliriz. bir miktar o resimler bizi bir arada tutar. sonra usul usul resim gider gerçek gelir. ıki yan da kafasındaki resimden feragat edebilirse ne ala, aşk biter yerini guzel bir huzur hali alir. yok bir taraf o resmi birakmazsa o zaman... ıste hayat devam ediyor.

konu karıştı. toplayalim.
film sadece bu bakış acisiyla kiymetlenmiyor tabi. ayni zamanda bu derdini anlatırken klişelerden cok guzel kacmasiyla da cok kiymetlenir.
örneğin, fabrikatörun yaklaşımı hikayeye tam gereken bir katki sağlar. onun da derdi cok gerçektir cok anlasilirdir.

teknik kismiyla ilgili konuşup boyumu aşmayayim. onu da bir bilen anlatsin
devamını gör...

gayet de var olan bir olgudur. ahlaklı bir insan olmak için demokles’in kılıcı gibi tepenizde bir tanrının ödül ve cezalarına gereksinim duyuyorsanız kendinizi bir sorgulayın derim.

tabii burada ahlaktan ne anladığımız da önemlidir. geniş bir kesim için ahlak flört etmemek, mini etek giymemek gibi dar kalıplar içine hapsolunmuşken dar bir kesim için de ahlak daha geniş kalıplar içerisindedir.
devamını gör...

benim o müslüman. bal gibi savunuyorum hem de. dahası bir müslümanın feminist olabileceğini de savunuyorum. aksini iddia eden ispat eder. bu kadar da iddialıyım.
#653402 (bkz: hem feminist hem müslüman olunabilir mi sorunsalı)*

bir kişiye müslüman diyebilmemiz için iman esaslarını ve hz. muhammed'in allah'ın elçisi olduğunu kabul etmesi gerekir. müslüman olmak için bu kadarı yeterlidir. bir müslüman inandığı kitabın öngördüğü kurallara uymamakla dinden çıkmaz.
dinden çıkabilmesi, müslüman kimliğini kaybedebilmesi için allah'a şirk koşması gerekir. mesela allah'a kalorifer peteğini ortak koşsa dese ki evreni tanrı ve kalorifer peteği birlikte yaratmıştır, şirke girer ve müslüman sıfatını kaybeder.
bu bağlamda kişi bilinen büyük günahlardan içki içmek veya zina yapmak fiillerini işlese yine müslüman sıfatını kaybetmez. ya da mesela kur'andaki miras hükümlerini bir müslüman uygulamasa diyelim müslümanlığından bir şey kaybeder mi? kaybetmez.

diyelim ki feminist olan bir kişi islam dininin hükümlerine aykırı hareket etmek zorunda olsun, feminist olabilmek için. onun bu aykırı davranışları iman dairesinden çıkmasını sonuçlar mı? bence sonuçlamaz. olsa olsa tutarsız ve çelişkili davranmış olur.

şunu derseniz; bir müslüman feminist olmamalı, buna hiçbir şey demem. gerçekten de feminist teori ile islam dini örtüşüyor gibi görünmüyor. her iki alana da hakim olmadığım için daha fazla bir şey diyemem açıkçası.

ama feminist olmakla kişi dinden çıkar müslüman kimliğini kaybeder diyorsanız, lütfen bu tanıma anti-tez geliştirin.

sonuç olarak bir müslüman feminist olabilir ve müslüman kimliğini kaybetmez dediğim sorunsaldır.
devamını gör...

bir ara yapmaya çalıştığım ama ilgi ve bilgi sahibi olmadığım ukde konularının çoğunluğu nedeniyle artık pek yapamadığım eylem.

bu arada, yalan yanlış açılmış başlıklar var ukde olarak bırakılan. daha doğrusu hatalı başlıklar var. örneğin "ukde bırakmak" başlığını ukde olarak bırakmaya çalışan ama "ukde p brakmak" gibi yanlış yazarak başlığın açılmasını imkânsız hale getiren arkadaşlar var (örnek olarak salladım. tam olarak bu şekilde bir başlık yok, benzerleri var.) bazıları çoktan açıldığı halde orada hâlâ ukde var olan benzer başlıklar da var.

moderatörlere biraz daha iş bindirmek istemem ama o listenin biraz temizlenmesi gerekiyor sanırım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hemen deneyelim.
devamını gör...

maalesef hayat devam ediyor, ekmek kavgası denen bir şey var.
babamı 2 ay önce kaybettim, ama unutmadım her gün muhakkak anarım, rahmet diler dua okurum, ama yas olayı bir hafta on gün en çok, sonra mecburen normal yaşama dönüyoruz.
kadınlarda bu durum biraz daha farklı,daha duygusal davranıyorlar yas ları daha uzun sürüyor.
devamını gör...


kafesteki kuş neden şakır bilirim (i know why the caged bird sings) kitabı yazar, şair, şarkıcı, dansçı, oyun yazarı ve öğretmen maya angelou’ nun yedi kitaptan oluşan sıra dışı ve ilham verici yaşam öyküsünün ilk cildi. savunmasız, şiddet gören küçük bir kızın, ırkçılık ve bağnazlıkla savaşarak güçlü bir karaktere; onurlu ve göz kamaştırıcı bir genç kadına dönüşmesinin öyküsünü anlatıyor.
ilk kez 1969’da amerika’da yayımlanan bu kitap okuyanların kalbine dokunan ve düşüncelerini değiştiren dünya çapında sevilen bir modern klasik. "abd'nin en çok yasaklanan yazarı" olarak bilinen maya angelou'nun bu romanı, şiddet, müstehcenlik, küfürlü dil kullanımı vs. gibi gerekçelerle defalarca yasaklandı. en zor zamanlarda dahi umudunuzu kaybetmeyin mesajı veren bu önemli eser amerikan edebiyatının en önemli 25 klasik eseri arasında yer alıyor.
“içinde anlatılmamış bir hikaye taşımaktan daha büyük bir eziyet yoktur".
devamını gör...

ruhum halsiz .
devamını gör...

her gün hortlatılan başlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim