sözlük ahalisi olarak, portakal atmak olarak kararlaştırdığımız zımbırtıdır. noktaa.*
devamını gör...

bir başka sitedeki kendi yazımdan alıntıdır.

--- alıntı ---

heksosaminidaz a adı verilen bir enzimin eksikliği nedeniyle, beyinde bazı yağların aşırı birikimi sonucu ortaya çıkan, oldukça nadir görülen ölümcül bir merkezi sinir sistemi hastalığı.

nadiren çocuk ve yetişkinlerde rastlansa da, genellikle bebeklik döneminde ortaya çıkıp hastanın birkaç yıl içinde hayatını kaybetmesine neden olur.

hastalığa sahip olan bebekler ilk birkaç ay hastalık belirtisi göstermezler. ancak birkaç aylık (3-6 ay) olduklarında yavaş yavaş bazı belirtiler ortaya çıkmaya başlar. ilk belirti genellikle, gürültüye karşı aşırı tepkidir. daha sonra kas zayıflığı nedeniyle felç ve hareket kaybı, körlük, yutkunma zorluğu gibi daha kötü belirtiler ortaya çıkar. genellikle 4-5 yaş civarında hasta kaybedilir. en sık ölüm nedeni, akciğer iltihabıdır.

hem anne hem de babadan alınan mutasyona uğramış genlerle çocuğa aktarıldığından, kalıtsal bir hastalıktır. kendi aralarında yapılan evliliklerin yaygın olması nedeniyle, özellikle yahudilerde daha sık rastlanır.

nedeni bilindiği halde tedavisi bulunamayan nadir hastalıklardandır.

--- alıntı ---
devamını gör...

özge: bilinen en yaygın anlamı yabancı veya bir başka kimsedir. iyilik, güzellik anlamlarını da taşımaktadır. iki dağın birleşim noktası ve aynı zamanda bu isim, özellikle divan şiirinde sıklıkla kullanılan bir kavramdır. şiirlerde özge, sevdiğinden ayrı kalmak anlamında kullanılmaktadır.
"benim senden özge sevdiğim mi var?"
devamını gör...

'aynı biçimde, tekdüze, sürekli olarak' anlamlarına gelen kelime.


yaşar kurt'un en sevdiğim durmadan adlı şarkısında da geçer:

" biteviye duygularım kanatlı
beklemek ve ümit etmek şimdi soytarı"
devamını gör...

diziden hemen sonra önce kendi kendine konuşup daha sonra ikinci şahıslara bulaşma durumudur. şu an için ingilizce ile bir problemim yok ama ilk izlediğim zamanlar evin içinde ingilizce falan laf atardım bizimkilere, sonra kendime kendime konuşur en sonunda da yeee, ı am perfect diyerek cümleyi bitirirdim ama aksanımı sonuna kadar kullanarak, allahım bu nasıl bağrı yanıklıktır.
devamını gör...

açıyorum. açana hakkını veriyorum. elimden artı oy geliyor başka bir şey gelmiyor.

bilgi başlıkları ve tanımları diğer başlıklar ve tanımlar kadar ilgi görmüyor. buna üzülmeyin. bütün dünyanın problemi bu zaten. çok normal bir şey.

açacaksın bilgi başlığını gireceksin tanımı sonra iki yıl sonra birisi okuyup respect deyip geçecek.
sen bilgiyi paylaş o orada dursun. birisi illa sömürecek o bilgiyi alıp cebine koyacak.

açalım. güzel olur. açmaya devam edelim.
devamını gör...

danışman hocamın yaptığı şey. motive mi oldum yoksa korkudan mı teze çalışıyorum emin değilim. emin olduğum tek şey, karnımdaki çocuğu düşürecektim üzüntüden. hala da çok mutsuzum. bence olumsuz pekiştireç insan psikolojisine zarar. ama iyi silkeliyor ne diyeyim şimdi.
devamını gör...

mehmet coşkundeniz kitabı.


“kendinden başka hiç kimsenin kalbine ve duygularına tanrılık yapamazsın..”
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fransız simyacı (bkz: nicolas flamel) tarafından bulunduğuna inanılan iksirdir.

flamel'in mezarının kazılması ama cesedinin mezarda olmaması da bu iddiayı güçlendirmiştir.
devamını gör...

beni buraya çıkarıp saçmalatan da allah. sizi bana inandıran da allah.
sen ben biz hepimiz akıllıyız aslında. allah bizi böyle yabdı.
devamını gör...

formula 1'i popüler ve bilinir yapan şey dramlar,hikayeler ve kazanmak için her şeyi yapabilecek gözü dönmüş pilotları izleme keyfidir. eğer bu sporu uzun yıllardır yakından takip ediyorsanız, insanların efsane dedikleri pilotların aslında hırstan kendini kaybetmiş insanlar olduğunu bilirsiniz. en bilinen isim olan michael schumacher'in aslında kazanmak için her türlü ''pisliği'' yapmaya hazır olduğunu görmüşsünüzdür. öyle ki, 1994 yılında avusturya grand prix'sinde şampiyona lideri ve şampiyon olmasına ''ramak kalan'' damon hill'e kaza yaptırarak yarış dışı bırakmış ve şampiyonluğa ulaşmıştır.damon hill'e çok büyük haksızlık yapılmış olmasına rağmen schumacher diskalifiye edilmemiş, pazarlaması ve bilinirliği daha yüksek olduğu için kazanmasına göz yumulmuştur tık
aynı şeyi 1997 yılında jerez'de villeneuve e yapmış ancak artık fia schuminin kontrolden çıktığını düşünerek bu sefer turnuvadan diskalifiye etmiştir.tık tık
özellikle baricello'ya yaptığı bir savunma vardır ki resmen adamı bile bile ölüme gönderecekti buradan.
bunları kesinlikle schumi'nin değerini düşürmek için yazmıyorum. bunları size anlatmamın sebebi formula 1 gerçekten ter ve gözyaşından ibarettir, gözü dönmüş ve bütün kuralları kazanmak için bükmeye çalışan insanlar formula 1'i formula 1 yapmıştır. özellikle bu sezonda silverstone'da lewis'in max'ı pist dışına atması da yeniden bu heyecanı sezona getirmiştir. 2016 sezonunu izleyen bilir, rosberg ve hamilton kapışmasında neredeyse birbirini öldürecek kadar gözü dönmüş iki insanın yarışını izlemiştik. tamamen politika ve taktiksel savaş içerisinde olan iki takım arkadaşının savaşından rosberg galip çıkmıştır ancak 1 hafta sonra formula 1'den emekliliğini açıklamıştır.gerçekten mental açıdan öyle bir sağlamlık gerektirir ki bu spor, rosberg gibi bir profesyonellik abidesini bile ben bu manyak evladıyla başa çıkamam deyip kariyerinin zirvesinde sporu bırakmaya itmiştir.
işte bu yüzden aşığız biz bu spora.
her motor sesini duyduğumuzda her geçişte, her en hızlı turda kalbimiz hızlanıyorsa, bunların en büyük sebebi bu hikayelerdir.drive to survive izleyenler bilir, pierre gasly gibi bir gencin sıfırdan başlayıp hayalindeki takıma girmesini, orada çok kötü performans yaşayıp takımdan atılmasını, sonra en yakın arkadaşının f2'de yarışırken ölmesini yaşamış, ancak sonra çok çalışmış,küllerinden doğmuş ve 2020 monza'da yarışı kazandığında kilometreler öteden bu sporun tutkunu beni hüngür hüngür ağlatmıştır.
2021 sezonu şimdiden bile yıllarca hatırlanacak anlara sahne olmuştur. mercedes koltuğu için çekişen bottas/russell kazası, max'in harika performansları, lewis'in 2016 mindset'ine geri dönmesi ve tamamen gemileri yakması,silverstonedaki yıllarca konuşulacak max/lewis kazası ve perez'in redbull'un aradığı wingman olarak pistlerde olması.
motorsporlarının zirvesi olan bu harika organizasyon, teknik özelliklerine indiğiniz zaman uçan sinekten bile enerji üretebilecek potansiyeldeki mühendislerin müthiş zekalarına tanık olmanızı sağlar. açıklama videolarını izlerken yahu burdan da beygir gücü sağlamazsın dediğiniz her yerden güç sağlayan psikopat manyak ruh hastası mühendislerle dolu bir yerdir formula 1.
lütfen futbol fanatizmini formula 1'e taşımayın. evet formuladaki insanlar kazanmak için her türlü itliği yapacaklar, evet mübah değil, evet onun hakkı o değildi evvet ve evet onurlu bir savaş olmadı ama bunlar formula 1'in yazısız kurallarıdır. o yüzden max şöyle şerefsiz lewis böyle haysiyetsiz gibi şeyler yazdığınız zaman gerçekten komik gözüküyorsunuz(lafım meclisten dışarı, bu sözlük için konuşmuyorum).
efendilik isteyen clio cup izlesin, burası sıkıntılı elemanların kapıştığı, yazılı olmayan kuralların yazılı kurallardan daha geçerli olduğu bir dünya.
devamını gör...

ne şekilde bakıyor olursak olalım kuantum biyolojisi'nin temeli diyebiliriz. ( kuantum biyoloji -veya biyolojisi de denilebilir-hakkında genel bir bilgi için kaynak bırakacağım en alta.) başlık sahibi yazar biraz bahsetmiş fakat eksik olan çok küçük bir bilgiyi ben tamamlayayım; erwin schrödinger bu eseri ile dna molekülünün yapısını keşfeden watson, crick ve wilkins'e ilham olmuştur ve araştırmalarının temellerini atan önemli etkenlerden biri schrödinger'in ortaya sunduğu görüşlerdir. termodinamik yasasına göre hepimiz çürüme yasasına tâbiyiz, schrödinger ise önemli bir noktaya parmak basıyor; entropiye gösterilen direnç eğilimi ve bunu bir noktada başarıyor olmanın altında yatan etken. üzerinde durulması gereken pek çok şeyi zaten başlık sahibi yazar aktarmış. bu yüzden küçük bir alıntı bırakıyorum yalnızca.

--- alıntı ---

"an isolated system or a system in a uniform environment (which for the present consideration we do best to include as a part of the system we contemplate) increases its entropy and more or less rapidly approaches the inert state of maximum entropy. we now recognize this fundamental law of physics to be just the natural tendency of things to approach the chaotic state (the same tendency that the books of a library or the piles of papers and manuscripts on a writing desk display) unless we obviate it. (the analogue of irregular heat motion, in this case, is our handling those objects now and again without troubling to put them back in their proper places.)"

--- alıntı ---

www.google.com/url?sa=t&...

( pdf formatında, yüzeysel ve kafa karıştırmayacak türkçe bir kaynak tercih ettim, daha kapsamlı bir kaynak için araştırma yapma hakkınız saklıdır.) *
devamını gör...

dün. küçük bir zafer kazandım. o kadar küçük ki bir kelebeğin kanat çırpışlarının yarattığı kadar dahi etkisi yok. benim için küçük insanlık için büyük bir adım değil de benim için büyük insanlık için küçük bir adım bile değil. bu küçük zaferleri, banka mevduatı gibi biriktirip büyük zaferler de elde edemiyorsun. rüzgar gibi işte gelip geçiyor.
olsun. hayat uzun bir yürüyüş, biz de düşe kalka yürüyoruz işte. düşe kalka . dostum, sen düşersen ben elimi uzatırım sana. sen ?
devamını gör...

kedimin mamasını karıncalardan koruyamıyorummm. ne ara geliyorlar, nerden geliyorlar anlamıyorum. hayvanı da rahat bırakmıyolar beni de.*
devamını gör...

çilenin fotoğrafı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fransız sosyal teorisyen michel foucault'un salgın hastalıklarla ilgili bir incelemesi vardı. sanıyorum biyopolitikanın doğuşu eserinde geçiyordu. geçen sene hukuk fakültesini bitirmeye çalışırken, soyut derslerden birinde verilen bir tez ödevi için araştırma yaparken rastlamıştım. şayet üşenmezsem, teorisyenin başlığına bir ara ayrıntılı bir yazı yazarım; ancak özetle şunu belirtebilirim ki türkiye'de salgın yönetimi foucault'un metaforu ile "su çiçeği" yönetiminden "veba" yönetimine doğru dönüşmeye başladı.

yarınların özgürlüğü için çok ince bir çizgiden geçiyoruz. bu tarz cüretler insan hakları üzerinde ağır yaralar açacak yeni cüretlere önayak olabilir.

bir de şu var ki, çok kişinin bunu kabul edecek zeka kapasitesi yoktur fakat; gece hayatı ya da benim deyimimle günah turizmi toplumu diri, sakin ve çalışkan tutan; faydası zararından kat be kat fazla olan bir mekanizmadır. tarih boyunca eğlencesi özgür bırakılmış medeniyetler, baskı altında sıkılan medeniyetlerden daha üretken olmuşlardır. nazi almanyasında dahi, kasvetli ve aşırı ciddi gündüzleri, zevkle dolu ışıltılı geceler izlemiş; aceleye getirilen bir savaş ortamı olmasa uzun yıllar sürdürülebilecek bir denge sağlanmıştı.

şimdi bu durumdaki türkiye, yoz bir zümrenin hastalıklı siyasal orgazmını sağlayabilmek için üzerine fazla düşünülmemiş hamleler elinde geriye götürülmekte. önce gece saatlerine konulan sokağa çıkma yasakları, sonrasında yasak günlerinde ve kapanma dönemindeki alkol satış yasağı, şimdi de bu... bunun kokusu çok önceden geliyordu ancak gerçekten en fazla üzüldüğüm şey şu: bize bunları yapan güruh, bizi yönetmek için yeterince zeki değil. yazık benim ülkeme.
devamını gör...

kitap dediğimiz nesne derya denizdir.
zibilyon tane bölüme ayrılıyor. roman okurken sıkılıyorsanız gidin sosyoloji kitapları okuyun. sosyoloji sarmıyorsa ansiklopedi okuyun.
kendinizi huzurlu bulduğunuz, okurken zevkten dört köşe olacağınız kitaplara yönelin. yeni fikirler ve bilgiler edindiğinizde alacağınız haz çoğu şeyde olmayacak. ondan sonra zaten okuyamama gibi bir problemin kalacağını hiç sanmıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim