rindlerin ölümü
yahya kemal beyatlı'nın bir dizesini 19 yıl beklettiği söylenen şiiri.
hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle,
gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
eski şiraz'ı hayal ettiren âhengiyle.
ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde;
gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
ve serin serviler altında kalan kabrinde
her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.
hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle,
gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
eski şiraz'ı hayal ettiren âhengiyle.
ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde;
gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
ve serin serviler altında kalan kabrinde
her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.
devamını gör...
günde 2 buçuk litre su içmek
günde 4 litre içerek aştığım limittir, kanı sulandırır, cildi temizler, eklemlerde kireçlenmeyi engeller, sizi koronaya karşı daha sağlıklı kılar, bağırsakları çalıştırarak kabızlığı önler.
devamını gör...
sanat para için midir sanat için mi sorunsalı
elbette sanat sanat içindir.
hangi sanatçı bir sanat dalını para kazanmak için öğrenir, icra eder?
sevmiştir çalmayı o enstrümanı.
ya da o hikaye illa ki yazılacaktır.
sait faik; 'haritada bir nokta' hikayesinin sonunda, artık yazmayacağını , bu konuda kendisine söz verdiğini, yazmanın bir hırs olduğunu
ama dayanamadığını, tütüncüden kalem kağıt aldığını ve tekrar yazmaya başladığını söylüyor ve çoğumuzun bildiği o cümleyi kuruyor: yazmasaydım deli olacaktım.
mesela tuğba yurt. 11 yaşından itibaren klasik batı müziği eğitimi almış*. bursa senfoni orkestrasında uzun yıllar viyola çalmış.
biz ise onu daha çok pop şarkılarıyla biliyoruz.
neden viyola çalmaya devam etmedi o halde? para için sanat yapmak istediği için mi? belki de şarkı söylemeyi daha çok seviyordu.
ama bildiğimiz bir şey var: söylediği şarkılar çaldığı viyoladan daha fazla para getiriyor.
bundan dolayı onu suçlayabilir miyiz? kesinlikle hayır.
pop şarkılarıyla bilinmesine biliniyor ama akustik şarkılar seslendirmekten de geri durmuyor. bunu niye yapıyor peki? çünkü içindeki sanatçı bu şarkıları seslendirmese deli olur. en azından ben böyle düşünüyorum.
ama nobel ödüllü orhan pamuk için durum farklı. ailesi zenginmiş*. sanat için, keyfine yazmış.
nihayetinde sanat sanat için yapılıyor fakat dünya gerçekleri para için de yaptırabiliyor.
tabi para için yapılan şey ne kadar sanat eseri olur? sanat eseri neye denir? bu soruların da cevapları vardır herhalde bir yerlerde.
haritada bir nokta tuğba yurt
hangi sanatçı bir sanat dalını para kazanmak için öğrenir, icra eder?
sevmiştir çalmayı o enstrümanı.
ya da o hikaye illa ki yazılacaktır.
sait faik; 'haritada bir nokta' hikayesinin sonunda, artık yazmayacağını , bu konuda kendisine söz verdiğini, yazmanın bir hırs olduğunu
ama dayanamadığını, tütüncüden kalem kağıt aldığını ve tekrar yazmaya başladığını söylüyor ve çoğumuzun bildiği o cümleyi kuruyor: yazmasaydım deli olacaktım.
mesela tuğba yurt. 11 yaşından itibaren klasik batı müziği eğitimi almış*. bursa senfoni orkestrasında uzun yıllar viyola çalmış.
biz ise onu daha çok pop şarkılarıyla biliyoruz.
neden viyola çalmaya devam etmedi o halde? para için sanat yapmak istediği için mi? belki de şarkı söylemeyi daha çok seviyordu.
ama bildiğimiz bir şey var: söylediği şarkılar çaldığı viyoladan daha fazla para getiriyor.
bundan dolayı onu suçlayabilir miyiz? kesinlikle hayır.
pop şarkılarıyla bilinmesine biliniyor ama akustik şarkılar seslendirmekten de geri durmuyor. bunu niye yapıyor peki? çünkü içindeki sanatçı bu şarkıları seslendirmese deli olur. en azından ben böyle düşünüyorum.
ama nobel ödüllü orhan pamuk için durum farklı. ailesi zenginmiş*. sanat için, keyfine yazmış.
nihayetinde sanat sanat için yapılıyor fakat dünya gerçekleri para için de yaptırabiliyor.
tabi para için yapılan şey ne kadar sanat eseri olur? sanat eseri neye denir? bu soruların da cevapları vardır herhalde bir yerlerde.
haritada bir nokta tuğba yurt
devamını gör...
peau d'orange
meme kanserinde lenf nodlarının metastatik olarak tutulması sonucu lenf kanallarının tıkanması ve buna bağlı oluşan klinik görüntünün ismidir.
görüntü olarak portakal kabuğu görünümüne çok benzediği için bu isim verilmiş. resmi koyuyorum hassassanız lütfen bakmayın.
kamu spotu: self meme muayenesi meme kanseri taraması açısından en önemli yöntemlerden birisidir.özellikle adet tarihinden 1 hafta sonrası en ideal zamana tekamül etmekte. meme kanseri en çok üst dış kadraja lokalize olduğu için o bölümü daha dikkatli incelemenizde fayda var.
erken tanı hayat kurtarır.
görüntü olarak portakal kabuğu görünümüne çok benzediği için bu isim verilmiş. resmi koyuyorum hassassanız lütfen bakmayın.
kamu spotu: self meme muayenesi meme kanseri taraması açısından en önemli yöntemlerden birisidir.özellikle adet tarihinden 1 hafta sonrası en ideal zamana tekamül etmekte. meme kanseri en çok üst dış kadraja lokalize olduğu için o bölümü daha dikkatli incelemenizde fayda var.
erken tanı hayat kurtarır.
devamını gör...
zor bir insan olmak
insanlar sizi anlamaya çalışmazlar. genellikle ötekileştirilirsiniz. zor bir insan olmak zordur.
devamını gör...
kanzuk
hak yiyen ekşi sözlük modu.
bir yıldan fazla süredir ekşi'de yazmaktayım kanzuk bey. sıralamam da hayli düşük. (18k civarı -ki 17k iken yazar olanlar var) tanımlarımı gerektiği kadar uzun girmeye, link ve bkz kullanmaya, imla kurallarına dikkat etmeye çalışıyorum. karşılığı ne peki? flood olarak attığı 10 entry ile yazar olan insanlar silsilesi arasında verdiğim yazar olma savaşı.
hal böyleyken siz manitanızı/eşinizi ilk günden öne çıkarıyorsunuz. üstelik yazarların ekşi'ye sadık olmasını da bekliyorsunuz. sormaz mı bu millet devranın dönüşünü? sorar. soruyorum. bu devran böyle dönmez kanzuk bey. farkındaysanız dönmüyor da, herkes ekşi'den şikayetçi! onlardan biri de benim! yaptığınız şey kanunen bile yanlış! eğer size ulaşmanın yolu varsa lütfen ulaşayım! halkın derdini halktan dinleyin!
*
bir yıldan fazla süredir ekşi'de yazmaktayım kanzuk bey. sıralamam da hayli düşük. (18k civarı -ki 17k iken yazar olanlar var) tanımlarımı gerektiği kadar uzun girmeye, link ve bkz kullanmaya, imla kurallarına dikkat etmeye çalışıyorum. karşılığı ne peki? flood olarak attığı 10 entry ile yazar olan insanlar silsilesi arasında verdiğim yazar olma savaşı.
hal böyleyken siz manitanızı/eşinizi ilk günden öne çıkarıyorsunuz. üstelik yazarların ekşi'ye sadık olmasını da bekliyorsunuz. sormaz mı bu millet devranın dönüşünü? sorar. soruyorum. bu devran böyle dönmez kanzuk bey. farkındaysanız dönmüyor da, herkes ekşi'den şikayetçi! onlardan biri de benim! yaptığınız şey kanunen bile yanlış! eğer size ulaşmanın yolu varsa lütfen ulaşayım! halkın derdini halktan dinleyin!
*
devamını gör...
hüseyin rahmi gürpınar
gözlem gücüne ve mizahına hayran kaldığım bir yazardır. kuyruklu yıldız altında bir izdivaç romanını komedi oyunu izler gibi okumuştum. konuşmalar canlı,akıcı ve doğal. böyle olunca haliyle o sahneleri okurken sesleri duyuyor gibi oluyorsunuz.
çok uzun zaman önce okumama rağmen şu sahne silinmiyor aklımdan. mahallede kadınların pencerelerden seslenerek birbirleriyle konuşmaları, öyle mi olmuş böyle mi, dünyaya bir kuyruklu yıldız çarpacakmış, ne olacak şeklinde günlük bir telaş içindeki halleri... o mahalledeki bir çocuğun konuşmalara tanıklığını aratmayacak gerçeklikteki son derece başarılı bir betimleme örneğidir.
çok uzun zaman önce okumama rağmen şu sahne silinmiyor aklımdan. mahallede kadınların pencerelerden seslenerek birbirleriyle konuşmaları, öyle mi olmuş böyle mi, dünyaya bir kuyruklu yıldız çarpacakmış, ne olacak şeklinde günlük bir telaş içindeki halleri... o mahalledeki bir çocuğun konuşmalara tanıklığını aratmayacak gerçeklikteki son derece başarılı bir betimleme örneğidir.
devamını gör...
güne bir söz bırak
en hoşumuza giden insan,
kendimize benzettiğimiz insandır.
moliere.
kendimize benzettiğimiz insandır.
moliere.
devamını gör...
minibüs
(bkz: çiçek abbas) ve (bkz: atla gel şaban) filmlerinin hikayesinde önemli yeri olan toplu taşıma aracı.
devamını gör...
niccolo machiavelli
1469 yılında floransa'da dünyaya gelen machiavelli rönesans hareketinin önemli isimlerinden. babası avukat bundan ötürü hukuki bilgisi var, devlet işlerinden falan anlıyor. 29 yaşından başlayarak 14 yıl boyunca devletine hizmet ediyor, almanya fransa ile ilişkileri yürütüyor. 1512 yılına gelindiğinde yönetim el değiştiriyor ve machiavelli yönetime komplo kurduğu gerekçesiyle hapsediliyor.
esas olay bundan sonra başlıyor, yani esas machiavelli günümüzde bundan sonra yaptıklarıyla anılıyor. yoksa kim ne yapsın latince bilip bilmediğini. her neyse.
machiavelli hapsedilince saygınlığını iyice kaybediyor, haliyle sıradanlaşıyor. 1513 yılında bir kitap yazıyor, adı prens(kitap), bu kitabı yazdığı dönemlerde italya pek iyi bir durumda değil zaten bu kitabın amaçlarından birisi, belki de en önemlisi, yöneticilere yol göstermek, diyor olm böyle böyle yapın şunları yapmayın etmeyin, birlik olun vsvs. bu kitabın bir diğer önemi ise makyavelizm'in temelleri oluşturmasıdır.
öldükten sonra değeri biraz olsun anlaşılıyor, 1527'de ölüyor, kitapları bestseller raflarına falan konuyor, çoğu kimse tarafından kitabı baş ucu kitabı yapılıyor. böyle böyle günümüze kadar geliyor işte.
esas olay bundan sonra başlıyor, yani esas machiavelli günümüzde bundan sonra yaptıklarıyla anılıyor. yoksa kim ne yapsın latince bilip bilmediğini. her neyse.
machiavelli hapsedilince saygınlığını iyice kaybediyor, haliyle sıradanlaşıyor. 1513 yılında bir kitap yazıyor, adı prens(kitap), bu kitabı yazdığı dönemlerde italya pek iyi bir durumda değil zaten bu kitabın amaçlarından birisi, belki de en önemlisi, yöneticilere yol göstermek, diyor olm böyle böyle yapın şunları yapmayın etmeyin, birlik olun vsvs. bu kitabın bir diğer önemi ise makyavelizm'in temelleri oluşturmasıdır.
öldükten sonra değeri biraz olsun anlaşılıyor, 1527'de ölüyor, kitapları bestseller raflarına falan konuyor, çoğu kimse tarafından kitabı baş ucu kitabı yapılıyor. böyle böyle günümüze kadar geliyor işte.
devamını gör...
metin altıok
metin altıok benim için türkçenin en büyük şairidir. herkesin önündedir benim dünyamda. onun şiirleri gibi içime işleyen şiirler hiç olmadı, belki de hiç olmayacak.
metin abiyi ilk okuduğumda büyük bir depremin sarsıntılarına kapılmıştım sanki, seller gövdemi ordan oraya savurmuştu. “ bir maden ocağını onulmaz göçüğü” altında nefessiz kalmıştım. bir yangında gözüm gözümü görmez olmuştu.
yangın demeseydim daha mı iyiydi, iki gözüm metin abi? daha mı az canın yanardı.? daha mı az dumanlanırdı şiirlerin?
tahmin ettiniz belki, belki de aklınıza bile gelmedi. zaten insan olanın aklına metin abimi yakmak gelir miydi ki? ama yaktılar şairi.
hepsi öldü metin abimi yakanların; en azından insanlıkları, vicdanları öldü ama metin abim dimdik ayakta hala.
bir acıya kiracı yaşıyor aramızda.
metin abiyi ilk okuduğumda büyük bir depremin sarsıntılarına kapılmıştım sanki, seller gövdemi ordan oraya savurmuştu. “ bir maden ocağını onulmaz göçüğü” altında nefessiz kalmıştım. bir yangında gözüm gözümü görmez olmuştu.
yangın demeseydim daha mı iyiydi, iki gözüm metin abi? daha mı az canın yanardı.? daha mı az dumanlanırdı şiirlerin?
tahmin ettiniz belki, belki de aklınıza bile gelmedi. zaten insan olanın aklına metin abimi yakmak gelir miydi ki? ama yaktılar şairi.
hepsi öldü metin abimi yakanların; en azından insanlıkları, vicdanları öldü ama metin abim dimdik ayakta hala.
bir acıya kiracı yaşıyor aramızda.
devamını gör...
kız istemede sevgi karın doyurmuyor diyen kız babası
haklı olarak şartları değerlendiren babadır. kızının fakirlik düzeyinde yaşamasını istemiyordur.
şimdi aza tamah etmek lazım vs. gibi konuşanları ben baba olduklarinda bir görmek isterim ne diyorlar. çünkü fikirler değişebiliyor.
şimdi aza tamah etmek lazım vs. gibi konuşanları ben baba olduklarinda bir görmek isterim ne diyorlar. çünkü fikirler değişebiliyor.
devamını gör...
yazarların hatırladığı ilk hayal kırıklığı
hayal kırıklığı mıdır bilmiyorum ama çok etkilenmiştim.
1. sınıfım, dedemlere bir misafir gelmişti. adam güya beni sınayacak, 0 dan küçük sayı nedir demişti. öğretmenimiz de kafamız karışmasın diye mi bilmiyorum bastıra bastıra 0 dan küçük sayı asla yok derdi. ben de 0 en küçük sayıdır deyince herkesin içinde aptal bu çocuk aptal demişti, bakıp kalmıştım ağlamaklı ağlamaklı.
yıllar geçti o adamın yüzü aklıma her geldiğinde içim nefretle dolar. kötü bi insansınız adil amca.
edit: annemden öğrendiğim bilgi, bu adam bir de öğretmenmiş arkadaşlar, bir sürü özgüvensiz çocuklar yetişmiş desenize..
1. sınıfım, dedemlere bir misafir gelmişti. adam güya beni sınayacak, 0 dan küçük sayı nedir demişti. öğretmenimiz de kafamız karışmasın diye mi bilmiyorum bastıra bastıra 0 dan küçük sayı asla yok derdi. ben de 0 en küçük sayıdır deyince herkesin içinde aptal bu çocuk aptal demişti, bakıp kalmıştım ağlamaklı ağlamaklı.
yıllar geçti o adamın yüzü aklıma her geldiğinde içim nefretle dolar. kötü bi insansınız adil amca.
edit: annemden öğrendiğim bilgi, bu adam bir de öğretmenmiş arkadaşlar, bir sürü özgüvensiz çocuklar yetişmiş desenize..
devamını gör...
metilmalonik asidemi
antifrizlerde bulunan etilen glikol zehirlenmesiyle karışabilen patofizyolojisinde b12 vitamini'nin sorumlu olduğu hastalıktır.
devamını gör...
ibrahim tatlıses
müzikte şivan perwer'e, sinemada yılmaz güney'e özenip idol görmüş ama sanat-saygı noktasında yanından geçememiş şarkıcı.
devamını gör...
ekstansif tarım
geleneksel tarım olarak da adlandırılan ekstansif tarımda verim çok düşüktür. bu tarımsal yöntemin özellikleri;
birim alandan alınan verim düşüktür.
makine gücünden ziyade insan veya hayvan gücü kullanılır.
sulama, gübreleme, ilaçlama ve toprağın bakımı gibi faaliyetler çok yetersizdir.
tarımsal üretim doğal koşullara* bağlıdır. bu da üretimde yıldan yıla dalgalanmalara sebep olur.
daha çok geri kalmış ülkelerde ve kırsal bölgelerde yaygın olarak görülür.
örnek olarak hindistan, nijerya, somali, kenya gibi ülkeler ekstansif yöntemle tarım faaliyetlerini sürdürdükleri için tarımsal verimleri çok düşüktür.
birim alandan alınan verim düşüktür.
makine gücünden ziyade insan veya hayvan gücü kullanılır.
sulama, gübreleme, ilaçlama ve toprağın bakımı gibi faaliyetler çok yetersizdir.
tarımsal üretim doğal koşullara* bağlıdır. bu da üretimde yıldan yıla dalgalanmalara sebep olur.
daha çok geri kalmış ülkelerde ve kırsal bölgelerde yaygın olarak görülür.
örnek olarak hindistan, nijerya, somali, kenya gibi ülkeler ekstansif yöntemle tarım faaliyetlerini sürdürdükleri için tarımsal verimleri çok düşüktür.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
arkadaş zekai özger'e selam olsun.
aşkla sana
alnını
dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü
kanla yıkayan dostum
senin
uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benim kalbimi harmanlayan isyan olsun
şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
birgün benim elimde
patlamaya sabırsız mavzer olsun
başını omzuma yasla
göğsümde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun
söyle bana ey
ölümün açıklayıcı pervanesi
hangi yavru tek başına yiğittir
hangi yangın bir başına söndürülür
ah herkes susuyor
hiçkimse bilmiyor içimin yangınını
ah herkes mi susuyor
kalbimi kalbine bağladım dostum
ah herkes mi susuyor
kalbi kalbimize benzeyen dostlar
bir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyaya
hayatın ateş renkli kelebekleri
bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için
ah herkes mi susuyor
bağırsam içimdeki dehşeti
hırsım deler mi toprağı
beni
acısıyla onduran
dostumu
aşkla vurduran hayat
sana
yaşananla harlanan bağrımın sevdasını akıttım
dünyanın yeni baharına
çatlarken kadim güneş
bağrım delinirken fidanların kanıyla
anamın doğurgan karnıdır diye
sevgilimin sütlenecek göğsüdür
diye
dostumun üretken gülüdür diye
sana bağlandım
sana sarıldım
beni umutsuz koma
tarihle avutma beni
çünki aşkla sınanmışım sana
sana yangınla, suyla, ateşle
ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım
ey yaşarken kanayan acı
şimşekli gök, tufan, kan fırtınası
uçurum kıyısında hızla büyüyen ot
yapraksız bir ölümün anısı için
körpecik kuzuların derisi için
beni tarihle avutma
umutsuz koma beni
akıtsam deliren sevdamı
köpürür mü hayatı besleyen su
ey benim
yedi başlı kartalım
her başını
bir dağ başlangıcında koyanım
senin
böyle diri bir akarsu gibi kıvrılan gövdendir
bizim aşkımızı solduranların korkusu
çünki elbette bir su
kendi akacağı toprağın sertliğini bilir
ve suyun gövdesiyle yırtılınca toprak
artık ırmak mı ne denir
işte devrim
ona benzer bir akışın hızına denir
yarın ne olur bilirim ben
bahar gelir, otlar büyür
ölüm de yapraklanır
bir dağ bulur uzun uzun bakarım
bir çam ağacı gölgesi
güzel kokular veren
bir damla güneş görünce
sana da gülümseyeceğim yarın
şimdi senin uzanıp yattığın otlarda
yarın yeni bir yeşillik büyüyecek
aşkla sana
alnını
dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü
kanla yıkayan dostum
senin
uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benim kalbimi harmanlayan isyan olsun
şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
birgün benim elimde
patlamaya sabırsız mavzer olsun
başını omzuma yasla
göğsümde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun
söyle bana ey
ölümün açıklayıcı pervanesi
hangi yavru tek başına yiğittir
hangi yangın bir başına söndürülür
ah herkes susuyor
hiçkimse bilmiyor içimin yangınını
ah herkes mi susuyor
kalbimi kalbine bağladım dostum
ah herkes mi susuyor
kalbi kalbimize benzeyen dostlar
bir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyaya
hayatın ateş renkli kelebekleri
bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için
ah herkes mi susuyor
bağırsam içimdeki dehşeti
hırsım deler mi toprağı
beni
acısıyla onduran
dostumu
aşkla vurduran hayat
sana
yaşananla harlanan bağrımın sevdasını akıttım
dünyanın yeni baharına
çatlarken kadim güneş
bağrım delinirken fidanların kanıyla
anamın doğurgan karnıdır diye
sevgilimin sütlenecek göğsüdür
diye
dostumun üretken gülüdür diye
sana bağlandım
sana sarıldım
beni umutsuz koma
tarihle avutma beni
çünki aşkla sınanmışım sana
sana yangınla, suyla, ateşle
ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım
ey yaşarken kanayan acı
şimşekli gök, tufan, kan fırtınası
uçurum kıyısında hızla büyüyen ot
yapraksız bir ölümün anısı için
körpecik kuzuların derisi için
beni tarihle avutma
umutsuz koma beni
akıtsam deliren sevdamı
köpürür mü hayatı besleyen su
ey benim
yedi başlı kartalım
her başını
bir dağ başlangıcında koyanım
senin
böyle diri bir akarsu gibi kıvrılan gövdendir
bizim aşkımızı solduranların korkusu
çünki elbette bir su
kendi akacağı toprağın sertliğini bilir
ve suyun gövdesiyle yırtılınca toprak
artık ırmak mı ne denir
işte devrim
ona benzer bir akışın hızına denir
yarın ne olur bilirim ben
bahar gelir, otlar büyür
ölüm de yapraklanır
bir dağ bulur uzun uzun bakarım
bir çam ağacı gölgesi
güzel kokular veren
bir damla güneş görünce
sana da gülümseyeceğim yarın
şimdi senin uzanıp yattığın otlarda
yarın yeni bir yeşillik büyüyecek
devamını gör...
zort yazsa 30 beğeni alacak yazarlar
zort.
(bkz: risk budur)
ekleme: o ben değilmişim. çok rahatladım. *
ekleme 2: başlıktaki ilk tanım sahibinin tanımının yerinde yeller esiyor.
(bkz: risk budur)
ekleme: o ben değilmişim. çok rahatladım. *
ekleme 2: başlıktaki ilk tanım sahibinin tanımının yerinde yeller esiyor.
devamını gör...
normal sözlük evlenecek eş aranıyor ilanları
edit: sarışın yakışıklı avrupalı beyler eklesin. abd pasaportu daha güzel olur. ok kib bye.
devamını gör...
